Ana Sayfa Blog Sayfa 1029

Tuncel: Krizden çıkmanın yolu Demokratik Cumhuriyet

Sebahat Tuncel, Türkiye’nin krizden çıkma yolunun Demokratik Cumhuriyet’ten geçtiğini söyleyerek ‘Türkiye’nin nasıl bir yöne gideceğini de Emek ve Özgürlük Cephesi belirleyecek’ dedi 

Tutuklu siyasetçi Sebahat Tuncel, güncel gelişmelere dair PİR Haber Ajansı’na değerlendirmelerde bulundu. Tuncel, Alevi toplumunun cemevleri etrafında örgütlenmesinin devleti korkuttuğunu ifade etti. Tuncel, seçim atmosferine ilişkin ise 6’lı masanın Kürt, Alevi, kadın, emek sorunu gibi alanlara ilişkin politikalarının muğlak olduğunu söyledi.

Devlet Alevi toplumunu tanımalı

AKP-MHP, Aleviler üzerinde yeni bir asimilasyon politikasını devreye koyduğunu söyleyen Tuncel, bunu yaparken de sözde, Alevilerin hak ve özgürlük talebine cevap veriyormuş gibi davrandığını söyledi. Alevilerin kendi inanışlarını geleceğe taşımada önlerinde büyük engeller olduğunu söyleyen Tuncel, “Devlet, Alevilere yönelik geliştirdiği katliam, asimilasyon, baskı politikaları ile yüzleşmeden, Alevi inancını tanımadan, sadece bazı ekonomik talepleri karşılayarak Alevi toplumunun özgürlük, eşitlik, demokrasi talebini karşılamış olmuyor. Alevilere eşit yurttaş olma, Alevi inancını ve kültürünü özgürce yaşama, dergah ve cemevlerinin yasal statüye kavuşması için yıllardır mücadele eden kurumların, Alevi örgütlerinin taleplerini kadükleştiriyor” dedi.

Kurultay büyük umut olmuştur

AKP-MHP iktidarının Alevi açılımının sadece seçim yatırımı olarak görülmemesi gerektiğinin altını çizen Tuncel, son yıllarda Alevi toplumunun gelişen örgütlülük gücünün yarattığı korku olduğunu söyledi. İktidarın Aleviler üzerinden geliştirmek istediği, yani asimilasyon politikasına karşı Alevi Kurumu ve kişilerin İstanbul’da Büyük Alevi Kurultayının toplanmış olmasını oldukça önemli olduğuna vurgu yapan Tuncel, “Bu kurultayın bir diğer önemi de ilk kez 7 Alevi çatı örgütünün bir arada olması ve ortak bir deklarasyona imza atmalarıdır. Bu hem kurultayın büyük bir moral ve coşkuyla geçmesine hem de Alevi toplumunda büyük bir coşku ve heyecana yol açmıştır” dedi.

Alevi örgütlerine büyük görev düşüyor

Mevcut Alevi örgütlerinin önemli bir mücadele deneyiminin oluştuğunu düşündüğünü söyleyen Tuncel, “Bu kritik dönemeçte Alevi örgütlerine büyük bir görev düşmektedir. Özellikle seçim sürecinde Alevilerin tutumu belirleyici olacaktır. İstanbul’da toplanan ve 7 Alevi çatı örgütünü birleştiren kurultayın süreklileştirilmesi halklarımızın, kadınların, gençlerin özgür geleceği için mücadeleyi yükseltmesi tarihsel bir sorumluluk olarak önlerinde durmaktadır diye konuştu.

AKP hem Kürt hem de Alevi karşıtıdır

Seçimde Kürtler kadar Alevilerin de belirleyici bir rol oynayacağını belirten Tuncel, 2023 seçimleri Türkiye’nin geleceği açısından kritik bir öneme sahip. AKP-MHP iktidarı 2. cumhuriyetin kurumsallaşması ve anayasal güvenceye kavuşması için her türlü yol ve yöntemi devreye koyacağı gerçeği herkes tarafından bilinmektedir. Tekçi, otoriter, milliyetçi, cinsiyetçi ‘tek adam rejimi’ olarak adlandırılan ucube sistemin kurumsallaşması tüm Türkiye halkları açısından ciddi bir tehlikedir. AKP sadece Kürt karşıtı değil aynı zamanda Alevi karşıtıdır, kadın karşıtıdır, emek karşıtıdır” dedi.

