Almanya'da Alevilerin ve göçmenlerin görünürlüğü, demokrasi mücadelesinin önemini vurguluyor. Sachsen-Anhalt seçimleri sonrası yapılan çağrı, tarihsel sorumluluk ve insan onurunu savunma gerekliliğini ifade ediyor.
Almanya’da Alevilerin ve göçmenlerin görünürlüğü, birçok insanın sessiz emeğiyle mümkün olmuştur. Sachsen-Anhalt seçimlerinin ardından “Demokrasi için mücadele edin, demokrasiye sahip çıkın” çağrısı, sadece bir seçim sonucuna dair bir değerlendirme değil, aynı zamanda tarihsel ve toplumsal bir sorumluluğun ifadesidir. Demokrasi, yalnızca oy kullanmakla değil, haksızlıklar karşısında ses çıkarmak, ırkçılığa karşı durmak ve insan onurunu savunmakla da ilgilidir.
Almanya, faşizmin ne anlama geldiğini deneyimlemiş bir kıtadır. Nazizmin iktidara gelişi, demokratik kurumların varlığının demokrasiyi garanti etmediğini göstermiştir. Weimar Cumhuriyeti’nin yaşadığı deneyimler, demokratik düzenlerin nasıl aşındırılabileceğini ortaya koymaktadır. Faşizm, toplumları bölerek, insanları “öteki” ilan ederek ve nefret dilini sıradanlaştırarak güç kazanmıştır.
Bugün, Almanya ve Avrupa’daki siyasi ortamda ırkçılık ve ayrımcılığın yeniden ortaya çıkma tehlikesi bulunmaktadır. Ötekileştirme ve korku siyaseti, demokratik toplumlar için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Bu bağlamda, Alevi toplumunun uzun yıllara dayanan demokratik mücadelesi önemli bir yer tutmaktadır. Aleviler, Avrupa’ya yalnızca ekonomik nedenlerle değil, aynı zamanda eşitlik, laiklik ve insan sevgisi gibi değerlerle de göç etmiştir.
Mehmet Turan Can, Almanya’nın Hessen Eyaleti’ndeki Friedberg kentinde yaşayan bir emekçi olarak, Alevilerin ve göçmenlerin kültürel ve sosyal yaşama katkısını temsil etmektedir. Can’ın belediye meclisindeki görevi, göçmenlerin toplumsal yaşamda yer alma mücadelesinin bir parçasıdır. Bu mücadele, yalnızca bireysel başarılar değil, aynı zamanda toplumsal dayanışmanın bir sonucudur.
Gençlerin kültürel, sosyal ve demokratik yaşamda daha fazla sorumluluk alması, umut verici bir gelişme olarak öne çıkmaktadır. Gençlerin yalnızca geleceğin teminatı değil, aynı zamanda bugünün öznesi olarak görülmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Bugün yaşanan her gelişme, geçmişin tekrarı olarak değerlendirilmemeli; ancak geçmişin dersleri göz ardı edilmemelidir. Demokrasi, her alanda savunulması gereken bir değerdir ve bu nedenle herkesin sorumluluğudur.
📌 GAZETENİN NOTU
Almanya'da Alevilerin ve göçmenlerin görünürlüğü, demokrasi mücadelesinin önemini ortaya koyuyor. Sachsen-Anhalt seçimlerinin ardından yapılan “Demokrasi için mücadele edin, demokrasiye sahip çıkın” çağrısı, tarihsel sorumluluk ve insan onurunu savunma gerekliliğini vurguluyor. Bu durum, demokrasi anlayışının sadece oy kullanmakla sınırlı olmadığını gösteriyor.
— Alevi Gazetesi Editör