Ana Sayfa Blog Sayfa 296

Mısırlı araştırmacı Ferînaz Etiye: Abdullah Öcalan’ın fikirleri sınırları aşıyor

PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki ağır tecride rağmen fikir ve felsefesinin büyüyerek sınırları aştığına vurgu yapan Mısırlı araştırmacı Dr. Ferînaz Etiye, Demokratik Modernite projesi için de ‘Ortadoğu’daki sorunlara en uygun proje’ dedi

İmralı Cezaevi’nde 24 yıldır tecrit altında tutulan PKK Lideri Abdullah Öcalan’dan 25 Mart 2021 tarihinden bu yana haber alınamazken Ortadoğu’daki halklar Öcalan’ın fiziki özgürlüğü için girişimlerini sürdürüyor. Öcalan üzerindeki tecride karşı ANHA’ya değerlendirmelerde bulunan Mısırlı araştırmacı ve “Abdullah Öcalan’a Özgürlük için Arap İnisiyatif” üyesi Dr. Ferînaz Etiye, herkesin bu tecride karşı çıkması çağrısında bulundu. Öcalan’a peşi sıra verilen disiplin cezalarına tepki gösteren Etiye, “Öcalan’ın eserlerini okuyan, davasının adaletine ve felsefesine inanan, fikirlerini tanıtmak için gönüllü bir şekilde harekete geçiyor. Bölge ve uluslararası kamuoyuna gerçeği ulaştırmaya çalışıyor. Ayrıca Öcalan’ın davasını tanıtmaya ve bazı bölgesel ve uluslararası güçlerin bu dava hakkında yaydıkları anti-propagandayı teşhir etmeye çalışıyor” ifadelerini kullandı.

90 bin imza toplandı

Arap aydınlarının Öcalan’ın davasını tanıtmak için panel, kongre ve konferanslar düzenlediklerini belirten Ferînaz Etiye, Öcalan ile ilgili makale ve araştırmalar hazırladıklarını, öte yandan serbest bırakılması için hem halk inisiyatiflerini hem de imza toplama kampanyaları başlattıklarını söyledi. Ferînaz Etiye, Öcalan’a Özgürlük için Arap Girişimi’nin kuruluşunun başlangıcında bu yana Öcalan’ın özgürlüğü için çoğu Arap devletlerinden olmak üzere akademisyen, hukukçu, aydın, gazeteci ve siyasetçilerinde yer aldığı en az 90 bin kişinin imza verdiğini belirtti.

Farklı mekanizmalar bulunmalı

Abdullah Öcalan’ın davası için çalışan hareketlerin her zaman halk hareketleri ya da sivil toplum örgütlerinden meydana geldiğini belirten Ferînaz Etiye, siyasi hesaplar peşinde koşan hükümetlerin bu konuda hiçbir girişimi olmadığını kaydetti. Abdullah Öcalan’ın davasının tanıtılması için Arap aydınları farklı mekanizmaları bulmaya çağıran Ferînaz Etiye, “Aynı zamanda Öcalan’ın davasına ilişkin faaliyetlerde bulunan hareketlerin çalışmaları önünde bazı engeller çıkıyor. Türk devletinin baskıları nedeniyle hem devletler topraklarındaki toplantı ve faaliyetleri engelliyor, hem de dijital medya araçları ve sistemler tarafından engellemeler yapılıyor” dedi.

Fikirleri tartışılıyor

Öcalan’ın özgürlüğünü destekleyen tüm girişimlerin kendi aralarında koordineli çalışması ve bu davayı güçlü bir şekilde uluslararası alana ve dünyadaki hukuk örgütlerine sunmaları gerektiğinin altını çizen Ferînaz Etiye, “Ayrıca bir strateji ve plan ortaya konulmalı ve sonuçları değerlendirilmeli. Yapılan çalışmalar bilimsel ve sistematik olmalı, istenen sonuçlar elde edilmelidir” diye belirtti.

