Ana Sayfa Blog Sayfa 192

İzmir ve Muğla’da orman yangını

İzmir Aliağa ve Muğla Ortaca ilçelerinde ormanlık alanlarda yangın meydana geldi. Muğla’daki yangın kontrol altına alınırken, İzmir’deki yangına müdahale devam ediyor

Yaz aylarıyla birlikte birçok noktada çıkan orman yangılarına İzmir ve Muğla’da ormanlık alanlarda yangın meydana geldi.

İzmir Aliağa’nın Pınarcık Mahallesi’nde öğle saatlerinde henüz nedeni öğrenilemeyen bir sebepten ormanlık alanda yangın çıktı. Yangın söndürülmesi için Orman Müdürlüğü ile İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı ekiplerin havadan ve karadan müdahalesi sürüyor.

Muğla Ortaca ilçesinde ise yine öğle saatlerinde başlayan orman yangını, yoğun havadan ve karadan müdahalelerle kontrol altına alındı. Ekiplerin yaklaşık 2 saat süren yoğun müdahalesi sonucunda yangın kontrol altına alındı.

Yangının çıkış sebebi araştırılırken, bölgede şiddetli rüzgarın söndürme çalışmalarını olumsuz etkilediği belirtildi. Muğla Orman Bölge Müdürlüğü’ne bağlı ekipler, yangın bölgesinde soğutma çalışmalarına devam ediyor.

HABER MERKEZİ

#İzmir #Muğlada #orman #yangını

Kayyum kadınlarla görüşmedi, kadınlar su bidonlarıyla protesto etti

Günlerdir suları kesik olan Hezexli kadınlar, kayyumu su bidonlarıyla belediye önünde protesto etti

Şirnex’te kayyum yönetiminde olan Hezex (İdil) Belediyesi, Yeni mahalle ve Turgut Özal mahallelerinde günlerdir su kesintisi uyguluyor.

Kadınlar, su kesintilerine karşı Hezex Belediyesi’nin önüne giderek, kayyumla görüşmek istedi. Ancak kadınların belediyeye girişi zabıta ve polisler tarafından engellendi.

Bunun üzerine kadınlar, su bidonlarıyla kayyumu protesto etti.

ŞIRNEX

#Kayyum #kadınlarla #görüşmedi #kadınlar #bidonlarıyla #protesto #etti

DEDAŞ’ı protesto eden çiftçilerin gözaltı süresi uzatıldı

DEDAŞ’ın elektrik kesintilerinin protesto ettikleri için saldırı ile gözaltına alınan 18 çiftçinin gözaltı süresi uzatıldı

Riha’nın (Urfa) Wêranşar (Viranşehir) ilçesine bağlı 10 kırsal mahallede Dicle Elektrik Perakende Satış Anonim Şirketi’nin (DEPSAŞ) elektrik kesintilerini protesto eden çiftçiler, dün Sêwereg (Siverek) ile Wêranşar yolunu trafiğe kapattı.

Gözaltı süresi uzatıldı

5 gün boyunca devam eden kesintiler nedeniyle ekinlerinin kurumaya yüz tuttuğunu belirten çiftçiler, polisin TOMA saldırısına uğramış ve 21 kişi gözaltına alınmıştı. Gözaltına alınanlardan 3 kişi 18 yaşının altında olması nedeniyle emniyet ifadeleri ardından serbest bırakıldı. Viranşehir Emniyet Müdürlüğü’nde tutulan 18 kişinin ise gözaltı süresi, “soruşturma dosyasında eksiklik” gerekçesiyle 1 gün daha uzatıldı.

RIHA

 

#DEDAŞı #protesto #eden #çiftçilerin #gözaltı #süresi #uzatıldı

Antalya Cezaevi’nde hasta tutuklulara hastane engeli

Antalya S Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan Ekrem Altay, ağır hasta tutukluların hastane sevkinin yapılmadığını aktararak, duyarlılık çağrısında bulundu

Antalya S Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Ekrem Altay, ailesi ile yaptığı telefon görüşmesinde yaşanan ihlallerini anlattı.

