Ana Sayfa Blog Sayfa 1066

Buldan: HDP olarak seçimlere hazırız

‘HDP olarak seçimlere hazırız’ diyen Buldan ‘Bugün önümüzde tarihi bir seçim yapılacak. Bu tarihi seçimde Türkiye halkları Türkiye toplumu tercih yapacak. Bu tercih aydınlıkla karanlık arasında yapacak bir tercihtir’ dedi

Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul İl Örgütü, HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan’ın katılımıyla Şişli ilçesinde bulunan Labella Davet Salonu’nda dayanışma etkinliği düzenledi. Etkinliğe, HDP İl Eşbaşkanı İlknur Birol, Ferhat Encu, HDP Milletvekilleri, Barış Anneleri İnisiyatifi, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Göç İzleme Derneği’nin (GÖÇİZDER), Anadolu Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (ANYAKAY-DER)’in yanı sıra sivil toplum örgütleri, Yöre Dernekleri ve çok sayıda sivil toplum kuruluşunun yanı sıra halktan da çok sayıda kişi katıldı.

Emek ve Özgürlük bloğu yan yana duracak

Etkinlikte söz alan HDP Eş Genel Balkanı Buldan, saldırıların ve baskıların arttığını ve böyle bir süreçte dayanışmanın önemli olduğuna vurgu yaparak, “HDP, bütün saldırılara, engellemelere ve baskılara rağmen yürüyüşüne devam ediyor. Bugün Kartal Meydanı’nda gerçekleştirdiğimiz Emek ve Özgürlük İttifakının ilk mitingi de bu kadar görkemliydi, coşkuluydu. Burada olduğu gibi kararlı bir kitle vardı. İlk mitingini gerçekleştirdi ama hem seçimlere kadar hem de seçim sonrasında yaptığımız bütün mücadelelerde ve etkinliklerde Emek ve Özgürlük bloğu yan yana duracak, omuz omuza yürüyecek, bu mücadele ve direniş büyütecek ve güçlendirecek” ifadelerini kullandı.

‘Saldırıları karşısında diz çökmeyeceğiz’

Yaklaşan seçime işaret eden Buldan, AKP-MHP’nin kaybedeceğini bildiğini ve bu nedenle daha da saldırmayı sürdüreceğinin altını çizdi. Buldan devamla, “AKP- MHP kaybettikçe HDP’ye vurmaya çalışacak, demokrasi güçlerinin yoluna engel çıkarmaya çalışacak. AKP ve MHP’nin saldırıları karşısında diz çökmeyeceğiz, boyun eğmeyeceğiz. Kürtler yıllardır dostları ve yoldaşları ile beraber dimdik ayakta durmasını bilmiştir. ,Şimdi de diz çökmeyecek boyun eğmeyecek biat etmeyecek” dedi.

‘Halk kararını verdi’

Türkiye toplumuna, yoksulluk ve açılığın mübah görüldüğünü belirten Buldan, ekonomik kriz başta olmak üzere bütün krizlerin tek müsebbibinin AKP ve MHP iktidarı olduğunu dile getidi. Buldan, Türkiye’nin savaş, açlık yoksulluk, haksızlık hukuksuzluk ile yönetildiğini de belirtti. Toplumun iktidara tahammülü kalmadığını kaydeden Buldan, “O yüzden bırakın bir dahaki seçimleri biz sizi bu seçimlerde göndereceğiz. Türkiye toplumu kararını verdi, Türkiye halkları tercihini barıştan, demokrasiden, özgürlüklerden yana kullanacak. Bugün önümüzde tarihi bir seçim yapılacak. Bu tarihi seçimde Türkiye halkları Türkiye toplumu tercih yapacak. Bu tercih aydınlıkla karanlık arasında yapacak bir tercihtir. O yüzden biz biliyoruz ki Türkiye halkları demokrasiden barıştan yana ama aynı zamanda aydınlıktan yana bir tercih kullanacak” şeklinde konuştu.

‘HDP olarak seçimlere hazırız’

“AKP ve MHP’nin fişini Türkiye halkları çekecek” diyen Buldan, “Bu kadar haksızlığın, hukuksuzluğun, adaletsizliğin ve yaşanan bütün bunların müsebbibi AKP iktidarı olduğunu bildiğimiz için insanlar onlardı göndermek için gün sayıyor. Çok fazla zamanınız da yok. Hangi tarihte olursa olsun. HDP olarak seçimlere hazırız. Emek ve Özgürlük bloku ile birlikte yapacağımız tercihle birlikle cumhurbaşkanı adayımızı çıkararak parlamento seçimlerine güçlü hazırlanarak bu seçim sürecini hep birlikte halkımızla birlikte güçlü bir şekilde yürütmenin ve başarıya ulaşmanın yollarını hep birlikte bulacağız. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın” diye belirtti.

