Ana Sayfa Blog Sayfa 19

Gülistan Doku davasında yeni kanıtlar ortaya çıktı!

Gülistan Doku’nun ailesi, 5 Ocak 2020’de Dersim’de kaybolan Gülistan Doku’nun davasında yeni gelişmeleri paylaşmak üzere adliye önünde basın açıklaması yaptı. Aile, Tuncay Sonel’in delilleri karartarak olayı örtbas ettiğini öne sürdü ve “Söylediklerimizin hiçbiri iddia değil, hepsi birer kanıt niteliğindedir” dedi.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 15 kişiden 9’u hakkında tutuklama kararı verilirken, aralarında dönemin Dersim Valisi Tuncay Sonel’in yakın koruması Şükrü Eroğlu da bulunuyor. Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in ifadeleri sürüyor ve Doku ailesinin adliye önünde bekleyişi devam ediyor.

Aygül Doku, kardeşi Gülistan’ın Mustafa Türkay Sonel tarafından tecavüze uğradığını ve hamile kaldıktan sonra öldürüldüğünü belirtti. Sidar Altaş’ın avukatlarına ulaştığını ve kardeşinin ölüm nedeninin tecavüz olduğunu söylediğini ifade eden Aygül Doku, cinayetin detaylarını da açıkladı. “Sidar, cinayetin bir evde Gülistan’ın kafasına silahla sıkılarak gerçekleştirildiğini söylüyor. Bu bilgileri yeni öğreniyoruz” dedi.

Aygül Doku, olayla ilgili başka isimlerin de geçtiğini ve sürekli yeni bilgilere ulaştıklarını dile getirerek, “5-6 ay önce katilin Zeynal Abarakov olduğunu biliyorduk. Şimdi ise katilin Mustafa Türkay Sonel olduğunu öğrendik. Tuncay Sonel’in delilleri kararttığını düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

Doku ailesinin annesi Bedriye Doku, yetkililere katillere en ağır cezanın verilmesi çağrısında bulundu. Aile, hukukun ve adaletin bir an önce tecelli etmesini talep ediyor.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Gülistan Doku davasında ortaya çıkan yeni kanıtlar, adaletin sağlanması adına umut verici bir gelişme olarak öne çıkıyor. Alevi toplumunun yaşadığı derin acılar, adaletin yerini bulmasıyla bir nebze olsun hafifleyebilir. Tuncay Sonel gibi etkili isimlerin olaya karışması, sistemdeki çürümüşlüğü gözler önüne seriyor ve bu durum, toplumun her kesimini derinden etkilemektedir. Mazlumun sesi olmak, zulme karşı durmak, bu davanın takipçisi olmakla mümkündür.

— Alevi Gazetesi Editörü

Eğitimdeki yanlış politikalar şiddeti besliyor!

PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, Urfa Siverek ve Maraş’taki okullara yapılan saldırıları değerlendirerek, bu olayların münferit birer vaka olarak görülemeyeceğini vurguladı. Erçe, yaşananların, iktidarın uzun yıllardır uyguladığı yanlış politikaların bir sonucu olduğunu belirtti. Saldırılarda kullanılan silahların 13-14 yaşındaki çocuklar tarafından kullanıldığını ifade eden Erçe, toplumda büyük bir endişe ve kaygı hakim olduğunu dile getirdi.

Erçe, yaşananları sadece yerel bir olay olarak değil, ülkede eğitim sisteminin genel bir iflası olarak değerlendirdi. “Akan her kanda, bu ülkeyi yönetenlerin sorumluluğu var,” diyen Erçe, yıllardır Alevi kurumları, eğitim sendikaları ve demokratik kitle örgütleri tarafından yapılan uyarılara rağmen eğitim modelinin yanlış tercih edildiğini aktardı. Bu süreçte, çocukların bilimden, kültürden ve sanattan uzaklaştırıldığını ifade etti.