Arap İnisiyatifi’nin de Öcalan’ın davasının tanıtılması ve özgürlüğünü isteyenlerin bir araya getirilmesi için birçok etkinlik düzenlediği bilgisin veren Ferînaz Etiye, Öcalan’a yönelik komployu, bölgedeki sömürgeci ve iktidar sistemlerinin kendisine yönelik düşmanlığı herkesin bilmesi için bu etkinliklerde Öcalan’ın fikirleri, siyasi ve toplumsal projesinin değerlendirildiğini söyledi.

Tutukluluğu yasaların ihlalidir

Abdullah Öcalan’ın fikirlerine inananların ve onun özgürlüğünü savunanların önündeki en büyük engelin Ortadoğu’da yurttaşlara ulaşmak olduğunu ifade eden Ferînaz Etiye, “Bu alandaki başarı, Kürt Halk Önderinin serbest bırakılması için Türk devletine baskıyı artırabilir. Öcalan’ın tutukluluğunun devam etmesi, tüm uluslararası yasaların ve evrensel insan haklarının ihlalidir. Bu, Öcalan’ın destekçilerine onun özgürlüğünü talep etmeleri için yasal ve uluslararası meşruiyet sağlıyor” vurgusunda bulundu.

Felsefesi sınırları aştı

Abdullah Öcalan üzerinde 24 yılı aşkın bir süredir uygulanan ağır tecrit ve yasaklamalara rağmen fikir ve felsefesinin büyüyerek sınırları aştığına işaret eden Ferînaz Etiye, Öcalan’a yönelik karalama girişimlerine rağmen fikir ve felsefesinin destekçilerin her geçen gün tüm dünyada arttığını belirtti. Kürt sorununun en uygun çözümünün de Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanmasıyla başlayacağının altını çizen Ferînaz Etiye, “Abdullah Öcalan’ın projesi sadece Kürtler veya Kürtlerin yaşadığı ülkeler için değil, Ortadoğu’nun tüm ülkeleri, özellikle farklı etnik köken, din ve aşiretlerin olduğu ülkeler içindir. Öcalan’ın projesi tüm Ortadoğu’da uygulanabilir, bölgedeki sorun ve gerilimlere en uygun çözüm bu projedir” şeklinde konuştu.

‘Fikirleriyle İmralı’yı bir okula çevirdi’

Öte yandan Kuzey ve Doğu Suriye’nin Hesekê Kantonu’na bağlı Şedadê ve Hol ilçelerindeki yurttaşların katılımıyla Abdullah Öcalan üzerindeki ağır tecrit ile görüşme yasağını uzatan kararı tartışıldı.
ANHA’da yer alan habere göre Suriye Devrimci Gençlik Hareketi tarafından Hol ilçesine bağlı Um Hucera beldesinde yapılan toplantıya onlarca kişi katıldı. Toplantıda konuşan Demokratik Birlik Partisi (PYD) Genel Meclisi üyesi Mehdî El Dixêm, Öcalan üzerindeki ağır tecridi ve kendisine yönelik uygulamaları kınadı. Dixêm, yurttaşlara Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü sağlanıncaya kadar mücadeleyi büyütme çağrısında bulundu.

Şedadê ilçesinde de aynı kapsamda yapılan toplantıya onlarca yurttaş, sivil toplum kurumu, siyasi parti ve Arap aşiretlerinin kanaat önderleri katıldı. Toplantıda konuşan Hesekê Kantonu Belediyeleri Komitesi Eş Başkanı Rustem Bekir, Abdullah Öcalan’a yönelik ihlallere dikkat çekerek, “Türkiye Abdullah Öcalan üzerinde ağır bir tecrit uyguluyor, ailesi ve avukatlarıyla görüşmesine izin verilmiyor. Türk devleti Önderliğimizin fikirlerini bu şekilde yayılmasını engelleyebileceğini düşünüyor. Ancak Önder Öcalan’ın demokratik fikirleri yaymak için İmralı Cezaevi’ni bir okula çevirdiğini biliyor” diye konuştu.
Bekir, Abdullah Öcalan’ın perspektiflerinin Ortadoğu’daki krizlerin tek çözümü olduğuna da vurgu yaptı.

