Helal tecavüz

MİNE SÖĞÜT

İktidar tecavüz mağduru küçükleri tecavüzcüsüyle evlendirecek yasa tasarısını sunduğunda gerçekten öfkelendik mi?
Gerçekten bütün ülke ayağa kalktık mı?
Tasarı yasallaşsa gerçekten o Meclis’i o iktidarın kafasına yıkar mıydık?
Ne yapmak istediklerinin tam olarak farkında mıyız?
Onları durduracak gücümüz olduğunu düşünüyor muyuz?
Yoksa sadece fiiller ve kelimeler çok asitli diye mi bu meselede hop oturup hop kalktık?
Niyet çok net diye mi edecek iki laf bulduk?
Acaba sadece konu tecavüz olunca mı anlıyoruz tehlikeyi?

***

Ahlak adı altında en korkunç ahlaksızlıkları pazarlayan bir ideolojinin gaddar hükümdarlığındayız.
Törelerin dokunulmazlığını meşrulaştırarak güç kazanmaya çalışan kurnaz bir irade Meclis’i ele geçirmiş, koca ülkeyi geriye, çok geriye, atalarının sübyancılığı doğal ve yasal saydığı o günlere geri götürmeye yeltenmekte.
Soyu ezelden beri geleneklerle ve göreneklerle ve törelerle ve hatta yasal hükümlerle tacize uğrayan bu ülke, küçüklerini kendi barbarlığından ne yaparsa yapsın koruyamıyor.
Bugün tecavüzcüsüyle evlendirilmek istenen küçük kız çocuklarını tartışıyoruz…
Dün türban meselesini tartışıyorduk.
En masum görünen meseleden en tehlikeli meseleye ulaşan o korkunç yola nasıl girdiğimizi ve nasıl hızla ilerlediğimizi;
Hangi tuzaklara düşerek bu çirkin noktaya vardığımızı artık ulusça anlamışızdır herhalde.
Kadınları günah duygusuyla örtünmesi gereken bir cins olarak kodlayan ve bu kod üzerinden siyaset yürüten bir akla hep birlikte geçit verdik.
Kapanmakla özgürlüğü aynı cümle içinde rahatça kullananlar, bu ülkedeki kadınları ve kız çocuklarını bekleyen büyük tehlikeleri inatla görmezden geldiler.
Kıyafet özgürlüğünden bahseden ama iktidara dini referanslarla gelen bir ideolojinin demokrat ve özgürlükçü olduğuna kananlar, şimdi kız çocuklarının küçük yaşta evliliğinin, hem de tecavüzcüsüyle evliliğinin yolunu açanlara ateş püskürtüyorlar.
Bir mal gibi alınıp satılması normal sayılan, yatak odasıyla mutfak arasındaki varlığı anca anneliğiyle kutsallaşan, ahlak ahmaklığına tosladığında, tam da o kutsallığından bıçaklanan kadınların, kanamaya başlar başlamaz lanetlendiği…
Cinsel bir oyuncak gibi görüldüğü… Üzerlerine günah örtüleri örtüldüğü… Kaderleri resmi ya da gayriresmi ama illa ki aklıevvel iktidarların eline bırakıldığı bu ülkede…
İktidar, küçük çocuklarının neden erkenden evlenmemesi gerektiğini bir türlü anlamayan kalabalıkların desteğine güveniyor.
Daha konuşmayı, yürümeyi yeni öğrenmiş kız çocuklarının kafasını başörtüleriyle kapatanların sırtını sıvazlıyor.
Aileleri, çocuklarını duvarları korku ve tehditlerle örülmüş ahlaki bir hapishanenin içinde büyütmeye kışkırtıyor.
Çocukların zihinsel ve bedensel özgürlüklerini günah kavramıyla mühürleyen bir eğitim sistemini ülkeye iyice yerleştiriyor.
Gelecekte de kendilerine biat edecek toplumsal bir edilgenliğin inşasının peşindeler.
O yüzden devlet okullarında ve hatta üniversitelerde, başı sıkıştığında ilahi adalete sığınacak, beşeri adaletin peşine asla düşmeyecek; korkuyla eğitilmiş, günahla törpülenmiş, varlığı tümden istismar edilmiş çocuklar ve gençler yetiştirmeyi hedefliyorlar.
Bütün iktidarlar tehlikelidir;
Ama dini referanslarla hükümdarlık kuranlar en tehlikelileridir.
Çünkü tehlikenin farkına iş işten geçtikten sonra varan halklar çocuklarını “helal tecavüz” pazarlayanlara fena kaptırırlar.

*Başlık Yazar İsmail Güzelsoy’un Facebook sayfasındaki bir yorumundan alınmıştır.

Cumhuriyet

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Tuncer Bakırhan Kölnde: Müzakere Mücadele Değildir!

Tuncer Bakırhan, Köln'de düzenlenen "BE ONE – Bir Ol" Festivalinde Türkiye'deki demokratikleşme sürecine dair önemli açıklamalarda bulunarak, müzakere ve mücadelenin bir arada yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Alevilerin, Kürtlerin ve kadınların haklarının korunması gerektiğini belirten Bak

BE ONE Festivali İçin Kölnde Dayanışma Buluşması

Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu, "Çeşitlilik, Birlik ve Özgürlük" mottosuyla düzenlenecek BE ONE Festivali öncesinde Köln'de geniş katılımlı bir Dayanışma Buluşması gerçekleştirecek. Etkinlik, Alevilik inancının ve kültürünün tanıtılmasını amaçlayarak

Alevi Festivali Açılış Resepsiyonu Coşkuyla Gerçekleşti

Britanya Alevi Federasyonu, 14. Britanya Alevi Festivali açılış resepsiyonunu İAKM Cemevi'nde coşkuyla gerçekleştirdi. Festival, Alevi toplumunun birlik ve dayanışma değerlerini pekiştirmek amacıyla düzenlenirken, 7 Haziran'da Park Festivali ile etkinliklerin devam edeceği belirt

Alevi Festivali’nin Açılış Resepsiyonu Coşkuyla Yapıldı

14. Britanya Alevi Festivali’nin açılış resepsiyonu, 7 Haziran 2023 tarihinde İAKM Cemevi’nde coşkuyla gerçekleştirildi. Britanya Alevi Federasyonu, festivalin Alevi toplumunun birlik ve dayanışma değerlerini pekiştiren önemli bir buluşma olduğunu vurgulayarak, tüm Alevi
spot_img