Ana Sayfa Blog Sayfa 191

Riha’da çiftçilerin DEDAŞ ve su isyanı

Riha’nın Wêranşar ilçesinde 15 gündür elektrik verilmeyen ve bu nedenle arazilerini sulayamayan çiftçiler lastik yakıp yol kapattı. Bu durum bölgenin tamamında yaşanırken, bölge halkının arazilerini terk etmesi hedefleniyor

Yusuf Gürsucu / İstanbul

Riha’nın (Urfa) Wêranşar (Viranşehir) ilçesinde, Haziran ayı başından itibaren çiftçilerin elektrik borcu olduğu iddiasıyla Amed’den Riha’ya kadar tüm bölgede elektrikler kesik. Wêranşar’da 15 gündür tarımsal sulamada kullandıkları elektrikleri kesik olan çiftçiler eylem yaptı. Wêranşar’ın Mutlu, Yazgüneşi, Talihli, Küçükmutlu, Ceylan, Bağlarbaşı ve Basmaklı köylerinde elektriği kesik olan ve sulama yapamayan çiftçiler DEDAŞ Viranşehir İşletme Şefliği binası önünde toplandı. Yaklaşık 300 kişinin katıldığı protestoda çiftçiler lastik yakıp taşlarla yolu trafiğe kapattı. Riha’da bulunan Atatürk Barajı gibi devasa barajlardan su verilmeyen köylüler yeraltı suyuna mahkum edilerek DEDAŞ’ın soygunuyla yüz yüze bırakılmış durumda. DEDAŞ’ın yüksek faturalarını ödemekte zorlanan çiftçiler suya en çok ihtiyaç duydukları dönemlerde suları kesilerek adeta açlığa mahkum edilmekte.

DEDAŞ zulmü tüm bölgede

Ekili tarlaları sulama sezonunda elektriksiz kalan çiftçiler DEDAŞ’a yönelik yaptıkları eylemde her zaman olduğu gibi karşılarında çok sayıda jandarma ve polisi buldu. Tüm engellemelere karşın eylemlerini sürdüren çiftçilere jandarma tarafından TOMA’dan tazyikli su ile biber gazı sıkıldı. Saldırı sırasında eyleme katılan 20 çiftçi darp edilerek gözaltına alındı. Benzer bir eylem, Amed’in Çınar ilçesine bağlı Yaprakbaşı (Barê) ve Düzova (Qerhêta) köylerine Haziran ayı başından itibaren elektrik verilmeyem köylüler, Amed-Mêrdîn yolunu trafiğe kapatmıştı. İki köyde yaklaşık 3 bin kişi karanlıkta kalırken, 7 bin küçükbaş ve büyükbaş hayvan, binlerce dönüm pamuk ve mısır tarlası susuz bırakıldı.

‘DEDAŞ kan emici’

Riha’da, halk yeraltı sularını yerin 250 metre derinliğinden çekerek kullanmak zorunda bırakılan çiftçiler, Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş.’e (DEDAŞ) mahkum edilmiş durumda. Bölgede iktidarın Kürt düşmanlığında bir manivela işlevi yüklendiği görülen DEDAŞ baş kesen konumunda çiftçileri susuz bırakırken, çiftçi desteklerine ise el konuyor. Mart ayında depremzede olarak tespit edilen 435 bin çiftçilerin hesabına yatan mazot ve gübre desteklerini içeren deprem destek parasına çiftçilerin elektrik borcu iddiasıyla bloke koyulduğu Riha Barosu tarafından duyurulmuştu. Bölgenin tekeli konumunda olan DEDAŞ’ın bu uygulamasını TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Riha Şube Başkanı Abdullah Melik, “DEDAŞ kan emici” sözleriyle tepki göstererek, iktidarı DEDAŞ’ın tahsildarı olarak nitelemişti.

‘Kaçak elektrik kullanımı yok!

