Ana Sayfa Blog Sayfa 185

Vilnius Zirvesi Bildirisi yayımlandı

NATO’nun Vilnius Zirvesi Bildirisi’nde ittifakın Rusya’yla karşı karşıya gelme niyetinde olmadığı belirtilerek, ‘NATO, Rusya’ya karşı bir tehdit oluşturmuyor’ denildi

Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta gerçekleştirilen NATO Zirvesi ardından Vilnius Zirvesi Bildirisi yayımlandı. Bildiride, “NATO, Rusya’yla karşı karşıya gelme niyetinde değil ve Rusya’ya karşı bir tehdit oluşturmuyor. Saldırgan tutumları karşısında Rusya’yı bir partner olarak göremiyoruz” denildi.

Bildiride Çin’e yönelik değerlendirmeler de yapılarak, Çin’in iddialı ve cebri politikalarının NATO’nun çıkarlarına, güvenliğine ve değerlerine karşı zorluk oluşturduğu belirtildi. “Çin ile karşılıklı şeffaflığı da içerecek şekilde yapıcı çalışmaya açık olmayı sürdüreceğiz” denilen bildiride, Rusya ile Çin arasındaki stratejik ortaklığın derinleşmesine dikkat çekildi. Çin’e Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin daimi üyesi olarak Rusya’nın savaşını kınama çağrısı yapıldı, Çin’in Rusya’ya silah desteği vermemesi istendi.

Bildiride, Finlandiya’nın ittifakın en yeni üyesi olarak memnuniyetle karşılandığı, NATO’nun açık kapı politikasının teyit edildiği belirtilerek, “Her ulusun kendi güvenlik düzenlemelerini seçme hakkı vardır” diye belirtildi.

Rusya’nın Kırım dahil olmak üzere yasa dışı ilhaklarının tanınmayacağı ve Rusya’nın savaş suçları için hesap sorulacağı vurgulanan bildiride, Rusya’ya savaşı derhal sonlandırma ve kuvvetlerini Ukrayna’dan çekme çağrısı yapıldı. İttifakın Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin barış formülünü desteklediği aktarılan bildiride, Ukrayna’ya askeri ve siyasi desteğin süreceği tekrarlandı. Bildiride Ukrayna’ya 2008’deki Bükreş Zirvesi’nde yapılan NATO üyeliği taahhüdü yinelenerek, “Bugün Ukrayna’nın Avrupa-Atlantik entegrasyonuna giden yolunun Üyelik Eylem Planı ihtiyacının ötesine geçtiğini kabul ediyoruz” denildi.

İttifak ve müttefikler için Ukrayna’nın güvenliğinin önemine vurgu yapılan bildiride, şunlar kaydedildi: “Ukrayna’nın NATO ile daha fazla bütünleşmesini desteklemek için genişletilmiş bir destek paketi üzerinde anlaştık. Siyasi diyalog, angajman, işbirliği ve Ukrayna’nın Avrupa-Atlantik’teki NATO üyeliği hedeflerini ilerletmek için müttefikler ve Ukrayna’nın eşit üyeler olarak oturduğu yeni bir ortak organ olan NATO-Ukrayna Konseyi’ni kurmaya karar verdik.” Bildiride, mekanizmanın NATO ile Ukrayna arasında bir kriz danışma mekanizması olarak hizmet edeceğine de işaret edildi.

Savaşa yatırım arttı

Galler’de 2014’te düzenlenen zirveden bu yana müttefiklerin savunma harcamalarını artırdığına işaret edilen bildiride, Soğuk Savaş’tan bu yana en büyük güvenlik endişelerinin yaşandığı ifade edildi. Milli gelirin yüzde 2’sini savunma harcamalarına ayırma taahhütlerine değinilen bildiride, “Teknolojik üstünlüğümüzü korumamız ve yenilikçi teknolojilerin entegrasyonu yoluyla güçlerimizi ve yeteneklerimizi modernize etmeye ve reform yapmaya devam etmemiz gerekiyor.” değerlendirmesi yapıldı. Var olan planların üzerine bölgesel savunma planlarının da yapıldığına işaret edilen bildiride, “NATO, nükleer caydırıcı misyonun güvenilirliği, etkinliği, emniyetini ve güvenliğini sağlamak için gereken tüm adımları atacaktır.” ifadeleri kullanıldı.

