Ana Sayfa Blog Sayfa 364

Rosa Kadın Derneği’ne günde ortalama iki şiddet başvurusu yapılıyor

Rosa Kadın Derneği, AKP-MHP iktidarında kadına yönelik şiddetin verilerini açıklarken derneklerine günde ortalama iki kadının şiddet başvurusu yaptığını açıkladı

Rosa Kadın Derneği, AKP-MHP iktidarında kadına yönelik şiddetin yüzde 400 arttığını, derneklerine günde iki kadının başvuru yaptığını açıkladı. Çalışmalarını hukuki, psikolojik hem de ekonomik anlamda devam ettiren Rosa Kadın Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Raife Camcı Nujinha’dan Medine Memedoğlu’na değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’de kadına şiddette büyük bir artış var

AKP-MHP döneminde kadın katliamı ve şiddette ciddi bir artışın yaşandığına dikkat çeken Raife Camcı, 21’inci yüzyılda kadın haklarının artması gerekirken tam tersi bir durumla karşı karşıya olduklarını söyledi. Kadınların kazandıkları haklarına dair saldırılar gittikçe arttığına dikkat çeken Camcı, “Kadın cinayetleri, kadına yönelik şiddet vakalarında ciddi bir artış gözlemliyoruz. Yapılan araştırmalara baktığımızda dünyada yüzde 20 bandında olan veriler 21 yıllık AKP-MHP sürecinde ayyuka çıkmış durumda. Bu süreçte yüzde bin 400’lük bir artış olduğunu biliyoruz” dedi.

Günde ortalama 2 şiddet başvurusu alıyoruz

Artan şiddete karşı alanlarda olup kadınlarla destek içerisinde olduklarını aktaran Camcı, Rosa Kadın Derneği olarak günde ortalama 2 şiddet başvurusu aldıklarını söyledi. Aldıkları başvuruların fiziki, psikolojik ve ekonomik şiddet olduğunu belirten Camcı, bu noktada kadınlara destek sunduklarını ifade etti. Şiddetin son bulması için de çalışma yürüttüklerine belirten Camcı, “Kadınların kendine güvenmesi için değişim ve dönüşüm yaratabilmek için her zaman alandayız. Bu şiddet sadece Amed’te değil Türkiye’nin dört bir yanında artıyor. Amed özeline inecek olursak son bir haftada 3 kadın cinayeti yaşandı. Biz her ne kadar şiddetin artmaması için mücadele yürütsek de maalesef toplumda ciddi bir muhafazakârlaşma ile karşı karşıyayız. Bir taraftan kadın mücadelesi bir taraftan da artan bir muhafazakârlaşma durumu söz konusu. Bu çelişkiler sonucunda çok fazla kadın cinayeti yaşanmaya başladı” dedi.

‘Kayyum döneminde kadın şiddeti arttı

Kadınların katledilmesindeki artışın bir nedeninin kayyumlar olduğunu aktaran Camcı, bölgede kapatılan kadın kurumları ve sığınma evlerinin artan kadın katliamı oranında etkili olduğunu vurguladı.

Son olarak alınabilecek önlemlere dikkat çeken Camcı, “Bu artışın nedenleri ne diye sorduğumuzda söyleyeceğimiz ilk şey mevcut yasaların uygulanmaması olur. 6284 ve İstanbul Sözleşmesi kadınları, kadın haklarını koruyan yasalar ama bugün sahada hiçbiri uygulanmıyor. Kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin son bulmasını istiyorsak, bütün yasaların uygulanması gerekiyor. Var olan cezasızlık politikası da artan kadın cinayetlerinde önemli bir neden. Biz kadın örgütleri hem 6284 hem de TCK’daki yasaların uygulanması için mücadelemize devam edeceğiz. Kazanımlarımızın peşini bırakmayacağız” diye konuştu.

HABER MERKEZİ

 

#Rosa #Kadın #Derneğine #günde #ortalama #iki #şiddet #başvurusu #yapılıyor

Mexmur’da diyalog kanalları açıldı: Halk ablukanın kalkmasını istiyor

Ablukanın sürdüğü Mexmur’a dair konuşan Mexmur Halk Meclisi Eşbaşkanı Yusuf Kara, bu saldırıların Türkiye’nin baskısıyla olduğunu vurgulayarak buna rağmen direniş yoluyla diyalog kanallarını açtıklarını ifade etti

Irak ordusunun 20 Mayıs’ta Mexmûr Kampı’nı yönelik başlattığı tel örgülerle abluka altına alma saldırıları sürüyor. Saldırılara karşı halk direnişi sürerken, son duruma dair bilgi veren Mexmûr Halk Meclisi Eşbaşkanı Yusuf Kara

Abluka Türkiye’nin talebi

Kampı ablukaya alma fikrinin Türkiye’nin isteği üzerine geliştiği belirten Kara, “Irak ordusu, Mexmûr Kampı’nı ablukaya alıp izole etmeye çalışıyor. Tabi bu izole girişimi Türk devletinin ortaklığıyla yapılıyor. Mexmûr halkının geçmişten beri bir direniş geleneği var ve hiç bir zaman baskılara karşı diz çökmedi. Bu yüzden bu iradeyi ablukaya alarak, kırmak istediler. Ancak muazzam bir direnişle karşı karşıya kaldılar” diye konuştu.

