Ana SayfaGüncel HaberlerNeden Kobani ve Erdoğan’ın...

Neden Kobani ve Erdoğan’ın feryadı?

ALİ ERDOĞAN

Kürtler tarih boyunca hep başkaları için çalıştılar, çabaladılar, sayısız savaşlara katıldılar, öldüler ve öldürdüler. Her savaşta Kürtler ön cephelerde yer aldı. “Vurun Kürt uşağı namus günüdür” diyerek pohpolandılar. Oysaki, Kürtler  hep başkalarının çıkarları için ölüyorlardı. Devletin deyimiyle Kürtler, 28 kez “biz de varız” diye isyan ettiler. Netice alamadılar. 30 sene önce Kürt Ulusal Mücadele Örgütü (PKK) kuruldu. O günden bu yana, Kürtler kendileri için çaba safretmeye başladılar. Çok bedel ödediler ve ödüyorlar halen. Son olarak Şengal’da IŞİD’ın yaptığı soykırımda binlerce Kürde sahip çıkmaları ve bir ayı geçkin, Emperyalların besleyip, silahlandırdığı IŞİD, Kobane’de yarattığı dıram, tüm dünyanın gözleri önünde ceryan ediyor.

Neden Kobane hedefte?

Öncelikle belirtmek gerekir ki,  şehirleri iki saatta işgal edip insanların kafasını kesip, kestikleri kafalarla top oynayacak kadar insanlıktan çıkmış emperyal destekli IŞİD çetesine karşı bir aydır verilen direnişin zaferidir Kobani.

Kürtler orda yeni bir yaşam sistemi kurdular: Rojava ve Kobani’nin toplumsal sözleşmesinde: “Kürt, Süryani, Ermeni, Arap, Çeçen, Türkmen, Müslüman, Hıristiyan, … ve Ezidi’nin ortak yönetimidir” diyor. Yani, Ortadoğu’da tüm halkların birlikte kardeşçe yaşıyacağı demokratik bir sistem kurdular.

Kurulan bu ekonomi, tüketim değil geçimlik (orda yaşayan halkların ihtiyaçlarına göre) ekonomi üzerine uğraş verirler. Bu ekonomik modelinin temellerinde ekolojik oluşudur. O toprak parçasında yaşıyanlar kendi ihtiyaçlarını kendileri belirler. Güvenlerini kendileri sağlar. Ekonomi tekelleşmeyi, iktidarlaşmayı, merkezleşmeyi esas almaz. Ekonomik ihtiyacın doğrudan teminidir. Orada yaşayan “gemisini yürüten kaptan” yerine bütün topluma aittir. Bu model cinsiyet eşitsizliğe karşıdır. Kadın yaşamın her alanında, kotaya göre değil, erkekle eşit haklara sahip ve her alanda görev alır. Kurumların başında biri erkek ve biri de kadın bulunur. Eşbaşkan sistemi. Bu modelin adı: Kominal Ekonomidir.

İşin ana fikri: ABD, Emperyal devletler ve Türkiye bu modelin Ortadoğu’ya yerleşmesini istemiyorlar. Bu yüzdendir Kobane’nin dört tarafı sarılmış durumda. Para babaları fazla kazanmak için, nasılki, kömür ocaklarında yaşam odalarını yapmıyorlarsa; Türkiye’de Kobane için yaşam koridorunu açmıyor. Gaye bu sistemi boğmaktır. Şayet bu sistem, Türkiye ve Ortadoğu’ya yerleşirse, Kürdistan’daki petrol başta olmak üzere tüm zenginlik kaynakları kolayca sömürülemeyecek.

Dünyanbın büyük güçleri, “Biz çıkarımıza bakalım”, güdüsüyle, öncelikli olan petrol sahalarını savunmakla meşguller. Dostlar pazarda görsün misali bazen IŞİD mevzilerine bomba atıyorlar. Yoksa, 50’den fazla ülke koalisyon kurdu. Bunların hava savunma güçleri bir çeteyi, 1-2 günde yok etme gücü yok mu, güldürmeyin insanı?

