Ana Sayfa Blog Sayfa 297

Sandıktan AKP çıkmamış, çıkartılmıştır

Seçim sonuçları bizlere Türkiye halklarının güçlü bir değişim talebinin açığa çıktığını çok net olarak göstermiştir. Tabi Cumhur İttifakı’nın devletin zor araçlarını kullanarak aldığı seçim sonuçları ile kendisini başarılı gibi gösterip muhalefeti dizayn etme politikası, bu gerçeği tartışmayı engelliyor

Sebahat Tuncel*

Bir seçimi daha geride bıraktık. Seçim sonuçları çok geniş çevrelerce tartışılıyor. Bizler de cezaevinde hem seçim sürecini hem de seçimde açığa çıkan siyasal tabloyu ve önümüzdeki süreçte neler yapılması gerektiğini; Kürt siyasi hareketi olarak halklarımızın eşitlik ve özgürlük mücadelesini, kadınların özgürlük mücadelesini nasıl güçlendirebileceğimizi tartışıyoruz. Kürt siyasi hareketinin, emek ve özgürlük güçlerinin bu tartışma ve yeniden yapılanma sürecinden güçlü çıkacağına inanıyoruz. Ancak önümüzde yerel seçimlerin de olduğunu düşünürsek bu tartışma ve yapılanma sürecinin zamana yayılmadan hızla yapılması ve bir an önce pratiğe yansıtılması gerektiğine inanıyoruz.

Değişim talebi

Seçim sonuçları bizlere Türkiye halklarının mevcut erkek egemen ve kapitalist düzenden, tek adam rejiminden rahatsız olduğunu ve güçlü bir değişim talebinin açığa çıktığını çok net olarak göstermiştir. AKP tabanında da bir değişim talebi olduğunu göstermiştir. Tabi Cumhur İttifakı’nın devletin zor araçlarını ve iktidar olmanın avantajlarını kullanarak aldığı seçim sonuçları ile kendisini başarılı gibi gösterip muhalefeti dizayn etme politikası, bu gerçeği tartışmayı engelliyor. Sistem karşıtlarının, demokrasi ve özgürlük güçlerinin iktidarın yalan ve dezenformasyon politikasına prim vermeden toplumun değişim talebini, özgürlük, eşitlik, barış ve adalet talebini görünür kılması ve hızla gerçek gündeme dönmesi gerekiyor.

Özeleştiri süreci

Elbette ki siyasi partiler hedeflerine ulaşmanın muhasebesini yapmak ve halka güçlü bir özeleştiri vermek sorumluluğu ile karşı karşıyadır. Ama bunu yaparken halkı, parti örgütünü ve çalışanları demoralize etmemeli, mücadele azim ve kararlılığını, faşizme karşı direniş iddiasını ortaya koymalıdır

Elbette ki siyasi partiler hedeflerine ulaşmanın, istenilen başarıyı elde edememenin muhasebesini yapmak ve halka güçlü bir özeleştiri vermek sorumluluğu ile karşı karşıyadır. Ama bunu yaparken halkı, parti örgütünü ve çalışanları demoralize etmemeli, mücadele azim ve kararlılığını, faşizme, gericiliğe ve sömürüye karşı direniş iddiasını ortaya koymalıdır. Siyasi iktidar Türkiye’deki ekonomik-siyasi krizin tartışılmaması, kendi tek adam rejiminin kurumsallaştırılması ve bunun anayasasının yapılması için tartışmaları Türkiye’nin gerçek gündeminden uzaklaştırarak muhalefet üzerine yönlendirmek, muhalefeti seçim döneminde olduğu gibi kendi gündeminin taşıyıcısı haline getirmek istiyor. Muhalefet de bu politikayı satın almış gibi görünüyor. Seçim öncesi milliyetçilik yarışına giren muhalefet şimdi de kendi iç gündemine sıkışarak iktidarın elini güçlendiriyor. Muhalefetin özellikle demokratik siyaset alanının kendisinden beklenen değişim dönüşümü hızla sağlaması gerekmektedir. 21. yüzyılda demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü bir perspektifle kendisini yeniden örgütleyen siyasi hareketin hem kendisi kazanacak hem de halklara kazandıracaktır. Seçim sürecinde iktidar ve muhalefetin girdiği milliyetçilik yarışı toplumu kutuplaştırmakla kalmamış, farklı inanç ve kimliklerin kendisini güvende hissetmemesine yol açmıştır. Milliyetçi, dinci, cinsiyetçi ve militarist politikaların topluma dayatılarak demokrasi ve özgürlüklerin alanı daraltılmıştır. Kadın düşmanı, Kürt düşmanı politikaların önümüzdeki süreçte temel politika olarak sürdürüleceği ortadadır.

