Ana Sayfa Blog Sayfa 1048

İpin ucu MHP’nin tepesine uzandı

Ankara’da öldürülen eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş cinayetine ilişkin soruşturmada yeni bilgiler ortaya çıktı

Soruşturma kapsamında dosyada savcı değişimi yapılması tartışma yaratırken dün adliyeye sevk edilen eski Ülkü Ocakları Genel Merkez Yöneticisi Tolgahan Demirbaş ve yanındaki bir şüpheli adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı. DW Türkçe’den Alican Uludağ’ın haberine göre, serbest bırakılan ‘Emre’ adındaki ikinci kişinin bir MHP Genel Başkan Yardımcısı’nın özel kalem müdürü olduğu öğrenildi. Diğer yandan Demirbaş’ın tetikçiyi kaçırdığı iddia edilen çakarlı aracın ise MHP’ye tahsisli olduğu iddia edildi.

Yeni savcının işleri

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında bugüne kadar 13 şüpheli tutuklandı. Öte yandan soruşturma savcısı Ayhan Ay, sürpriz bir şekilde izne ayrıldı. Savcı Ay’dan sorumlu başsavcı vekilinin de umreye gitmesi nedeniyle dosyaya bakacak kimse kalmadı. Bunun üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Akça, Ayhan Ay’ın yanında soruşturmaya bakması için Cumhuriyet Savcısı Durmuş Ali Kaya’yı da görevlendirdi. Soruşturmanın koordinatör başsavcı vekilliğine de MHP yöneticileriyle fotoğrafları olan Durdu Özer getirildi. Özer işe başladıktan sonra Demirbaş sorgulanıp serbest bırakılırken, aynı gün sorgulanan ve adı saklanan kişi, kamuoyunda şüphe yaratmıştı. Tolgahan Demirbaş ve MHP’li özel kalem çalışanı hakkında soruşturma aşamasında dava açılıp açılmayacağı bilinmiyor.

ANKARA

#İpin #ucu #MHPnin #tepesine #uzandı

Kendini ‘Başak Demirtaş’ olarak tanıtıp ‘kızının ağır yaralı’ olduğunu söyledi

Edirne Cezaevi’ni arayıp kendisini Başak Demirtaş olarak tanıtan ve ‘kızının yoğun bakımda’ olduğunu söyleyen Ş.P. hakkında açılan davada savcı kovuşturmaya yer yok kararı verdi

Edirne F Tipi Cezaevi’ni arayarak kendisini eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın eşi Başak Demirtaş olarak tanıtan Ş.P. adlı kişi, “Diyarbakır çıkışı Çınar ilçesi yakınlarında trafik kazası yaptıklarını, büyük kızının iç kanaması olduğunu ve hastanede yoğun bakımda yattığını” belirterek Demirtaş ile telefon görüşmesi gerçekleştirmek istedi. Yaşananların iletildiği ve büyük bir panik yaşayan Demirtaş, kardeşi ile yaptığı telefon görüşmesinde böyle bir kazanın söz konusu olmadığını öğrendi.

Olaydan sonra cezaevi yönetimi ve Demirtaş’ın avukatları, arayan kişinin tespiti ve “ısrarlı takip, kişilerin huzur ve sükununu bozma, tehdit, suç uydurma” suçlarından Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

Kabul etmedi

Ş.P.’nin talimat yolu ile alınan ifadesinde, telefonun kendisi üzerine kayıtlı olduğunu ve kendisinin kullandığını kabul ederek, “Ancak ben Edirne Cezaevini hiç aramadım. Evde annem ve çocuğumla birlikte yaşamaktayım. Edirne Cezaevi’ni kimin aradığına dair bir fikrim de yoktur. Benim Selahattin Demirtaş’la hiç ilgim yoktur. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Bu hususta söyleyeceklerim bundan ibarettir” dediği öğrenildi.

