Ana Sayfa Blog Sayfa 19

Mersin’de Alevi Kadınlardan Barış ve Dayanışma Çağrısı

Mersin’de Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi, Mersin Cemevi Kadın Komisyonu’nu ziyaret ederek kadın dayanışması ve toplumsal barış konularında bir araya geldi. Toplantıda eşitlik, adalet ve kadın emeğinin görünürlüğü ön planda tutuldu.

Görüşmede, kadınların toplumsal barışın inşasındaki kritik rolü ele alındı. Barışın yalnızca çatışmasızlık değil, aynı zamanda hakikatin ortaya çıkması ve adaletin sağlanmasıyla mümkün olabileceği vurgulandı. Katılımcılar, birlikte yaşama iradesinin güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti.

Toplantıda, kadın emeğinin görünür kılınmasının ve eşit yurttaşlık temelinde ortak mücadelenin gerekliliği üzerinde duruldu. Kadınların deneyimlerini paylaşarak güçlendiği bu tür buluşmaların toplumsal dönüşüm açısından kritik rol oynadığı ifade edildi.

Katılımcılar, kadınların barış mücadelesinde yalnızca destekleyici değil, aynı zamanda kurucu bir özne olduğunun altını çizdi. Toplumsal barışın kalıcı hale gelmesi için adalet, eşitlik ve hakikat temellerinin güçlü olması gerektiği belirtildi. Buluşma, kadınların ortak dayanışmasıyla barışın büyüyeceği inancını pekiştirdi.

Hamburg Alevilerden 7 Mart İçin Çağrı: “Sessizlik Suç Ortaklığıdır”

Hamburg’da Alevi kurumları, 7 Mart 2026 tarihinde Suriye’de Alevilere yönelik katliamların birinci yıldönümünde dayanışma gösterisi düzenleyecek. Gösteri, saat 17.00’de Hamburg Rathaus önünde gerçekleştirilecek ve Suriye’deki Alevilere ile diğer dini ve etnik azınlıklara yönelik saldırılar kınanacak.

Alevi kurumlarının ortak açıklamasında, bu etkinliğin dünya genelinde eş zamanlı düzenlenecek eylemlerin bir parçası olduğu ifade edildi. Organizasyon komitesi, özellikle saldırılara neden olan HTŞ’ye bağlı silahlı grupların eylemlerine karşı uluslararası kamuoyunun sessiz kalmaması gerektiğini vurguladı.

Etkinliğin temel mesajı, “adalet, insan hakları ve azınlıkların korunması” olarak belirlendi. Yapılan çağrıda, inanç, kimlik ve kültürel çeşitliliği hedef alan katliamlara karşı sessiz kalınmaması gerektiği vurgulandı. “Sessizlik suç ortaklığıdır” ifadesiyle, tüm toplumu bu konuda duyarlı olmaya davet ettiler.

Gösterinin yalnızca Alevi kurumları değil, aynı zamanda demokratik ve insan hakları odaklı diğer kuruluşların katılımıyla gerçekleştirileceği belirtildi. Bu dayanışma eylemi, Suriye’de yaşanan trajedilere dikkat çekmek ve mağdurların sesi olmak amacıyla düzenleniyor.

Alevi kurumları CHP Genel Merkezi’ndeki eylemi sonlandırdı!

Nefret söylemi gerilimi Türkiye’de Alevi kurumları ile CHP arasında yeni bir tartışmaya yol açtı. CHP Kayseri İl Başkanı Ümit Özer’in Aleviler hakkında yaptığı açıklamalar sonrasında, 28 Şubat’ta CHP Genel Merkezi önünde yapılması planlanan eylem ertelendi. Özer’in sözleri, Alevi toplumu tarafından tepkiyle karşılanmış ve 16 Ocak’ta Kayseri’de protesto edilmiştir.

Alevi Bektaşi Federasyonu ve diğer Alevi çatı örgütlerinin temsilcileri, yaşanan olaylar sonrası bir araya gelerek durumu değerlendirdi. Kayseri Hacı Bektaş-ı Veli Kültür Derneği Başkanı Abbas Tan, CHP Genel Merkezi ile yapılan görüşmelerin neticesinde eylemi erteleme kararı aldıklarını açıkladı. Tan, “Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı tarafından Alevi Bektaşi Federasyonu’na gönderilen heyetle görüşme sonrası bu kararı aldık” dedi.

Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan ise, 2 Mart’ta CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile bir görüşme gerçekleştireceklerini belirtti. Aslan, “Yarın saat 13’te Genel Merkez’de yapmayı planladığımız açıklamayı erteledik. Pazartesi günü Özgür Özel ile yapacağımız görüşme sonrası kamuoyunu bilgilendireceğiz” şeklinde konuştu.

Bu gelişmeler, Alevi toplumunun hak taleplerinin önemini bir kez daha gündeme getirirken, siyasi partilerin Alevilere yönelik söylemlerinin toplumsal barışa katkı sağlaması gerektiğini ortaya koymaktadır.

Neuss’ta Suriye’deki Alevi Soykırımı için anma etkinliği düzenleniyor!

Suriye İnsan Hakları Topluluğu, Suriye’de Alevilere yönelik süren soykırımın birinci yıldönümünde Almanya’nın Neuss kentinde bir anma etkinliği düzenleyecek. Alevi Bektaşi Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek olan anmada, 7 Mart 2022 tarihinde başlayan ve on binlerce Alevinin hayatını kaybetmesine neden olan saldırılar anılacak. Topluluk, “Suriye’de soykırım hedefiyle katledilen Alevilerin anısını onurlandırıyoruz” diyerek, etkinliğe katılım çağrısında bulundu.

Saldırılar sonucunda Alevi toplumu büyük acılar yaşadı; birçok kişi yerinden edildi, kadınlar kaçırılıp tecavüze uğradı, çocuklar ailelerinden koparıldı. Bu acılarla yüzleşmek ve kayıpları anmak amacıyla çeşitli coğrafyalardan Alevilerin ve dostlarının katılımıyla gerçekleştirilecek olan etkinlik, 7 Mart Cumartesi günü saat 15.00’te başlayacak.

Suriye İnsan Hakları Topluluğu, etkinlikte kaybedilenlerin anısını yaşatırken, Alevi toplumunun direncini de vurgulayacak. Açıklamada, “Birlikte anmak, dayanışmak ve ortak insanlığımızı yeniden teyit etmek için saf tutacağız” denildi. Anma, Suriye’de devam eden soykırım saldırılarına karşı Alevi topluluğunun yan yana durma ve dayanışma ruhunu güçlendirecek bir fırsat olarak görülüyor.

Etkinlikte, kayıpların hatırlanmasının yanı sıra, hayatta kalanların direncinin ve insan onurunun korunması konusundaki ortak bağlılığın da ön plana çıkarılması amaçlanıyor. Suriye’deki tüm azınlıklar için özgürlük ve adalet mücadelesine katkı sağlamak isteyen herkesin destek sunması beklentisi ifade ediliyor.

Kezban Konukçu: “Zulme Karşı Birlikte Direnelim, Samandağ’a!”

Kezban Konukçu, Suriye’de Alevilere yönelik saldırıların birinci yılı dolayısıyla 7 Mart’ta Hatay’ın Samandağ ilçesinde miting düzenleneceğini duyurdu. Konukçu, “Zulme karşı birleşelim, mitingde buluşalım” diyerek, tüm yurttaşları bu önemli etkinliğe davet etti.

Açıklamasında, Suriye’de Alevilere yönelik sürecin “soykırım” olarak nitelendirildiğini ifade eden Konukçu, yaşananlara karşı dayanışma ve ortak mücadele çağrısında bulundu. Mitingin, hem yaşananları anmak hem de uluslararası kamuoyuna güçlü bir mesaj vermek amacıyla gerçekleştirileceği dile getirildi.

Konukçu, mitingde toplumsal dayanışmanın önemine vurgu yaparak, Alevilere yönelik saldırılara karşı sessiz kalınmaması gerektiğini belirtti. Bu etkinliğin, sadece Suriye’de değil, Türkiye ve dünyanın diğer bölgelerinde de tekçi ve baskıcı yönetim anlayışlarına karşı verilen mücadelenin bir parçası olacağını kaydetti.

Mitingin, demokratik kamuoyunun geniş katılımıyla gerçekleştirilmesi ve güçlü bir mesaj verilmesi hedefleniyor. Konukçu, zulme karşı ortak bir tutum alınmasının gerekliliğini bir kez daha hatırlattı.