HABER MERKEZİ

#Mısırlı #araştırmacı #Ferînaz #Etiye #Abdullah #Öcalanın #fikirleri #sınırları #aşıyor

Hasta tutuklu İdin 3 kez kalp krizi geçirmesine rağmen tahliye edilmiyor

Erzincan Cezaevi’nde tutuklu bulunan ve sağlık durum ağır olan Saadet İdin’in annesi Aliye İdin, sağlık durumuna dair, ‘Kızım 3 kez kalp krizi geçirdi. Gözlerinde sorun var ve tam olarak görmüyor’ diyerek tahliyesini istedi

Artan hak ihlallerine karşı özellikle sağlık sorunları yaşayan tutukluların durumu giderek ağırlaşıyor. Tutuklular doktora çıkartılmadıkları gibi herhangi bir tedaviye gittiklerinde ise kelepçeli muane dayatılıyor. İnsan Hakları Derneği (İHD) verilerine göre, cezaevlerinde en az 600 ağır bin 500 hasta tutuklu bulunuyor.

Daha önce de tutuklanmıştı

Cezaevlerinde bulanan hasta tutuklulardan biri de Saadet İdin. JINNEWS’ten Sema Çağlak’ın haberine göre, sol kolu felç olan ve gözlerinde problem olan İdin, 2015 yılında Manisa’daki kardeşinin görüşüne gittiğinde göz altına alıranak tutukladı. İzmir’de bulunan Şakran Cezaevi’ne gönderilen İdin, burada 2 yıl 6 ay kaldıktan sonra bırakıldı.

14 yıl hapis cezası verildi

2018 yılında felç olan İdin, bir ifade için emniyete gittiğinde gözaltına alınarak, “örgüt üyesi” olduğu iddiasıyla tutuklanır. 4 yıl Şırnak T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan İdin, bir ay önce Erzincan’da bulunan cezaevine götürüldü. 14 yıl hapis cezası verilen İdin’in annesi Aliye İdin, kızının durumuna ilişkin konuştu.

3 kez kalp krizi geçirdi

Kızının Şakran’dan bırakıldıktan sonra tedavi görmeye başladığını söyleyen anne İdin, “Tedavi olduğu süreçte emniyetten bir gün ifadesi olduğu gerekçesi ile çağırıldı ve o da gitti. Ancak emniyete gittikten sonra gözaltına alındı ve yine tutuklandı. Kızım 3 kez kalp krizi geçirdi. Gözlerinde sorun var ve tam olarak görmüyor. Tüm bu sağlık sorunlarına rağmen Şırnak’ta tek başına bir odada tutuldu. Seçimden sonra onu Erzincan’a sürgün ettiler” dedi.

Sağlık sorunları arttı

Kızının sağlık durumundan dolayı kaygılı olduğunu dile getiren anne İdin,” Hastaneye götürdüklerinde rapor vermiyorlar. Erzincan’a sürgün ettiklerinde bize bilgi vermediler. Daha sonra haberimiz oldu. Hastalığının giderek ilerlediğini söyledi ve gözleri kararıyor, belindeki fıtık giderek ağırlaşıyor ve zorluyor” diyerek kızının tahliyesini istedi.

ŞIRNEX

#Hasta #tutuklu #İdin #kez #kalp #krizi #geçirmesine #rağmen #tahliye #edilmiyor

Avukat Süleyman Şahin serbest bırakıldı

Diyarbakır Adliye’sinde savcılık talimatıyla gözaltına alınan avukat Süleyman Şahin, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının, 21 ilde yürüttüğü soruşturma kapsamında hakkında yakalama kararı çıkarılan 216 kişi arasında bulunan avukat Süleyman Şahin, ifade vermek için gittiği adliyede önceki gün gözaltına alındı.

Savcılık kararıyla adliyede gözaltına alınan Şahin, Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Emniyetteki ifade işlemleri tamamlanan Şahin, dün gece Diyarbakır Adliyesi’ne çıkarıldı. Savcılık ifadelerinin ardından adli kontrol tedbiriyle Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edilen Şahin, hakimlik sorgusunun ardından serbest bırakıldı.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 25 Nisan’da 21 kentte yapılan ev baskınlarında 191 kişi gözaltına alınmış ve aralarında gazeteci ve avukatların da olduğu 50’yi aşkın kişi tutuklanmıştı.