Kovuşturmaya yer yok

Ş.P. adlı kişiyle ilgili “ısrarlı takip, kişilerin huzur ve sükununu bozma, tehdit, suç uydurma” gerekçesiyle yapılan suç duyurusuna, savcılık “kovuşturmaya yer yoktur” kararı verdi.

Kaynak: T24

#Kendini #Başak #Demirtaş #olarak #tanıtıp #kızının #ağır #yaralı #olduğunu #söyledi

Hrant Dink doğduğu evin önünde anıldı

Mêletî yurttaşlar Hrant Dink’i katledilişinin 16. yılında Dink’in Çavuşoğlu Mahallesi’ndeki evinin önünde anma gerçekleştirdi

İstanbul Şişli’de 19 Ocak 2007 günü gazetesinin önünde uğradığı silahlı saldırıda, tetikçi Ogün Samast tarafından öldürülen Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink, Malatya’daki evinin önünde anıldı.

Malatya Emek ve Demokrasi Platformu düzenlenen anmada, açıklamayı PSAKD Ören Şube Başkanı Mazlum Köse okudu. Köse, “Gazeteci, insan hakları savunucusu, İHD üyesi sevgili dostumuz Hrant Dink, 19 Ocak 2007 tarihinde katledildi. Kendisini bir kez daha sevgi, saygı ve minnetle anıyoruz” dedi.

Dink’in katledilmesinin üzerinden geçen 16 yıla rağmen sorumluların hâlâ ortaya çıkarılmadığını söyleyen Köse, “Sorumluların korunmasının nedeni, bu konuda bağımsız, etkili ve kapsamlı soruşturmanın yürütülememesi, yani uygulanan cezasızlık politikasıdır. İnsan hakları savunucuları olarak cezasızlık politikasına hayır diyoruz. Dink cinayetinde etkili ve kapsamlı bir soruşturma talebimizi yineliyoruz” diye konuştu.

Türkiye’nin bir bütün olarak geçmişle yüzleşmesi ve bunun için bir Hakikat Komisyonu kurulması gerektiğini söyleyen Köse, “İnanıyoruz ki Hrant Dink cinayeti dâhil işlenen binlerce faili meçhul cinayet, ancak bir Hakikat Komisyonu marifetiyle açığa çıkarılabilir” dedi.

Köse, açıklamasını “İnsan hakları savunucuları olarak ülkemizde geçmişle gerçek bir yüzleşme sağlanana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” sözleriyle sonlandırdı.

Mêletî

#Hrant #Dink #doğduğu #evin #önünde #anıldı

Hrant Dink anılıyor: Seninleyiz Ahparig

Hrant Dink, Agos gazetesi önünde katledildiği yerde anılıyor. Yurttaşlar ellerinde karanfillerle gazete binası önünde bekliyor

İstanbul Şişli’de 19 Ocak 2007 günü Agos gazetesinin önünde uğradığı silahlı saldırıda, tetikçi Ogün Samast tarafından katledilen Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink anılıyor.

Yurttaşlar, Agos gazetesi önünde toplanmaya başladı.

Ayrıntılar geliyor..

#Hrant #Dink #anılıyor #Seninleyiz #Ahparig

İran’da sanatçılar, öğrenciler ve muhalifler tutuklanıyor

İran’da Jîna Emînî’nin molla rejimi güçleri tarafından katledilmesinden sonra başlayan isyanı bastırmaya çalışan rejim çareyi tutuklamalarda arıyor

İran’ın başkenti Tahran’da 16 Eylül’de Jîna (Mahsa) Emînî’nin katledilmesinin ardından başlayan isyanı bastırmaya çalışan molla rejimi, aktivistlere yönelik tutuklama, gözaltı ve yargı baskısını arttırdı.

İsyanın başlangıcından bu yana yaklaşık 20 bin kişinin gözaltına alındı, 112 kişiye idam cezası verildi, en az 16 kişi ise cezaevlerinde tedavileri yapılmadığı için yaşamını yitirdi.