‘Biz kendi hikayemizi yazmaya devam edeceğiz’

Partileri hakkında süren kapatma davasına dikkat çeken Buldan, davayı “kumpas” olarak nitelendirdi. Bütün bu davaların saraydan yazıldığına vurgu yapan Buldan, “O yüzden sonuç fiyaskodur, onlar hayal görmeye devam etsinler, biz kendi hikayemizi yazmaya devam edeceğiz halkımız ile birlikte. Bütün bu haksızlık ve hukuksuzlukların, seçimi kaybetmeye yakın bir dönemde AKP’nin hamleleri olarak görebilirsiniz. Ancak bu saldılar yeni başlamadı. Bu saldılar 7 haziran 2015 seçimlerinden sonra başladı. HDP’nin büyük tarihi başarısından sonra, ilk defa Kürtlerin baraj sorunu olmadan ve yüzde 10 seçim barajını bin bir emek ve bedel ile ödediği, 7 Haziran 2015 seçimlerinde aldığı tarihi bir kararla barajları yıktık. Parlamentoya girdik. O günden bugüne her türlü saldırı, haksızlık ve hukuksuzluk yapıldı” dedi.

‘Halk tekrar kendi iradesini seçecek’

HDP eski Eş Genel Başkanları başta olmak üzere yüzlerce HDP üyesinin cezaevinde rehin tutulduğunu hatırlatan Buldan, “Selahattin Demirtaş’ın, Figen Yüksekdağ’ın, Sebahat Tuncel’in, Ayla Akat Ata’nın, Bekir Kaya’nın ve ismini sayamadığım çok sayıda arkadaşımızın özgürlüklerinden mahrum bırakıldığını ve bir rehine olarak cezaevine alındığını hepimiz biliyoruz. Kürt halkının kendi iradesiyle seçmiş olduğu belediyelere kayyımlar atandığın hepimiz biliyoruz. Belediyeler Kürt halkının iradesi ile seçildi. Bu belediye başkanları AKP’nin emriyle görevden alındılar, yerlerine kayyımlar atandı. Bir daha yerel seçimler yapılsa halkımız bu kayyımlara sandıkta ders verecek. Tekrar kendi iradesini seçecek. Bütün bu saldıranların boşa çıkarılacağını biliyoruz ve halkımız bu konuda güveniyoruz” dedi.

‘Kurtuluş birlik ve beraberlikte’

Seçimler öncesi birliğe ihtiyaç duyduklarına işaret eden Buldan “Seçimlerde bu güçlü birlikteliği büyük bir kazanıma ve başarıya dönüştürmesine sizlerden talep ediyoruz. Kurtuluşumuz birlik ve beraberliğimizden, başarımızdan, kazanmamızdan geçiyoruz. Biz kazanalım ki bu ülkeye barış gelsin. Biz kazanalım ki bu ülkeye özgürlükler gelsin. AKP’nin savaş ve tecrit politikalarına, haksızlık ve hukuksuzluklarına sandıkta seçim günü cevap vereceğimizi bir kez daha ifade ediyorum. Hepinize geldiğiniz için teşekkür ediyorum.”

 

#Buldan #HDP #olarak #seçimlere #hazırız

Demirtaş: Duydum ki harika bir miting olmuş

Demirtaş, sanal medya hesabından Kartal mitingi mesajı yayınladı: Duydum ki harika bir miting olmuş

Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Emek ve Özgürlük İttifakı’nın İstanbul Kartal’da düzenlediği, söz ve müziğini yazdığı seçim şarkısının da ilk kez çalındığı mitinge katılanları kutladı.

Twitter’dan, mitingin fotoğraflarını paylaşan Demirtaş, şu mesajı verdi: “Duydum ki harika bir miting olmuş. Duydum dediğim, sesiniz geldi. Bugün harikaydınız, hep öyle olacaksınız. Her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum değerli arkadaşlarım. Lütfen duygularınızı yazın bana, merak ediyorum.”

#Demirtaş #Duydum #harika #bir #miting #olmuş

OZAN-DER’den Ustalara Saygı konseri

Halk müziğinin iki önemli ismi Mahzuni Şerif ve Neşet Ertaş, ‘Ustalara Saygı Konseri’ ile Ankara’da anıldı.

