Ana SayfaGüncel HaberlerNeşet Ertaş’ın Aleviliği

Neşet Ertaş’ın Aleviliği

Ali KENANOĞLU 

Büyük Ozan Abdal geleneğinin gelmiş geçmiş en önemli temsilcisi Neşet Ertaş hakka yürüdü. Bedeni toprağa, canı devre (reenkarnasyon) yolcu edildi. Birçok kimse Neşet Ertaş’ın Aleviliğinden haberdar değildi, Ozanın naaşının nereden kaldırılacağı konuşulduğu ortamda bulunan  Kültür Dernekleri Başkanı Engin Güdük’ün. “…..74 yıl Alevi olarak yaşadı, Alevi olarak yolcu edilmelidir” çıkışı olmasaydı belki de bu tartışma hiç olmayacak ve birçok kimse büyük üstadın Alevi olduğunu bilmeyecekti.

Konu haber olup tartışılmaya başlanınca birçok kişi şaşkınlığını gizlemedi hatta “Hayır, olmaz, Alevi değildi” diyenler oldu. Büyük üstada “Aleviliği yakıştırmadılar” oysa bilmedikleri çok şey vardı. Bu çok şeylerin başında da Neşet Ertaş üstad ve onun gibi nice büyük ozanların beslendiği bir kaynak vardı, onları sanata, edebiyata, saza, söze yönelten Aleviliğin ta kendisiydi. Neşet Ertaş da babası Muharrem Ertaş gibi Alevi’ydi. Aleviliğe mensup “Abdallar” diye tanımlanan bir topluluğa aitti.

Neşet Baba, Aleviliğini öne çıkartan ve bu davayı güden birisi değildi. Çünkü o zaten “garip”di ve sırtında zaten taşımakta zorlandığı fazla sayıda yük vardı. Neşet Baba’nın bir de Alevilik gibi hayli sıkıntılı ve sorun yaratan bir yükü taşıması mümkün değildi. Bu nedenle de Neşet Baba Aleviliğini pek gündeme getirmezdi, ancak Aleviliğini inkar eden birisi de değildi. Neşet Baba’nın bu tavrını anlamak için Aleviliğin yükünü bilmek gerekir.

“Neşet Ertaş Alevidir ve cemevinden yolcu edilmelidir” dediğimizde çok tuhaf tepkilerle karşılaştık. Bize “Neşet Ertaş Alevi  değildir, ailesi karar verir, vasiyeti var mı, kendisi Alevilikten bahsetmezdi ki,  Alevi kurumları yaşarken sahip çıktılar mı, cemevinden yolcu edilsin diyerek ayrımcılık yapıyorsunuz, Neşet Ertaş’ın cenazesi üzerinden siyaset yapıyorsunuz” gibi akla ziyan tepkiler geldi.

Eyy akla ziyanlar ben de sizlere soruyorum;

1- Neşet Ertaş Alevi’dir ve yaşamı boyunca camide ibadet etmemiştir. Şimdi onu camiden yolcu ederek sevap mı işlediniz, kendi imanınızı mı kurtardınız yoksa Neşet Baba’yı imana(!) mı getirdiniz?

2- Kişilerin özel vasiyetleri yoksa yaşamları onların nasıl yolcu edileceğine işaret eder, aileler genel olarak baskı ve kaygılarla doğru karar veremiyorlar. Kişi Sünni çocukları ise Hristiyan ya da Alevi olmuşsa o zaman o kişiyi ailenin inisiyatifine mi bırakmak gerekir? Hele de halka mal olmuş kişileri.

3- Neşet Baba’dan cemevi için vasiyet var mı diyenler, Sünni bir kişi öldüğünce camiye götürmek için vasiyetini soruyor musunuz?

4- Neşet Baba Aleviliği ile bilinmezdi diyenler, her Alevi’nin illa  kimliğini her ortamda haykırması mı gerekir? Sürekli “Ben Alevi’yim” demesi mi gerekir? Sünniler böyle mi yapıyor?

5-  Alevi kurumları – Aleviler, Neşet Baba’ya sahip çıkmıştır – çıkmamıştır. Kaldı ki bu doğru da değildir. Sizin sahip çıkmaktan anladığınıza bağlı bir durumdur. Bu ayrı bir tartışmadır. Ne yani Aleviler sahip çıkmıyor diye camiye mi götürmek gerekir? Sünniler için de bunu yapıyor musunuz?

6- Neşet Baba cemevinden yolcu edilmelidir dediğimizde bize ayrımcılık yaptığımızı söyleyenler, vicdanlı olun! Alevi birisini camiye götürenler değil de biz mi ayrımcı oluyoruz? Biz hangi Sünniyi camiden alıp cemevine getirdik?

7- Siyaset yaptığımızı söyleyenler, cenaze törenini izlediyseniz siyasetin kimin yaptığını görmüşsünüzdür; reklam panosuna dönüştürülmüş tabutla ve siyasi konuşmalarla uğurlanmayı…

8- Aleviler de Müslüman’dır, o nedenle de ibadethaneleri camidir, cemevi diye bir ibadethane yoktur diyenlerin ise en yakın rehabilitasyon merkezine uğrayıp tedavi olmalarını tavsiye ederim.

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Gülistan Doku dosyasının çağrıştırdıkları

Birileri abartılı olarak görebilir, komplo teorisi olarak değerlendirebilir. Fakat Türk özel...

Dersim Tertelesi’nin 89. yılı unutulmamalı!

Avrupa Alevi Kadınlar Birliği, Dersim Tertelesi’nin 89. yılı dolayısıyla yayımladığı anma mesajında, bu acı olayın unutulmaması ve toplumsal hafızanın korunması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, inkâr politikalarına karşı durulması ve benzer acıların yaşanmaması için kamuoy

Kadın cinayetleri ve kayıplar sistematik bir örtbas mı?

Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) ve Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB), Gülistan Doku'nun kayboluşunu sistematik bir şiddet ve örtbas düzeninin parçası olarak değerlendirerek, Türkiye'deki kadın cinayetlerinin de benzer şekilde gizlendiğini vurguladı. Açıklamada

Kabun köylüleri: Paraşüt pistine Gülistan Doku ismi!

Dersim'in Kabun köylüleri, paraşüt pistinin Tuncay Sonel yerine Gülistan Doku'nun ismiyle anılmasını talep ediyor. Köylüler, Sonel'in geçmişteki sorumluluklarına dikkat çekerek, adalet ve hak arayışlarının önemine vurgu yapıyor.
spot_img