Ana Sayfa Blog Sayfa 221

KCDP raporu: Haziran’da 22 kadın katledildi

KCDP’nin raporuna göre Haziran ayında 22 kadın katledildi, 27 kadın ise şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) Haziran ayı erkek şiddetne ilişkin verilerini paylaştı. Rapora göre erkekler Haziran ayında 22 kadını katletti, 27 kadın ise şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi.

Haziran ayı bilançosu

Rapora göre 22 kadından 6’sı boşanmak istediği, barışmayı reddetmek, evlenmeyi ve ilişkiyi reddetmek gibi kendi hayatına dair karar almak istediği için katledildi. Kadınlardan 2’si ekonomik, 1’i de çocuğunun velayetini alması bahanesi ile katledildi. Raporda, 13 kadının ise hangi bahaneyle öldürüldüğü tespit edilemedi. 13 kadının hangi bahaneyle katledildiği tespit edilemedi. Raporda, “13 kadının hangi bahaneyle öldürüldüğünün tespit edilememesi kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin görünmez kılınmasının bir sonucudur. Kadınların kim tarafından, neden öldürüldüğü tespit edilmedikçe, adil yargılama yapılmayıp şüpheli, sanık ve katiller caydırıcı cezalar almadıkça, önleyici tedbirler uygulanmadıkça şiddet boyut değiştirerek sürmeye devam ediyor” denildi.

Raporda, Haziran ayında kadınların yüzde 41’inin evli olduğu erkek tarafından katledildiğine yer verildi. Bu ay katledilen kadınların yüzde 55’i ise evinde katledilirken bu kadınların yüzde 55’inin ateşli silahla katledildiği paylaşıldı.

Şüphe kadın ölümlerinde artış var

KCDP, 27 kadının şüpheli şekilde yaşamını yitirmesine ilişkin de şu ifadeleri kullandı: “Bir süredir raporlarımızda da açıkladığımız gibi intihar veya doğal ölüm gibi sunulan şüpheli kadın ölümleri ve şüpheli bir şekilde ölü bulunan kadın sayısında pandemi süreciyle birlikte çok ciddi bir artış yaşanmaktadır. Şüpheli kadın ölümleri, maalesef kadın cinayetlerinden daha da zorlu olabilmektedir. Kadınların öldürülüp öldürülmediği, gerçekten kaza ile mi öldükleri, kadınların toplumsal cinsiyet temelli öldürülüp öldürülmediği (kadın cinayeti olup olmadığı), intihar edip etmedikleri veya intihara sürüklenip sürüklenmediklerinin açığa çıkarılması gerekmektedir.”

HABER MERKEZİ

#KCDP #raporu #Haziranda #kadın #katledildi

Erdoğan’dan emekli ve memura zam açıklaması

Erdoğan başkanlığındaki Kabine toplantısı yaklaşık üç saatin ardından sona erdi. Memur ve emekli maaşlarına yapılacak zamla ilgili konuşan Erdoğan, çarşamba günü 6 aylık enflasyon oranının açıklanmasının ardından bu konuda adım atılacağını söyledi

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Kabine toplantısı sona erdi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde yapılan toplantı, yaklaşık 3 saat sürdü. Erdoğan toplantının ardından açıklamalarda bulundu.

Erdoğan, memur ve emekli maaşlarına yapılacak zamla ilgili de konuştuğu açıklamasında, çarşamba günü 6 aylık enflasyon oranının açıklanmasının ardından bu konuda adım atılacağını söyledi. Erdoğan, “Enflasyon oranlarının belli olmasıyla birlikte biz de memur ve emeklilerimize verdiğimiz sözleri yerine getireceğiz” diye konuştu.

HABER MERKEZİ

#Erdoğandan #emekli #memura #zam #açıklaması

İHD: Hatay özel afet bölgesi ilan edilmeli

Deprem bölgesinde hâlâ barınma, sağlık gibi sorunların hala çözülmediğini belirten Hatay Şubesi Eşbaşkanı Mürsel Tonguç Salmanoğlu Hatay’ın özel afet bölgesi ilan edilmesini istedi

İnsan Hakları Derneği (İHD) Hatay Şubesi, “Hatay Özel Afet Bölgesi ilan edilsin” talebiyle Köprübaşı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamayı okuyan İHD Hatay Şubesi Eşbaşkanı Mürsel Tonguç Salmanoğlu, deprem felaketi sonrası yaşamın her alanında hak ihlallerinin olduğunu, kentte yaşayanların ise acil sorunlarının çözülmediğini söyleyerek, mağduriyetlerin giderilmediğini belirtti.

