Ana Sayfa Blog Sayfa 226

Hatay Defne’de 3.7 büyüklüğünde deprem

Hatay’ın Defne ilçesi merkezli, 3.7 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi

Mereş ( Maraş) merkezli 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerin ardından bölgedeki sarsıntılar sürerken, son olarak Hatay’ın Defne ilçesinde saat 13.15’te bir deprem meydana geldi.

AFAD verilerine göre, 3.7 büyüklüğündeki deprem, yerin 7 kilometre derinliğinde yaşandı.

HABE MERKEZİ

#Hatay #Defnede #büyüklüğünde #deprem

Êlih’te 100 dönümlük buğday tarlası küle döndü

Êlih’ın Hezo ilçesine bağlı Zîlan köyünde çıkan yangında 100 dönümlük buğday tarlası küle döndü

Êlih’in (Batman) Hezo (Kozluk) ilçesine bağlı Zîlan (Yeniçağlar) köyünde çıkan yangında 100 dönüm alanda ekili buğday yanarak, küle döndü. Êlih-Wan İpekyolu kenarında bulunan buğday ekili arazilerde sigara izmaritinden kaynaklı yangın çıktığı belirtildi.

Zîlan ve çevre köylerdeki yurttaşların müdahalesiyle yangın bir süre sonra kontrol altına alındı. Rüzgarın etkisiyle hızla yayılan yangında yaklaşık 100 dönüm alanda ekili buğday yandı.

Kozluk ve Batman belediyelerine haber verildi, ancak itfaiye ekipleri köye gelene kadar yangın söndürüldü.

Köyün başka bir bölgesinde buğday ekili alanda hasadı biçen biçerdöverler, yangının çıktığı bölgeye sevk edilerek, yolun kenarında bulunan buğdayları biçmeye başladı.

ÊLIH

#Êlihte #dönümlük #buğday #tarlası #küle #döndü

Şenyaşar ailesi Madımak’ı andı: Hangi kitapta yazar insan yakmak?

Adalet Nöbeti’ni 832’inci günde sürdüren Emine Şenyaşar kapısının önünde devam ettirdiği bugün ki eyleminde, ‘Çocuklarımı katledenlere ceza verilmesini istiyorum. Adalet sağlanana kadar nöbetimden vazgeçmeyeceğim’ dedi

Riha’nın (Urfa) Pirsûs (Suruç) ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde AKP eski Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın 9 Mart 2021’de Urfa Adliyesi önünde başlattığı Adalet Nöbeti 832’nci güne girdi.

Evinin önünde tuttu

Emine Şenyaşar’ın rahatsızlığı nedeniyle bugünkü nöbet eylemi ailenin Pîrsus’ta bulunan evlerinde sürdü. Anne Şenyaşar evinin önünde, “Adalet” yazılı pankartlarla nöbetini başlattı.

Nöbetimden vazgeçemeyeceğim

“Adaletin tecelli etmesini bekliyoruz” diyen Şenyaşar, “Adaleti ayaklarının altına almaya çalışıyorlar. Oğlumun duruşmasına az kaldı. Çocuklarımı katledenlere ceza verilmesini istiyorum. Adalet sağlanana kadar nöbetimden vazgeçmeyeceğim” dedi.

Madımak’ı andılar

Aile sanal medya hesabında ise Madımak Katliamı’nın yıl dönümü nedeniyle “Bugün 2 Temmuz Sivas Katliamı’nın yıl dönümü. Adalet mücadelemizin 832’nci günü. Sivas’ta insanlar yakılarak katledildi. Hangi kitapta yazar insan yakmak? Hangi kitapta yazar hastanede yaralı insanları katletmek? Suçlular belli, adalet nerede?” paylaşımı yaptı.

RIHA

#Şenyaşar #ailesi #Madımakı #andı #Hangi #kitapta #yazar #insan #yakmak

Kanarya Adaları’nda mülteci botu battı, 51 kişi hayatını kaybetti

Kanarya Adaları’na giden bir botun batması sonucu 51 mülteci hayatını kaybetti. Botta bulunan 4 kişi kurtarıldı

Kuzey Afrika kıyılarından çıkıp İspanya’nın Kanarya Adaları’na doğru giden mülteci botunun batması sonucu 51 kişi yaşamını yitirdi. Batan botta bulunan sadece 4 kişi kurtarılarak hastaneye kaldırıldı. Botun Fas’ın güneyindeki Tan Tan kenti kıyılarından yola çıktığı ve ölen 51 kişiden 11’inin kadın, 3’ünün çocuk olduğu belirtti.