Seçimler önemli bir aşamadır

HDP’nin kapatılması, demokratik siyaset alanının ortadan kaldırılması için her türlü hukuksuzluğun devreye koyulduğunu söyleyen Tuncel, “Toplumun neredeyse yarısı iktidara göre terörist ilan edilmiştir. Anayasa, parlamento askıya alınmış, OHAL uygulamaları süreklileştirilmiştir. Bu toplumda büyük bir umutsuzluğa neden olmuş durumda. Bu durumu değiştirmek için seçimler önemli bir aşamadır. Tabii ki mafya düzenine dönüştürülen, her türlü hukuksuzluğun bizzat iktidar tarafından yapıldığı bir sistemi değiştirmek bir tercihten ziyade zorunluluk olarak önümüzde durmaktadır” diye konuştu.

Mesele Türkiye’deki rejim krizinin nasıl çözülecek

Mesele sadece Cumhurbaşkanlığı koltuğuna kimin oturacağı mesleesi olmadığına vurgu yapan Tuncel, “Mesele Türkiye’deki rejim krizinin nasıl çözüleceğidir. Mevcut iktidarın nasıl bir Türkiye yaratmaya çalıştığını 20 yıllık iktidar deneyiminden biliyoruz. Millet ittifakı veya bilinen adıyla 6’lı masanın da Türkiye’de yaşanan temel meselelere, yani Kürt sorunu, Alevi sorunu, kadın sorunu, emek sorunu gibi alanlara ilişkin politikaları ise muğlak. Kayyım politikalarına karşı HDP’nin kapatılmasına, Kürt kurumlarına, Kürt siyasetçilere yönelik hukuksuzluklara karşı ciddi itiraz üretmeyen, sorunu görmezden gelen yaklaşımları toplumda yeterince umut yaratmamalarına neden oluyor” dedi

Türkiye’nin bu krizden çıkma yolu Demokratik Cumhuriyet

Emek ve Özgürlük İttifakı’nın geliştirmeye çalıştığı demokratik siyaset, 3. çizgi çok daha anlam kazandığının altını çizen Tuncel son olarak şunları söyledi, “Türkiye’nin bu krizden çıkma yolu Demokratik Cumhuriyet’in inşasıdır. Türkiye’nin çok kimlikli, çok kültürlü, çok inançlı yapısını esas alacak, çoğulcu, demokratik, özgürlükçü, eşit yurttaşlığı, demokratik, laikliği esas alan, demokratik cumhuriyetin kuruluşunda Alevilerin de yer almasının önemli olduğunu düşünüyorum. Alevilerin siyasi parti tercihleri de çeşitlidir doğal olarak. Ama eşitlikten, özgürlükten, barıştan ve demokrasiden yana olan Alevilerin Emek ve Özgürlük Cephesinde veya onunla dayanışma içinde olması Türkiye’nin geleceği açısından önemli diye düşünüyorum. Türkiye’nin nasıl bir yöne gideceğini de Emek ve Özgürlük Cephesi belirleyecektir. Şimdi değişim ve özgürlük zamanı diyor herkese selam ve sevgilerimi sunuyorum.”

Kaynak: PİRHA

 

#Tuncel #Krizden #çıkmanın #yolu #Demokratik #Cumhuriyet

İran’da 3 gazeteci tutuklandı

İran’da gazeteciler Melika Haşimi, Saide Şefii ve Mehrnuş Zarii’nin gözaltına alındıktan sonra Evin Hapishanesine götürüldü.

İran’ın başkenti Tahran’da 2 gazeteci daha tutuklandı. Protestoların başladığı Eylül 2022’den bu yana tutuklanan gazeteci sayısı 79 oldu. İran’da kadın gazeteciler Melika Haşimi, Saide Şefii ve Mehrnuş Zarii gözaltına alındıktan sonra, Evin Hapishanesine götürüldü.

Evin hapishanesine götürüldüler

Jamaran haber sitesi Gazeteciler Birliği Sendikası’na dayandırdığı haberde üç kadın gazetecinin başkent Tahran’da gözaltına alındığını yazdı. Gazetecilerin Tahran’daki Evin Hapishanesi’nde tutulduğu belirtti. Gazete, Şefii’nin rejim aleyhine propaganda ve ulusal güvenliği tehditle suçlandığını kaydederken diğer 2 gazeteciye yöneltilen suçlamalara dair bilgi vermedi.

