Ana Sayfa Blog Sayfa 1021

Emek ve Özgürlük İttifakı bileşeni kadınlar toplantı yaptı

Emek ve Özgürlük İttifakı bileşeni kadınlar, HDP Genel Merkezi’nde bir araya geldi.

Emek ve Özgürlük İttifakı bileşenlerinin kadın yapıları, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Genel Merkez’de biraraya geldi. Emekçi Hareket Partisi (EHP), Emek Partisi (EMEP), HDP, Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF), Türkiye İşçi Partisi (TİP) ve Toplumsal Özgürlük Partisi’nde (TÖP) yer alan kadınlar, HDP Genel Merkezi’nde bir araya gelerek, toplantı gerçekleştirdi. Basına kapalı gerçekleşen toplantıda, Emek ve Özgürlük İttifakı’nın seçim stratejisi, kadınların seçimde izleyeceği yol ve kadın politikası başlıkları tartışıldı.

HABER MERKEZİ

 

#Emek #Özgürlük #İttifakı #bileşeni #kadınlar #toplantı #yaptı

Muğla’da 5,4 şiddetinde deprem

Muğla’nın Seydikemer ilçesinde 5,4 şiddetinde deprem meydana geldi

Muğla’nın Seydikemer ilçesinde, 5,4 şiddetinde deprem meydana geldi. Deprem, Muğla, Antalya, Konya Denizli, Aydın, İzmir gibi birçok farklı kentten de hissedildi.

AFAD, depremin merkez üssünün Seydikemer ilçesi, şiddetini ise 5,4 olarak açıkladı.

Kandilli Rasathanesi ise, depremin şiddetini 5,7 olarak duyurdu.

MUĞLA

#Muğlada #şiddetinde #deprem

Agirî Barosu: Tutuklulara süngerli odada işkence uygulanıyor

Agirî Barosu, Patnos L Tipi Kapalı Cezaevi’ne dair hazırladıkları raporda tutuklulara süngerli odada şiddet uygulandığını açıkladı

Agirî Barosu Cezaevi ve İşkence Komisyonu, ziyaret ettiği Patnos L Tipi Kapalı Cezaevi’ne dair hazırladıkları yayınladı. Baronun resmi sitesinde paylaşılan raporda, tutukluların yaşadıkları hak ihlalleri sıralandı.

Raporda, yer verilen ihlaller şöyle sıralandı:

“*İçme suyunun içilebilir düzeyde olmadığı,

*Cezaevi yönetiminin keyfi uygulamaları

*Patnos L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda ‘Sünger Oda” tabir edilen bir odanın olduğu, bahse konu odada cezaevinde yaşanan en ufak bir sorunda mahkumların o odaya götürüldüğü, sonrasında mahkumlara infaz koruma memurları tarafından fiziksel şiddet uygulandığı,

*Yemeklerin çok az verildiği ve kalitesinin düşük olduğu, ayrıca 3 çeşit olan akşam öğünün 2 çeşide düşürüldüğü,

*Kantin ürünlerinin fahiş nitelikte pahalı olduğu ve istenilen malzemelerin temin edilmediği,

*Sosyal aktivitelere izin verilmediği, Adalet Bakanlığı’nın izin vermediği gerekçesi gösterilerek reddedildiği,

*Cezaevi yönetimi ve cezaevi savcısının görüşme taleplerine cevap vermediklerini, Cumhuriyet Başsavcılıklarına, Adalet Bakanlığı ve diğer resmi kurumlara gönderilen dilekçelere geç cevap verildiği, bazen de hiç cevap verilmediğini,

*Görüntülü iletişim için mahpusların odalarında kamera sistemi kurulduğu ve ancak bazı adli mahpus odalarında bu iletişim hakkı kullanılmaya başlanmasına rağmen örgütlü suçlardan yargılanan mahpuslara odalarda bu hakkın halen verilmediği, örgütlü suçlardan yargılanan kişilere ayırımcı politika izlenerek bu hak verilmediği,

