Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) İnanç Kurulu, Yas-ı Muharrem dolayısıyla bir açıklama yaparak Kerbelâ’nın tarihsel bir olay olmanın ötesinde, insanlık vicdanında direniş, hakikat ve adalet öğretisi olarak yer ettiğini vurguladı. Alevi inanç toplumu, 1346 yıldır Kerbelâ’nın acısını hafızasında taşırken, Muharrem mateminin sadece açlık ve susuzluk değil, aynı zamanda insanın özüne dönmesi ve zulme karşı duruş sergilemesi anlamına geldiği ifade edildi.
AABF açıklamasında, Kerbelâ’nın tarih boyunca yaşanan zulümlerin ortak adı olduğu ve bu bağlamda Çaldıran’dan Koçgiri’ye, Dersim’den Maraş’a, Çorum’dan Sivas’a kadar Alevilere yönelik gerçekleştirilen katliamların Kerbelâ’nın devamı niteliğinde olduğu belirtildi. Toplumsal barış, kardeşlik ve adaletin önemine dikkat çekilen açıklamada, Dede, Ana, Baba ve Zakirlerin bu süreçte yol erkânına uygun bir tutum sergilemeleri gerektiği ifade edildi.
“Zalimin zulmü nerede varsa, oranın adı Kerbelâ’dır” diyen AABF İnanç Kurulu, 680 yılında yaşanan Kerbelâ olayının yalnızca bir trajedi olmadığını, aynı zamanda insanlık vicdanında silinmeyen bir iz bıraktığını belirtti. İmam Hüseyin’in zulme karşı direnişi, Alevi toplumuna ve diğer ezilen halklara örnek teşkil ederken, bu matem günlerinde her bireyin kendini sorgulaması ve insanlık değerleriyle yüzleşmesi gerektiği vurgulandı.
Alevi toplumu olarak barış, kardeşlik ve adaletin dili geliştirilip yayılması gerektiğinin altını çizen AABF, bu hedeflere ulaşmak için küskünlüklerin barışa dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca, bu dönemde hizmet yürüten Alevi önderlerinin topluma örnek olmalarının ve olumsuz tartışmalardan uzak durmalarının önemine dikkat çekildi. Yassı Matem orucunun 16 Haziran’da başlayıp 27 Haziran’da sona ereceği, 28 Haziran’da ise Aşure lokmasının hazırlanıp pay edileceği belirtildi.
📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU
AABFnin açıklaması, Kerbelânın sadece bir tarihsel olay değil, zulme karşı direnişin ve insanlık vicdanının sembolü olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Alevilik, bu direnişi yaşatırken, geçmişte yaşanan acıların unutulmaması gerektiğine vurgu yaparak toplumsal barış ve adaletin önemini bir kez daha hatırlatıyor. Bu bağlamda, Alevi toplumunun her bireyi, zulme karşı durarak hakikatin peşinden koşmalıdır; çünkü zalimin zulmü nerede varsa, orası Kerbelâdır.
— Alevi Gazetesi Editörü