Altay, cezaevinde bulunan hasta tutukluların hastaneye sevk taleplerinin ya uzun bir süre bekletildiğini ya da reddedildiğini söyledi. Aynı koğuşta kaldığı iki hasta tutuklunun felçli olmalarına rağmen hastane sevkinin yapılmadığını belirten Altay, muhatap bulamadıklarını belirti.

Altay, hasta tutukluların sağlık hakkına erişiminin sağlanması için kamuoyuna duyarlılık çağrısında bulundu.

SÊRT

#Antalya #Cezaevinde #hasta #tutuklulara #hastane #engeli

KON-MED’den tecride karşı: Kanıksamayın

KON-MED yaptığı açıklama ile PKK Lideri Abdullah Öcalan’dan acil bir şekilde haber alınması gerektiğini belirterek, tecride karşı seferberlik çağrısı yaptı

Ağır tecrit koşulları altında tutulan PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın sağlık durumuna yönelik endişeler sürüyor. Almanya’daki Kürdistanlı Toplumlar Konfederasyonu (KON-MED) da PKK Lideri Abdullah Öcalan’dan 28 aydır haber alınamama haline ilişkin yazılı açıklama yaptı.

KON-MED Eşbaşkanları Ruken Akça ve Kerem Gök tarafından yapılan açıklamada, yapılan tecride dikkat çekildi. Açıklamada, İmralı Cezaevi idaresi tarafından Abdullah Öcalan’a isimsiz tehdit mektupları verilmesine değinilerek, bu durumun İmralı’da yaşanan durumun vahim olduğunu ve acilen Abdullah Öcalan üzerindeki tehlikenin açıklığa çıkarılması gerektiği belirtildi.

Tecridin Türkiye, Kurdistan ve Ortadoğu’ya kadar genişletildiği vurgulanan açıklamada, İmralı’dan hiçbir alınamadığı vurgulanarak, “Hiçbir bilgi sahibi olamayışımız mevcut sahiplenmemizin yetersiz olduğu gerçeğini ortaya koymaktadır. Bu nedenle tüm halkımızı acilen ve süreklilik biçiminde olacak değişik eylem ve etkinliklerle sürece müdahale etmeye ve kanıksamamaya çağırıyoruz.” denildi.

DIŞ HABERLER

#KONMEDden #tecride #karşı #Kanıksamayın

Federe Kurdistan Bölgesi’ne 5 günde 430 saldırı

Türkiye’nin Zap, Metîna ve Avaşîn bölgelerine son 5 günde 430 kez saldırıda bulunduğu belirtildi

Türkiye’nin geçtiğimiz yıl nisan ayında Federe Kurdistan Bölgesi’nin Zap, Metîna ve Avaşîn bölgelerine yönelik başlattığı saldırılar sürüyor. Türkiye’nin kimi bölgelerde kimyasal silah kullandığı saldırılarda yer yer şiddetli çatışmalar da yaşanıyor.

Aynı bölge 16 kez bombalandı

Fırat Haber Ajansı’nda (ANF) yer alan HPG açıklamasına göre, Türkiye son 5 günde 16’sı savaş uçaklarıyla 430 saldırı gerçekleştirdi. Zap bölgesinde bombardımanlarla birlikte ağaçların kesildiği bilgisine yer verilen haber, aynı bölgenin 16 kez savaş uçaklarıyla bombalandığı kaydedildi. Ayrıca bölgenin birçok noktasının 414 kez obüs, tank ve ağır silahlarla bombalandığı belirtildi.

HABER MERKEZİ

#Federe #Kurdistan #Bölgesine #günde #saldırı

Erdoğan: AB üyeliğinin önünü açın İsveç’in önünü açalım

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsveç’in NATO üyeliği karşılığında Türkiye’nin AB’ye üyeliğini istedi

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) Zirvesi için Litvanya’ya seyahati öncesi Atatürk Havalimanı’nda açıklama yaptı. Erdoğan, “50 yılı aşkın zamandır AB (Avrupa Birliği) kapısında bekletilen Türkiye var. Türkiye’yi bekleten bu ülkelere buradan sesleniyorum. Türkiye’nin AB’de önünü açın” dedi.

