Ana Sayfa Blog Sayfa 16

Yeter Gültekin Almanya’da Hakk’a uğurlandı mı?

Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Sivas Katliamı’nda hayatını kaybeden sanatçı Hasret Gültekin’in eşi Yeter Gültekin’in bugün Almanya’nın Köln kentinde Hakk’a uğurlandığını açıkladı. Bu anlamlı veda, Gültekin’in hayatı boyunca Alevi inancının ve kültürünün savunucusu olarak bilinen bir isim olmasından dolayı büyük bir önem taşıdı.

Uğurlama töreninin ardından, ABF’nin bileşenlerinden Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Ankara Şubesi’nde Yeter Gültekin anısına bir anma programı düzenlendi. Bu etkinlikte, Gültekin’in hayatı ve mücadelesi konuşuldu, katılımcılar duygu dolu anlar yaşadı.

ABF, yaptığı açıklamada, Yeter Gültekin ve eşi Hasret Gültekin’in anısının her zaman yaşatılacağını belirtti. “Bugün, Sivas Şehidimiz Hasret Gültekin’in sevgili eşi, Yeter Gültekin canımız, Almanya’da Hakk’a uğurlandı. Devirleri daim, mekanları gönüller olsun” ifadeleriyle bu önemli anma etkinliğini özetledi.

Federasyon, Sivas Katliamı’nın unutulmayacağını vurgulayarak, “Sivas’ı unutmadık, unutturmayacağız” sözleriyle açıklamalarını sonlandırdı. Bu mesaj, Alevi toplumunun hafızasında önemli bir yer tutan Sivas Katliamı’nın anısını yaşatma kararlılığını da ortaya koydu.

Samandağ’da “Suriye’de Soykırıma Dur De” Mitingi

Hatay’ın Samandağ ilçesinde, 7 Mart 2026 tarihinde “Suriye’de Soykırıma Dur De” sloganıyla bir miting düzenlendi. Alevi kurumları ve çeşitli siyasi partilerin katılımıyla gerçekleştirilen etkinlik, Suriye’deki Alevi soykırımı ve bölgedeki insan hakları ihlallerine dikkat çekmeyi amaçladı. Mitingde, yüzlerce yurttaş bir araya gelerek, Suriye’deki katliamların durdurulması ve demokratik bir çözüm çağrısında bulundu.

Mitingde konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Suriye’deki çatışmaların sona ermesi için tek çözümün demokratik bir yönetim olduğunu vurguladı. Hatimoğulları, “Suriye’de tek çare demokratik Suriye Cumhuriyeti’dir. Bu reçete, bütün Ortadoğu için geçerlidir,” dedi. Hatay Belediye Başkanı Emrah Karaçay da, Suriye’deki sistematik katliamların uluslararası kamuoyunun sessizliğiyle desteklendiğini ifade etti.

Mitingde, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Eşit Başkanı Hüseyin Mat ve Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan gibi birçok konuşmacı, uluslararası toplumun ikiyüzlü tavırlarını eleştirerek, halkların dayanışma içinde olması gerektiğini belirtti. Katılımcılar, seslerini yükseltmenin ve örgütlenmenin önemine dikkat çekti.

Suriye’de yaşanan katliamların ve insan hakları ihlallerinin durdurulması amacıyla düzenlenen bu miting, Alevi toplumu ve diğer demokratik kitle örgütleri tarafından büyük bir destekle karşılandı. Katılımcılar, barış ve özgürlük için ortak mücadele çağrısında bulunarak, gelecekteki etkinliklerde daha fazla bir araya geleceklerinin altını çizdiler.

Alevi kurumları İstanbulda katliamı protesto etti!

