Ana SayfaGüncel HaberlerĞada’nın serüveni sürüyor

Ğada’nın serüveni sürüyor

Yazar Kasım Koç, Arap devrimci bir kadının mücadelesini anlattığı Ğada Suriye’de Operasyon kitabının ardından çıkardığı Ğada Sednaye Zindanı kitabında Arap zindanlarını anlatıyor

Dêrsim Soykırımı’nın yapıldığı yerlerden biri olan Dêrsim Xozat’a (Hozat) bağlı Zımeq köyünde doğan ve ailesinden de birçok insan katledilen yazar Kasım Koç, kitabı ‘Ğada’yı Yeni Özgür Politika Gazetesi’ne değerlendirdi. Bir şiir kitabı, iki roman ve bir kadın biyografisi kitabı bulunan Koç’un ayrıca, 18 yazar ile ortak çıkan Maden Öyküleri adlı kitabı bulunuyor.
12 Eylül döneminde devletin köylerine yaptığı baskınları öyküleştirerek yazarlığa başladığını belirten Koç, “Sanırsam bu devletin baskıları benim yazar olmama giden yolun kapısını açmıştı, yaşadıklarımızı birkaç yıl sonra öyküleştirmiştim” dedi.

Direnen Arap kadınlar

Kitabına ismini veren ‘Ğada’nın Arapça’dan geldiğini belirten Koç, “Kelimenin kökenini bilmiyorum. Bir kadın ismidir. Arap devrimci bir kadındır. Kitabımda adı geçen devrimcilere yardım eden enternasyonal görevini yerine getirmeye çalışan özverili, yiğit bir kadındır. Anlamı var mı sorusuna verecek cevabım yok. Kitabımda önemli bir rol oynayan Mığto ile sevgilidir ve romanın içerisinde önemli rol oynuyor ikisi. Kadın olması ve en önemlisi de İslam toplumu içerisinde kadın meselesi başta olmak üzere, tüm meselelere kafa yoran ve siyasal iktidarı değiştirme cüretine kalkan Ortadoğu’da ender kadınlardan biridir. İslam toplumunda kadının yeri bellidir. Ğada, kendisine çizilen bu sınırları tanımıyor, zalim Baas rejimine, Esad diktatörüne karşı kavga ediyor. Tüm bunları bir araya getirdiğimizde kitabın adını ‘Ğada’ koymama neden ve vesile oldu” diye belirtiyor.

Koç, romanı Ğada’yı yazmaya cesaretlendiren nedenleri ise, şöyle anlatıyor: “Yaşanan tarihsel olayları bugüne taşımak benim zoru başarmama yardımcı olmuştur diyebilirim. Çünkü kanla, imha ve inkar üzerinden yürüyen bir sistem silsilesi vardı. Geçmişte yaşanan kavgayı bugüne taşıma, hayatı yeniden canlı bir öğesi haline getirmekti hedefim. Romanımın bende şekillendiği dönemler 1990 dönemine denk gelir. Kürdistan’ın dört parçasında ulusal bilincin en üst seviyede yaşandığı Kürdistan dağları, tarihinde ender yaşanan savaşlardan birini yaşıyordu.

Türkiye’nin büyük kentlerinde emekçilerin mücadelesi, Körfez’de yaşananlar, Filistin sorununun marjinalleştirilmeye gittiği bir dönemde yaşanan olaylar içerisinde ‘Ğada’ romanımın temelleri atılmıştır.” Ğada-Sednaye Zindanı adıyla çıkan kitabında tüm Arap devletlerinin zindanlarına ışık tuttuğunu belirten Koç, “Sednaye, Suriye’nin en kötü ikinci zindanıdır. Birincisi Palmira ya da diğer adıyla Tedmur zindanıdır. O dönemlerde Suriye’nin siyasal olarak sorun yaşadığı ülkelerin vatandaşlarının tümünün casuslukla suçlanarak tutulduğu biliniyor” diye konuştu.

“Ğada” adlı romanını iki kitap biçiminde tasarladığını ifade eden Koç, yeni çalışmasının ise Suriye, Lübnan ve Rojava’da geçtiğini belirterek, “Ğada kitabın içerisinde yer alan karakterler bu kitabımda da olacak. Ancak ona farklı karakterler ve değişik konular eklenecek” bilgisini paylaştı.

FRANKFURT

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Yeni bir enternasyonal, sosyalizme çıkış yaptırır

Sosyalist ideolojinin önünde siyasal ve ekonomik kurtuluş büyük bir sorundur. Yine...

1 Mayıs demokratik sosyalizm bayramı

Emekçiler, kadınlar ve gençler başta olmak üzere tüm insanlık dünyanın her...

Alevi-Bektaşi dernekleri dayanışma için buluştu

Alevi-Bektaşi dernekleri, 21 Ekim 2023'te İzmir'de bir araya gelerek inanç özgürlüğü ve eşit yurttaşlık hakları konularında dayanışma ve iş birliğini güçlendirmeyi amaçladı. Etkinlikte, Alevi kültürünün korunması ve genç neslin bu değerl

Pir Sultan Abdal Derneğinden Gözaltılara Sert Tepki!

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, 1 Mayıs öncesinde gerçekleştirilen gözaltılara sert tepki göstererek, bunların demokratik haklara saldırı olduğunu belirtti ve gözaltıların derhal sonlandırılmasını talep etti. Dernek, 1 Mayıs'ın işçi sınıfının dayanışma günü olduğunu vurgulayarak, tüm
spot_img