Demokratik Alevi Kadınlar Birliği, Anneler Günü dolayısıyla yayımladığı açıklamada, analığın sadece biyolojik bir bağ olmadığını, aynı zamanda yaşamı, hakikati ve barışı büyüten toplumsal bir güç olduğunu vurguladı. Birlik, ananın toplumları vicdanla yoğurduğunu, acıyı sabra dönüştürdüğünü ve yaşamı barışla mayaladığını ifade etti.
Açıklamada, Alevi inancındaki ana kavramına dikkat çekilirken, anaların sadece aileyi ayakta tutan değil, aynı zamanda dili, kültürü, inancı ve dayanışmayı geleceğe taşıyan temel güçler olduğu belirtildi. Mezopotamya’dan Dersim’e kadar kadınların, savaşlar ve sürgünler karşısında yaşamı savunduğu ifade edildi.
Birlik, anaların acının yanı sıra mücadelenin de merkezinde olduğunu belirterek, dünyada adaletsizliklerin en ağır yükünü kadınların taşıdığına ve barışın en güçlü kurucularının yine analar olduğuna dikkat çekti. Ayrıca, tarihi direniş odaklarından örnekler vererek, anaların mücadelelerinin önemine vurgu yaptı.
Açıklamada, analara yönelik yaşanan adaletsizlikler sorgulanarak, “Eğer cennet anaların ayağının altındaysa, neden analara bu dünyada cehennem yaşatılıyor?” sorusu soruldu. Birlik, insanlığın barış, eşitlik ve yaşamla büyümesi için anaların verdiği mücadeleyi ön plana çıkardı.
Son olarak, Demokratik Alevi Kadınlar Birliği, başta Cumartesi ve Barış Anneleri olmak üzere, adalet ve barış için direnen tüm anaların Anneler Günü’nü kutlayarak, yaşamı büyüten kadınları selamladı.
📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU
Demokratik Alevi Kadınlar Birliğinin açıklaması, anaların sadece aileyi değil, aynı zamanda toplumu da şekillendiren güçlü birer varlık olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Alevilik inancında anaların rolü, kültürümüzün ve dayanışmamızın temel taşlarını oluştururken, adaletsizliklere karşı mücadelenin merkezinde yer alıyor. Cennet anaların ayağının altındaysa, neden onlara bu dünyada cehennem yaşatılıyor sorusu, toplumun vicdanını sızlatıyor ve anaların haklarının korunması gerektiğini acil bir şekilde hatırlatıyor.
— Alevi Gazetesi Editörü