Halk Ozanları Kültür Derneği (OZAN-DER) Halk Müziği Korosu, ‘Ustalara Saygı Konseri’nde Mahzuni Şerif ve Neşet Ertaş’ın eserlerini seslendirdi.

Yenimahalle Belediyesi Nazım Hikmet Kültür Merkezi Yıldız Kenter Salonu’nda yapılan konsere ilgi bir hayli yoğun oldu.

Konserin açılışında salonu selamlayan OZAN-DER Başkanı Ozan Kamber Nar, “ Sosyal medyada paylaşım yaparken ‘Bu konser kaçmaz dedim’ ancak bu kadar kalabalık olabileceğini hiç düşünmedik. Katılımınız için teşekkür ediyorum. Sizler bu kültüre sahip çıktıkça kültürümüz yaşayacaktır. Sahne alacak arkadaşlarımızın da emekleri var olsun” dedi.

“OZANLARIN YANLIŞ GÖRDÜKLERİ TÜRKİYE’Yİ BUGÜN YAŞIYORUZ”

Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar da ozanlık geleneğinin önemine vurgu yaparak şu konuşmayı gerçekleştirdi:

“Ozanların yazdıklarıyla, onların yanlış gördükleri Türkiye’yi bugün yaşıyoruz. O Türkiye’yi yaşamamak için ozanların geleneğinin yaşaması lazım. Herkesin eleştirilebildiği, herkesin düşüncesini söyleyebildiği, herkesin inancını yaşayabildiği, eşit yurttaş olabildiği bir cumhuriyeti yaşatmak için beraber olmak zorundayız. Ve bu birlik içerisinde, yapılacak seçimlerde geliyor gelmekte olan diyorum.”

Yapılan konuşmalar ardından Aşık Mahzuni Şerif ile Neşet Ertaş’ın biyografileri, konsere gelenler ile paylaşıldı.

Şef Ümit Özdizlekli öncülüğündeki koro, usta ozanların birbirinden çok sevilen eserlerini çalıp seslendirdi.

PİRHA/ANKARA

‘Hukuksuzluklar İmralı’dan başlatılıp tüm ülkeye yayıldı’

Amed Sağlık Platformu panelinde konuşan HDK Eşsözcüsü Cengiz Çiçek Türkiye’de hukukun olmayışının temel nedeni Kürt sorununa yaklaşım olduğunu belirterek ‘Türkiye’deki hukuksuzluklar İmralı’dan başlatılıp tüm ülkeye yayılmaktadır’ dedi

Amed Sağlık Platformu tarafından “Cezaevlerinde hak ihlalleri, tecrit ve sağlığa erişim hakkı” konulu panel düzenlendi. Amed’in Yenişehir ilçesinde bir otelde düzenlenen panelin moteratörlüğünü Esra Perçin üstlendi. Panele, Amed Barosu Başkanı Nahit Eren, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eşsözcüsü Cengiz Çiçek, İnsan Hakları Derneği (İHD) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi Nuray Çevirmen, Amed Tabipler Odası Yönetim Kurulu üyesi Fırat Akengin ve SES eski Şube Eşbaşkanı Recep Oruç panelist olarak katılarak birer sunum yaptı.

Birçok sivil örgütü temsilcisinin katıldığı panelde sunum yapan Amed Baro Başkanı Nahit Eren, bir şeyleri yorumlamak için işleyen bir hukuk, hukukun üstünlüğünün karşılık bulması, tarafsız bağımsız bir yargı ve bunu takip edebilen bağımsız kurumların olması gerektiğini söyledi. 2015’te Kürt sorununda güvenlikçi politikaların geliştirilmesiyle yeni bir sürecin başladığını dile getiren Eren, bu sürecin temel hak ve özgürlükler konusunda ses çıkarmaya çalışan sivil toplum örgütlerinin baskılandığı bir süreç olduğunu vurguladı.

ATK’nin konumu: Artık bu bağımlı yapısından kurtulmalı

Cezaevlerindeki hasta tutukluların durumuna işaret eden Eren, bu konuda olumsuz bir imaja sahip Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) belirleyici rolünün altını çizdi. Eren, ATK’nin bir bilirkişi kurumu olduğuna işaret ederek, kurumun bağımsız olmadığını dile getirdi. ATK’nin bütçesinin Adalet Bakanlığı tarafından karşılanması nedeniyle “bağımsız bir kurum” olma özellğini yitirdiğini vurgulayarak “Kamuoyuna yansıdığı gibi yürümeyen tutsaklar var, ama maalesef o tür kurumlardan kişinin cezalandırıldığı suç tipine bağlı olarak raporların geldiğinin farkındayız” diye konuştu.