Kayıplar var

Sine’de Nozin Kültür ve Sosyal Derneği Üyesi Soma Pourmohammadi, tutuklanarak bilinmeyen bir yere götürüldü. Derneğin aynı zamanda yönetim kurulu üyesi ve kurucu üyesi olduğu öğrenilen Soma Pourmohammadi’nin Kürt dili çalışmaları yürüttüğü, dernek bünyesinde Kürtçe dil öğretmenliği yaptığı da bildirildi.

Sanata baskı

Yine, İran’a bağlı İsfahan’da Bahai kökenli olduğu aktarılan İran Ulusal Orkestrası ile İsfahan Flarmoni Orkestrasında sahne alan Elmira Rahmani’nin polis tarafından evine yapılan baskınla gözaltına alınarak tutuklandığı belirtildi. Ayrıca baskın sırasında cep telefonu, diz üstü bilgisayarı, müzik aletlerine de el konduğu ifade edildi.

Üniversitelerde OHAL

Mazandaran Üniversitesi’nde kimya mühendisliği öğrencisi olan ve öğrenci yurdundan çıkarken tutuklanan Aghigh Youai, Sari Devrim Mahkemesi tarafından bir yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Aghigh Youai’nin “rejim karşıtı propaganda yürütmek” iddiası ile yargılandığı öğrenildi. Yine, Birjand Üniversitesi öğrencisi Sara Askarian’a da “İslam’a küfür ettiği” iddiasıyla hakkında başlatılan yargılama sonucunda iki dönem boyunca eğitim yasağı verildi.

Kaynak: MA

 

#İranda #sanatçılar #öğrenciler #muhalifler #tutuklanıyor

Amasya’da köylüler direniyor: Meralarımız yok edildi, yem kalmadı

Amasya Taşova ilçesi köylerine yapılmak istenen OSB’ye karşı yurttaşlar direnişlerini sürdürüyor: Meralarımız yok edildi, yem kalmadı

Amasya’nın Taşova ilçesine bağlı Çambükü köyünde yapılmak istenen Organize Sanayi Bölgesi (OSB)’ye yönelik köylülerin tepkisi sürüyor.

Kasım 2022’de jandarma eşliğinde köylülerin mera olarak kullandığı alana giren iş makinaları ağaçları ve ekili toprakları yerle bir etti.

Duruma tepki gösteren köylüler ise jandarma saldırısıyla gözaltına alındı. Tepkilerin yükselmesinin ardından iş makinaları bölgeden çekilirken, köylülerin merası ise kullanılamaz hale geldi. Bu nedenle hayvanlarını dışarı otlamaya çıkaramayan köylüler ise isyan etti.

Köylülerden Ayşe Celep, Amasya Valisi ve Tarım Bakanına seslenerek, “Oturduğunuz koltuklardan karar vermeyin. Gelip burayı görün. Amasya’ya gidiyoruz bize destek için koltuktan inen yok. Taşova’ya gidiyoruz, belediye başkanı ‘ben çobanım’ diyor. Çoban olan bu hayvanların ne yiyeceğini bilir, hiç kimseye derdimizi anlatamıyoruz. Bütün Türkiye duydu, bunlar duymadı. Bütün Türkiye ses verdi, yardım elini uzattı bize, bunlar koltukta duymuyor nasıl duyuracağız. Tarım Bakanım, hani neredesin, hayvancılık yapın diyordunuz, sütün fiyatı kaça çıktı? Benim iki dam hayvanım var ne yapayım kestireceğim” dedi.

