Ana Sayfa Blog Sayfa 361

30 yıllık tutuklu Şahin’e memleketinde kitlesel karşılama

Cezaevinden 30 yıl 4 ay sonra çıkan Mehmet Şahin memleketi Êlih’de kitlesel bir şekilde karşılandı

Şakran 2 Nolu T Tipi Cezaevi’nde bulunan siyasi tutuklu Mehmet Şahin 30 yıl 4 ay sonra tahliye edilirken Êlih’te kitlesel bir şekilde karşılandı. 1993 yılında “Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya çalışmak” suçlamasıyla Êlih’te gözaltına alınıp tutuklanan Şahin, yargılandığı Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde (DGM) müebbet hapis cezası aldı. Êlih, Dîlok, Çankırı, Sêrt ve Şakran Cezaevi’nde kalan Şahin, İdare ve Gözlem Kurulu tarafından tahliyesi 4 ay ertelendi.

30 yaşında girdiği cezaevinden 60 yaşında çıkan Şahin’i kent girişinde karşılayan büyük bir kitle burada oluşturdukları konvoy ile GAP Mahallesi’nde bulunan eve geçti. Burada bulunanlar Şahin’i alkış, zılgıt ve havai fişek ile karşılandı. Duygu dolu anların yaşandığı karşılamada sevinç gözyaşları döküldü. Kitlesel bir şekilde karşılanan Şahin burada yaptığı konuşmada kitlesel karşılama için teşekkür etti.

‘Buruk bir sevinç içerisindeyim’

Şahin bedeninin dışarıda ruhunun ise cezaevindeki yoldaşlarının yanında olduğunu belirterek, “Buraya geldim ailemden daha fazla zaman geçirdiğim yoldaşlarım cezaevinde. Buruk bir sevinç içerisindeyim. Onların fizik mücadelelerini sağlamak için mücadeleyi büyüteceğiz. Dileğim cezaevinde bulunan bütün tutuklu arkadaşlarımın özgürlüklerine kavuşmasıdır. Biz sadece Kürtlerin değil bütün halkların özgürce yaşayacağız bir dünyanın olmasını istiyoruz” diye konuştu.

HABER MERKEZİ

#yıllık #tutuklu #Şahine #memleketinde #kitlesel #karşılama

AB İstanbul Sözleşmesi’ne katıldı

AB Konseyi, AB’nin İstanbul Sözleşmesi’ne katılımına ilişkin kararı onayladı

Avrupa Birliği Konseyi, dün AB’nin İstanbul Sözleşmesi olarak bilinen Kadına Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Sözleşmesi’ne katılımını onayladı.

İsveç Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Bakanı ve İstihdam Bakan Yardımcısı Paulina Brandberg, karara dair şunları ifade etti: “Kadına yönelik şiddet kabul edilemez ve sona ermeli. Bu tür eylemlerin toplumlarımızda yeri yok. İstanbul Sözleşmesi bir dönüm noktası ve eylem için bir katalizördür. Bugünkü AB’nin katılım kararı, şiddete maruz kalanlara destek olmak adına toplumsal cinsiyete dayalı şiddete karşı eylemleri hızlandırma taahhüdümüzü gösteriyor.”

Türkiye de katılmak durumunda

Kadın Koalisyonu, söz konusu karara ilişkin Twitter’dan, “AB Konseyi, Avrupa Birliği’nin kadınları şiddete karşı korumaya yönelik uluslararası anlaşma olan İstanbul Sözleşmesi’ne katılımını onayladı” dedi. Kararı, kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetle mücadelede önemli bir adım olarak değerlendiren Kadın Koalisyonu, “Türkiye AB’ye aday ülke, artık yasal mevzuata girdiğine göre Türkiye’de katılmak durumunda!” açıklaması yaptı.

