Ana Sayfa Blog Sayfa 1106

Alman gazetesi FAZ: Kürtler büyük bir güvensizlik yaşıyor

Almanya’nın önde gelen gazetelerinden FAZ, ‘Paris saldırısı ardından Kürtler büyük bir güvensizlik yaşıyor’ başlığıyla, Fransa’da yaşayan Kürtlere ilişkin ayrıntılı bir haber-izlenim yayınladı

Paris’te 23 Aralık 2022 günü Kürt kadın hareketi öncülerinden Emine Kara (Evîn Goyî), Kültür Hareketi’nden Mîr Perwer (Mehmet Şirin Aydın) ve Kürt yurtsever Abdurrahman Kızıl’ın katledilmesi sonrası Almanya’nın önde gelen günlük gazetelerinden Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) gazetesi bir izlenim yazısı yazdı.

“Paris saldırısı ardından Kürtler büyük bir güvensizlik yaşıyor” başlığıyla, Fransa’da yaşayan Kürtlere ilişkin ayrıntılı bir haber-izlenim yayınlanan gazetenin Paris muhabiri Michaela Wiege, Paris’te gerçekleşen kitlesel cenaze törenine ilişkin izlenimler ile Fransa’daki Kürt kurumlarının görüşlerine yer verildi. Haberde, Kürtlerin son saldırı ile 9 Ocak 2013’te Kürt kadın devrimciler Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’in katledilmesi arasında bağ kurduğu ifade edildi.

Fransa bizi korumuyor

Haberde Kürtler arasında “Fransa devleti bizi korumuyor” görüşünün hakim olduğunu aktaran gazete devamla şu yoruma yer verdi: “Fransa’da yaşayan 300 bin civarındaki Kürt arasında güven kırılması büyük çünkü üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’in öldürülmesi olayı aydınlatılmadı. Savcılığın hazırladığı iddianamede cinayete Türk istihbaratının karıştığının ifade edildi ve davaya devlet sırrı engeli konuldu. Kürtler bu engelin kaldırılmasını istiyor.”

Evin Goyî’ye dikkat çekildi

Haberde ikinci Paris katliamında şehit düşenler arasında yer alan KCK Yürütme Konseyi Üyesi Emine Kara (Evîn Goyî)’nin hayat ve mücadele hikayesine de dikkat çekildi. Evîn Goyî’nin ailesinin Türk devletinin baskılarından kaçarak Güney Kurdistan’daki mülteci kampına yerleştiğini hatırlatan gazetenin haberinde devamla şu hususlara vurgu yapıldı:“O DAİŞ ile mücadele Kürt güçlerine komutanlık etti ve o dönemin tanıklarının anlatımına göre 2017’de Rakka’nın DAİŞ’den alınması sürecine katıldı. Bu süreçte yaralandıktan sonra da Fransa’ya gelip sığınma talebine bulunuyor. O ‘Jin, jiyan, azadî’ sloganı ile yoğrulan Kürt Kadın Hareketi’nin yöneticilerindendi.”

Kaynak: ANF

 

#Alman #gazetesi #FAZ #Kürtler #büyük #bir #güvensizlik #yaşıyor

Tetikçi Gencer’e hakimi tehdit ettiği gerekçesi ile ceza

Deniz Poyraz’ı katleden Onur Gencer’e, mahkeme başkanına yönelik tehdit ve hakaret içeren sözleri nedeniyle 3 yıl 3 ay hapis cezası verildi

Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir il binasına 17 Haziran 2021’de silahlı saldırı düzenleyerek, Deniz Poyraz’ı katleden Onur Gencer, hakkında mahkeme hakimine yönelik tehdit ve hakaret suçuyla açılan dava sonuçlandı.

Katil Gencer, Deniz Poyraz davasında yargılandığı 29 Nisan 2022 tarihinde görülen 3’üncü duruşmada İzmir 6’inci Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Cevdet Ekizoğlu’na yönelik tehdit ve hakaretlerde bulundu.