Alevi kurumları, Suriye’de Alevilere yönelik gerçekleştirilen katliamların birinci yıl dönümünde İstanbul Maçka Parkı’nda bir basın açıklaması düzenleyerek tepkilerini gösterdi. Etkinlikte, Suriye Konsolosluğu’na siyah çelenk bırakıldı. Katılımcılar, “katil Colani yargılansın” ve “Ortadoğu halkları yalnız değildir” sloganları attı. Basın açıklaması, Alevi kurumları adına Pelin Terzioğlu ve Hacı Bektaş Kültür Vakfı Genel Başkan Yardımcısı Eren Yıldırım dede tarafından Türkçe ve Arapça olarak okundu.

CHP milletvekili Doğan Demir, yaptığı konuşmada uluslararası ve Türkiye’deki yetkililerin Suriye’deki Alevi katliamlarına yeterince müdahale etmediğini vurguladı. Demir, geçen yıl Dışişleri Bakanı’ndan görüşme talep ettiklerini ancak buna ulaşamadıklarını belirterek, “Katliamların devam etmesini istemeyiz” ifadesini kullandı. Demir, Alevi katliamına karşı birlik çağrısı yaparak, her ilde mitingler düzenlenmesi gerektiğini söyledi.

Demokrat Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat da etkinlikte yaptığı konuşmada, Suriye’de yaşanan katliam ve zulümlere dikkat çekerek halkların bir araya gelmesi gerektiğini ifade etti. Fırat, “Zalimlere karşı Aleviler, Sünniler, Türkler, Kürtler, Ermeniler; inanan ve inanmayan herkes el ele verip mücadele etmelidir” dedi. Ayrıca, eğitim alanındaki dayatmalara da dikkat çekerek, toplumun birlik içinde zulme karşı durması gerektiğini vurguladı.

Türkiye Alevi Federasyonu Başkanı Zeynel Abidin Koç, Suriye’deki katliamların durdurulması ve tüm halkların eşit yurttaşlık temelinde barış içinde yaşaması gerektiğini belirtti. Koç, Suriye’de mezhepçi ve ırkçı politikaların barış sağlamayacağını ifade ederek, demokratik bir düzenin kurulması gerektiğinin altını çizdi. Anma etkinliğinin ardından Alevi kurumları temsilcileri, taleplerini içeren siyah çelengi Suriye Konsolosluğu önüne bıraktı.

Ayten Kordu, Kadın Bakanlığı için kanun teklifi verdi!

Dersim Milletvekili Ayten Kordu, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadınlara yönelik ayrımcılıkla mücadele amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne “Kadın Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Teklifi” sundu. Teklif, 6 Mart 2026 tarihinde TBMM Başkanlığı’na iletildi.

Kordu, kadınların yaşamın her alanında eşit, güvenli ve özgür bir şekilde var olabilmesi için yalnızca kadın sorunlarına odaklanan bir Kadın Bakanlığı’nın kurulmasını önerdi. Türkiye’nin kadın cinayetlerinin en fazla yaşandığı ülkeler arasında olduğunu vurgulayan Kordu, cinsiyet temelli şiddet ve ayrımcılığın, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin bir sonucu olarak kadınları dışladığını belirtti.

Kanun teklifinde, kadınlara yönelik şiddetin önlenmesi, yaşam hakkının korunması ve eşitlikçi politikaların hayata geçirilmesi hedefleniyor. Kordu, İsveç, Norveç, Fransa ve İspanya gibi ülkelerin örnekleri üzerinden Türkiye’de de benzer bir yapı kurulmasının zorunlu olduğunu ifade etti.

Teklifte, kurulması önerilen bakanlığın görevleri arasında kadınların istihdamını artırmak, toplumsal cinsiyet eşitliğini devlet politikası haline getirmek ve kadın dostu kentler ile danışma merkezleri oluşturmak yer alıyor. Ayrıca, Kadın Bakanlığı’nda görev alacak tüm kadroların kadınlardan oluşması gerektiği belirtiliyor.

Kordu, kadınların sosyal hayat, istihdam, eğitim ve sağlık gibi temel alanlarda yaşadığı ayrımcılığa dikkat çekerek, gerçek ve güçlü bir demokrasinin ancak cinsiyet eşitliği ile mümkün olabileceğini vurguladı. Kanun teklifinin TBMM komisyonlarına gelmesi ve görüşmelerin ardından Genel Kurul’a taşınması bekleniyor.