Hayatın normale dönmesi için temel ihtiyaçlar karşılanmalı

Enkaz kaldırma çalışmalarında zararlı organizmaların ve asbest tozunun salınımının endişe verici olduğunu aktaran Salmanoğlu, bu durumun hava kirliliği, kalp ve solunum sistemi hastalıkları başta olmak üzere çok sayıda sağlık sorununa yol açtığına değindi. Salmanoğlu devamla, “Antakya’da insanlar normal hayatlarına dönebilmeyi umuyor. Deprem sonrası göç eden birçok depremzede memleketlerine dönmeye başladı. Fakat hala barınma, su, elektrik gibi ihtiyaçlara erişimin olmaması yanı sıra işsizlik de şehre geri dönenmenin önündeki engellerden birini oluşturmaktadır. Bir çok mahallede müracaatlara rağmen Tedaş ve Hatsu gibi kamu kurum ve kuruluşlarının insanların ihtiyacını gidermemesinden dolayı sağlıklı barınma koşulları ne yazık ki sağlanamamıştır. Bunun dışında enkaz kaldırılması ve sonrasında güvenli ulaşım ağları oluşturulamamıştır. En fazla can ve mal kaybının yaşandığı Hatay’da halkın ihtiyaçlarının karşılanabilmesi ve normal hayat akışının gerçekleşebilmesi için işletmeleri çalışması ivedilikle sağlanmalı, yerel esnafa hibeler verilerek destek sağlanmalıdır. Birçok medeniyete ev sahipliği yapmış bu şehrin yaralarını sarmak ancak özel afet bölgesi ilan edilip, ekonomik desteklerin sağlanmasıyla olabilir” dedi.

‘Devletin sorumluluğu göz ardı edilemez’

Deprem bölgesinde hâlâ barınma, sağlık gibi sorunlar çözülmemişken depremzedelere gelen yüksek miktarlı elektrik ve su faturalarını hatırlatan Salmanoğlu, “Devlet, enkaz altında kalanları kurtarmak için gereken operasyonun etkili bir planlamasını yapmamıştır. İlk üç gün müdahale etmemiş, ondan sonra da yaptığı müdahaleler yetersiz kalmıştır. Binlerce insanı kurtarma olanağı varken, kurtarılmamış ölüme terk edilmiştir. Dolayısıyla devlet, yaşam hakkını koruyacak önlemleri almamış, bu nedenle de yaşam hakkını ihlal etmiştir. Sonuç olarak, on binlerce insanın yaşamını yitirdiği yüz binlerce insanın evsiz barksız kaldığı, bir depremden devletin sorumluluğu göz ardı edilemez. Devletin hiçbir sorumluluğu yokmuş gibi davranması, bir hukuk devletinde kabul edilemez. Devletinin sorumluluğunun, ‘helalleşme’ beyanlarına değil, yargı kararlarına konu olması gerekir” diye konuştu.

Kaynak: MA

#İHD #Hatay #özel #afet #bölgesi #ilan #edilmeli

Mêrdîn’de kayyum su sayaçlarını söktürdü

Kayyum yönetimindeki Mardin Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı MARSU, ‘borçlarını ödemedikleri’ gerekçesiyle yurttaşların su sayaçlarını sökmeye başladı

Kayyum yönetimindeki Mardin Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Mardin Su ve Kanalizasyon İdaresi (MARSU), kent genelinde “borçlarını ödemedikleri” gerekçesiyle su sayaçlarını sökmeye başladı. Kızıltepe ve Artuklu ilçesinde su sayaçlarını kontrol eden MARSU ekipleri, kimi yurttaşların sayaçlarını söktü.

‘Sular sürekli kesik’

MARSU ekiplerinin sayacını söktüğü yurttaşlardan Ş.A., kentte sık sık su kesintilerinin olduğunu belirterek, “Zaten haftada 2 ya da 3 defa şebeke suyu içebiliyoruz. Sular sürekli kesik. Depolarımız da yetmiyor. Üstüne bir de borç bahanesiyle sayaçlarımız sökülüyor. Bir evin su sayacını sökmek o evi susuzlukla imtihan etmekten başka bir şey değildir” sözleriyle tepki gösterdi.