Bu politikalara karşı nasıl bir direniş sergileneceği, hangi politikalarla cevap verileceği önemlidir. Kürt siyasi hareketi ve özgür kadın hareketi olarak bizler; bu süreci kapsamlı değerlendirme, direniş ve özgürlük çizgisinin barış ve adaleti sağlamak için yaşamın tüm alanlarında kendimizi örgütleme ve dinci, milliyetçi, cinsiyetçi politikalara karşı güçlü bir duruş sergileyerek kadın özgürlükçü ve demokrasi çizgimizi örgütleme görevleriyle karşı karşıyayız. Karşımızda demokratik bir rejim yoktur; karşımızda seçimle gelmiş diktatörlük ve tek adam rejimi vardır. Seçimle gelmiş olmaları onları demokrat yapmaz. Hitler de Mussolini de seçimle iktidarı ele geçirmiştir.

HDP tek seçenektir

Radikal demokrasi çizgisini esas alan Türkiye ve Kürdistan halklarının ortak mücadele partisi olan HDP/Yeşil Sol Parti olarak; Kürt özgürlüğüne, kadın özgürlüğüne, işçi sınıfı/proletarya özgürlüğüne, doğanın özgürlüğüne giden yolun radikal demokrasi çizgisini örgütlenmekten geçtiğini biliyoruz. HDP/Yeşil Sol Parti Demokratik Ulus perspektifiyle Kürdistan ve Türkiye halklarının özgür geleceğini ve Demokratik Cumhuriyeti inşa edecek tek seçenektir. Çok kimlikli, çok kültürlü yapısını bünyesinde barındıran tek Türkiye partisidir. HDP’nin Türkiyelileşmediği tartışması bilinçli olarak iktidar odakları tarafından yürütülmektedir. Asıl hedef HDP’yi çok kimlikli, çok inançlı ve kadın özgürlükçü çizgisinden saptırmaktır. “Tarihi gelişmeler bize göstermiştir ki demokrasi ne bir diktatörlük ne de bir devlet biçimidir. Tersine hem diktatörlüğün hem de devletin karşıtı veya alternatifi olan bir toplumsal yönetim biçimidir.” Demokrasinin tek bir biçimi de yoktur. Liberal demokrasi, radikal demokrasi, burjuva demokrasisi. Demokrasinin biçimini belirleyen toplumsal, siyasal ve ekonomik sorunlara ilişkin geliştirdiği çözüm yaklaşımıdır.

Demokrasi genel anlamıyla şöyle tanımlanır: Özgür ve genel seçimler, parlamenter temsil, asgari hukuk devleti teminatları, güçler ayrımının (yasama, yürütme, yargı) belli biçimleri çok partili bir sistem temelinde barışçıl ve düzenli bir hükümet değişikliği ve belli temel haklar tarafından karakterize edilen politik bir sistem. Bu çerçeveden baktığımızda Türkiye’de bir demokrasi olmadığını söylemek yanlış olmayacaktır. Türkiye’deki sisteme bir ad koymak gerekirse seçimle gelen diktatörlüktür ki Hitler ve Mussolini de seçimle iktidara gelmişlerdir.

