Ana Sayfa Blog Sayfa 227

İsrail’de halk yeniden sokaklara çıktı

İsrail’de binlerce kişi, yargının yetkilerini sınırlayan düzenleme ve sağ politikalara karşı bu hafta da protesto gösterilerine devam etti

İsrail’de, Başbakan Binyamin Netanyahu öncülüğündeki koalisyon hükümetinin yargının yetkilerini sınırlayan düzenlemesi ve sağ politikalarına karşı her hafta cumartesi akşamı kitlesel protestolar düzenleniyor.

Rojnews’in geçtiği habere göre, dün akşam Tel Aviv merkezinde toplanan binlerce kişi hükümetin yargı düzenlemesini protesto etti. Yedioth Ahronoth gazetesindeki habere göre; İsrail polisi Tel Aviv’deki protesto gösterilerinde 2 göstericiyi gözaltına aldı. Muhalefet lideri eski Başbakan Yair Lapid de Tel Aviv’de gösteriye katıldı.

Tel Aviv dışında ülkenin diğer birçok bölgesinde de hükümetin yargı reformu düzenlemesine karşı gösteriler düzenlendi. Polis protestolar nedeniyle bazı yolları kapattı.

5 Ocak’ta duyurulan söz konusu yargı reformu, Yüksek Mahkemenin yetkilerini sınırlandırma ve iktidarın yargı atamalarında söz sahibi olması gibi değişiklikleri içeriyor. Binyamin Netanyahu, 27 Mart’ta ülke çapında giderek artan kitlesel protestolara ve grevlere neden olan yargı düzenlemesini ertelediğini açıklamış ancak 2023-2024 bütçesinin Meclisten geçmesinin ardından yargı düzenlemesini tekrar Meclise getireceklerini duyurmuştu.

DIŞ HABERLER

#İsrailde #halk #yeniden #sokaklara #çıktı

Riha’da seyir halindeki trambüs çöktü

Urfa Büyükşehir Belediyesi tarafından 3 ay önce hizmete sunulan trambüslerden biri seyir halindeyken çöktü

Urfa Büyükşehir Belediyesi’nin “Büyük proje olarak” lanse ettiği ve Nisan ayında hizmete sunulan trambüslerden biri seyir halindeyken çöktü. Yolcu sirkülasyonun en yoğun olduğu Balıklıgöl güzergahında sefer yapan trambüs arızalanıp çöktü. Trambüsün, yolcu ağırlığına dayanamayarak çöktüğü belirtilirken, yaşananlara tanıklık eden yurttaşlar, tepki gösterdi.

Olay sonrası bölgede trafik saatlerce kitlendi.

RIHA

#Rihada #seyir #halindeki #trambüs #çöktü

Barış Anneleri’nden suikastlara tepki: Kürtler saldırılara karşı birlik olmalı

Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye ile Federe Kurdistan’a dönük SİHA  saldırılarına tepki gösteren Barış Anneleri saldırılarda ihanet ve işbirlikçiliğe dikkat çekerek çatışmaların son bulması çağrısında bulundu

Türkiye’nin Kuzey ve Doğu ve Federe Kurdistan’a yönelik saldırıları hız kesmeden devam ediyor. Kurdistan’da yürütülen özel savaş politikaları ile Kuzey ve Doğu Suriye’de ile Güney Kurdistan’da yaşayan Kürtler hedef alınarak katlediliyor. En son 9 Haziran’da Güney Kurdistan’da Hüseyin Arasan suikast sonucu katledilirken 20 Haziran’da da Türkiye’ye ait SİHA’ların Kuzey ve Doğu Suriye’nin Qamişlo kentinde bir aracı bombalayarak Qamişlo Kantonu Eşbaşkanı Yusra Derwêş, yardımcısı Leyman Şiwêş ve aracın şoförü Fırat Tuma katledildi.

Nisêbîn’de (Nusaybin) bulunan Barış Annesi Meclisi üyeleri Afife Yıldırım ile Rahime Aksu, Türkiye’nin saldırılarına ilişkin JiINNEWS’ten Öznur Değer’e  değerlendirmelerde bulundu.