79 Gazeteci tutuklu

İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansına göre, ülkede geçen yıl Eylül’de başlayan Jîna Mahsa Amini gösterilerinden bu yana 79 gazeteci gözaltına alındı. Uluslararası Gazeteciler Federasyonu’nun (IFJ) raporuna göre ise son birkaç ayda geniş çaplı protestoların ardından 71’den fazla gazeteci gözaltına alındı. 33 gazeteci ise halen İran’da cezaevlerinde tutuluyor.

HABER MERKEZİ

 

#İranda #gazeteci #tutuklandı

İran’da 16 gence gözaltında işkence

İran’da insan hakları örgütleri, protestolara katıldıkları gerekçesiyle gözaltına alınan 8’i kadın 16 gencin işkenceye maruz kaldığını bildirdi

İran ve Rojhilat’ta geçtiğimiz Eylül ayında Jîna Emînî’nin ahlak polisleri tarafından katledilmesi sonrasında başlayan protestolarda hükümetin baskı, tutuklama, gözaltı politikalarına fişlenme de eklendi. Protestolara katıldıkları gerekçesi ile gözaltına alınanlara işkence edildiğine dair her gün belgeler ortaya çıkıyor.

“Urmiye Mahalle Gençliği” üyesi oldukları gerekçesiyle geçtiğimiz aylarda 25 genç hakkında dava açılmıştı. Aynı dava dosyası kapsamında 8’i kadın 16 genç hakkında daha dava açıldığı öğrenildi. 16 kişi tutuklanırken, aralarında 15 yaşında Samaneh Fathi isimli bir kız çocuğun da olduğu bildirildi. İnsan hakları örgütleri, 16 gencin ‘örgüt üyesi’ olarak tanımlandığını ve gözaltında işkenceye maruz bırakıldıklarını açıkladı.

NÛJINHA

#İranda #gence #gözaltında #işkence

Gazeteci Boran: Çözüm yok Misaki Milli’de ısrar var

Ankara ve Şam’ın  bir araya gelişini değerlendiren Gazeteci Zeynep Boran, Rusya’nın çıkarcı tavrı Suriye de yeni krizleri doğurduğunu Türkiye’nin ise amacının Misaki Milli ısrarı olduğunu söyledi

Türkiye ve Şam arasında 11 yılın ardından başlayan görüşmelerin yankıları sürürken, 28 Aralık 2022’de Moskova’da Türk Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı Hakan Fidan, Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu ve Suriye Savunma Bakanı Ali Mahmud Abbas, bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmenin ardından Türkiye destekli gruplar görüşmeye tepki gösterdi. Şubat ayında ise 2 ülkenin Dış İşleri Bakanı, Rusya garantörlüğünde görüşme yapılacağını belirtti.

Görüşmeleri değerlendiren gazeteci Zeynep Boran, havuz medyası ve bazı dış basın kaynaklarında Akarın görüşmelerin olumlu geçtiğini söylerken Suriye’de yayın yapan Şam rejimine yakın El Vatan gazetesi, Moskova’daki görüşmelerde Türk askerlerinin Suriye’nin kuzeyindeki topraklardan çekilmesi konusunda uzlaşmaya varıldığını iddia ettiğini söyledi.
Esad ve Dışişleri Bakanı Faysal Mikdad, İran Dışişleri Bakanı Hisên Emir Abdullahiyan’la yaptığı görüşmede, Türkiye ile ilişkilerinin normale dönmesinin şartının Suriye topraklarından çıkması olduğunu söylediğini aktaran benzer tepkilerin HTŞ gibi örgütlerden de gelmesi gelişmelerin olmadığının göstergesi olduğuna işaret etti.

Tavırlar ayrışmayı getiriyor

Ankara ile Şam arasındaki ilişkileri normalleştirme sürecinde tavırlar, ayrışmayı yansıttığını belirten Boran, “Bu çerçevede Türk devleti, bir kez daha Halep’te kontrol ettiği bölgelere takviye göndermeyi sürdürdü. Ayrıca İdlib’deki çatışmasızlık alanları içerisinde, Zaviye Dağı’na bağlı Balyun kasabasındaki kuvvetleri için bir üssün yakınında bir helikopter pisti kurdu. Eş zamanlı olarak HTŞ’nin Suriye’nin kuzeyindeki hareketliliği bir üst aşamaya çıktı. Edindiğimiz bilgilere göre Moskova görüşmesinden hemen sonra HTŞ lideri Ebu Muhhammed El Cevlani, Efrîn merkezine gelerek, Türk devleti ve Şam hükümeti arasında yapılan bu görüşmelere karşı olduğunu, Suriye hükümetiyle ‘uzlaşmayı düşünmediğini’ açık bir şekilde ortaya koydu” diye belirtti.