*Cezaevi dışından gönderilen iç çamaşırı, çorap ve kırtasiye malzemeleri gibi eşyaların kantinde satılmasından dolayı kendilerine verilmediği, kantinde satılan bu malzemelerin ise kalitesiz olduğu, Kargo ile gönderilen giysilerin haksız bir sayı sınırı olduğu, örneğin iki kazaktan fazla verilmediği,

*Cezaevi elektriklerinin işletme statüsünde olmasından dolayı faturaların çok fahiş geldiği, bu duruma yönelik adalet Bakanlığı’na gönderilen dilekçenin cezaevi yazısında düzenleme yapılacağı belirtilmişse de herhangi bir düzenlemenin yapılmadığı,

*Oda aramalarının çok sık ve vakitsiz yapıldığı keyfi, şiddet ve cebre varan oda aramalarının amacı dışına çıktığı, odaların darmadağınık hale getirildiği ve bütün eşyaların her tarafa saçıldığı, cezaevi tarafından verilen kitaplara ve defterlere el konulduğu, bu duruma tepki gösterildiğine keyfi disiplin cezalarının verildiği,

*İnfazının bitimine 1 yılın altına düşen mahpusların ilçe cezaevine gönderilmediği

*Yemeklerin kötü olduğu ve aynı zamanda miktarının çok az olması sebebiyle doyurucu olmadığı,

*Mahpusların oda değişim taleplerine olumlu veya olumsuz herhangi bir dönüş yapılmadığı, mahpusların idareye yazdıkları dilekçelerin kaybedildiği, işleme alınmadığı, resmi bilgilendirmelerin cezaevi yönetimi tarafından yapılmadığı, yapılan bilgilendirmelerin ise sözlü yapıldığını,

*Sosyal ve kültürel etkinliklerin yapılmadığı, tv kanallarının sayısının çok az olduğu ve kanalların idare tarafından belirlendiği ve gazete, dergilerin mahpuslara verilmediği, Yeni Yaşam ve Evrensel gibi muhalif gazetelerinin kendilerine verilmediği,

*Ortak etkinliklerin hala yapılmadığı, sadece futbol için 15 günde bir sahaya çıkmaya izin verildiği,

*Kargo ile gönderilen giysilere sınırlama getirildiği ve bu durumun mahpusları zorladığı,

*Koğuşlarda mahpuslar tarafından satın alınmış temel temizlik malzemeleri olan çekpas, leğen ve su kovalarının kış ayından beri toplatıldığı defalarca istemelerine rağmen firar için kullanılabilir gerekçesiyle henüz geri verilmediği,

*Suyun pis kokulu ve kirli olduğu, mahpuslarda sağlık sorunlarına neden olduğu, bu nedenle mahpusların içme suyunu kantinden satın aldıkları, bu durumun maddi olarak mahpusları zorladığı, yine yıkanmak için sıcak suyun 20 kişilik koğuşlarda 2 günde 1 saatliğine verildiği ve bunun mahpusların ihtiyacını hiçbir şekilde karşılamadığı.”

Kaynak: MA

#Agirî #Barosu #Tutuklulara #süngerli #odada #işkence #uygulanıyor

HADEP’li Tanış ve Deniz için açıklama: Failleri bulunsun

Gözaltında kaybettirilen HADEP Başkanı Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz Silopiya’da anıldı. Anmada faillerin açığa çıkarılması çağrısı yapıldı.

Şirnex’in Silopiya ilçesinde 25 Ocak 2001 yılında gözaltına alındıktan sonra bir daha kendilerinden haber alınmayan HADEP ilçe Başkanı Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz katledilişlerinin 22’nci yılında Halkların Demokratik Partisi (HDP) ilçe Örgütü tarafından ilçe binasında anıldı

Açıklamada basın metni HDP Silopiya ilçe Eşbaşkanı Asuman Külter,  okudu.