Görüşüne başvurduğumuz Yeşil Sol Parti Riha Milletvekili Dilan Kunt Ayan, bölgede sorununu yakından takip ettiğini belirterek, AKP’ye oy vermiş bir çiftçinin “Bekir Bozdağ seçim öncesi elektrik sorununu çözeceklerini söylerek bizi kandırdı, bize yalan söyledi” dediğini aktardı. Dilan Kunt, elektrik dağıtım ve satışının özelleştirilmesinin ardından DEDAŞ’ın bölgede bir tekel konumuna geldiğini belirterek, “Bölgede kaçak elektrik kullanımı yok, faturaların yüksek meblağlarda olması nedeniyle ödenememe sorunu var” dedi. İktidarın tarım desteklerinin ‘hukuk dışı’ yollarla DEDAŞ’a aktarılmasının sağlandığını belirten Dilan Kunt Ayan, “Bölgede 30 bin dekara yakın pamuk tarlası şu an susuz bırakıldı. Acil çözüm çiftçiye barajlardan suyun taşınması ve elektrik faturalarında subvansiyon uygulanmasıdır” dedi.

Çiftçi kendi elektriğini üretmeli

Yeşil Sol Parti Riha Milletvekili Dilan Kunt Ayan

Yeşil Sol Parti ihaMilletvekilli Dilan Kunt Ayan, iktidarın tarım politikalarını eleştirerek, “Çiftçilere barajlardan su taşınmadığı gibi, DEDAŞ’ın yüksek elektrik faturalarına mahkum ediliyorlar. Bütün bunlar bölgeye özgü uygulamalar ve bu uygulamalarla çiftçiye topraklarınızı bırakın gidin diyorlar” dedi. Diğer yandan mevsimlik işçi olarak Türkiye’nin dört bir yanına gitmek zorunda bırakılan Kürt tarım işçisinin TİGEM Ceylanpınar’da bulunan devasa büyüklükteki tarım arazilerinde neden iş verilmediğini soran Dilan Kunt Ayan, “Yaşananların tek sorumlusu AKP iktidarıdır” dedi. Dilan Kunt, bölgede çiftçinin kendi elektriğini üretebileceği olanakların ve desteklerin sağlanması gerektiğini belirtti.

DEDAŞ AKP’nin manivelası

Kürt coğrafyasında iktidarın bir sopası işlevini gören DEDAŞ’ın zulmü çiftçiyi toprağından koparacak bir uygulama olarak sürüyor. Bölgede bir yandan kuraklığın giderek artması diğer yandan suya olan ihtiyacın kamusal yolla ve ücretsiz çözmek yerine yüksek su bedelleri ile çiftçinin yüz yüze kalması üretimleri yapılamaz hale getirdi. İnşa edilmiş devasa büyüklükteki barajlara rağmen bölgenin büyük bir bölümüne suların taşınmamış olması çiftçiyi yeraltı suyuna mahkum ederken, DEDAŞ’ın çok yüksek elektrik faturaları ödenemez boyutlara ulaşmış ve ödenmediği iddia edilen faturalar nedeniyle çiftçiler ve köyler susuz bırakılırken, çiftçi destekleri DEDAŞ’a aktarılıyor.

Türkiye’de DEDAŞ örneği tek

2022 yılı başından bu yana suya ve elektriğe gelen anormal zamlardan sonra bölgede özellikle küçük çiftçinin üretim yapması tamamen yasaklanıyor. İktidarın sınırsız desteğine sahip DEDAŞ, halkın zaten ödeyemediği elektrik fiyatını sürekli arttırıp bölgede baş kesen edasıyla faturaları halka yollarken, üretimin önünde büyük bir engel olarak duruyor. Su ve enerji sorunu sadece bölge halkının sorunu değil ancak DEDAŞ’ın uygulamalarına diğer bölgelerde karşılaşılmıyor olması manidar. Ziraat odaları sulama ücretlerinin dolayısıyla elektriğin sübvanse edilmemesi halinde üretimin yapılamayacağını ve bu nedenle gıdaya ulaşımda sıkıntıların yaşanarak enflasyonunun daha da artacağını söylüyorlar.

50’den fazla baraj var, su yok

Devasa büyüklükteki barajlar inşa edilen Riha’nın büyük çoğunluğuna kanaletler bile döşenmezken, döşenen kanallara ise 10 yıldır su verilmiyor.

Düne kadar su zengini olan Kürt coğrafyasında nerede akarsu, nehir, dere varsa önüne bentler kurup inşa edilen 50’yi aşkın barajın ardına hapsedilen suya halkın erişimi engellenirken, halk ise kuraklık ve susuzlukla yüz yüze bırakılmış durumda. Burnunun dibindeki barajlardan su alamayan halk suya ulaşmak için yeraltına sondaj yaparak enerji ile çalışan pompalar aracılığıyla hem susuzluğunu hem de tarımsal suyu elde etmeye çalışıyor. Ancak bu pahalı yol DEDAŞ eliyle çok daha pahalı hale getirilirken, su ve elektrik sorunu halkın öfkesini her geçen gün arttırıyor.