Barzani’nin işbirliğine tepki

“Kürt her yerde Kürt’tür” ifadeleriyle sözlerine başlayan Barış Annesi Afife Yıldırım, savaşın son bulması için ulusal birliğe vurgu yaptı. Güney Kurdistan’da yönetimi elinde bulunduran Barzani ailesine çağrıda bulunan Yıldırım, “Giydiğin o ulusal kıyafetlere yazık. O kadar genci şehit düşürüyorsun. Toprağını düşmanına satıyorsun. Düşmandan dost olmaz” dedi.  Kürtçe “Ger em şîv bin, hûn jî paşîv in- Şimdi hedef biz isek sonrasında da siz hedef olursunuz” anlamına gelen sözleri hatırlatan Yıldırım, devamla “yazıktır, günahtır” diyerek Barzanî ailesinin Türkiye ile yaptığı işbirliğine tepki gösterdi.

‘İhanete son verin’

Halklara da yaşanan zulmü kabul etmemeleri mesajı veren Yıldırım, zulmün açlık ve ölüm getirdiğine işaret etti. Yaşanan şiddet ve savaşın büyük bir yanlış olduğunu vurgulayan Yıldırım, “İhanetin bitmesini istiyorum. İlerlediğiniz yanlış yoldan dönün. İhanete son verin. Özellikle Barzani Ailesi’nin bu ihanete son vermesi, toprağını satmaması gerekiyor. Düşmanın Kürtlere yönelmesine sebep olmaktan vazgeçmeliler” ifadelerini kullandı.

‘Ölüm istemiyoruz’

Kürtlerin barış ve birlik istediğine dikkat çeken Yıldırım, Kürtlerin topraklarını başkalarına peşkeş çekmeyi, satmayı bırakması gerektiğini belirtti. Yıldırım, “Anneler her zaman acı çekiyor. O nedenle anneler barış istiyor. Ölüm çare değildir. Biz ölüm istemiyoruz. Çare ölümde değil barış ve birliktedir. Ölüm kimden ve nereden gelirse gelsin yaşanmasını istemiyoruz” dedi. Savaş politikaları doğrultusunda ölüm ve tutuklamaların arttığını ifade etti.

‘Türkiye’nin Rojava’ya girme hakkı yok’

Barış Annesi Rahime Aksu ise artık savaşın durmasını istediklerini vurgulayarak, Kuzey ve Doğu Suriye’ye dönük saldırılara işaret etti. Aksu, Türkiye’nin Rojava’ya girmeye hakkı olmadığını dile getirirken, Türkiye’nin Efrîn’e yönelik saldırılarını hatırlattı. Aksu, şöyle devam etti: “Zeytin ağaçlarımızı yıkıp yaktılar, doğamızı katlettiler. Bunu yapmaya hakları yok. Artık başkalarının toprağını istila etmeyi bıraksınlar. Efrîn’i mahvettiler. Oradaki insanlar göç etmek zorunda kaldı. Her gün uçaklarla bombalar yağdırıyorlar ve insanları katlediyorlar. Daha yeni Qamişlo’da üç insan katlettiler. Bu nedenle tüm Kürtlerin bir olması gerekiyor. Savaşın bir an önce durması lazım. Savaş insanları öldürdüğü gibi yoksullaştırıyor da.”

MÊRDÎN

 

#Barış #Annelerinden #suikastlara #tepki #Kürtler #saldırılara #karşı #birlik #olmalı

Sivas Katliamı’nın yıldönümü için anma düzenleniyor

Sivas Katliamı’nın 30’üncü yıldönümü nedeniyle Sêwaz’da yürüyüş düzenleniyor

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği öncülüğünde Sêwaz’da (Sivas) düzenlenen Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında 2 Temmuz 1993 tarihinde Madımak Oteli’nin yakılması sonucu 33 aydın, sanatçı ve yazarın katledilmesinin 30’üncü yıldönümü dolasıyla dernek binası önünden otele kortejler halinde yürüyüş düzenliyor.

