Ana Sayfa Blog Sayfa 116

Celal Fırat: Kürtler Kadar Aleviler İçin de Adımlar Atılmalı

DEM Parti İstanbul Milletvekili ve Meclis komisyonu üyesi Celal Fırat, Kürt meselesi kapsamında yürütülen komisyon çalışmalarına dair değerlendirmelerde bulundu. Fırat, barışın ancak hakikatle mümkün olacağını belirterek, Kürt sorununun yanı sıra Alevilerin temel haklarının da gündeme alınması gerektiğini vurguladı.

Barış İçin İktidarın Dili Değişmeli

Komisyonda konuşan Fırat, iktidarın dilinin barış dili olmadığını ifade ederek, “Bu dilin değişmesi gerekiyor. Mevcut dil, toplumsal barışı desteklemek yerine çatışmayı körüklüyor. Barış, her iki tarafın da değerlerine, geleneklerine, diline ve tarihine saygı göstermesiyle mümkündür” dedi.

Halk Sorunların Diyalogla Çözülmesini İstiyor

Halkın barış sürecini desteklediğini belirten Fırat, “Toplum, iktidarın çok ötesinde bir gelişmişlik düzeyinde. Halk sorunların çözümüne dair söz söylemek, diyalog kurmak istiyor. Eğer iktidar ve medya dilini değiştirirse toplumun algısı da değişir” diye konuştu.

Siyasi Tutsaklar Serbest Bırakılmalı

Kürt meselesinin çözümü için ilk adımlardan birinin siyasi tutsakların serbest bırakılması olduğunu kaydeden Fırat, “Kürtler büyük acılar çekti; evlerinden, yurtlarından sürgün edildiler. Bugün cezaevlerinde kendi ihtiyaçlarını karşılayamayan hasta tutsaklar var. Bu sorunlara dair herkesin söz söylemesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Alevi Sorununa Dair de Adımlar Atılmalı

Fırat, Türkiye’de Alevilerin hâlâ temel hak mücadelesi verdiğine dikkat çekerek, “Aleviler 2025 yılında hâlâ ‘Cemevleri ibadethanemizdir’ demek zorunda kalıyorsa, bu büyük bir sorun. Türkiye kendini egemen ulus devlet zihniyetinden kurtarmalı. Cemevleri ibadethane olarak tanınmalı, bu konuda yasal düzenlemeler yapılmalı” dedi.

CHP Daha Cesur Adımlar Atmalı

CHP’nin süreçte daha aktif rol üstlenmesi gerektiğini belirten Fırat, “CHP, daha cesur ve gür bir sesle temel hak ve özgürlüklere yönelik zulümleri ele almalı. Özgürlüklerin ve eşitliğin önündeki engelleri kaldırmak için daha cesur adımlar atmalı” şeklinde konuştu.

36. Pir Sultan Abdal Anmaları Onur Ödülleri’nin sahipleri açıklandı

Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Vakfı, yaptığı açıklama ile 36. Pir Sultan Abdal Anmaları Onur Ödülleri’nin sahiplerini açıkladı.

Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Vakfı, yaptığı açıklama ile 36. Pir Sultan Abdal Anmaları Onur Ödülleri’nin sahiplerini açıkladı.

“SADECE BİR ANMA DEĞİL AYNI ZAMANDA BİR DURUŞ BEYANI ORTAYA KONULMAKTADIR”

Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Vakfı, tarafından açıklamada şunlar belirtildi:

“Büyük halk ozanı Pir Sultan Abdal’ın direniş mirasını yaşatmak ve onun adalet, eşitlik, özgürlük ve hakikat yolundaki çağrısını bugünlere taşımak amacıyla düzenlenen 36. Pir Sultan Abdal Anmaları çerçevesinde, bu yıl verilecek Pir Sultan Abdal Onur Ödülleri sahiplerini buldu. Toplumsal belleğimizin taşıyıcılarına, kültürümüzün köklerine ve laik-demokratik mücadeleye katkı sunan isimlere verilen bu ödüllerle, sadece bir anma değil, aynı zamanda bir duruş beyanı da ortaya konulmaktadır. Bugün Pir Sultan olmak; sadece geçmişi anmak değil, adaletin ve özgürlüğün yolunu bugünden örmektir. Bu vesileyle; hak, hakikat, adalet ve laiklik mücadelesinde emeği olan herkesi selamlıyor; 30-31 Ağustos 2025 tarihinde düzenlenecek 36. Pir Sultan Abdal Anmasının halkımıza umut, birliğimize güç katmasını diliyoruz.”

