Alevi Gazetesi – Almanya’nın Neumünster kentinde bulunan Neumünster Cemevi, her perşembe günü Alevi inancının önemli ritüellerinden biri olan Çerağ (Delil) Uyandırma erkânı için canları bir araya getiriyor. Cemevi yönetimi, tüm canları perşembe günleri saat 17.00’de cemevine davet etti.
Duyuruda, çerağın karanlıktan aydınlığa yönelişinin, Hak ve hakikat ışığını, gönül birliğini simgelediği ifade edildi. Buluşmaların, canların inançlarını yaşatmalarına ve toplumsal dayanışmalarını güçlendirmelerine vesile olması amaçlanıyor.
Neumünster Cemevi, çerağı yalnızca fiziksel bir aydınlanma değil, aynı zamanda insanın gönlünde ve bilincinde hakikatin ışığını uyandırmanın simgesi olarak tanımladı. Cemevi, bu buluşmaların Alevi inancının insan merkezli öğretisinin ve toplumsal birlik anlayışının önemli bir parçası olduğunu belirtti.
Her perşembe günü düzenlenecek olan Çerağ Uyandırma erkânı, tüm canların katılımına açık olacak. Cemevi, bu etkinliklerle birlik ve dirliğin güçlendirilmesini hedefliyor.
Sırada ne var: Buluşmaların, canların inançlarını yaşatmalarına ve toplumsal dayanışmalarını güçlendirmelerine vesile olması amaçlanıyor.
Can — Nişanyan’ın etimolojik sözlüğüne göre “can” kelimesi, “yaşam” anlamına gelen Farsça jān sözcüğünden gelir ve bu da, “ruh” anlamına gelen Sanskritçe vyāna sözcüğünden türetilmiştir. Türk ve Fars tasavvuf edebiyatında can kavramı, Kur’an kaynaklı Arapça ruh kavramına ek olarak, “bedene canlılık kazandıran unsur”u adlandırmak için kullanılmıştır (Uzun 1993). Divan edebiyatında can, etten ve deriden oluşan maddi bedene yaşam veren, görünmez ve maddesel olmayan bir unsur olarak kabul edilir. Bu şiirlerde can, aynı zamanda sevgiliden sevgiliye “Ey can” hitabında olduğu gibi aşk duygusunu da besleyen bir bileşen olarak görülür. Tasavvuf terminolojisinde, örneğin Mevlana’nın Mesnevi‘sinde, insanın doğumla birlikte ortaya çıkan ve ilahi kökenini nübüvvet nurunda bulan ebedi ruhunu tanımlamak için de kullanılmıştır. Sufi eserlerde can kelimesi zaman zaman Allah, Peygamber Muhammed, sufi şeyhi ya da melekleri ifade etmek için de kullanılmıştır. Bu nedenle Mevlevi ve Bektaşi tarikatı dervişleri birbirlerine hitap ederken bazen bu terimi kullanmışlardır. Günlük yaşamda ise Türkçedeki can kelimesi oldukça yaygın bir biçimde kullanılır: canlı (“yaşayan, hayat dolu”) sözcüğünde ya da sevgi ifadesi olarak kullanılan canım (“canım, hayatım”) gibi.