Hayvanlarımız ne yiyecek

Üç hafta önce vefat eden annesinin “sakın toprağı bırakmayın” dediğini aktaran Celep, “Canımı, kanımı ne pahasına olursa olsun vereceğim bu mücadeleyi bırakmak yok. Bu hayvanların vebalini kim verecek? Bin askerle bunların yiyeceğini kazıdılar. Hayvanlarımızın yiyeceğini küremeyin diye vardık, bütün kadınlarımız dayak yedi, bunu biz hak etmiyoruz. Ekmedik biçmedik bu tavuklarım ne yiyecek? Organize sanayi tam evimin yanında. Ne ağacım kaldı ne bir şeyim kaldı, yaşam alanım gidiyor” diye belirtti.

AMASYA

#Amasyada #köylüler #direniyor #Meralarımız #yok #edildi #yem #kalmadı

Özgür Gündem dağıtımcısı Karaağar anıldı

Wan’da 1993’te katledilen Özgür Gündem gazetesi dağıtımcısı Orhan Karaağar, mezarı başında anıldı

Wan’da 19 Ocak 1993’te katledilen Özgür Gündem gazetesi dağıtımcısı Orhan Karaağar, katledilişinin 30’uncu yılında Wan’ın Xaçort (Hacıbekir) Mahallesi’ndeki mezarı başında anıldı. Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) ve Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu (MKGP), tarafından düzenlenen anmaya çok sayıda kişi ile Halkların Demokratik Partisi (HDP) Wan Milletvekili Muazzez Orhan katıldı.

Baskılar sürüyor

Anmada konuşan Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Adnan Bilen, “Orhan 30 yıl önce sokak ortasında katledildi. Katledileceğini bile bile gazeteyi dağıtmaya devam etti. Karaağar, devletin yetiştirdiği kontralar tarafından katledildi. O günden bugüne Özgür Basın çalışanları baskılara maruz kalmaya devam ediyor. Geçen sürede sadece yöntem değişti” dedi.

Bizi öldürerek bitiremezler

Bilen’in ardından konuşan Orhan Karaağar’ın kardeşi Şengül Karağar da , “Bizi öldürerek bitiremeyecekler. Bir Orhan ölür, bin Orhan gelir. Biz Özgür Basın’ın yanında olmaya ve mücadelemizi güçlendirmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Özgür basının yanındayız

HDP Wan Milletvekili Muazzez Orhan ise, Özgür Basın’a yönelik baskıların yıllardır devam ettiğini söyleyerek, “Orhan arkadaşımız bir gazete dağıtımcısıydı. Kirli, karanlık zihniyetin örgütlediği ellerce katledildi. O günden bugüne basına yönelik baskılar devam ediyor. Bizler, ne şartlarda olursa olsun Özgür Basın’ın birer neferi olmaya ve yanlarında durmaya devam edeceğiz” diye konuştu. Anma, mezara karanfil bırakılmasıyla sona erdi.

WAN

#Özgür #Gündem #dağıtımcısı #Karaağar #anıldı

‘Drive My Car’ SİYAD’ın birincisi

SİYAD, 2022 yılında vizyona giren en iyi yabancı filmleri sıraladı

Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) geçen yıl Türkiye’de sinemalarda gösterime giren En İyi Uluslararası Film seçimini geniş katılımlı bir oylama sonucunda yaptı. En çok oyu, 28 Ocak 2022’de vizyona giren Ryusuke Hamaguchi’nin yönettiği “Drive My Car” alırken dijital platformlar listesinde ise zirveye “Ayrılma Kararı” filmi yerleşti.

SİYAD’a göre 2022’de Türkiye’de vizyona giren en iyi yabancı filmler:
1. Drive My Car (Doraibu mai kâ) – Ryûsuke Hamaguchi
2. Aşk, Mark ve Ölüm (Love, Deutschmarks and Death) – Cem Kaya
3. Memoria – Apichatpong Weerasethakul
4. Bergman Adası (Bergman Island) – Mia Hansen-Løve
5. Her Şey Her Yerde Aynı Anda (Everything Everywhere All at Once) – Dan Kwan, Daniel Scheinert
6. Licorice Pizza – Paul Thomas Anderson
7. Vortex – Gaspar Noé
8. Hüzün Üçgeni (Triangle of Sadness) – Ruben Östlund
9. Örümcek ve Kız (Das Mädchen und die Spinne) – Ramon Zürcher, Silvan Zürcher
10. 6 Numaralı Kompartıman (Hytti nro 6) – Juho Kuosmanen