Siyasi tutuklularda hastalık nedeniyle tahliye edilmelerinin “toplum ve kamu güvenliği oluşturmama” şartına bağlandığını ifade eden Eren, ATK’nin verdiği raporun tek başına yetmediğini, devreye güvenlik şartının girdiğinin altını çizdi. ATK’nin cezaevinde kalamaz raporu vermesinin başlı başına yetmediğini söyleyen Eren, “Bu kişinin toplum güvenliğine tehlike oluşturmayacak biri olması lazım deniliyor. Ama düşünün tek başına hayatını idame edemiyor diye tahliye ediyorsun, cezasını erteliyorsunuz, ama aynı zamanda tolum içinde tehlike oluşturmamalı. Böyle iki kriter yan yana olabilir mi? ama şuan bizim anladığımız ne, ‘ölmesin diye son günlerini cezaevinde geçirmesin yasası’ uygulanıyor. Bu bile yeri geldiğinde uygulanmıyor. Toplum açısından tehlike deniliyor, kendi başına hayatını idame edemiyor, ama dışarı çıktığına tehlike az edecek bu nasıl bir çelişki? Burada yine infaz edildiği suçuna bakılıyor. ATK artık bu bağımlı yapısından kurtulmalı” şeklinde konuştu.

Cezasızlık politikası nedeniyle önlem alınmıyor

Türkiye’deki ceza infaz rejiminin insani ölçülerde olmadığını, insan onuruyla bağdaşmadığını dile getiren İHD MYK üyesi Nuray Çevirmen de, “Çok çeşitli hak ihlalleri hapishanelerde üretiliyor ve bu hak ihlalleri nedeniyle hapishanelerde bir cezasızlık politikası olduğu için her hangi bir önlem alınamıyor. Mahpuslar görmüş oldukları yaşam hakkı, haberleşme hakkı ihlalleriyle karşı karşıya kalmış durumdalar” diye kaydetti.

‘Hastalar hastaneye gitmek istemiyor’

Hasta tutukluların ring araçlarıyla, kelepçeli bir şekilde hastanelere sevk edilmeleri, kelepçeli bir şekilde muayene edilmeleri nedeniyle tutukluların hastanelere gitmek istemediğini ve bunun sağlık hakkına doğrudan bir müdahale olduğunu dile getiren Çevirmen, bu yönüyle tutukluların sağlık haklarının ciddi anlamda ihlal edildiğini kaydetti.

‘Hastalar bir birine bakmak zorunda’

Hasta tutukluların tahliye edilmesi gerekirken, çözüm olarak biraz daha sağlık hizmetine erişmenin kolaylaştırıldığını R Tipi cezaevlerine sevk edildiğini dile getiren Çevirmen, R Tipi cezaevlerinin 3 tane bulunduğunu, bunun da hasta tutukluların sayısının çokluğu nedeniyle ihtiyacı karşılamadığının altını çizdi. Bu cezaevlerinin Metris, Menemen, Elazığ bulunduğunu hatırlatan Çevirmen, şöyle devam etti: “Bu hapishanelerde hasta mahpusların iyiymiş gibi gösterilmek isteniyor ama bu durum gerçekte böyle değil. Ağır hasta mahpuslar içerde üçer kişilik şekilde tutuluyor ve bir birlerine bakmak durumundalar. Orada da çok ciddi sağlık ihlalleri var, 2022 yılında ameliyatla iki kolu kesilen mahpus sedyeyle R Tipi cezaevine sevk edildi ve bunun gibi yüzlerce hasta bir birine bakmak zorunda. 2 binli yıllarda çok sayıda mahpus yaşamını yitirdi verdikleri mücadele sonunda ama gelinen nokta da F Tipi cezaevlerine rahmet edecek durumdayız. Toplum bunu resmen kabullenmiş durumda ama mahpuslar bu sistemden feryat ediyorlar ama seslerini duyuramıyorlar.”