Biat etmeyeceğiz

Seçimlerin demokratik ve özgür koşullarda gerçekleşmediği tespitini herkes yapıyor. İktidar devletin tüm olanaklarını kullanmakla kalmayıp devletin zor araçlarını da devreye koymuş, muhalefetin seçim çalışması yapma, propaganda ve seçim vaatlerini halkla paylaşma olanaklarını ortadan kaldırmıştır. Türkiye’deki bir iki medya dışında -ki onlar da Kürt siyasi hareketine yeterince alan açmamıştır- tüm medya iktidarın tekeline girmiştir. Sandıktan Cumhur İttifakı çıkmamış, çıkartılmıştır. Bu koşullarda sandık sonuçlarına “saygı duymak gerekir” yaklaşımı anlamlı olmamakla birlikte gerçeği de ifade etmemektedir. Eğer Türkiye’de sandığa saygı duyulsaydı HDP/DBP’nin belediyelerine kayyım atanmazdı. HDP önceki dönem Eş Genel Başkanları, MYK’leri ve siyasetçiler, Belediye Eşbaşkanları, TJA, STK temsilcileri/aktivistleri tutuklanmazdı. Türkiye’de sandık iradesine saygı göstermeyen iktidarın kendisidir. Kimse bizden gerici, faşist, kadın düşmanı, Kürt düşmanı tek adam rejimine saygı duymamızı, biat etmemizi beklemesin. Bizden beklenmesi gereken; faşizme, faşist diktatörlüğe karşı demokrasi ve özgürlük mücadelesini yükseltmek olmalıdır. Demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü bir paradigmayı örgütleyerek ve toplumsallaştırarak halklarımızı özgürlüğe, demokrasiye ve barışa kavuşturmak olmalıdır.

Merkezileşme ve bürokratikleşme demokrasimize vurulan en büyük darbe olacaktır. Son süreçte bizlere yönelik geliştirilen merkezileşme eleştirilerini bir uyarı olarak ele almalıyız. Her kademede demokratik, katılımcı ve şeffaf bir yönetim anlayışını geliştirmek demokrasi mücadelemize kazandıracaktır

Halkın uyarıları

Seçim süreci ve sonrasında yaşananları parti yönetimlerimiz kapsamlı bir şekilde ele alıyor; istediğimiz hedefe ulaşmamanın nedenlerini, yöntem sorunlarımızı ve topluma yeterince öncülük edememenin neden ve sonuçlarını ele alıp değerlendiriyor. Elbette ki hatalarımızdan ders çıkararak halklarımıza güçlü bir özeleştiri vermek tarihsel bir sorumluluktur. Ancak bunu kendi öz değerlerimize ve kuruluş ilkelerimize dönerek yapacağız. Kimi çevreler ve siyasi iktidar siyasetimizi dizayn etmeye çalışıyor, bunun farkındayız. Ancak Marcel Proust’un da dediği gibi “Biz dışarıdan taşların eklenebileceği binalara değil; dallarının bir sonraki budağını yapraklarının bir üst tabakasını kendi öz yurdundan oluşturan ağaçlara benzeriz”. Bu süreçte de kendi köklerimizden, kendi yaşam ve var olma ilkelerimizden güç alarak önümüzdeki süreci kazanacak ve kendimizi Demokratik Cumhuriyeti inşa edecek güç ve donanıma kavuşturacağız. Yaptıklarımızın ve yapamadıklarımızın nedenlerini kapsamlı ele alarak kendimizi yeniden yapılandıracağız. Unutmamak gerekir ki kendini değiştirip dönüştürmeyenler, zamanın ruhunu anlamayanlar aşılmak zorundadır. “Zamanı düzeltmek dünyayı yenilemek demektir ve bunu yapabiliriz” ve yapacağız. Bizler arkadaşlarımızın da defalarca ifade ettiği gibi demokrasiyi sandığa indirgemiyoruz. Demokrasi bizim mücadele gerekçemizdir. Demokratik Cumhuriyet inşa hedefimizi de kendimizi demokratikleştirerek, partimizin tüm kurullarında demokrasiyi işleterek ve kadınları, gençleri, halkları bu sürece katacak demokratik bir süreci işleterek başarabiliriz. Merkezileşme ve bürokratikleşme demokrasimize vurulan en büyük darbe olacaktır. Son süreçte bizlere yönelik geliştirilen merkezileşme eleştirilerini bir uyarı olarak ele almalıyız. Parti merkezinden il, ilçe örgütlerine, mahalle meclislerine kadar her kademede demokratik, katılımcı ve şeffaf bir yönetim anlayışını geliştirmek hem bizlere hem de özgürlük, eşitlik ve demokrasi mücadelemize kazandıracaktır.