Okullardaki eğitim modelinin din, ırk ve cinsiyet ayrımcı unsurlarla şekillendiğini belirten Erçe, bu durumun toplumda şiddetin normalleşmesine yol açtığını vurguladı. “Bilimsel, demokratik, laik eğitim çözümdür,” diyen Erçe, eğitimcilerin onurlu mücadelesini desteklediklerini ve toplumun bu gerici eğitim modeline karşı durması gerektiğini ifade etti.

Son olarak, halkı bilimsel ve laik eğitimden yana olmaya çağıran Erçe, yaşamını yitiren çocukların anısına saygı gösterilmesi gerektiğini belirtti. “Bu karartılmış geleceksizlik içerisinde çocuklarımız umutsuz,” diyen Erçe, toplumun doğru bir eğitim anlayışına yönelmesi gerektiğini vurgulayarak sözlerini tamamladı.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Eğitimdeki yanlış politikalar, sadece bir neslin geleceğini tehlikeye atmakla kalmıyor, aynı zamanda toplumda şiddeti de körüklüyor. Cuma Erçenin belirttiği gibi, bu sorunlar münferit olaylar değil, yıllardır süregelen bir eğitim sisteminin iflasının tezahürü. Alevi toplumunun değerleri ve inançları göz ardı edilerek şekillenen ayrımcı eğitim politikaları, gençlerimizi bilimden ve sanattan uzaklaştırıyor. Bilimsel, demokratik ve laik bir eğitim anlayışı, bu karanlık gidişi durduracak tek çözümdür.

— Alevi Gazetesi Editörü

Eğitimde Şiddet, Toplumsal Sorunların Yansımasıdır!

Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), eğitim kurumlarında artan şiddet olaylarına dair bir açıklama yaptı. Özellikle Maraş ve Urfa’da yaşanan saldırıların münferit olaylar olarak değerlendirilemeyeceği vurgulandı. AABK, bu olayların derin toplumsal dinamiklerin bir yansıması olduğunu belirtti.

Eğitim kurumlarının, toplumun en değerli varlıkları olan çocuklar ve eğitim emekçileri için güvenli bir alan olması gerektiğini ifade eden AABK, son şiddet olaylarının bireysel psikolojik etkenlerin ötesinde, toplumsal yapıda biriken gerilimlerin ve yapısal sorunların bir sonucu olduğunu belirtti. Şiddetin geçmişte belirli taraflar arasındaki çatışmalarla sınırlıyken, günümüzde rastlantısal hedeflere yöneldiği gözlemleniyor.

Bu durum, bireylerde öfke, yalnızlık ve aidiyet krizi gibi duyguların toplumsal düzeyde karşılık bulduğunu ortaya koyuyor. AABK, bazı bölgelerdeki çoklu güç ilişkileri ve kayıt dışı ekonomik yapının şiddeti artıran etkenler olduğunu vurguladı. Aynı zamanda, medyada şiddetin görünürlüğü ve gençler üzerinde yarattığı etkiler de dikkat çekici.

Adalet mekanizmalarına duyulan güvenin zedelenmesi ve cezasızlık algısının güçlenmesi, şiddetin yaygınlaşmasında önemli rol oynamaktadır. Eğitim emekçilerinin güvencesiz hissettiği ve çalışma ortamlarının yeterince korunmadığı bir iklimin, bu sorunu daha da derinleştirdiği ifade edildi.

AABK, şiddetin kök nedenlerini hedef alan, toplumsal dayanışmayı güçlendiren ve bireylerin kendilerini ifade edebileceği sağlıklı alanlar yaratan politikaların geliştirilmesinin acil bir ihtiyaç olduğunu vurguladı. Ayrıca, Maraş ve Urfa gibi riskli bölgelerde eğitim ortamlarının güvenliğini artıracak somut adımlar atılması gerektiğini belirtti.

