Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE), Anayasa Mahkemesi’nin Sivas Madımak Katliamı ile ilgili verdiği kararın, yıllardır gündeme getirdikleri cezasızlık ve etkisiz yargılama sorunlarının en yüksek yargı organı tarafından tescil edilmesi anlamına geldiğini belirtti. 23 Temmuz 2026 tarihinde verilen bu ihlal kararında, yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiği vurgulandı.
Açıklamada, 2 Temmuz 1993’te Sivas’ta gerçekleşen katliamda 33 aydın, sanatçı ve ozanın yanı sıra iki otel çalışanının hayatını kaybettiği hatırlatıldı. Madımak Katliamı’nın bir toplumsal olay değil, Alevilere, laikliğe ve düşünce özgürlüğüne yönelik örgütlü bir nefret saldırısı olduğu ifade edildi. ADFE, otuz yıl geçmesine rağmen firari sanıkların yakalanamaması ve davaların sürüncemede kalmasının, bu olayı büyük bir cezasızlık dosyasına dönüştürdüğünü vurguladı.
Federasyon, Anayasa Mahkemesi’nin verdiği ihlal kararının önemli bir hukuki tespit olduğunu belirtirken, bu kararın hakikat ve adalet mücadelesinin sona erdiği anlamına gelmediğinin altını çizdi. Manevi tazminat kararının, katliamda kaybedilenlerin acısını dindirmeyeceği ve cezasızlık sorununu çözmeyeceği ifade edildi.
Türkiye Alevi Federasyonu, bu bağlamda kamuoyuna beş temel talep sunarak, Madımak Katliamı’nın insanlığa karşı işlenmiş bir suç olarak kabul edilmesini, firari faillerin yakalanmasını ve yargısal süreçteki ihmallerin araştırılmasını talep etti. Ayrıca, Madımak Oteli’nin bir Utanç, Hafıza ve Yüzleşme Müzesi haline getirilmesi gerektiğini vurgulayarak, Alevilere yönelik nefret suçlarıyla etkin mücadele edilmesi gerektiğini belirtti.
Federasyon, Anayasa Mahkemesi’nin ihlal kararını hakikat ve adalet mücadelesinin önemli bir kazanımı olarak değerlendirerek, bu mücadelenin son buluncaya kadar süreceğini ifade etti.
📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU
Anayasa Mahkemesinin Madımak Katliamı ile ilgili verdiği ihlal kararı, cezasızlık ve adalet arayışında Alevi toplumunun haklı mücadelesinin bir tescili niteliğindedir. Ancak bu karar, yıllardır süregelen adaletsizliklerin ve kayıpların acısını dindirmekten çok uzaktır. Alevilik inancı, adalet ve hakikat arayışında kararlıdır ve bu mücadele, cezasızlık dosyasının kapatılmasına izin vermeyecektir. Alevi toplumunun hafızasında bu travmanın izleri silinmemiştir ve hukukun üstünlüğü sağlanmadıkça, toplumsal barışın temeli de inşa edilemeyecektir.
— Alevi Gazetesi Editörü