Ana SayfaGüncel HaberlerGerekirse her ev bir...

Gerekirse her ev bir sınıf olur

Kurucuları arasında Musa Anter’in de olduğu ve kurulduğu günden beri Kürt dili için önemli çalışmalara imza atan İstanbul Kürt Enstitüsü’nün kapatılmasına dilbilimciler tepki gösterdi. Mührün, Kürt diline olan tahammülsüzlüğün sonucu olduğunu söyleyen dilbilimciler, ‘gerekirse her ev bir sınıf olur’ dedi

İçişleri Bakanlığı’nın kararı ile kapatılan dernekler arasında 18 Nisan 1992’den beri Kürt dili eğitimi veren İstanbul Kürt Enstitüsü de yer aldı. Musa Anter, Hüseyin Feqî Sağnıç, İsmail Beşikçi, Cemşîd Bender ve Yaşar Kaya gibi isimlerin öncülüğünde kurulan Enstitü, 25 yıl boyunca bir çok çalışmaya imza attı. Enstitünün kapatılmasını değerlendiren dilbilimciler, kurumun kapatılmasının Kürt diline olan tahammülsüzlüğün bir sonucu olduğunu belirtti.

Soruşturma dahi açmadan…

Kapatılan Kürt Enstitüsü’ne herhangi bir soruşturma ve dava açılmaksızın mühürlendiğine işaret eden enstitüde de çalışan dilbilimci Zana Farqînî, “Bu kapatmalarla toplumun huzurunu bozmak istiyorlar. Dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Batman Belediyesi’ni ziyaret ederken ve dönemin Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’ni ziyaret ettiği sırada kendilerine Kürt Enstitüsü bünyesinde yayımlanan Kürtçe sözlük takdim edildi. Aynı zamanda Türk Dil Kurumu bir sözlük çalışmasında benden Kürtçe ve Türkçe sözlük istedi. Bu sözlüğü yayınlayan kurum o zaman bir sorun olmadı da neden şimdi bu sözlükleri yayımlayan kurum mühürlenerek suçlu hale getiriliyor” diye sordu.

Bu mühür Kürtlere saldırı

Kürt kurumlarının kapatılmasıyla özgürlükler ve insan hakları alanının engellenmek istendiğine dikkat çeken Farqînî, “Kurumların kapılarına mühür vurulması, hiçbir şekilde topluma izah edilemez” dedi. Çözümün insan hakları, özgürlükleri, kurumların çoğalması ile demokratik bir anlayışla hareket etmede olduğunu dile getiren Farqînî, kurumların kapatılmasının Kürtlerin diline mühür vurma anlamına geldiğini söyledi. Farqînî, “Kürtlere ait kurumların kapatılmasıyla Kürtler tamamıyla köksüz bırakılmak isteniyor. Bu mühürler Kürdün ayakta durmasına karşı bir saldırıdır”diye belirtti.

Amaç tek dil

Ehmedê Xanî Akademisi Eşbaşkanı İbrahim Halil Taş da, hükümetlerin Kürt kurumlarına olan yaklaşımının Türkiye’nin kurulduğu ilk günden bu yana devam ettiğini belirterek, “Tarihten bu yana devletin politikası ‘Tek devlet tek bayrak tek ulus ve tek dil’ biçiminde olmuştur ve bu asimilasyon politikasıyla tek dilli bir yapının var olmasını kendine amaç edinmiştir” değerlendirmesi yaptı.

Rüzgar çoktan yolunu buldu

Kürt halkının dil konusunda geniş bir bilince sahip olduğunun altını çizen Taş, “Bu rüzgar çoktan yolunu bulmuştur. Kürt kültürü ve dili ile ilgili kurumlarımız kapatılmış olabilir fakat bu Kürtlerin dil mücadelesinden vazgeçtiğini gösteremez. Kurumlarımızın kapılarına mühür vurulmuş olsa da bizim her evimiz dilimiz ve kültürümüz için birer sınıf görevi görmektedir. Herkes bilsin ki bu yapılanlara karşı umudumuz hiç bir zaman kırılmayacaktır ve asla alternatifsiz değiliz” dedi.

Bilal Güldem / Amed

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Çorum Katliamı anma etkinliği düzenleniyor

Çorum’da Alevi kurumları, 36. yıldönümünde Çorum Katliamı’nı anmak üzere bir etkinlik...

Sêwas ve Madımak Anmaları: Unutmadık, Unutturmayacağız

Sêwas ve Madımak, Alevilik tarihinde derin izler bırakmış olaylardır. Bu iki...

Madımak Katliamının 33. Yıl Dönümünde Anma Etkinlikleri

Madımak Katliamı'nın 33. yıl dönümünde Türkiye'nin dört bir yanında anma etkinlikleri...

Hafıza zaman aşımına uğramaz

Madımak Katliamı Türkiye’nin kolektif hafızasında hiç kapanmayan, kabuk bağlamayan en derin...
spot_img