Yürüyüşe, Yeşiller ve Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Eş Sözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar ve milletvekilleri, siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri de katıldı.

Ayrıntılar geliyor…

#Sivas #Katliamının #yıldönümü #için #anma #düzenleniyor

HDP’den Sivas Katliamı açıklaması: Etkili bir yüzleşme şart

Madımak Katliamının 30’üncü yıldönümünde mesaj yayımlayan HDP, ‘Faillerin açığa çıkarılması için mücadelemizi sürdüreceğiz, Toplumsal barış ve huzur için etkili bir yüzleşme şarttır’ dedi

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Merkez Yürütme Kurulu (MYK), 2 Temmuz 1993’te Madımak Oteli’nde 33 kişinin katledilmesinin yıldönümüne ilişkin yazılı açıklama yayımladı. Açıklamada, Madımak Katliamının tarihin en acı katliamı olduğu anımsatılarak, “Madımak Katliamı; hükümetin ve devletin zamanında müdahale etmemesinden kaynaklı büyük bir faciaya dönüşmüştü. Aradan geçen 30 yıla rağmen katliam tüm yönleriyle aydınlığa kavuşturulamadı. Katliamın asıl failleri olan karar vericiler hala mahkeme önüne çıkarılamadı. Dolayısıyla katliamda ‘derin bir elin’ olduğuna dair şüpheler hala giderilemedi” denildi.

‘Etkili yargılanma yapılmadı’

Açıklamada, 30 yıldır süren Madımak Davası’nın şehir şehir dolaştırıldığı ve mağdur aileler için eziyete dönüştürüldüğüne dikkat çekilerek, şunlar kaydedildi: “Dava uzun yıllara yayılarak etkisizleştirildi. Madımak Katliamı faillerini savunan birçok avukat dava sürecinde, iktidar partisinde milletvekili yapılarak ödüllendirildi. Bu yönüyle Madımak Katliamı Davasının da şeklen yapıldığı, etkili bir yargılamanın hala yapılmadığı kamuoyunun bilgisi dahilindedir. Faillerin uzun yıllar yakalanamaması ya da firari sanık Cafer Erçakmak gibi Sivas Valiliğine yakın bir mesafede uzun yıllar saklanması ve ölümüyle olayın açığa çıkması, faillerin korunup kollandığına dair şüphelerin oluşmasına neden olmuştu. Aradan geçen 30 yıla rağmen hala aranan ve yakalanamayan faillerin olması Alevi kamuoyunun vicdanını yaralamaktadır.”

‘Toplumsal hafızayı diri tutmaya devam edeceğiz

Katliamın, farklı köken, inanç ve düşünceden olan insanların yaşam hakkına kast edilmesinden dolayı bir insanlık suçu olduğuna dikkat çekilen açıklamada, “Bu yönüyle zaman aşımına uğrayamaz. Keza insanlığa karşı işlenmiş suçlarda zaman aşımı olamaz. Bu suça ortak olanlar, katliam faillerini savunan, koruyup kollayanlar ve sessiz kalanlar, aradan geçen 30 yıla rağmen sorumludurlar. Şayet 2 Temmuz Madımak Katliamı bütün yönleriyle aydınlığa kavuşturulmuş olsaydı; 1995 yılında yapılan Gazi ve Ümraniye Katliamları yaşanmayabilirdi. Hem Madımak hem de Gazi Katliamıyla yüzleşmeyen devlet ve iktidar, bugün hala halklar ve inançlar arasında ayrımcılık yapmakta, farklı kimlik ve düşüncede olan yurttaşlar arasında ayrımcılığı körüklemektedir. Devlet ve iktidar; Koçgiri, Dersim, Maraş ve Çorum katliamlarında olduğu gibi Madımak Katliamıyla da etkili bir yüzleşme yaşamamıştır. Toplumsal barış ve huzur için etkili bir yüzleşme şarttır. HDP olarak Madımak Katliamı ve benzerlerinin bir daha yaşanmaması ve gerçek faillerin açığa çıkarılması için mücadelemizi sürdürecek, toplumsal hafızayı diri tutmaya devam edeceğiz. 2 Temmuz 1993’te Sivas Madımak Otelinde katledilen canları bir kez daha saygıyla anıyoruz” ifadelerine yer verildi.

