Ana Sayfa Blog Sayfa 362

Akademisyenlerden kayyum rektöre kitlesel yanıt: Kabul etmiyoruz, vazgeçmiyoruz

Boğaziçi Üniversitesi akademisyenleri ve öğrencileri kayyum rektörün tehditlerine karşı kitlesel nöbet tuttu

Boğaziçi Üniversitesi akademisyenleri ve öğrencileri kayyum rektör yardımcısı Fazıl Önder Sönmez’in 2911 sayılı yasayı birimlere göndererek üniversite bileşenlerini tehdit etmesinin ertesi gününde akademisyenler ve öğrenciler direnişin 880. Gününde 599. kez rektörlük binasına sırt dönerek “Kabul etmiyoruz, vazgeçmiyoruz” dedi. Öğrenci Temsilciliği Kurulu’nun çağrısıyla nöbete çok sayıda öğrenci de katıldı. Akademisyenler bu hafta okudukları bültenlerinde atanmış yönetimin gönderdiği yazının ifade özgürlüğünü tehdit ettiğini söyleyerek tepki gösterdi.

‘Özgürlüklerimizden vaz geçmeyeceğiz’

Evrensel’de yer alan habere göre; Nöbetin ardından yaşanılan hukuksuzlukların belgelendiği bülten yerine zorunlu bir açıklama yaptıklarını ifade eden akademisyen Ahmet Ersoy, açıklamaya “Bugün 2 Haziran Cuma. Nöbetimizin 599., direnişimizin 880. günündeyiz. Sizlere basının hâlen alınmadığı, çevresinde polisin ağır silahlarla devriye gezdiği, her köşesinin kameralarla, özel güvenlik güçleri ve sivil polislerce denetlenmeye çalışıldığı, girişlerine yüksek demir parmaklıkların yerleştirildiği kampüsümüzden sesleniyoruz” diyerek başladı.

Barışçıl protesto

Anayasasının ifade özgürlüğü ve barışçıl protesto düzenleme hakkındaki 26. ve 34. Maddelerini hatırlatarak açıklamaya devam eden Ersoy, “Boğaziçi Üniversitesi yönetimi anayasanın güvencesi altındaki temel hak ve özgürlüklerimizi ihlal etmekte, bizleri, öğrencilerimizi ve mezunlarımızı alenen tehdit etmektedir. Özgür, özerk, demokratik üniversite mücadelemizden de, temel hak ve özgürlüklerimizden de vazgeçmediğimizi basına ve kamuoyuna saygı ile duyurunuz. Türkiye’de özgür, özerk, demokratik ve katılımcı ilkelere dayalı bir üniversite ideali gerçekleşene kadar; kabul etmiyoruz, vazgeçmiyoruz” diyerek açıklamayı sonlandırdı.

Mungan: İlginç bir durum

Nöbetin ardından gazetemize konuşan akademisyen Esra Mungan, “Biraz önce açıklamada vurguladığımız gibi bu bir anayasal hak, herkesin kendi fikri ve düşüncesini kamusal alanda ifade etme hakkı vardır. Bunu tek başına ya da topluluk olarak yapabilir. Mevcut kayyumluk farklı bir yasa ile karşımıza geldi, kendi hukuk müşavirinden gelen bir madde olsa gerek. Çok ilginç bir durumla karşı karşıyayız” dedi.

Mungan 17 hoca hakkında bir buçuk sene önce 2911 sayılı yasadan savcılıkta bekleyen bir soruşturma olduğunu, “Tam bir buçuk yıldır davaya dönüşemedi. Biz 17 hoca, aynı öğrencilerimiz gibi, işimiz gücümüz yokmuşçasına Çağlayan’a gide gele ifade verdik, hala davaya dönmedi” diyerek hatırlattı.

İSTANBUL

 

#Akademisyenlerden #kayyum #rektöre #kitlesel #yanıt #Kabul #etmiyoruz #vazgeçmiyoruz

Özerk Yönetim’den Sudan açıklaması: Şam tahliyeleri engelliyor

Sudan’da mahsur kalan yurttaşların tahliyesi için yaptıkları çalışmaların Şam hükümeti tarafından engellendiğini belirten Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetim’i, tahliye için anlaştıkları şirketin de uçuşlarının yasaklandığını belirtti

İç savaşın sürdüğü Sudan’da yapılan ateşkesle birlikte tahliyeler de başladı. Ancak Sudan’da mahsur kalan Suriyelileri tahliye etme çabaları süren Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi, Şam hükümetinin kendisiyle anlaşmayı imzalayan havayollarının uçuşlarını engellediğini kaydetti.