AMED

#Avukat #Süleyman #Şahin #serbest #bırakıldı

AB ve Almanya Türkiye’ye mülteciler için para verecek

AB ve Almanya, toplam 5,6 milyondan fazla mülteciyi kabul eden Türkiye, Ürdün ve Lübnan’a para yardımında bulunacağını açıkladı

Almanya, iç savaştan etkilenen Suriyelilere yardım amacıyla Belçika’nın başkenti Bürksel’de toplanan bağışçılar konferansında Suriyeli mültecilere ve bölgeye yardım için 1,05 milyar Euro taahhütte bulundu.

Euronews’te yer alan habere göre; Almanya Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Bakanı Svenja Schulze, Brüksel’deki toplantıda toplam 5,6 milyondan fazla mülteciyi kabul eden Türkiye, Ürdün ve Lübnan’a da destek olunacağını bildirdi.

AB’den yardım

Avrupa Birliği Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell de, birliğin bu yıl Suriye’deki iç savaştan kaçan mültecilere yardımcı olmak için 560 milyon Euro bağışlayacağını açıkladı.

Bu meblağın AB’nin geçen yıl taahhüt ettiği 1,56 milyar euroya ek olduğunu belirten Borrell, geçen yıl Suriye’deki çatışmanın çözümü için çok az ilerleme kaydedildiğini söyledi.

6.4 milyar euro verilecek

Uluslararası toplum, Mayıs 2022’de, 2023 yılı da dâhil olmak üzere toplam 6,4 milyar euro taahhüdünde bulunmuştu.

AB’nin geçen yılki taahhüdü, üye devletlerin bireysel taahhütleriyle birlikte bağışların yüzde 70’inden fazlasını oluşturmuştu.

Öte yandan Suriye Devlet Başkanı Beiar Esad’ın Suudi Arabistan’daki Arap Ligi zirvesine yeniden davet edilmesinin ardından Şam rejimini dışlama politikasının nereye kadar devam edeceği tartışılıyor.

AB ve Almanya ise yaptırımlara devam edileceği kararı aldı.

DIŞ HABERLER

 

#Almanya #Türkiyeye #mülteciler #için #para #verecek

Fehime Poyraz: Geçen 2 yılda bizi halkımız ayakta tuttu

2 yıl önce HDP İzmir İl binasında katledilen Deniz Poyraz’ın annesi aradan geçen zamanı değerlendirerek, kızının ölümüne hala alışamadığını ancak halkın sahiplenmesiyle ayakta kaldıklarını belirtti

Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir İl binasında17 Haziran 2021’de polis bağlantılı Onur Gencer tarafından katledilen Deniz Poyraz’ın ölümünün üzerinden 2 yıl geçti. Aradan geçen iki yılda katil  Onur Gencer ceza alırken, ailenin  katilin arkasındaki güçlerin açığa çıkartılması mücadelesi ise devam ediyor.

Hasta denildi sağlıklı çıktı!

İki yıl önce yaşanan katliamda, Gencer, katlettiği Poyraz’ın fotoğraflarını çekerek, “Daha fazla HDP’liyi öldürmek” şeklinde paylaşım yaparken, emniyet ifadesinde saldırıyı tek başına planladığını iddia etti. Tutuklanmasının ardından katil Onur Gencer hakkında yürütülen soruşturma 11 Ekim 2021’de tamamlandı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Onur Gencer’in “Tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet ve “İş yeri dokunulmazlığını ihlal etme”, “Siyasi partiler veya meslek kuruluşlarının kullanımında olan bina, tesis veya eşyaya zarar verme” suçlarından 7 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi. Çelişkilerle dolu iddianamede, dava sürecine dair peşin hüküm niteliği de taşıyabilecek şekilde “Sanığa 2016’da ‘anksiyete bozukluğu’ ve ‘hafif depresif nöbet tanısı’ teşhisi konulduğu” ibareleri yer alması dikkat çekti. Ancak Buca Seyfi Demirsoy Hastanesi Başhekimliği’nin 22 Şubat 2021 tarihli raporunda, Gencer’in herhangi bir psikolojik rahatsızlığına rastlanmadığı belirtildi.

