Ana Sayfa Blog Sayfa 1124

İstiklal yılbaşı kutlamalarına kapatıldı

İstanbul Valiliği, İstiklal Caddesi’nde yılbaşı kutlamalarına yasakladı. Taksim Meydanı ve Gezi Parkı da demir bariyerlerle kapatıldı

İstanbul Valiliği, yılbaşı kutlamaları kapsamında Beyoğlu ilçesinde bulunan İstiklal Caddesi’ni yasakladı. Yasak kararı sonrasında İstiklal Caddesi’ne çıkan tüm yollar trafiğe kapatıldı. Araçlar, alternatif yollara yönlendirildi. İstiklal Caddesi’ne gireceklerin polis noktalarından geçeceği belirtildi.

Taksim Meydanı ve Gezi Parkı da demir bariyerlerle kapatıldı. Taksim Meydanı ve çevresinde polis noktaları oluşturuldu. Polis, Gezi Parkı içinde beklerken bazı noktalara da TOMA yerleştirdi.

İSTANBUL

#İstiklal #yılbaşı #kutlamalarına #kapatıldı

Deniz Poyraz doğum gününde mezarı başında anıldı

Deniz Poyraz, doğum gününde mezarı başında anıldı. Anmada konuşan HDP Milletvekili Musa Piroğlu ‘Katillerden hesap sorarak ülkenin aydınlık geleceğini hep birlikte kuracağız’ dedi

Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir İl örgütüne 17 Haziran 2021’de gerçekleşen saldırıda katledilen Deniz Poyraz, doğum gününde Buca Kaynaklar’da bulunan mezarı başında anıldı. Anmaya Deniz Poyraz’ın ailesi, HDP İstanbul Milletvekili Musa Piroğlu, TJA ve HDP yöneticileri, Kadınlar Birlikte Güçlü İzmir temsilcileri ve çok sayıda kişi katıldı.

Mezarlıkta konuşan Deniz Poyraz’ın annesi Fehime Poyraz, “Sadece Deniz’le değil bütün şehitlerle onur duyuyorum. Bir insan haksız yere, kalleşçe öldürüldüğü zaman unutulmuyor. Hiçbir zaman kalbimizden çıkmayacak. Doğum günün kutlu olsun” dedi.

‘Tarih katliamlarla doluyor’

HDP Milletvekili Musa Piroğlu ise, katliama ilişkin yargılamada sadece Onur Gencer hakkında ceza verilmesine değindi. Bu kararı verenlerin katliamın suç ortağı olduklarına dikkati çeken Piroğlu, “Tarihimiz bu katliamlarla dolmaya devam ediyor. Paris’te de saldırılar ve bu çeşit diz çöktürme çabaları, yoldaşlarımızı katlederek, kaybederek, suikastlar düzenleyerek bize bir bütün olarak mücadelemize diz çöktürmeye çalışıyorlar” ifadelerini kullandı.

‘Yoldaşımızın bıraktığı yoldan devam edeceğiz’

HDP ve Kürt halkına yönelik saldırıların, siyasetin önünün alınmak için yapıldığının altını çizen Piroğlu, “Bu saldırılarla diz çökmeyiz, yoldaşımızın bıraktığı yoldan devam ederiz. Çünkü tarihimiz direngenliğin tarihi. Artık bu faillerin açığa çıkarılması gerekiyor. Arkasındaki odaklar ve bunların siyasi hedefleri ortaya çıkarılmak zorunda. Çünkü bu çıkarılmadığı sürece bu ülke saldırıların tehdidi altında olmaya devam edecek. Katillerden hesap sorarak ülkenin aydınlık geleceğini hep birlikte kuracağız” diye konuştu.

Deniz Poyraz’ın babası Abdülillah Poyraz da, kanının son damlasına kadar şehitlerin ve İmralı’nın arkasında olacaklarını söyleyerek, “Biz düşmana başımızı eğmeyeceğiz. Şehitlerin kanı yerde kalmayacak” diye konuştu.