Bildiride, ittifakın nükleer silahsız bir dünya hedefi olduğuna işaret edilerek, “İran’ın asla nükleer silah geliştirmemesi konusundaki kararlılık” yinelendi.

İran’a çağrı

Rusya’nın Ukrayna’ya karşı tutumunun NATO-Avrupa Birliği (AB) işbirliğini de daha önemli hale getirdiği kaydedilen bildiride, NATO ve AB’nin Ukrayna’ya desteğinin süreceği vurgulandı. Bildiride Moldova’nın toprak bütünlüğüne de destek verildi ve Rusya, Transdinyester’deki güçlerini çekmeye çağrıldı. İran’ın Rusya’ya Ukrayna savaşında verdiği desteğin Avrupa-Atlantik güvenliğine de etki ettiği belirtilen bildiride, NATO, İran’ı Rusya’ya askeri yardımda bulunmamaya çağırdı.

Bildiri, 2024 yılındaki zirvenin NATO’nun kuruluşunun 75. yılında Washington’da, 2025 yılında ise Hollanda’da yapılacağı bilgisiyle sona erdi.

DIŞ HABERLER

#Vilnius #Zirvesi #Bildirisi #yayımlandı

İnsansızlaştırılmak istenen Kürdistan’da ekolojik yıkım

Kürtlerin yoğunlukta yaşadığı kentlerde halkın kültürel değerleri (Hasankeyf), hafızası (Zilan deresi), doğal yapıları (Van Gölü, Bendimahi Çayı ), ormanlık alanları (Cudi, Besta vb.) sistematik bir şekilde tahrip ediliyor. Bölgede devam eden baskı ve savaş iklimi, en fazla sorumluluk alması gereken belediyelerin kayyumlar eliyle yönetilmesi ekolojik yıkımı daha da derinleştiriyor

Mesut Bor

Van ili ve çevresi doğal yapısı, jeolojik ve jeomorfolojik şekilleri bakımından dünyanın en zengin coğrafyalarından biridir. Bölgenin güneyinde Alp-Himalaya kıvrım kuşağının uzantısı olan İhtiyarşahap Dağları (Bitlis Dağları), batısında dünyanın en büyük ikinci krater gölünü barındıran Nemrut Dağı, kuzeybatısında ise bölgenin en yüksek üçüncü dağı olan ve stratovolkan özelliğe sahip olan Süphan Dağı bulunur.

Günümüzden yaklaşık 600 bin yıl önce Nemrut Dağı’nda meydana gelen volkanik faaliyetler sonucu volkanik malzemelerin gölün bulunduğu çöküntü alanının önünde set oluşturmasıyla kapalı bir havzaya dönüşerek bölgenin en büyük gölünü oluşturmuştur. Aynı zamanda içerisinde barındırdığı minerallerden kaynaklı dünyanın en büyük sodalı gölü olma özelliğine de sahiptir. Gölün sodalı oluşu biyolojik çeşitliliği sınırlandırmışsa da gölde 103 tür fitoplankton (deniz otu), 36 tür zooplankton (tek hücreli canlılar) ve endemik bir tür olan İnci Kefali yaşamaktadır.

Sanayi Devrimi ile birlikte atmosfere salınan zehirli gazların neden olduğu küresel iklim krizi, dünya sıcaklık ortalamasının 1 derece artmasına ve çağımızın en büyük sorunlarından birinin oluşmasına neden olmuştur. Atmosfere insan faaliyetleri nedeniyle salınan zararlı gazlar, güneşten gelen ışınların tekrar uzaya yansımasını engelleyerek gezegenimizin ısınmasına ve dolayısıyla mevsimler arasında dengesizliklerin oluşmasına neden olmuştur.

Karasal iklimin hakim olduğu Kuzey Kürdistan coğrafyasında karasal iklim şartları gereği kış aylarında kar şeklinde yağması gereken yağışın yağmura dönüşmesi, yeraltı sularının azalmasına, akarsuların, derelerin kurumasına ve hidrografik yapıda onarılması güç sorunlara neden olmaktadır.

Küresel iklim değişiminden en fazla orta enlemler ve karaların iç kesimleri etkilenir. Dünya sıcaklık ortalamasında yaşanan artış özellikle nem oranı düşük ve az yağışlı yerlerde buharlaşma çok daha belirgin bir şekilde kendini gösterir. Nitekim Orta Asya’da Özbekistan-Kazakistan sınırları içerisinde yer alan ve bir zamanlar dünyanın en büyük dördüncü gölü olan Aral Gölü ve İran sınırlarında bulunan Urmiye Gölü tamamen kurudu.