MARSU çalışanlarından alınan bilgiye göre kent genelinde onlarca kişinin su sayacı söküldü.

HABER MERKEZİ

#Mêrdînde #kayyum #sayaçlarını #söktürdü

Kobanê Davası: Binlerce sayfalık mütalaaya karşı ek süre talep edildi

Kobanê Davası’nda tutuklular, 5367 sayfalık mütalaaya karşı savunma yapmak için ek süre talebinde bulundu. HDP eski MYK Üyesi Alp Altınörs, mütalaada DAİŞ’in terör örgütü olarak yermadığını belirterek, ‘Bu mütalaa DAİŞ’i aklama mütalaasıdır’ dedi

DAİŞ’in Kobanê’ye yönelik saldırıları üzerine 6-8 Ekim 2014’te gerçekleşen protesto eylemleri gerekçe gösterilerek Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş ile Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyelerinin de aralarında bulunduğu 18’i tutuklu 108 kişinin yargılandığı Kobanê Davası’nın 26’ncı duruşması, ilk oturumuyla Sincan Cezaevi Kampüsü’nde görüldü.

Verilen aranın ardından devam eden duruşmaya Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Eş Sözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar, Yeşil Sol Parti milletvekilleri, HDP Hukuk Komisyonu, HDP ve Yeşil Sol Parti yöneticileri ve dava avukatlarının yanı sıra Özgürlük için Hukukçular Derneği üyesi avukatlar katıldı. Ayrıca Ankara Barosu Avukat Hakları Merkezi’nden avukatlar da gözlemci olarak duruşmada yer aldı. Yoğun katılımın olduğu oturumda, tutuklu siyasetçilerin moralli ve neşeli halleri dikkat çekti.

Ek süre talepleri

Tutuklu siyasetçilerin mütalaaya ve dosyaya eklenen evraklara karşı beyanlarda bulunması ile devam eden duruşmada siyasetçiler, savunmaların alınması için süre talebinde bulundu.

İlk olarak söz alan HDP RTÜK üyesi Ali Ürküt, dosyaya eklenen evraklarda aleyhinde olan evrakları kabul etmediğini belirtti. 5267 sayfalık mütalaanın geniş bir ekip ile oluşturulduğunu ifade eden Ürküt, “Ancak içinde bir şey yok. Hukuki açıdan buna cevap verme gereği duymayabilir. Bu dava HDP’nin tüzel kişiliğini hukuksuz bir şekilde yargılama davasıdır” diyerek, bu yargılamanın Yargıtay’ın başvurusu sonrası AYM tarafından yürütülmesi gerektiğini dile getirdi. Yargılamanın önceki aşamalarında savunmaların kısıtlandığını anımsatan Ürküt, “Umarım bu kez kısıtlamazsınız. Bu mütalaaya karşı makul bir süre verilmeli” diye belirtti.

‘Mütalaada DAİŞ’e karşı tek bir cümle yok’

Daha sonra beyanda bulunan HDP eski MYK Üyesi İsmail Şengül, SEGBİS kayıtlarının teslim edilmesi talebinde bulundu. Mütalaayı okuduğunu aktaran Şengül, “Mütalaada DAİŞ’e karşı tek bir cümle yok. Neden yer verilmemiş. DAİŞ gibi bir örgüt yok mu? Binlerce insanı katletmedi mi. Bu mütalaanın hazırlanışı tamamen bir takım siyasal saiklerle bağlantılı” dedi.

Ardından konuşan HDP eski MYK Üyesi Alp Altınörs, “Bu dava mahkeme salonlarına sığmayacak kadar büyüktür” dedi. Altınörs, ülkedeki güven ve asayişi sağlamakla sorumlu İçişleri Bakanlığı’nın Kobanê Davası’nda müşteki olmasını ise “ilginç” buldu.