Gencer’in, hakime yönelik “… Daha kibar konuş benimle başkan yoksa emekliliğin rahat geçmez. Başına bela olurum ha… Benimle düzgün konuşacaksın. Sayın başkan Cevdet benim sinirimi bozma… Akıllı ol Cevdet” demişti. Bunun üzerine İzmir 39’uncu Asliye Ceza Mahkemesi’nde “Kamu görevlisine karşı tehdit ve hakaret” suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması 22 Aralık 2022’de görüldü.

‘Pişman değilim’ dedi

Duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katılan Onur Gencer, savunmasında “Mahkeme tarafından yapılan ilk iki duruşmada mahkeme başkanının benim savunma hakkımı kısıtlaması, terör propagandasına izin vermesi, sürekli sözümü kesmesi, bana karşı ayrımcılık yaptığını hissetmem nedeniyle kendisine iddianamede belirtilen sözleri söylediğim ve kendisini payladığım doğrudur. Yaptığım şeyden dolayı pişman değilim” dedi.

Tehditten ceza

Kararını açıklayan hakim, Gencer’e “kamu görevlisine karşı hakaret” suçundan 1 yıl 6 ay, bu suçu kamu görevlisine görevinden kaynaklı işlemesinden dolayı 2 yıl 2 ay 7 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, “tehdit” suçundan 1 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verdi.

Ardından kararını açıklayan hakim, Gencer’e “kamu görevlisine karşı hakaret” suçundan 2 yıl 2 ay 7 gün, “tehdit” suçundan ise 1 yıl hapis cezası verdi.

İZMİR

 

#Tetikçi #Gencere #hakimi #tehdit #ettiği #gerekçesi #ile #ceza

Emek ve Özgürlük İttifakı toplandı

Emek ve Özgürlük İttifakı bileşenleri seçim stratejisini belirlemek üzere toplandı

Emek ve Özgürlük İttifakı bileşenleri, İstanbul Taksim’de bulunan Hill Hotel’de toplandı. İttifakta yer alan, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eşbaşkanları Pervin Buldan ile Mithat Sancar, Eşbaşkan Yardımcısı Tuncer Bakırhan, Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, TİP Sözcüsü Sera Kadıgil ve Genel Başkan Yardımcısı Doğan Ergün, Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) SMF Genel Merkez Sözcüsü ve HDP İstanbul Milletvekili Dilşat Canbaz, Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP) Sözcüsü Perihan Koca, Sözcüler Kurulu Pelin Kahiloğulları, Emekçi Hareket Partisi (EHP) Sözcüsü Özge Akman, Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Ercüment Akdeniz ile Genel Başkan Yardımcısı Selma Gürkan katıldı.

Toplantıda seçim, ittifakın genişletilmesi ve 15 Ocak’ta İstanbul’da gerçekleştirilecek miting gündemlerinin ele alınacağı öğrenildi. Basına kapalı olarak gerçekleşen toplantıda, ayrıca Cumhurbaşkanı adayı profilin de tartışılacağı belirtiliyor.

İSTANBUL

#Emek #Özgürlük #İttifakı #toplandı

İran’da 6 günde en az 104 Beluc tutuklandı

İran’da devam eden halk ayaklanmasında geçtiğimiz Cuma gününden bu yana en az 104 Beluc gözaltına alınarak tutukladı

Halk ayaklanmasının 4’üncü aya girmek üzere olduğu iran ve Rojhilat’ta rejim güçlerinin saldırıları da protestocuların kararlılığı da devam ediyor. Özellikle Kürt kentleri ve Beluc kentlerinde yoğun saldırıların yaşandığı eylemler sonucunda Sistan ve Belucistan eyaletlerinin çeşitli kentlerinde yapılan ev baskınlarında en az 104 Beluc gözaltına alınarak tutuklandı.

Gözaltı ve tutuklamaların ağırlıklı olarak eyaletin başkenti Zahidan’da gerçekleştirildiği öğrenilirken, geçtiğimiz Cuma günü “Kanlı Cuma” haftasında yine bir araya gelen Belucistanlı yurttaşlar, İran İslam Cumhuriyeti aleyhinde sloganlar atarak hükümetin uygulamalarını kabul etmediklerini belirti.