SİYAD’a göre 2022’de dijital platformlarda gösterime giren en iyi yabancı filmler:

1. Ayrılma Kararı (Heojil kyolshim) – Park Chan-wook
2. Hatıra: 2. Bölüm (The Souvenir: Part II) -Joanna Hogg
3. Müstakbel Suçlar (Crimes of the Future) – David Cronenberg
4. Mucize (The Wonder) – Sebastián Lelio
5. Arjantin, 1985 – Argentina, 1985 – Santiago Mitre
6. Guillermo del Toro sunar: Pinokyo (Guillermo del Toro’s Pinocchio) – Guillermo del Toro, Mark Gustafson
7. Beyaz Gürültü (White Noise) – Noah Baumbach
8. Gökyüzüne Baktığımızda Ne Görüyoruz? (Ras vkhedavt, rodesac cas vukurebt?) – Aleksandre Koberidze
9. Benedetta – Paul Verhoeven
10. Barbar (Barbarian) – Zach Cregger

HABER MERKEZİ

#Drive #Car #SİYADın #birincisi

‘Sevgi evi’nde çocuklara taciz

Dersim’de Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne bağlı sevgi evinde kalan kız çocuklarına yönelik taciz iddiası ile ilgili savcılığın soruşturması devam ediyor

Çocuklara yönelik taciz ve tecavüz suçlarının ardı arkası kesilmiyor. Üstelik bu suçların bir kısmı bizzat devlet koruması altındaki yurtlarda gerçekleştiriliyor. İstismar faillerine yeterli ceza verilmemesi hatta serbest bırakılmaları çocukları her alanda saldırılara açık hale getiriyor.

İktidarın açıktan koruduğu cemaat ve tarikat yapılanmalarında da sıkça karşımıza çıkan çocuk istismarı bu kez Dersim’de Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne bağlı sevgi evinde kalan kız çocuklarına yönelik gerçekleşti. Devlet korumasında olan çocukların, il dışı gezisinde kurum personeli E.Ç. tarafından tacize uğradığına ilişkin valiliğin başlattığı idari soruşturmada “iddiaların asılsız” olduğu ileri sürülürken, savcılığın adli soruşturması devam ediyor.

Çocuklar istismarı anlattı

DHA’nın haberine göre, kurumun düzenlediği il dışı gezide bazı çocuklar, E.Ç.’nin kendilerine tacizde bulunduğunu kurumda çalışan başka bir personele anlattı. Personel de bunu kurum psikoloğuna iletti. Psikolog, çocuklar ve E.Ç. ile görüşerek durumu kuruma bildirdi.

Adli soruşturma sürüyor

Tunceli Valiliği, iddialara ilişkin soruşturma başlatarak, olayla ilgili tutulan tutanakları cumhuriyet başsavcılığına gönderdi. İdari soruşturma başlatan Tunceli Valiliği’nce iddiaların asılsız olduğunun anlaşıldığı ancak adli makamların da durumu incelemesi için raporların savcılığa gönderildiği belirtildi. Valiliğin raporları göndermesinin ardından Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı, adli soruşturma başlattı.

DERSİM

#Sevgi #evinde #çocuklara #taciz

HDP Kadın Meclisi’nden AKP’ye İstanbul Sözleşmesi hatırlatmalı Anayasa cevabı

Gündemdeki birçok başlığa dair parti genel merkezlerinde basın açıklaması yapan HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Başaran, Anayasa tartışmaları ile ilgili AKP iktidarının kadın politikalarını hatırlattı ve ‘Biz yokuz’ dedi

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran, HDP Genel Merkezi’nde gündeme ilişkin basın toplantısı düzenledi.