Son olarak, Şanlıurfa ve Maraş’ta hayatını kaybedenleri saygıyla anarak, yaralananlara acil şifalar diledi. AABK, bu olayların toplumun acısını derinden hissettiğini dile getirdi.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Eğitimde yaşanan şiddet, sadece bireysel bir sorun değil, derin toplumsal dinamiklerin bir yansımasıdır ve bu durumu görmezden gelmek, toplumu daha da derin yaralara sürükler. Alevilik inancının özünde barış ve hoşgörü vardır; bu nedenle, eğitim kurumlarının güvenli bir alan olması gerektiği vurgusu, tüm toplum için hayati öneme sahiptir. Cezasızlık algısının güçlenmesi ve adalet mekanizmalarına duyulan güvenin sarsılması, özellikle gençler üzerinde yıkıcı etkiler yaratmakta ve bu durum, Alevi toplumunun da içinde bulunduğu çok kültürlü yapıyı tehdit etmektedir.

— Alevi Gazetesi Editörü

Zeynep Cansız, Dersim’de toprağa verildi

Sakine Cansız’ın annesi Zeynep Cansız, 15 Nisan 2026’da memleketi Dersim’de toprağa verildi. 9 Ocak 2013 tarihinde Paris’te hayatını kaybeden Sakine Cansız’ın annesi Zeynep Cansız, İzmir Şehir Hastanesi’nde vefat etti. Vasiyeti üzerine Dersim’e getirilen Cansız’ın naaşı, kızı Sakine’nin mezarının yanı başında defnedildi.

Cenaze törenine, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, Özgür Kadın Hareketi (TJA) aktivisti Gültan Kışanak, milletvekilleri ve birçok siyasetçi katıldı. Zeynep Cansız’ın kız kardeşi Güneş Cansız, yaptığı konuşmada, ablasının ailelerinin çınarı olduğunu vurgulayarak, “Bir kıymetlisi var ki hiçbir zaman onu unutmayacağız. Annem değerli bir kadın ve anneydi. Güle güle halkın anası” diye belirtti.

Çiğdem Kılıçgün Uçar, Sakine Cansız’ın özgürlük mücadelesindeki önemine değinerek, “Amacımız direniş ve özgürlüktür. Sakine Cansız yoldaşımız Kürtlerin özgürlük mücadelesine öncülük etti. Her zaman özgürlük dilimizde, direniş fikrimizde olacak” ifadelerini kullandı.

Özgür Kadın Hareketi aktivisti Gültan Kışanak, Zeynep Cansız’ın zor bir hayatı onurlu bir şekilde yaşadığını belirterek, “Özgürlüğün tutkusuyla bu yolu yürüyeceğiz ve başaracağız. Zeynep ana sen rahat uyu” şeklinde konuştu. Törende yapılan konuşmaların ardından Zeynep Cansız’ın cenazesi, Körkez köyüne bağlı Tatxal mezrasında toprağa verildi.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Zeynep Cansız’ın vefatı, Alevi toplumu için derin bir kayıptır. Kızının özgürlük mücadelesinin sembolü olan Zeynep Cansız, yaşamı boyunca onurlu bir duruş sergileyerek, zorluklar karşısında dimdik durmayı başarmıştır. Alevilik değerleri doğrultusunda, toplumsal dayanışmayı ve adaleti savunan bir figür olarak hatırlanacaktır; bu nedenle onun anısı, mazlumların ve ezilenlerin yanında durma iradesini güçlendirecektir.

— Alevi Gazetesi Editörü

Dersimde Gülistan Doku İçin Adalet Yürüyüşü Yapıldı

Dersim’de, 2020 yılında kaybolan Gülistan Doku için kadınlar yeniden sokağa çıktı. Dersim Kadın Platformu öncülüğünde düzenlenen yürüyüşte, soruşturma sürecine yönelik tepkiler dile getirildi. Kadınlar, Sanat Sokağı’ndan başlayarak Seyit Rıza Meydanı’na kadar yürüdü ve “Koruma, aklama, failleri yargıla” gibi sloganlar attı.