ÖDÜLLERİN SAHİPLERİ

2025 Pir Sultan Abdal Onur Ödülleri’nin sahipleri şu şekilde:

-Cahit Koççoban

Sivas Yıldızeli Banaz Köyü’nde yer alan, Pir Sultan Abdal’ın sembol heykelini tasarlayan heykeltıraş olarak, halkın hafızasında önemli bir yere sahip olan Koççoban, Alevi kimliğinin mekânsal ve sanatsal temsiline büyük katkı sunmuştur. Onun eseri, sadece bir heykel değil; belleğimizin taşlaşmış ifadesi, bir kültürel başkaldırının simgesidir.

-Murtaza Demir

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin kurucu genel başkanı, Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Vakfı’nın kurucusu, Demokratik Alevi Hareketi’nin öncüsü ve laiklik mücadelesinin yılmaz savunucusu Murtaza Demir; yaşamı boyunca halkın vicdanını temsil eden bir duruş sergilemiş, örgütlü mücadelenin önemini her zaman vurgulamıştır. Onun emekleri, Alevi toplumunun kurumsallaşmasında ve tarihsel belleğinin canlandırılmasında kalıcı izler bırakmıştır. Bu yıl yitirdiğimiz Murtaza Demir’i saygı ve özlemle anıyoruz.

-Muhabbet Serisi – Musa Eroğlu, Arif Sağ, Yavuz Top, Muhlis Akarsu

Bir halkın sesini, nefesini ve isyanını sazla-sözle anlatan bu büyük ustalar; “Muhabbet” adıyla yürüttükleri müzikal birliktelik sayesinde Alevi-Bektaşi geleneğinin kuşaklar arası aktarımında eşsiz bir rol oynamışlardır. Bu dörtlü; sadece bir sanat kolektifi değil, aynı zamanda halkın dilinden konuşan, derdine derman olan bir kültür köprüsüdür. Sivas katliamında yitirdiğimiz Muhlis Akarsu’yu ve bu yıl kaybettiğimiz Yavuz Top’u saygıyla anıyor, miraslarının hâlâ halkın yüreğinde yaşadığını biliyoruz.

Hamzababa’da 31. Geleneksel Anma Etkinliği Yapılacak

İzmir’in Kemalpaşa ilçesine bağlı Hamzababa Mahallesi’nde bu yıl 31. Geleneksel Hamzababa Anma Etkinlikleri, 23-24 Ağustos 2025 tarihlerinde gerçekleştirilecek. Etkinlikler, Kemalpaşa Belediyesi’nin ev sahipliğinde, Alevi Bektaşi Federasyonu ve Hamzababa Muhtarlığı’nın katkılarıyla düzenlenecek ve “Dünya Güzelleşene Kadar Birlikte Yürüyeceğiz” temasıyla yapılacak.

Etkinliklerin açılışı, 23 Ağustos Cumartesi günü saat 21.00’de gerçekleştirilecek Görgü Cemi ile yapılacak. Ardından, 24 Ağustos Pazar günü saat 13.00’te çeşitli sanatçıların yer alacağı bir program düzenlenecek. Aşık Yorguni, Dertli Divani ve Nebi Yaşar gibi isimler sahne alacakken, semah ekibi de etkinlikte yer alarak geleneksel gösterilerini sunacak. Sunuculuğu ise Şehriban Tekçe üstlenecek.

Pir Hamzababa’nın yolunu yaşatmayı amaçlayan bu anma etkinlikleri, deyişler, semahlar ve cemler eşliğinde gerçekleştirilecek. Alevi toplumunun inançsal ve kültürel değerlerini yaşatma hedefi doğrultusunda büyük bir önem taşıyan bu etkinlikler, gelecek kuşaklara aktarılacak zengin bir miras oluşturmayı amaçlıyor.