Katliamlara karşı açıklama

Sistan ve Belucistan’da Beluc yurttaşlara İran hükümeti tarafından uygulanan baskı, tutuklama ve katliam politikalarına karşı kendilerini “Beluc Özgürlük Savaşçıları” olarak tanıtan bir grup tarafından açıklama yapıldı. Açıklamada İran hükümetinin sivillere yönelik saldırgan politikalarına son vermesi istenirken, “Bu zulme son verin. Eğer bu zorbaca eylemler, halka ateş açma, işkenceler devam edecek, olursa çok büyük ezici bir tepkiyle karşı karşıya kalacaksınız” denildi.

Katliam politikalarının sürmesi karşısında İran hükümeti polis ve askerlerine karşı, “askeri eylemler” gerçekleştirileceği belirtilen açıklamada her bir Beluc vatandaşa yönelik gerçekleşen saldırı karşısında “misilleme” yapılacağı duyuruldu.

HABER MERKEZİ

#İranda #günde #Beluc #tutuklandı

PAK’tan Şenyaşar’lara ziyaret: Kürtler bu adalet arayışının yanındadır

Adalet Nöbeti’lerini 668’inci gününde sürdüren Şenyaşar ailesine destek ziyaretinde bulunan PAK heyetinden Nurullah Timur, ‘Kürtler Şenyaşar ailesinin bu adalet arayışının yanındadır’ dedi

Riha’nın (Urfa) Pirsûs (Suruç) ilçesinde, 14 Haziran 2018 tarihinde AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ve saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın 9 Mart 2021’de başlattığı Adalet Nöbeti 668’inci güne girdi.

Anne Emine Şenyaşar’ın rahatsızlığından dolayı gelmediği nöbeti sürdüren Ferit Şenyaşar’ı Kürdistan Özgürlük Partisi (PAK) Genel Başkan Yardımcıları Vahit Aba ve Nurullah Timur’un da aralarında bulunduğu bir heyet ziyaret etti.

Kürtler için özgürlük her zaman olmalıdır

Ziyaretlerine ilişkin konuşan Aba, PAK olarak ailenin Adalet Nöbeti eylemine destek vermeye geldiklerini söyledi. Mevcut nöbet eyleminin Şenyaşar ailesi şahsında tüm Kürtlerin olduğunu söyleyen Aba, “Adalet istemek bütün Kürtler içindir. Bu devlet 100 yıldır zulüm ve baskı yapmıştır, yaptıkları yanlarına kalmıştır. Şenyaşar ailesi de ‘Bu böyle devam etmez, adalet istiyoruz. Bizi öldürdünüz, adaleti yerine getirin’ diyor. Kürtler için eşitlik ve özgürlük her zaman olmalıdır” dedi.

Nurullah Timur ise, “Kürtler Şenyaşar ailesinin bu adalet arayışının yanındadır. Biz de PAK olarak ailenin adalet arayışının yanında durmaya, destek olmaya geldik. Her zaman da ailenin yanında olacağız” dedi.

RIHA

#PAKtan #Şenyaşarlara #ziyaret #Kürtler #adalet #arayışının #yanındadır

HDP’nin tecrit eylemi sürüyor: Savaş konseptine karşı susmayacağız

HDP Milletvekillerinin PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik uygulanan tecride karşı başlattıkları eylemde konuşan Maçin, toplumun topyekûn tecrit altında olduğunu belirterek, buna karşı mücadeleyi yükselteceklerini söyledi

İmralı Cezaevi’nde 24 yıldır ağır tecrit altında tutulan ve 21 aydır kendisinden haber alınmayan PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın durumuna dikkat çekmek için Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekillerinin her gün Meclis kapısından Adalet Bakanlığı’na kadar yaptıkları yürüyüş eylemi bugün de deva etti.

