Romanya’nın Erdek bölgesinde küçük bir dağ köyü olan Verespatak’ta yıllardır süren altın madeni tartışmaları yeni bir aşamaya ulaştı. Köylülerin süreci kesinlikle kabul etmemesine rağmen Romanya hükümeti, altın madenini desteklemeyi sürdürüyor
Verespatak doğal güzellikleri ve bölgeye özgü ilginç ahşap mimarisiyle ilgi çeken küçük bir dağ köyüyken, yerleşim biriminin kaderi bir köyün altında altın ve gümüş madeni bulunduğunun açıklanmasıyla değişti. Ağırlıklı hisselerine Kanadalı bir şirketin sahip olduğu maden şirketinin uzmanlarına göre, bu maden Avrupa’nın en büyük altın madeniydi ve bölgede 2000 ton altın ve 1600 ton gümüş rezervi olduğunu açıkladı. Köylülere yönelik verilen vaatlere göre; yeni bir köy kurulacak, eski köyün yerinde maden ocağı açılacak ve bölgeye para akacaktı. Ancak şirket, altın ve gümüşün cıvalı işlem yöntemiyle çıkarılacağını sakladı. Bu durum açığa çıktıktan sonra, şirket, değerli metallerin çıkarılması esnasında kullanılan cıvanın yüz binlerce ton atık maddeden bilahare arıtılacağını ve doğaya, insana bir zararı olmayacağını açıkladı. Ancak bölge halkı, kısa süren bir tereddütün adından teklifi reddetti ve köylüler, topraklarını terk etmeyeceklerini açıkladılar.
Altın çıkartma girişimleri protestolarla karşılandı
Romanya doğa ve tarih mirası koruma dernekleri Verespatak köyünün ve çevresinin UNESCO Kültürel İnsanlık Mirası Listesi’ne alınmasını önerdiler. Verespatak’ın UNESCO dünya mirasına alınması, köyün ve çevresinin cıvalı altın madeni tehdidinden kesinlikle kurtulması anlamına gelecekti, çünkü yasalara göre UNESCO Kültür Mirası Listesi’ndeki yerler, belli bir dokunulmazlığa sahip oluyorlardı. Bu gelişme karşısında Romanya hükümetinin nasıl bir tavır alacağı merak edilirken Başbakan Mihai Tudose, her hususu değerlendirdiklerini ve sonuçta Verespatak’ın UNESCO dünya mirası lisetesine alınması fikrini desteklemediklerini açıkladı. Romanya başbakanı, “Eğer Verespatak Dünya Mirası listesine dahil edilirse, buradan değil altın, solucan bile çıkaramazsınız” dedi ve ülke ekonomisinin bu bölgeden çıkacak altına şiddetle ihtiyacı olduğunu söyledi. Romanya basını şirketin Romanya’da bir türlü faaliyete başlayamayan altın madeni nedeniyle zarar ettiğini ve bu nedenle bir Amerikan mahkemesinde Romanya hükümeti aleyhine 4.4 milyar dolarlık dava hazırlıkları yaptığı öne sürüldü.
Amalgam tekniği (cıva)
Damıtma ve amalgam sırasında kaçaklarla çevreyi cıva ile kirletme riski çok yüksek olan bu tekniğin terk edilmiş olmasına karşın yeniden ortaya çıkışı, insanların siyanürle ayrıştırma konusunda bilinçlenmiş olmasına bağlanmaktadır. 19. yüzyılda geliştirilen amalgam tekniği ile altın üretiminde altın içeren cevher ve taşlar öğütüldükten sonra bol suyla çamur haline getirilir. Sulu çamur, üzerine cıva sürülen 0.8-1 cm kalınlığında 1×2 m bakır levhalar üzerinden su akımı ile sürüklenir. Çamurun içerdiği altın, cıva üzerinde amalgam halinde tutulurken, diğer maddeler suyla sürüklenir. Belirli aralıklarla levhalar üzerindeki amalgam kazınarak alınır. Yeniden cıva sürülen levhalar, tekrar aynı şekilde yeni çamurdan altını tutmak için kullanılırken, kazınarak alınan amalgam silindirik buharlaştırıcı-yoğunlaştırıcı özel döner kaplarda 6000C cıva buharlaştırılıp tekrar yoğunlaştırılır, dipte kalan altın özel eritme potalarında eritilir. Cıva ise, tekrar üretim sisteminde kullanılır.