Geri adım atmayacağız

Külter, failler bulunana kadar mücadele edeceklerini söyleyerek, “Aradan geçen 22 yılda, bizler Serdar’ların Ebubekir’lerin yoldaşları olarak onların bize bıraktığı onurlu mücadeleden bir adım dahi geri atmadık, bu onurlu mücadeleyi sırtlayan milyonlar olduk. Milyonlarca Serdar ve milyonlarca Ebubekir olduk. Herkes bilmelidir ki; bizler, 22 yıl önce gözaltında kaybettirilen yoldaşlarımız gibi demokrasi, barış ve özgürlük mücadelesini savunmaktan asla vazgeçmeyecek ve bir adım dahi geri atmayacağız” dedi.

Diz çökmedik

Daha sonra konuşan HDP Şirnex Milletvekili Hüseyin Kaçmaz, 22 yıldır faillerin korunduğunu söyleyerek, “Ailelerinin gidip ziyaret edebilecekleri bir mezarları yok. Bu kişilerin sadece Serdar ve Ebubekir’i katletmediklerini biliyoruz. Yüzlerce insan bu şekilde katledildi. Ama biz onların mücadelesinin takipçisiyiz. Bugün yüzlerce Serdar ve Ebubekir bu bayrağı devralarak meydanlarda direniyor. Bu ailelerimiz yıllardır çocuklarının kemiklerini bulmak için mücadele ediyorlar. Ancak katiller her zamanki gibi korunuyor. Bu katliamı yapanlar korundu, yargılanmadı. Katilleri herkes biliyor. Ama bugün binlerce kişi Ebubekir’in ve Serdar’ın bayrağını devralmış. Öldürmekle bize diz çöktürmeye çalıştılar ama biz diz çökmedik ve onların davasını bıraktıkları yerden sürdürüyoruz” diye konuştu.

ŞİRNEX

 

#HADEPli #Tanış #Deniz #için #açıklama #Failleri #bulunsun

‘Kobanê’ filmi TV’de ilk kez yayınlanıyor

IŞİD’e karşı verilen 134 günlük direnişi konu alan ‘Kobanê’ televizyonda ilk kez yayınlanacak

Kuzey ve Doğu Suriye’nin Kobanê kentinde IŞİD’e karşı 134 gün süren direnişin anlatıldığı “Kobanê” filmi televizyonda ilk kez yayınlanıyor. Kobanê direnişin yıl dönümüne atfen yarın saat 21.00’da Ronahi TV’de, saat 20.00’de ise Stêrk TV’de yayınlanacak film yaklaşık iki buçuk saat sürüyor.

Direnişin yıl dönümünde TV’de

Daha önce Kuzey ve Doğu Suriye’nin Reqa, Tebqa, Qamişlo, Rimelan, Federe Kurdistan Bölgesi’nin Süleymaniye, Almanya’nın başkenti Berlin, Dresden, Kiel, Koln, Mannheim, Essen, Saarbrucken, Bochum, Leverkusen şehirleri ile Fransa’nın Marsilya şehirlerinde gösterime giren film, Kobanê’in özgürleştirildiği gün olan 26 Ocak’ta TV’lerde gösterilecek.

Film, 27 Ocak’ta ise Türkçe alt yazılı olarak Medya Haber TV’de saat 20:00’de ve saat 21:00’de ise Jin TV ekranlarında izlenecek.

Hafta boyu gösterim

Kobanê filmi ilk defa bir hafta boyunca her gün (20-26 Eylül 2022 tarihleri arasında), Kobanê’deki Baqi Xido Kültür ve Sanat Merkezi’nden izleyiciyle buluştu. Film, 2014-2015 yıllarında IŞİD’in Suriye ve Irak’taki ilk yenilgisi olan Kobanê direnişini anlatıyor.

Rojava Film Komünü ve Kültür Sanat Hareketi’nin (TEV-ÇAND) çekimlerini üstlendiği filmin yönetmenliğini ise Özlem Yaşar yaptı.

HABER MERKEZİ

 

#Kobanê #filmi #TVde #ilk #kez #yayınlanıyor

2022’de en az 334 kadın katledildi, Bakanlık şiddette ‘sıfır tolerans’ dedi

HDP’li Sürücü’nün önergesine yanıt veren Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, kadına yönelik şiddetle mücadele çalışmalarının ‘sıfır tolerans’ ile sürdürüldüğünü iddia etti

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Riha Milletvekili Ayşe Sürücü’nün 3 Aralık 2022’de Karaköprü ilçesinde erkek kardeşi Yekta Hezer tarafından silahla katledilen İnşaat Mühendisleri Odası Riha Şube Yöneticisi Bahar Hezer’e (26) ilişkin, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık’a sunduğu soru önergesine yanıt verildi.

