Ana Sayfa Blog Sayfa 290

Wan’da yayla kavgası: En az 7 yaralı

Miks ilçesinde 8 mahallenin çobanları arasında başlayan tartışma kısa sürede büyürken, kavgada 7 kişi yaralandı. Köylere giriş çıkışlar yasaklandı

Wan’ın Miks (Bahçesaray) ilçesinde bulunan kırsal Kisor, Arnas, Novî, Raman, Eskincas, Kincas, Ağin ile Arinç mahallelerinin çobanları arasında yaylada hayvan otlatılması nedeniyle tartışma çıktı.

Tartışma bir süre sonra kavgaya dönüşürken, kavgaya mahalle sakinlerinin de dahil olmasıyla olay büyüdü. Kavgada en az 7 kişinin yaralandı.

Edinilen bilgiye göre, 8 mahalle arasında yaylada hayvanların otlatılması nedeniyle uzun yıllardır yaşanan sorunlar zaman zaman kavgaya dönüşüyor. Son bir hafta büyüyen tartışmalar 8 mahalleyi karşı karşıya getirdi.

Köye girişler yasaklandı

Mahalle sakinleri, “Sabah saatlerinde köylerin çobanları kavga etmişler. Köylüler de buna dahil olunca kavga büyümüş ve şuan en az 7 kişi yaralı. Helikopterler şuan yaralıları almaya geldi, askerler de köylere girişi yasakladı” bilgisini paylaştı.

Kaynak: MA

#Wanda #yayla #kavgası #yaralı

İsviçre Parlamentosu’nda Kürt gazeteciler önergesi ve hükümete ‘tavır al’ çağrısı

Türkiye’de Kürt basını, insan haklarını savunucular ve sanatçılara yönelik baskılara dair İsviçre Parlamentosu’na soru önergesi veren Fehlmann, Federal Hükümete ‘tavır alın’ çağrısı yaptı

Sosyalist Parti İsviçre Federal Parlamentosu üyesi Rielle Laurence Fehlmann, sunduğu soru önergesi ile Kürt basınına yönelik baskıları Parlamento gündemine taşıdı.

Fehlmann, soru önergesinde Türkiye’de ifade özgürlüğünün tehdit altında olduğunu, iktidarın politikalarını eleştiren gazeteciler, akademisyenler, sanatçılar, insan hakları savunucularının gözaltı-tutuklama ile karşı karşıya olduğunu belirtti. Önergede, Federal Hükümetin bu hukuksuz uygulamalar karşısında tavır alması gerektiği ifade edildi.

Fehlmann’ın soru önergesinde şunlar belirtildi:

“Türkiye’de ifade özgürlüğü giderek artan bir şekilde tehdit altındadır. Hükümeti eleştiren gazeteciler, akademisyenler, sanatçılar, insan hakları savunucuları kovuşturma, adli soruşturma, sindirme ve sansür riskiyle karşı karşıyadır.

Son dönemde Türkiye’nin 21 güney ve doğu ilinde 110 gazeteci, akademisyen, sanatçı, hukukçu ve siyasetçi tutuklandı. BM, Avrupa Konseyi, Sınır Tanımayan Gazeteciler ve Uluslararası Af Örgütü dahil olmak üzere birçok uluslararası kuruluş, ülkede hüküm süren baskıyı ve ifade özgürlüğü eksikliğini uzun süredir kınadı. Bu baskı özellikle Kürt gazetecileri etkiliyor. Türkiye, dünya basın özgürlüğü endeksinde 180 üzerinden 149. sırada yer alıyor.

Erdoğan hükümeti baskıyı artırıyor ve bir korku iklimi sürdürüyor; bu, özellikle de medeni hakların sakin bir şekilde uygulanmasını ciddi şekilde engelleme riski taşıyor, özellikle de güney bölgelerinde yaşayan halklar için korkunç depremdir.

Bu endişe verici durum karşısında Federal Konsey, Türkiye’nin imzaladığı uluslararası sözleşmelere saygı göstermesi, basın özgürlüğünü ve demokratik özgürlükleri yeniden tesis etmesi ve fikirleri nedeniyle keyfi olarak hapsedilen gazetecileri ve diğer kişileri serbest bırakması için Türk hükümetine çağrıda bulunmak üzere müdahalede bulunacak mı?”