‘DAİŞ’i aklama mütalaası’

Üç yıldır DAİŞ terörüne karşı çağrı yaptıkları için cezaevinde olduklarını ifade eden Altınörs, “Bu mütalaaya göre DAİŞ terör örgütü değil. 79’ncu sayfada İslami terör örgütlerinin ismi sayılmış ama DAİŞ yer almamış. Bu mütalaa DAİŞ’i aklama mütalaasıdır. Şengal’de yapılan soykırım BM tarafından da tanınmıştır. Bu soykırıma tek cümle değinilmiyor” diye konuştu.

Mahkeme sürecinin esas hakkında savunmaların yapılacağı bir döneme evrildiğini belirten Altınörs, şöyle devam etti: “Mütalaanın hacmi ve kapsamı nedeniyle mahkemenizin verdiği süre yetersiz kalmaktadır. İddianameden daha kapsamlı bir mütalaa söz konusu. Tümünü okuyarak layıkıyla cevap vermek hakkımdır. İddia makamı her birimiz için TCK’deki en yüksek cezaları istemektedir. Bu son derece ağır talep karşısında esas hakkındaki savunma tek dayanağımızdır. Beraat edeceğimden adım kadar eminim. Savcılığın olağanüstü personel imkanına rağmen 4 buçuk ayda hazırlayabildiği bir mütalaaya karşı iki buçuk ayda cevap vermek imkansızdır.”

Gür: Savcı bey belli ki delil kıtlığı çekiyor

HDP Twitter hesabından yapılan dava konusu paylaşımın sadece DAİŞ şiddetine karşı yapılan bir çağrı olduğunu vurgulayan HDP eski MYK Üyesi Nazmi Gür, “Bu kumpası kuranlar mahkeme önüne çıkacak. Kumpası kuranları ve neden kurduklarını biliyoruz. Dünya üzerinde kumpaslar üzerinden iktidar olan sadece bir hükümet var. Masumiyet Karinesi’ne ne oldu? İktidar tepe tepe kullandı ve seçim kazandı. Savcı bey de o perspektife uygun mütalaa hazırladı. Savcı bey belli ki delil kıtlığı çekiyor. Faile delille ulaşırsın ama öyle yalan ve iftiralarla insanları suçlamaya hakkınız yok” ifadelerine yer verdi.

Mütalaaya karşı savunma yapabilmek için ek süre talebinde bulunan Gür, “Eksik savunma yöntemiyle hüküm kuramazsınız. Biz buna torba dava diyoruz. Her şeyi bu davanın içine koydunuz. Bunlara karşı söz kurma hakkım yok mu? Bir savcı tuzak kurar mı? Siz savunma hakkımızı elimizden alıyorsunuz” diye konuştu.

Daha sonra beyanlarda bulunan HDP eski MYK üyeleri Günay Kubilay, Ayşe Yağcı, Pervin Oduncu ve Zeynep Ölbeci ve Aynur Aşan savunmalar için ek süre talebinde bulundu.

Adıbelli’den Kürtçe beyan

Söz alan HDP eski MYK Üyesi Meryem Adıbelli, tercüman eşliğinde Kürtçe beyanlarda bulundu. Adıbelli, “Üzerimize atılan iddialar kabul edilebilir değil. Savcı mütalaasını çok ırkçı, milliyetçi, dinci ve cinsiyetçi görüyorum. Hukukla, adaletle ve gerçeklikle hiçbir alakası yok. Savcı faşizmin kitabını yazmış. Bu zihniyetin hiçbir karşılığı yok. Oyun içinde oyun var” şeklinde konuştu. Adıbelli savunma yapabilmek için süre talebinde bulundu.

Siyasetçilerin beyanlarının ardından avukat Metin Kaya söz aldı. Kaya, tutuklu siyasetçilerin tahliyesini ve tevsii tahkikat talebinde bulundu. Ardından konuşan avukat Özgür Erol, olağan yargılama pratiğinde mütalaanın ardından esasa dair savunma için 2-3 ay süre verildiğini ifade etti ve “Siz 75-80 günlük bir süre tanıdınız fakat buradaki mütalaa 5267 sayfa. Vaka sayısı 5218. Savcılık çok sayıda kişinin katılımıyla yaklaşık 4 buçuk ayda hazırladı mütalaayı. Bu aşamada zaman aşımı problemi yok. Süreye ilişkin hususların bütün bunlar gözetilerek değerlendirilmesini talep ediyoruz” dedi.