Yürüyüşe, Gülistan Doku’nun ailesinin de katılması dikkat çekti. Meydanda yapılan basın açıklamasında konuşan Nurşat Yeşil, 6 yıldır Doku’nun akıbetinin aydınlatılması için mücadele verdiklerini vurguladı. Yeşil, şüpheli kişilerin etkin bir şekilde sorgulanması gerektiğini belirtti.

Gülistan Doku’nun 5 Ocak 2020’de yurttan ayrıldıktan sonra kaybolduğunu hatırlatan Yeşil, olayla ilgili önemli iddiaları dile getirdi. Doku’nun kaybolmadan önce eski erkek arkadaşı Zainal Abakarov ile tartıştığı ve cep telefonunun son sinyalinin Uzunçayır Baraj Gölü üzerindeki Sarısaltuk Viyadüğü’nde tespit edildiği ifade edildi. Dönemin valisi Tuncay Sonel’in olayın “intihar” olarak değerlendirildiğini hatırlatan Yeşil, soruşturmanın eksik ve gecikmiş olduğunu vurguladı.

Son gözaltı gelişmelerinin önemli olduğunu ancak yetersiz kaldığını belirten Yeşil, “Bugün yaşananlar kamuoyunun yıllardır verdiği adalet mücadelesinin geç de olsa karşılık bulmasıdır; ancak eksiktir” dedi. Yeşil, şüphelilerin ve kamu görevlilerinin etkin bir şekilde sorgulanması gerektiğini belirterek, Tuncay Sonel’in de sürece dahil edilmesi gerektiğini ifade etti.

Açıklamanın sonunda, Gülistan Doku ve benzer şekilde akıbeti belirsiz kalan kadınlar için mücadelenin devam edeceği vurgulandı. Yeşil, “Gerçek suçlular cezalandırılıp örtbas edenler açığa çıkıncaya kadar mücadele etmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Dersimde gerçekleştirilen adalet yürüyüşü, kaybolan Gülistan Dokunun akıbetinin aydınlatılması için verilen mücadelenin bir parçasıdır. Kadınların sokakları doldurması, Alevi toplumunun hak arayışının ve mücadele azminin sembolüdür. Bu tür eylemler, yalnızca Gülistan Dokunun değil, tüm mazlumların sesi olma niteliği taşır; adaletin sağlanması için gereken cesareti ortaya koyar. Soruşturmanın eksiklikleri ve yaşanan adaletsizlikler, toplumda derin yaralar açmakta ve bu yaraların sarılması için mücadele devam etmektedir.

— Alevi Gazetesi Editörü

Mönchengladbach AKM 30. Yılını Kutluyor

Mönchengladbach Alevi Kültür Merkezi, kuruluşunun 30. yılını 18 Nisan Cumartesi günü gerçekleştireceği özel bir etkinlikle kutlayacak. Tüm canların davetli olduğu bu anlamlı buluşma, Theater Mönchengladbach’ta saat 17.00’de başlayacak. Etkinlik, yalnızca bir kutlama değil, aynı zamanda birlik, dayanışma ve ortak değerlerin paylaşıldığı bir platform olacak.

30 yıllık geçmişin simgesi olarak düzenlenecek etkinlikte, Mönchengladbach Belediye Başkanı Felix Heinrichs gibi önemli isimler de desteklerini video mesajlarla ifade etti. AKM Başkanı Fırat Deniz, 30 yılın sadece kuruma değil, tüm topluma ait ortak bir hikaye olduğunu vurgulayarak katılım çağrısında bulundu. İkinci başkan Tülay Güler de “bir olmaya, iri olmaya, diri olmaya” davet eden bir mesaj yayımladı.