ANKARA

 

#HDPden #Sivas #Katliamı #açıklaması #Etkili #bir #yüzleşme #şart

Karanlık madde ve enerjiyi araştıracak uzay teleskobu fırlatıldı

Euclid uzay teleskobu, SpaceX Falcon 9 roketiyle birlikte Cape Canaveral Uzay Kuvvetleri İstasyonu’ndan fırlatıldı. Teleskop, karanlık madde ve karanlık enerjiyi araştıracak

Euclid uzay teleskobu, evrenin en büyük gizemlerinden birini aydınlatmak üzere cumartesi günü havalandı. Teleskop, hakkında çok az bilgi sahibi olunan karanlık madde ve karanlık enerjiyi araştırmak için ABD’li SpaceX şirketine ait bir Falcon 9 roketiyle Florida Cape Canaveral’dan fırlatıldı.

Fırlatılış anları Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Havacılık ve Uzay Ajansı (NASA) televizyonundan yayınlandı.

İki ton ağırlığındaki teleskop Dünya’dan 1,5 milyon kilometre uzağa yerleştirilecek.

Avrupa Uzay Ajansı’nın (ESA) bu misyonunda yer alan NASA’nın bilimsel proje sorumlusu Michael Seiffert, ismini “geometrinin babası” Yunan matematikçi Euclid’den (Öklid) alan misyonun “karanlık enerjinin özelliklerini araştıran ilk uzay görevi” olacağını söyledi.

Uzayın üç boyutlu haritasını çıkaracak

Euronews’in geçtiği habere göre, Uzay sondası yaklaşık 6 yıl boyunca, evrenin iki milyar galaksiyi kapsayan üç boyutlu bir haritasını çıkartacak. Toplanan büyük miktardaki veri, Euclid konsorsiyumunun üyesi olan yaklaşık on beş ülkeden 2 bin 600 kadar araştırmacının yanı sıra bilim camiasının da bundan tam olarak yararlanabilmesi için halka açık hale getirilecek.

Karanlık madde ve enerji nedir?

1,4 milyar dolarlık bu misyondan elde edilecek yeni bilgilerin astrofiziği ve belki de yer çekiminin doğasına ilişkin anlayışı dönüştürmesi bekleniyor.

Evrenin yüzde 25’ini oluşturan karanlık madde ve yüzde 70’ini oluşturan karanlık enerji zıt etkilere sahip. Karanlık madde kozmik nesneleri bir arada tutan bir çekim uygularken, karanlık enerji onların dağılmasına neden oluyor.

DIŞ HABERLER

#Karanlık #madde #enerjiyi #araştıracak #uzay #teleskobu #fırlatıldı

Sudan’da çatışmalar sürüyor

Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında cumartesi günü Zırhlı Birlikler karargahı yakınında, ağır ve hafif silahlarla çatışma yaşandı

Sudan’da bayram dolayısıyla verilen ataşe arasına rağmen çatışmalar sürüyor. Görgü tanıkları, HDK’nin Hartum’un güneyindeki karargahı iki koldan hedef aldığını ve saldırının saatlerce sürdüğünü bildirdi.

Ordunun, başkentin güneyindeki Kuz, Rumeyla ve Cebra semtlerinde HDK’nin mevzilendiği noktalardaki çatışma alanını genişlettiğini belirten görgü tanıkları, Zırhlı Birlikler karargahı çevresindeki çatışmalarda HDK’nin ağır asker ve teçhizat kaybı yaşadığını ve çok sayıda üyesinin ordu tarafından ele geçirildiğini iddia etti.