Suriye’de Aleviler ve seküler Sünniler için tehlike çanları çalıyor!

Suriye’deki siyasi gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya Şube Başkanı Zeynel Can, Türkiye ve ABD’nin Suriye’de Suudi Arabistan benzeri bir rejim yaratma hedefinde olduğunu ifade etti. Can, aydınlanmacı ve seküler yaşam tarzını benimsemiş Aleviler ve Sünnilerin de tehlikede olduğunu vurguladı.

Zeynel Can, Suriye’deki mevcut durumun, Colani’nin iktidarını güçlendirme çabalarının başarısız olduğunu gösterdiğini belirtti. Bu durum, Suriye’nin bir bütün olarak değil, ikili bir yapıya dönüşmesine yol açtığını öne sürdü. Can, bu süreçte Alevilerin yanı sıra aydınlanmacı Sünni kesimin de risk altında olduğunu dile getirdi.

Can, Suudi Arabistan tipi bir rejimin kurulmasının, bölgedeki sömürü düzeninin sürdürülmesi açısından kolay bir yol olduğunu savundu. ABD’nin Orta Doğu’daki hedefinin tekil bir rejim olduğunu belirterek, bu tür rejimlerin, emperyalist güçler tarafından desteklenen ve bağlı bir yönetim anlayışını beslediğini ifade etti.

Suriye’de Alevilerin hedef durumuna geldiğini belirten Can, bu durumun tarihsel bir arka plana sahip olduğunu vurguladı. Alevilerin, diğer azınlık gruplarla birlikte, geniş bir muhalif halk cephesi oluşturma potansiyeline sahip olduğunu düşündüğünü ifade etti. Bu muhalefetin, mevcut rejime karşı duyulan rahatsızlıklarla güçlenebileceğini öngördü.

Son olarak, Suriye’deki siyasi iklimin, iç çatışmalar ve militan grupların varlığı nedeniyle istikrarsız olduğunu vurgulayan Can, bu durumun toplum üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti.

İlahi Zil’e Tepki Gözaltı: Gazi Şehitleri Cemevi’nden Birlik Çağrısı

Kocaeli’nin Derince ilçesindeki bir ilköğretim okulunda ders zilinin Ramazan genelgesi gereği ilahi olarak çalınmasına itiraz eden veli Soner Akbal, gözaltına alındı. Bu durum, Alevi kurumlarının tepkisini çekti. Akbal, İstanbul Sultangazi’de hasta ziyareti sırasında gözaltına alındı ve Gazi Polis Merkezi’ne götürüldü.

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Sultangazi Şubesi ile Gazi Şehitleri Cemevi, Akbal için bir açıklama yayımlayarak sürecin takipçisi olacaklarını belirtti. Gözaltı işlemleri sonrasında Akbal’ın Kocaeli’ne sevk edileceği bilgisi paylaşıldı.

Gazi Polis Merkezi önünde toplanan PSAKD Sultangazi Şubesi yönetimi, demokratik tepkisini dile getiren bir velinin bu şekilde alıkonulmasını kınadı. Yapılan basın açıklamasında, eğitim kurumlarında laiklik ilkelerine aykırı uygulamalara karşı çıkan yurttaşların hedef gösterilmemesi gerektiği vurgulandı ve Soner Akbal’ın derhal serbest bırakılması çağrısı yapıldı.

Britanya Alevi Federasyonu: Soner Akbal Yalnız Değildir, Mücadelemiz Sürecek!

Britanya Alevi Federasyonu, Kocaeli’nin Derince ilçesindeki Çenesuyu Ortaokulu’nda teneffüs zilinin ilahiyle değiştirilmesine itiraz eden veli Soner Akbal’ın gözaltına alınmasını kınadı. Federasyon, Akbal’ın yarın ifadeye çağrılmış olmasına rağmen İstanbul’da gözaltına alınmasının hukuksuz olduğunu belirtti.

Açıklamada, devlet okullarının herhangi bir inancın propaganda alanı olmaması gerektiği vurgulanarak, kamusal eğitimin eşit ve çoğulcu bir şekilde sürdürülmesi gerektiği ifade edildi. Gözaltına alınan bir velinin durumu, otoriter bir yaklaşım olarak değerlendirildi.