Duruşmalar boyunca pişkince kendini savundu

Deniz Poyraz’ın katili Onur Gencer hakkında açılan davanın ilk duruşması ise 27 Aralık 2021 tarihinde görüldü. Yargılamanın ilk duruşmasında Poyraz ailesinin avukatları katil Gencer’in arkasındaki güçlerin ortaya çıkarılmasına dair bütün talepleri reddedilirken, mahkemenin bu tavrı bütün yargılama boyunca devam etti.

27 Aralık 2022’de görülen son duruşmada mahkeme, Gencer’i “tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına, “mala zarar verme” suçundan 4 yıl hapis, “konut dokunulmazlığını ihlali” suçundan 2 yıl hapis ve “ateşli silahlar kanununa muhalefet” suçundan da 3 yıl hapis cezasına çarptırdı.

Kızım hala yaşıyor sanıyorum

Aradan geçen iki yılı ve yargılanma sürecini anlatan Deniz Poyraz’ın annesi Fehime Poyraz, kızını hiç unutmadığını, unutmayacağını söyleyerek, “Kızım her zaman bizimle. Ben hala yaşıyor diye hissediyorum. Bazen evdedir diyorum. Bütün şehitler böyledir. Hepsinin ruhu bizimle yaşıyor” dedi.

Halkımız bizi ayakta tuttu

Kızının katledilmesinin ardından halkın kendilerine sahip çıktığını ve bununla ayakta durabildiklerini anımsatan Poyraz, “Halkımız bizi ayakta tuttu.Kızım savunmasız bir şekilde katledildi. Halkımızın bize bu şekilde sahip çıkması bizi onurlandırdı. Hala Şırnak’tan, diğer illerden insanlar geliyor. Bizi ziyaret ediyorlar” diye belirtti.

Arkasında güçlü insanlar var demek

Kızının davasında adaletin yerini bulmadığını söylen Poyraz, adaletin sadece kızı için değil, zulme maruz kalan herkes için yerine getirilmesini ve hesap sorulmasını istedi. Poyraz, “Katil Onur Gencer, hakime, savcıya, ‘Ben terörist öldürdüm. Beni ödüllendirmelisin’ dedi. Kızımı katlettiği halde bunu nasıl söyleyebiliyor? Demek ki arkasında güçlü insanlar var. Arkasında gücü olmasa hakime, savcıya bunu diyebilir miydi?” diye sordu.

Poyraz, katil Onur Gencer’e yardım eden ve arkasındaki gücünde yargılanmasını isteyerek, sadece Gencer’in cezaevine konularak, ceza almasının bir şeyi değiştirmediğini ifade ederek, mücadelelerinin süreceğini belirtti.

Haber: Delal Akyüz / MA

#Fehime #Poyraz #Geçen #yılda #bizi #halkımız #ayakta #tuttu

Kötü koşullarda çalışan mülteciler sokaklarda yaşıyor

Savaşlardan kaçarak Türkiye’ye gelen mülteciler sokaklarda kurdukları çadırlarda yaşayıp kağıt toplayarak yaşamlarını idame ettirmeye çalışıyorlar

Yaşanan savaşlar nedeniyle Türkiye’ye gelmek zorunda bırakılan mültecilerin yaşadıkları sorunlar, bir insanlık dramına dönüştü.

Göç İdaresi Başkanlığı’nın 23 Mart tarihli verilerine göre; savaşın sürdüğü Suriye’den Türkiye’ye gelen mülteci sayısı 3 milyon 381 bin 429 kişi iken, Türkiye’de yaşayan toplam mülteci sayısı ise 4 milyon 990 bin 663. Resmi verilerin gerçeği yansıtmadığı çokça ifade ediliyor. İstatistiklere göre 10 milyondan fazla mülteci var.