Suriye’deki Alevi Köyleri Günlerdir Yangınla Sarmalanmış Durumda

Suriye’nin Lazkiye, Tartus, Hama ve Humus bölgelerinde Alevi köyleri, günlerdir devam eden yoğun orman yangınları ile karşı karşıya. Yerel kaynakların aktardığı bilgilere göre, Ğab bölgesinden Ayn el-Kroum’a kadar uzanan geniş bir alanda etkili olan yangınlar, köyleri, tarım alanlarını ve zeytinlikleri yok ediyor. Bu durum, halkın temel geçim kaynakları olan tarım ve hayvancılığı ciddi şekilde etkiliyor.

Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Hatay İl Örgütü, yangınların doğal bir felaket olmadığını, Alevi halkına yönelik sistematik bir saldırı olarak kullanıldığını savunuyor. Parti, “Mart 2025’te Lazkiye, Tartus, Hama ve Humus’ta Alevi halkına yönelik katliamlarla sonuç alamayan şeriatçı gruplar, bu kez köyleri ateşe vererek aynı hedefi sürdürüyor” ifadeleriyle durumu eleştiriyor.

Yangınların sıcak hava, kuraklık ve rüzgâr etkisiyle hızla yayıldığı belirtilirken, mayınlı araziler ve sınırlı imkânlar söndürme çalışmalarını zorlaştırıyor. Binlerce kişinin geçim kaynağı olan tarım alanları tamamen kül olurken, yaşam alanlarının da büyük ölçüde tahrip olduğu bildiriliyor.

SYKP, Şam hükümetinin yangınlara karşı hareketsiz kaldığını vurgulayarak, “Alevi halkını korumak ve felaketin yaralarını sarmak için hiçbir adım atılmıyor. Yangınlara müdahale edecek araç, yardım ve destek bulunmuyor” açıklamasında bulundu. Parti, uluslararası topluma, Birleşmiş Milletler’e ve insan hakları ile çevre örgütlerine acil müdahale çağrısı yaptı.

Yangın bölgelerine insani yardım ve yangın söndürme desteği sağlanması talep eden SYKP, Suriye’de eşit ve barış içinde bir yaşam sağlanana dek Aleviler, Hristiyanlar, seküler Müslümanlar, Dürziler, Süryaniler, Kürtler ve tüm emekçilerle dayanışmayı sürdüreceklerini ifade etti.

Cem’in Elektriğinin Kesilerek Sabotajından Bakanlığın Haberi Var mı?

Alevi kurumları tarafından Hacı Bektaş Veli Dergahı önünde düzenlenen cem hizmeti sırasında yaşanan elektrik kesintisi, Meclis gündemine taşındı. DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, bu durumu inanç özgürlüğüne ve toplumsal barışa aykırı bir tutum olarak değerlendirerek eleştirilerde bulundu.

15 Ağustos’ta Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesinde gerçekleştirilen etkinlik sırasında, dergah önündeki aydınlatmanın kapatılması halk arasında mağduriyete yol açtı. Fırat, bu olayı “saygısızlık ve ayrımcılık” olarak nitelendirerek, Hacı Bektaş Veli Anma Etkinlikleri sırasında aydınlatmanın kasıtlı olarak kapatıldığını belirtti. Fırat, “Cem esnasında Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı konferans salonu ve kültür merkezi önündeki ışıkların açık kalması, ancak Cem’in yapıldığı alanın karanlık bırakılması dikkat çekicidir” dedi.

Fırat, aynı gün etkinlik alanının yakınında binlerce insanın konserlere ve diğer etkinliklere katıldığını, bu durumun Cem’in yapıldığı alanın kasıtlı olarak karanlıkta bırakıldığını düşündürdüğünü ifade etti. Alevi toplumunun saygıdeğer inanç önderlerinden Hacı Bektaş Veli’yi anma gününde yapılan Cem’in engellenmeye çalışılmasının kabul edilemez olduğunu vurgulayan Fırat, bu tür uygulamaların ayrımcılığın bir göstergesi olduğunu söyledi.