Etkinlikte sahne alacak sanatçılar arasında yer alan Kemal Dinç, Eléonore Fourniau ve Songül Özdemir, yayınladıkları mesajlarla katılımcıları kutlamaya davet etti. Eléonore Fourniau’nun performansının etkinliğe kültürel zenginlik katması bekleniyor. Kutlama, sadece müziğin değil, Anadolu’nun ve farklı halkların kültürel değerlerinin bir araya geleceği bir gece olacak.

Mönchengladbach Alevi Kültür Merkezi’nin 30. yıl kutlaması, Alevilerin örgütlü birlikleri ve dayanışması açısından büyük önem taşıyor. Bu anlamlı etkinlikte, Alevilik değerleri etrafında kenetlenerek sevgi, dostluk ve barış mesajları verilmesi amaçlanıyor. Tüm canların bu özel kutlamada bir araya gelmesi bekleniyor.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Mönchengladbach Alevi Kültür Merkezi’nin 30. yıl kutlaması, Alevi toplumunun birlik ve dayanışma ruhunu pekiştirecek önemli bir etkinliktir. Bu anlamlı buluşma, kültürel çeşitliliğin ve ortak değerlerin paylaşılacağı bir platform sunarak, ayrımcılığa karşı durmanın ve mazlumların yanında olmanın önemini bir kez daha gözler önüne serecektir. Alevilik, sadece bir inanç değil, aynı zamanda insanlık adına mücadele etme iradesidir; bu kutlama, bu iradenin güçlü bir örneği olacaktır.

— Alevi Gazetesi Editörü

Hüseyin Mat: Aleviler eşit yurttaşlık talep ediyor

Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) Başkanı Hüseyin Mat, birlik ve eşit yurttaşlık temaları üzerine önemli açıklamalarda bulundu. Mat, Alevi toplumu olarak eşit yurttaşlık hakkının savunulması gerektiğini vurguladı. Bu bağlamda, Alevilik inancının ve kültürünün toplumsal alanda daha görünür hale getirilmesi gerektiğini ifade etti.

Birlik ve dayanışma vurgusu yapan Mat, Alevi toplumu için adalet ve eşitlik mücadelesinin sürdürülmesi gerektiğini dile getirdi. Almanya’da yaşayan Alevilerin, eşit haklara sahip bireyler olarak tanınmasının önemine dikkat çeken Mat, bu konudaki mücadelenin sürdürüleceğini belirtti.

Mat’ın açıklamaları, Alevi toplumunun hakları ve inanç özgürlüğü konularında yaşadığı sorunların çözümü açısından büyük bir önem taşıyor. AABF’nin, Alevi bireylerin sosyal ve kültürel haklarını koruma ve geliştirme konusundaki kararlılığı dikkat çekiyor.

Son olarak, Hüseyin Mat, Alevi bireylerin toplumda daha fazla temsil edilmesi gerektiğini ifade ederek, bu hedefe ulaşmak için tüm Alevi kurumlarının iş birliği yapması gerektiğini vurguladı. Bu bağlamda, eşit yurttaşlık talebinin sadece Alevi toplumu için değil, tüm toplum için bir kazanç olacağını belirtti.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Hüseyin Matın açıklamaları, Alevi toplumunun eşit yurttaşlık mücadelesinin ne denli hayati olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Alevilik inancının ve kültürünün toplumsal alanda görünür kılınması, sadece Alevilerin değil, tüm toplumun yararına olacaktır. Eşit haklar ve adalet talebi, ötekileştirmeye karşı durmanın yanı sıra, çok kültürlü bir toplumun inşasına da katkı sağlayacaktır. Bu mücadelede birlik ve dayanışmanın önemi, her zamankinden daha fazla hissedilmektedir.

— Alevi Gazetesi Editörü

Gülistan Dokunun verileri siber çeteye silindi!

Dersim’de kaybolan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun avukatı Ali Çimen, konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Çimen, Gülistan’ın telefonundaki sim kartın dönemin üst düzey bir kamu görevlisine teslim edildiğini ve bu sim kartın Ankara’daki bir siber çeteye verildiğini iddia etti. Olay, 18 Ocak 2020’de bir polis memurunun telefonuna sim kartın takılmasıyla birlikte, Gülistan’a ait sosyal medya verilerinin gece yarısı silinmesiyle sonuçlandı.

