Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu (FDG), 24 yıldır düzenlenen Munzur Kültür ve Doğa Festivali ile ilgili eleştirilerde bulundu. Federasyon, festivalin kuruluş amacından uzaklaştığını ve Dersim’in kültürü, dili, inancı ve doğasına yeterli katkı sunmadığını savundu. Açıklama, festivalin yeniden halkın ortak değerlerini esas alan bir anlayışla ele alınması gerektiği vurgusuyla sona erdi.
FDG, festivalin kuruluşunda kendi bileşenlerinin emek ve katkılarının bulunduğunu hatırlatırken, zamanla belirli siyasi yapıların etkisiyle festivalin amacının zayıfladığını ifade etti. Festivalin, halkın kültürel değerlerini yaşatmak yerine, belirli ideolojik çevrelerin propaganda alanına dönüştüğünü iddia etti.
Federasyon, bu yılki festival programının da benzer bir anlayışın ürünü olduğunu belirterek, organizasyonun farklı siyasi çevrelerin görüşlerini ön plana çıkardığı bir platform haline geldiğini savundu. FDG, kamuoyuna yönelttiği soruda, bu siyasi gösterilerin Dersim’in kültürü ve geleceğine ne gibi bir katkı sunduğunu sorguladı.
Dersim’in ana dili olan Kırmancki/Zazaca’nın yok olma tehlikesi ve Alevi inancının asimilasyon baskısı altındaki durumu da açıklamada dikkat çekilen konular arasında yer aldı. Boşaltılan köylerin sorunları ve bölgedeki güvenlik politikalarının toplumsal yaşam üzerindeki etkileri de vurgulandı. Festivalin bu sorunlara hangi somut katkıları sunduğunun sorgulanması gerektiği ifade edildi.
FDG, Dersim’in ihtiyaç duyduğu şeyin yalnızca siyasi sloganlar değil, kültürünü, dilini ve doğasını koruyan çalışmalar olduğunu belirtti. Festivalin mevcut haliyle birkaç günlük etkinliklerin ötesine geçemediğini, yalnızca çevre kirliliği ve çözümsüzlük bıraktığını öne sürdü. Son olarak, Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin geleceği üzerine kamuoyunda bir tartışma başlatılması gerektiğini vurguladı.
📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU
FDGnin Munzur Festivali hakkındaki eleştirileri, Dersimin kültürel değerlerinin korunması ve yaşatılması adına önemli bir uyarı niteliğindedir. Festivalin, belirli siyasi yapıların etkisiyle amacından sapması, toplumsal birlikteliği zedelemekte ve Alevi inancının özünden uzaklaşmasına yol açmaktadır. Bu durum, Dersimin ana dili Kırmancki/Zazacanın yok olma tehlikesi ve Alevi kültürünün asimilasyon baskısı altında kalması gibi derin sorunları da beraberinde getirmektedir. Tüm bu gerçekler ışığında, kültürel etkinliklerin halkın ortak değerleri doğrultusunda yeniden ele alınması gerekliliği acil bir ihtiyaçtır.
— Alevi Gazetesi Editörü