Gündeme dair değerlendirmelerde bulunan Başaran, sözlerine Hrant Dink’i anarak başladı ve cinayetin diğer siyasi cinayetler gibi aydınlatılmadığına dikkat çekti.

Paris’te 23 Aralık’ta gerçekleşen katliamda yaşamını yitiren 3 Kürt’ten biri olan sanatçı Mir Perwer’in annesi Filiz Aydın’ın yaşamını yitirmesi ile ilgili ise Başaran, “Annesi Mir Perwer’i görememişti. Buna dayanamayıp yaşamını yitirdi, bu da bir ayıp, günah, utanç olarak Türkiye tarihine geçmiş oldu” diye belirtti.

Başaran’ın konuşmasından bazı başlıklar şöyle;

Afganistan’da Nebizade’nin katledilmesi

“Geçtiğimiz günlerde Afganistan’da Taliban öncesi görev yapan milletvekili Mürsel Nebizade’nin evinde kimliği belirsiz kişilerce katledildiğini üzülerek öğrendik. Ve yine İran’da Jina e-Amini’nin katledilmesinden sonra Rojhilat ve İran’ın tümüne yayılan eylemlerde buna karşı Molla Rejimi saldırılarına devam ediyor. Bu süreç içerisinde birçok kişi protestolara katıldıkları ve özgürlük talep ettikleri için bu rejim tarafından idam edildi. Ama buradan bir kez daha ifade ediyoruz ki Afganistan’daki rejime karşı da Molla rejimine karşı da Türkiye’deki AKP-MHP erkek egemen faşist rejimine karşı da kadınlar her alanda mücadele etmeye devam edecek.”

Şiddet kadın kırımı boyutuna ulaştı

“Biz neredeyse her açıklamamızda maalesef bu kürsülerden kadına yönelik şiddet verilerini açıklamak zorunda kalıyoruz. Bizler açıklamasak iktidar kadına yönelik şiddet hiç yokmuş gibi tozpembe bir tablo çiziyor. Bakın sadece basına yansıyan veriler üzerinden bile baktığımızda aslında kadın kırımı boyutuna gelmiş bir şiddetin olduğuna hep beraber şahitlik ediyoruz. 2022 yılında en az 334 kadın erkek şiddeti ile katledildi, yine 245 kadın da her nasıl oluyorsa şüpheli bir biçimde yaşamını yitirdi.”

AKP-MHP’nin yapacağı anayasa düzenlemesinde biz yokuz

“Türkiye’de bu tabloyla karşı karşıyayken iktidar seçim yatırımı olarak anayasa düzenlemesiyle karşımıza geldi. Anayasa teklifine dair AKP’nin görüşme talebini reddettiğimizi kamuoyuyla paylaşmıştık. Yine, Anayasa Komisyonu’nda yapılacak görüşmelere katılmayacağımızı da kamuoyuna deklare etmiştik. Buradan bir kez daha altını çizmek istiyoruz: Çünkü bu ülkede kadına yönelik katliamlar artarken, tecrit, yoksulluk, baskı almış başını giderken ve bunun müsebbibi olan AKP-MHP iktidarının yapacağı bir anayasa düzenlemesinde biz yokuz.”

İstanbul Sözleşmesi’nden çekilenlerle anayasa yapılmaz

“Çünkü biliyoruz ki bu iktidarın derdi, kadınlara özgürlük alanı açmak değil, toplumda demokratik değişim değil, demokratik bir anayasa oluşturmak değil; iktidarın tek derdi var; seçim sürecinde nefret söylemini körükleme, tüm bu süreci de kadınların üzerinden yürütmedir. Bu toplumda nefreti körükleyen, ayrıştırma siyasetini büyüten, kadınların taleplerini seçim malzemesi haline getiren bu iktidarın bu politikalarına karşı tutumumuz nettir. Tek adam rejimiyle İstanbul Sözleşmesi’nden bir gece yarısı çekilme kararını deklare eden bir ittifakla özgürlükler adına bir anayasa yapılmaz. Partimiz kadın bedeni üzerinden yürütülmek istenen bu seçim propagandasının bir parçası olmayacak.”