Anma, “Şehit namirin”, “Deniz Poyraz ölümsüzdür” sloganları ile sona erdi.

İZMİR

#Deniz #Poyraz #doğum #gününde #mezarı #başında #anıldı

İHD: En az 76 tutuklu hayatını kaybetti

İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu ‘F Oturumu’ eyleminin 562’ncisinde cezaevlerinde ölümlerin arttığına vurgu yaparak, 2022’de en az 76 tutuklunun hayatını kaybettiğini belirtti

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, hasta tutukluların durumuna dikkat çekmek amacıyla yaptıkları “F Oturumu” eyleminin 562’ncisini dernek binası önünde gerçekleştirdi.
Grup adına açıklamayı okuyan İHD Hapishane Komisyonu üyesi Meryem Bars, 2022 yılının sonunda cezaevlerinin artık “ölüm evi” haline geldiğini belirterek, İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu olarak 2022’nin ilk 3 ayında hazırladıkları hak ihlalleri raporuna değindi.

Hak ihlalleri arttı

Salgın süreciyle beraber sağlık ve tedavi hakkı ihlallerine yeni ihlallerin eklendiğine dikkat çeken Bars, “Hastaneye sevk taleplerinin hiç ya da geciktirilerek karşılanması, hapishane revirinde uzman hekim bulunmaması, kelepçeli muayene ve tedaviye zorlanma, muayene odasında asker bulunması, ilaçların düzenli olarak verilmemesi, hastanelerin mahpus koğuşlarının olumsuz koşulları, ağır hasta tutuklular bakımından ATK’nin olumsuz raporları, diyet beslenme taleplerinin karşılanmaması gibi süren sorunlar, pandemi ile beraber yenileri eklenerek artışa geçti” ifadelerini kullandı.

En az 76 ölüm gerçekleşti

Ayrıca ilgili raporda, cezaevindeki hasta tutukluların sağlık ve tedaviye erişim konusundaki aktarımlarına da yer verildiğini belirten Bars, raporda yer alan bir hasta tutuklunun aktarımlarını paylaştı.
2022 yılındaki elde edilen verilere göre en az 76 tutuklunun ilgili ihlallerden dolayı hayatını kaybettiğini altını çizen Bars, bu ölümlerin birçoğunun tedavisi engellenen hasta tutuklulardan oluştuğunu vurguladı. Bazı ölümlerin “intihar etti, düştü” gibi iddialarla geçiştirildiğini ifade eden Bars, “Bu iddialarla gerçekleşen her ölüm, ‘şüpheli ölüm’ olarak kayıtlarımıza geçti. Çünkü hapishane idarelerinin tutuklu ölümleri hakkında her iddiası çürüyor” ifadelerini kullandı. Bars son olarak, hasta tutukluların serbest bırakılmasını istedi.

İSTANBUL

#İHD #tutuklu #hayatını #kaybetti

Bayındır: 2023 yılı AKP-MHP faşizminin yenilgi yılı olacaktır

Tutuklu bulunduğu Diyarbakır 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevinden yeni yıl mesajı gönderen DBP Eşbaşkanı Keskin Bayındır, ‘İnanın, bu saldırılarla elimizi bağlayamayacaklar. 2022 yılı demokrasi ve özgürlük mücadelemizin yılı oldu, 2023 yılı AKP-MHP faşizminin yenilgi yılı olacaktır’ dedi

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 23 Aralık’ta yapılan operasyon gözaltına alınıp tutuklanan Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eşbaşkanı Keskin Bayındır, yeni yıl dolayısıyla mesaj gönderdi.