Göllerin ve ekosistemlerin yok edilmesinde küresel iklim değişimi tek başına bir etken değildir. Aral ve Urmiye göllerinde olduğu gibi insan faaliyetleri göllerin kurulma sürecini ivmeleyerek hızlandırır. Bilinçsiz sulama, tarımsal faaliyetlerde kullanılan ilaçlar, gölü besleyen suların kirletilmesi, göl havzasının ranta açılması, gölü besleyen akarsulara barajlar ve maden ocaklarının kurulması, arıtma tesislerinin olmaması ya da kapasitesinin yerleşim yerinin nüfus oranıyla örtüşmemesi, doğal arıtma işlevi gören ve birçok canlıya ev sahipliği yapan sazlık ve bataklık alanlarının yok edilmesi, göl gibi kapalı havzalarda biriken suların kendini temizleme ve yenileme süreci oldukça zordur. Bu yüzden milyonlarca yıllık bir oluşum sürecinden geçen ekosistemlerin insan eliyle kirletilmesi ve tahrip edilmesine karşı acil önlemler alınması ve bunun zamanında hayata geçilmesi son derece önemlidir.

Kürtlerin yoğunlukta yaşadığı kentlerde halkın kültürel değerleri (Hasankeyf), hafızası (Zilan deresi), doğal yapıları (Van Gölü, Bendimahi Çayı ), ormanlık alanları (Cudi, Besta vb.) sistematik bir şekilde tahrip ediliyor. Bölgede devam eden baskı ve savaş iklimi, en fazla sorumluluk alması gereken belediyelerin kayyumlar eliyle yönetilmesi ekolojik yıkımı daha da derinleştiriyor.

Kırsal bölgeler insansızlaştırılırken kentlere de yoğun bir göç dalgası devam ediyor. Kentlerin yaşadığı bu yoğun göç birçok sorunu da beraberinde getirmiştir: Çarpık kentleşme, gecekondulaşma, işsizlik, kontrolden çıkmış nüfus artışı, eğitim, sağlık, hava kirliliği, trafik, altyapı sorunları, kent yaşamına adapte olamama, kent yaşamına karşı yabancılaşma gibi sorunların da yaşanmasına neden olmuştur.

Hiç şüphesiz bölge için oldukça önem arz eden doğa harikası Van Gölü, önlem alınmaz ise milyonlarca canlı türünün yerinden edilmesine ve birçok canlı çeşidinin de yok edilmesiyle sonuçlanacaktır. Gölü besleyen akarsuların debilerinde meydana gelen azalma ve artan kirlilik önümüzdeki süreçte göl havzasının giderek daralacağını gösteriyor. Su kaybını tamamen önleyemezsek de gölün kurumasında etkili olan faktörleri bilimsel ve teknolojik metotlar kullanarak önlemler alabiliriz. Aksi taktirde Aral ve Urmiye gölleri ile aynı kaderi paylaşacaktır.

#İnsansızlaştırılmak #istenen #Kürdistanda #ekolojik #yıkım

JinNews muhabiri Rozerin Gültekin’in duruşması ertelendi

Bursa’da haber takip ederken gözaltına alınan ve hakkında dava açılan JinNews muhabiri Rozerin Gültekin’in duruşması 18 Ocak 2024 tarihine ertelendi

Bursa’da, 12 Haziran 2022 tarihinde “Tecrit Siyasetine Karşı Özgürlüğü Savunmak İçin Gemlik’e Yürüyoruz” eylemini takip eden JinNews muhabiri Rozerin Gültekin hakkında “2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet” suçlamasıyla açılan davanın 2’nci duruşması Bursa 18’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Mahkeme heyeti, duruşmayı 18 Ocak 2024 tarihine ertelendi.

Ne olmuştu?

PKK Lideri Abdullah Öcalan’a dönük 24 yıllık ağırlaştırılmış tecride dikkat çekmek ve özgürlüğünü talep etmek amacıyla 6 kurum ve siyasi parti öncülüğünde, “Tecrit Siyasetine Karşı Özgürlüğü Savunmak İçin Gemlik’e Yürüyoruz” şiarıyla geçekleştirilen Gemlik Yürüyüşü’nün Bursa ayağını takip eden JinNews muhabiri Rozerin Gültekin, 12 Haziran 2022 tarihinde 2911 sayılı “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet etmek” suçlamasıyla Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Ergin Çağlar ile birlikte gözaltına alınmıştı.