*Sincan Kadın Kapalı Cezaevi

#Sandıktan #AKP #çıkmamış #çıkartılmıştır

Rojavalı kadınlardan uluslararsı kurumlara çağrı

Tebqa ve Dêrazor’daki kadın kurum ve örgütleri, uluslararası güçleri Türkiye’ye bağlı grupların kadın ve çocuklara yönelik suçları karşısında ses çıkarmaya çağırdı

Kuzey ve Doğu Suriye kenteleri Tebqa ve Dêrazor’da kadın kurum ve örgütleri Türkiye ve bağlı olduğu grupların kadın ve çocuklara yönelik suçlarına karşı eylem yaptı. Tebqa Zenûbiya Kadın Topluluğu Ofisi önünde bir araya gelen kadınlar, açıklama yaptı.

‘Efrîn’nin Türk şehri olmasına izin vermeyeceğiz’

Efrîn’in Raco ilçesine bağlı Şêx köyünden olan “Ofe Şêx Ehmed” adlı Kürt kadının Türkiye’ye bağlı gruplar tarafından katledilmesine dikkat çekilen açıklamada, dünyanın bu tür suçlara sessiz kalması kınandı. Açıklamada, Efrîn’in bir barış şehri ve herkesin kendini koruduğu bir yer olduğu belirtilen açıklamada, “Efrîn’nin bir Türk şehri olmasına izin vermeyeceğiz” denildi.

Uluslararası güçlere çağrı

Açıklamada, uluslararası güçlere insan haklarını ve sivilleri savunma ve saldırıları sonlandırma çağrısı yapıldı. Açıklamanın devamında: “İşgal altındaki yurttaşlar alanlara çıkmalı, işgalci Türk devleti ve çetelerinin Efrîn’den çıkması çağrısında bulunmalı. Türk devleti Efrîn halkının topraklarında kalacağını ve kimliğine sahip çıkacağını iyi biliyor. Ne kadar suç işlese de o toprağın doğasını değiştiremez ve sonuna kadar direnecekler” denildi.

Dêrazor’daki kadınlar da Türkiye’ye bağlı grupların kadınlara yönelik suçlarını yaptıkları iki farklı açıklamayla kınadı.

HABER MERKEZİ

#Rojavalı #kadınlardan #uluslararsı #kurumlara #çağrı

Sansür Yasası’ndan ilk ve tek ceza: Gazeteci Aygül’ün itirazı reddedildi

Sansür Yasası’ndan şimdiye kadar verilen ilk ve tek hapis cezasını alan gazeteci Sinan Aygül’ün İstinaf başvurusu reddedildi

Van Bölge Adliye Mahkemesi “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla 10 ay hapis cezası alan gazeteci Sinan Aygül’ün İstinaf başvurusunu reddetti. 13 Aralık 2022’de “çocuğa cinsel saldırı” haberini sanal medya hesabından paylaşan Aygül, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 217/A “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçundan yargılanan ilk gazeteci oldu. 28 Şubat tarihinde Tatvan Asliye Ceza Mahkemesi Aygül’ün bu suçtan 10 ay hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi. Alınan ceza üzerine Aygül ve avukatları İstinaf başvurusu yaptı. Bölge Adliye Mahkemesi, 26 Mayıs’ta oybirliğiyle Aygül’ün hapis cezası üzerinde yapılan İstinaf başvurusunu esastan reddetti.

‘Hukuka aykırı’

Mahkeme sonrası açıklama yapan Aygül’ün avukatı Diyar Orak, davaya konu olan yasa maddesinin hukuka açık şekilde aykırı olduğunu belirtti. Orak devamla, “İstinaf Mahkemesi, İstinaf gerekçelerimiz hakkında herhangi bir değerlendirme yapmadan formül gerekçeler ile başvurumuzu reddetmiştir. Oysaki, müvekkilimiz açısından isnat edilen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı açıktır. Yargıtay’ın bu hukuksuz kararı bozacağını ve müvekkilin beraat edeceğini umuyoruz. Bu dava, hukuk ile kanununun savaşı niteliğindedir. Çünkü her ne kadar konuyla ilgili yasal bir düzenleme var ise de TCK Md. 217/A apaçık hukuka aykırı bir düzenlemedir. Dolayısıyla beklentimiz hukukun üstün gelmesi ve kanunu düzenlemedeki hukuka aykırılıkların Yargıtay tarafından gözetilmesidir” diye konuştu.