Kürt halkı belirleyici rolde

Bayındır, Diyarbakır 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan gönderdiği yeni mesajında şunları dile getirdi: “Kürt halkının kazanımlarına her şekilde saldıran iktidarlara karşı Kürdistan’ın her parçasında halkımızın demokrasi ve özgürlük mücadelesi verdiği bir yılı geride bıraktık. Rohilat’ta kadınların öncülüğünde “jin jiyan azadi” sloganıyla başlayan ayaklanma, Kürdistan bölgesi ve Rojava’daki saldırılar dünyanın önemli gündem maddelerinden biri oldu. Öte yandan Kürt halkının Türkiye siyasetindeki belirleyici rolü kamuoyunun da dikkatini çekti. Savaş politikalarıyla iktidarını korumaya çalışan AKP-MHP iktidarı tüm bu gelişmeleri bir engel olarak gördü. Bu yüzden halkımızın kazanımlarına ve değerlerine her şekilde zarar veriyorlar” dedi.

Elimizi bağlayamayacaklar

Mesajında, “Kürt halkı bütün saldırılara karşı geri adım atmadı, teslim olmadı. Halkımızın kararlı tavrı yenilme korkusunu artırdığı açıktır. Bir kahramanlık hikayesi yazmak istiyorlar ama yazamayacaklar. Dolayısıyla onların öfkesi bizim mücadelemiz kadar büyük. İnanın, geri adım atmayan, baş eğmeyen Kürdün hasretine yenik düşecekler” diyen Bayındır, “İnanın, bu saldırılarla elimizi bağlayamayacaklar. 2022 yılı demokrasi ve özgürlük mücadelemizin yılı oldu, 2023 yılı AKP-MHP faşizminin yenilgi yılı olacaktır. Bu bilinçle 2023 yılının halkımız ve mazlumlar için özgürlük ve eşitlik, tüm dünya halkları için barış ve istikrar yılı olmasını temenni ediyorum. Yeni yılınız kutlu olsun” dedi.

AMED

 

 

#Bayındır #yılı #AKPMHP #faşizminin #yenilgi #yılı #olacaktır

DSG’nin operasyonu: 32 IŞİD’li yakaladı

DSG, Cizre Yıldırımı Operasyonu’nun 3’üncü gününde 32 IŞİD’li’nin yakaladığını açıkladı

Demokratik Suriye Güçleri (QSD) Basın İrtibat Merkezi, Cizre Yıldırımı Operasyonu’nun 3’üncü gün bilançosuna ilişkin açıklama yaptı.Açıklamada, “Güçlerimiz, Kuzey ve Doğu Suriye İç Güvenlik Güçleri ve IŞİD’e Karşı Uluslararası Koalisyon’un işbirliğiyle Kuzey ve Doğu Suriye’nin Til Hemis ve Hol’deki IŞİD hücrelerinin imha etme operasyonlarını sürdürüyor. Bu çerçevede Til Hwmîs’in batı kırsalında 32 IŞİD’li yakalandı, bunlardan 3’ü son dönemde IŞİD’i izlemekte olan ve adalet için aranan çeteler listesinde yer alıyordu” denildi.

Açıklamada, şu ifadelere de yer verildi:

“Operasyonun 3’ncü gününde terör hücrelerinin şüpheli hareketlerine ve kaçma girişimlerine ilişkin bilgi alınmasının ardından güvenlik güçlerinin takibi daha da genişletildi. Güçlerimiz Til Birak’ta saklandıkları yerlerden kentin doğusundaki sivil evlere kaçan 3 terörist çetesini takip etti. Köylülerin de yardımıyla çeteler yakalandı. 3’üncü günde gerçekleştirilen güvenlik operasyonlarında askeri üniforma ve terör hücre üyelerinin kendilerini gizlemek için kullandıkları giysilere el koydu. Ayrıca teröristlerin saklandığı yerlerde görev yapan ve onlara lojistik malzeme sağlayan 6 çete de yakalandı.”

Açıklamada, Til Birak ve Til Hemîs kırsalındaki operasyonun aralıksız bir şekilde devam ettiği belirtildi.