HABER MERKEZİ

#İstanbul #Sözleşmesine #katıldı

Onur Pikniği açıklamasına yönelik polis saldırısına suç duyurusu

İzmir Barosu, Onur Pikniği’ne izin verilmemesini protesto etmek için yapılan basın açıklamasında gerçekleşen polis saldırısı hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını duyurdu

Ege Üniversitesi öğrencilerinin Onur Ayı kapsamında üniversite kampüsünde gerçekleştirmek istediği Ege Üniversitesi İkinci Onur Pikniği, rektörlüğün izin vermemesi üzerine iptal edildi. Konu hakkında İzmir Barosu önünde basın açıklaması yapmak isteyen öğrencilere polis tarafından biber gazlı saldırı gerçekleştirildi.

Çok sayıda öğrencinin etkinlendiği saldırıya rağmen basın açıklaması yapıldı. Öğrenciler adına konuşan Zeynep Günhan, “Bir süredir olduğu gibi secim sürecinde de iktidar neredeyse tüm politikasını LGBTQ+’ları düşmanlaştırmak üzerine kurmuştur. Secim sonuçları daha kesinleşmeden yapılan zafer konuşmasında ilk iş biz LGBTIQ+’ları hedef göstermeye daha da yüksek bir perdeden devam etmek olmuştur. Biz piknikten önce kampüse girmeye çalışırken arkadaşlarımızı durdurup ‘nereye geldin’ diyen emniyet, cihatçı faşistleri bize saldırması için kampüs içine soktu. Biz LGBTIQ+’lar olarak işte, okulda, mecliste, kampüste, sokakta ve yaşamın her alanında vardık, varız, var olmaya devam edeceğiz. Nefrete inat yaşasın hayat” dedi.

Barodan suç duyurusu

İzmir Barosu da binalarının önünde gerçekleşen polis saldırısına ilişkin yazılı açıklama yayınladı. Polis saldırısının kınandığı açıklamada, “İzmir Barosu LGBTİQ+ Hakları Komisyonu’ndan sorumlu yönetim kurulu üyemiz Av. Gamze Şimşek ile meslektaşlarımızın ve yurttaşlarımızın bir kısmı darp edilmiş, İzmir Barosu Başkan Yardımcısı Av. Zöhre Dalkıran ve diğer katılımcılar biber gazından etkilenmişlerdir. İzmir Barosu Özgür Kürsüsü, İzmir’deki tüm yurttaşların düşünce ve ifade özgürlüklerini sonuna kadar kullanabilecekleri, hak arayışlarını dile getirebilecekleri sembol niteliğinde bir buluşma noktasıdır ve İzmir Barosu merkez binası sınırları içindedir. Baromuza, meslektaşlarımıza ve yurttaşlarımıza yönelik bu saldırıyı lanetliyor ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunacağımızı bildiriyoruz” ifadeleri yer aldı.

HABER MERKEZİ

#Onur #Pikniği #açıklamasına #yönelik #polis #saldırısına #suç #duyurusu

Mayıs’ta 40 kadın katledildi, 22 kadın şüpheli şekilde öldü

KCDP’nin raporuna göre Mayıs ayında 40 katın katledildi, 22 kadın ise şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) 2023 Mayıs Veri Raporu açıklandı. Rapora göre erkekler Mayıs ayında 40 kadını katletti. 22 kadın ise şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi. Raporda, 40 kadından 7’sinin kendi hayatına dair karar almak istemesi bahanesiyle katledildiği aktarıldı.

Katil haneden

Rapora göre Mayıs ayında katledilen 40 kadının 12’si evli olduğu erkek, 8’i tanıdığı biri, 7’si birlikte olduğu erkek, 3’ü eskiden evli olduğu erkek, 3’ü eskiden birlikte olduğu erkek, 3’ü oğlu, 2’si kardeşi, 2’si akrabası tarafından katledildi. Bu ay kadınların yüzde 30’u evli olduğu erkek tarafından katledildi.