Kuzey ve Doğu Suriye Dış İlişkiler Dairesi tarafından yapılan açıklamada, şimdiye kadar 369 kişinin tahliye edilmediği ifade edildi. Açıklamada, Özerk Yönetim’e bağlı özel komitelerin Sudan’da mahsur kalan yurttaşları Qamişlo’ya tahliye etmeye çalıştıklarını ancak oluşturulan engeller nedeniyle bunu gerçekleştiremedikleri kaydedildi.

Yurttaşlara baskı yapıldı

Öte yandan, açıklamada Şam hükümetinin yetkililerinin Kuzey ve Doğu Suriye bölgelerine gelecek olan yurttaşlara baskı yaptığını ve anti propaganda yaptığına işaret edildi.

Şam hükümeti doğru söylemiyor

Suriye Dışişleri Bakanlığı’ndan bir diplomat, Şam hükümetinin “Ecnihet Şam” şirketi aracılığıyla 2 ücretsiz uçuş seferi yaptığını ve en son 179 kişinin Şam Havaalanı’na ulaştığı kaydetmişti. Bu konuya da açılık getiren Özerk Yönetim, gerçeğin bunun tam tersi olduğunu oluşturdukları ilgili komitenin yurttaşları Qamişlo Havaalanı’na getirmek için Ecnihet Şam şirketiyle sefer düzenlediğinin altını çizdi.

Uçuşlar yasaklandı

Açıklamanın devamında Şam hükümeti yetkililerinin şirketin Sudan’da mahsur kalan kişilerin Qamişlo’ya getirmesine izin vermediği ve insani durum üzerinden propaganda yapmak için mahsur kalan yurttaşları Şam’a indirdiği ve şirketin diğer uçuşlarını yasakladığına da dikkat çekildi.

Açıklamada son olarak engel olmak yerine Şam hükümetinin kapıları açması gerektiği ve mahsur kalan yurttaşlara karşı ahlaki görev ve sorumluluklarını yerine getirmeye bağlı olunduğu belirtildi.

Kaynak: ANHA

#Özerk #Yönetimden #Sudan #açıklaması #Şam #tahliyeleri #engelliyor

Fatma Uğur’u işkence ile katleden fail Şükrü Koçak tutuklandı

Sistematik işkenceyle Fatma Uğur’u katlettikten sonra olay yerinden kaçarak izini kaybettiren dini nikahlı eşi Şükrü Koçak’ın iki gün önce tutuklandığı ortaya çıktı

Wan’ın Artemertan (Edremit) ilçesine bağlı Şabaniye Mahallesi’nde 27 Mayıs günü Fatma Uğur’u işkence ederek katleden dini nikahlı olduğu fail Şükrü Koçak tutuklandı.

Çarşı merkezde 30 Mayıs günü gözaltına alınan fail önce İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürülerek ifadesi alındı. Ardından mahkemeye çıkarılan fail “Kasten öldürme” suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Sistematik şiddet uyguladı

Fatma Uğur’un henüz çocuk yaşta dini nikahla evlendirildiği fail tarafından sistematik işkenceye maruz bırakıldığı, aynı sistematik şiddete maruz kalan çocukları JINNEWS’e ulaşarak anlatmıştı.

Uyuşturucudan ceza 

Daha önce de Uğur’un katletme girişiminde bulunduğu ortaya çıkan failin sadece uyuşturucu madde temini ve ticareti nedeniyle hüküm aldığı da belirtilmişti.

WAN

 

#Fatma #Uğuru #işkence #ile #katleden #fail #Şükrü #Koçak #tutuklandı

Barolar Birliği’nden Atalay’ın tahliye edilmemesine tepki

Türkiye Barolar Birliği, TİP Milletvekili Can Atalay’ın mazbatasını almasına rağmen tahliye edilmemesine tepki gösterdi

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay milletvekili Can Atalay’ın mazbatasını almasına rağmen tahliye edilmemesine tepkiler sürüyor.