Çetelerden karşıt sesler

Türkiye’nin görüşmelerinin çetelerin kontrol ettiği yerlerde protesto edildiğini belirten Boran, “Gösterilerde, Türk devletinin Suriye muhalif grupları ve Suriye halkıyla yaptığı anlaşma ve dayanışmadan vazgeçme hakkına sahip olduğuna vurgu yapılsa da, ‘Bizlerle Suriye rejimi arasında bir uzlaşmayı dayatma veya Türkiye’deki Suriyeli mültecilerde dahil olmak üzere, Suriye konusunu Türk tarafların seçim öncesi kendi aralarında yatırım yaptıkları bir kart olarak kullanma hakları yoktur’ açıklamalarında bulunuldu” dedi.

İran’ın olumsuz tavrı

Şam hükümetinin en önemli müttefiklerinden olan İran, yaşanan gelişmeleri kendi lehine çevirmek için harekete geçtiğine işaret eden Boran, “Rusya’nın Ukrayna ile yaşadığı savaşta içine girmiş olduğu çıkmaz, İran rejiminin Suriye’deki konumunu güçlendirdi. Yapılan görüşmelere şüpheyle yaklaşan İran rejimi, özellikle Suriye içindeki etkisinin zayıflaması konusunda kaygı yaşamakta. Bu nedenle İran’ın Suriye’deki nüfuzundan taviz vermeyeceğini söylemek mümkün” dedi.

Kobanê saldırısına yol verecekler

Kendi denetimindeki bölgelerde derin bir ekonomik kriz yaşayan Şam hükümeti, girdiği kaos ortamından kurtulmak ve yine Kuzey Suriye’deki hakimiyetini güçlendirmek için Türkiye’nin teklifine sıcak bakabilme ihtimaline de değinen Boran, “Moskova görüşmelerinde olduğu gibi masada Türkiye’nin Suriye’den çıkma ve terör örgütlerinden desteğini çekme şartlarını dayatması bu çabaları sonuçsuz bırakacaktır. Aynı zamanda bu görüşmelerle Ruslar ve Şam hükümeti, Minbiç, Til Rifat gibi bölgeleri de içine alan bölgelerin kendilerine teslim edilmesi için Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi üzerinde baskı kuruyor. Bu amaçla da Türkiye’nin Kobanê’ye saldırmasına yol vereceğini söylemek mümkün” diye konuştu.

Rusya saldırılara yeşil ışık yaktı

Rusya’nın, Suriye konusunda da salt çıkarlarına göre hareket ettiğine vurgu yapan Boran, “Rusya bundan dolayı Türk devletinin Efrîn’i işgaline ve daha sonraki işgal saldırılarına yeşil ışık yaktı. Çetelerin İdlib’de yeniden konumlandırılmasında rol oynadı. Bunları yaparken de Türk devletini adım adım Şam hükümetine yakınlaştırma politikası yürüttü. Bu politikalarını 11 yıldan sonra Türk devleti ve Şam hükümeti arasında ilk üst düzey görüşmeyle bugünkü bilinen aşamaya getirdi. Son olarak da bu hafta içinde yapılan görüşmeler çerçevesinde, Rusya-Türkiye-Suriye üçlüsünün denetiminde Halep-Lazqiye M4 uluslararası yolunun açılması için hazırlıklara başlandı” dedi.

ABD’nin görüşmelere tavrı

Türkiye, Suriye ve Rusya arasında üçlü görüşmelere ilişkin ABD’nin tavrının olumsuz olduğunu belirten Boran, “ABD ve Uluslararası Koalisyon da son zamanlarda hareketliliğini arttırdı. ABD heyeti bölgeyi ziyaret ederek Türk devleti ve Rusya’ya uyarı mesajı gönderdi. Buna rağmen Rusya’nın ara buluculuğuyla Moskova’da en son yapılan 3’lü zirveyle beraber saldırı tehditlerini yineleyen Türk devleti, sınır hattı boyunca havadan ve karadan saldırılarını kesintisiz devam ettirmektedir” diye konuştu.