Türkiye NATO’da üstüne düşen görevi yapıyor

NATO’ya ilişkin konuşan Erdoğan, “Ukrayna başta olmak üzere ortakları desteklemek üzere Madrid Zirvesi’nde aldığımız kararları gözden geçireceğiz. NATO Ukrayna konseyinin ilk toplantısını da tertipleyeceğiz. Bu süreçte işi yokuşa sürmelerine rağmen her zaman olduğu gibi ittifak dayanışmasıyla hareket ettik. Asgari yüzde 2 savunma harcamanın yenilenmesi olacaktır. Savunma harcamalarının artırılması konuşulurken, kısıtlamaların da konuşulduğunu görüyoruz. Ben bu akşam sayın genel başkan ve İsveç Başbakanı’yla görüşme gerçekleştireceğim. Verilen sözlerin tutulmasını istiyoruz. Türkiye NATO harekatlarına en çok katkı veren ülke olarak üzerine düşeni yapıyor. Zirve marjında bazı devlet başkanlarıyla ikili görüşmelerimiz olacak” ifadelerinde bulundu.

‘AB üyeliğinin önünü açın İsveç’in önünü açalım’

Erdoğan, sözlerini söyle sürdürdü: “50 yılı aşkın zamandır AB kapısında bekletilen Türkiye var. Türkiye’yi bekleten bu ülkelere buradan sesleniyorum. Türkiye’nin AB’de önünü açın. Finlandiya’nın önünü nasıl açtıysak, İsveç’in de önünü açalım. Biz Türkiye’yiz. Zirve marjında yapacağım görüşmelerde bunları da ifade edeceğim.”

DIŞ HABERLER

#Erdoğan #üyeliğinin #önünü #açın #İsveçin #önünü #açalım

HDP’den Ali İsmail açıklaması: ‘Emri ben verdim’ diyen de sorumlu

Gezi direnişi sırasında linç sonrası hayatını kaybeden Ali İsmail Korkmaz için yazılı açıklama yapan HDP, 10 yılda linç ve düşmanlaştırma politikalarının arttığına vurgu yaparak, sadece esnafın değil o dönemde ’emri ben verdim’ diyen Erdoğan’ın da sorumlu olduğunu belirtti

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu Eş Sözcüleri Nuray Özdoğan ve Serhat Eren, 2 Haziran 2013 tarihinde Gezi eylemleri sırasında Eskişehir’de polis ve eli sopalı bir grup tarafından önü kesilerek linç edilen ve beyin kanaması geçirerek 10 Temmuz’da hayatını kaybeden Ali İsmail Korkmaz’ın ölüm yıl dönümüne dair açıklama yaptı.

“Ali İsmail Korkmaz’ı katleden sadece eli sopalı linç grubu değildi” başlıklı açıklamada, 4’ü polis 8 kişinin yargılandığı hatırlatılarak, yargılanan kişilere ödül gibi cezalar verildiği hatırlatıldı.

Sorumlular ’emri ben verdim’ diyenlerdir

Açıklamada AKP’nin sorumluluğuna işaret edilerek, “Linçin ortakları sadece o sokaktaki eli sopalı faşistler değil; aynı zamanda polis şiddetine ‘kahramanlık destanı’, ‘esnaf gerektiğinde polistir, askerdir, hâkimdir, kahramandır’ diyerek onlara övgüler dizen ve meydanlarda ‘emri ben verdim’ diye itiraf eden dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan’dı, ‘arkadaşları dövmüştür’ diye açıklama yapan valiydi, Ali İsmail’i acilde yoğun bakıma almayıp karakola ifade vermeye gönderen ve 20 saat geç teşhise sebep olan, daha sonra Gezi eylemleri karşıtı sosyal medya paylaşımları ortaya çıkan nöbetçi doktordu, kamera görüntülerini silen polis ve bilirkişiydi, hala toplumu ayrıştırıp kutuplaştırmaktan, savaştan beslenenlerdi” denildi.

Linç derinleştirildi

Korkmaz’ın ölümünün üzerinden 10 yıl geçtiği hatırlatılan açıklamada, 10 yılda Türkiye’de düşmanlaştırma ve linç derinleştirildiğine dikkat çekilerek, “Bizler, baskın olan bu kötülüğe karşı direniyor, nice Ali İsmaillerin doğup büyüdüğü bu topraklarda özgür yarınları düşlemeye devam ediyor, mücadelemizi genç yaşında yaşamdan koparılmış insanlarımızın anılarıyla sürdürüyoruz” denildi.