Halkın malına çökülüyor

Çiftçiler suya erişmek için yeraltına sondaj vurdurarak enerji elde ettikleri suyu kullanmaya mahkum edilmiş durumda. Sondaj kuyularından su çekmek için DEDAŞ’tan elektrik talebinde bulunduklarında ise DEDAŞ elektrik vermiyor. DEDAŞ, elektrik talep eden çiftçiye elektriği kendisinin inşa edeceği direkleri temin edip dikmesi gerektiğini ve kendi trafo tesisi ile enerji nakil hattını kendisinin yaptırmasını istiyor. DEDAŞ bu şekilde çiftçilerin enerjiyi kilometrelerce uzaktan getirmeleri halinde elektrik abonesi yapmayı taahhüt ediyor. Çok büyük masraflara katlanarak enerjiye ve suya ulaşan çiftçiler ise DEDAŞ’ın anormal faturalarıyla yüz yüze kalırken, elektrik parasını ödeyemeyen çiftçilerin kendi imkanlarıyla yaptıklar elektrik hattına ve trafolarına el koyulurken çiftçilere verilmesi gereken destekler ise hükümet eliyle DEDAŞ’a aktarılıyor.

Bu zulüm neden?

İktidarın bölgeye dair uyguladığı politikalarrın bir manivelası olan DEDAŞ, bölge halkını canından bezdirirken, halk DEDAŞ ve AKP’ye isyan noktasına geldi.

AKP’nin bölgeye yönelik uyguladığı tarım politikalarıyla halka üretimden el çektirip arazilerini terk etmelerini sağlamaya çalıştığı izlenirken, DEDAŞ zulmü bu amacın en önemli kaldıraçlarından biri olarak öne çıkıyor. Diğer taraftan ilk adımları 2017 yılında atılan bölgenin Körfez ülkelerine pazarlanma sürecinin yaşanan ekonomik krizle birlikte ilerlemesi bekleniyor. Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı (TYDTA) ile Karacadağ Kalkınma Ajansı’nın (KKA) ortak organizasyonuyla Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt ve Bahreyn’den 50 iş insanı, tarım ve hayvancılık alanında yatırım yapmaları amacıyla 2017 yılında Riha’ya davet edilmişlerdi. Dönemin Ş.Urfa Valisi olan Güngör Azim Tuna, görüşmenin ardından açıklamada, “Burada geniş bir topluluğu besleyen potansiyel var, burada gelecekte hem tarımda hem hayvancılıkta, ticarette çok önemli fırsatlar var, iş gücü sıkıntısı yok. Burada yatırım yapmak isteyenlerle ilgili devletimizin sunduğu çok önemli destekler var. Biz de kentte koordineli çalışarak burada yatırım yapmak isteyen insanlara da yardımcı oluyoruz” sözleri iktidarın bölgeye dair politikalarının bir özetini işaret ediyor.

#Rihada #çiftçilerin #DEDAŞ #isyanı

Zirveden uzlaşı çıktı: İsveç’in NATO üyeliği mecliste oylanacak

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, üçlü zirvede Türkiye’nin İsveç’in NATO üyeliğini kabul ettiğini  Erdoğan’ın kararı meclise götüreceğini açıkladı

Litvanya’da düzenlenen NATO Liderler Zirvesi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ve İsveç Başbakanı Ulf Kristersson üçlü görüşme gerçekleştirdi. Kritik toplantının ardından açıklama yapan Stoltenberg, İsveç’in NATO üyeliğinde mutabakata varıldığını belirterek, AKP’li cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararı Meclis’e götüreceğini açıkladı.

Stoltenberg’in uzlaşmayı şu sözlerle açıkladı:

“Sayın Erdoğan, İsveç’in üyeliği konusunda kararını verdi. Bu bizim ortak açıklamamızda var. Bu aslında bir müzakere değil. İsveç’in yapmış olduğu kanun değişikliklerinin hayata geçirilmesi, Madrid’deki taahhütlerin hayata geçirilmesi ile alakalı. Türkiye İsveç’in katılım protokolünü TBMM’ye sunmaya karar vermiştir deniliyor. Neticede baktığımız zaman, daha önce mutabık kaldığımız farklı unsurların hayata geçirilmesi söz konusu.”