Alevi Bektaşi Kadın Meclisi’nden 8 Mart mesajı!

Alevi Bektaşi Federasyonu Kadın Meclisi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, kadınlara yönelik şiddet, savaş politikaları ve eşitsizliklere dikkat çekerek kadın dayanışmasının önemine vurgu yaptı. Açıklamada, kadın cinayetlerinin ve cezasızlık politikalarının kabul edilemez olduğu ifade edildi ve İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden uygulanması talep edildi.

Federasyon Kadın Meclisi, 8 Mart’ın yalnızca bir kutlama günü olmadığını, emeğin sömürüsüne, kadınlara yönelik şiddete ve eşitsizliklere karşı verilen mücadelenin simgesi olduğunu belirtti. Açıklamada, “8 Mart, tarihsel bir birikimle emeğin, direnişin ve ‘can’ olmanın kamusal alandaki ifadesidir” denildi.

Kadın cinayetlerinin ve şüpheli ölümlerin Türkiye’deki sistemsel sorunların bir parçası olduğuna dikkat çeken Meclis, “Cezasızlık pratiği faillere cesaret vermektedir. Tek bir canın dahi erkek şiddetine kurban edilmesine razı değiliz” ifadelerini kullandı. Bu bağlamda, İstanbul Sözleşmesi’nin etkin bir şekilde uygulanması gerektiği vurgulandı.

Ayrıca, savaş politikalarının kadınlar üzerindeki yıkıcı etkilerine de değinilen açıklamada, savaşların en ağır bedelini kadınların ödediği belirtildi. “Yoksulluk, göç, güvencesizlik ve sistematik şiddet her çatışmada kadınların omzuna yüklenmektedir” denildi.

Son olarak, kadınların eşit yurttaşlık ve barış mücadelesini sürdüreceği vurgulandı. “Rengine, diline, inancına bakılmaksızın tüm kadınlarla dayanışma içinde mücadelemiz sürecektir” ifadesiyle kadın dayanışmasına çağrı yapıldı.

Cemevi Başkanlığı asimilasyon üssü gibi çalışıyor!

PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Alevi inancını temsil etmediğini, aksine asimilasyon politikalarını yürüttüğünü ifade etti. Erçe, bu eleştirisini Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren başkanlığın, Ankara Kızılay’da düzenlediği iftariye dağıtım etkinliğine atıfta bulunarak dile getirdi. Etkinlikte, Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Esma Ersin’in bizzat iftariyeleri dağıtması, Erçe’ye göre bu durumun komik olduğunu vurguladı.

Erçe, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın, Alevilerin tarihindeki önemli olaylar karşısında sessiz kaldığını belirtti. Sivas, Çorum, Maraş, Koçgiri ve Dersim katliamları gibi olaylarla ilgili hiçbir açıklama yapılmadığını ifade eden Erçe, bu durumun Alevi toplumu için derin bir hayal kırıklığı yarattığını vurguladı.

Ayrıca, Erçe, başkanlığın insanlığa karşı işlenmiş suçlar konusunda da sessiz kaldığını belirtti. Suruç ve Roboski katliamları ile işçi sınıfına yönelik maden faciaları gibi olayların yıldönümlerinde de bir tutum sergilemediklerini söyledi. Suriye’deki gelişmelere dair de hiçbir açıklama yapılmadığını ekledi.

Erçe, Aleviliğin kadim ritüellerine dair bir değerlendirme yapılmadığını, bu durumun da Aleviliği inanç olarak yok sayan bir politikaya işaret ettiğini ifade etti. Devletin Alevilere biçtiği sınırlar içerisinde faaliyet gösteren bu başkanlığın, iktidarın ihtiyaç duyduğu asimilasyon politikalarını yerine getirdiğini savundu.