Bakanlık cevabında, artan kadın katliamlarına rağmen, “etkili çalışma yürüttüklerini” iddia etti.

Önergede, son 5 yılda kadın cinayeti işleyen kaç erkeğin ceza aldığı, bakanlık bünyesinde bugüne kadar kadına yönelik katliamların ve erkek şiddetinin önlenmesi ile ortadan kaldırılmasına dönük ne tür politikalar üretildiği sorulmuştu.

‘Çok yönlü ve bütüncül açlışıyoruz’ iddiası

Önergeye cevap veren Aile ve Sosyal Hizmet Bakanlığı, kadına yönelik şiddetle mücadele çalışmalarının çok yönlü, bütüncül bir çalışma ve “sıfır tolerans” ile sürdürüldüğünü iddia etti. Toplumun tüm kesimlerinin önleme, koruma, cezalandırma ve politika boyutuyla sürecin içinde ortak kararlı bir şekilde yer almasının önemine değinen bakanlık, kadın cinayetlerinde ve kadına yönelik şiddet eylemlerinde cezaların artırılmasına yönelik tedbirler alındığını belirtti.

Türkiye’de kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında 2007 yılından bu yana düzenli olarak ulusal eylem planları hazırlandığını ve uygulandığını savunan bakanlık, ulusal eylem planlarının yanı sıra, 2016 yılından bu yana tüm illerde kadına yönelik şiddetle mücadelede eylem planlarını da yerelin ihtiyaçları ve özellikleri dikkate alınarak hazırlandığını ve uygulandığını iddia etti.

Bakanlık yanıtında, Türkiye genelinde 81 ilde bakanlığa bağlı 112 kadın konukevinde 2 bin 779 kapasite olmak üzere, toplam 149 kadın konukevinde 3 bin 624 kapasite ile hizmet verildiğini, ilçe düzeyinde sosyal hizmet müdahalesi ve takibini sağlamak üzere, kamu kurum ve kuruluşlarıyla işbirligi içinde hizmet sunmak amacıyla, 391 Sosyal Hizmet Merkezi bünyesinde şiddetle mücadele irtibat noktası oluşturulduğu öne sürdü.

Bahar Hezer’in katledilmesi olayına ilişkin sorulan soruya da yanıt veren bakanlık, soruşturma tamamlandığında 6284 sayılı kanun uyarınca davaya müdahil olunacağını belirtti.

Kadına yönelik şiddete karşı en kapsamlı sözleşme olan İStanbul Sözleşmesi’nden çekilen AKP iktidarı süresince kadına yönelik şiddet ve cinayetler artarken Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun açıkladığı rapora göre 2022 yılında 334 kadın erkekler tarafından katledildi, 245 kadın ise şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi.

ANKARA

#2022de #kadın #katledildi #Bakanlık #şiddette #sıfır #tolerans #dedi

Miçotakis’ten Erdoğan’a: Bir sabah acı gerçeğe uyanabilirler

Yunanistan Başbakanı Miçotakis, Erdoğan’ın ‘bir gece ansızın geliriz’ tehdidine ‘Bir gece ansızın gelmekle övünenler, bir sabah bir sabah acı gerçeğe uyanabilirler’ sözleri ile yanıt verdi

Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Bir gece ansızın gelebiliriz” tehdidine yanıt verdi.

ABD’li silah şirketi Lockheed Martin’den beşinci güncellenmiş F-16 Viper savaş uçaklarının teslimi nedeniyle Viotia bölgesinde bulunan Yunan Havacılık Endüstrisi tesisine giden Miçotakis “Bir gece ansızın gelmekle övünenler, bir sabah uyandıklarında kendilerini acı bir gerçeğin içinde bulabilirler” dedi.