Eylem 11’inci günde

Başlatılan Adalet Nöbeti, 11’inci gününde HDP milletvekilleri Kemal Bülbül, Abdullah Koç, Erdal Aydemir, Hasan Özgüneş, Ayşe Sürücü, Nusrettin Maçin, Murat Sarısaç, Mahmut Toğrul, Fatma Kurtulan, İmam Taşçıer, Hüseyin Kaçmaz ve Celadet Gaydalı, Meclis Dikmen Kapısı’nda açıklama yaptı.

Hepimiz tecrit altındayız

HDP Riha(Urfa) Milletvekili Nusrettin Maçin, İmralı’da hukukun hiçe sayıldığını ifade ederek, “İmralı, AKP ve MHP’nin savaş konseptinin iki yıldan fazladır Sayın Öcalan ve oradaki siyasi tutuklular üzerinde hukuku hiçe sayarak, insan hak ve özgürlüklerini hiçe sayarak, resmen hukukun katledildiği bir Ada’ya dönüşmüş bulunmaktadır. Bu savaş konsepti, başta toplumun bütün kesimlerini kutuplaştırmak, baskıları arttırmak, toplumun bütün taleplerini, bütün eleştirilerini, hak ve özgürlük uğruna verilen mücadeleyi susturmak için İmralı’da başlatılan bu tecrit, bugün biz HDP Parlamento Grubu da dahil şuan tecrit altındayız” dedi.

‘Bütün alanlara haykıracağız’

Toplumun tüm kesimlerine yönelik tecridin uygulandığını dile getiren Maçin, “Bir siyasi tutuklunun, bir düşünce insanının en fazla ihtiyaç duyduğu, ürettiği düşünceleri, ürettiği politikayı toplumun bütün kesimleriyle paylaşılmasıdır. Bu sadece aile görüşü, sadece avukat görüşünün dışında olan, daha fazlası olan bir uygulamadır ”dedi. Maçin, tecride karşı mücadeleyi büyüteceklerini vurgulayarak, “Kürt halkının yüz yıllık bir mücadele geleneği vardır. 21’inci yüzyıla giriyoruz, Cumhuriyet’in ikinci yüz yılına giriyoruz, hala tecrit uygulanıyor. Tecrit demek, hukuk devleti olmaktan çıkmak demektir, yasaları, kanunları, siyasallaştırmaktır. Tam da AKP ve MHP’nin kurmuş olduğu bu savaş konsepti budur. Bütün toplumu susturmaya çalışıyor. Biz her yerde, Meclis’te, sokakta, fabrikada, tarlada, mahallede hayatın olduğu bütün alanlarda haykıracağız. Bizi hiçbir güç susturamaz” ifadelerini kullandı.

2023 yılı özgürlük yılı olacak

“Öcalan üzerindeki tecridi kaldırın” diye seslenen Maçin, “Türkiye’ye yeni bir yıl, yeni bir yüzyıl, bütün halkların kendini özgürce ifade ettiği, cezaevlerinin, siyasi tutsakların özgürlük yılı olması dileğiyle mücadelemizi büyüteceğiz. Siyasi tutsaklara özgürlük şiarımızla, 2023 yılını özgürlük yılı yapacağız” dedi.

ANKARA

#HDPnin #tecrit #eylemi #sürüyor #Savaş #konseptine #karşı #susmayacağız

Cenazeler için duyarlılık çağrısı: Logar hatlarının geçtiği yerde bekletiliyorlar

Mehmet Sabri Avras’ın cenazesi Xerzan Mezarlığı’ndan çıkarılarak Kilyos’ta kaldırıma gömülen cenazeler arasında. Kardeşi Hüseyin Avras, ‘Cenazeler, logar hatlarının geçtiği bir yerde bekletiliyor, bu bize işkence gibi geliyor’ dedi