Evlerinde katledildiler

Kadınların 30’u evinde, 7’si sokakta, 1’i arabada, 1’i ıssız bir yerde katledildi. Bu ay kadınların yüzde 75!i evlerinde katledildi.

Raporda, bu yıl 74’ünün en yakınları yani evli olduğu erkekler, babaları, oğulları veya akrabaları tarafından katledildiği belirtildi.

HABER MERKEZİ

#Mayısta #kadın #katledildi #kadın #şüpheli #şekilde #öldü

İHD’den sınırdışı edilmek istenen 103 kişi için çağrı

Kapıkule sınır kapısında gözaltına alınan 103 Ahmedi Mezhebi üyesinin sınırdışı edilecek olmalarına tepki gösteren İHD İstanbul Şubesi, uluslararası mekanizmaları acil göreve çağırdı

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi, Kapıkule’ sınır kapısından gözaltına alınan ve ülkelerine geri iade edilecek olan 103 Ahmedi Mezhebi üyesine dair yazılı açıklama yaptı.

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi Madde 14’ün 1’inci fıkrasının hatırlatıldığı açıklamada, mülteciliğin bir hak olduğu ifade edildi. Açıklamada zulüm tehlikesi ile karşılaşabilecek kişilerin topraklarına geri gönderilmesinin yasak olduğu vurgulanarak Cenevre Sözleşmesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (YUKK) gibi Türkiye’nin imzaladığı sözleşmeler hatırlatıldı.

Yetkililer göreve çağrıldı

Türkiye devletinin uluslararası, ulusal mevzuat ve insan hakları belgeleri çerçevesinde korumadan yararlanma hakkı olan kişiler hakkında geri gönderme kararı veremeyeceği ifade edilen açıklamada, “24 Mayıs günü gözaltına alınan Ahmediler hakkında verilen geri gönderme kararının Geri Gönderme Yasağı İlkesinin ihlali olduğunu göstermektedir. Bu nedenle, henüz telafisi olmayan bir zarara neden olmadan evvel bu kararın geri çekilmesi ve söz konusu gruba uluslararası koruma sağlanması için Göç İdaresi Başkanlığı ve Birleşmiş Milletler (BM) Mülteciler Yüksek Komiserliği başta olmak üzere mültecilere dair ulusal ve uluslararası mekanizmaları acil göreve çağırıyoruz” denildi.

HABER MERKEZİ

#İHDden #sınırdışı #edilmek #istenen #kişi #için #çağrı

Ankara Barış Nöbeti’nde demokratik açılım talebi

İHD’nin Ankara’daki Barış Nöbeti eyleminde, Kürt halkının seçimlerde ‘güvenlikçi’, şiddet politikalarına karşı büyük bir tavır koyduğu belirtilerek ‘İktidarın, Kürt meselesi konusundaki tavrından bir an önce vazgeçmesini ve demokratik açılım yapmasını talep ediyoruz’ denildi

İnsan Hakları Derneği (İHD), her ayın ilk Cuma günü gerçekleştirdiği Barış Nöbeti eylemini Ankara’da da sürdürdü.

Nöbetin 11’inci ayına, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Ankara il yöneticileri, Alınteri ve Düşünceye Özgürlük Girişimi temsilcileri katıldı. Nöbette konuşan İHD Ankara İl Eşbaşkanı Sevil Turgut, fırsat eşitliğinin ve demokratik koşulların oluşturulmadığı ortamda yapılan seçimin sonucunda AKP’li Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçildiğini belirtti.