Türkiye’nin, “uluslararası hukuk, Yunanistan’ın güçlenen silahlı kuvvetleri ve güçlü müttefikleri” sebebiyle geri adım atmak zorunda kalacağını söyleyen Miçotakis, Yunanistan’ın “açık tehditlere ve tüm övüngen kavgacı tavırlara karşı kararlı bir hazırlıkla yanıt verdiğini” söyledi.

Erdoğan 6 Eylül’de Yunansitan’ın Türk savaş uçaklarına radar kilidi atması sonrasında yaptığı açıklamada “Benim bu anlattıklarım bir rüya değil. Eğer bir gece ansızın gelebiliriz diyebiliyorsak, vakti saati geldiğinde bunu söyledim bir gece ansızın gelebiliriz” demişti.

DIŞ HABERLER

#Miçotakisten #Erdoğana #Bir #sabah #acı #gerçeğe #uyanabilirler

Ukrayna ordusu Soledar’dan çekildiklerini resmen doğruladı

Ukrayna ordusu, Donetsk bölgesindeki Soledar kentinin Rus güçlerin kontrolüne geçtiğini doğruladı

Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Doğu Birlikleri Grubu Sözcüsü Çerevatıy, AFP ajansına yaptığı açıklamada Ukraynalı askerlerin Soledar kentini Rus tarafına bıraktığını doğruladı.

Çerevatıy, “Birkaç ay süren zorlu çatışmaların ardından Ukrayna Silahlı Kuvvetleri önceden hazırlanmış mevzilere çekilmek üzere kenti terk etti” açıklamasında bulundu, fakat çekilmenin tarihleri ile ilgili bilgi vermedi.

Rusya Savunma Bakanlığı, 13 Ocak tarihinde Soledar’ın tamamen kontrol altına alındığını duyurmuştu. Bu tarihten iki gün önce ise Rus paramiliter Wagner Grubu kurucusu Yevgeniy Prigojin, askerlerinin kenti kontrol altına aldıklarını duyurmuştu.

Son olarak Donetsk Halk Cumhuriyeti (DHC) Bölgesel Savunma Karargahı 17 Ocak’ta Rus ordusunun Soledar’ı tamamen kontrol altına aldığını açıklamıştı.

Daha önce DHC Başkan Vekili Denis Puşilin, bu kentin kontrol altına alınmasının Rus güçlerinin Artyomovsk (Bahmut), Seversk, Slavyansk ve Kramatorsk yönündeki yolunu açacağını söylemişti. Rusya Savunma Bakanlığı ise Soledar’ın kontrolünün Artyomovsk’taki Ukrayna birliklerinin lojistik yollarının kesilmesini sağlamıştı.

DIŞ HABERLER

#Ukrayna #ordusu #Soledardan #çekildiklerini #resmen #doğruladı

Tecrit eylemlerine dair hak ihlalleri raporu yayınlandı

Tecride karşı yapılan eylemlerde yaşanan hak ihlalleri raporu açıklandı. Raporda eylemlerde kitlenin ablukaya alındığı, işkence ve kötü muamele ile gözaltıların yapıldığı belirtildi

Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD), Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubeleri, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerinde yürütülen tecrit politikasına karşı İzmir’de yapılan eylemlerde yaşanan hak ihlallerini raporlaştırdı. Kurumlar, İHD İzmir Şubesi’nde düzenlenen basın toplantısıyla “Tecrit eylemi hak ihlali raporu” başlıklı raporu paylaştı.

Raporu okuyan ÖHD İzmir Şubesi Eşbaşkanı Velat Zeren, PKK Lideri Abdullah Öcalan ve diğer tutuklular üzerinde mutlak iletişimsizlik haline bürünen tecrit uygulamasının bütün cezaevlerine yayıldığını söyledi. Zeren, tecridin sadece cezaevleri değil, aynı zamanda tüm toplum, hak ve temel özgürlükleri de hedef aldığını belirtti.

