28 Mayıs 1980’de Çorum’da başlayan ve 10 Temmuz 1980’e kadar süren katliam, Türkiye’nin tarihindeki en karanlık olaylardan biri olarak kaydedilmiştir. Bu süreçte 57 Alevi yurttaş hayatını kaybetmiş, yüzlercesi yaralanmış ve çok sayıda ev ile işyeri tahrip edilmiştir. Çorum Katliamı, devletin ihmali ve organize provokasyonların gölgesinde, Alevilere yönelik gerçekleştirilen bir kıyımın simgesi haline gelmiştir.
Katliamın fitilinin ateşlenmesi, 27 Mayıs 1980’de MHP’li bakan Gün Sazak’ın öldürülmesi ile başlamıştır. Bu olayın ardından, ırkçı gruplar, Alevi ve sol görüşlü yurttaşlara yönelik saldırılara girişmişlerdir. 1 Temmuz 1980’de yeniden yoğunlaşan saldırılar sonucunda 4 kişi hayatını kaybetmiş, güvenlik güçleri ise saldırganları durdurmakta yetersiz kalmıştır.
4 Temmuz 1980’de, sokağa çıkma yasağının kaldırılmasının ardından, ırkçı gruplar uzun menzilli silahlarla Çorum’u bir savaş alanına çevirmiştir. Öne çıkan yalan haberler, özellikle TRT tarafından yayımlanan “caminin bombalandığı” iddiaları, halk arasında panik yaratmış ve faşist grupların saldırılarını daha da kışkırtmıştır. Bu süreçte, Alevilere ait mahalleler sistematik şekilde hedef alınmış, yüzlerce ev yakılmıştır.
Çorum Katliamı, Alevilere karşı gerçekleştirilen organize bir saldırının parçası olarak tarihe geçerken, bu olayın unutulmaması gerektiği ve adaletin sağlanması için mücadele edilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Adalet sağlanmadığı sürece toplumsal barışın tesis edilemeyeceği, toplumun farklı kesimleri tarafından dile getirilmektedir.
📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU
Çorum Katliamı, Alevi toplumuna yönelik sistematik bir saldırının ve devletin ihmalkar tutumunun acı bir tezahürü olarak hafızalarda yer etmiştir. Bu tür olayların unutulmaması, geçmişte yaşanan zulümlerin tekrarlanmaması adına son derece önemlidir. Alevilik, barış ve hoşgörü kültürü ile büyümüş bir inançtır ve bu tür ayrımcı uygulamalara karşı durmak, toplumsal dayanışmayı güçlendirmek için elzemdir. Unutulmamalıdır ki, her türlü ayrımcılık ve şiddetin karşısında durarak, mazlumların ve ezilenlerin yanında yer almak, insanlık onurunu savunmak demektir.
— Alevi Gazetesi Editörü