Daha önceki koalisyonlar sonuçsuz kaldı

Görüşmelere dair özerk yönetiminin tavrına da değinen Boran, “ Daha önce de Suriye’de kaos ve krizi çözümlemek için yapılan Astana görüşmeleri, Tahran zirvesi ve Adana mutabakatını yeniden hayata geçirme adımları sonuçsuz kalmış, mevcut kaos durumunu daha da çıkılmaz hale getirmişti. Ortadoğu’yu özelde de Suriye’yi kendileri için bir oyun sahası olarak gören hegemon güçler çıkarlarını esas alırken, bölge halkları açısından ele alınırsa halkın payına düşecek olan sıfırdır” dedi.

Hedefleri Misakı Milli

Türkiye’nin yaklaşımının çözüm odaklı olmadığına işaret eden Boran, “Türk devletinin asıl amacını geçtiğimiz hafta Erdoğan’ın danışmanı Yasin Aktay, “Halep’te durum düzeltilirse, Türkiye Suriye rejimiyle anlaşırsa – ki bence Türkiye’nin talep etmesi gereken şey budur – Halep Türkiye’nin kontrolüne verilmeli” sözleriyle aktardı. Kısacası sadece Aktay’ın değerlendirmesine bile bakacak olursak, Türk devletinin gerçek niyetini okumak mümkün. Bu niyet de, Rusya’nın ısrarla belirttiği ya da Esad’ın talep ettiği Suriye’nin toprak bütünlüğü veya işgal bölgelerinden çekilme yok. Aksine sadece Kürtlerin soykırımdan geçirilmesi temelinde Misak-ı Milli’deki ısrar var” dedi.

Haber: Müjdat Can / MA

 

 

#Gazeteci #Boran #Çözüm #yok #Misaki #Millide #ısrar #var

Hollanda cins hayvanları yasaklıyor

Hollanda’da hükümet, genetik bozukluklar nedeniyle ömür boyu acı çeken ‘cins’ hayvanlara sahip olmayı yasaklamaya hazırlanıyor

Hollanda’da hükümet, ‘cins’ hayvanlara sahip olmayı, reklamlarının çeşitli medya platformlarında yer almasını yasaklamaya hazırlanıyor.
Kulakları kıvrık, kısa bacaklı kediler ya da yassı bir yüze sahip köpekler gibi birçok hayvan, ‘sevimli’ ve ‘güzel’ görüntülerinin ardında yaşam boyu çeşitli hastalıklarla mücadele ediyor ve acı çekiyor.

Hollanda’da hükümet, özel olarak üretilen ve satılan bu hayvanları ülkede tamamen yasaklayacağını duyurdu.

Ülkenin Kültür, Doğa ve Gıda Kalitesi’nden sorumlu Bakanı Piet Adema yaptığı açıklamada, “Sırf ‘güzel’ ve ‘sevimli’ olduklarını düşündüğümüz için masum hayvanların hayatını acınası hale getiriyoruz” dedi. “İşte bu yüzden hiçbir evcil hayvanın görünüşünden dolayı acı çekmediği bir Hollanda’ya doğru büyük bir adım atıyoruz.” diyen Adema, bu hayvanların reklamlarda ya da sosyal medyada gösterilmesinin de yasaklanacağını söyledi.

Hollanda 2014 yılında sadece görünüşlerinden dolayı bu hayvanların üretilmesini yasaklamıştı.

Son duyurulan kararla birlikte hükümet, bu türlerin ithalatını ve ticaretini durdurmak için var olan yasal boşluğu kapatmaya çalışıyor.

Sosyal medyada ünlüler tarafından paylaşılması ‘talebi’ artırıyor

Özel olarak üretilen bu cins hayvanlar özellikle sosyal medyada ünlü olan kişiler arasında oldukça ‘popüler’. Sosyal medyada yüksek takipçili profiller tarafından sürekli paylaşılması da bu hayvanlara olan ‘talebi’ artırıyor.

Ömürlerinin sonuna kadar acı çekiyorlar

Her ne kadar çok sevimli görünseler bile bu hayvanların birçoğu doğuştan gelen genetik bozukluklar nedeniyle ömürlerinin sonuna kadar acı çekiyor.

Örneğin Fransız bulldogları ve King Charles Spaniel cinsi köpekler, yüz yapılarından kaynaklı özellikle solunum yolu hastalıklarından muzdaripler. Brakisefal ırklar olarak bilinen bu hayvanlar bununla birlikte görme bozukluğu, diz kapağı çıkığı, kulak enfeksiyonları gibi bir dizi hastalığa da sahip olabiliyor.

Kıvrık kulaklı Scottish Fold cinsi kediler de sahip oldukları genetik bozukluklardan kaynaklı hayat boyu eklem ve kıkırdak ağrıları çekiyor.