Gezi davasında 18 yıl hapis cezası verilerek 25 Nisan 2022’de tutuklanan avukat Can Atalay, 14 Mayıs Milletvekilli Seçimleri’nde Emek ve Özgürlük İttifakı içinden seçime giren TİP’ten Hatay milletvekili seçildi.

Milletvekili mazbatasını da alan Atalay’ın tahliye edilmesi için Yargıtay’a başvuru yapıldı ancak hala hapishanede tutuluyor. Türkiye Barolar Birliği (TBB) yaptığı açıklama ile Atalay’ın tahliye edilmemesine tepki gösterdi.

TBB’den yapılan yazılı açıklamada, “Atalay’ın tutukluluk hâlinin devamı, hukuka aykırı bir şekilde, kişi hürriyeti ve güvenliği, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma ve seçmenlerin temsil edilme haklarının ihlali anlamına gelmektedir” denildi.

Atalay’ın tahliyesine ilişkin, Mustafa A. Balbay’ın bavurusu üzerine verilen AYMkararına da atıf yapıldı:

“Seçilme hakkı sadece seçimlerde aday olma hakkını değil, aynı zamanda seçildikten sonra milletvekili olarak parlamentoda bulunma hakkını da ihtiva etmektedir. Bu da hiç kuşkusuz, kişinin seçildikten sonra milletvekili sıfatıyla temsil yetkisini fiilen kullanabilmesini gerektirir. Bu bağlamda seçilmiş milletvekilinin yasama faaliyetine katılmasına yönelik müdahale, sadece onun seçilme hakkına değil, aynı zamanda seçmenlerinin serbest iradelerini açıklama hakkına da yönelik bir müdahale teşkil edebilir.”

Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Halihazırda milletvekili olan Sayın Ş. Can Atalay’ın, seçmenlerinin iradelerini temsilen parlamentoda fiilen çalışma yürütmesini sağlamak, hukukun ve demokratik hukuk devletinin en temel gereğidir. Bu gereğin yerine getirilmesi için sürecin takipçisi olduğumuzu kamuoyunun bilgisine sunarız.”

İSTANBUL

#Barolar #Birliğinden #Atalayın #tahliye #edilmemesine #tepki

Meclis 28’nci dönem yasama dönemi yemin töreni ile başladı

Meclis’te 28’nci dönem yasama dönemi yemin töreni ile başladı

Meclis’te 28’inci yasama dönemi yemin töreni ile başladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Meclis’in açılışına katıldı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin yönettiği ilk oturumda, milletvekilleri sırayla seçim çevresi, soyadı ve adlarının alfabe sırasına göre yemin edecek. Cumartesi günü ise Cumhurbaşkanı Erdoğan Meclis’te yemin edecek.

Herhangi bir sebepten ilk birleşime katılamayan milletvekilleri, sonra yemin edebilecek.

Milletvekillerinin yemin töreni ile Meclis Başkanı seçim süreci de başlayacak. Meclis Başkanı seçildikten sonra Başkanlık Divanı ve komisyonlar oluşturulacak.

HABER MERKEZİ

#Meclis #28nci #dönem #yasama #dönemi #yemin #töreni #ile #başladı

Kürt siyasetçiler Muhsin Melik ile Mehmet Ayyıldız anıldı

Katledilen Kürt siyasetçiler Muhsin Melik ile Mehmet Ayyıldız, mezarları başında anıldı

Kürt siyasetçi Muhsin Melik ve Mehmet Ayyıldız, katledilişlerinin 29’uncu yıl dönümünde kabirleri başında anıldı.

Riha’da bulunan Harran Kapı Mezarlığı’ndaki anmaya, Melik ve Ayyıldız’ın ailelerinin yanı sıra Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Halkların Demokratik Partisi (HDP), Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), Kadim Topraklarda Hayatını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (KATDER), Barış Anneleri İnisiyatifi, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD), İnsan Hakları Derneği (İHD) üyeleri katıldı.

Devrimciydi..

Muhsin Melik’in mezarı başında yapılan anma, demokrasi ve özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler için yapılan saygu duruşuyla başladı. Muhsin Melik’in eşi Senay Melik, “29 yıl önce sevgili eşim Muhsin Melik ve arkadaşı Mehmet Ayyıldız, daha önce pusuya yatan caniler tarafından şehir merkezinde alçakça katledildiler. Peki Muhsin Melik neden hedef alındı? Çünkü o devrimci bir halk önderiydi. Barışı ve aklı dışlamadan, halkların dostluğunu ve kardeşliğini savunuyordu” diye konuştu.