Bursa Emniyet Müdürlüğü’ne götürülen Gültekin, 13 Haziran’da emniyet ifadesi ardından serbest bırakılmıştı.

Daha sonra Gültekin hakkında 31 Ağustos 2022 tarihinde, “2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet” iddiasıyla dava açılmıştı.

Kaynak: JinNews

#JinNews #muhabiri #Rozerin #Gültekinin #duruşması #ertelendi

Tahliyesi ertelenen Fidan cezaevinden çıktı

Tahliyesi keyfî gerekçelerle 6 ay ertelenen Zelal Fidan, cezaevinden çıktı. Fidan, ‘Umut ediyorum ki en yakın zamanda tüm arkadaşlarımızla dışarda coşkuyla kucaklaşırız’ dedi

Diyarbakır Kadın Kapalı Cezaevi’nde kalan ve 13 Temmuz 2016 yılından bu yana tutuklu olan Zelal Fidan tahliye edildi. Fidan’ı cezaevi çıkışında Bismil Belediye meclis üyeleri, Bismil Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (MEBYA-DER), Tutuklu Ailelerle Yardımlaşma Derneği (TUAY-DER), Tevgera Jinên Azad (TJA), Halkların Demokratik Partisi (HDP), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Bismil ilçe yönetimi Diyarbakır Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü önünde karşıladı.

Burada konuşan Fidan, “Böyle günlerde ne söylesem eksik kalacak. Evet bugün çıktım ama yıllardır içerde olan arkadaşlarımız var günlümüzde aklımızda hep onlarda umut ediyorum ki en yakın zamanda tüm arkadaşlarımızla dışarda coşkuyla kucaklaşırız. Umudumda tek isteğimde budur” dedi.

Fidan’ın tahliyesi keyfî gerekçelerle 6 ay ertelenerek tahliye edilmemişti.

Kaynak: MA

#Tahliyesi #ertelenen #Fidan #cezaevinden #çıktı

Efrîn’de bir köye saldırı

Türkiye ve bağlı gruplar, Efrîn’in Şêrawa ilçesine bağlı Bênê köyüne saldırdı

Türkiye ve bağlı gruplar, Kuzey ve Doğu Suriye’de Efrîn’in Şêrawa ilçesine bağlı Bênê köyüne saldırdı. Hawar Haber Ajansı’nda (ANHA) yer alan habere göre, saldırı sonucuna dair henüz bir bilgi edinilemedi.

DIŞ HABERLER

#Efrînde #bir #köye #saldırı

İran, Doğu Kürdistan güçleri konusunda Irak’ı uyardı

İran Silahlı Güçleri Komutanı, Irak’ın Doğu Kürdistan güçleri konusunda verdiği sözleri yerine getirmemesi durumunda Kürt güçlerine yönelik yeniden saldırı başlatacakları tehdidinde bulundu

İran Silahlı Güçler Komutanı Muhammed Bakıri, Doğu Kürdistan güçlerine yönelik saldırı tehdidinde bulunarak, “Irak, İslam Cumhuriyeti karşıtı güçlere ilişkin verdiği sözleri yerine getirmezse çok daha şiddetli ve güçlü bir saldırıyı bu güçlere karşı başlatacağız” dedi.

Bakıri, Irak’ın Eylül ayı sonuna kadar Federe Kürdistan’da bulunan Doğu Kürdistan güçlerine ilişkin verdiği sözleri yerine getirmemesi durumunda büyük bir operasyon başlatacaklarını belirtti.

Bakıri, Irak’la varılan anlaşmalara göre Doğu Kürdistan güçlerinin Eylül ayı sonuna kadar Federe Kürdistan topraklarından tamamen çıkması gerektiğini sözlerine ekledi.

Kaynak: RojNews

#İran #Doğu #Kürdistan #güçleri #konusunda #Irakı #uyardı

‘Maseratili polis’ ölü bulundu: Olayla ilgili soruşturma başlatıldı

Maseratili polis memuru Hüseyin Tayfun Üçgül’ün cansız bedeni başından silahla vurulmuş olarak bulundu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı

Trafikte yaşanan tartışma sırasında avukat Fatih Uzun’un bacağını kıran ve 8,5 milyon liralık Maserati otomobili ile gündeme gelen polis memuru Hüseyin Tayfun Üçgül’ün intihar ettiği iddia edildi. Muğla’nın Ortaca ilçesi Kargıcak Yolu’nda bugün saat 16.30 sıralarında bir kişinin cansız bedeninin görülmesi üzerine yetkililere haber verildi.

