İnsan Hakları Derneği (İHD), 30 Ağustos Uluslararası Zorla Kaybedilenler Günü dolayısıyla bir açıklama yaptı. Dernek, Türkiye’de zorla kaybedilenlerin akıbetinin ortaya çıkarılması ve faillerin yargılanması için çağrıda bulundu. Açıklamada, kayıp dosyalarının yeniden ve etkili bir biçimde soruşturulması, devlet arşivlerinin erişime açılması ve Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşme’yi imzalayıp onaylaması gerektiği vurgulandı.
İHD, Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın 27 Mayıs 1995’te İstanbul Galatasaray Lisesi önünde başlattığı mücadeleyi Türkiye’nin önemli hakikat ve adalet arayışlarından biri olarak nitelendirdi. Açıklamada, Türkiye’de özellikle 1990’lı yıllarda artan zorla kaybetmelerin etkilerinin günümüzde de sürdüğü ifade edildi. Gözaltına alınan kişilerin kaybolması, cenazelerin gizlenmesi ve toplu mezarların ortaya çıkması gibi durumlar, devlet görevlilerinin sorumluluğunun etkin biçimde araştırılmamasıyla ilişkilendirildi.
İHD, kayıp yakınlarının yaşadığı acının devam ettiğini belirterek, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Türkiye hakkındaki kararlarının, devletin kayıp iddialarını etkili bir şekilde soruşturma yükümlülüğüne işaret ettiğini kaydetti. Dernek, geçmişteki zorla kaybetmelerle yüzleşilmeden kalıcı toplumsal barışın sağlanamayacağını ifade etti.
Açıklamada, Türkiye’nin geçmişle yüzleşme mekanizmalarını gecikmeksizin oluşturması gerektiği belirtildi. Kayıp dosyalarının yeniden soruşturulması, toplu mezarların bilimsel yöntemlerle incelenmesi ve kayıpların akıbetini aydınlatabilecek devlet arşivlerinin erişime açılması talep edildi. Ayrıca, kayıp yakınlarının adalet arayışının önündeki engellerin kaldırılması gerektiği vurgulandı.
İHD, kayıplar meselesinin yalnızca geçmişe ait olmadığını, her cumartesi meydanlarda yükselen “Kayıplarımız nerede?” sorusunun Türkiye’nin geçmişiyle yüzleşip yüzleşmeyeceği ve adaletin sağlanıp sağlanmayacağı ile ilgili olduğunu belirtti. Dernek, tüm kayıpların akıbeti açıklanana kadar mücadeleye devam edeceğini ifade etti.
📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU
İnsan Hakları Derneğinin zorla kaybedilenler için verdiği adalet mücadelesi, Alevi toplumunun da derin yaralarına ışık tutmaktadır. Bu acıların dinmesi için devletin sorumluluklarını yerine getirmesi ve kayıp dosyalarının etkin bir şekilde araştırılması zorunludur. Alevilik anlayışında adalet ve hakikat arayışı, geçmişle yüzleşmekten geçer; bu nedenle, kayıp yakınlarının acılarına sahip çıkmak ve onların haklarını savunmak, tüm toplumun ortak sorumluluğudur.
— Alevi Gazetesi Editörü