MA’da yer alan habere göre geçimini karton toplayarak sağlamaya çalışan 30 yaşındaki Afganistan’dan gelen Ali Sümbül, Tarlabaşı’nda kurduğu bir çadırda eşi ve çocuklarıyla birlikte yaşıyor. Gündüz Taksim’de, gece ise Karaköy’de atık kağıt toplayan Sümbül, “Bu şekilde geçinemiyorum, çocuklarıma her istediğini alamıyorum ve geçinemediğim için çocuklarım okula bile gidemiyor. Yaşam bir işkence, çocuklarım olmasa intihar edeceğim. Günde sadece 3 saat dinlenebiliyorum, onda ise uyuyorum” dedi.

6 kardeş sokaktalar

Yaşamını sürdürebilmek için çalışmak zorunda kaldığını söyleyen 18 yaşındaki karton toplayıcısı sığınmacı Emiracan Altın, gidecek evlerinin olmadığını, bu nedenle 6 kardeşi ile birlikte sokakta kaldığını belirtti. Her kardeşinin de farklı sokaklarda kaldığını belirten Altın, doğru düzgün uyuyamadıklarını ve dinlenemediklerini söyledi.

İSTANBUL

#Kötü #koşullarda #çalışan #mülteciler #sokaklarda #yaşıyor

Dersim eski İl Eşbaşkanı Hıdır Çiçek gözaltına alındı

HDP Dersim eski İl Eşbaşkanı Hıdır Çiçek, evine düzenlenen baskın sonucu gözaltına alındı

Dersim’de Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski İl Eşbaşkanı Hıdır Çiçek’in Sihenk Mahallesi’nde bulunan evine sabah saatlerinde polislerce baskın düzenlendi. Evde yapılan aramanın ardından Çiçek gözaltına alındı.

Gözaltı gerekçesi öğrenilmeyen Çiçek, İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

DERSİM

#Dersim #eski #İl #Eşbaşkanı #Hıdır #Çiçek #gözaltına #alındı

Bismil’de çıkan kavgada hayatını kaybeden 9 kişi defnedildi

Bismil’de iki aile arasında arazi anlaşmazlığı nedeniyle çıkan kavgada hayatını kaybeden 9 kişi defnedildi

Amed’in Bismil ilçesine bağlı Şidada (Serçeler) Mahallesi’nde dün Alyamaç ve Taş ailesi arasında arazi anlaşmazlığı nedeniyle çıkan kavgada hayatını kaybeden 9 kişi toprağa verildi.

Hayatını kaybedenlerin cenazeleri, ön otopsi işlemleri için önce Bismil Devlet Hastanesi’ne ardından da Diyarbakır Adli Tıp Kurumu’na (ATK) getirildi. Otopsi işlemleri bitmesiyle birlikte önce aynı aileden Serhat, Halil, Orhan ve Mehmet Can Taş’ın cenazeleri Selahattin Eyyubi Devlet Hastanesi’ne getirilerek dini vecibeleri yerine getirildi. Ardından cenazeler defnedilmek üzere Şidada Mahallesi’ne getirilerek defnedildi.

Gece saatlerinde defnedildi

SarîHüseynî (Sarihüseyin) mezrasından hayatını kaybeden Alyamaç ailesinden Emin Alyamaç ve Selim Alyamaç kardeşler, Selim Alyamaç’ın oğulları Muhammed Alyamaç, Ömer Alyamaç ile yeğeni Yunus Alyamaç’ın otopsi işlemlerinin ardından cenazeleri Yeniköy Mezarlığı’nda yıkandı. Cenazeler Hüseynî mezrasında yapılan dini vecibelerin ardından gece geç saatlerde defnedildi.

Yeşil Sol Parti milletvekilleri de katıldı

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Amed milletvekilleri ve Halkların Demokratik Partisi (HDP), yerine kayyum atanan Bismil Belediye Eşbaşkanları ile çok sayıda kişi, her iki ailenin cenaze törenine de katıldı.