DSG de dünde yaptığı açıklamada, 52 IŞİD’linin yakalandığı duyurulmuştu.

Kaynak: MA

#DSGnin #operasyonu #IŞİDli #yakaladı

Cumartesi Anneleri’nden çağrı: Bu kayıtsızlığa son verin

Cumartesi Anneleri 927’inci hafta eylemlerinde 2023 yılına girerken faillerin açığa çıkarılması için yetkililere sorumluluk almaları çağrısında bulundu

Cumartesi Anneleri, kayıplarının akıbetini sormak ve faillerin açığa çıkarılıp yargılanması talebiyle her hafta düzenledikleri eylemlerinin 927’ncisini de bu hafta eylem alanları olan Galatasaray Lisesi önünün kapatılması nedeniyle online gerçekleştirdi.

Sorumluluk çağrısı

Bu haftaki eylemde 2023 yılına girerken bugüne kadar işlenen suçların açığa çıkarılması, gözaltında kaybetme suçlarındaki sorumluluğun kabul edilmesi ve kaybedilen sevdiklerinin akıbetinin açığa çıkartılması için gerekli mekanizmaların hayata geçilmesi için devlet yetkililerini sorumluluk almaya çağırdı. Açıklamayı 12 Eylül kayıplarından Hayrettin Eren’in kardeşi İkbal Eren Yarıcı okudu.

2022 polis şiddetiyle geçti

Yarıcı, sözlerine sevdikleri kayıplarını aramakla geçirdiklerini bir yeni yılı daha iktidarların kendilerine dayattığı belirsizliğin gölgesinde geçirdiklerini söyledi. 2022’yi ağır baskı ve yasakların katmerleştiği bir yıl olarak geride bıraktıklarını aktaran Yarıcı, yıllardır eylemlerini sürdürdükleri Galatasaray Meydanı’nın hala kendilerine yasak edildiğini hatırlatarak, yıl içerisinde polis şiddetiyle gözaltına alındıklarını ve haklarında hukuki dayanaktan yoksun davalar açıldığını kaydetti.

‘Artık yeter’

Baskı ve engellemelere karşı “Artık yeter” diyen Yakıcı, “Anayasayı askıya alan, yaşam hakkını yok sayan, hak ve özgürlükleri ortadan kaldıran hakka, hakikate ve adalete düşman uygulamalarınıza son verin. Taleplerimiz karşısında 16 hükümettir devam eden kayıtsızlıkla, işlenen gözaltında kaybetme suçunun ortadan kalkmayacağı unutulmasın” dedi. Yakıcı ardından taleplerini sıraladı.

Ailelerin talepleri

Yeni bir yıla girerken hak hukuk arayışlarına devam edeceklerini dile getiren Yarıcı, yeni yıla dair taleplerini ise şöyle sıraladı:

“* Devlet, bu topraklarda işlenen gözaltında kaybetme suçlarındaki sorumluluğunu kabul etsin, kaybedilen sevdiklerimizin akıbetlerini açığa çıkartacak mekanizmaları hayata geçirsin.

* Zorla kaybetme suçu, Türk Ceza Kanunu’nda insanlığa karşı suçlar başlığı altında düzenlensin.

* Gözaltında kaybetme suçunun faili olan devlet görevlileri üzerindeki cezasızlığa son verilsin ve evrensel hukuka göre yargılanmalarını sağlayacak düzenlemeler yapılsın.

* Devlete, gözaltında kaybetme suçunun kesin olarak önlenmesi, kayıpların sorumlularının cezalandırılması ve ailelerinin kaybedilen yakınlarıyla ilgili gerçekleri öğrenmesi için sorumluluk yükleyen ‘Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşme’ derhal imzalansın.