Caminando Fronteras adlı sivil toplum kuruluşunun (STK) temsilcilerinden Helena Maleno, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Kanarya Adaları’na doğru giderken batan bir bot 51 mültecinin hayatına mal oldu” ifadesini kullandı.

Kanarya Adaları’nın 80 mil kadar açığında 22 Haziran’da da mültecileri taşıyan tekne batmış, 39 mülteci hayatını kaybetmişti.

DIŞ HABERLER

#Kanarya #Adalarında #mülteci #botu #battı #kişi #hayatını #kaybetti

Romanya, Rus diplomat ve büyükelçilik çalışanlarını sınır dışı etti

Ukrayna’daki savaş nedeniyle Rusya ile arasındaki ilişkiler kötüleşen Romanya, 40 Rus diplomat ve büyükelçilik personelini sınır dışı etti

Şubat 2022’de Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı ardından Romanya 11 Rus diplomatı sınır dışı etmişti. Bükreş tarafından alınan yeni sınır dışı kararı ile de Rusya Büyükelçiliği’ndeki personel sayısının yarıdan fazla azalmasına neden oldu.

Rusya ile arası kötüleşen Romanya bu kez 40 Rus Diplomat ve büyükelçilik çalışanını sınır dışı etti.

Personel ve aileleri Rus yetkililer tarafından organize edilen özel bir uçakla Bükreş’ten ayrıldı.

DIŞ HABERLER

#Romanya #Rus #diplomat #büyükelçilik #çalışanlarını #sınır #dışı #etti

Katledilen Nael M’.nin arkadaşı konuştu: Polis diğer polise ‘vur onu’ dedi

Fransa polisinin katlettiği 17 yaşındaki Nael M’nin son anlarına dair bir görgü tanığı konuştu

Fransız basını, Fransa polisinin, 27 Haziran’da 17 yaşındaki Nael M’yi öldürdüğü olayasilahla  ilişkin bir ses kaydı yayımladı. Nanterre kentinde, Nael M. isimli genç sürücünün polis ateşiyle öldürülmesinin ardından, araçtaki bir yolcunun olay anını anlattığı ses kaydının olduğu video, farklı sanal medya platformlarında çıktı.

Fransız kanalı yayınladı

Fransız BFMTV kanalı, söz konusu videonun doğruluğunun teyit edildiğini belirterek, ismi belirtilmeyen yolcunun ses kaydının da yer aldığı görüntülü haberi sundu.

Görgü tanığı anlattı

Ses kaydında söz konusu yolcu, “Bu videoyu gerçeği ortaya çıkarmak için yapmak istedim, çünkü sosyal medya ağlarında arkadaşım Nael’in ölümü hakkında çok fazla yanlış şey dönüyor. Size olayı A’dan Z’ye anlatacağım” diye konuştu.

‘Alkol ve uyuşturucu almadık’

Yolcu, 27 Haziran’da sabah yerel saat ile 08.00 sularında, 2 arkadaşıyla buluşarak ödünç aldıkları araçla Nanterre’de gezmeye çıktılarını ve alkol veya uyuşturucu kullanmadıklarını söyleyen yolcu, araçla otobüs yolunda ilerledikleri sırada motorları üzerindeki 2 polisin kendilerini takip ettiğini fark ettiğini kaydetti.

‘Motoru durdur yoksa seni vururum’

Görgü tanığı yolcu, memurların sireni çalıştırdığını ve ardından Nael’in aracı durduğunu anlattı. Polislerden birinin Nael’e aracın camını açmasını söylediğini, arkadaşının da bu komuta uyduğunu anlatan yolcu, polis memurunun Nael’e, “Motoru durdur, yoksa seni vururum” dediğini belirtti.