Hızlı Destek Kuvvetleri ise 14 yaralı askerin Uluslararası Kızılhaç Komitesi’ne teslim edildiğini duyurdu.

Sudan Sivil Havacılık Otoritesi, insani yardım ve tahliye uçuşları haricinde hava sahasının kapatılması kararının 10 Temmuz’a kadar uzatıldığını duyurdu.

Sudan hava sahası, nisan ayı ortasında ordu ve HDK arasında çıkan iç savaşın ardından düzenli hava trafiğine kapatılmıştı.

DIŞ HABERLER

#Sudandaçatışmalar #sürüyor

Eliaçık: AKP kapitalizme abdest aldırıyor

‘AKP kapitalizme abdest aldırıyor’ diyen İhsan Eliaçık, ‘Kapitalizm AKP eliyle dini kılıfa büründürülerek sürdürüldüğünü’ belirtti

AKP iktidarı ile birlikte Türkiye’de Siyasal İslam’ın kurumsallaşmasının adımları atılmaya başlandı. Dinin istismar edildiği, “tekçi” bir anlayışla otoriter bir yönetimi esas alan iktidar, ideolojisini kurumsallaştırmak için hem siyasi hem de toplumsal araçlar oluşturdu. Bu araçlardan biri ise tarikatlar oldu. Son zamanlarda şüpheli çocuk ölümleri, çocuğa dönük cinsel istismar ve tecavüzle gündeme gelen tarikatlar, AKP döneminde daha da tartışmalı hale geldi. Yaklaşık bin yıllık tarihsel geçmişi olan İslami tarikatlar, geldiği aşama itibariyle dini istismar eden, toplumu sömüren, “tekçi”, “cinsiyetçi” ve “dinci” ayaklar üzerinden mevcut rejimin kurumsallaşmasını sağlayan bir araç olduğu yönünde tartışmaların odağı haline geldi.

2023 seçimleri ile birlikte AKP-MHP’nin ittifakını Hür Dava Partisi ile kadın karşıtı söylemleri ile gündem olan Yeniden Refah Partisi ile genişletmesi, yeni dönemin Türkiye’sinin ideolojik kodlarına dair ipuçlarını gösterdi. İktidarın tarikatlarla olan ilişkisi, sağ-muhafazakar siyaset ve din istismarı ile yeni dönemin siyasetini, ilahiyatçı yazar İhsan Eliaçık Mezopotamya Ajansı’na değerlendirdi.

 ‘Kapitalizmi meşrulaştırıyor’

Türkiye’nin kapitalist bir ülke olduğunu belirten Eliaçık, kapitalist sistemin AKP üzerinden dini bir meşruiyet kazandırılarak sürdürüldüğünü belirtti. Bu durumu “kapitalizme abdest aldırma” yorumunu getiren Eliaçık, “Buna kapitalizme abdest aldırma diyoruz, kapitalizme abdest aldırarak, onu meşrulaştırarak, inançtan kutsuyorlar. Mal, mülk işleri para biriktirmek, zengin olmak, bu işlere bayılıyorlar ve bunlara hiçbir itirazları yok” dedi.

‘Kadınlar hedef haline geldi’

AKP-MHP ittifakına Hür Dava Partisi ve Yeniden Refah Partisi’nin eklenmesi ile yeni dönemde kadınların “hedef” halinde olacağını belirten Eliaçık, kendilerini sağ-muhafazakar olarak nitelendiren partilerin kimi zaman İslam’ı referans göstererek, kadını hedef almalarını ise şöyle değerlendirdi: “İslami grupların genelinde LGBT düşmanlığı, kadını dışlama ve ikinci sınıf görme, ‘kadının yeri evidir, İslam’da has olan erkektir ve erkek kadından üstündür’ diye bazı ayetleri yanlış yorumlayarak, böyle bir ataerkil din anlayışına sahipler. Kendi ataerkil düşüncelerine dini kılıf giydiriyorlar ve kendi erkeklik kültürlerini aşamadıkları için bu şekilde yapıyorlar.”