Olay yerine gelen İlçe Jandarma Komutanlığına bağlı ekipler, kafasından silahla vurularak hayatını kaybeden kişinin polis memuru Hüseyin Tayfun Üçgül olduğunu tespit etti.

Üçgül’ün cenazesi, Cumhuriyet Savcısı tarafından olay yerinde yapılan ilk incelemenin ardından kesin ölüm nedeninin tespiti için otopsiye gönderilecek.

Ailenin avukatı ise Halk TV’ye yaptığı açıklamada, “Cinayet değil, intihar. İlk bulgular intihar olduğunu ortaya koyuyor’ dedi.

Üçgül’ün Dalaman İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde görevli polis memuru olduğu, aracın da eşinin üzerine kayıtlı bulunduğu ortaya çıkmıştı. Üçgül’ün kolluk görevlisi olmasına rağmen 8,5 milyon değerinde aracının bulunduğu, ayrıca lüks bir villada ikamet ettiği, 2017’den beri de Narkotik ve Kaçakçılık şubelerinde çalıştığı belirtiliyordu.

Üçgül hakkında İçişleri Bakanlığı’nca müfettiş görevlendirilerek, idari soruşturma başlatılmış ve görev yeri değiştirilmişti.

Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şubesi’nde pasif bir birime alınan Üçgül, başlatılan soruşturma kapsamında açığa alınmıştı.

Eşi, zayıflama çayı satarak servet elde ettiğini söylemişti

Üçgül’ün eşi Özlem Üçgül ise zayıflama çayı satarak bu serveti elde ettiğini öne sürmüştü. Özlem Üçgül, yayınladığı videoyla yaptığı açıklamada, “Lütfen asılsız haberlere itibar etmeyin mahkeme kararıyla hepsini size sunacağız… Eşimi bilenler bilir. Kimin canını yaktı bakalım da bu kuyruk acısı. Kimin otunu copunu yakaladı, cezaevine soktu, bunlardan biridir demek ki” demişti.

Hakkında idari soruşturma başlatılan polis Hüseyin Tayfun Üçgül, açığa alınmıştı.

HABER MERKEZİ

#Maseratili #polis #ölü #bulundu #Olayla #ilgili #soruşturma #başlatıldı

Erdoğan ile bir araya gelen Biden: Yeni bir süreci başlatıyoruz

NATO Zirvesi’nde Erdoğan ile Biden görüştü. Biden, görüşme öncesi ‘Yeni bir süreç başlatıyoruz’ açıklaması yaparken, 1 saatin üzerine süren görüşmenin ardından açıklama yapılması bekleniyor

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ne katılmak üzere geldiği Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta ABD Başkanı Joe Biden ile görüştü.

Erdoğan, Biden ile görüşmesi öncesi yaptığı açıklamada şu sözlere yer verdi:

“ABD ile stratejik mekanizma kapsamında sıranın devlet başkanları düzeyinde istişarelere geldiği kanaatindeyim. Görüşmeyi bunun ilk adımı olarak görüyorum. ABD Başkanı Biden ile bundan önceki buluşmalarımız adeta ısınma turları gibiydi. Ama şimdi yeni bir süreci başlatıyoruz”

ABD Başkanı Biden ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’a İsveç ile ilgili yürüttüğü diplomasi ve gösterdiği liderlik için teşekkür etti ve “Önümüzdeki beş yıl içinde sizinle görüşmek için sabırsızlanıyorum” şeklinde konuştu.

1 saat 15 dakika süren görüşmenin ardından açıklama yapılması bekleniyor.

DIŞ HABERLER

 

#Erdoğan #ile #bir #araya #gelen #Biden #Yeni #bir #süreci #başlatıyoruz

Yeşil Sol Parti’den AKP’nin torba yasa teklifine şerh: Milli talan paketi

Yeşil Sol Parti, AKP tarafından Meclis’e sunulan kanun teklifine ‘müjde’ adı altında halka yeni vergi artışlarının yüklendiği gerekçesiyle muhalefet şerhi düştü

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), AKP tarafından Meclis Başkanlığı’na sunulan ve Plan ve Bütçe Komisyonu’ndan geçen vergi artışlarını ve AKP’li Recep Tayyip Erdoğan’a 2 trilyon 181 milyar borçlanma yetkisi veren Torba Kanun teklifine muhalefet şerhi düştü.