Direniş diyalog yolunu açtı

Irak hükümetiyle sorunun çözülmesi için görüşmeler gerçekleştirdiklerini aktaran Kara, direnişle diyalog yolunun açtıklarını ifade ederek şunları söyledi:

“Bizler kapılarımızı Irak hükümetine açık tutmak istedik ve müzakereyle çözmek istedik. Yaklaşık 28 yıldır Irak topraklarında yaşıyoruz ve bugüne kadar Irak bize olması gerektiği gibi bir yaklaşım sergilemedi. Bu yüzden tepkilerimiz farklıydı. Irak hükümetinin KDP ve Türkiye’nin talebi üzerine böyle bir girişimde bulunacağını beklemiyorduk. Bu diyalog sonucunda sorunun tam anlamıyla çözüme kavuştuğunu söyleyemeyiz. Ama bu sorunun çözümü için aydınlığın göründüğünü söyleyebilirim. Irak hükümeti ve yetkililerinin de bu sorumlulukla bize yaklaşacağını umut ediyoruz. Çünkü bizler de bu sorumlulukla yaklaşıyoruz. Irak hükümetiyle bu sorunu çözmek istiyoruz. Bu ablukanın bir an önce kalkmasını istiyoruz.”

Kaynak : MA

#Mexmurda #diyalog #kanalları #açıldı #Halk #ablukanın #kalkmasını #istiyor

Asoyên Jinan dergisi Rojava devriminde kadınların mücadelesini belgeleyecek

Kuzey ve Doğu Suriye’deki kadınların çıkardığı Asoyên Jinan dergisi, 19 Temmuz devriminden bu yana kadınların mücadelesini belgelemeyi hedefliyor

Kuzey ve Doğu Suriye’deki 19 Temmuz Devrimi’ne öncülük eden kadınlar, Rojava’daki kadın mücadelesini belgeleyen  “Asoyên Jinan” Dergisi’ni çıkardı. ‘Asoyên Jinan’ kadın davalarını ve siyaseti konu alan, kadın savaşçıları, aydınları ve sanatçıları , gerçeği bulmak için mücadele eden kadınları, tüm kadınlara tanıtan siyaset, düşünce ve kültürel bir dergi olarak okuyucu ile buluştu.

2 ayda bir Kürtçe ve Arapça olarak yayınlanan ‘Asoyên Jinan’ dergisinde, Kuzey ve Doğu Suriye’deki tüm kadın faaliyetlerini ve bölgede çalışan kişilerle yapılan röportajları öne çıkarırken dergide ayrıca PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın kadın ve toplumla ilgili değerlendirmelerine özel bir bölümde yer veriyor.

İlk sayı Arapça

Derginin yazı işleri bölümü başkanı Nêrgiz Îsmaîl, “Kuzey ve Doğu Suriye’deki duruma ve özellikle çocuklar ve kadınlar için askeri, siyasi ve toplumsal zorluklar nedeniyle yılın başında bir derginin Arapça olarak yayınlanmasını tartıştık ve buna göre hazırlığımızı yaptık” dedi. Îsmaîl, derginin yayımlanmasındaki ilk adımın, görevi grameri düzeltmek ve resim çizmek olan kadınlardan oluşan bir ekip oluşturmak olduğunu belirtti.

Dergi kadınların hakikatini temsil ediyor

Nêrgiz Îsmaîl, 19 Temmuz 2012 Devrimi’nin başlangıcından itibaren kadın mücadelesinin mirası olduğunu, özellikle zor durumlarda iletişim alanı başta olmak üzere her alana kadınların katılmasına büyük olanaklar sağladığını vurguladı. Nêrgiz Îsmaîl, bu sayının çalışmasında yer alan kadınların çoğunun ne yazar ne de eğitimli olduğunu, ancak 19 Temmuz Devrimi’nde kazandıkları derin bir bilince sahip olduklarına dikkat çekerek, “Derginin, kendi hakikatini ve toplumunu arayan kadınların bilincini ve ruhunu temsil etmesi için çalışıyoruz” diye belirtti.