‘AKP şahıs partisi’

Türkiye’de din istismarının her dönem yapıldığını belirten Eliaçık, bu durumun 2023 seçimlerine dair etkisine ilişkin ise, “Türkiye’de dini argümanlarla oy veren veya dini argümanları oy davranışında belirleyici gören bir kesim var. Yani ‘Oy verdiğim kişi anlı secdeli olmalı, abdest almalı, Müslüman olmalı’ diyen bir kesim var ama bu kesim bence fazla değil. Sonuçlar işe yaramadığını gösteriyor” ifadelerini kullandı. AKP’nin bir “şahıs” partisi olduğunu dile getiren Eliaçık, “AKP demek, Erdoğan demektir; Erdoğan olmadığı zaman AKP dağılacak. Anavatan Partisi gibi birine dönüşür Erdoğan olmazsa” dedi. Erdoğan’ın bir ideolojisinin olmadığını savunan Eliaçık, “Onun ideolojisi koltuğudur, koltuğunu korumaktır. O anki koşullar şartlar neyi gerektiriyorsa, onu yapıyor. Bir ideoloji takip ettiği falan yok. Oturduğu koltuğu korumak onun dini, imanı, ideolojisi” diye belirtti.

‘Gerçeği gizlemeye çalışıyorlar’

Bu kötülüğün “suç” ortaklarından birinin de özellikle çocuğa dönük taciz, tecavüz ve şüpheli çocuk ölümleri ile tartışmaların odağında olan tarikatlar olduğuna işaret eden Eliaçık, “Bu tür olaylar tarikatlarda meydana geliyor ama örtbas etmeye çalışıyorlar. Gerçeği gizlemeye çalışıyorlar, halbuki bunu kendi elleriyle ortaya çıkarmaları veya bu tür olayları kendi bünyelerinde temizlemeleri gerekir. Birçok tarikatın ve cemaatin kadınlar konusunda olduğu gibi çocuklar konusundaki fikirleri de yanlış. Onlarda kendilerinin doğru yolda olduklarını düşünüyor. Çok berbat görünüyorlar ama hiç haberleri yok” şeklinde konuştu.

‘Erdoğan seçimi kazanmadı’

7 Haziran seçimlerinden itibaren Erdoğan’ın seçim kazandığı görüşünde olmadığını ifade eden Eliaçık, “Türkiye’de 3 seçimdir Erdoğan’ın kazandığı ilan ediliyor, kazandı demiyorum, ilan edildi diyorum. Çünkü bu ülkenin muktediri seçim kazanmaz, seçimi kazandığı ilan edilir. 15 milyon yardım bağımlısı insan var. Vakıflardan, bakanlıklardan dul maaşı, çocuk maaşı, engelli maaşı, bunlar muhtaç değil, yardım bağımlısı. Erdoğan olduğu sürece ondan ayrılmayacak ve ‘Bu parayı size ben veriyorum’, ‘Erdoğan kendi cebinden veriyor’ diyen bir kitle oluşmuş. Devlet vermiyor, Erdoğan veriyor, buna inandırmış” dedi.

‘Hür dava’nın İŞİD yaklaşımı din anlayışı var’

Hür Dava Partisi’nin Meclis’e girmesine dair Eliaçık, şunları söyledi: “HÜDA PAR benim savunduğum İslam’ın 40 yıl gerisinde bir parti. Erdoğan ise 50 yıl gerisinde. Antikapitalist ve demokratik özgürlükçü bir İslam’ı savunmuyor HÜDA PAR, daha çok mesellerin ortaya çıkardığı 70’teki bir takım alimlerin fikirlerinden etkilenerek, Suriye’deki İŞİD yaklaşımına benzer bir din anlayışları var. Memleketi siz idare edin deseler, Suriye’deki İŞİD’ten farklı ne yapacaklar? AKP’nin kendi söyleyemeyeceği şeyleri onlar yapıyor. Ayrı bir durumda AKP ve yan partisi olan HÜDA PAR kadını bir hedef haline getirmiştir ve yeni dönemde de getirecektir. Kadınları erkek zihniyetleriyle köleleştirmeye çalışacaklar.”