AMED

#Bismilde #çıkan #kavgada #hayatını #kaybeden #kişi #defnedildi

Abdüllatif Şener CHP’den istifa etti: Kılıçdaroğlu’na oy vermedim

CHP Milletvekili Abdüllatif Şener, katıldığı canlı yayında CHP’den istifa ettiğini açıkladı. Şener, 28 Mayıs’taki ikinci tur seçimlerinde ise geçersiz kullandığını söyledi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Abdüllatif Şener, katıldığı canlı yayında CHP’den istifa ettiğini açıkladı. Şener, 14 Mayıs’ta yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oyunu Ata İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Sinan Oğan’a; 28 Mayıs’taki ikinci tur seçimlerinde ise geçersiz kullandığını söyledi.

Son dönemlerde CHP Genel Merkezi ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu sert şekilde eleştiren eski CHP’li Şener, 5 yıldır siyaset yaptığı partiden istifa ettiğini duyurdu.

HABER MERKEZİ

#Abdüllatif #Şener #CHPden #istifa #etti #Kılıçdaroğluna #vermedim

DSG’den saldırılara ilişkin açıklama

DSG, Türkiye’nin saldırılarına ilişkin yaptığı açıklamada, saldırıların ulusal güçleri zayıflatma amaçlı olduğu belirtilerek ‘Güçlerimiz bölgeyi ve bileşenlerini korumaya ve güvenli bir gelecek sağlamaya her zamankinden daha fazla kararlı olacaktır’ denildi

Demokratik Suriye Güçleri (DSG) Genel Komutanlığı, Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılarına ilişkin açıklama yaptı.

Türkiye’nin bu hafta Efrînli göçmenlerin yerleştiği Şehba bölgesi ile Minbic, Eyn Îsa ve Cizre bölgeleri başta olmak üzere Kuzey ve Doğu Suriye halklarına yönelik insanlık dışı saldırılarını arttırdığına yer verilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: “Yurttaşların, kadınların ve çocukların doğrudan hedef alınması sonucunda 3 yurttaş şehit olurken 4 yurttaşta yaralandı. Bunlardan 2’si çocuktu. Uluslararası örgütler tarafından başta Kuzey ve Doğu Suriye olmak üzere Suriye topraklarına yönelik belgelenen suçların ihmal edilmesi ve işgal altındaki bölgelerde terörist örgütlerin desteklenmesine karşı sessiz kalması sonucu bu saldırılar uzun zaman planlandı ve uygun zaman beklendi.

Saldırılar ulusal güçleri zayıflatma girişimidir

Bu saldırıyı, Suriye’deki sömürgeci projeleri ve gelecekte Suriyelilerin birliği üzerindeki olumsuz etkileri üzerinden dikkatleri başka yöne çekmeye çalışan işgalcilerin girişimlerinden farklı görmüyoruz. Güçlerini ve paralı askerlerini Suriye’de tutmak için uluslararası güçlerle mevcut ve gelecekteki tüm anlaşmaları kullanmak istiyor. Bu saldırıların asıl amacı budur. İşgalci Türk devletinin güçlerimize yönelik saldırı propagandası, saldırı planlarına karşı çıkan ulusal güçleri zayıflatma girişimidir. Ama artık Suriye’nin tüm tarafları şunu bilmelidir ki, güçlerimizi zayıflatmaya çalışmanın yalnızca Suriye’nin diğer bölgelerini işgal etmeyi amaçladığını bilmeliler.”

Güçlerimiz güvenli bir gelecek sağlamaya kararlıdır

Saldırılara karşı halk ile birlikte direndiklerinin belirten DSG açıklamasında, “Halkımızın ulusal bilincini selamlıyoruz. Çünkü işgal saldırılarına karşı direnişin önemini çok iyi tanımış. Ön saflardaki yiğitleri, fedakarlıkları ve şehitlerimizi selamlıyoruz. İşgalci Türk devletinin devam eden saldırıları ve işlediği suçlar karşılıksız kalmayacak, güçlerimiz bölgeyi ve bileşenlerini korumaya ve güvenli bir gelecek sağlamaya her zamankinden daha fazla kararlı olacaktır” denildi.

HABER MERKEZİ

#DSGden #saldırılara #ilişkin #açıklama