Derginin internet sitesi yayına hazırlanıyor

Kuzey ve Doğu Suriye dışındaki kadın yazarların da derginin sayısına katılabilecekleri bilgisini paylaşan Nêrgiz Îsmaîl, “Her kadının ajanstaki konuları okuyabilmesi amacıyla derginin internet sitesini açmak için hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Yaklaşık bir hafta önce derginin ilk sayısını çıkardık ve Kuzey ve Doğu Suriye’nin geneline hatta Minbiç’teki göçebe kadınlarına kadar dağıttık ve onlarda buna çok sevindi. Toplumsal gerçeklikle ilgili davaları da gündeme getirmeye çalışıyoruz ve derginin Kürtçe bir sayısını da çıkarmak için hazırlıklarımızı yapıyoruz. Çünkü tarih yazıyoruz” dedi.

KAYNAK/ANHA

 

 

 

#Asoyên #Jinan #dergisi #Rojava #devriminde #kadınların #mücadelesini #belgeleyecek

Birçok öğrencinin YKS sınav yerleri farklı şehirlere verildi: Yanlıştan dönün

ÖSYM, birçok öğrencinin YKS sınav yerleri farklı şehirlere verdi. Bu duruma karşı çıkan Eğitim-Sen Amed 1 Nolu Şubesi ‘Zaman varken bu yanlıştan dönülsün’ dedi

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 17-18 Haziran’da yapılacak olan 2023 Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) girecek öğrencilerin sınav yerlerini belirledi. Mereş merkezli 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerden etkilenen Amed’te, birçok öğrencinin sınav yerleri farklı şehirlere verildi. Söz konusu duruma “kapasite azlığı” gerekçe gösterildi. Depremde sadece 6 köy okulunun hasar gördüğü kentte böylesi bir uygulamaya gidilmesi tepkilere neden oldu.

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Amed 1 No’lu Şubesi Eşbaşkanı Emine Akşahin, karardan vazgeçilmesi çağrısı yaptı.

Kapasitemiz var

Akşahin, uygulamanın sadece Amed’e özgü olduğuna işaret ederek, “Bu durumun MEB ve YÖK tarafından derhal gerekçeleriyle açıklanmasını talep ettik. Alanda yapılan hasar tespitinde sadece 3 okulun ağır hasarlı olduğu tespit edildi. Depremden sonra öğrenciler okullardan uzak kaldı. Haliyle öğlenciler üzerinde büyük bir baskı oluştu. Buna rağmen talepleri olmadan bulundukları yerden 500-1500 kilometre uzakta sınava girmeleri isteniyor. Bu kabul edilemez” diye konuştu.

Öğrencilerin ikametgahları dışında sınava girmelerinin psikolojik, sosyolojik ve fizyolojik sonuçları olacağını söyleyen Akşahin, “Bu durum neden sadece Diyarbakır’da uygulanıyor? Bugüne kadar böyle bir şey söz konusu değildi” diye konuştu.

Yanlıştan dönün

Akşahin, öğrencilerin birinci sınavdan sonra geceyi orada geçirmek zorunda kalacaklarına işaret ederek, şöyle devam etti: “Tanıdık bir ortamdan uzaklaşmaları kendilerinde ayrıca bir stres, heyecan, gerginlik ve psikolojik travma yaratacaktır. Alınan kararlarda öğrencilerin yararı gözetilmelidir. İstekleri ve talepleri göz önünde bulundurulmalı. Öğrencilerimiz dünden bu yana yüzlerce mesaj attılar, itirazda bulundular ve bunu kabul etmediklerini dile getirdiler. Hala zamanımız varken bu yanlıştan dönülsün” çağrısı yaptı.

AMED

#Birçok #öğrencinin #YKS #sınav #yerleri #farklı #şehirlere #verildi #Yanlıştan #dönün

Sağ kolu felçli hasta tutuklu ihtiyaçlarını karşılayamıyor

Sırtında platin olan ve sağ kolu felçli olmasına rağmen tek kişilik hücreye konulan hasta tutuklu Önder Poyraz, tek başına ihtiyaçlarını karşılayamıyor 

Şirnex’in Cizîr (Cizre) ilçesinde 2015’te ilan edilen sokağa çıkma yasağından sonra yaralı bir şekilde gözaltına alındıktan sonra “örgüt üyeliği” ve “Devletin birliğini ve bütünlüğünü bozma” iddialarıyla tutuklanarak, 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilen hasta tutuklu Önder Poyraz, cezaevinde yaşam mücadelesi veriyor. Erzurum Dumlu Yüksek Güvenlikli 2 Nolu Cezaevi’nde tutuklu bulunan Poyraz, devlet güçlerinin saldırıları sonucunda ağır yaralandı.

