Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, 30 Haziran 2026 tarihinde TBMM’deki grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Özellikle, yaşamını yitiren sanatçı Kadir İnanır ve Barış Annesi Behiye Sevim’i anarak konuşmasına başlayan Bakırhan, güncel dünya sorunlarına ve Türkiye’nin iç meselelerine dikkat çekti.
Bakırhan, Ankara’da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi’nin önemine vurgu yaparak, “Dünyada kurallara dayalı sistem artık çöküyor. İnsanlığın ortak değerleri kayboluyor. Bu zirve, yeni savaş ve güvenlik mimarisinin halkası olarak değerlendirilmektedir” dedi. Savaş ve çatışmanın normalleştiği bir dönemde, halkların eşitliği ve barışın sağlanması için mücadele edilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Toplantıda Bakırhan, Türkiye’deki yoksulluk oranına dikkat çekerek, “Yoksullukla mücadele eden hanelerin oranı yüzde 51.8’e ulaştı. Bu gerçekler, iktidar tarafından askeri zirveler kadar önemsenmiyor” ifadelerini kullandı. Bakırhan, kalıcı barışın sağlanabilmesi için demokratik güçlerin ve inanç topluluklarının söz sahibi olması gerektiğini vurguladı.
Bakırhan, çerçeve yasasının acilen yapılması gerektiğini ifade ederek, bu yasanın halkın güvenini kazanacak şekilde, kapsayıcı ve cesur olmasının önemine değindi. “Bu yasa, insanların onurlu bir şekilde geri dönebilmesini sağlayacak gerçekçi bir içerikte olmalıdır” dedi. Bakırhan, barışın sağlanması için hukukun önemine dikkat çekti ve barışın geciktirilmesinin toplumda daha fazla acıya neden olacağını belirtti.
Son olarak, Bakırhan, toplumun barışın sağlanması ve demokratikleşme adımlarının atılması konusunda kararlı olduğunu ifade etti. “Barış hemen şimdi!” diyerek, toplumun tüm kesimlerine çağrıda bulundu ve bu süreçte herkesin eşit ve onurlu bir yaşam sürmesi için birlikte hareket edilmesi gerektiğini vurguladı.
📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU
Tuncer Bakırhanın açıklamaları, yoksulluk ve eşitlik gibi temel insan hakları konularına dikkat çekerek, Alevi toplumunun ve diğer inanç gruplarının sesinin duyulması gerektiğini vurguluyor. Barış ve eşitlik için acil bir çerçeve yasasının gerekliliği, toplumun tüm kesimlerinin haklarının korunması adına hayati bir adım olarak öne çıkıyor. Savaş ve çatışmanın normalleştiği bu dönemde, demokratik güçlerin ve inanç topluluklarının bir arada durması, zulme karşı durmanın en etkili yolu olacaktır.
— Alevi Gazetesi Editörü