Bedlîs merkeze bağlı Oleka Jor köyünde bulunan Xerzan Mezarlığı, 2013-2015 yılları arasında devlet yetkililerinin PKK Lideri Abdullah Öcalan ile yürüttüğü diyalog sürecinde yüzlerce HPG’li cenazesinin taşındığı bir mezarlık durumunda iken, 8-17 Aralık 2017 tarihleri arasında iş makineleri ile yıkılarak mezarlık içerisinde bulunan 300’ün üzerinde cenaze çıkarıldı. Ailelerden habersiz çıkarılan cenazelerin nereye götürüldüğü bilinmezken, 2 Ocak 2018’de Bitlis Valiliği’nin yaptığı açıklama ile cenazelerin İstanbul Adli Tıp Kurumu’na (ATK) götürüldüğü ortaya çıktı. Belli bir süre ATK’de bekletilen cenazelerin daha sonrasında plastik kutu içerisinde Kilyos Mezarlığı’ndaki kaldırımlara gömüldüğü öğrenildi. Bunun üzerine harekete geçen aileler cenazelerini teslim alabilmek için birçok kurum ve kuruluşa başvurdu. Ailelerin girişimleri sonucunda şu ana kadar 23 cenaze alındı. Diğer ailelerin ısrarlı bekleyişi ise hala sürüyor. Bunların arasında 1995 yılında yaşamını yitiren Mehmet Sabri Avras da yer alıyor.

Köylerimiz basıldı

Mezopatamya Ajansı’na konuşan Arvas’ın kardeşi Hüseyin Avras, ağabeyinin 1994 yılında devletin köylerine ve ailelerine yönelik baskıların ardından PKK’ye katıldığını belirtti. Ağabeyinin PKK’ye katılmadan önceki süreçte apolitik bir kimliğe sahip olduğuna dikkat çeken Avras, “1993 sonunda binlerce asker ile köye genel bir askeri operasyon yapılarak tüm evler arandı. Tüm aramalar sonucunda köyde tek bir çakı dahi bulunamadı. Sadece babamın evine lav silahı mermisi bırakılmıştı askerler tarafından. Keza amcamın evine de keleş mermisi bırakılmıştı. Bu sebeple 70 yaşındaki amcam, babam kısacası tüm aile gözaltına alındı. Ve 4 ay gibi bir süre cezaevinde kaldıktan sonra bu mühimmatların onlara ait olmadığı için tekrar bırakıldılar” dedi.

Haksızlığa karşı çıktı

Avras, “Ağabeyim tüm baskılardan sonra bize ‘bunlar artık bizi bu şekilde yaşatmaz’ dedi ve o hasta haliyle dağ yolunu tuttu” diyerek, kardeşinin bu uygulamaların ardından Kürt kimliğinin farkına vardığını vurguladı. Ağabeyinin, 1994 yılında PKK’ye katıldığını belirten kardeş Avras, ağabeyinin katılım yaptıktan 1 yıl sonra 1995’te çıkan bir çatışmada yaşamını yitirdiğini söyledi.

Mezarı olduğu için sevindik

Ağabeyinin yaşamını yitirdikten sonra yapılan tüm hukuki girişimlere rağmen mezarının nerede olduğunu öğrenemediklerini ifade eden kardeş Avras, 2013- 2015 yılları arasında “çözüm süreci” adı altında yürütülen süreçte toplu mezarlarda bulunan HPG’lilerin cenazelerinin Xerzan Mezarlığı’na taşındığını öğrendikten sonra umutlandıklarını belirtti. Kardeş Avras, “Orada olduğunu öğrendikten sonra da ağabeyimin de bir mezarı olduğu için sevindik” dedi.

Cenazeleri bir mezara dahi almadılar

2017’de ise mezarlığın yıkılmasıyla tekrar hayal kırıklığı yaşadıklarını aktaran Arvas, Cenazelerin Kilyos Mezarlığı’na götürüldüğünü basından öğrendiklerini söyledi. Dozer ve kepçelerle bu mezarların yıkılmasının aile olarak çöküntü içerisine girdiklerini söyleyen Arvas, “Kilyos’ta cenazeler, kaldırım altında nemli ortamda, hatta logar hatlarının geçtiği bir yerde bekletiliyor. Yani cenazelerin orada bir mezara dahi alınmadığını biz gördük. Bu bize korkunç bir eziyet ve işkence gibi geliyor. Empati yaptığımızda eğer orada tek bir asker cenazesi olsaydı haklı olarak kıyameti koparırlardı. Bizim gayemiz insani olarak cenazelerimize kavuşmak” dedi.