* 2023 yılına girerken Cumhurbaşkanına sesleniyoruz; siyasi sorumluluğunuzun gereği olarak bu taleplerimizi karşılamak sizin görevinizdir; bize karşı sorumluluklarınızı yerine getirin.

* Bize yönelik hukuku ve tüm insanlık değerlerini çiğneyen yasaklama uygulamalarına son verilmesini sağlayın.

* Kayıp davalarını siyasi konjonktüre göre açılan, yine siyasi konjonktüre göre kapanan davalar olmaktan çıkarın. Yargı sisteminin yalnızca hukuka bağlı olarak çalışmasını sağlamak için görevinizi yerine getirin.”

İSTANBUL

#Cumartesi #Annelerinden #çağrı #kayıtsızlığa #son #verin

İranlı doçente ‘eylemelere destek oldun’ cezası

İran rejimi eylemlere destek verdiği gerekçesiyle Tahran Güzel Sanatlar Okulu’nda doçent olan Azin Movahed’nin maaşını yatırmadı

Molla rejimi İran ve Rojhilat’ta devam eden halk ayaklanmasını bastırmak için farklı yollara başvurmaya devam ediyor. Halk ayaklanmasına verdiği destek gerekçe gösterilen öğretmenlerin maaşları yatırılmıyor. Bunlardan biri de Tahran Güzel Sanatlar Okulu’nda öğretim üyesi ve doçent olan Azin Movahed.

Hak arama talebimiz sürecek

Movahed olayı dijital medya hesabından paylaştığı belge ile maaşının ödenmediğini duyurdu. Movahed, kişisel sayfasında bir yazı yayınladı ve öğrenci protestolarına verdiği destek nedeniyle maaşının ödenmediğini açıklayarak paylaşımında şu ifadelere yer verdi: “Görünüşe göre Tahran Üniversitesi yetkilileri, bu yıllarda üniversite alanını korumak ve öğrencilerin haklarını korumak ve ülkesinde kültür ve sanatı geliştirmek için hiçbir çabadan kaçınmayanları görmezden geliyor. Hak arama yolunda, doğruyu söyleme ve yıkıcı, yozlaşmış idareler eğitim-kültür süreçlerine her zaman kötü bir şekilde müdahale etmeye çalışmışlardır; bugün yaşanan tehditler bunu gösteriyor. Yurttaşları acı çekerken bile haklarını kesmekten yılmayacaklar. Onlar tehditlerine devam etsin dursun ağır ve sancılı hak arama taleplerimiz ise sürecek.”

DIŞ HABERLER

#İranlı #doçente #eylemelere #destek #oldun #cezası

Mehmet Özdemir ile İsmail Bahçeci’nin akıbeti soruldu

Kayıp yakınları, Amed ve Êlih’te yaptıkları eylemde gözaltında kaybettirilen Mehmet Özdemir ile İsmail Bahçeci’nin akıbetini sordu

Kayıp yakınları ve İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed ve Êlih şubeleri, “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” eylemlerinde gözaltında kaybettirilen Mehmet Özdemir ile İsmail Bahçeci’nin akıbetini sordu. Amed’deki eyleminin 725’inci haftasında Rezan (Bağlar) ilçesinde bulunan Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde yaptı. Kaybettirilenlerin fotoğraflarını açan aileler, 26 Aralık 1997’de Amed’de kaybettirilen Mehmet Özdemir’in akıbetini sordu. Açıklamaya sivil toplum örgütü temsilcileri katıldı.