ANKARA

#HDPden #Ali #İsmail #açıklaması #Emri #ben #verdim #diyen #sorumlu

KBG:’de Azerbaycanlı Sona için açıklama: GGM’lerdeki insanlık dışı uygulamalara son verin

Kadınlar Birlikte Güçlü, Edirne GGM’de tutulan Azerbaycanlı gazeteci Sona Y. için yaptığı açıklamada, Sona Y.’nin maruz kaldıklarını duyurduğu için sürgün edildiğini belirterek, bu uygulamalara son verilmesi çağrısı yaptı

Kadınlar Birlikte Güçlü (KBG), komşsunun şiddetine uğrayan ve komşusunun ifadesi esas alınarak Edirne Geri Gönderme Merkezi’ne (GGM) gönderilen Azerbaycanlı feminist gazeteci Sona Y. için yazılı açıklama yaptı.

Fail erkek serbest bırakıldı

İstanbul Kadıköy Yeldeğirmeni’nde yaşayan Azerbaycanlı gazeteci Sona Y.’nin komşusu olan erkek tarafından, “Ben Türküm. Türk olmayan burada yaşayamaz. Seni bu ülkede yaşatmayacağım” sözleriyle fiziksel saldırıya maruz kaldığı belirtilen açıklamada, “Kendisi de sosyal medyada sokağa taşan şiddet olayında çevredekilerin müdahalesi ile saldırganın durdurulduğunu, polisin olaya dahil olmasıyla fail erkeğin elini kolunu sallayarak emniyetten bırakıldığını, kendisinin ise oturum izni bahane edilerek GGM’ye gönderildiğini paylaştı” denildi.

İnsanlık dışı uygulamalara son verin

Cinsiyetçi ve mülteci düşmanı uygulamayı kabul etmediklerini belirten kadınlar, “Erkek şiddetine maruz kalan göçmen Sona, TC vatandaşı olan fail erkek serbest bırakılırken, Selimpaşa GGM’ye gönderildi. Ve buradaki kötü koşulları avukat aracılığıyla ulaştırdı. Sona’nın avukatı ciddi bir hijyen problemi bulunduğundan, temizlik malzemesi verilmeksizin temizliğin GGM’de bulunan göçmenlere yaptırıldığından, kadınların kantinden aldıkları havluları ıslatarak temizlik yaptığından, kene salgınından, kan lekeleri bulunan çarşaflarda yatırıldıklarından, göçmenlerin merkez yetkilileri tarafından dövüldüğünden bahsediyor. Görüşmelerinde Geri Gönderme Merkezi şartları ve kendisine yapılan haksızlıklardan dolayı açlık grevine başlayacağını söyleyen Sona’nın derhal serbest bırakılmasını, GGM’lerdeki insanlık dışı uygulamaların son verilmesini talep ediyoruz” çağrısı yapıldı.

İSTANBUL

#KBGde #Azerbaycanlı #Sona #için #açıklama #GGMlerdeki #insanlık #dışı #uygulamalara #son #verin

Bin 392 avukat Can Atalay için çağrı yaptı: Meclis kararı olmadan yargılanamaz

Bin 392 avukat, TBB ve Yargıtay’a çağrıda bulunarak, TİP Hatay Milletvekili Can Atalay’ın tahliye edilmesini istedi

Türkiye Barolar Birliği (TBB) ve çok sayıda baro üyesi bin 392 avukat, Gezi davası kapsamında tutuklu bulunan Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay Milletvekili Can Atalay’ın tutukluluğunun kaldırılması ve salıverilme istemi başvurusuna ilişkin ortak açıklama yayımladı. Avukatlar ayrıca, Türkiye Barolar Birliği (TBB) ve üyesi oldukları baroların da Atalay’ın başvurusu hakkında yetkili yargı mercii ile temasa geçerek girişimde bulunmasını talep etti.

Ortak açıklamada, Atalay’ın tutukluluğu hakkında “Meslektaşımızın yaptığı başvuru konusunda yetkili yargı mercii olan Yargıtay’ın görevli ceza dairesinden, adli tatil beklenmeksizin ve en kısa sürede salıverilme istemi hakkında bir karar vermesini talep ediyoruz” denildi.