Polislerden biri ‘vur’ dedi

Yolcu, polislerin Nael’e silahlarının kabzasıyla vurduğunu söyledi. Polislerden birinin, Nael’in şakağına silah doğrultarak, “Kıpırdama yoksa kafana bir kurşun sıkarım” dediğini anlatan yolcu, diğer polisin ise meslektaşına “vur onu” diye konuştuğunu belirtti.

Korktuğum için kaçtım

Yolcu, polisten aldığı üçüncü silah kabzası darbesiyle Nael’in ayağının fren pedalından çekildiğini ve aracın hareket ettiğini anlattı. Arabanın ön camı hizasındaki polisin ateş açmasıyla vurulan arkadaşının ayağının gaza değmesiyle aracın ilerlediğini ifade eden yolcu, “(Nael’in) Can çekiştiğini gördüm, titredi. Sonra bariyere çarptık. Ben de korktuğum için araçtan inip, kaçtım” ifadelerini kullandı.

Olayın görgü tanığı yolcu, polislerin kendisini de vurabileceğini düşündüğünü, bu nedenle koştuğunu belirtti. Yolcu, “Polislerin gözlerimin önünde arkadaşıma yaptıkları karşısında şoke oldum” diye konuştu.

Yarın ifade verecek

Haberde, olay günü çekilen amatör kamera kayıtları, olayın ardından basının kaza noktasında çektiği görüntüler, olay günü genç sürücünün takip ettiği güzergahı gösteren harita yer aldı.

Fransız basını, söz konusu görgü tanığının 3 Temmuz’da polise ifade vereceğini aktardı.

DIŞ HABERLER

 

#Katledilen #Nael #M.nin #arkadaşı #konuştu #Polis #diğer #polise #vur #onu #dedi

Konya’da toplu taşıma ve taksiye zam

Konya’da otobüs ve taksi ücretlerine zam yapıldı

Konya Büyükşehir Belediyesi toplu ulaşım ücretlerine yüzde 88 zam yaptı. UKOME toplantısında alınan kararın ardından 2,50 lira olan öğrenci bileti 4 liraya, 4,50 lira olan tam bilet ise 8,50 liraya yükseldi.

Yeni tarife yarın (3 Temmuz) günü yürürlüğe girecek.

Öte yandan Konya’da dolmuş ve taksi ile ulaşım ücretlerine de zam geldi. Konya Minibüsçüler ve Umum Servis Araçları Esnaf Odası ve KONESOB Başkanı Muharrem Karabacak alınan kararla minibüs indi- bindi ücretinin 8,5 lira, mesafesine göre ise 10-11 liraya yükseldiğini söyledi. Taksiler de ise açılış 10 liraya, kilometre fiyatı ise 15 TL liraya çıktı.

KONYA

#Konyada #toplu #taşıma #taksiye #zam

Avukat Atmaca: Kadın ölümleri şüpheli değil fail belli

Avukat Meryem Atmaca, Colemêrg de artan şüpheli kadın ölümlerine ilişkin konuştu. Atmaca, ‘Kadınlara toplum içerisinde devlet tarafından uygulanan ve son süreçle beraber tehlikeli bir boyuta ulaşan baskının bir tezahürü olarak değerlendirebiliriz’ dedi

Kurdistan ve Türkiye’de kadına yönelik şiddet ve katliamlar günden güne artarken günde en az 4 kadının en yakınındaki erkekler tarafından katlediliyor. Kurdistan’da üniformalılar tarafından işlenen ve bir devlet politikası haline gelen kadın katliamlarının faili belli olmasına rağmen bir yaptırım uygulanmaması erkekleri daha fazla cesaretlendiriyor. Öte yandan birçok kadın da “şüpheli” bir şekilde en yakını tarafında katlediliyor. Katliamların faili belli olmasına rağmen birçok dosyada detaylı soruşturma yapılmadan kapatılıyor. “Şüpheli” kadın katliamlarının gerçekleştiği kentlerden biri de Colemêrg (Hakkari).

Colemêrg Barosu Kadın Hakları Merkezi’nde yer alan Avukat Meryem Mıraz Atmaca, kentte yaşanan kadın katliamları ve “şüpheli” kadın ölümlerine ilişkin JINNEWS’tem Rabia Önver’e değerlendirmelerde bulundu.

