Ana SayfaGüncel Haberler‘Bu nehre parmağınızı soksanız...

‘Bu nehre parmağınızı soksanız kanser olursunuz’

Denizli’de en az 71 maden ocağı bulunuyor. Maden ocaklarının hem doğaya hem de insan sağlığına büyük ölçüde zarar verdiğini belirten ekolojist Ahmet Uslu, ‘Menderes Nehri’ne parmağınızı soksanız kanser olursunu’ dedi

Madenler Türkiye’de hem doğaya hem insan sağlığına ölümcül zararlar veriyor. En az 71 maden ocağının bulunduğu Denizli’de onlardan biri. Kentte bulunan Menderes Nehri, maden atıkları nedeniyle artık zehir akıtıyor. Bu da bölgede tarımsal verimin düşmesine ve nehrin geçtiği bölgelerde kuraklık ile çeşitli hastalıklara yol açıyor.

Tarım o suyla yapılıyor

Mezopotamya Ajansı’ndan (MA) Delal Akyüz’e konuşan ekolojist Ahmet Uslu, “Menderes Nehri’nden şu an kimyasal akıyor” dedi. Uslu, “Nehrin geçtiği alana, tekstil, çimento fabrikası, kent atıkları, mermer, maden ocakları, deri sanayi ve enerji santrallerinin atıkları akıyor. Menderes Nehri’ne parmağınızı soksanız kanser olursunuz. Ve bu topraklarda o suyla tarım yapılıyor. Milyonlarca yıldır Ege’ye can veren Menderes Nehri’nde yapılan tarımda insan sağlığı etkileniyor. Nehrin içerisinde canlı hayatı da şuan tehlike altında. Eskiden balıklar vardı ancak şuan çoğunun nesli tükenmiş ve orada yaşayan balıkların yenmemesi noktasında halka uyarılar yapılıyor” ifadelerini kullandı.

Slikosiz hastalığı artıyor

Maden ocaklarının doğaya ve insana verdiği zararlara değinen Uslu, “Özellikle Kuvars madeninde çalışan işçilerin çoğu slikosiz hastalığına yakalanıyor. Bu hastalık genelde kot taşlama işçilerinde görülüyor. Ancak maden işçilerinde bu sayı çok daha fazla. Slikosiz hastalığı ölümcüldür, tedavisi yok. İşçiler bu yönlü etkilenirken maden alanlarının çevresinde, topraklar, tarım alanları,  yaban hayatı ve insanlar da aynı şekilde etkileniyor. Bu madenler işlenirken diğer yandan da atıkları doğaya bırakılarak zehir saçılıyor” diye belirtti.

Uslu, maden ocaklarından kaynaklı çıkan hastalıklara dair istatistiklere ulaşamadıklarını bu yönlü verilen engellendiğini belirterek, “Bölgede kansere yakalanma, koah ve meslek hastalıklarında çokça artış oldu. Önümüzdeki kuşakları cehennem hayatı bekliyor” diye uyarıda bulundu.

Ölüm kusuyor

Uslu, bölgede çiftçilik yapanların ayaklarında yaralar oluştuğunu belirterek, “Orada rahatsızlanan insanları ziyaret ettik. Tarlanın içerisinde çıplak ayakla gezdikleri için ayakları mikrop kapıyor. Menderes Nehri şuan ölüm kusan bir nehir haline getirildi. Milyonlarca yıl gelecek nesille hizmet etmesi gereken topraklar ve insan yaşamı bitirildi. Menderes Nehri şuan sadece Denizli’yi değil büyük bir coğrafya için tehlike oluşturuyor ve her yeri zehirlemeye devam ediyor” ifadelerini kullandı.

DENİZLİ

#nehre #parmağınızı #soksanız #kanser #olursunuz

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Gülistan Doku dosyasının çağrıştırdıkları

Birileri abartılı olarak görebilir, komplo teorisi olarak değerlendirebilir. Fakat Türk özel...

Dersim Tertelesi’nin 89. yılı unutulmamalı!

Avrupa Alevi Kadınlar Birliği, Dersim Tertelesi’nin 89. yılı dolayısıyla yayımladığı anma mesajında, bu acı olayın unutulmaması ve toplumsal hafızanın korunması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, inkâr politikalarına karşı durulması ve benzer acıların yaşanmaması için kamuoy

Kadın cinayetleri ve kayıplar sistematik bir örtbas mı?

Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) ve Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB), Gülistan Doku'nun kayboluşunu sistematik bir şiddet ve örtbas düzeninin parçası olarak değerlendirerek, Türkiye'deki kadın cinayetlerinin de benzer şekilde gizlendiğini vurguladı. Açıklamada

Kabun köylüleri: Paraşüt pistine Gülistan Doku ismi!

Dersim'in Kabun köylüleri, paraşüt pistinin Tuncay Sonel yerine Gülistan Doku'nun ismiyle anılmasını talep ediyor. Köylüler, Sonel'in geçmişteki sorumluluklarına dikkat çekerek, adalet ve hak arayışlarının önemine vurgu yapıyor.
spot_img