Zeytun: Mücadele etmeye devam edeceğiz

Açıklama öncesinde konuşan İHD Amed Şubesi Başkanı Abdullah Zeytun, şunları dile getirdi: “2022 yılının son eyleminde yine geçmişle yüzleşmenin talebi için buradayız. 2022 yıllı haksızlık ve hukuksuzluklarla geçen, cezasızlık başlayan ve cezasızlıkla biten bir yıl oldu. Zaman aşımının ve faillerinin soruşturulmadığı bir yıl oldu. Sembol davalardan Musa Anter’in davasının düşürüldüğü bir yıl oldu. Cezasızlık sistemimin uygulandığı bir ülkede bu karanlık tabloda direniş de sürdü. Tüm bu karamsarlığa ve otoriterleşmeye meydan da okundu. Hakiki bir yüzleşmenin yaratılması için mücadele etmeye devam ettik. Unutturma politikasına karşı hatırlamaya devam ettik. Bütün bu haksız uygulamalara ve insanlığa karşı işlenmiş suçlara karşı, bilinçli sessizliğe karşı mücadele etmeye devam ettik ve edeceğiz.”

‘Mezar taşı olsun istiyoruz’

Sonrasında söz alan Özdemir’ in torunu Bermal Kaya ise, yılardır direnen anneleri selamlayarak, “Bu cinayetlerin failleri belli. Devlet tarafından korundular. Eli katiller hep korundu. Hesabını soran annelerimizin kolları kırıldı. Biz bu meydanlarda hep olacağız. Bu görevi bize devrettiler, bizde sormaya devam edeceğiz. Dedemi istiyorum, dedemi in bir mezar taşının olmasını istiyorum. Dedem ve yoldaşları için mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.

İşkence gözaltı ve kayıp..

Askeri baskılar sonucu Amed’in Lîcê (Lice) ilçesine bağlı Araki (Kıyı) köyünden kent merkezine taşınan ve burada birçok kez gözaltına alınan Özdemir, ağır işkenceler gördü. 5 Ağustos 1997 tarihinde evi basılarak gözaltına alınan Özdemir, 4 gün gözaltında tutulduktan sonra serbest bırakıldı. Gözaltında tutulduğu süre boyunca gördüğü işkenceler nedeniyle kaburgaları kırılan Özdemir, 40 gün boyunca yataktan kalkamadı ve uzun bir süre de çalışamaz hale geldi. 26 Aralık 1997 tarihinde hayvan pazarına gideceğini belirterek sabah evden ayrılan Özdemir, sonrasında Pazara yakın bir arkadaşının evini ziyaret etti. Sonrasında kahvehaneye giden Özdemir görgü tanıklarının anlatımına göre; kahvehaneye gelen sivil kıyafetli, ellerinde telsiz bulunan ve silahlı iki şahıs tarafından beyaz bir taksiye bindirilerek kaçırıldı. Özdemir’in kaçırılma anına tanıklık eden bir kişi bilgiyi eşi Enzile Özdemir’e aktarır ve okuma yazması olmadığı için aracın plakasını alamadığını söyler.

Êlih

Kayıp yakınları ve İHD Èlih Şubesi de, 541’inci kez bir araya geldi. Gülistan Caddesi’ndeki İnsan Hakları Anıtı önünde bir araya gelen kayıp yakınları “Kayıplar Bulunsun Failler Yargılansın” pankartı açtı. Eylem boyunca kayıpların fotoğraflarını taşıyan insan hakkı savunucuları ve Kayıp Yakınları adına açıklamayı bu hafta İHD Batman Şubesi Yöneticilerinden Abdurrezak Katmaz gerçekleştirdi.

Bu haftaki basın açıklamasında 24 Aralık 1994 tarihinde İstanbul’da gözaltına alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan İsmail Bahçeci’nin akıbetini soran Katmaz, kayıp hikayesini okudu.