Öğretilen şiddet

Colemêrg de Şüpheli kadın ölümleri ve şiddetin son dönemde artış gösterdiğine dikkat çeken Atmaca, “Kadınlara toplum içerisinde devlet tarafından uygulanan ve son süreçle beraber tehlikeli bir boyuta ulaşan baskının bir tezahürü olarak değerlendirebiliriz şüpheli kadın ölümlerini. Bilhassa bu tezahürün bir sonucu olarak psikolojik, fiziksel, cinsel ve her türlü şiddete maruz kalan kadınlar bir de devlet eliyle erkekler tarafından intihar veya kaza süsü verilerek öldürülmektedir” dedi.

Yargı cesaretlendiriyor

Colemêrg’deki şiddettin bir devlet yansıması olduğunu ifade eden Atmaca, cezasızlık politikasının bu şiddette yansıma biçimine ilişkin şunları söyledi: “Bunun en önemli sebebi tabi ki daha önce hem bölgemizde hem de Türkiye’ de kadın cinayetlerine ilişkin yargı makamlarının uyguladığı cezasızlık politikasıdır. Bu politika tüm Türkiye’de olduğu gibi Hakkari ve ilçelerinde de kadınları öldürmek için erkeklere cesaret vermektedir. Devlet tarafından korunan erkekler kadınları öldürmekte herhangi bir beis görmemekte. Bu ölümleri de intihar ve kaza gibi onlar dışında gerçekleşen ölümler olarak ele almamızı istemektedir. Fakat biz biliyoruz ki gerçek anlamda yaşanan kadın intiharlarının arkasında da erkek egemen devlet yer almaktadır.”

Jet hızıyla kapatılıyor

Kadına yönelik geliştirilen hem fiziki hem de psikolojik şiddete karşı başlatılan soruşturmaların jet hızıyla kapatıldığını dile getiren Atmaca, “Soruşturmalar açılıyor ve soruşturmalar etkili bir denetim mekanizması olmadığı için olabildiğince hızlı bir şekilde kapatılmaya çalışılıyor. Etkili bir soruşturmanın gerektirdiği, en ufak bir şüphe ihtimalinin değerlendirilmesi ve delillerin olabildiğince hızlı toplanması hususu maalesef gerçekleşmemektedir. Yeni diyebileceğimiz bir zaman diliminde kurulan Kadın Hakları Merkezi olarak bu şüpheli ölümlerin soruşturma süreçlerinin etkili olarak yürütülebilmesi için elimizden gelen en büyük gayreti göstereceğiz” dedi.

Örnek Şule Çet

Kaza şeklinde yansıyan bütün kadın ölümlerine şüpheli ölüm olarak yaklaştıklarını söyleyen Atmaca, Colemêrg’de bu tür ölümlerin yansıyan şekliyle gerçekleşmediği ve bu ölümlerin cinayet olduğu birçok ölümün mevcut olduğunu belirtti. Atmaca, “Bunlardan en bilineni Şule Çet’in ölüm olayıdır. Bir eşik olarak değerlendirebileceğimiz bu ölüm olayı kamuoyuna ve bize yansıyan şekliyle intihar denilerek üstü kapatılmaya çalışılmıştır. Sonra öncelikle ailenin sonrasında da kamuoyunda oluşan baskı sebebiyle ölüm olayının bir cinayet olduğu ortaya çıkmıştır. Bu vahim ve korkunç olay bize şunu göstermektedir ki, kadın ölümleri intihar ve kaza süsü verilerek kapatılmaya çalışılacaktır. Bundan dolayı Türkiye’de olduğu gibi Hakkari özelinde de bize yansıyan her kadın ölümü şüphelerimiz doğrultusunda cinayet ihtimali üzerinde yoğunlaşmakta. Sonrasında elde edilen delillerle diğer ihtimaller araştırılmaktadır. Yaşanan intihar olaylarını sadece münferit intihar olayı olarak değerlendirmemekte devlet ve toplum eliyle kadınların itildiği cinayetler olarak ele almaktayız” ifadelerine yer verdi.