Şerhte, bu kanun teklifinin Plan ve Bütçe Komisyonu’na görüşüldüğü gece yarısı 14 maddenin daha eklendiği kaydedilerek, “Tabiri caizse komisyon görüşmelerinde torba yasaya bir torba yasa daha eklendi. Bu durum halkın oylarıyla gelen halkın temsilcilerine, halklarımıza ve yasama iradesine saygısızlıktır. Komisyon üyesi milletvekilleri eklenen yasa maddeleri üzerinde çalışma fırsatı bulamamış, eklenen 14 madde kamuoyunda tartışılmamıştır. Baskın bir şekilde 15 maddelik bir torba yasa teklifine 14 maddenin daha hoyratça eklenmiş olması yeni dönemde AKP-MHP iktidarının yasama tekniğini de daha şimdiden ortaya koymuştur. Bizler Yeşil Sol Parti olarak halklarımız, emekçiler, kadınlar, gençler, emekliler, doğa hakkında getirilen düzenlemelerin yangından mal kaçırırcasına torba yasa tekliflerine bir operasyonla eklenmesine asla razı gelmeyeceğiz” denildi.

Erdoğan’a borçlanma yetkisi verilecek

Şerhte ayrıca Erdoğan’a verilecek borçlanma yetkisine de vurgu yapılarak, “2003-2022 arasındaki 20 yıllık AKP iktidarında toplanan deprem vergisi ise toplamda 86 milyar 138 milyon lira olmuştur. Yapılan çeşitli hesaplamalara göre toplanan bu deprem vergileriyle AKP dönemini kapsayan 2003-2022 arasında 96 metrekare büyüklüğünde 1 milyon 211 bin konut; 112 metrekare büyüklüğünde ise 1 milyon 38 bin konut inşa edilebilirdi” ifadelerine yer verildi.

‘Milli Talan paketi’

Düşülen şerhte devamla, “Ancak bu torba yasa, iktidarın samimiyetsizliğini ve kurnazlığını da net bir biçimde göstermektedir. AKP-MHP iktidarı bu torba yasada bir yandan memur maaşlarına yoksulluk sınırının altında zam yaparken diğer yandan da yeni vergiler ihdas etmektedir. Yani çay kaşığıyla verdiğini kepçeyle geri almaktadır. Üstelik bu torba yasa teklifi, iktidar tarafından ‘Milli Dayanışma Paketi’ olarak adlandırılmıştır. Ancak bu torba yasa asla ve asla bir Milli Dayanışma Paketi değildir. Olsa olsa ‘Milli Talan Paketi’dir” diye belirtildi.

“Yeşil Sol Parti olarak Milli Talan Paketi’ne onay vermiyoruz” denilen şerhte, “Vergi adaletsizliğini daha da derinleştiren, bütçe hakkını ihlal eden, yurttaşlara yeni vergiler getiren, bir avuç zengin için bütün bir topluma maliyet yükleyen, emekçileri sefalet ücretlerine mahkum eden, zeytinlik alanları imara açarak doğanın daha da talan edilmesine olanak sağlayan, çalışma barışını bozan, sermayenin çıkarlarını savunan bu paketin sorunları çözmek yerine daha da büyüteceği ortadadır” ifadelerine yer verildi.

ANKARA

#Yeşil #Sol #Partiden #AKPnin #torba #yasa #teklifine #şerh #Milli #talan #paketi

Amara Dwla’yı katleden erkeğe ağırlaştırılmış müebbet cezası

Riha’da 2021 yılında 13 yaşındaki Amara Dwla’yı katleden babası Ahmet Mohammed Dwla’nın yargılandığı davada mahkeme, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi

Filistin asıllı Suriyeli 13 yaşındaki Amara Dwla, 2 Eylül 2021’de Riha’nın (Urfa) Eyyübiye ilçesi Şıhmaksut Mahallesi’nde babası Ahmet Mohammed Dwla tarafından gördüğü işkence ardından yakılarak katledildi. Fail Dwla’nın yargılandığı davanın karar duruşması Urfa 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Sanık avukatının savunması ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, fail Dwla’ya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi.

RIHA

#Amara #Dwlayı #katleden #erkeğe #ağırlaştırılmış #müebbet #cezası