Bahçeci’nin kayıp hikayesi şöyle:

“Marmara Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu’nda öğrenci olan İsmail Bahçeci, Türkiye Öğrenci Dernekleri Federasyonu başkanıydı. Politik kimliği nedeniyle defalarca gözaltına alındı, ağır işkenceler gördü. 1993 yılında hakkında yakalama kararı çıkarıldı ve polis tarafından aranmaya başlandı. İsmail’i arayan polisler Bahçeci ailesinin Avcılar’daki evine defalarca baskın düzenledi. Bu nedenle İsmail evden ayrılmak zorunda kaldı. Kardeşi Metin, İsmail’e acil durumda haberleşmek için politikayla hiç ilgilenmeyen yakın bir arkadaşının telefon numarasını vermişti. 24 Aralık 1994 tarihinde Bahçeci ailesini telefonla arayan ve kendisini İsmail’in arkadaşı olarak tanıtan bir kişi ‘Oğlunuz gözaltında, ona sahip çıkın’ dedi. Baba Şehmus Bahçeci, hemen Gayrettepe Emniyet Müdürlüğüne ve DGM İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına başvurdu. Ancak İsmail’in gözaltına alındığı inkâr edildi. Aynı günlerde polis, kardeşinin İsmail’e telefon numarasını verdiği V.D.’in işyerine baskın düzenledi. V.D., baskın sırasında işyerinde olmadığı için V.D.’nin ağabeyi gözaltına alınarak İstanbul Terörle Mücadele Şubesine götürüldü. Şubede kendisine kardeşinin telefon numarasının yakalanan bir ‘örgüt mensubunun’ üzerinde çıktığı söylendi. 1995 Ocak ayında Ankara’da gözaltına alınan bir kişi, sorguda kendisine: ‘Seni de İsmail Bahçeci gibi kaybederiz’ denildiğini kamuoyuna duyurdu. Ayrıca 24 Aralık 1994 tarihinden sonra Bahçeci Ailesi’nin evine bir daha hiç polis baskını yapılmadı”

Bir kez daha çağrı yapıyoruz; acılı anaların yüreklerini bir nebze rahatlatmak için, Cumartesi Anneleri’nin kayıp çocuklarına ne olduğunun araştırılmasını, ülke tarihinin karanlık sayfalarına ışık tutulmasını ve bu kara lekenin bir an önce temizlenmesini istiyoruz.”

Kaynak: MA

#Mehmet #Özdemir #ile #İsmail #Bahçecinin #akıbeti #soruldu

Kürt Dil Enstitüsü: Amaç kültürü yok etmek!

Kürtçeye dönük saldırılara ilişkin konuşan Kürt Dil Enstitüsü’nden Mine Karakaş ‘Amaç kültürü yok etmek’ dedi

Kürtçeye dönük saldırılar iktidarın nefret dili nedeniyle her gün artıyor. Televizyon programlarından sokaklara kadar taşan Kürtçe tahammülsüzlüğüne karşı ise direniş ve mücadele hep sürüyor. JinNews’e konuşan Amed Kürt Dil Enstitüsü çalışanı Mine Karakaş, Kürtçeye karşı başlatılan nefret politikalarını değerlendirdi.

Her dönem sansür uygulanıyor

Kürt diline dönük baskıların sadece bu dönemde değil yıllardır var olduğunu söyleyen Karakaş, her dönemde de asimilasyon politikalarının olduğunu belirtti. Karakaş, son olarak ATV kanalında yayınlanan Esra Erol’un programında kızıyla Kürtçe konuşan bir annenin sesinin kesilmesini hatırlatarak, “Anadilinde konuşan kadına sansür uygulamak aslında Kürtçeye var olan tahammülsüzlüğün ve ırkçılığın göstergesidir. Bu da devletin temelini tek dil ve tek bayrak üzerinde kurmasıdır. Ne kadar Kürtlerle kardeşiz, birlikte yaşıyoruz deseler de kurdukları sistemlerini tekrarlıyorlar. Tekçilik her yerde karşımıza çıkıyor. Parlamentoya baktığımızda herkes orada fikirlerini, taleplerini dile getiriyor. Fakat Kürt milletvekilleri Kürtçe konuştuklarında Meclis’te bilinmeyen dil olarak kayıtlara geçiyor. Kürt dili yokmuş ve konuşulmuyormuş gibi yapılıyor. Bu da Kürt halkının ve Kürtlerin kimliğinin inkârıdır. Bir dilin oluşunu kabul etmek, o dilin halkının, ulusunun, olduğunu kabul etmektir” dedi.