İnsanca yaşam için mücadele

Eşinin yaşamı boyunca insanca ve onurlu bir yaşam için mücadele verdiğini belirten Melik, “Demokrasi mücadelesinde hiç eğilmedi. Bu özellikleriyle çevresine güven veriyordu. İşte bu özellikleri karanlık güçleri rahatsız etti. İnsanlık düşmanlarının amacı onu ortadan kaldırarak düşüncelerini yok etmekti. Ama bugün Mezopotamya ovalarında aynı düşünce ve ilkelerle binlerce Muhsin Melik’in yetiştiğinin farkındalar mı?” ifadelerini kullandı.

RİHA

 

#Kürt #siyasetçiler #Muhsin #Melik #ile #Mehmet #Ayyıldız #anıldı

‘Haremlik selamlık’ piknik mevzuata uygunmuş

Gebze Teknik Üniversitesi’nde öğrenci topluluklarının yapmak istediği ve İHH ile TÜGVA’nın da destek verdiği ‘Harem selamlık’ pikniğe dair açıklama yapan rektörlük, etkinliğin yönergeye uygun olduğunu savundu

Kocaeli Gebze Teknik Üniversitesi’nde “Yeniler Topluluğu” ve “Seferber Topluluğu” adlı iki öğrenci topluluğu, üniversite kampüsünde 7 Haziran’da yapmayı planladıkları piknikte “erkek ve kızların oturma düzeni hususunda ayrı şekilde yer almasına özen gösterileceğini” belirterek, katılım çağrısında bulundu. Yapılan duyuru Genç İHH İnsani Yardım Vakfı’nın imzasını da taşırken, duyuru üniversitenin sanal medya hesabından paylaşıldı.

Okul etkinliği savundu

Paylaşımı tepkilerin artması üzerine konuya dair rektörlük açıklama yapmak zorunda kaldı. Açıklamada, “Öğrenci kulüplerinin etkinliklerinin uygulanış şekli, kulüplerin kendi inisiyatifindedir” denilirken,, etkinliğin yönergeye uygun olduğu savunuldu. Etkinliğe dair yapılan sanal medya paylaşımlar ise kaldırıldı.

Metin değiştirildi

Öte yandan her iki topluluk, tepkilere dair dün yaptığı yazılı açıklamada, etkinliklerinin üniversitenin yönetmenliğine göre suç teşkil etmediğini öne sürdü. Açıklamada, etkinliğin 7 Haziran’dan 16 Haziran’a ertelendiği duyuruldu. Ancak ilk duyuruda yer alan Genç İHH İnsani Yardım Vakfı’nın imzası ve ambleminin yanı sıra oturma düzenine dair ifadeler kaldırıldı.

Rektör’ün Soylu ile fotoğrafları var

Tüm bu durumların yaşandığı üniversitenin rektörü ise TSK’nin yazılım mühendisliğinin gelişimi için kurulan HAVELSAN’nın Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Hacı Ali Mantar. Mantar’ın AKP’li Süleyman Soylu ve pek çok kişi ile ilişki içinde olduğu görüldü.

Orda olacağız

Konuya dair Mezopotamya Ajansı’na( MA) konuşan öğrencilerden Batuhan Günar, etkinliğin topluluk yönergesine aykırı olduğunu söyledi. Etkinliğin yapılmaması için temaslarını sürdürdüklerini ve iptali için kararlı olduklarını dile getiren Günar, iptal olmaması halinde, yapılacağı gün, saat ve yerde kendilerinin de bir etkinlik düzenleyeceklerini aktardı.

KOCAELİ

#Haremlik #selamlık #piknik #mevzuata #uygunmuş

Emine Şenyaşar: Bu zulüm son bulsun

Adliye binası önündeki Adalet Nöbeti eylemini sürdüren Emine Şenyaşar, zulüm bitene kadar eyleme devam edeceklerini belirtti

Riha’nın Pirsûs (Suruç) ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın 9 Mart 2021’de Urfa Adliyesi önünde başlattığı Adalet Nöbeti 802’nci gününde devam ediyor. Anne Emine Şenyaşar, Pirsûs’taki evinden adliye binası önüne gelerek nöbet eylemine başladı. Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Riha Şube yöneticileri anne Şenyaşar’ı ziyaret etti.