İddia makamının ‘sözde halklar’ ibaresine tepki

Siyasetçilerin iddianamede 37 ölümden sorumlu tutulduklarını dile getiren Erol, “Mütalaada 7 beraat 7 ceza talebinde bulunulmuş. Geriye kalan 20 ölüm için herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır. Biz bugün müşteki olarak Mehmet Sait Kale’yi dinledik. Sonuçlanmamış bir dava ve tespit edilmemiş bir fail var. Fakat bu olaydan dolayı müvekkillerimiz tutuklu yargılanıyor. Mütalaayı almakla delil tartışması bitti’ demeye getirdiniz. 5218 olaya dair mahkemenin bir merakı oldu mu? Herhangi bir delil ortaya konuldu mu? Hangi kesinleşen kararlar ve vakalar hakkında ceza istiyorsunuz? Savcılık iddianamede de mütalaada da suçlama konusunu açıklıkla izah etmeli. Hukuken öngörülebilirlik diye birşey var. Mütalaa herkesin tüm hukuksal metinleri anlayabilecek açıklıkta olmalıdır. Bu haliyle mütalaa hukuka aykırıdır. 950’nci sayfada, ‘Kürt halkının, kadının ve diğer sözde halkların ezildiğini, sosyal hakkın verilmediğini ve bu yönde algı oluşturulduğu’ belirtiliyor. İddia makamı inkarın, ayrımcılığın vücut bulmuş halidir” diye belirtti.

Avukat beyanlarının ardından duruşmaya yarına kadar ara verildi.

Kaynak: MA

#Kobanê #Davası #Binlerce #sayfalık #mütalaaya #karşı #süre #talep #edildi

Yeşil Sol Parti’den kanun teklifi: Madımak Oteli ‘Utanç Müzesi’ olsun

Yeşil Sol Parti Milletvekili Celal Fırat, Madımak Oteli’nin “Utanç Müzesi”ne dönüştürülmesi için Meclis’e kanun teklifi verdi

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) İstanbul Milletvekili Celal Fırat, 2 Temmuz 1993 tarihinde 33 yazar, aydın ve sanatçının yakılarak katledildiği Madımak Oteli’nin “Utanç Müzesi”ne dönüştürülmesi için Meclis Başkanlığı’na kanun teklifi verdi.

Yaşanan katliamın Türkiye’de hala tartışıldığı belirtilen kanun teklifinde, “Sivas Katliamı, Türkiye’nin farklı kesimlerinde hala anılan ve üzerinde tartışmaların sürdüğü bir olaydır. Bu trajik olay, Türkiye’deki etnik ve dini çeşitliliğin önemini ve toplumun karşılaştığı zorlukları vurgulayan bir gerçeklik olarak kalmıştır. Aynı zamanda, ifade özgürlüğü, hoşgörü ve farklı inançlara saygı konularında daha fazla farkındalık yaratmak için bir dönüm noktası olarak da görülmektedir” denildi.

‘Madımak Oteli, ‘Utanç Müzesi’ olarak değiştirilsin’

Katliamın ardından yapılan yargılamaya dikkat çekilen kanun teklifinde, şunlar yer aldı: “Yargılamaların uzunluğu, eksikliği, tarafgirliği, ceza alan sanıkların Cumhurbaşkanı’nın özel affı ile salınması, yurtdışındaki kaçak sanıkların iade edilmemesi, katliamın yaşandığı Madımak Oteli’nin müze yapılmaması gibi bir dizi olumsuzlukların, toplumsal barışa hizmet etmeyeceği gibi mağduriyet yaşayan ailelerin yüreklerini soğutacak hiçbir adım atılmaması da toplumları bir arada tutan hukuki sözleşmeleri hiçe saymak anlamını taşımaktadır. İsmi Sivas Bilim ve Kültür Merkezi olarak değiştirilen Madımak Oteli, ‘Utanç Müzesi’ olarak değiştirilsin. Katliamda yaşamını yitirenlerin anılarının yaşatılması ve o gün yaşananların unutulmaması için bu talebin mutlaka yerine getirilmesi, Alevilere genelde ise diğer muhalif kesimlere yönelik katliamların bir daha yaşanmaması ve devam eden tehditlere karşı bir tutum gösterilmesi gerekiyor. Madımak Oteli’nin müzeler ile ilgili mevcut yasa ve yönetmelik çerçevesinde ‘Madımak Utanç Müzesi’ ismini alması, Alevilerin eşit yurttaşlık haklarına sahip olunacağına dair bir güvenin tesisini sağlamak ve demokratik hakların bir gereği olduğunu vurgulamak açısından önemlidir.”