Eylemlere saldırılar

İzmir’de son 1 ayda 3 eylem ve etkinliğin valilik tarafından yasaklandığını anımsatan Zeren, 18 Aralık 2022 tarihinde eylemlerde kitlenin kolluk tarafından ablukaya alındığını, işkence ve diğer kötü muamele yasağına aykırı şekilde müdahale edildiğini, 42 kişi gözaltına alındığını belirtti.

Zeren “Bu kişilerden biri kalp krizi geçirmiş ve yoğun bakıma kaldırılmış, daha sonra anjiyo yapılmıştır. Bir kişi böbrek rahatsızlığı sebebiyle fenalaşmış, ambulansla hastaneye gönderilip kontrol altına alınmıştır. Bir kişi DBP İl binasına sıkılan biber gazı sebebiyle rahatsızlanmış ve hastaneye kaldırılmıştır. Yine 13 Ocak 2023 tarihinde HDP Çimentepe ilçe binası önünde yapılmak istenen basın açıklaması kolluk tarafından engellenmiş, kitle kolluk tarafından ablukaya alınmış, ilçe binası içerisine sıkıştırılmış ve 2 kişi gözaltına alınmıştır. En son 14 Ocak 2023 tarihinde HDP Karabağlar ilçe binası önünde yapılmak istenen basın açıklamasında da kitle, kolluk tarafından ablukaya alınmış ve eylemin yapılması engellenmiştir” dedi.

Raporda öne çıkan başlıklar şu şekilde:

* İzmir Valiliği’nin eylem etkinlik yasaklama kararı basın açıklamasına katılmak için gelen kişilere bildirilmemiştir.

*Anons aracından yapılan ‘Halka sesleniyoruz, burayı boşaltın, burada PKK’lı teröristler eylem yapacak’ şeklindeki konuşma ile basın açıklamasına katılmak için gelen kişiler kriminalize edilerek hedef gösterilmiştir. Bu şekilde provokasyon yapılmıştır.

* Eylem ve etkinliğe katılmak için gelen kişilerin yaşam hakkı tehlike altına girmiştir.

* Gözaltına alma işlemleri sırasında; ters kelepçe, yere yatırılıp sırtına basma, diz ile vurma, tekme atma, boğaz sıkma, hakaret etme vb şekilde işkence ve diğer kötü muamele uygulanmıştır.

* İşkence ve diğer kötü muamele sonucu rahatsızlanan kişiler için kolluk tarafından ambulans çağırılmamıştır.

* HDP Batman milletvekili Feleknas Uca polis yeleği giyen bir kişi tarafından birkaç defa sertçe itilmiş, Feleknas Uca konuşmak istediğinde ‘konuşmayın, hastalık bulaştıracaksınız’ denilerek aşağılayıcı ve küçük düşürücü muamele gösterilmiştir.

* Gazetecilerin ve gözlemcilerin hak ihlallerinin tespiti engellenmiştir.

* Alanda bulunan gözlemciler ve gazetecilerin faaliyetleri engellenmiş, gözaltına alınmaya çalışılmışlardır.

* Valilik yasağı, kolluk kuvvetleri tarafından verilen emirler ve uygulamaları sonucunda basın açıklamasına katılmak için gelen veya açıklamaya katılım sağlamayacak herkesin ifade ve düşünce özgürlüğü hakkı ihlal edilmiştir.”

HABER MERKEZİ

#Tecrit #eylemlerine #dair #hak #ihlalleri #raporu #yayınlandı

CHP ve İYİ Parti, anayasa değişikliği teklifine ‘hayır’ diyecek

Ortak önergeleri Anayasa Komisyonu’nda reddedilen CHP ve İYİ Parti, AKP’nin anayasa değişikliği teklifine Genel Kurul’da ‘hayır’ diyeceklerini açıkladı

AKP’li, MHP’li ve BBP’li 336 vekilin imzasıyla Meclise sunulan ve dün Anayasa Komisyonu’ndan geldiği şekliyle geçen anayasa değişikliği teklifi, Meclis Genel Kurulu’nda görüşülecek.