Bu zülüm son bulsun

Nöbet eylemini sürdüreceğini vurgulayan Emine Şenyaşar, “Ferit Ankara’da, ben buradayım. Fadılımın (Fadıl Şenyaşar) bir suçu yok, boşu boşuna hapiste tutuluyor. Bir suçu yok. Yöneticilerin hiç mi vicdanı yok? Bir an önce oğlum bırakılsın. Benim çocuklarımın bir suçu yok. İktidar artık bu katliamı yapanları desteklemesin. Burası benim evim oldu. Destekte bulunan herkese teşekkür ediyorum. İnsanlar korktuğu için gerçekleri konuşamayacak durumda. Çok zulüm gördük, artık bu zülüm son bulsun” diye konuştu.

ÖHD Riha Şube Eşbaşkanı İbrahim Halil Öyke ise, Ferit Şenyaşar’ın Ankara’da olmasından kaynaklı anneyi yalnız bırakmak istemediklerini belirtti. Öyke, adalet mücadelesi amacına ulaşana kadar aileyle dayanışma içerisinde olacaklarını vurguladı.

RIHA

#Emine #Şenyaşar #zulüm #son #bulsun

Kürt siyasetçiler Muhsin Yıldız ile Mehmet Ayyıldız anıldı

Katledilen Kürt siyasetçiler Muhsin Yıldız ile Mehmet Ayyıldız, mezarları başında anıldı

Kürt siyasetçi Muhsin Melik ve Mehmet Ayyıldız, katledilişlerinin 29’uncu yıl dönümünde kabirleri başında anıldı.

Riha’da bulunan Harran Kapı Mezarlığı’ndaki anmaya, Melik ve Ayyıldız’ın ailelerinin yanı sıra Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Halkların Demokratik Partisi (HDP), Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), Kadim Topraklarda Hayatını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (KATDER), Barış Anneleri İnisiyatifi, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD), İnsan Hakları Derneği (İHD) üyeleri katıldı.

Devrimciydi..

Muhsin Melik’in mezarı başında yapılan anma, demokrasi ve özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler için yapılan saygu duruşuyla başladı. Muhsin Melik’in eşi Senay Melik, “29 yıl önce sevgili eşim Muhsin Melik ve arkadaşı Mehmet Ayyıldız, daha önce pusuya yatan caniler tarafından şehir merkezinde alçakça katledildiler. Peki Muhsin Melik neden hedef alındı? Çünkü o devrimci bir halk önderiydi. Barışı ve aklı dışlamadan, halkların dostluğunu ve kardeşliğini savunuyordu” diye konuştu.

İnsanca yaşam için mücadele

Eşinin yaşamı boyunca insanca ve onurlu bir yaşam için mücadele verdiğini belirten Melik, “Demokrasi mücadelesinde hiç eğilmedi. Bu özellikleriyle çevresine güven veriyordu. İşte bu özellikleri karanlık güçleri rahatsız etti. İnsanlık düşmanlarının amacı onu ortadan kaldırarak düşüncelerini yok etmekti. Ama bugün Mezopotamya ovalarında aynı düşünce ve ilkelerle binlerce Muhsin Melik’in yetiştiğinin farkındalar mı?” ifadelerini kullandı.

RİHA

 

#Kürt #siyasetçiler #Muhsin #Yıldız #ile #Mehmet #Ayyıldız #anıldı

Ailelerden İmralı için başvuru

İmralı’da tecritte tutulan PKK Lideri Abdullah Öcalan, Ömer Hayri Konar, Hamili Yıldırım ve Veysi Aktaş’ın aileleri, görüşme talebiyle Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı ile İmralı Cezaevi Müdürlüğü’ne başvuruda bulundu

İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde ağır tecrit koşulları altında tutulan ve 2 yılı aşkın bir süredir haber alınamayan PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın kardeşi Mehmet Öcalan, vasisi Mazlum Dinç ile diğer tutuklular Ömer Hayri Konar’ın kardeşi Ali Konar, Hamili Yıldırım’ın kardeşi Polat Yıldırım ile Veysi Aktaş’ın kardeşi Melihe Çetin görüşme talebiyle Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuruda bulundu.