‘HDP’nin kitlelere kendisi anlatması lazım’

Tüm bu yaşanan sorunlara karşı Eliaçık, çözüm önerilerinde de bulundu. Bu konuda toplumun karşısına doğru din yorumuyla çıkılması gerektiğini vurgulayan Eliaçık, bu konuda siyasal muhalefete de görev düştüğünü sözlerine ekledi.  Eliaçık, Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) “Türkiyelileşme”, CHP’nin ise “Helalleşme” politikalarını sürdürmesi gerektiğini belirterek, “Yani toplum kesimleri arasında teması sağlayacak politikalar HDP’nin geniş Türk kitlelerine kendisini anlatması lazım. CHP’nin geniş dindar kitlelere kendisini anlatması lazım. Karartma uygulanıyor, sen öbür tarafta karanlığa boğuluyorsun, sesini onlara ulaştıramıyorsun ve senin hakkında ön yargılara sebep oluyorlar. Bunların karşısında doğru din yorumuyla çıkmak gerekir, panzehirinin bunlar olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.

İSTANBUL

 

#Eliaçık #AKP #kapitalizme #abdest #aldırıyor

KESK: Sivas Katliamı’nın avukatları ödüllendirildi

Sivas Katliamı’nın 30’uncu yıl dönümüne ilişkin açıklama yapan KESK, acının hala evam ettiğine vurgu yaparak katillerin avukatlarının ödüllendirildiğini belirtti

Sivas Katliamı’nın 30’uncu yıl dönümü dolayısıyla yazılı açıklama yayınlayan Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), acının hala devam ettiğine vurgu yaptı.

Katillerin avukatları milletvekili oldu

Katliamın üzerinden 30 yıl geçtiğine dikkat çekilen açıklamada, “Yüreğimiz kanamaya, yanmaya devam ediyor. Yaşanan onca katliam gibi Sivas katliamının da gerçek sorumlularının açığa çıkarılıp hesap sorulması engellendi, tetikçi katiller korundu, katillerin avukatlığı yapıldı. Adresi, ikametgâhı belli olan firari sanıklar yıllarca bulunmadı, katillerin bazılarının Sivas’tan hiç ayrılmadan yaşamlarına devam ettikleri, hatta resmi olarak haklarında arama kararları olmasına rağmen evlendikleri, askere gittikleri, işe girip çalıştıkları, ehliyet aldıkları anlaşıldı! Katillerin avukatları mevcut iktidar tarafından milletvekili, belediye başkanı, bakan ve hatta Anayasa Mahkemesi üyesi yapılarak ödüllendirildi” denildi.

HABER MERKEZİ

#KESK #Sivas #Katliamının #avukatları #ödüllendirildi

Fransa’da polisin öldürdüğü Nahel M. defnedildi

Polisin öldürdüğü 17 yaşındaki Nahel M’nin cenazesi basına kapalı bir şekilde defnedildi

Fransa’nın Nanterre kentinde, 27 Haziran’da polis tarafından öldürülen ve ülkede eylemlere yol açan Nahel M. isimli gencin cenazesi defnedildi.

Nahel M, Nanterres’deki İbn Badis Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından Mont-Valerien kabristanına defnedildi. Cenaze törenine ailesi ve arkadaşlarının yanı sıra yüzlerce kişi katılırken basın alınmadı.

Eylemler sürüyor

Nahel M’nin ölümünün ardından başlayan ve devam eden eylemlerde şu ana kadar 2000’e yakın kişinin gözaltına alındığı belirtildi. Fransa İçişleri Bakanı Gerald Darman, gözaltılara dair yaptığı açıklamasında 200’den fazla polisin de yaralandığını ifade etti.

DIŞ HABERLER

#Fransada #polisin #öldürdüğü #Nahel #defnedildi