‘Üzerine gidilmeli’

“Öncelikli işimiz hâkim sistemin hukuksal kalıpları ve diğer tüm kalıpların yıkıcı bir şekilde üzerine gidilmesi gerekir” diyen HDK Eşsözcüsü Cengiz Çiçek ise, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın “Hukuk, ulus devlet tanrısının ayetidir” sözlerini alıntılayarak, şöyle konuştu: “Biz ahlaki politik toplumun değerlerinin nasıl yaşam bulacağını konuşuyoruz. Cezaevlerinde hak ihlali demek, bir kriz anında müesses nizamının hukuku askıya alması istisna hali demektir. Ancak Türkiye Cumhuriyeti de istisna olan hukukun uygulanması oluyor, bunun temel nedeni Kürt sorununa yaklaşımdır.”

‘Hukuksuzluj İmralı’dan başlayıp ülkeye yayıldı’

Cezaevleri politikasının İmralı’da kurgulanarak, tüm cezaevlerine yayıldığının altını çizen Çiçek, tek kişilik hücre, iletişimin engellenmesi, havalandırma ihtiyaçlarının engellenmesinin İmralı’dan başlayıp cezaevlerine yayıldığını anlattı. Çiçek, “Her parçayı kendi içinde tecrit edip birbirleri arasında tampon bölgeler oluşturma hedefidir. Türkiye’deki hukuksuzluklar İmralı’dan başlatılıp tüm ülkeye yayılmaktadır.” Ifadelerini kullandı.

‘Sağlığa erişim engellenmez’

Tutukluluğun kendisinin sağlık sorunu olduğunu dile getiren Amed Tabipler Odası Yönetim Kurulu Üyesi Fırat Akengin, özgürlük olmadan sağlıklı olmanın mümkün olmadığını kaydetti. Cezaevlerinin tarih boyunca sağlık sorunlu mekanlar olduğunu, tutukluların hem yaşam hem de sağlık hakkının devletlerin sorumluluğunda olduğunu vurgulayan Akengin, sağlığa erişim hakkının bir cezalandırma yöntemi olduğunu belirtti. Türkiye’de sorunlu sağlık hizmetinin cezaevlerine de yansıdığını kaydeden Akengin, tutukluluğun sağlığa erişimi engelleyen bir durum olmadığını vurgulayarak, sağlığa erişim hakkının yapısal nedenlerden kaynaklandığına işaret etti.

AMED

#Hukuksuzluklar #İmralıdan #başlatılıp #tüm #ülkeye #yayıldı

Isparta 32 Spor’u 4-0 mağlup eden Amedspor, ligde lider oldu

Ligin 2’nci yarısının ilk maçında Amedspor kendi sahasında Isparta 32 Spor’u 4-0 mağlup ederek, ligde lider oldu

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) 2’nci Lig maçlarında verilen aranın sona ermesiyle Beyaz Grubu’nda şampiyonluk mücadelesi veren Amedspor, ligin 19’uncu haftasında kendi sahasında Isparta 32 Spor’la karşı karşıya geldi. Amedspor konuk ekibi 4-0 mağlup etti.

Tahir Elçi Stadı’nda oynanan maça binlerce Amedspor taraftarı takımlarını yalnız bırakmadı. Maç boyunca taraftar “Burası Amed, buradan çıkış yok” , “İşte taraftar işte şampiyon” ve “Amed Batman gerisi yalan” sloganlarıyla tezahüratta bulundu.

Maça hızlı başlayan Amedspor, maçın ilk golünü 23’üncü dakikada Mehmet Gürkan Öztürk tarafından alarak Isparta karşısında 1-0 öne geçti. Konuk ekip ilk yarıda kazandığı penaltı vuruşunda Amedspor kalecisi Cantuğ penaltıyı kurtardı. Maçın ilk yarısı uzatma dakikalarında Mehmet Aladdinoğlu attığı golle skoru 2-0’a getirdi. Amedspor maçın ilk yarısını Isparta 32 Spor karşısında 2-0 bitirdi.

Maçın ikinci yarısında da etkili oynayan Amedspor, 62’nci dakikada Mansur Çalar’ın bulduğu golle skoru 3-0’a getirdi. Maçın, 69’uncu dakikasında konuk ekipten Cem Özdemir’in yaptığı faul sonrası 2’nci sarıdan kırmızı kart görerek, takımını bu dakikadan sonra 10 kişi bıraktı.

Amedspor oyunu tamamen kontrol altına aldı ve 89’uncu dakikada, bu defa Amedspor adına Ömer Bozan’ın penaltıdan attığı golle skoru 4-0’a taşıdı.

Maçta başka gol olmayınca Amedspor maçtan Isparta karşısında 4-0 galip ayrıldı.

Bu skorla Amedspor puanını 37’ye yükselterek ligde lider oldu.