İstanbul Sözleşmesi

Seçimlerde demokratikleşme talebinin öne çıktığını ifade eden Turgut, “İnsan hakları savunucuları olarak iktidarın, coğrafyanın yarı çoğunluğunun demokratikleşme istediği gerçekliğini kabul etmesi gerektiğini görüyoruz. Yeni dönemde artık gerek iç hukuka gerekse uluslararası hukuka uygun bir pratiğin sergilenmesini talep ediyoruz. İfade özgürlüğü önündeki tüm engellerin kaldırılmasını ve düşünceleri nedeniyle cezaevinde tutulanların, gazetecilerin ve insan hakları savunucularının serbest bırakılmasını talep ediyoruz. Yine nüfus sayısının yarı oranındaki kadınlar, büyük bir mücadeleyle kazandıkları İstanbul Sözleşmesi’nin geri gelmesini arzulamaktadır. Özellikle kadına yönelik şiddet konusunda Avrupa Konseyi (AK) tarafından hazırlanan ve bugüne kadar hazırlanmış en yeterli sözleşme olan İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden imzalanmasını talep ediyoruz. İktidarın muhaliflere yönelik kullandığı ötekileştirici, hatta nefret dili olarak tanımlayabileceğimiz dil mutlaka değişmelidir. İnsanların güven içinde yaşamaya ihtiyaçları ve hakları var. Bu nedenle, iktidarın muhalifleri hedef haline getirmekten vazgeçmesini talep ediyoruz” diye belirtti.

Hasta tutuklular

Cezaevlerinde çok sayıda hasta tutuklu bulunduğunu hatırlatan Turgut, “Adli Tıp raporlarıyla maalesef ölüm derecesinde hasta olan mahpuslar, cezaevinde kalmaya mahkum ediliyor. Bu konuda insancıl hukuku ve uluslararası sözleşmeleri temel alan yeni bir yaklaşım bekliyoruz. Özellikle LGBTİ+lara yönelik nefret dilinin değişmesi ve bu konuda Türkiye’nin altına imza attığı özellikle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 14’üncü maddesinde tanımlanan ayrımcılık yasağına uygun davranmasını talep ediyoruz” dedi.

Demokratik açılım talebi

Seçim sonuçlarından Kürt halkının “güvenlikçi”, şiddet politikalarına karşı büyük bir tavır içerisinde olduğunun çıkarılması gerektiğinin altını çizen Turgut, şöyle dedi: “Kürt halkı, artık savaşın tüm yorgunluğunu üzerinden atmak ve çocuklarını güvenli ve barışçıl ortamda yetiştirmek istediğini bu seçim sürecinde ortaya koydu. İktidarın, Kürt meselesi konusundaki tavrından bir an önce vazgeçmesini ve demokratik açılım yapmasını talep ediyoruz. Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik durumun ne kadar kötü olduğu, toplumun tüm kesimlerince biliniyor. İşçi ve emekçilerin haklarının güvence altına alınmasını, daha güvenli bir çalışma ortamı içinde yaşamalarının acilen sağlanması talep ediyoruz.”

Halkın yarısı iktidardan memnun değil

Sandıktan çıkan oy oranlarının bu coğrafyada yaşayan insanların yarısının iktidardan memnun olmadığını gösterdiğini vurgulayan Turgut, “Bizler insan hakları savunucuları olarak, siyasal iktidarın bu gerçeği de dikkate alarak; ayrımcı politikalardan, nefret söyleminden, çatışmacı dilinden vazgeçerek, bir an önce sandığın ortaya koyduğu demokratikleşme ve değişim talebine uygun adımlar atmasını talep ediyoruz ve tüm toplumsal muhalefeti; insan hakları, demokrasi ve barış mücadelesini yükseltmeye çağırıyoruz” ifadelerini kullandı.

ANKARA

#Ankara #Barış #Nöbetinde #demokratik #açılım #talebi

Dersim Katliamı’nın tanıkları Çiçe ve Duman yaşamını yitirdi

Dersim Tertelesi’nde sağ kurtulan Eşliye Çiçe ve Necef Duman, yaşamını yitirdi

Dersim Katliamı’nın tanıklarından Xozat (Hozat) ilçesine bağlı Zimek (Çığırlı) köyünden Eşliye Çiçe (Fecire Erol) ile aynı köyün Hopik mezrasında kurşuna dizilen annesi Besi’nin cansız bedeninin altında kalarak hayatta kalan 94 yaşındaki Necef Duman yaşamını yitirdi. Dün yaşamını yitiren Duman ve Çiçe, Zimek köyünde toprağa verildi.