Kadınlara özsavunma eğitimleri

Atmaca, Hakkari Barosu Kadın Hakları Merkezi şiddette uğradığından ve sonrasında kadınları ne yapması gerektiği konusunda birçok STK ile işbirliği yapmak istediklerini söyleyerek, “Kadınların erkekler tarafından mahkum bırakıldıkları ve onlar tarafından uğradıkları her türlü şiddete karşı başvurabilecekleri bir kurum olarak kendimizi görünür kılmak istiyoruz. Hakkari ve ilçelerinde; Hakkari Barosu Kadın Hakları Merkezi olarak kadın hakları alanında çalışan bölge STK’larıyla işbirliği içinde kadınlara haklarına yönelik eğitimler vermek ve kadınları güçlü kılmak istiyoruz. Çünkü biliyoruz ki biz kadınlar birlikteyken çok güçlüyüz. Aynı zamanda mevcut şüpheli kadın ölümlerine ilişkin soruşturma ve kovuşturmaların etkili yürütülmesi için yargı mekanizmalarına merkez olarak baskı kurarak bu suçun faillerinin cezalandırılmasını sağlamak istiyoruz” diye konuştu.

İntihar değil cinayet

Yaşanan şüpheli kadın ölümlerinin intihar olarak ele almanın oldukça eksik bir değerlendirme olacağını kaydeden Atmaca, son olarak şunları söyledi: “Nitekim bu olaylar devlet ve toplum eliyle gerçekleşmiş cinayetlerdir. Kadınların maruz kaldıkları her türlü şiddetin sonucu olarak kendi yaşamlarından vazgeçiyor olması vahim bir durumdur. Hakkari Barosu Kadın Hakları Merkezi’nde yer alan avukatlar olarak kadınların mecbur bırakıldıkları ve maruz kaldıkları her türlü haksız durum için bize başvurmalarını kendilerini yalnız hissetmemeleri için merkez olarak burada olduğumuzu söylemek isterim. İtildikleri şiddet sarmalından kurtulmak için mücadele eden bu şiddet sarmalından dolayı hayatına son veren bütün kadınlar yürüteceğimiz mücadelemiz de en büyük isyanımız olacaktır.”

COLEMÊRG

#Avukat #Atmaca #Kadın #ölümleri #şüpheli #değil #fail #belli

SOHR: Türkiye bir hafta içerisinde 390 mülteciyi sınır dışı etti

SOHR, Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’de demografik yapıyı değiştirme politikaları çerçevesinde son bir hafta içerisinde 390 mülteciyi sınır dışı ettiğini duyurdu

Suriye İnsan Hakları Gözleme Evi (SOHR), Türkiye’nin dün, gün içerisinde 90 Suriyeli mülteciyi, belgelerinin eksik olması gerekçe gösterilerek Bab El Selame sınır kapısından sınır dışı ettiğini belirtti.

SHOR’a göre, son bir hafta içerisinde aynı sınır kapısında sınır dışı edilen Suriyeli mülteci sayısı, 390’ı aştı.

Türkiye uzun süredir, Kuzey ve Doğu Suriye’de denetimine aldığı alanlara, Türkiye’den sınır dışı ettiği Sünni-Arap aileleri yerleştiriyor.

SOHR, 27 Haziran’da yaptığı başka bir açıklamada da, Türkiye’nin 72 saat içerisinde 300 Suriyeli mülteciyi, Türkiye’den sınır dışı ederek denetimindeki alanlara yerleştirdiğini duyurmuştu.

DIŞ HABERLER

#SOHR #Türkiye #bir #hafta #içerisinde #mülteciyi #sınır #dışı #etti

Kontrolden çıkan minibüs Wan Gölü’ne uçtu: 11 yaralı

Westan’da yoldan çıkan minibüs Wan Gölü’ne uçtu. Kazada 1’i ağır 11 kişi yaralandı

Wan’ın Westan (Gevaş) ilçesinde bir minibüs kontrolden çıkarak Wan Gölü’ne uçtu. 1’i ağır 11 kişi yaralandı.

Kaza yerine 112 Acil Sağlık, UMKE, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Kazada yaralanan 11 kişi, sağlık ekiplerince kurtarılarak hastaneye kaldırıldı.

Yaralılardan birinin hayati tehlikesinin sürdüğü öğrenildi.

WAN

#Kontrolden #çıkan #minibüs #Wan #Gölüne #uçtu #yaralı