Avras, cenazelerini almaya giden ailelerin başvuruları sonrası cenazelerini aldıkları ortamın insanlık dışı bir ortam olduğuna dikkat çekti.

Kardeş Avras, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bölgede bu şekilde kimin çocukları ve yakınları yaşamını yitirmişse bunun peşini bırakmayıp İHD ve ÖHD’ye başvursunlar. Burada siyasiler de kendi üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmek için bu olayı gündemlerinde tutup meclise taşımalılar. Ayrıca tüm insan hakları savunucuları da buna karşı duyarlılık göstermeli.”

HABER MERKEZİ

#Cenazeler #için #duyarlılık #çağrısı #Logar #hatlarının #geçtiği #yerde #bekletiliyorlar

Cezaevi yönetimi avukat-tutuklu görüşünü dinlemiş

Rize L Tipi Cezaevi’nde kalan tutuklulara açılan bir soruşturma kapsamında cezaevi yönetiminin tutuklular ile avukat görüşmelerini dinlediği ortaya çıktı

Rize L Tipi Cezaevi’nde 24 Eylül 2012 yılında kalan 14 tutuklu ve tutukluları ziyaret eden avukatlara “Cezaevi Koordinasyon” yapısında yer aldığı iddiasıyla “örgüt üyeliği”nden açılan soruşturmada 11 yıl sonra kovuşturma yer olmadığı kararı verildi.

Rize L Tipi Cezaevi’nde 24 Eylül 2012 yılında açlık grevine giren tutuklular Bahattin Keskin, Ramazan Özelçi, Eyyüp Nanto, Civan Tunç, Xemgin Durak, Hasan İnci, İlhan Şaylı, Kadir Emek, Mehmet İnatçı, Mehmet Erdoğan Dinçer, Reşit Nanto, Sedat Akgök, Sedat Alçiçek, Sedat Çayır ve Selman Çiçek’e “cezaevi yapılanması içerisinde yer aldığı” iddiası ile Rize Emniyet Müdürlüğü tarafından soruşturma açılmıştı. Açılan soruşturmanın kapsamı genişletilerek görüşe gelen avukatlar ile tutukluların telefon görüşmesi yaptığı aileler de soruşturmaya dahil edildi.

Soruşturma kapsamında hukuksuz bir şekilde avukatların ve ailelerin telefonları uzun bir süre dinlendi. Soruşturma evrakında ortaya çıkan olayda yasak olmasına rağmen tutuklular ile avukatların yaptığı görüşmeler de dinlenmiş.

Olayla ilgili açılan soruşturmada 11 yıl mahkeme 27 Aralık 2022 tarihinde delil yetersizliği gerekçesi ile kovuşturma yer olmadığına karar verdi.

HABER MERKEZİ

 

#Cezaevi #yönetimi #avukattutuklu #görüşünü #dinlemiş

Askeri operasyon gerekçesiyle 4 kentte ormanlar ateşe verildi

4 kentte  binlerce askerin katıldığı askeri operasyonda, ormanlık alanlarının ateşe verildiği öğrenildi

Son üç yılda operasyon adı altında Kurdistan’da binlerce hektarlık ormanlar yok edilirken, birçok alan yakıldı, yine ağaç kıyımları yaşandı. Amed, Çewlîk (Bingöl), Mûş ve Êlih (Batman)  kırsalında 24 Aralık’ta binlerce askerin katıldığı bir askeri operasyon başlatıldı. Operasyonda söz konusu kentlerin dağlık bölgelerine helikopterlerle özel birlikler indirilirken, bazı noktalara da özel birlikler 4×4 tipi arkası kapalı sivil araçlarla sevk edildi. Bölgede helikopter ve Silahlı İnsansız Hava Araçları (SİHA) hareketliliği yaşanırken, bazı bölgelere yönelik de top atışları yapıldığı bildirildi.