‘Süreç sıra dışı bir şekilde ilerledi’

Yasanın ve davanın hukuki olarak değerlendirilemeyeceğini söyleyen gazeteci Aygül ise, şöyle konuştu: “Süreç başından beri çok sıra dışı bir şekilde ilerledi. Gözaltına alınma şeklim, tutuklanmam, davanın hızla bitmesi ve istinaf sürecinin sadece 30-35 gün sürmesi, bu kadar hızlı bir şekilde ilerlemesi ilginç bir durum. Bu duruma ben artık biraz ironik bir dille biraz da karikatürize ederek yaklaşmak gerektiğini düşünüyorum. Hayırlısı olsun diyorum.”

Ne olmuştu?

Gazeteci Aygül, 13 Aralık 2022 tarihinde sanal medya hesabından, Tatvan’da 14 yaşındaki bir çocuğa cinsel saldırıda bulunulduğu iddialarını paylaştıktan birkaç saat sonra gözaltına alınarak, 14 Aralık’ta Tatvan Sulh Ceza Hakimliği’nin kararıyla tutuklandı. Aygül, 22 Aralık 2022 tarihinde tahliye edildi. Dava konusu iddianamede Aygül’ün paylaşımı yaptığı tarihte “herhangi bir cinsel istismar olayı” intikal etmediği öne sürüldü. 28 Şubat’taki duruşmada ise Tatvan Asliye Ceza Mahkemesi 10 ay hapis cezası verdi.

Kaynak:  MA

#Sansür #Yasasından #ilk #tek #ceza #Gazeteci #Aygülün #itirazı #reddedildi

Gazeteci Alağaş cezaevinden çıktı

Cezaevinden çıkan gazeteci Safiye Alağaş meslektaşları tarafından çiçeklerle karşılandı. Alağaş, ‘Özgür basın ve Kürt kadın gazeteci olarak işime devam edeceğim’ dedi

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma kapsamında 16 Haziran 2022’de “örgüt üyesi” suçlamasıyla tutuklanan JINNEWS Yazı İşleri Müdürü Safiye Alağaş, Diyarbakır 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün görülen ilk duruşmada adli kontrol şartı ile tahliye edildi.

‘Kürt kadın gazeteci olarak işime devam edeceğim’

Verilen karar sonrası tutuklu bulunduğu Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’nden çıkan Alağaş’ı ailesi ve meslektaşları çiçekler ve alkışlarla karşıladı. Burada konuşan Alağaş,“1 yıl sonra bugün mahkemeye çıktım. Bugün hem kadın hem de Kürt gazeteciliği yargılandı. Bugün kadın şahsında gazetecilik yargılandı. Bu da Türkiye açısından kara bir lekedir. Hem mutluyum hem de arkamda bıraktığım arkadaşlar için çok üzgünüm. Kimse burada olmayı hak etmiyor. Bir an önce bu sorun çözülmelidir. Yaşam hakları ellerinden alınıyor. Özgür basın ve Kürt kadın gazeteci olarak işime devam edeceğim. Her engelin bir güzelliği de vardır, güzel günlerin geleceğine de eminim” dedi.

HABER MERKEZİ

#Gazeteci #Alağaş #cezaevinden #çıktı

Silopiya’da uzman çavuş odasında ölü bulundu

Silopiya’nın Vargeh Tepe Üs Bölgesi’nde bir uzman çavuşun şüpheli bir şekilde öldüğü iddia edildi

Şirnex’in Silopiya (Silopi) ilçesine bağlı Görümlü-Çalışkan beldesi yolu Ceytaş Termik Santral yanı Vargah Tepe Üs Bölgesi’nde uzman çavuş İhsan Yakışan’ın şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdiği ileri sürüldü.

Görgü tanığı ifadesi

Olayla ilgili başlatılan soruşturmada görgü tanığı olarak ifadesine başvurulan uzman çavuş Y.B., Savcılıkta verdiği ifadesinde İhsan Yakışan’ı ölü bir şekilde bulduğunu söyleyerek, “Kendisini en son 14 Haziran günü akşam saat 11.00 sıralarında gördüm. Daha sonra kahvaltı için saat 09.00-09.30 sıralarında uyandırmaya gittiğimde kapısının kilitli olduğunu gördüm. Kendisini cep telefonu ile aradığımızda cevap almadık, çare olarak odasının kapısını kırdık. Arkadaşım İhsan’ın ranzanın altından ayak bileklerinden tutarak çektiğimde kafasına ateş etmiş olduğunu gördüm” dedi.

