Ana SayfaGüncel HaberlerDigor katliamı tanığı: Katliamcı...

Digor katliamı tanığı: Katliamcı politikalar sürüyor

Digor Katliamı tanıklarından Çağdavul, üzerinden 24 yıl geçmesine rağmen acıların hala taptaze olduğunu söyledi. Çağdavul, ‘Asimilasyoncu ve katliamcı politikalar sürüyor. Bu halk, katliama rağmen nasıl geri adım atmadı, bugün de atmayacak’ dedi

MA’dan Mahmut Ruvanas’in geçtiği haberde, Qers (Kars)’in Tékor (Digor) ilçesi Nexşiwan (Kocaköy) köyünde 14 Ağustos 1993 tarihinde devletin baskılarını ve koruculuk dayatmalarını protesto eden halka özel hareket timleri ve askerlerin ateş açması sonucu 5’i çocuk 17 kişi yaşamını yitirmiş, 134 kişi de yaralanmıştı. Yaşamını yitiren 17 kişi arasında Hasan Çağdavul (42), Gülcan Çağdavul (8) ile Selvi Çağdavul (14) ve Zeynep Çağdavul isminde 4 akrabasını yitiren ve tarihe ‘Digor Katliamı’ olarak tarihe geçen olayın tanıklarından Mehmet Çağdavul (48), devletin Kürtlere bakış açısının hiçbir dönem değişmediğinin altını çizerek, “Asimilasyoncu ve katliamcı politikalar sürüyor. Bu halk, katliama rağmen nasıl geri adım atmadı, bugün de atmayacak” dedi.

‘Cenazelere işkence edilmişti’

Yürüyüşün büyük bir coşku ve heyecanla başladığını söyleyen Çağdavul o güne ilişkin tanıklığını, “Yürüyüş sırasında özellikle kortejin ön tarafında yürüyen kadınlar ve gençlerin üzerine ateş ettiler. Yöresel kıyafet giyen kadınların tümü hedef gözetilerek ateş altına alındı. Ölenlerden bazılarının cenazesi askerlerin eline düştü. Bu cenazeleri hastaneden aldığımızda işkence edilmişti. İşkence, insan hakları heyetlerinin raporlarında da var. Yürüyüş esnasında tek bir kişi askerlere bir taş bile atmadı. Tamamen barışçıl bir eylemdi. Buna rağmen tarandık.” sözleriyle aktardı.

‘Bu halk geri adım atmayacak’

Devletin 1990’lı yıllardaki katliam ve yok etme politikasının bugün yaşananlardan hiçbir farkının olmadığını söyleyen Çağdavul, şöyle devam etti: “Roboski’de 34 sivil uçaklardan yapılan bombardımanda öldürüldü. Bunun gibi bir sürü sivil katliam yaşandı. Bu acıları cumhuriyet tarihi boyunca Kürtlere yaşattılar ve hala da yaşatıyorlar. Yani geçmişle bugün arasında ölümler noktasında hiçbir fark yoktur. Devlet öldürme politikasını sürdürüyor ve bunun en büyük örneği Roboski’dir. Bu halk katliama rağmen nasıl geri adım atmadıysa, bugün de mücadelesinden asla geri adım atmayacaktır.”

‘Mücadeleye bağlılığımız arttı’

Kürtlerin kendi acılarını sözlü olarak yıllarca nesilden nesile taşıdığını ve acıları asla unutmadığını belirten Çağdavul, sözlerini şöyle noktaladı: “Acılarımız hala taptazedir. Bugün bölgenin hangi kentinde olursa olsun bir ölümü duyduğumuzda veya gördüğümüzde acılarımız tazelenir. Yaşamını yitiren kişi için ağlarız ve yaktığımız ağıtların içine o kişinin ismini de katarız. Yaşanan her ölüm sonucunda 1993’teki acıyı tekrar yaşıyoruz ve insanların acılarını biz de paylaşıyoruz. Bizim vicdan olarak rahatsızlığımız devletin kendi gücünü halkına karşı kullanmasıdır. Polisler, katil olarak kendi çocukları ve akrabaları içinde kalabilirler; ama vurulan insanların ailelerini bir an olsun düşünebiliyorlar mı? Düşünseler, vicdanen onlar da rahatsız olacaklar. Bizi hiçbir engel hak arayışımızdan ve mücadelemizden alıkoyamaz. Yaşanan katliamdan sonra insanlar gerçeği gördüler ve mücadelelerine daha da bağlandılar.”

AİHM Türkiye’yi mahkum etti

Katliamda eyr alan 8 özel harekat polisi hakkında, “Kasten öldürmek” ve “Kasten öldürmeye teşebbüs etmek” suçlarından dava açıldı. Sanık polisler savunmalarında, kitle içinden roketatar ve silahla ateş edildiğini iddia etti. Katliam sonrası özel harekatçıların kullandığı silahlara ait boş kovanların dışında ne roketatar ne de silahın izine rastlanmadı. 2006 yılında tamamlanan yargılamanın sonucunda, polisler hakkında “meşru müdafaa yaptıkları” gerekçesiyle beraat kararı verildi. Katliamda yaşamını yitirenlerin yakınları kararı AİHM taşıdı. AİHM, Türkiye’yi maddi ve manevi tazminata mahkum etti.

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Tuncer Bakırhan Kölnde: Müzakere Mücadele Değildir!

Tuncer Bakırhan, Köln'de düzenlenen "BE ONE – Bir Ol" Festivalinde Türkiye'deki demokratikleşme sürecine dair önemli açıklamalarda bulunarak, müzakere ve mücadelenin bir arada yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Alevilerin, Kürtlerin ve kadınların haklarının korunması gerektiğini belirten Bak

BE ONE Festivali İçin Kölnde Dayanışma Buluşması

Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu, "Çeşitlilik, Birlik ve Özgürlük" mottosuyla düzenlenecek BE ONE Festivali öncesinde Köln'de geniş katılımlı bir Dayanışma Buluşması gerçekleştirecek. Etkinlik, Alevilik inancının ve kültürünün tanıtılmasını amaçlayarak

Alevi Festivali Açılış Resepsiyonu Coşkuyla Gerçekleşti

Britanya Alevi Federasyonu, 14. Britanya Alevi Festivali açılış resepsiyonunu İAKM Cemevi'nde coşkuyla gerçekleştirdi. Festival, Alevi toplumunun birlik ve dayanışma değerlerini pekiştirmek amacıyla düzenlenirken, 7 Haziran'da Park Festivali ile etkinliklerin devam edeceği belirt

Alevi Festivali’nin Açılış Resepsiyonu Coşkuyla Yapıldı

14. Britanya Alevi Festivali’nin açılış resepsiyonu, 7 Haziran 2023 tarihinde İAKM Cemevi’nde coşkuyla gerçekleştirildi. Britanya Alevi Federasyonu, festivalin Alevi toplumunun birlik ve dayanışma değerlerini pekiştiren önemli bir buluşma olduğunu vurgulayarak, tüm Alevi
spot_img