Gustavsburg Cemevinde 8 Mart Etkinliği Düzenlendi

Gustavsburg Cemevi Kadınlar Birliği, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla Almanya’nın Ginsheim-Gustavsburg kentinde anlamlı bir etkinlik düzenleyecek. 8 Mart 2026 Pazar günü saat 14.00’te Alevitische Gemeinde Gustavsburg adresinde gerçekleştirilecek programda, kadın emeği ve dayanışması ön plana çıkacak.

Etkinlikte Elif Cugalı, Nursel Aydoğan, Birgül Beyaz ve Murat Karakaya gibi önemli konuşmacılar yer alacak. Ayrıca, Sevkan & İsa’nın sahne alacağı müzik dinletileri de etkinliğin önemli bir parçasını oluşturacak. Davul-zurna performansı ile zenginleştirilecek programda, kadınların dayanışma ruhunun güçlendirilmesi hedefleniyor.

Kreis Groß-Gerau Cemevi Kadınlar Birliği, 8 Mart’ın kadınların emeğini, sabrını ve mücadelesini hatırlatan bir gün olduğunu belirterek, tüm kadınları ve dostlarını etkinliğe katılmaya davet etti. “Birlikte olmak bize güç verir, paylaşmak çoğaltır” ifadeleriyle, bu özel günde dayanışmanın ve paylaşımların artırılması gerektiğinin altı çizildi.

Etkinlik, kadınların bir araya gelerek dayanışma içinde olmasını sağlarken, aynı zamanda Ginsheim-Gustavsburg’daki Alevi topluluğu için de önemli bir buluşma fırsatı sunacak. Katılım çağrısı, tüm kadınların ve destekçilerinin bu anlamlı günde bir araya gelmesi için yapıldı.

Dersimde kadınlar 8 Martta Ana Fatmada buluştu!

Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Kadın Meclisi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla Dersim’de Ana Fatma ziyaretinde bir etkinlik düzenledi. 5 Mart 2026 tarihinde gerçekleştirilen etkinlikte kadınlar, çerağ uyandırarak, gulbang verip lokma paylaştı. Etkinlikte yapılan açıklamada, kadınlara birlik ve örgütlenme çağrısı yapıldı ve katledilen kadınların anısına Munzur’a karanfiller bırakıldı.

DAD Kadın Meclisi üyesi Beser Develi, açıklamasında “Hakikat Ana Yoludur” anlayışının Alevi inancının temel ilkesi olduğunu vurguladı. Dersim’in aynı zamanda ana kadın felsefesinin yaşatıldığı bir yer olduğunu belirten Develi, “Yola sahiplik eden, zulme karşı direnen ve topluma öncülük eden nice kadın var” dedi. Develi, bu etkinliğin amacının, geçmişte yaşanan kadın kırımına dikkat çekmek ve bu mirasa sahip çıkmak olduğunu ifade etti.

Açıklamada, Suriye’deki Alevi katliamının birinci yıl dönümüne de değinildi. 7 Mart tarihinin Suriye’de gerçekleştirilen Alevi katliamının başlangıcı olduğu hatırlatılarak, bu katliamda hayatını kaybeden tüm kadınların anısına saygı duruşunda bulunuldu. Develi, erkek egemen sistemin sürekli kadınlara yönelik şiddeti yeniden ürettiğini söyleyerek, bu duruma dikkat çekti.

Develi, “Savaşların karar vericileri erkek egemen ideolojileridir ve bu ideolojilerin ilk hedefi kadınlardır” dedi. Kadınların barışın kurulmasında önemli bir rol üstlendiğini belirten Develi, “Bu topraklar çok acılar çekti, büyük haksızlıklara uğradı. Tüm bunları unutmadan eşitlik temelinde inşa edilmesi gereken barışın biz kadınlara yüklediği vicdani, insani ve toplumsal görevler var” şeklinde konuştu.