Bakan Mehmet Nuri Ersoy’a yönelttiği soru önergesinde Fırat, elektriklerin neden kesildiğini, bu durumdan Bakanlığın haberdar olup olmadığını ve sorumlu personel hakkında herhangi bir işlem başlatılıp başlatılmadığını sordu. Ayrıca, Alevi inancına mensup yurttaşların anma günlerinde düzenlenen etkinliklerde aydınlatma ve güvenlik standartlarının olup olmadığını da sorguladı.

Suriye Geçiş Hükümeti’nden Alevi Katliamı

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), Suriye Geçiş Hükümeti’nin cezaevlerinde 4 Alevi’nin katledildiğini duyurdu. SOHR’un verdiği bilgilere göre; Hums kentinin El Qebo ilçesine bağlı El Qenaya köyünden olan 4 kişi, yılın başında beri tutukluydu.

SOHR, El Tub El Şerî Hastanesi’nden alınan bir fotoğrafta dört tutukludan birinin katledildiğini ancak daha sonra, diğer üç tutuklunun da öldürüldüğü, katledilenlerden ikisinin kardeş olduğu ve El Nesir Mezarlığı’na gömüldükleri ortaya çıktığını bildirdi. Ayrıca iki kardeşin üniversite öğrencisi olduğu kaydedildi.

SOHR’un kaynaklara dayandırdığı bilgilere göre; Halep kentindeki Ebû Ebdullah El Husên El Xasîbî Alevi türbesine düzenlenen saldırının video kaydının yayılmasının ardından Suriye’nin birçok yerinde protestolar başlamış, Suriye Geçiş Hükümeti’ne bağlı Genel Güvenlik Güçleri de geçtiğimiz Ocak ayında Qenaya köyündeki evlere baskın düzenlemişti.

Şimdiye kadar Suriye Geçiş Hükümeti’nin cezaevlerinde çoğu Hums kentinden olmak üzere 55 kişi katledildi.

Özümüzde Barış, Yolumuzda Hakikat: Hacı Bektaş Veli’nin Rehberliğinde CELAL FIRAT

0

“Sen seni bilirsen yüzün Hûda’dır;
Sen seni bilmezsen, Hak senden cüdâdır!”
Her sorunu dışarıda aramak yerine,
Hakk’ı kendi özümüzde bulmak,
Özümüzü Hakk’ta görmek…

Pirimiz Hacı Bektaş Veli, bir hakikat insanı; bilimi ve sanatı kendisine rehber kılan bir düşünürdü. O, hakikati, insanın iç dünyasında ve toplumsal yaşamında bulmayı öğütler.

Bizler de bugün, bu öğretiyle yolumuza bakıyoruz:
* Önce kendi içimizde barışı kuracağız,
* Kendi özümüzde adalet ve hoşgörüyü keşfedeceğiz,
* Ardındanda bu anlayışı topluma taşıyacağız.

Çünkü hakikat, yalnızca bireysel bir arayış değildir; toplumsal barışın, eşitliğin ve özgürlüğün de temelidir. Hacı Bektaş Veli’nin rehberliğinde, birbirimizi anlayarak, geçmişin yaralarını hatırlayarak ve özümüzü ortaya koyarak yolumuza devam edeceğiz.

Bugün Hacı Bektaş’ın manevi huzurundayız. Burada sadece geçmişi hatırlamak, acıları yad etmek için değil; aynı zamanda yolumuzun özünü, birbirimize olan sevgimizi ve kardeşliğimizi yeniden hatırlamak için bir aradayız.

Canlarımız ile zaman zaman birbirimizi kıran, yol dilinden uzak kelamlar duyuyoruz. Bugün burada çağrım şudur: Her can, kendi bağlı bulunduğu ocak ve Piriyle birlikte; özünü halkımızın önünde dara çekmelidir.
Çünkü Pirimiz, yolun rehberi, özümüzün işaretçisi, ışığımızdır. Pirin huzurunda yapılan hem öz değerlendirme, hem bireysel, hem de toplumsal olarak barış ve hoşgörümüzü güçlendirir.