Çimen, gözaltındaki bir itirafçının HTS ve banka kayıtlarının, dönemin valisi Tuncay Sonel ile bağlantılı olduğunu belirtti. Bu durum, Sonel’in yürütülen soruşturmadaki rolünü sorgulamakta ve açığa alınması gerektiğini vurgulamakta önemli bir delil teşkil ediyor. Çimen, Tuncay Sonel’in görevde kalmasının soruşturma açısından sakıncalı olduğunu ifade etti.

Avukat, “Bu gözaltındaki kişiyle Tuncay Sonel’in bağlantısı HTS ve banka kayıtlarıyla sabit hale geldi. Dolayısıyla, Tuncay Sonel’in dosyaya müdahale etmesi nedeniyle açığa alınmasını ve tutuklanmasını talep ediyoruz” dedi. Ayrıca, polis memuru Gökhan Ertok’un da siber çeteye hizmet ettiğini ve Gülistan Doku dosyasında delil silmek için bu çete ile ilişkilerinin bulunduğunu belirtti.

Çimen, kamuoyuna çağrıda bulunarak, tüm kadınların Dersim Adliyesi’nde Doku ailesine destek vermeye davet etti. Gülistan Doku’nun ailesi, adalet arayışında kararlılıkla devam ederken, yaşanan olayların aydınlatılması için mücadelelerini sürdürmeye kararlılar.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Dersimde kaybolan Gülistan Dokunun verilerinin silinmesi, sadece bireysel bir trajedi değil, aynı zamanda devletin şeffaflık ve hesap verme yükümlülüklerinin sorgulanmasını gerektiren bir durumdur. Kamu görevlilerinin siber suç örgütleriyle bağlantılı olduğu iddiaları, Alevi toplumunun adalet arayışını daha da derinleştiriyor ve bu tür olayların üstü kapatılmamalıdır. Bu bağlamda, adaletin sağlanması için sorumluların hesap vermesi elzemdir, aksi takdirde toplumsal güven sarsılacaktır.

— Alevi Gazetesi Editörü

Alevi Kurumları Avrupada Siyasi Rolünü Tartıştı

Strazburg’da Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Diplomasi Temsilciliği, CHP Milletvekili Ali Öztunç ve beraberindeki heyeti ağırladı. Ziyarette, Cumhuriye Halk Partisi Strazburg Birlik Başkanı Burak Özkuzucu ve İsviçre’den çeşitli Alevi temsilcileri de yer aldı. Toplantının amacı, Alevi kurumlarının Avrupa’daki rolü ve Türkiye’deki siyasi gelişmeler hakkında fikir alışverişi yapmaktı.

AABK Strazburg Diplomasi Temsilciliği, Avrupa’daki Alevi toplumunun haklarını savunmak, görünürlüğünü artırmak ve diplomatik ilişkiler geliştirmek amacıyla kuruldu. Toplantıda, temsilciliğin Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Konseyi düzeyindeki faaliyetlerinin önemi vurgulandı. Ayrıca, önümüzdeki dönemde yürütülecek projeler ve uluslararası iş birliklerinin planları hakkında değerlendirmelerde bulunuldu.

Toplantıda, Türkiye’deki güncel siyasi gelişmeler de gündeme geldi. Ali Öztunç, yerel yönetimlere yönelik uygulamalar ve belediyelerde yaşanan gözaltılar hakkında görüşlerini paylaştı. Alevi toplumuna yönelik hak ihlalleri ve Sivas Madımak Katliamı davasında verilen zaman aşımı kararı gibi önemli konular da tartışıldı.