Etkinliğin sonunda Develi, tüm kadınlara birlik ve örgütlülük çağrısında bulunarak, “Kadın kırım politikalarına karşı birliğimizi ve örgütlülüğümüzü arttıralım, savaşa karşı barışı, ölüme karşı yaşamı savunalım” dedi. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü vesilesiyle yapılan bu etkinlik, kadınların tarihsel ve toplumsal mücadelesinin hatırlanması açısından önemli bir adım oldu.

Hollanda Başbakanı Alevi Derneğini ziyaret etti mi?

Hollanda Başbakanı Mark Rutte, Alevi Kültür Derneği’ni ziyaret ederek, Alevi toplumu ile dayanışma mesajı verdi. Ziyaret, 20 Ekim 2023 tarihinde Amsterdam’da gerçekleşti. Rutte, derneğin faaliyetleri hakkında bilgi aldı ve Alevi kültürünün önemine vurgu yaptı.

Başbakan Rutte, Alevi toplumu ile bir araya gelerek, inanç özgürlüğünün ve eşit yurttaşlığın altını çizdi. Ziyaret sırasında, Alevi kültürü ve inançlarının Hollanda’daki sosyal yaşama katkısına dikkat çekildi. Rutte, Alevi derneklerinin sosyal uyum açısından önemli bir rol oynadığını belirtti.

Toplantıda, Alevi toplumu temsilcileri de söz alarak, karşılaştıkları zorluklar ve talepleri hakkında bilgi sundu. Bu buluşma, Alevi bireylerinin seslerini duyurması ve toplumsal meseleler üzerine diyalog kurulması açısından önemli bir fırsat yarattı.

Rutte’nin ziyareti, Hollanda’daki farklı inanç ve kültürlerin bir arada yaşama iradesini pekiştirirken, Alevi toplumunun haklarının tanınması ve desteklenmesi konularında da umut verici bir adım olarak değerlendirildi.

Alevi Kadın Kurumları 8 Martı nasıl kutlayacak?

Almanya Alevi Kadınlar Birliği (AAKB), 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB) ve Avrupa Arap Alevi Federasyonu (AAAF) ile birlikte Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) Genel Merkezi’nde bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantının ardından, Alevi kadın kurumları tarafından kadınların özgürlük ve eşitlik mücadelesinin büyütülmesi amacıyla ortak bir deklarasyon yayımlandı.

Toplantının açılışını AABF NRW İnanç Kurulu Başkanı Nejla Arslan Ana, verdiği gülbeng ile yaptı. Arslan Ana, konuşmasında Ortadoğu’daki savaşların en ağır bedelini kadınların ödediğini belirterek, Ezidi kadınlara yönelik IŞİD saldırılarını ve bölgedeki şiddetin kadınlar üzerindeki yıkıcı etkilerini vurguladı.

FEDA Eşbaşkanı Huri Kabayel, ortak açıklamada kadınların özgürlük ve eşitlik mücadelesinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Deklarasyon metni, Almanca, Kürtçe ve Türkçe olarak okundu; Almanca metni Leyla Solmaz, Kürtçe metni Songül Morsümbül, Türkçe metni ise Özgür Demir tarafından sunuldu.

Yapılan açıklamada, Alevi inancındaki birlik ve eşitlik felsefesine dikkat çekilirken, erkek egemen zihniyete karşı örgütlü mücadelenin önemine vurgu yapıldı. Ayrıca, Alev Koç cinayetinin yalnızca bir kadın cinayeti değil, aynı zamanda Alevi inancına ve kutsal değerlere yönelik bir saldırı olduğu belirtildi.

Alevi kadın kurumları, Ortadoğu’daki çatışmaların kadınlara karşı bir “kırım savaşı” niteliği taşıdığını ifade ederek, mücadelenin birleştirilmesi çağrısında bulundu. Toplantı, 21. yüzyılın kadın özgürlüğü yüzyılı olması için ortak mücadelenin büyütülmesi gerekliliği vurgusuyla sona erdi.