İki noktada yangın

Operasyon bölgesinde yer yer silah seslerinin de geldiği belirtilirken, Pasur (Kulp) ve Mûş arasında kalan kırsal mahallelerin dağlık bölgelerinde askeri birliklerin, ormanları ateşe verdiği bildirildi. İki ayrı noktada çıkarılan yangının bir gün sonra kendiliğinden söndüğü belirtildi.

Amed, Çewlîk, Mûş ve Êlih’in dağlık bölgelerinde başlatılan askeri operasyonun, birçok noktada sonlandırıldığı, ancak stratejik bazı bölgelerde sürdüğü bildirildi.

Kaynak: MA

#Askeri #operasyon #gerekçesiyle #kentte #ormanlar #ateşe #verildi

Polis tacizi ile ilgili önerge ‘kişisel görüş’ denilerek iade edildi

HDP Qileban İlçe Eşbaşkanı Zilan Yaman’ın asker ve polis tacizine maruz kalmasını Meclis gündemine taşıyan HDP Milletvekili Nuran İmir’in verdiği önerge, ‘kişisel görüş’ denilerek iade edildi

Şirnex’in (Şırnak) Qileban (Uludere) ilçe Eşbaşkanı Zilan Yaman’ın asker ve polisler tarafından 12 Aralık’ta aranarak taciz edilmesi Meclis gündemine taşınmıştı. Konun araştırılması için verilen soru önergesi “kişisel görüş” denilerek iade edildi.

Önerge iade edildi

Konuyu Meclis gündemine taşıyan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Şirnex Milletvekili Nuran İmir, Yaman’ın 25 Kasım 2022’e Cizîr’de gözaltına alınırken, bir polisin, “Biz hepinizi tanıyoruz” tehdidini Meclis’e taşımış ve konuyla ilgili İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yanıtlaması için Meclis Başkanlığı’na soru önergesi vermişti.

Bakanlık, İmir’in önergesini, “kişisel görüş var” diyerek iade etti. Önergeye dair iade gerekçesinde, “…. Kişisel görüş ileri öne sürülmeksizin bir önergeyi yazılı olarak cevaplanmak üzere milletvekillerinin Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlara yazılı olarak cevaplanmak üzere milletvekillerinin kuralına yer verilmiş olup; önerge sahibi milletvekillerinin kişisel görüşüne yer verilmemesi gerekmektedir” denildi.

Bakandan şu soruları yanıtlaması istenmişti:

*“Şırnak Uludere İlçe Eş başkanımız Zilan Yaman’ın hangi polisler tarafından telefonla arandığını araştıracak mısınız? Polislerin eşbaşkanımızı arama gerekçeleri nedir?

*Kendisini Uludere Jandarma Komutanı olarak tanıtan şahıs kimdir? Uludere Jandarma Komutanı hakkında bir inceleme başlatacak mısınız?

*Uludere Eşbaşkanımız Zilan Yaman’ı arayarak taciz eden kolluk güçleri ile ilgili bir bilgiye sahip misiniz?

*Bakanlığınıza bağlı polis ve askerlerin bölgede sistematik olarak kadınları taciz ettiğinden haberdar mısınız? Bugüne kadar kadınları taciz eden kaç güvenlik görevlisinin görevine son verildi?

*Söz konusu kolluk görevlileri Uludere Eşbaşkanımız Zilan Yaman’ın kişisel verilerine nasıl ulaşmaktadır? Yaman’ın cep telefonu bilgisini kendisi paylaşmadan ‘kişisel saiklerle’ bu veriye ulaşılması yasadışı değil midir?

*Türkiye’de son 5 yılda kaç kadın kolluk şiddetine maruz bırakılmıştır? Bu şiddet suçlarının kaçı yargıya yansımıştır? Kaçında kolluk ceza almıştır?”

ANKARA

 

#Polis #tacizi #ile #ilgili #önerge #kişisel #görüş #denilerek #iade #edildi