Katılımcılar, Türkiye’deki yaklaşan seçim süreci, muhalefetin durumu ve seçmen beklentileri üzerine değerlendirmeler yaparak, demokratik süreçlerin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladılar. Ayrıca, dünya genelindeki siyasi gelişmelerin Türkiye’ye etkileri ve diasporanın rolü de ele alındı.

Görüşmenin sonunda, bu tür diplomatik temasların artırılması gerektiği konusunda mutabık kalındı. Alevi kurumlarının Avrupa’daki siyasi mekanizmalarla ilişkilerini güçlendirmesi ve hak mücadelesinin devam etmesi gerektiği ifade edildi. Ziyaretin ardından, Ali Öztunç’a teşekkür edilerek, ilerleyen süreçte gerçekleştirilecek çalışmaların kamuoyuyla paylaşılacağı belirtildi.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Alevi kurumlarının Avrupadaki siyasi rolü üzerine gerçekleştirilen bu toplantı, Alevi toplumunun haklarını savunma çabasının ne denli önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Türkiyedeki siyasi gelişmelerin doğrudan Alevi bireyler üzerinde yarattığı olumsuz etkiler ve hak ihlalleri, bu tür uluslararası platformlarda tartışılmalı ve çözüm önerileri üretilmelidir. Alevi toplumunun bir arada durması, dayanışma içinde hareket etmesi ve haklarını savunması, demokratik bir toplum yapısının inşası için elzemdir.

— Alevi Gazetesi Editörü

Gülistan Doku davasında gözaltılar gerçekleşti!

Gülistan Doku davasında önemli bir gelişme yaşandı. 2020 yılından beri kayıp olan Gülistan Doku’nun akıbeti ile ilgili olarak, Dersim Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatı doğrultusunda 7 ilde düzenlenen operasyonda 13 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. Yapılan operasyonda 12 kişi gözaltına alınırken, gözaltına alınanlar arasında dönemin Dersim valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel de bulunuyor.

Gülistan Doku, 5 Ocak 2020 tarihinde Dersim’de kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra kaybolmuştu. O tarihten itibaren, Doku’nun kaybolmasıyla ilgili soruşturma sürecinde etkin bir ilerleme sağlanamaması ve kamu görevlilerinin olaya yönelik ihmalleri nedeniyle aile ve avukatları sık sık endişelerini dile getirmişti. Son olarak, aile ve avukatlar, kendilerine ulaşan yeni bilgilerin soruşturmanın seyrini değiştirebileceğini belirtmişti.

Gözaltına alınan şüphelilerin, Doku’nun kaybolmasıyla ilgili dosyada ihmali olan kamu personeli olduğu öğrenildi. Gözaltına alınan isimler arasında Zeinal Abakarov, Engin Yücer, Cemile Yücer, Uğurcan Açıkgöz, Erdoğan Ellaldı, Gökhan Ertok, Savaş Gültürk, Süleyman Önal, Celal Altaş, Nurşen Arıkan ve Şükrü Eroğlu yer alıyor.

Gülistan Doku’nun kaybolması davası, toplumda büyük bir infial yaratmış ve adalet arayışına dair tartışmalara yol açmıştır. Bu gelişmeler, Gülistan Doku’nun ailesi ve destekçileri için umut verici bir adım olarak değerlendirilmektedir.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Gülistan Doku davasında yaşanan gözaltılar, kamu görevlilerinin ihmallerinin sorgulanması açısından kritik bir adım olarak öne çıkıyor. Dersimde kaybolan Gülistanın akıbeti, sadece bir bireyin kaybı değil, aynı zamanda devletin adalet anlayışının da sorgulanması gereken bir durumdur. Alevi toplumu olarak, bu tür olayların üzerinin örtülmesine karşı durmak ve hak arayışını sürdürmek, her bir bireyin sorumluluğudur. Haksızlığa karşı sesimizi yükseltmek, mazlumların yanında durmak için el birliğiyle çalışmalıyız.

— Alevi Gazetesi Editörü