En yüksek işsizlik oranı kadınlarda

“Biz, kadınların ne talep ettiğini çok iyi biliyoruz. Biz daha önce başörtülü kadınlarla, başörtü özgürlüğü için kol kola mücadele ettik bugün de başörtülü-başörtüsüz, hangi görüş ve inançtan olursa olsun bütün kadınlarla özgür bir yaşamı biz inşa edeceğiz. Bunu kapalı kapılar ardından seçim malzemesi yapılmasına izin vermeyeceğimizin bir kez daha altını çiziyoruz. Kadınlar, bu ülkede en derin yoksulluğu yaşayan kesimlerdir. Bakın şu an ülkede DİSK-AR’ın işsizlik ve istihdam raporlarına göre Kasım ayında işsizlik türlerine göre en yüksek olduğu kategori yüzde 27,5 ile kadın işsizliğidir. İkinci en yüksek işsizlik kategorisi ise yüzde 23,9 ile genç kadın işsizliği oldu. Yani bu ülkede en fazla kadınlar yoksul; ama genç kadınlar bu yoksulluğu ve işsizliği en derinden yaşıyorlar. Kadınlar, aşsız kaldığı süre içinde şiddet gördü, ama iktidar kalkmış bize anayasadan söz ediyor.”

Ayşe Gökkan’ın yargılanması

“TJA Dönem Sözcüsü Ayşe Gökkan yargılanmış ve 30 yıl ceza verilmişti. Gökkan bu ülkede kadın mücadelesinin öncülerinden, Kürt kadın hareketinin öncülerindendir. Türkiye’nin yüz aklarındandır. Kendisine verilen ceza bozuldu. Gökkan ısrarla mahkeme salonuna gelmek istemesine rağmen SEGBİS ile bağlantı bağlanma ısrarı devam etti. Kürtçe savunma yapma talebi karşılanmadı. Bu Gökkan’ın kendi mücadelesini, tavrını kamuoyuyla paylaşmasının engelleme yöntemlerinden biriydi. Hepimiz Ayşe Gökkan’ız; onun sesi, mücadelesi, Türkiye ve Kürdistan’ın dört bir yanında yankılanmaya devam ediyor.”

Milyonların gözü İmralı’da

“Sayın Öcalan’a yönelik hukukun tamamen askıya alınması, hiç bir haber alınmaması halkta ve bizlerde ciddi bir endişeye neden olmaktadır. Sayın Öcalan’ın sesi, sözü sağlığı milyonların gündeminde. Milyonların gözü kulağı İmralı adasından, Sayın Öcalan’dan gelecek haberde. Geçen haftalarda 2 Kürt yurttaş tecridi protesto etmek için bedenini ateşe verdi. Öncelikle ailelerine sabır ve güç diliyoruz. Ölümleri bizi ve bütün toplumu derin üzüntüye boğdu. Biz bu eylem tarzını kabul etmediğimizi buradan bir kez daha ifade etmek istiyoruz. Buna sebep olan tecride de bir an önce son verilmesi gerektiğini ifade etmek istiyoruz.”

Başaran, HDP’nin Cumhurbaşkanlığı için göstereceği aday tartışmalarına dönük sorulan soruya da, “Şu anda tartışmalarımız devam ediyor. Kendi adayımızı çıkaracağımız yönünde kamuoyuyla kararımızı paylaşmıştık. Önümüzdeki günlerde adayımızı sizlerle paylaşacağız, şimdiden sürprizi bozmuş olmayalım” şeklinde cevap verdi.

Kaynak: MA

#HDP #Kadın #Meclisinden #AKPye #İstanbul #Sözleşmesi #hatırlatmalı #Anayasa #cevabı