Yasaklar bitmedi

Aileler, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’ne de başvurdu. Avukatların, müvekkilleri Abdullah Öcalan’la görüşmek için haftada iki kez olmak üzere yaptığı başvurulara olumlu ya da olumsuz bir yanıt verilmiyor. Avukatlar, 22 Kasım 2021 tarihinde Bursa Ceza İnfaz Hakimliği’ne “derhal görüşme” başvurusunda bulundu. Hakimlik, görüşmeye engel olarak Abdullah Öcalan hakkında 12 Ekim 2021’de verilen 6 aylık avukat görüş yasağı, 18 Ağustos’ta verilen 3 aylık aile görüş yasağı kararını gerekçe göstererek, başvuruyu reddetti. Ancak yasağa gerekçe gösterilen kararlara dair avukatlara bilgi verilmedi.

‘Disiplin cezası’ gerekçe yapıldı

Aile görüş yasağı, 18 Kasım 2021’de son bulmasına rağmen ailelerin Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı görüş başvurularına herhangi bir yanıtın verilmemesi nedeniyle avukatlar, 28 Mart 2022’de bir kez daha Bursa İnfaz Hakimliği’ne başvuruda bulunarak, aile ziyaretleri önündeki hukuka aykırı tüm engellerin kaldırılması ve aile görüşünün yapılmasını talep etti. 29 Mart’ta yanıt veren hakimlik, başvuruyu reddetti. Hakimlik, ret gerekçesinde ise Öcalan hakkında yeniden verilmiş bir disiplin cezasının olduğunu, bu nedenle görüşmenin olamayacağını ileri sürdü.
Hakimliğin ret kararında, “Bütün başvurucular hakkında İmralı Disiplin Kurulu Başkanlığı tarafından 3 Şubat 2022 tarihinde disiplin cezası olarak 3 ay aile ziyaretinden yoksun bırakma cezası verildiği ve 21 Şubat’ta kesinleştiği gerekçesiyle talep reddedildi” denildi.

AYM taşındı

Avukatlar, hakimliğin ret kararı üzerine 12 Mayıs’ta aile ziyaretlerinin “hukuksuz” disiplin cezalarıyla engellenmesini Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) taşıdı. Ancak AYM, bu başvuruya ise henüz yanıt vermiş değil.

Abdullah Öcalan’a verilen 3 aylık aile görüş yasağı 15 Eylül’de sona erdi. Asrın Hukuk Bürosu avukatları, yasağın sona ermesi sonrası 16 Eylül’de Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na görüş başvurusu yaptı. Ancak başvuruya herhangi bir yanıt verilmedi. Avukatlar, bunun üzerine 23 Eylül’de Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na ve İmralı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’ne başvuruda bulunarak, aile görüşünün yapılmasını talep etti. Bursa İnfaz Hakimliği, 5 Ekim’de yapılan başvuruyu reddetti. Hakimliğin ret gerekçesinde, Abdullah Öcalan ve diğer tutuklular hakkında İmralı Disiplin Kurulu Başkanlığı tarafından 9 Eylül’de verilen 3 aylık disiplin cezası iddiasıyla verilen aile görüş yasağının 28 Eylül’de kesinleştiğini ileri sürdü.

Tecrit ‘makul’ görüldü

Bakanlığın, avukat ve aile görüşlerinin engellenmesine dair yapılan başvuruya dair 24 Mart’ta AYM’ye sunduğu görüşte, İmralı’da “kötü muamelenin” olmadığını, görüşmelerde “elde olmayan sebeplerden” dolayı aksaklıklar yaşandığını ve bu durumun “makul” olduğunu ileri sürdü.

AYM’ye, İmralı’daki OHAL sonrası engellemelere dair görüş bildiren Adalet Bakanlığı, bu kez hükümetin “Öcalan No.2” kararındaki argümanları “AİHM’in tespitleri” olarak mahkemeye sundu. Avukatlar ise, bakanlığın tecridi meşrulaştırmak için AİHM kararını tahrif ettiğini belirtti.

HABER MERKEZİ

 

 

 

#Ailelerden #İmralı #için #başvuru