Prof. Dr. Markus Dressler, "Türk Aleviliğinin İnşası" kitabında Aleviliğin Türk-Müslüman kimliğiyle tanımlanmasının tarihsel bir süreç olduğunu vurguladı. Bu anlayışın Jön Türk döneminde şekillendiğini belirtti.
Prof. Dr. Markus Dressler, “Türk Aleviliğinin İnşası: Oryantalizm, Tarihçilik, Milliyetçilik ve Din Yazımı” kitabında Aleviliğin Türk ve Müslüman kimliğiyle tanımlanmasının tarihsel bir süreç olduğunu belirtti. Dressler, 19. yüzyılda Alevilerin Türk-Müslüman kimliği üzerinden tanımlanmadığını, bu anlayışın Jön Türk döneminde şekillendiğini ifade etti. Alevilerin Türk milletine dahil edilmesinin bir asimilasyon süreci olduğunu vurguladı.
19. yüzyılda Alevilerin genellikle “Kızılbaş” olarak adlandırıldığını ve bu dönemde Türk kimliğiyle ilişkilendirilmediğini söyleyen Dressler, Batılı misyonerler ve diplomatların Alevilerle temasının ardından farklı yorumların ortaya çıktığını aktardı. Osmanlı Devleti’nin 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Alevilerin Müslüman karakterini vurgulamaya başladığını belirtti.
Dressler, Jön Türk döneminde Alevilerin giderek Türk olarak görülmeye başlandığını, bu dönemde milliyetçiliğin Alevilik anlayışına eklendiğini ifade etti. Alevilerin Türk milletinin bir parçası olarak tanımlanmasının, geçmişin yeniden tanımlanması anlamına geldiğini ve bu durumun Alevilik ile Türk kültürü arasında bir süreklilik oluşturduğunu söyledi. Dersim’in bu anlatının içinde özel bir yere sahip olduğunu, burada Türk olmayan Alevi toplulukların bulunmasının sorun oluşturduğunu belirtti.
📌 GAZETENİN NOTU
Prof. Dr. Markus Dressler, "Türk Aleviliğinin İnşası" adlı kitabında Aleviliğin Türk-Müslüman kimliği ile tanımlanmasının tarihsel bir süreç olduğunu belirtti. Dressler, bu anlayışın 19. yüzyılda değil, Jön Türk döneminde şekillendiğini ifade etti. Alevilerin Türk milletine entegrasyonunun bu dönemde önemli bir rol oynadığını vurguladı.
— Alevi Gazetesi Editör