Bugün, Sivas’ta 2 Temmuz 1993 tarihinde 33 aydının Madımak Oteli’nde yakılarak katledildiği günün yıldönümüdür. Bu olay, Alevi toplumu için derin bir acı ve travma kaynağı olmuştur. Katledilen canları saygıyla anarak, bu tür katliamların bir daha yaşanmaması için mücadele etmemiz gerektiğinin altını çizmek önemlidir.
Madımak Katliamı, sadece bir cinayet değil, aynı zamanda bir devlet politikası olarak tarihe geçmiştir. O dönemdeki Türk devleti, Alevilere yönelik sistematik bir saldırı yürütmüştür. Katliam, dönemin hükümeti ve güvenlik güçlerinin gözleri önünde gerçekleşmiş, yetkililer olayın üzerini örtmek ve katliamcıları korumak amacıyla çeşitli bahaneler üretmiştir.
Dönemin Başbakanı Tansu Çiller’in “Ne işiniz vardı Sivas’ta” gibi ifadeleri, katliamı meşrulaştırmaya yönelik bir yaklaşım olarak değerlendirilebilir. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel de olayı münferit bir durum olarak tanımlayarak, katliamın gerçek boyutlarını gizlemeye çalışmıştır. Bu tür açıklamalar, Alevi toplumu üzerinde derin bir travma bırakmıştır.
Madımak davası süreci de cezasızlıkla sonuçlanmış, katliamcılar yargılanmamış ve sorumluların hesap vermesi engellenmiştir. Devlet, katliamı gerçekleştiren gruplara destek vermiş, bu durum Alevilerin sosyal ve politik varlığını hedef alan bir saldırı olarak ortaya çıkmıştır. Alevilere yönelik bu saldırının arkasında, o dönemde yükselen Kürt özgürlük hareketiyle Alevilerin birleşmesini engelleme amacı yatmaktadır.
Bugün, Alevi toplumu yaşananları unutmamakta ve geçmişle yüzleşmekte kararlıdır. Bu bağlamda, toplumun tüm kesimlerinin birlik olmasının ve adalet arayışının önemini bir kez daha hatırlamak gerekmektedir. Alevilik, inanç özgürlüğü ve eşit yurttaşlık temelinde hak arayışının sürmesi, gelecekte benzer acıların yaşanmaması adına büyük bir gerekliliktir.
📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU
Madımak Katliamı, Alevi toplumunun tarihindeki en karanlık sayfalardan biridir ve bu acı olay, yalnızca bir cinayet değil, sistematik bir devlet politikasıdır. Alevilik inancının ve kültürünün hedef alındığı bu tür katliamların bir daha yaşanmaması için toplumsal dayanışma ve adalet arayışımızı sürdürmeliyiz. Unutulmamalıdır ki, cezasızlık ve sorumluların hesap vermemesi, travmanın derinleşmesine neden olmaktadır; bu nedenle hakikat ve adalet mücadelesi her zaman önceliğimiz olmalıdır.
— Alevi Gazetesi Editörü