Avrupa’nın çeşitli şehirlerinde düzenlenen anma etkinlikleri ile Dersim Tertelesi’nde yaşamını yitirenler anıldı. 4 Mayıs 2026 tarihinde İsviçre’nin Basel kentinde gerçekleştirilen etkinlik, Avrupa Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) ve İsviçre Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB-İ) tarafından organize edildi. Etkinlik, Pir Vakkas Urul’ın okuduğu gulbang ile başladı ve ardından bir sinevizyon gösterimi yapıldı. FEDA Bern temsilcisi Ali Çalışkan’ın ağıt yakmasının ardından, FEDA Eşbaşkanı Songül Aslan, Şahin Polat ve Hatice Altınışık konuşmalar yaptı. Konuşmalarda, Dersim Soykırımı’nın Aleviler açısından tarihsel bir kırılma olduğu ve katliamların uluslararası alanda tanınması gerektiği vurgulandı.
Viyana’da düzenlenen anma etkinliğinde ise Pir Hüseyin Elmas’ın okuduğu gulbang ile başlanarak, Rıza Şehri Akademisi yöneticisi Demir Çelik’in konuşmasıyla devam edildi. Çelik, Dersim Soykırımı’nın yalnızca geçmişte yaşanmış bir katliam olmadığını, etkilerinin günümüzde Alevi toplumu üzerinde sürdüğünü ifade etti. Bu bağlamda, geçmişle yüzleşme ve unutmama konusunda mücadeleyi büyütme çağrısında bulundu.
Bu anmalar, Dersim Tertelesi’nin anısına düzenlenerek, toplumsal hafızanın canlı tutulmasını amaçlıyor. Etkinliklerde, yaşananların unutulmaması için birlik ve dayanışma mesajları verildi. Anmalara katılanlar, asimilasyon politikalarının sürdüğüne dikkat çekerek, tarihsel ve toplumsal yüzleşmenin önemini vurguladılar.
Her iki etkinlikte de lokmaların paylaşılması ile sona erildi. Bu anmalar, Alevilik inancının ve Dersim’in tarihinin unutulmaması adına önemli bir adım olarak değerlendirildi. Katılımcılar, geçmişte yaşanan acıların gelecekte tekrar etmemesi için hakikat arayışının devam etmesi gerektiğini ifade ettiler.
📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU
Dersim Tertelesi anmaları, Avrupanın dört bir yanında Alevi toplumu için bir dayanışma ve hafıza eylemi olarak gerçekleştirildi. Bu etkinlikler, geçmişte yaşanan acıların unutulmaması ve Dersim Soykırımının uluslararası alanda tanınması gerekliliğini bir kez daha gözler önüne serdi. Alevilik inancının özünde barındırdığı adalet ve eşitlik arayışı, bu anmalarda yankı buldu ve toplumun bir arada yaşama iradesini güçlendirdi. Unutulmaz bir tarih karşısında sessiz kalmak, adaletsizliğe ortak olmaktır; bu nedenle hafızamızı diri tutmak ve mücadeleyi sürdürmek elzemdir.
— Alevi Gazetesi Editörü