Unutmayalım ki, özümüz dardadır. Sevgi ve hoşgörüyü hatırlamak, yalnızca geçmişi anmak değildir; Alevilerin yüreğinden gelen yaşamada ses vermektir.
Bir olalım, iri olalım, diri olalım. Hep birlikte, Pirimizin rehberliğinde geçmişi hatırlayarak, hataları kabul ederek ve birbirimize şefkatle yaklaşarak yolumuza devam edelim.Aleviliğin gerçek barış ve hoşgörü anlayışı budur.
Hak için, adalet için, barış için…

Kutsal Mekanların İkbal Devşirme Heveslerine Kurban Edilmesi Kabul Edilemez

Demokratik Alevi Dernekleri’nden Sert Tepki

Demokratik Alevi Dernekleri Genel Merkezi, CHP Milletvekili Gürsel Erol’un kutsal mekanlara isim yazdırma girişimlerine karşı sert bir açıklama yaptı. Dernek, Erol’un Dersim, Elazığ ve Hacıbektaş gibi önemli yerlerde yaptığı bu eylemleri eleştirerek, “Kutsal mekanlarımız şahsi reklamların ve ikbal devşirme heveslerinin panosu haline getirilemez” ifadelerini kullandı.

Kutsal Mekanların Önemi

Alevi toplumu için kutsal mekanlar, sadece ibadet yerleri değil, aynı zamanda kültürel ve sosyal yaşamın merkezleridir. Bu mekanların saygı gösterilmesi gereken alanlar olduğuna dikkat çeken dernek, bu tür girişimlerin inançlarına karşı büyük bir saygısızlık olduğunu vurguladı.

“Bu girişimler inancımıza karşı büyük bir saygısızlık olduğu bilinmelidir.”

İkbal Devşirme Hevesleri

Gürsel Erol’un yaptığı bu tür eylemler, sadece Alevi toplumu için değil, tüm inanç grupları için sorun teşkil eden bir durumdur. Kutsal mekanların kişisel çıkarlar için kullanılmasının, toplumsal barışa zarar vereceği ifade ediliyor.

Toplumsal Tepkiler

  • Birçok Alevi birey, bu durumu kınayarak sosyal medyada tepkilerini dile getirdi.
  • Toplumun çeşitli kesimlerinden destek mesajları geldi.
  • Dernek, bu tür girişimlere karşı duracaklarını ve toplumu bilgilendirmeye devam edeceklerini belirtti.

Sonuç

Kutsal mekanların, bireysel çıkarlar için kullanılmasına karşı çıkan Demokratik Alevi Dernekleri, bu tür eylemlerin toplumda yarattığı olumsuz etkilere dikkat çekerek, inançlarına sahip çıkacaklarını ifade etmiştir. Alevi toplumu, kutsal mekanlarına olan saygıyı her daim korumalı ve bu tür girişimlere karşı ortak bir duruş sergilemelidir.

Cevizlidere’de Madencilik Projelerine Karşı Halk Toplantısı

Dersim’in Ovacık ilçesindeki Cevizlidere köyünde, madencilik projelerine karşı bir halk toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda, maden projelerine karşı ortak mücadele vurgusu yapıldı. Türkiye’nin zengin yeraltı kaynaklarına sahip olan Yukarı Fırat havzasında, Dersim’de her geçen gün yeni maden sahaları açılmakta. Şu an bölgede 145 maden projesi bulunuyor.

Hacı Bektaş Veli Etkinlikleri’nde Müzik Şöleni Devam Ediyor

Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri’nin ikinci günü, Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilen konserlerle sona erdi. Etkinlikler, Topçu Baba Semah Ekibi’nin gösterisiyle başladı.

Sanatçılar Ayhan Yağız, Özgür Polat, Mahir Kutlutürk ve Gani Pekşen, müzikleriyle katılımcılara unutulmaz anlar yaşattı. Pekşen, sanatın ve edebiyatın önemine vurgu yaparak, geçmişten gelen kelamların ve nefeslerin anlamını sorgulamamız gerektiğini belirtti.

Gecenin ilerleyen saatlerinde Kutsal Evcimen de sahne alarak etkinliğe renk kattı. Etkinlik, Gülten Benli, Mustafa-Müslüm Eke, Mazlum Çimen ve Gülcihan Koç’un konserleriyle sona erdi.