Halk neden sokağa çıktı?

Bir-Kobani’nın üç tarafı IŞİD çetesiyle, bir tarafı da AKP eliyle kapatılmıştı. Kobani’de binlerce halk katliamla karşı karşıyadı.

İki- Van’da polis “Yaşasın IŞİD” diye bağırıyordu.

Üç- Erdoğan yaptığı konuşmada “Bugün yarın Kobani düşecek. Öbür gün Haseke’de, Arfin’de olacak”diyerek, IŞİD’la yaptığı anlaşmayı deşifre ediyordu. Çünkü hükümet yandaşları ve paydaşlarının zihin dehlizlerinde IŞİD’la akrabalığı sağlandı. IŞİD’e kullandırılan mescidler, camilerde, dini kurslarla duygudaşlık yaratıldı.

Dört- Kırk kişi öldürüldü. Bini aşkın kişi gözaltında, yüzlercesı da cezaevinde.

Beş- Erdoğan, Gazi direnişindekilere “Çapulcu” demişti. Şimdide, “vandallar”, “3-5 sokak serserisinin karşısında boyun eğecek değiliz” demişti. Tüm ülkede sokağa çıkan milyonlarca insana “serseri”, “vandal” diye tanımlamıştı.

Altı- Başbakan Davutoğlu, “Gereği yapılacaktır”. “İşte Bingöl’de bedelini ödediler.” Demişti. Demek ki, infazlar bilgisi dahilinde yapılmıştı.

Yedi- Çok eskide Erdoğan, “Nijerya’da bile bir Kürt oluşumu olsa, onada karşı çıkarız” demişti. Yani başında ki, Rojava, Kobane’de oluşacak demokratik bir örgütlenmeye tahammül edemiyor. Elinde gelse, tüm dünyadaki Kürtleri bir kaşık suda boğacak.

Sekiz- Kürtler örgütlendikçe, hele Rojava devrimiyle Ortadoğu’ya ve dünyaya model olmak için, ortaya çıktıkça, Erdoğan çileden çıkıyor. Cumhurbaşkanı olduğunu unutuyor, ağzına geleni söylüyor. Kobane’de katliam olmasın diye, Tüm Türkiye’de sokağa çıkanlara “Bu alçaklar, bu teröristlerin kimler ve neye saldırdığına iyi bakın. Kürt kardeşlerime, baş örtülü inançlı Kürt kardeşlerime saldırıyorlar” diyor. Oysaki, bir aydır hiç bir yerde başörtü sorunu gündeme getirilmemişti. İncilere devam ediyor: “Ordumuz güçlü, emniyet birimlerimiz dikkatli, istibarat teşkılatımız organize. Hesap soracağız” diyerek halka tehditde bulunuyordu.

Sokağa çıkıp, demokratik hakkını kullananlara hükümet yetkilileri, “kurşunlayın, kesin, biçin. Bu böyle kalkanla falan olmaz, polise yeni yetkiler vereceğiz” diyorlar.

İktidara gelmek, yokuş aşağı düşmeye başlamak olduğunu da bilen yok hükümet cenahında…

Dokuz- Hükümet yetkililerin kullandıkları dil ile ölen insanlara değil, zarar gören kamu mallarının belirtmelerinin dehşet verici bir şey olduğuna vurgu yapan kişiler, halkı linç girişimine teşvik ediyorlardı.

On- Erdoğan Rşze’de yaptığı konuşmada: “Kobane’nin, Ankara’yla, İstanbul’la, Diyarbakır’la,… ve Surç’la ne alakası var?”diyor. Sayın Erdoğan, Suriye’nin, Kosova’nın, Gazze’nin,Kıbrıs’ın, …. ve Musul’un Türkiye ile ne alakası varsa; saydıklarının Kürtlerle o derece alakalıdır. Saydıkların, soydaşların sadece, bunlar da amca, dayı, hala,… emmı çocuklarıdır…..