DIŞ HABERLER

 

 

#Zirveden #uzlaşı #çıktı #İsveçin #NATO #üyeliği #mecliste #oylanacak

Kılıçdaroğlu Can Atalay’ı ziyaret edecek

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, tutuklu TİP Mersin Milletvekili Can Atalay’ı cezaevinde ziyaret edecek

KRT yayınına katılan CHP Genel Başkan Yardımcısı Zeynel Emre, Kılıçdaroğlu’nun Atalay’ı Çarşamba günü ziyaret etmek için Adalet Bakanlığı’na başvuru yaptığını açıkladı.

HABER MERKEZİ

#Kılıçdaroğlu #Atalayı #ziyaret #edecek

Amed için sıcaklık uyarısı: 6 derece artacak

Meteoroloji Genel Müdürlüğü tahminlerine göre Amed’de hava sıcaklığının 2 ile 6 derece artmasının beklendiği bildirildi

Meteoroloji 15. Bölge Müdürlüğü Diyarbakır Bölge Tahmin ve Uyarı Merkezi, yapılan son değerlendirmelere göre Amed’te hafta ortasından itibaren sıcaklıkların mevsim normallerinin 2-6 derece üzerine çıkmasının beklendiğini açıkladı. S

ıcak hava dalgası nedeniyle kronik rahatsızlığı olanlar, yaşlılar ve çocuklar başta olmak üzere vatandaşların günün en sıcak saatleri olan 11.00 ile 16.00 saatleri arasında dikkatli ve tedbirli olmaları uyarısında bulunuldu.

HABER MERKEZİ

#Amed #için #sıcaklık #uyarısı #derece #artacak

BM Raporu: Türkiye’ye bağlı gruplar savaş suçu işliyor

BM’nin hazırladığı rapora göre Suriye’de Türkiye’ye bağlı gruplar Kürtlere yönelik sistematik işkence ve insanlığa karşı suç kapsamına giren suçlar işliyor

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi’nin 53. İnsan Hakları Oturumları İsviçre’nin Cenevre kentinde devam ediyor. Oturumda bugün, Birleşmiş Milletler’in Suriye Arap Cumhuriyeti Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu, “Sonu Yok: Suriye Arap Cumhuriyeti’nde İşkence ve Kötü Muamele 2020-2023” başlıklı raporunu sundu. Rapor, 1 Ocak 2020 ve 30 Nisan 2023 tarihleri arasında Suriye’deki gözaltı tesislerinde devam eden sistematik işkence, zalimane, insanlık dışı ve aşağılayıcı muameleler ile zorla kaybetmelere dair durumları ele alıyor.

Bağımsız Uluslararası Suriye Araştırma Komisyonu tarafından 2020 ve 2023 yılları arasında gerçekleştirilen 254 röportaja dayanan rapor, özellikle Suriye hükümetine ait tutukevlerinde ve silahlı gruplar tarafından kontrol edilen bölgelerde yaşanan işkence ve kötü muamele vakalarını ele alıyor.

İşkence ve kötü muamele riski

Rapor, Suriye hükümeti kontrolündeki bölgelerde yaşayan ve son yıllarda geri alınan bölgelerdeki kişiler için, ayrıca yurtdışındaki Suriye vatandaşları için işkence ve kötü muamele riskinin önemli olduğunu belirtiliyor. Bu risk, özellikle komşu ülkelerden ve diğer yerlerden Suriye’ye geri dönmeye zorlanan Suriyeli mülteciler ve sığınmacılar için endişe verici olduğu kaydediliyor.

Savaş suçu işlendi

Suriye Ulusal Ordusu’nun (SNA) ve ondan evrilmiş silahlı grupların, Türkiye liderliğindeki operasyonların ardından 2016’dan bu yana Kuzey ve Doğu Suriye’nin bazı bölgelerinde, Efrin’de 2018’den bu yana ve Fırat Nehri’nin doğusunda, Rakka ve Hasakah dahil olmak üzere 2019’dan bu yana faaliyet gösterdiği belirtildi.