‘Dayanışma içinde olacağız’

Denis de la Reussille

İsviçre İşçi Partisi Federal Parlamento üyesi ve İsviçre Dış İlişkiler Komisyonu üyesi Denis de la Reussille de Kürt basınına yönelik baskıları kınadı. ANF’ye konuşan Reusille, “Bu durumu, Erdoğan hükümetinin zayıflığı ve gazetecilerden duyduğu korku ile açıklayabilirim. Erdoğan’ın seçim öncesi gazetecilere dönük baskıları artırması seçimlerden alacağı sonuçtan duyduğu korkuyu gözler önüne seriyor. Bu anlamda muhalif gazetecilere ve muhaliflere dönük baskıları artırdı” dedi.

“Özellikle yaşanan acı depremin ardından bölgede yaşanan ihlaller, yolsuzluklar ve depremle birlikte ortaya çıkan bilançoda hükümetin sorumluluğu üzerine çalışan gazetecilere dönük baskılara tanıklık ettik” vurgusunda bulunan Reussille, “Deprem bölgesinde çalışan gazeteciler ya tehdit edildi ya da onların çalışmaları engellendi. Tüm bunlar ve muhalif gazetecilere dönük baskılar Erdoğan hükümetinin zayıflığının ve duyduğu endişenin göstergesidir. Dayanışma içinde olacağız” diye konuştu.

Kaynak:ANF

#İsviçre #Parlamentosunda #Kürt #gazeteciler #önergesi #hükümete #tavır #çağrısı

Cumartesi Anneleri bir kez daha gözaltında

Cumartesi Anneleri’nin Galatasaray Meydanı’nda yapmak istediği basın açıklaması yine polis tarafından engelledi. HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan ve Yeşil Sol Parti Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’in de katıldığı eylemde çok sayıda kişi gözaltına alındı

Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle Galatasaray Meydanı’nda açıklama yapmak isteyen Cumartesi Anneleri, 951’inci hafta eylemlerinde de yine polis tarafından engellendi.

Anayasa Mahkemesi’nin Galatasaray’daki oturma eylemlerinin yasaklanmasıyla ilgili verdiği “ihlal” kararının ardından Cumartesi Anneleri, 10 haftadır her cumartesi günü Galatasaray Meydanı’nda karanfil bırakarak basın açıklaması yapmak istiyor. Ancak abluka kalkmadığı gibi gelen insan hakları savunucuları da gözaltına alınıyor.

Bu haftaki eyleme HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan ve Yeşil Sol Parti İstanbul Milletvekilleri Sırrı Süreyya Önder ve Cengiz Çiçek de katıldı.

10 haftadır polis saldırısına maruz kalan Cumartesi Anneleri bu hafta da gözaltına alındı.

Ayrıntılar geliyor….

#Cumartesi #Anneleri #bir #kez #daha #gözaltında

Öncü’nün faillerini sordular: Vücudunda işkence izleri vardı ama inkar ettiler

Amed’de kayıp yakınları ve İHD, adalet arayışlarının 749’uncu haftasında 30 yıl önce gözaltına alındıktan sonra katledilen Mehmet Sıddık Öncü’nün faillerini sordu. Öncü’ye dair verilen bilgide, vücudunda işkence izleri olmasına rağmen işkencenin inkar edildiği belirtildi

İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şubesi ve kayıp yakınları he hafta yaptıkları “Kayıplar bulunsun failler yargılansın” eylemlerinin 749’uncu haftasında da Amed’in Rezan (Bağlar) ilçesinde bulunan Koşuyolu Parkı’ndaki Yaşam Hakkı Anıtı önünde bir araya geldi.

Öncü’nün failleri soruldu

Bu haftaki eylemde 21 Haziran 1993’de Amed’in Çınar ilçesine bağlı Qerqatê (Dikmetaş) köyünde gözaltına alınan ve katledilen Mehmet Sıddık Öncü’nün failleri soruldu.

30 yıldır ‘kayıpları’ arıyoruz

Açıklamada söz alan İHD Amed Şube Yönetim Kurulu üyesi Ercan Yılmaz, 90’lı yıllarda birçok yurttaşın kaybettirildiğine işaret ederek, bu faillerin bulunması ve yargılanması için 30 yıldır adalet arayışı ve mücadelesi sürdürdüklerini ifade etti. Faili meçhul olayların aydınlatılması ve faillerin yargılanması için Amed, İstanbul, İzmir ve Êlih’te (Batman) eylemlerini sürdürdüklerini vurgulayarak,” 30 yıldır kayıp olan insanlar için arayış mücadelemizi sürdürüyoruz. Berfo Ana ve Asiye Ana gibi birçok anne çocuklarının faillerinin yargılandığını görmeden yaşamını yitirdi. Bizler onların bıraktığı mücadeleyi sürdüreceğiz” dedi.