Daha önce Pir Haber Ajansı’na (PİRHA) konuşan Çiçe, tanıklık ettiği katliama dair şunları belirtmişti: “Herkesi toplayıp harman yerine götürdüler. Orada makineli silah kurulmuştu. Herkes, bağırmaya başladı, kaçanlar oldu. Kadın ile erkekleri ayırarak dağa çıkartıp ‘sizin resminizi çekeceğiz’ demişlerdi. Bizi dağa götürdüler çocuğuz ağlıyoruz açız, ekmek ve su istiyoruz. Annem beni bacaklarının arasına koydu, kardeşimi de göğsüne koyup yüzüstü uzanarak bizi sakladı. Bir süngü sırtıma geldi onu elimle çıkardım, bir diğerini elimle çıkarınca elim hareketsiz kaldı, onlarda öldüğümü sanıp gittiler. Akşam çöktüğünde bir genç kadın gelip ‘Askerler gitti kim yaşıyorsa kalksın’ diye bağırıyordu. Bizleri Hopik’te (Beyaz Dağ) katlettiler, ölülerimizi kıyafetlerinden tanıyorduk.”

Kaynak: MA

#Dersim #Katliamının #tanıkları #Çiçe #Duman #yaşamını #yitirdi

AP Raportörü: Türkiye’nin AB’ye üyelik süreci devam edemeyecek

Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor ‘Vize serbestisi yoksa, bunun nedeni Türkiye hükümeti’ dedi

Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor  sçeimler sonrası yaptığı değerlendirmede “Türkiye’nin AB’ye üyelik sürecinin devam edemeyeceği açıktır” ifadelerini kullandı.

Turkey Recap’ten Diego Cupolo’ya konuşan Sanchez AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın seçildikten hemen sonra LGBT+ bireylere saldırması ve Avrupa Birliği’ne vize serbestisi konusunda başka bir saldırgan açıklamada bulunduğunu belirterek “Açık konuşayım vize serbestisi yoksa, bunun nedeni Türk hükümetinin uymayı taahhüt ettiği bir kıstasa uymamasıdır” dedi.

‘Terör mücadele kanunu’na gönderme yapan Amor, AB’ye üyelik sürecine ilişkin ise “Türkiye’de iktidardaki elitlerin daha demokratik olma gibi bir siyasi iradesi olmadığı, iradeleri daha otoriter bir hükümet modeli oluşturmak olduğu sürece demokratik standartları uygulamanın bir yolu yok.” İfadelerini kullandı.

Üyelik sürevi devam edemeyecek

Amor, tıkanan üyelik sürecine ilişkin ise “Üyelik sürecinin devam edebileceğini düşünmüyorum çünkü Erdoğan’ı iç politikalarına değiştirmeye itebilecek bir faktör görmüyorum. Görünüşe göre Türk seçmeni Erdoğan’ın politikalarını onayladı” dedi.

Demirtaş ve AİHM kararı

“Amacı tam üyelik olan, ama ancak asla o sonuca ulaşmayan bu sinik süreci sürdüremeyiz” diyen Amor, Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş’a ilişkin AİHM kararlarının uygulanmaması konusunda da görüş belirtti.

HABER MERKEZİ

 

#Raportörü #Türkiyenin #ABye #üyelik #süreci #devam #edemeyecek

Operasyonlara katılmadıkları için korucuların silahına el konuldu

Şirnex’te 8 korucunun silahına Federe Kurdistan’da devam eden saldırıları katılmadıkları gerekçesiyle el konulduğu belirtildi

Şirnex’in (Şırnak) Basa (Güçlükonak) ilçesine bağlı Taroniye (Düğünyurdu) köyünde 8 korucunun silahına İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından el konuldu.