Rapora göre SNA, işkence ve zalimane muamele, rehine alma, cinsel şiddet ve zorla kaybolma eylemleri dahil olmak üzere savaş suçları işledi. Bu tür ihlallerin 2020’den bu yana belgelendiği tesisler arasında SNA’nın bireysel fraksiyonları (Suleiman Shah, Hamza, Sultan Murad, Ahrar al-Sham, Ahrar al-Sharqiyah, Faylaq al-Sham ve Muhammad al-Fatih dahil) tarafından işletilen hapishaneler ve geçici tesisler de bulunuyor.

Cinsel şiddet vakaları

Gözaltı merkezlerindeki cinsel şiddet vakalarına dikkat çekilen raporda, özellikle erkek tutukluların cinsel şiddete maruz kaldığına dair önemli bir alt raporlama olduğu belirtiliyor. Raporda ayrıca, Suriye hükümeti gözaltı tesislerindeki erkeklerin çoğunun cinsel şiddete maruz kaldığı belirtildi. Raporun devamında çok sayıda kadının cinsel şiddete, tecavüze, tecavüz tehdidine, cinsel işkenceye, tacize ve aşağılamaya maruz kaldığı ifade edildi.

Gözaltındaki ölümler

Raporda, gözaltında ölümlerin belgelendiği ve bu durumun insanlığa karşı suç niteliği taşıdığı belirtilen raporda, gözaltı tesislerindeki koşulların insanlık dışı olduğuna yer verildi. Gözaltında ölümlerin, yetersiz gıda, içme suyu veya tıbbi bakım nedeniyle, hatta COVID-19 nedeniyle olabileceğine de vurgu yapılıyor. Ayrıca, bazı tutukluların kötü dövüldüğü ve bir daha asla görülmediği, muhtemelen öldürüldüğü de raporda vurgulanıyor.

Zorla kaybettirmeler devam ediyor

Rapor, Suriye’deki zorla kaybedilme vakalarının devam ettiğine dikkat çekilen raporda, SNA’nın kontrol ettiği tesislerde tutulan bazı kişilerin işkence sonucu öldüğünü belirtildi. Raporda Özellikle, 2022’nin Aralık ayında SNA sivil polis gözetiminde ölen Kürt avukat ve 2022’nin Ekim ayında Ahrar al-Sham’ın gözetiminde ölen bir başka kişiye yer verildi. SNA’nın kontrol ettiği tesislerde tutulan kişilerin genellikle gıda ve ilaçlara sınırlı eriştiği, 2 kişinin de doktor veya hijyen ürünleri talep ettiklerinde dövüldükleri kaydedildi.

Ayrıca SNA’nın kontrol ettiği tesislerde cinsel şiddet vakalarının da yoğun olarak belgelendiği ifade edildi.

Haber:MA/ Rüştü Demirkaya 

 

 

#Raporu #Türkiyeye #bağlı #gruplar #savaş #suçu #işliyor

İzmir Havalimanı’nda uçuşlara yangın engeli

İzmir Adnan Menderes Havalimanı’nda uçaklar, Menderes ve Aliağa ilçelerindeki orman yangınları nedeniyle oluşan yoğun dumandan kaynaklı iniş ve kalkış yapamıyor

İzmir’in Menderes ve Aliağa ilçelerindeki orman yangınları nedeniyle Adnan Menderes Havalimanı’ndaki uçuşlar iptal edildi. Yangın sonucu oluşan yoğun duman nedeniyle İzmir Adnan Menderes Havalimanı’na uçaklar iniş ve kalkış yapamıyor.

Çeşitli illerden gelen uçakların Milas-Bodrum Havalimanı’na yönlendirildiği öğrenildi.

Aliağa ve Menderes ilçelerinde çıkan orman yangınlarında alevlerin yerleşim yerlerine yaklaşması nedeniyle güvenlik tedbirleri çerçevesinde tahliyeler başlatılmış, bölgede yaşayan yurttaşlar kara ve deniz yollarıyla tahliye edilmişti.

Kaynak: MA

 

#İzmir #Havalimanında #uçuşlara #yangın #engeli

AB Komisyonu Erdoğan’ın teklifini reddetti

AB Komisyonu Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Önce gelin Türkiye’nin Avrupa Birliği’nde (AB) önünü açın, biz de İsveç’in önünü açalım” teklifini reddetti

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İsveç’in NATO üyeliğini Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) üyeliğine bağlamasına Avrupa Birliği (AB) Komisyonu’ndan cevap geldi. Komisyon, AB üyeliği ile NATO üyeliğinin iç içe geçtiği fikrini kabul etmeyerek iki sürecin “ayrı” olduğunu ve “paralel” ilerlediğini vurguladı.