Herkesin gözü önünde işkence

Daha sonra katledilen Öncü’nün hikâyesini okuyan İHD Amed Şube üyesi avukat Yusuf Erdoğan, Öncü’nün Qerqatê Köyü’ne baskın yapan askerler tarafından alındığını ve köylülerin gözü önünde uzun süre kendisine işkence yapıldığını, askerlerin Öncü’nün eşine, “eşini bir daha göremezsin” diyerek köyden ayrıldıklarını ifade etti.

Vücudunda işkence izleri çıktı

Erdoğan, olaya dair ise şu bilgileri verdi: “Mehmet Sıddık Öncü gözaltına alındıktan bir gün sonra Diyarbakır’a sevk edilmeden önce, Çınar Sağlık Ocağı’ndan verilen rapora göre ‘sağ tarafında 10-12 kaburgalarının yanında 3×5 cm ekimoz tespit edildi’ denilir. Gözaltına alındıktan sonra kendisinden hiçbir haber alınamayan Mehmet Sıddık Öncü’nün ailesi; 4 Temmuz günü kendilerine yapılan bir telefonda; Mehmet Sıddık Öncü’nün cesedinin Tıp Fakültesi Morgunda olduğu söylenir. Bunun üzerinde DGM Başsavcılığına başvuruda bulunan aile ancak 8 Temmuz 1993’te cenazeyi alabilir. Kendilerine verilen otopsi raporunda, ‘geçirdiği bir rahatsızlık sonucu öldüğü yazılıdır. Defin raporunda da aynı ibareler kullanılmıştır. Aile ‘maktulün kalçasının iki yanında morarmalar ve yarıklar, sağ kaburgaları, bütün tırnakları, yanaktan ve çene altında morarmalar ile boyun ve bileklerinde ip izleri olduğunu…’ tespit etmişlerdir.”

AİHM Türkiye’yi tazminata mahkum etti

Ailenin iç hukuk yollarını tükerek AİHM’e başvurduğunu belirten Erdoğan, ” Öncü ailesinin açtığı davada AİHM; yaşam hakkı ihlalinden Türkiye’yi tazminat ödemeye mahkûm eder” dedi. Açıklama, bir dakikalık oturma eylemiyle son buldu.

AMED

#Öncünün #faillerini #sordular #Vücudunda #işkence #izleri #vardı #ama #inkar #ettiler

Şenyaşar ailesi: Devran elbet birgün dönecek

Adalet Nöbeti’ni sürdüren Şenyaşar ailesi, ‘Her şeye rağmen adalete olan inancımızı kaybetmeyeceğiz. Bu devran elbet bir gün dönecek’ mesajı verdi

Riha’nın Pirsûs (Suruç) ilçesinde, 14 Haziran 2018 tarihinde AKP eski Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın, 9 Mart 2021’de Urfa Adliyesi önünde başlattığı Adalet Nöbeti 817’nci gününde devam ediyor. Aile hafta sonu olması sebebiyle nöbete Pirsûs’taki evlerinde sürdürüyor.

Sanal medya hesabından paylaşım yapan aile, Cumartesi Annelerinin 951’inci haftasına giren eylemlerini de hatırlatarak, “Bu dünyada en çok ‘Cennet anaların ayakları altında’ diyen tekbir getiren ülkelerin anaları ağlıyor. Her şeye rağmen adalete olan inancımızı kaybetmeyeceğiz. Bu devran elbet birgün dönecek! Adalet mücadelemiz 817. günde… #cumartesianneleri951” mesajı paylaştı.