Hollanda’da bakanın açıkladığı yeni yasaya göre geçiş süreci olarak, evinde bu özelliklere sahip bir köpeği veya kedisi olan herkes, hayvanı ölene kadar bakmaya devam edebilecek. Adema, görüntüleri nedeniyle acı çeken hayvanların listesini çıkaracağını da söyledi.

DIŞ HABERLER

#Hollanda #cins #hayvanları #yasaklıyor

HDP seçim çalışmalarına başladı: AKP-MHP’nin saltanatını yıkacağız

HDP Şirnex’te seçim çalışmalarına başladı. Hazine yardımı blokesine karşı halkla dayanışma örgütleniyor

Halkların Demokratik Partisi’ne (HDP) yönelik kapatma davası devam ederken seçimlere kısa bir süre kala Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin, “hazine yardımı hesabına tedbir konulması” talebini görüşerek “geçici bloke” koydu. Hazine yardımına bloke konulmasına tepkiler sürerken, HDP tüm engellere rağmen çalışmalarını sürdürüyor. Botan’da gece gündüz mahallelerde ev ev gezerek yurttaşlarla bir araya gelen HDP’li kadın siyasetçiler, seçim hazırlıklarına başladı. Yerelde seçim startını veren kadın siyasetçiler, “AKP-MHP’nin saltanatını yıkmaya hazırız” dedi.

Bütçemiz yoktu ve halk bizimle birlikteydi

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Şirnex İl Eşbaşkanı Sabuha Akdağ, tasfiye politikaları ile sonuç alınamayacağını ifade ederek, seçim startını verdiklerini, Botan halkının iktidara gereken cevabı vereceğini belirtti.

Daha önceki yıllarda herhangi bir bütçelerinin olmadığını belirten Akdağ, “Bütçemiz yoktu ve halk bizimle birlikteydi, bizimle birlikte mücadele ediyordu. Halkımız ne maddi, ne de manevi anlamda partimizi hiç bir zaman yalnız bırakmadı. Halkımız her koşulda partisinin yanında olacağını belirtiyor. O nedenle bütçenin kesilmesiyle mücadelemiz engellenemez” diye belirtti.

Kredi çekeriz HDP’ye destek oluruz

Botan halkının tüm saldırılara karşı mücadeleyi büyüttüğünü belirten HDP Cizîr İlçe Eşbaşkanı Zilan Ecevit, ” HDP’nin izlediği 3’üncü Yol siyasetinin AKP iktidarını bitireceği aşikar olduğu için HDP’ye karşı bir saldırı yürütüyorlar. Aynı zamanda psikolojik yönden de saldırıyor ve özel savaş politikaları yürütülüyor. Çünkü Türkiye’nin kaderini HDP değiştirecek. Bu nedenle HDP’ye ve onun kurduğu ittifak bloğuna yönelik bir saldırı var. İstanbul mitingi herkese büyük bir moral verdi” ifadelerinde bulundu.

Ecevit,  hesapların bloke olduğundan sonra halkın tepkisinin olumlu olduğunu, halkın “gerekirse kredi çekeriz, gerekirse kıyafetimizi satarız, HDP’ye destek oluruz dediğini aktardı.

Bizim onurlu halkımız var

HDP Silopiya İlçe Eşbaşkanı Asuman Külter ise, kadınların bu sürecin öncüsü olduğunu aktararak, ” Partimizin bütçesi kesilmiş olabilir, keza 1990’lı yıllarda bütçemiz mi vardı? Bizim onurlu halkımız vardı. Onlara inanıyoruz. Ekonomik olarak biz kendimizi yöneteceğiz. Seçim çalışmalarına şimdiden başladık. Halkımızla birlikte AKP-MHP iktidarına karşı geri adım atmayacağız. Bütçemizin kesilmesi halkın öfkesini ve desteğini artırdı. Botan halkı AKP saltanatını yıkmaya hazırdır” şeklinde konuştu.

Botan gereken cevabı verecektir

HDP Hezex İlçe Eşbaşkanı Evin Erden de, “Botan’da çok ciddi bir heyecan var. Tutuklamalarla, ablukalarla çalışmalarımızı durdurmak isteseler de durduramayacaklar ve engellemeyeceklerdir. Sonuna kadar direneceğiz, teslim olmayacağız. Halkımız süreci takip ediyor ve HDP’ye yönelik bütün saldırıları görüyor. Bu yüzden seçimlerde Botan halkı gereken cevabı verecektir” dedi.