Saldırılar cezasız kalıyor

Anadilini konuşanların saldırıya maruz bırakıldığını kaydeden Mine, “Kürtçe konuştuğu için saldıranlara, katledenlere herhangi bir ceza verilmiyor, yaptırım uygulanmıyor. Yapanın yanına kalıyor. Cezasızlık politikası olduğu için ve Kürtçeye tahammül olmadığı için bu saldırılar devam ediyor. Sadece saldırı ve asimilasyon yok aynı zamanda Kürtçe ırkçılıkla da karşı karşıya kalıyor. Tüm bunların tek amacı var o da; Kürtlerin dilini, kültürünü, tarihini ve halkını yok saymaktır. Çok iyi bilinsin ki ırkçılığın temelinde yok etmek vardır. Devlet ‘benim sınırımda, benim toprağımda Kürtçe konuşmayacaksın, kültürünü yaşatmayacaksın ve başka bir kimlikle olamazsın ’ diyor” sözlerine yer verdi.

Çocuklar anadiliyle büyümeli

Kürtlere şu an yaşatılan her şeyin asimilasyon politikası çerçevesinde yapıldığını kaydeden Karakaş, “Politikanın amacı Kürtçenin, kültürün ve tarihin unutulmasıdır, her yerde Türkçenin hayata geçirilmesidir. Tabi yapılan asimilasyon politikalarına karşı Kürtçe kursları, Kürtçe kitapları, Kürtçe dernekleri var. Anadil günlük yaşamda, evlerde konuşulmadığı sürece sadece kurslar veya derneklerle olmaz. Okullarda anadilde eğitim olmalıdır ve bunun için de çalışmalar yürütüyoruz. Mesela Kürtçe seçmeli ders olarak okul müfredatlarında yerini aldı. Fakat yabancı bir dilmiş gibi çocuklara seçenek olarak sunuldu. Bu doğru değildir. Biz Kürtçenin okullarda eğitim dili olmasını ve çocukların Kürtçe ile büyümesini istiyoruz. Anadilin yaşamın her alanına sirayet etmesi gerekir. Böylece dilimiz, tarihimiz ve kültürümüz yok olmayla karşı karşıya kalmaz” ifadelerini kullandı.

AMED

#Kürt #Dil #Enstitüsü #Amaç #kültürü #yok #etmek

Şenyaşar ailesinin gözünden 2022: Adaletsizlikle geçen 663 gün

Adalet Nöbeti’ni 663’üncü gününde sürdüren Şenyaşar ailesi sanal medya hesaplarından ,2022 yılında adliye önünde sürdükleri Adalet Nöbeti’ne ait videoyu paylaşarak, ‘2022 zulüm ile geçti. Umudumuz 2023 yılına kaldı’ paylaşımı yaptı

Riha’nın (Urfa) Pirsûs (Suruç) ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın, Urfa Adliyesi önünde 9 Mart 2021’de başlattığı Adalet Nöbeti 663’üncü gününde devam ediyor. Hafta sonu adliyenin kapalı olmasından dolayı, aile nöbetini Pirsûs ilçesindeki evlerinde sürdürüyor.

Aile, sanal medya hesabından 2022 yılında adliye önünde sürdükleri Adalet Nöbeti’ne ait videoyu paylaşarak, “2022 zulüm ile geçti. Umudumuz 2023 yılına kaldı. Devleti ayakta tutan adalettir. 2023 yılı ‘adalet yılı olsun’ Kanayan yaralar kapansın. İnna lillahi ve inna ileyhi Raciun” ifadesinde bulundu.

RİHA

 

#Şenyaşar #ailesinin #gözünden #Adaletsizlikle #geçen #gün