RIHA

#Şenyaşar #ailesi #Devran #elbet #birgün #dönecek

Lozan Anlaşması’nın 100’üncü yılına ilişkin çalıştay Süleymaniye’de başladı

KNK öncülüğünde gerçekleştirilen ‘Kürtler Lozan Anlaşması’nın 100’üncü yılında ortak yaşamla çözümü örüyor’ çalıştayı, Süleymaniye’de başladı

Kürdistan Ulusal Kongresi (Kongreya Netewî ya Kurdistanê) Güney Kürdistan temsilciliği öncülüğünde çok sayıda aydın, siyasetçi ve tanınan şehsiyetlerin katılımıyla Süleymaniye’nin Emnesureke Salonu’nda Lozan’ın yüzüncü yılı ve Kürtlerin kaderini konu alan bir çalıştayı düzenleniyor. ‘Kürtler Lozan Anlaşması’nın 100’üncü yılında ortak yaşamla çözümü örüyor’ şiarıyla düzenlenen çalıştay bugün başladı.

Çok sayıda aydın, siyasetçi ve tanınmış şahsiyetin katılımıyla gerçekleşen çalıştay kapsamında, iki panel panel ve bir seminer gerçekleştirilecek.

Panel iki bölümden oluşuyor.

Birinci bölüm

Birinci bölümde Prof. Dr. Şoreş Hesen, ‘Lozan Anlaşması Kapsamında Kürt Sorununun Hukuki Boyutları’, Prof. Dr. Kamuran Mentik ‘Yeni bir Lozan Yorumlaması’ ve öğretmen Sitem Kamîl ‘Lozan’dan bir asır sonra Kürtler, imkanlar ve olmayan ortak bir strateji eksikliği arasında’ başlıkları çerçevesinde konuşacak.

İkinci Bölüm

İkinci bölüm ise, ‘Lozan’ın şimdiki ve gelecekteki siyasi sonuçları’ tartışılacak. Bu bölümde de Kardo Muhammed ‘Ulusal Strateji ve Yönetim Şekli’, Bilese Cebar Ferman da ‘Lozan’ın 100’üncü yılından Sonra Kürt Siyaseti’, Dr. Cawidan Kemal ise ‘Lozan’ın 100’üncü Yılında Kürt Projesi ve Rojava Tecrübesi’ konuları üzerinde tartışma yürütecekler.

Panelin ilk bölümü, panelistlerin konularına ilişkin değerlendirmeleri ile başladı.

Kaynak: RojNews

#Lozan #Anlaşmasının #100üncü #yılına #ilişkin #çalıştay #Süleymaniyede #başladı

HDP Şişli İlçe Temsilciliği’ne baskın: Kapılar kırılarak içeri girildi

HDP Şişli İlçe Temsilciliği’ne gece saatlerinde polis baskın düzenledi. İlçe Eşbaşkanı Ali Bal ise ifade çağrıldı

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Şişli İlçe Temsilciliği’ne polis tarafından dün gece saatlerinde baskın düzenledi. Kimsenin olmadığı bir sırada yapılan baskında polis temsilciliğin kapılarını kırarak içeri girdiği öğrenildi.

Eşbaşkan ifade çağrıldı

Yaklaşık 3 saat aramanın yapıldığı baskının gerekçesi olaraki ise “korsan gösteri yapılacak” yönündeki bir ihbar olduğu öne sürüldü. Baskında kitap, flama ve pankartlara el konulurken, baskına ilişkin HDP Şişli İlçe Eşbaşkanı Ali Bal, savcılıkta ifade vermeye çağırıldı.

İSTANBUL

#HDP #Şişli #İlçe #Temsilciliğine #baskın #Kapılar #kırılarak #içeri #girildi

Elkê’de ev baskınları: 7 gözaltı

Elkê ilçesinde sabah saatlerinde yapılan ev baskınlarında 7 kişi gözaltına alındı. İlçede bir haftada 17 kişi gözaltına alındı

Şirnex’ın (Şırnak) Elkê (Beytüşşebap) ilçesine bağlı Feraşîn, Wargundik ve Melîxa köylerine bu sabah saatlerinde askerler tarafından baskın düzenlendi.

Birçok kişi gözaltına alındı

Baskınlarda Feraşîn köyünden Fazıl Aslan, Melîxa köyünden Şehmus Aslan ve çocukları Mazlum, Cudi Aslan ile kardeşi Hecer Aslan, Wargundik köyünden ise Kerem Abi ve Şaban Abi gözaltına alındı.

Gözaltı gerekçesi “gizli tanık” beyanları gösterildiği öğrenilirken, 7 kişinin Şırnak İl Jandarma Komutanlığına götürüldüğü belirtildi.