Saldırılara katılmamaları gerekçe yapıldı

Korucuların silahlarına el konulma gerekçesinin, korucuların Federe Kurdistan Bölgesi’nin Zap, Avaşîn ve Metîna bölgelerindeki devam eden saldırılara katılmaması olduğu belirtildi.

Daha önce de bölgede birçok korucu, saldırılarda yer almayı reddederek, silah bırakmıştı.

ŞIRNEX

#Operasyonlara #katılmadıkları #için #korucuların #silahına #konuldu

Barış nöbetinden seslendiler: Krizlerin nedeni baskılar

İHD’nin her ayın ilk haftasında sürdürdüğü barış nöbetinde bu ay seçimleri gündemine alarak, yaşanan krizlerin temel nedenin hak ihlalleri ve iktidarın muhaliflere uyguladığı baskıdan kaynaklandığı vurgulandı

İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şubesi her ayın ilk haftasında, “Herkes İçin Barış” talebi ile sürdürdüğü barış nöbetini, dernek binasında bu ay da devam ettirdi. Nöbete İHD Eş Genel Başkan Yardımcısı Rahşan Bataray Saman ile İHD Yöneticileri, Amed Tabip Odası Başkanı Elif Turan, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Amed Şubesi ve Eğitim-Sen Amed Şubesi katılırken, açıklamayı İHD Amed Şube Sekreteri Yakup Güven okudu.

Baskıcı politikalarda ortaklaşıldı

Açıklamada ülkenin gündeminin uzun bir süredir seçimler olduğunu belirten Güven, “Yapılan her iki seçimin ardından da İHD olarak seçim sürecine ve seçim gününe ilişkin tespit ve değerlendirmelerimizi kamuoyu ile paylaşmıştık. Seçim sonuçlarına ilişkin olarak hem iktidarın hem de muhalefetin dikkatini çekmek istediğimiz husus; seçime katılan yurttaşların yarısının, otoriter yönetimin ağır baskısına rağmen başka bir düşünceyi benimsediği, mevcut gidişattan memnun olmadığı şeklindedir. Muhalefetteki her siyasal partinin farklı görüşü olsa da özelikle 2015 yılından bu yana başlayan ve artarak devam eden baskıcı politikalara karşı demokratik bir itiraz konusunda ortaklaşıldı görülmektedir” dedi.

Başta Kürt meselesinin demokratik yol ve yöntemlerle çözülmesi gerektiğine değinen Yakup, kadın hakları, ifade özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini vurguladı.

Krizden daha çok demokrasi ile çıkılır

Halkın giderek yoksullaştığına da dikkat çeken Güven, “Siyasi iktidarın uygulayacağı politikalarda salt belli bir düşünceyi esas alarak çalışma yürütme konusunda ısrar etmesi halinde bu durumun toplumsal hayata çok derin zararlar vereceği kuşkusuzdur. Son olarak defalarca tekrar ettiğimiz bir hususu bir kez daha vurgulamakta yarar görüyoruz. Türkiye’nin içinde bulunduğu kötü ekonomik durumun en önemli sebeplerinden biri insan hakları alanında yaşanan ihlaller ve siyasi iktidar tarafından muhaliflere uygulanan baskı ortamıdır. Toplumun tüm kesimlerini derinden etkileyen bu ekonomik buhrandan çıkışın en kesin ve hızlı yöntemi daha fazla insan hakları ve daha fazla demokrasi ile sağlanacak toplumsal barıştır” sözlerine yer verdi.

Nöbet okunan açıklamanın ardından saat 17.00’de son bulacak.

AMED

#Barış #nöbetinden #seslendiler #Krizlerin #nedeni #baskılar