AYM’ye atıf

Anayasa Mahkemesi’nin kararlarına atıf yapılan açıklamada, “Anayasanın emredici hükmü uyarınca kararları bütün yargı organları için de bağlayıcı ve uyulması zorunlu olan Anayasa Mahkemesi’nin aynı konuda verdiği birçok kararında belirttiği gibi, Meclis’in kararı olmadıkça bir milletvekilinin ağır cezalık suçüstü hali dışında hiçbir şekilde tutuklanamayacağı ve yargılanamayacağı açıktır” ifadelerine yer verildi.

Atalay’ın tutukluluğunun kaldırılması ve salıverilme istemi konusunda karar vermeye yetkili yargı merciinin Yargıtay olduğu hatırlatılan açıklamada, “Bu nedenle salıverilme talebinin başsavcılıkta bekletilip yetkili yargı merciine iletilmeyerek hukuka aykırı olarak fiili durum yaratılması suretiyle istem konusunda kısa sürede karar verilmesinin engellenmesini anayasaya ve hukuka karşı bir hile olarak görüyoruz” diye belirtildi.

Açıklamanın devamında şunlar kaydedildi:

“Biz aşağıda adı soyadı yazılı olan avukatlar, 14 Mayıs 2023’de yapılan Türkiye genel seçimlerinde milletvekili seçilen meslektaşımız Can Atalay’ın sürmekte olan tutukluluğu hakkında görevli yargı mercii sıfatıyla Yargıtay ceza dairesinden acilen bir karar vermesini bekliyoruz. Anayasanın emredici hükmü uyarınca kararları bütün yargı organları için de bağlayıcı ve uyulması zorunlu olan Anayasa Mahkemesinin aynı konuda verdiği birçok kararında belirttiği gibi, Meclisin kararı olmadıkça bir milletvekilinin ağır cezalık suçüstü hali dışında hiçbir şekilde tutuklanamayacağı ve yargılanamayacağı açıktır.

Bu açık ve net hukuki duruma karşın, milletvekili seçilerek yasama dokunulmazlığı nedeniyle hakkındaki yargılamaya Meclis kararı olmadan devam edilemeyecek ve tutukluluğu sürdürülemeyecek olan meslektaşımızın bu konudaki meşru ve yasal talebine cevap verilmemekte, fiili olarak tutukluluğu sürdürülmektedir.

Bizler, meslektaşımız Can Atalay’ın tutukluluğunun kaldırılması ve salıverilme istemi konusunda karar vermeye yetkili yargı merciinin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı değil Yargıtay görevli ceza dairesi olduğunu hatırlatıyor, bu nedenle salıverilme talebinin başsavcılıkta bekletilip yetkili yargı merciine iletilmeyerek hukuka aykırı olarak fiili durum yaratılması suretiyle istem konusunda kısa sürede karar verilmesinin engellenmesini anayasaya ve hukuka karşı bir hile olarak görüyoruz.

Bu nedenlerle, meslektaşımızın yaptığı başvuru konusunda yetkili yargı mercii olan Yargıtay’ın görevli ceza dairesinden, adli tatil beklenmeksizin ve en kısa sürede salıverilme istemi hakkında bir karar vermesini talep ediyoruz. Umuyor ve diliyoruz ki, Yargıtay daha fazla gecikmeden gözünü ve kulağını hukukun sesine, sözüne ve gereklerine çevirecek, istem konusunda bir an önce karar verecektir.

Ayrıca üst meslek kuruluşumuz olan Türkiye Barolar Birliği ve üyesi olduğumuz baroların yönetiminden de yetkili yargı mercii ile derhal temasa geçerek, meslektaşları Can Atalay’ın yetkili yargı merciine erişiminin engellenmesine son verilmesi ve salıverilme isteminin anayasa uyarınca hemen karara bağlanması gerekliliği konusunda girişimde bulunmasını talep ediyoruz.”

HABER MERKEZİ

#Bin #avukat #Atalay #için #çağrı #yaptı #Meclis #kararı #olmadan #yargılanamaz