Federasyon, Alevilere yönelik hakaret ve nefret söylemlerinin karşısında sessiz kalındığını, ancak bir veliye yöneltilen soruya gözaltı ile cevap verilmesinin kabul edilemez olduğunu dile getirdi. Bu durumun, tekçi ve Sünni merkezli bir kamusal alan inşasına karşı bir direniş olarak algılanması gerektiği vurgulandı.

Britanya Alevi Federasyonu, çocukların asimilasyona ve inanç dayatmasına maruz kalmasına izin vermeyeceklerini belirtti. Eşit yurttaşlık ilkesinin tasfiye edilmesine karşı durulacağına dikkat çekilerek, “Soner Akbal yalnız değildir” ifadesi kullanıldı. Federasyon, kamusal eğitimin tarafsızlığının korunması çağrısında bulundu.

Alevi Kurumları’ndan Suriye Konsolosluğu’na Siyah Çelenk Eylemi

Alevi Bektaşi Federasyonu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Alevi Dernekleri Federasyonu, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Arap Alevi Meclisi ve Demokratik Alevi Dernekleri, Suriye’de Alevilere yönelik katliamların yıl dönümünde İstanbul’da ortak bir eylem düzenleyeceklerini açıkladı. Eylem, demokratik kamuoyunu bu katliamlar karşısında ses çıkarmaya davet ediyor.

Ortak açıklamada, 7 Mart Cumartesi günü saat 12.00’de Maçka Demokrasi Parkı’nda toplanılacağı ve saat 13.00’te Suriye Konsolosluğu önünde siyah çelenk bırakılarak basın açıklaması yapılacağı belirtildi.

Alevi kurumları, Suriye’deki katliamları kınayarak toplumsal duyarlılık çağrısı yaptı. Etkinlik, “Soykırıma Karşı Alanlardayız” sloganıyla gerçekleştirilecek. Bu eylem, Alevilerin yaşadığı zorluklara dikkat çekmek ve haklarını savunmak amacıyla düzenleniyor.

Fırat: Cemre önce toprağa, sonra Adalet Bakanı’nın vicdanına düşsün!

Milletvekili Celal Fırat, Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun raporunu değerlendirerek Alevi sorununu “bu toprakların can meselesi” olarak nitelendirdi. Fırat, Alevi meselesinin çözümünün, Kürt meselesinin demokratik yollarla çözülmesine bağlı olduğunu belirtti. “Kürt meselesine haklar tanınırsa Alevi meselesine de yoğunlaşılacaktır,” diyerek bu alanda adımlar atılacağına dair umudunu ifade etti.

Fırat, rapor üzerindeki eleştirilerin yoğun olduğunu ancak bunun, tüm partilerin üzerinde anlaştığı bir platformun varlığına işaret ettiğini vurguladı. Her iki tarafın da taleplerinin karşılanamayacağını kabul etmesi gerektiğini dile getirerek, bu süreçte odaklanılması gerekenin gelecekte atılacak adımlar olduğunu belirtti.

Celal Fırat, Türkiye’deki ayrımcılıkların herkes tarafından hissedildiğini ve bu durumun yürekleri yaktığını ifade etti. “Artık her canımızın barışa dair söz kurması gereken bir süreçteyiz,” diyen Fırat, tüm yurttaşlara büyük bir sorumluluk düştüğünü söyledi. Cezaevlerindeki siyasi tutukluların durumuna dikkat çekerek, adaletin sağlanması için acil adımlar atılması gerektiğini vurguladı.

27 Şubat’ta yapılacak açıklamalara da değinen Fırat, bu tarihin Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin birinci yıl dönümü olduğunu hatırlatarak, çeşitli kimliklerin özgürce ifade edileceği bir Türkiye umudunu taşıdığını belirtti. Ayrıca, Alevi kurumlarının komisyonda yeterince temsil edilmediğini ve bu durumun düzeltilmesi gerektiğini ifade etti.

Son olarak, Fırat, eğitimdeki asimilasyona karşı çıkarak, çocukların inançlarına saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladı. “Bu yaklaşım kesinlikle doğru değil,” diyerek, iktidarın bu tutumdan vazgeçmesi gerektiğini ve empati kurmanın önemini dile getirdi.