CHP ve İYİ Parti, Komisyondaki görüşmede, başörtüsü ve aileye dair düzenlemeler içeren söz konusu teklife ilişkin ortak önerge sunmuş, ancak bu önerge reddedilmişti. İki parti, teklife bu haliyle Genel Kurul’daki oylamada “hayır” diyeceklerini açıkladı.

HDP ise “Anayasaya uymayanlarla anayasa yapılmaz” diyerek komisyona katılmayacaklarını duyurmuştu.

Teklifin Meclis Genel Kurulu’nda kabul edilmesi için 400, referanduma götürülmesi içinse en az 360 milletvekilinin onayını alması gerekiyor. Bu teklif muhalefet milletvekillerinden destekleyen çıkmazsa ne yasalaşabilir ne de referanduma götürülebilir.

Anayasa değişikliğinin içeriği ortaya çıktığından itibaren kadın örgütleri, hukukçu grupları laikliğe aykırı, ayrımcılığı ve eşitsizliği derinleştiren, medeni hakları gasbeden bu teklifin amasız fakatsız tüm muhalefet partileri tarafından reddedilmesi çağrısıyla açıklamalar yapmıştı.

CHP ve İYİ Parti’nin reddedilen önergesinde, AKP’nin 24. maddeye dair değişiklik teklifindeki “dini inanç” ibaresinin çıkarılması isteniyordu. Ancak 41. maddedeki aile kurumunu düzenleyen ayrımcı teklife yönelik bir ifade yer almıyordu.

İki parti, 24. maddedeki “dini inancı sebebiyle başını örtmesi ve…” ibaresinin “başını örtmesi ya da örtmemesi de dahil olmak üzere“ şeklinde değiştirilmesini istiyordu. Gerekçe olarak, “dini inanç” ibaresine bağlı kalmaksızın tüm kadınların başını örtme ya da örtmeme özgürlüğünün anayasal güvence altına alınması gerektiği belirtilmişti.

24’üncü maddenin son cümlesinin de “Alınan veya verilen bir hizmetin gereği olan kıyafet söz konusu olduğunda ise devlet kadının başını örtmesini engellememek şartıyla gerekli tedbirleri alır” şeklinde değiştirilmesi istenmişti. Bu değişikliğe gerekçe olarak kamusal görevin gerektirdiği şekilde giyinme hususundaki tereddütlerin giderilmesi gerektiği gösterilmişti.

Cumhur İttifakı’nın teklifi, din ve vicdan hürriyetini düzenleyen 24’üncü madde ile aileyi düzenleyen 41’inci maddede değişiklik öngörüyor.

24. madde için verilen değişiklik teklifi şöyle:

“…Temel hak ve hürriyetlerin kullanılması ile kamu veya özel kesim tarafından sunulan mal ve hizmetlerden yararlanılması, hiçbir kadının başının örtülü veya açık olması şartına bağlanamaz. Hiçbir kadın; dinî inancı sebebiyle başını örtmesi ve tercih ettiği kıyafetinden dolayı eğitim ve öğrenim, çalışma, seçme, seçilme, siyasî faaliyette bulunma, kamu hizmetlerine girme ile diğer herhangi bir temel hak ve hürriyeti kullanmaktan ya da kamu veya özel kesim tarafından sunulan mal ve hizmetlerden yararlanmaktan hiçbir surette yoksun bırakılamaz. Bu nedenle kınanamaz, suçlanamaz ve herhangi bir ayrımcılığa tâbi tutulamaz. Alınan veya verilen bir hizmetin gereği olan kıyafet söz konusu olduğunda Devlet, ancak dinî inancı sebebiyle kadının başını örtmesini ve tercih ettiği kıyafetini hiçbir surette engellememek şartıyla gerekli tedbirleri alabilir.”

41. madde ise şöyle değiştirilmek isteniyor:

“Aile, Türk toplumunun temelidir. Evlilik birliği, ancak kadın ile erkeğin evlenmesiyle kurulabilir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar. Her çocuk, korunma ve bakımdan yararlanma, yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir. Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alır.”

ANKARA

#CHP #İYİ #Parti #anayasa #değişikliği #teklifine #hayır #diyecek