MA

 

#HDP #seçim #çalışmalarına #başladı #AKPMHPnin #saltanatını #yıkacağız

Baskılara karşı çıkan tutuklulara uzak yerlere sürgün tehdidi

Patnos L Tipi Kapalı Kadın Cezaevi’nde bulunun tutuklular ailelerine yaşadıklarını hak ihlallerini anlatarak, karşı çıktıklarında ise uzak yerlere sürgün edilmekle tehdit edildiklerini aktardı

Baskı politikalarının eksik olmadığı cezaevlerinde her gün yeni bir işkence haberi geliyor. Agirî Patnos L Tipi Kapalı Kadın Cezaevi’nde tutuklu Lütfiye Kelekçiler, yaptığı haftalık telefon görüşmesinde yaşadıkları hak ihlallerini aktardı.
cezaevindeki baskı ve hak ihlallerini aktardı. Arkadaşı Saadet Kurt ile telefonla görüşen Kelekçiler, cezaevi yönetimi tarafından kötü muamele ve psikolojik baskıya maruz kaldıklarını belirtti.

Keyfi cezalar arttı

Kelekçiler, “Hasta olan tutuklular için ilaç istediğimizde geç geliyor ve gelene kadar hastanın durumu daha da ağırlaşıyor. Cezaevi koşulları veya herhangi bir nedenden dolayı dilekçe vermek istediğimizde bizleri muhatap almıyor ve hakkımızda tutanak tutuyorlar. Tutanaklarda, ücret, iletişim, mektup gibi cezalar oluyor. Kendi aramızda etkinlikler yapıyoruz ve bazen de şarkılar söylüyoruz, tabi şarkılarımız Kürtçe oluyor ve bunun içinde hakkımızda tutanak tutturuyorlar.” Tutukluların itirazlarının sevk tehdidiyle bastırılmaya çalışıldığını belirten Kurt Kelekçiler’in aktarımlarını şöyle paylaştı: “Haklarımızı istediğimizde ve söylediklerini yapmadığımızdaysa genelde uzak yerler olan Adana, Kayseri, Ankara ve Tekirdağ’a sürgün ediyorlar. Diyorlar ki; ‘Sesinizi yükseltmeyin’ yoksa sizi buradan göndeririz.’ Arama yaptıklarında bize ait sözde notlarla disiplin cezaları veriliyor ve bu cezalarla, cezası 1 yılın altına düşen arkadaşların infazını yakıyorlar” dedi.

AMED

#Baskılara #karşı #çıkan #tutuklulara #uzak #yerlere #sürgün #tehdidi

Habertürk karne haberleri hakkında inceleme başlattı

Habertürk, karne günü yaptığı ve bir çocuğun ‘Annem karne hediyesi olarak et aldı’ sözlerinin yer aldığı habere inceleme başlattı

Habertürk’te Et ve Süt Kurumu’nun (ESK) piyasaya taze karkas et satışı yapmayı planlaması üzerine yapılan haberde, bir çocuğun “Annem karne hediyesi et aldı” sözleri gündem oldu. Sosyal medyada çokça paylaşılan görüntüler üzerinden muhalefet partileri de hükümetin ekonomi politikalarını eleştirdi.

Yayında “Karne hediyesi kasap abisinden 3 kalem pirzola” diyerek eti çocuğa uzatan kasap ise daha sonra olayı reddedip “Aile kasap dükkanıma yakın bir evde oturur. Evleri arabaları var muhtaç insanlar değiller” dedi. Annenin durumu yalanladığı öne sürüldü.

Tartışmaların odağındaki Habertürk’ten de olayla ilgili açıklama geldi. “Haberin oluşumunda gazetecilik etik ve ilkeleri açısından herhangi bir ihlal olup olmadığına yönelik inceleme ve soruşturma başlatılmıştır” diyen Habertürk yönetiminin açıklaması şöyle:

“Habertürk TV, 21 Ocak günü yayınlanan ve sosyal medyada çeşitli yönlerden tartışma konusu olan et fiyatlarına Et Süt Kurumu’nun (ESK) ithal et yoluyla fiyat müdahalesi haberinde kullanılan bir görüntü ve konuşmayla ilgili olarak haberde konuşan çocuğun ailesinin haberle ve muhabirimizle ilgili iddiaları Habertürk TV yönetimince değerlendirilmiş ve haberin oluşumunda gazetecilik etik ve ilkeleri açısından herhangi bir ihlal olup olmadığına yönelik inceleme ve soruşturma başlatılmıştır”

HABER MERKEZİ

#Habertürk #karne #haberleri #hakkında #inceleme #başlattı

HDP’den blokeye karşı kampanya: Halkımız hazinemizdir

HDP, hazine yardımı hesaplarının AYM kararıyla bloke edilmesine karşı ‘Halkımız hazinemizdir’ sloganıyla kampanya başlatıyor

Halkların Demokratik Partisi (HDP), hazine yardımı hesaplarının Anayasa Mahkemesi kararıyla bloke edilmesine karşı kampanya başlatıyor.