Sayın Erdoğan, bir zaman Rusya gezinisde, bir işçi size Kürt sorununu sormuştu. Sizler cevaben: “Siz Kürt sorunu yok derseniz, yok olur” demiştiniz. Dünyanın başına bela olan şu IŞİD çetesine yok derseniz, yok olur mu?

Sayın Erdoğan, sanırım 2-3 yıl önceydi. Bir konuşmanızda “Polisimiz yaşlı, kadın, çocuk demeden gerğini yapacaktır” demiştiniz. Ondan bir hafta sonra polis Amed (Diyarbakır)’de dördü çocuk olmak üzere on kişiyi öldürmüştü. Bugünlerde polise yeni yetkiler verilecekmiş. Bir vatandaş yasal tepkisini dile getirmek isterse bile taranacak, hakim kararı olmaksızın “ sen ilerde suç işleyecek tipdesin, şüphelisin” diye 24 saat gözaltına alınacakmış. AKP yetkilileri, Kürtlere ve Türkiye toplumuna hakaret yağdırmakla, isyanı ve şiddeti teşvik ediyorlar.

AKP bir yanda yukarda değindiğim şekilde davranacak, Kobane’ya ve Rojava’ya karşı soykırm ve tasfiye siyasetini yürütecek, diğer taraftan Türkiye’de Kürt sorununu çözecek. Adama demezler mi haydi sende?

Türkiye’nin bir çok ilinde ve dünyada iyi insanların kalbi Kobani’de attı. Kobane için sokaklara çıktılar. Bir çok değer hala yaşıyor yeryüzünde. Buna dayanarak bir geleceğimiz var ve henüz her şey bitmedi diyebiliriz. Bağnazlığın ve tutuculuğun, çıkarın kör ve sağır ettiği zihinsel kirlenmeye rağmen halklar evrensel ahlaka sahip çıktılar. Bundan sonra, Kobani düşerse bile, kendini tarihe altın harflarla yazdırdı.

Son olarak demek isterim ki, güneşin doğuşunu en iyi Kobane’den doğacağını  gördükleri için, gençler Kobane’ye sahip çıkıyorlar.

elbistanliali@fsmail.net

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Şevin Özdenin tutuklanması Alevi gençliğine saldırıdır!

AHA Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe, Şevin Özden'in tutuklanmasının Alevi gençliğine yönelik bir saldırı olduğunu belirterek, bu durumun demokratik mücadelenin baskı altına alınması anlamına geldiğini ifade etti. Özden'in gözaltına alınmasının hukuksuz olduğunu vurg

CHPde cemevi protestosu sonrası 63 üye askıya alındı

CHP İstanbul İl Başkanlığı, Garip Dede Cemevi'nde Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik protesto sonrası 63 üyenin üyeliklerini tedbiren askıya aldı. İl Başkanı Gürsel Tekin, bu durumun inanç mekânlarına saygısızlık olduğunu belirterek, cemevlerinin siyasi hesaplaşmalara a

Sivas Katliamında hayatını kaybedenler anıldı

Almanya Federal Meclisi, Sivas Katliamı'nın 33. yıl dönümünde anma etkinliği düzenleyerek, katliamda hayatını kaybedenleri andı ve faillerinin Almanya'da serbest yaşamalarının hukuki sorumlulukları gündeme getirdi. Etkinlikte, adalet arayışının önemi ve ce

Bayram Balcı, özgür basın mücadelesinde unutulmayacak!

Gazeteci Bayram Balcı, Belçika'da kanser tedavisi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Özgür basın mücadelesinin önemli isimlerinden biri olan Balcı, 27 Haziran 2026'da Ankara'da toprağa verilecek.
spot_img