Teklifte, ayrıca talebin katliamda yaşamını yitirenlerin aileleri ve Alevi örgütlerinin de talebi olduğunun altı çizildi.

HABER MERKEZİ

#Yeşil #Sol #Partiden #kanun #teklifi #Madımak #Oteli #Utanç #Müzesi #olsun

Xîzan’da sokağa çıkma yasağı Meclis gündeminde

Yeşil Sol Parti, Bedlîs’in Xîzan ilçesinde köy ve mezralarda sokağa çıkma yasağının ilan edilmesini Meclis gündemine taşıdı

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Milletvekili Hüseyin Olan, Bedlîs’in Xîzan ilçesindeki köy ve mezralara dönük sokağa çıkma yasağını Meclis gündemine taşıdı. Olan, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yanıtlaması talebiyle soru önergesi verdi. Soru önergesinde, valiliğin yaptığı açıklamaya işaret edilerek, Yerlikaya’nın yanıtlaması istemi ile şu sorular yer aldı: “Sokağa çıkma yasağının olduğu yerlerde yurttaşların temel ihtiyaç maddelerine ulaşabilmeleri için Bakanlığınız hangi çalışmaları yürütmektedir? Son 5 yılda Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde özel güvenlik bölgesi ve sokağa çıkma yasağı ilan edilen il ve ilçeler hangileridir? Türkiye’de sokağa çıkma yasakları ve çatışma ortamının kentlerin fiziki yapısına ve halka verdiği zarar ortadayken bu tutuma ve uygulamalara son verilmesi için Bakanlığınız herhangi bir çalışma yürütmekte midir? Yürütüyorsa bu çalışmalar nelerdir? İlan edilen süresiz ve gün boyu sokağa çıkma yasağı Türkiye’nin temel haklar alanındaki uluslararası yükümlülüklerine aykırı değil midir? Yolbilen (Xulepûr) köyünden Sakin Altın, Muzaffer Altın ve Bedrettin Altın hangi gerekçelerle gözaltına alınmıştır?”

HABER MERKEZİ

#Xîzanda #sokağa #çıkma #yasağı #Meclis #gündeminde

İran’da son 6 ayda en az 354 kişi idam edildi

İran İnsan Hakları Örgütü, Haziran ayında en az 52, son 6 ayda ise en az 354 kişinin İran rejimi tarafından idam edildiğini belirtti

Norveç merkezli İran İnsan Hakları Örgütü, Haziran ayında en az 52 kişinin idam edildiğini açıkladı. Son 6 ayda ise en az 354 kişinin idam edildiğini kaydeden örgütün verilerine göre; Haziran ayında en az 14 Beluci ve 5 Kürt tutuklu idam edildi. Mayıs ayında 142 kişinin idam edildiği hatırlatılan açıklamada, idam vakalarının Haziran’da yüzde 63 oranında azaldığı belirtildi.

Raporda, İran İnsan Hakları Örgütü Yöneticisi Mahmood Amiry-Moghaddam’ın açıklamasına da yer verildi. Amiry-Moghaddam, uluslararası toplumu sessizliğini bozmaya ve devletin cinayetlerine karşı tavır alarak idam cezası verilen tutukluların hayatlarını kurtarmak için her türlü çabayı göstermeye çağırdı.

DIŞ HABERLER

#İranda #son #ayda #kişi #idam #edildi

MKGP: 3 ayda 25 kadın gazeteci yargılandı

Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu’nun açıkladığı kadın gazetecilere yönelik hak ihlalleri raporuna göre,  son 3 ayda 14 kadın gazeteci gözaltına alındı. 25 kadın gazeteci ise yargılandı

Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu (MKGP), kadın gazetecilere yönelik Nisan, Mayıs ve Haziran ayında gerçekleşen hak ihlallerine dair raporunu açıkladı. Raporda, 2023 yılının ilk 6 ayının özelde kadın toplamda bütün basın alanında emek sarf edenler gazeteciler için yine baskı, gözaltı, şiddet, tutuklamalarla geçtiği vurgulandı. Kadın gazetecilerin tüm engelleme, erkek-devlet şiddetine karşın hakikati yazmaya devam ettiği kaydedilen raporda, “3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde de kadın gazeteciler şiddet gördü, tutuklandı ve her türlü baskıya maruz kaldı. 3 Mayıs günü Dicle Fırat Gazeteciler Derneği Eşbaşkanı Dicle Müftüoğlu’na kelepçeli işkence yapıldı. 15 saat boyunca Diyarbakır’dan Ankara’ya elleri kelepçeli bir şekilde yolculuk yapmak zorunda bırakıldı” denildi.

‘14 kadın gazeteci yargılandı’

Raporda, son 3 ayda 25 kadın gazetecinin yargılandığı, 4’ü hakkında soruşturma başlatıldığı, 14’ünün gözaltına alındığı belirtildi. Raporda, gözaltılar da iki kadın gazetecinin tutuklandığı ve birine de yargılandığı davada ceza verildiği yer aldı.

Cezaevlerinde 13 kadın gazetecinin hala tutuklu bulunduğuna dikkat çekilen raporda, şu ifadeler yer aldı. “Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu olarak, bu ülkede yaşayan bütün gazetecilerin özgür bir şekilde gazetecilik mesleklerini yapmalarını istiyor ve haksız yere cezaevlerinde tutulan bütün arkadaşlarımızın hemen bırakılmasını istiyoruz.”

Gün gün hak ihlallerinin derlendiği raporun son kısmında da tutuklu bulunan kadın gazeteciler şöyle paylaşıldı:

  •  Derya Ren – JINNEWS Muhabiri
  •  Dicle Müftüoğlu – Dicle Fırat Gazeteciler Derneği Eşbaşkanı
  •  Dilan Oynaş – Azadiya Welat Gazetesi Çalışanı
  •  Elif Ersoy – Yürüyüş Dergisi Yazı İşleri Sorumlusu
  •  Elif Üngür – Program sunucusu
  •  Hatice Duman – Atılım Gazetesi Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü
  •  Nadiye Gürbüz – ETHA Editörü
  •  Neşe Toprak – Program Sunucusu
  •  Özlem Seyhan – Gazeteci
  •  Remziye Temel- Muhasebeci
  •  Sibel Mustafaoglu – Azadiya Welat Gazetesi Çalışanı
  •  Tülay Canpolat – Sabah Gazetesi Ankara Muhabiri
  •  Özden Kınık – TRT çalışanı

 

#MKGP #ayda #kadın #gazeteci #yargılandı

HDP ve Yeşil Sol Parti halk toplantıları için toplanıyor

HDP ve Yeşil Sol Parti Merkezi Yürütme Kurulları yarın halk toplantılarının takvimi için toplanıyor

Halkların Demokratik Partisi (HDP) ile Yeşiller ve Sol Partisi (Yeşil Sol Parti), HDP Genel Merkez binasında yarın ortak Merkezi Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı gerçekleştirecek. Saat 11.00’de yapılacak toplantıya, Yeşil Sol Parti Eş Sözcüleri Çiğdem Kılıçgün Uçar ve İbrahim Akın ile HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar başkanlık yapacak.

Yol ve yöntemler tartışılacak

Toplantıda, 17-25 Haziran arasında gerçekleştirilen il ve ilçe örgütü toplantılarının değerlendirmesinin yanı sıra önümüzdeki süreçte il, ilçe, mahalle ve köylerde yapılacak halk toplantılarının planlaması bekleniyor. Toplantıda, halk toplantılarının tüm kentlere yayılması için gereken yol ve yöntemlerin ele alınacağı belirtildi.

Birçok konu ele alınacak

MYK toplantısında ele alınacak önemli bir diğer konu ise HDP ve Yeşil Sol Parti’nin kongreye giderken nasıl ortaklaşacağı ve hangi parti ile yola devam edileceği olacak. Ayrıca önümüzdeki süreçte halkla yapılacak toplantılar, ittifak siyaseti ve adayların ön seçimle belirlenmesi gibi başlıklar üzerinden yeni dönem yol ve yöntemleri tartışılacak.

ANKARA

#HDP #Yeşil #Sol #Parti #halk #toplantıları #için #toplanıyor