AMED

#Isparta #Sporu #mağlup #eden #Amedspor #ligde #lider #oldu

MED-DER binasına hırsız girdi

MED-DER binasına giren hırsızlar, kombi ve bilgisayarları çaldı

Amed’in Peyas (Kayapınar) ilçesinde bulunan Mezopotamya Dil ve Kültür Araştırmaları Derneği (MED-DER) binasına kimliği belirsiz kişiler girdi. Hırsızlar, binada bulunan kombi, bilgisayar ve bir miktar parayı çaldı. Ayrıca binanın camları kırıldı.

MED-DER, sanal medya hesabından, yaşanan hırsızlığa tepki gösterdi.

AMED

#MEDDER #binasına #hırsız #girdi

Putin: Rus ekonomisi tahminimizden de iyi

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ‘Rus ekonomisinin beklentinin üstünde performans gösterdiğini’ söyleyerek, ‘Bana göre ekonomimizdeki durum sadece stabil değil, son derece tatmin edici de’ dedi

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna savaşının ‘dinamiklerini olumlu bulduğunu’ belirtti. Savaşı, ‘askeri operasyon’ olarak niteleyen Putin, operasyonun ‘tamamıyla planlandığı biçimde ilerlediğini’ dile getirdi.

Sputnik’in aktardığına göre Putin, Rossiya-1 televizyonunda yayınlanan Moskva.Kreml. Putin (Moskova.Kremlin.Putin) isimli program için verdiği bir demeçte, şu ifadeleri kullandı: “Dinamiklerin olumlu olduğunu söyleyebilirim. Her şey, Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı’nın planladığı biçimde gelişiyor. Askerlerimizin elde ettikleri sonuçlarla bizi yine pek çok defa memnun edeceklerini umuyorum.”

‘Ekonomi tahminimizden iyi’

Batı’nın yaptırımlarına da değinen Putin, ‘Rus ekonomisinin beklentinin üstünde performans gösterdiğini’ söyledi. Rusya lideri, “Bana göre ekonomimizdeki durum sadece stabil değil, son derece tatmin edici de” değerlendirmesini yaptı. Rusya Devlet Başkanı, “Ekonomimizdeki durum stabil, dahası, düşmanlarımız bir yana, bizim tahminlerimizden bile çok daha iyi” diye ekledi.

DIŞ HABERLER

#Putin #Rus #ekonomisi #tahminimizden #iyi

‘Küçük General’ Kalo mezarı başında anılacak

Kanser tedavisi gördüğü sırada yaşamını yitiren Musa Anter’in ‘Küçük Generalleri’nden Yılmaz Yakut, ölümünün birinci yılında mezarı başında anılacak

Faili meçhul cinayetler ve gözaltında kayıpların yaşandığı 90’lı yıllarda Musa Anter’in “küçük generallerim” olarak nitelendirdiği gazete dağıtımcılarından Yılmaz Yakut (Kalo), ölümünün birinci yılında Amed Yeniköy’de bulunan mezarı başında anılacak. Hizbullah’ın saldırıları esnasında ölümden kurtulan ve gözaltında maruz kaldığı işkence nedeniyle başta epilepsi olmak üzere çeşitli hastalıklara yakalanan Yakut, en son kanser hastalığıyla mücadele ederken 16 Ocak 2022 tarihinde yaşamını yitirdi.

Henüz çocuk yaşlarda Welat ve Özgür Gündem gibi gazetelerin dağıtımını üstlenen Yakut, yaşamının son anlarına kadar mücadelesinden geri adım atmadı. Yakut, yarın saat 14.00’da Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) tarafından mezarı başında düzenlenecek etkinlikle anılacak.

AMED

#Küçük #General #Kalo #mezarı #başında #anılacak

Denbêj kadınlar Silopiya Belediyesi’nin etkinliğinde buluştu

Silopiya Belediyesi’nin etkinliğinde sahne alan kadın dengbêjler, sesleri ve stranlarıyla mest etti

Dengbêj kadınlar, Şirnex’in Silopiya (Silopi) ilçesinde Silopiya Belediyesi tarafından belediyenin konferans salonunda düzenlenen etkinlikte sahne aldı. Etkinliğe, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Şirnex Milletvekili Nuran İmir, HDP il ve ilçe yöneticileri, Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinên Azad-TJA) aktivistleri ve Şirnex Barış Anneleri Meclisi üyelerinin yanı sıra çok sayıda kadın katıldı.