6 kişi tutuklanmıştı

Seçm sonrası hız verilen operasyonlar kapsamında 12 Haziran’da da ilçede yapılan ev baskınlarında gözaltına alınan 10 kişiden 6’sı tutuklanırken, ilçede son bir hafta içerisinde gözaltına alınanların sayısı 17’ye çıktı.

ŞIRNEX

#Elkêde #baskınları #gözaltı

Deniz Poyraz katledilişinin ikinci yılında anılıyor

HDP İzmir il binasında katledilen Deniz Poyraz mezarı başında anılıyor

Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir İl Örgütü, 17 Haziran 2021 tarihinde il binasında gerçekleşen silahlı saldırıda Onur Gencer tarafından katledilen Deniz Poyraz’ı, ölümünün 2’nci yılında Buca Kaynaklar Mezarlığı’da bulunan mezarı başında anıyor.

Anmaya Deniz Poyraz’ın ailesi, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (yeşil Sol Parti) Eş Sözcüler İbrahim Akın, Çiğdem Kılıçgün Uçar, İzmir Milletvekili Burcugül Çubuk ile çok sayıda kişi katıldı.

Ayrıntılar geliyor…

#Deniz #Poyraz #katledilişinin #ikinci #yılında #anılıyor

Mêrdîn’de yenileme adı altında tarihi doku yok ediliyor

Mêrdîn’de yenileme çalışmaları adı altında tarihi kentin ara sokaklarında ucuz taşlar kullanılıyor. Yapılan şikayetlere cevap verilmezken, kentin sokakları her geçen gün tarihi dokusunu daha da kaybediyor

AKP iktidarı döneminde hız verilen restoran çalışmaları hem tarihi dokulara zarar verilerek yürütülmesi açısından hem de yandaş firmalara yüksek maliyetlerle yaptırılmalarıyla sık sık tartışması konusu oluyor. Restorasyon faciasının bir örneği de Mêrdîn’de yaşanıyor.

Tarihi dokuya aykırı taş kullanılıyor

Mêrdîn’de yapıların restorasyon işlemlerinde tarihi dokuya aykırı taşların kullanımının ardından bu kez kentin ara sokaklarının yenilenmesi kapsamında yapılan çalışmalarda da tarihi dokuya aykırı taş kullanımına başlandı.

Düşük maliyetli taş kullanılıyor

Mêrdîn’in kendine özgü taşının kullanılması gereken çalışmalarda fiyatı daha düşük olan kireç taşının kullanımı dikkat çekerken, kentin sokaklarında tarihi dokuya aykırı görüntüler ortaya çıkmaya başladı. Yapılan şikayetler sonucunda İdare Mahkemesi tarafından tarihi dokuya aykırı taşların kullanılmayacağı yönündeki mahkeme kararına rağmen çalışmalar AKP’li Artuklu Belediyesi, Mardin Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu ile kayyum yönetimindeki Mardin Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki Koruma Uygulama ve Denetim Bürosu (KUDEB) sessizliğini sürdürüyor.

Sokaklar tarihi rengini kaybetti

Tarihi sokaklarda sırasıyla “Sokak Sağlıklaştırma” adı altında yürütülen ilk çalışmalardan biri Kültür Sokak’ta gerçekleştirildi. Çalışmalar sonrası geçmişte duvarları ve yolları ile birlikte yıllardan bu yana sarı rengini koruyan sokak, asıl rengini de kaybetti. Benzer şekilde Şeyh Çabuk Cami ile Latifiye Cami arasında bulunan sokaklarda da yine aynı şekilde çalışma yürütülürken, bu bölgelerde de tarihi dokuya aykırı görüntü ortaya çıktı.

Firma 2 yılda kurulup ihale üstüne ihale aldı

Düşük maliyetli olsun diye tarihi dokuya zarar veren çalışmalar Zeyni Aydemir Sembol Mühendislik isimli firma tarafından yürütülüyor. Toplamda yaklaşık 20 milyon TL bedelle ihale edilen çalışmaların verildiği firmanın Ticaret Sicil Gazetesi’ndeki kaydı da dikkat çekiyor. 10 bin TL sermaye ile 2021 yılının Nisan ayında kurulan firma, 2022 yılında ilk işini yine AKP’li Artuklu Belediyesi’nden aldığı görüldü.

Haber: Ahmet Kanbal / MA

#Mêrdînde #yenileme #adı #altında #tarihi #doku #yok #ediliyor