GazeteDuvar’dan Ceren Bayar’ın aktardığına göre bloke kararının ardından HDP’ye ve temsilcilerine gelen sayısız destek telefonu sonrası bu kampanyayı başlatma kararı aldı. Parti, seçim sürecinde, hazine yardımı olmasa da halkın desteğiyle ilerlemeyi planlıyor.

Başlatılan kampanyanın sloganı ise “Halkımız hazinemizdir” olacak”

İnşaat işçilerinden üniversite öğrencilerine, yurt içinden yurt dışına çok sayıda kişinin destek olmak için beklediğini ifade eden partililer, bu desteğin önemli bir mesaj olduğu görüşünde.

İlk destek Eş Genel Başkanlar ile vekillerden

Perşembe günü Parti Sözcüsü Ebru Günay’ın startını vereceği kampanyaya ilk desteği Eş Genel Başkanlar Pervin Buldan, Mithat Sancar ve milletvekilleri yapacak.

HABER MERKEZİ

#HDPden #blokeye #karşı #kampanya #Halkımız #hazinemizdir

Korucu silahı ile katledilen Firdevs’in davasına katılım çağrısı

Qileban’da korucu silahı ile katledilen Firdevs Babat’ın ölümüne dair açılan davanın ilk duruşması yarın. Avukat Hediye Gökçe Baykal, davayı sahiplenme çağırısı yaptı

Kurdistan kentlerinde yürütülen özel savaş politikaları ile özellikle kadınlara yönelik saldırılar ve saldırılarda cezasızlık faillere cesaret vermeye devam ediyor. Şirnex’in (Şırnak) Qileban (Uludere) ilçesine bağlı Sêgirkê beldesinde, 18 Ağustos 2022’de kaybolan ve bir gün sonra cenazesi ilçeye 15 kilometre uzaklıkta olan Hezil Çayı’nda Firdevs Babat yaşamını yitirmiş halde bulunmuştu. Babat’ın ölümüne dair açılan davanın ilk duruşması yarın görülecek.

“Arkadaşımın doğum günü kutlamasına gidiyorum” diyerek evden çıktığı belirtilen ve bir daha haber alınamayan Babat’ı, Ahmet Babat tarafından katledildiği ortaya çıkmış. Yine Ahmet Babat’ın korucu olan abisinin silahıyla katlettiği belirlenen Firdevs’in cenazesine ilişkin otopsi raporunda birçok işkence izine rastlanmıştı. Fail Babat, “Çocuğu kasten öldürmek” suçundan tutuklanırken, açılan davanın ilk duruşması yarın saat 09.00’da Şırnak 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılacak.

Aydınlatılması için uğraşacağız

Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği üyesi ve dosya avukatlarından Hediye Gökçe Baykal, davaya dair bilgi vererek, “Sanığın beyanları tamamen suçtan kurtulmaya yönelik ve tutarsız ifadelerdir. Olayda birçok araştırılmamış husus vardır. Biz bunların aydınlatılması için elimizden geleni yapacağız. İddianamede, tasarlamadan söz edilmemiştir. Ancak sanık ifadesinde eve gidip silahı alarak döndüğünden bahsediyor. Savcının bu beyanı atlayarak tasarlamadan iddianame düzenlememesi kabul edilebilir değildir” sözlerini kullandı.

Davaya çağrı

Baykal, davanın sahiplenilmesi çağrısında bulunarak, “Sanık ve varsa ona yardımcı olanların en üst hadden cezalandırılması için davanın sonuna kadar takipçisi olacağız. Bölge halkı failin ailesinin daha önce de kadın ve çocuklara karşı suçlar işlediğine dikkat çekiyor. Bu davanın her kesimden ve tüm kadın platformlarının sahiplenmesi gerekiyor” dedi.

ŞIRNEX

 

 

#Korucu #silahı #ile #katledilen #Firdevsin #davasına #katılım #çağrısı