Euronews Türkçe’nin aktardığı habere göre; “İki süreci birbirine bağlayamazsınız.” diyen Avrupa Komisyonu Baş Sözcü Yardımcısı Dana Spinant yaptığı açıklamada, “Avrupa Birliği’nin, tüm aday ülkeler ve hatta aday ülke olmak isteyen ülkeler tarafından atılması gereken çok ama çok net adımları olan, son derece yapılandırılmış bir genişleme süreci bulunuyor.” dedi.

Almanya Başbakanı Olaf Scholz da reddetti

Almanya Başbakanı Olaf Scholz da Komisyon’dan kısa süre önce yaptığı açıklamada, Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) üyelik sürecinin, İsveç’in NATO üyeliği ile bağlantılı olmadığını söylemişti. Erdoğan’ın açıklaması hakkındaki soruyu yanıtlayan Scholz, “Bu konu bağlantılı bir mesele olarak görülmemeli” dedi

HABER MERKEZİ

 

#Komisyonu #Erdoğanın #teklifini #reddetti

Erdoğan maaşına 40 bin TL zam yaptı

CHP Grup Başkanı Özgür Özel, emekliye yüzde 25 zam yapan Erdoğan’ın maaşına 40 bin TL zam yaptığını açıkladı

CHP Grup Başkanı Özgür Özel, sanal medya hesabından AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın maaşındaki artışla ilgili açıklama yaptı. Özel’in paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “Emeklilerin maaşını sadece yüzde 25 oranında artıran Tayyip Erdoğan, getirdiği ek bütçeyle kendi maaşına yüzde 39 oranında zam yapıyor! 86 milyon geçim sıkıntısı çekerken, Erdoğan kendi imzasıyla maaşını 40 bin TL artırarak 140 bin TL’ye yükseltiyor!”

HABER MERKEZİ

#Erdoğan #maaşına #bin #zam #yaptı

Yazar Elif Şafak’tan Nudem Durak için çağrı

Yazar Elif Şafak, Kürtçe şarkı söylediği için tutuklanan Kürt müzisyen Nudem Durak’ın serbest bırakılması için çağrıda bulundu

 

Kürtçe şarkı söylediği için 2015 yılında tutuklanan ve “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla 19 yıl hapis cezasına çarptırılan Kürt müzisyen Nudem Durak’ın serbest bırakılmasına ilişkin dünya çapında çağrılar yapılırken, bir çağrı da yazar Elif Şafak’tan geldi. Şafak, sanal medya hesabından yaptığı açıklamada, Nudem Durak’ın çok yetenekli bir sanatçı olduğunu belirtti.

Şafak, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: “Nûdem Durak çok yetenekli bir sanatçı, zorluklara göğüs geren genç bir kadın. Kürtçe şarkı söylediği için 19 yıl hapis cezası aldı. Şarkı söylemek nasıl suç olabilir? Ana dilinde kendini ifade etmek nasıl suç olur? Bu haksızlık son bulsun, özgürlüğüne kavuşsun dilerim…”

Durak için daha önce de yazar Ece Temelkuran, Pınar Selek ve Aslı Erdoğan’ın çağrıcısı olduğu bir imza metnine, aralarında Nobel ödüllü Fransız yazar Annie Ernaux, Pink Floyd grubunun efsane vokalisti Roger Waters, Hollywood oyuncusu Mark Ruffalo ve filozof Noam Chomsky de imza atmışlardı.

Kaynak: MA

 

 

#Yazar #Elif #Şafaktan #Nudem #Durak #için #çağrı

Litvanya’da üçlü görüşme

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Stoltenberg ve İsveç Başbakanı Kristersson’la bir araya geldi

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Liderler Zirvesi’ne katılmak üzere Litvanya’nın başkenti Vilnius’a gitti. Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ve İsveç Başbakanı Ulf Kristersson ile biraraya geldi. Üçlü görüşmede İsveç’in NATO üyeliğinin görüşüldüğü belirtildi.

Erdoğan, Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Charles Michel ile de görüşecek. Erdoğan ayrıca ABD Başkanı Biden ile yarın saat 18.00’de görüşecek.

Kaynak: MA

#Litvanyada #üçlü #görüşme