Dengbêj kadınların ulusal kıyafetleriyle yer aldığı divanda ayrıca Kürt halkının kültür ve tarihinde yer alan geleneksel eşyalara da yer verildi. Etkinliğe katılan Şirnexli kadınlar ise buğday döverek (Dankut) eski geleneklerini yaşattılar.

Söylenen stranlarla kimi zaman duygusal anlar yaşanırken, kimi zamanda hareketli stranlarla halaya duruldu.

Etkinlikte konuşan HDP’li vekil Nuran İmir, şunları söyledi: “Kadınlar klam ve ezgileriyle tarihi günümüze kadar taşıdı. Ama ne yazık ki kadınların emeği, verdiği mücadele hep erkeğe mal edildi. Bu yüzyıl her alanda kadınların yüzyılı olacak. Kürt kadınları kimse durduramaz.”

Kaynak: JinNews

#Denbêj #kadınlar #Silopiya #Belediyesinin #etkinliğinde #buluştu

Ankara’da siyanürü güzelleme konferansı

Ankara’da ‘Uluslararası Siyanür Yönetimi Kodu’ başlığı ile yapılan konferansta, siyanürün insana ve çevreye zarar vermeyeceği belirtilerek, altın ve gümüş madenciliğinde kullanılan siyanüre karşı algı yapıldığı iddia edildi

Altın Madencileri Derneği (AMD) ve Uluslararası Siyanür Yönetimi Enstitüsü (ICMI) tarafından 11 Ocak 2023 tarihinde Ankara’da gerçekleştirilen ‘Uluslararası Siyanür Yönetimi Kodu’ konferansında siyanür üretimi, güvenli şekilde nakliyesi, madenlerde güvenli şekilde kullanımı, işçi sağlığı ve iş emniyeti kurallarının sağlanması, acil durumlarda nasıl müdahale edileceği, çalışanlara siyanür eğitiminin nasıl verileceği gibi çeşitli konuların ele alındığı belirtildi. Altın madenlerinin yüzde 90’ında siyanür kullanılması ve bu kullanım sırasında büyük çevre felakatlerinin yaşanıyor olmasının üstünün yapılan konferans yoluyla örtülmeye çalışıldığı görüldü.

Güzelleme katılımcıları

Konferansa; Uluslararası Siyanür Yönetimi Enstitüsü Başkanı ve Siyanür Kodu uzmanları, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü, MTA Genel Müdürlüğü, Çevresel Etki Değerlendirme İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü, Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı uzmanları, üniversitelerin maden, jeoloji ve çevre mühendisliği bölümleri öğretim üyeleri, Türk Toksikoloji Derneği üyeleri, Altın Madencileri Derneği üyesi şirketlerin temsilcileri, maden sondajı firmaları, siyanür üreticilerinin temsilcileri, maden analiz laboratuvarlarının firma temsilcileri ve çevre danışmanlık firmalarının katıldığı açıklandı.

AMD’nin iddiası

ICMI Siyanür Kodu sertifikasının tüm dünyanın kabul ettiği bir sertifika olduğuna iddia eden AMD Başkanı Mehmet Yılmaz, “Altın üretiminde kullanılan siyanüre yönelik kamuoyundaki olumsuz algıyı değiştirmek için, altın ve gümüş üretiminde kullanılan siyanürün, dünyanın kabul ettiği ICMI Siyanür Kodu prensiplerine göre yapıldığı sürece, insan sağlığı da, çevre de, toplum da güvence altında olacak” iddiasında bulunurken, gerçekler bu iddiaları ortadan kaldırmakta.

19 şirket 25 saha

Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürü Cevat Genç ise Türkiye’de 7 bin 500 işletme izinli ruhsat sahasından 19 tanesinde (19 şirket 25 saha) altın üretimi yapılmakta olduğunu hatırlatarak, “Bütün madenler ülkemiz için önemlidir. Ancak kamuoyunda altın madenciliğinin ayrı bir yeri var. Altın üretiminde kullanılan siyanüre yönelik algı, kamuoyunu etkiliyor. Altın ve gümüş üretiminde kullanılan siyanürden dolayı kamuoyunun hiçbir endişe duymaması için işletmelerimizin siyanür kullanımı ve yönetimini uluslararası kabul görmüş standartlara göre gerçekleştirmelerini önemsiyoruz” dedi.