Olay ile ilgili soruşturma başlatılırken, Yakışan’ın kesin ölüm nedeninin yapılan otopsi işlemleri ardından belirleneceği öğrenildi.

HABER MERKEZİ

#Silopiyada #uzman #çavuş #odasında #ölü #bulundu

CHP’de tüm danışmanlarla yollar ayrıldı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından 4 Haziran 2023 öncesi atanan danışman ve başdanışmanlarla yollar ayrıldı

Cumhuriyet Halk Partisi, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından 4 Haziran 2023 tarihi öncesi Danışman ve Başdanışman olarak atanan tüm kişilerin, görevlerinin 14 Haziran 2023 tarihi itibari ile sonlandığı açıklandı.

Duvar’da yer alan habere göre danışman ve başdanışman sıfatıyla görev alan Nuşerivan Elçi, Tuncay Özkan, Ünal Çeviköz, Erdoğan Toprak, Hacer Foggo, Jeremy Rifkin, Cevdet Nasırhanlı ve Deniz Demir’in de aralarında bulunduğu çok sayıda isimle yollar ayrıldı. Tam sayısı bilinmeyen ve kırkın üzerinde olduğu ifade eden danışmanların farklı görevlerde bulunanları bu görevlerini sürdürecek ve yerlerine yeni atamalar yapılacak.

HABER MERKEZİ

#CHPde #tüm #danışmanlarla #yollar #ayrıldı

Tutuksuz yargılanan tacizci müdürün duruşması ertelendi

Cizîr’de 43 öğrenciye cinsel tacizde bulunmaktan yargılanan ve tutuksuz yargılanan Müdür Yardımcısı Burak Ercan’ın duruşması bir kez daha ertelendi

Şirnex’in Cizîr ilçesinde 43 öğrenciye cinsel tacizde bulunan Müdür Yardımcısı Burak Ercan hakkında “Cinsel taciz”, “Sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı” ve “Basit cinsel saldırı” suçlarından açılan davanın 6’ncı duruşması Cizre 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya Aile Sosyal Politikalar Bakanlığı avukatı, Şırnak Barosu Çocuk ve Kadın Hakları Komisyonu katılırken, sanık Burak Ercan ve avukatı da bulundukları yerden SEGBİS ile bağlandı. Duruşma kimlik tespitiyle başladı.

Birçok öğrenciyi taciz etti

Kimlik tespiti ardından başlayan duruşmada ilk olarak mağdur öğrencilerden E.N.Y. ile Z.Y. dinlendi. SEGBİS üzerinden bağlanan Z.Y., Burak Ercan’ın kendisini taciz ettiğini belirterek, “2019 sürecini tam hatırlamıyorum. Ben o gün nöbetçi öğrenciydim. Ben Burak Ercan’ın odasında görevliydim. Burak Ercan’ı sadece müdür yardımcısı olarak tanırım. Odasında öğrenci listesi hazırlarken Burak Ercan arkadan gelip saçlarıma dokundu. Koluma girip başını omzuna koydu. Müdür yardımcısıdır diye ilk yanlış anlamadım. Ama bana yapılanların aynısını başka öğrencilerden de duyunca kendisinden şikayetçiyim, duruşmaya katılma talebim var.”

Mağdur öğrenci: Şikayetçiyim

Z.Y. ardından duruşma salonunda hazır bulunan mağdur öğrencilerden E.N.Y. dinlendi. E.N.Y. de sanıktan şikayetçi olduğunu söyleyerek, davaya katılım talebinde bulundu.

Tutuklama talebi

İfadeler ardından mağdur avukatı Salih Ecer savunma yaptı. Ecer de mahkemenin uzun sürmesinden dolayı bir çok mağdurun adalete olan inancını yitirdiğini ve bu yüzden şikayetlerini geri çekmek zorunda kaldıklarını söyleyerek, dosyanın adaletli yürütülmesi için sanığın tutuklanmasını talep etti.

