Ana SayfaGüncel HaberlerAlevi komşuma dokunma

Alevi komşuma dokunma

Elif ŞAFAK

Nicedir görsel ve yazılı basında çıkan, alttan alta kanayan ama buna rağmen ısrarla görmezden geldiğimiz bir toplumsal yara var: Alevilere yönelik ayrımcı söylemler ve tutumlar. Kalıplaşmış, kireç tutmuş önyargılar. Yeterince yazmıyoruz bu konuda, duyarlı davranmıyoruz.

İstanbul Maltepe’de Alevi ailelerin ikamet ettiği evler işaretlendi. Bazılarının üzerlerine “ölüm” yazıldı. Mahalleli tedirgin, üzgün, diken üstünde. Yaşlılarda gençler de. Kadınlar da erkekler de. Şeffaflık ve sisteme güven, adalet ve hakkaniyet beklentisi azalırsa bir yerde, orada hemen komplo teorileri üretilir.

Böyle ortamlarda herkes birbirinden ve illa ki birilerinden şüphelenir. Şu anda da bunlar yaşanmakta. Diyebilirsiniz ki “Bu ve benzeri vakalar birkaç kendini bilmezin Alevi kimliğine yönelik önyargılarının dışavurumudur”. Yahut diyebilirsiniz ki “Yok, aslında mesele daha çetrefilli; birileri durup dururken suları bulandırmak, barış sürecini baltalamak istiyor”. Öyle ya da böyle.

Hükümetin, siyasetçilerin, sivil toplum kuruluşlarının ve biz vatandaşların bu konuda sesimizi yükseltmemiz gerekiyor. Şayet Aleviler, bilhassa Alevi-Kürtler kendilerini “ikinci sınıf yurttaş” hissediyorlarsa, can ve mal güvenliklerinden endişe ediyorlarsa ve dertlerini, meramlarını bir türlü Alevi olmayanlara anlatamıyorlarsa, bu ayıp hepimizin demektir.

*

Bilgisayar ekranımda bir fotoğraf karesi duruyor. Bakıyorum bir kadının suretine. Kimimizin teyzesi olabilir, kimimizin annesi. Öylesine tanıdık çehresi. Başörtüsünü geleneksel biçimde bağlamış; aradan görünen saçları beyazlaşmış. Duvara yaslamış kafasını, düşünceli, çaresiz. İşaretlenmiş bir evde oturmanın yükünü taşıyor omuzlarında.

Biz bu resmi tanıyoruz aslında. Çünkü gördük daha önce kimbilir kaç defa. Aynı güvercin tedirginliğini, aynı burukluğu, aynı incinmişliği seyretmedik mi “öteki” ilan edilen nice kardeşimizin yüzünde? Gün oldu Ermeni bir teyzenin bakışlarında; gün oldu “Çingene” diye damgalanan bir çocuğun suskunluğunda; gün oldu Yahudi diye aşağılanan bir sanatçının kırgınlığında; gün oldu bir Kürt ninenin buruk tebessümünde görmedik mi daha evvel?

Azınlıkların “kimlik duygusu” çoğunluğunkinden daha fazla hafızaya bağımlıdır. Zira incinmişlerin hafızası daha derin, daha yaralıdır. Bugün yaşanan ve belki bize “basit ya da fevri” gibi görünen bir hadise, kök salmış eski korkuları ve kaygıları canlandırabilir.

Maraş katliamını, Koçgiri’yi, Dersim’i ve tabii Sivas’ı yaşadı Aleviler. Nasıl hatırlamasınlar? Ne yazık ki gerek Osmanlı tarihi gerek Cumhuriyet boyunca büyük acılara maruz kaldılar ve dalga dalga ayrımcılık ve önyargıya hedef oldular. Kimi zaman art niyetle kimi zaman “iyi niyetli cehaletle”; kâh önyargılı konuşarak, kâh açıktan hedef alarak hep kırdık, öteledik, öteki ilan ettik. Bunların izleri duruyor insanların yüzlerinde ve hafızalarında. Çünkü böyle bir şey azınlık olmak, az olmak.

*

Bugün Alevilerin hükümetten duyarlı bir açıklama, her partiden siyasetçilerden ortak bir vicdan ve bizlerden çok daha eşitlikçi bir yaklaşım beklediklerini ve bu beklentilerinde haklı olduklarını düşünüyorum.

Cemevlerinin ibadethane sayılmamasını üzücü buluyorum. Cemevlerini ibadethane olarak görmek ne bizlerden bir şey eksiltir, ne camilerin önemini azaltır.

Önemli, yapıcı bir barış sürecinden geçiyoruz. Onarılmayı bekleyen çok kırık kalp var Türkiye’de.

Bir söylemle değişir her şey, güzelleşir, iyileşir. Ve iki basit kelimeyle gelir bazen en taze bahar ve en kalıcı barış: “Komşuma dokunma.”

(habertürk)

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

1 Yorum

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Gençlerden Alevi karşıtı ırkçılığa karşı dayanışma!

Hamburg Alevi Toplumu, Alevi karşıtı ırkçılığa karşı gençlerin maruz kaldığı ayrımcılığı ele almak amacıyla bir toplantı düzenleyerek, ayrımcılığın kökenlerini ve gençler için güvenli alanların oluşturulmasını tartıştı. Toplantıda, Alevi toplumunun dayanışma ve insanlık

Hatice Yüksel Ana, Alevilikte önemli bir figürdü

Hatice Yüksel Ana, Alevilikte önemli bir figür olarak bilinen ve kadınların toplumsal hayatta aktif rol alması için mücadele eden bir şahsiyet, 9 Nisan 2026'da vefat etti. Ölümü, Alevi toplumu ve Kantarma Köyü sakinleri tarafından derin bir üzüntüyle karşılandı

Abdal toplumu yoksulluk ve ayrımcılıkla savaşıyor!

Hatay'ın Kırıkhan ilçesindeki Abdal toplumu, 8 Nisan Dünya Romanlar Günü'nde yoksulluk ve ayrımcılıkla mücadele ediyor. Deprem sonrası ağırlaşan yaşam koşulları, geleneksel mesleklerini kaybetmelerine ve gençlerin madde bağımlılığına yönelmesine neden oldu.

Dersim Soykırımı anması için Mainzde etkinlik

Dersim Soykırımı’nın 89. yılı anısına 2 Mayıs 2026 tarihinde Mainz’de bir anma etkinliği düzenlenecek. Etkinlik, Alevi kurumları ve demokratik kitle örgütleri tarafından organize edilerek, 1937-38 yıllarında yaşanan soykırımı anmak ve adalet talebini yükseltmek
spot_img