Siyanürü yöneteceklermiş

ICMI Başkanı Paul Bateman ise, “Siyanür Kodu; altın ve gümüş üretiminde kullanılan siyanür, insan sağlığının korunmasını geliştirmek ve çevresel etki potansiyelini azaltmak için bir güvence mekanizması sağlar. Siyanür Kodu’nun amacı, altın ve gümüş madenciliğinde kullanılan siyanürün yönetimini iyileştirmek ve insan sağlığının korunmasını ve çevresel etkilerin ‘azaltılmasını iyileştirmek’ ve paydaşlara periyodik sonuçların açıklanması yoluyla siyanürün güvenli bir şekilde yönetilmesi konusunda güvence vermektir. Denetimler bağımsız profesyonel denetçiler tarafından yapılır” dedi.

Siyanürün gerçek yüzü

Dünyada altın madeni şirketlerinin çok büyük çoğunluğu yüzde 90, Türkiye’de ise tamamı düşük cevher seviyelerinde bile olsa çok daha fazla kâr elde etmek amacıyla siyanür kullanmaktadır. Altın ve gümüş madenlerinde sıradan bir yüzük üretebilmek için, 20 tonu aşkın maden atığı üretilmektedir. Bakanlık geçtiğimiz günlerde son 3 yılda 19 şirkete ait 25 ruhsat sahası kapsamında 120,39 ton metal altın üretimi gerçekleştirildiğini açıklamıştı. Buna göre son üç yılda Türkiye’de sadece altın madenlerinde ortaya çıkan atık miktarı 2 milyon 407 bin 800 ton siyanür içeren atığın ortaya çıktığı anlaşılmaktadır.

Doğa yıkımı

Siyanür ve diğer ağır metal atıklarının dışında tartışma dışında tutulan doğal alan yağması ise yüzbinlerce hektar alanı yıkıma uğratmaktadır. Dağları, ormanları ve su havzaları madenlerle yerle bir edilirken, doğal yaşama geri dönülmez zararlar verilmektedir. Siyanür atık havuzları ise yaşamı tamamen zehirleme özelliği ile büyük bir tehdit olarak varlığını sürdürmektedir.

Siyanür katliamları

Dünyada altın madenlerinin neden olduğu birçok katlaimlar yaşanırken, bu felaketlerdeki listenin başında siyanür ve Kanadalı şirketler var. Resmi veriler altın madenlerinin yol açtığı felaketlerin başında siyanür sızıntısının geldiğini gösteriyor. 1971-2015 yılları arasında kayıtlara geçen 11 altın madeninde yaşanan felaketin 7’si siyanürle bağlantılı. 1971’de Romanya’da Certej altın madeninin atık barajının patlaması sonucu 300 bin metreküp zehirli su Certeju de Sus adlı kasabayı basmış ve 89 kişi yaşamını yitirirken birçok insanda ise kanser hastalıkları gelişti. Kırgızistan, Kumtor Altın Madeninde 1998 yılında, 2 ton sodyum siyanür taşıyan bir kamyon Barskoon nehrine düştü, böylece 2 binden fazla insan kanser ve diğer hastalıklara mahkum edilirken büyük çoğunluğu kısa sürede yaşamını yitirdi.

Petkim’de siyanür felaketi

Siyanür güzellemesi yapılan konferansın tek içeriği madenler değildi. Siyanürün kullanıldığı birçok üretim süreçlerinde çevre insan katliamları yaşanmaktadır. Geçtiğimiz günlerde İzmir Aliağa’da bulunan PETKİM’de bakım aşamasında olan ACN (siyanür işlletmesi) fabrikasında 9 işçi siyanür kaçağından dolayı zehirlendi. İlk müdahaleleri yapılan işçilerden biri yaşamını yititirken, diğer işçiler ise Menemen, Çiğli, Ege Üniversitesi ve Tepecik hastanesine sevk edildi. 9 işçinin zehirlendiği olayda Faruk Atakul isimli işçi yaşamını yitirdi, diğer 8 işçiden birinin durumunun ağır olduğu açıklandı. 8 işçinin de süreç içinde kanser vb. hastalıklarla yüz yüze kalacağı belirtiliyor.

Katliam bekleniyordu

Açıklama yapan bir işçinin, ACN’de siyanür olduğu için sürekli bir ambulans bekletildiğini belirtmesi ise böyle bir katliamın her an yaşanacağını gösteriyor. ACN fabrikasında üretimi yapılan Akrilonitril; vinil grubunun bir nitril grubuna bağlanması ile oluşan,C2 H3CN (CN Siyanür) formüllü organik bileşiktir. Kaynama noktası ise 77 °C iken, düşük dozlarda bile çok zehirli olduğu bilinmektedir.

EKOLOJİ SERVİSİ

#Ankarada #siyanürü #güzelleme #konferansı