Çocuk ve Kadın Hakları Komisyonu’ndan Serkan Karakaş ise daha önce ifade veren mağdurların ifadelerinin şimdiki ifadelerle uyuştuğunu belirterek, sanığın tutuklanmasını istedi. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı avukatı da sanığın tutuklanmamasının devlete olan güveni sarstığını söyleyerek, tutuklanmasını talep etti.

Sanık Burak Ercan da mağdurların baskı altında ifade verdiğini iddia ederek, beraatini istedi. Yapılan savunmalar ardından mahkeme heyeti duruşmaya 5 dakika ara verdi.

3 Ekime’e ertelendi

Verilen ara ardından tutuklama talebinin reddine, mağdurların duruşmada bağışık tutulmasına, adli kontrol tedbirinin devam etmesine ve dosyada ismi geçen Ramazan Yıldız’ın bir sonraki duruşmaya zorla getirilmesine karar verilerek, duruşma 3 Ekim’e ertelendi.

Kaynak: MA

#Tutuksuz #yargılanan #tacizci #müdürün #duruşması #ertelendi

Mûş’ta gözaltına alınan 4 kişi serbest bırakıldı

Mûş’ta operasyonları protesto ettikleri sırada gözaltına alınan ve aralarında HDP İl Eşbaşkanı Bermal Nergiz’in de bulunduğu 4 kişi, serbest bırakıldı

Paris’te 23 Aralık 2022 Ahmet Kaya Kürt Kültür Merkezi’ne yönelik gerçekleştirilen silahlı saldırıda hayatını kaybeden sanatçı Mîr Perwer’in (Mehmet Şirin Aydın) cenaze törenine katıldıkları gerekçesiyle 11 kişinin tutuklanmasını protesto etmek amacıyla yapılan basın açıklamasına müdahale eden polis, aralarında HDP İl Eşbaşkanı Bermal Nergiz ve yöneticilerinin de olduğu 4 kişiyi gözaltına aldı.

Gözaltına alınan 4 kişi İl Emniyet Müdürlüğü’nde verdikleri ifade işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.

MÛŞ

#Mûşta #gözaltına #alınan #kişi #serbest #bırakıldı

Valilik, Dakak’ın şüpheli ölümüne ‘intihar’ dedi

Urfa Valiliği, zorla gönderildiği medreseden birkaç kez kaçma girişiminde bulunduğu belirtilen ve ölü bulunan 12 yaşındaki Abdülbaki Dakak’la ilgili açıklama yaptı. Valilik, olayı ‘intihar’ olarak tanımladı

Urfa Valiliği, Riha’da Semerkand isimli vakfın denetimindeki medereseye zorla gönderildiği ve birkaç kez kaçma girişiminde bulunduğu belirtilen ve medresenin yanındaki bir ahırda ölmüş halde bulunan 12 yaşındaki Abdülbaki Dakak’ın şüpheli ölümünü ‘intihar’ olarak tanımladı.

Urfa Valiliği tarafından yapılan açıklamada, “İlimiz Eyyübiye ilçesi Beşat İncirli Mahallesi’nde A.D adında bir çocuğumuz kendisini asmak suretiyle intihar etmiştir” denildi.

Kolluk kuvvetlerinin olayın aydınlatılması için sahada tüm ekiplerle birlikte hassas şekilde çalışmalarını sürdürdüğü söylenen açıklamada, “Ayrıca; olayın tüm detayları ile aydınlatılması için Valiliğimiz tarafından idari soruşturma, Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından da adli soruşturma başlatılmıştır. Süreç hakkında adli işlemler, hassasiyetle yürütülmektedir. Çocuğumuza Allah’tan rahmet, ailesine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz” ifadeleri kullanıldı.

HABER MERKEZİ

#Valilik #Dakakın #şüpheli #ölümüne #intihar #dedi

İdris Baluken’in duruşması ertelendi

İdris Baluken’in ‘örgüt propagandası’ suçlamasıyla yargılandığı davanın duruşması ileri bir tarihe ertelendi

Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski milletvekili İdris Baluken’in “örgüt propagandası” iddiasıyla yargılandığı davanın duruşması Diyarbakır 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Baluken’in avukatının sağlık sorunları nedeniyle mazeret bildirdiği duruşma, ileri bir tarihe ertelendi.

HABER MERKEZİ

#İdris #Balukenin #duruşması #ertelendi