Sırtında platinle yaşayan Poyraz’ın, isabet eden kurşun nedeniyle birçok organı zarar gördü. Ayrıca tek böbrekle yaşayan Poyraz, ailesiyle yaptığı telefon görüşmesinde sağ elinin felç olduğunu ve tek başına ihtiyaçlarını dahi karşılayamadığını aktardı.

Sağ kolu felçli ihtiyaçlarını karşılayamıyor

Eşinin tek kişilik hücrede tutulduğunu belirten Firdevs Poyraz, eşinin kişisel ihtiyaçlarını dahi karşılayamadığını, sağ kolunun felçli olduğundan tek başına ihtiyaçlarının karşılayamadığını söyledi. 2015’te sırt bölgesine isabet eden kurşunu çıkardıkları için tüm iç organları zarar gördüğünü belirten Poyraz, eşinin tek böbrekle yaşadığını, sırtından boydan boya platin olduğunu söyledi.

Tedavisi engelleniyor

Eşinin tedavi olmayı talep ettiğini ancak cezaevi yönetiminin engellediğini dile getiren Poyraz, “Tutuklulara zulmediyorlar. Eşim hastalıkları nedeniyle yemek yiyemiyor. Sadece meyve yiyebiliyor ama meyve de vermiyorlar. Orada her şey o kadar pahalı ki, gönderdiğimiz paralar da ihtiyacını karşılamıyor” diye belirtti.

Poyraz son olarak, cezaevi koşularının iyileştirilmesi ve adil bir yargılama sürecinin olması için dayanışma çağrısı yaptı.

KAYNAK/MA

 

#Sağ #kolu #felçli #hasta #tutuklu #ihtiyaçlarını #karşılayamıyor

Sosyolog Tuğal: İşçi hareketleri, Kürt hareketine eklemlenmeli

Sosyolog Prof. Dr. Cihan Tuğal, seçim sonrası iktidarın daha da saldırganlaşacağını dile getirirken, işçileri Kürtlerle birleşmeye çağırdı

Cumhurbaşkanlığı ve Genel Seçimlerinde Cumhur İttifakı’nın hem parlamentoda çoğunluğu sağlaması hem de Tayyip Erdoğan’ın yeniden Cumhurbaşkanı olarak seçilmesi, toplumda kaygıları arttırdı.

Tarihin en sağcı Meclis aritmetiği oluşması da toplumsal muhalefeti yeni arayışlara sürükledi.

Seçimlerde ortaya çıkan tabloyu MA’dan Ömer İbrahimoğlu’na değerlendiren Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) bulunan Berkeley Üniversitesi öğretim üyesi Sosyolog ve Yazar olan Prof. Dr. Cihan Tuğal, “İktidar o kadar sıkışmış durumdaki, bu sıkışmışlık rejimi iyice saldırgan bir hale getirecek” ifadelerini kullandı.

Muhalefet panik süreci yaşadı

Tuğal, ilk olarak Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimlerinde muhalefetin ufkunun çok sınırlı olduğunu ve Erdoğan ile benzer politikalar yürüttüğüne dikkat çekerek, “Muhalefet yeni bir Türkiye önereceğine, ‘Erdoğan’ın eskiden yaptıklarına geri döneceğiz, o Türkiye çok güzeldi’ diyerek muhalefet ettiler” dedi. İkinci tur seçimlerinde Erdoğan karşıtı olan herkesin “panik” süreci yaşadığını dile getiren Tuğal, özelikle Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı olan Kemal Kılıçdaroğlu’nun yürüttüğü milliyetçi dilin panikle alınmış bir karar olduğunun altını çizdi.

Milliyetçi dile rağmen oy verdiler

Seçimde Kürtlerin açık bir şekilde Kemal Kılıçdaroğlu’ndan yana oy kullandığını ifade eden Tuğal, Kılıçdaroğlu’nun ikinci tur seçimlerinde kullandığı milliyetçi dilden sonra Kürtlerin seçimi boykot etmemelerini de örgütlülük olarak açıkladı.

Tuğrul, Bu milliyetçi dile rağmen Türkiye tamamen bir diktatörlük karanlığına bürünmesin diye Kürt hareketi olabildiğince Kılıçdaroğlu’nun yanında yer aldı” değerlendirmesinde bulundu.

 Rejim saldırılarını arttıracak

Yeni dönemde ülkede sorunların derinleşeceğini söyleyen Tuğal, Erdoğan’ın “balkon” konuşmasına işaret ederek, şunları söyledi: “İktidar o kadar sıkışmış durumdaki, bu sıkışmışlık rejimi iyice saldırgan bir hale getirecek. Bu Kürtlere saldırı şeklinde olabilir, komşulara saldırı şeklinde olabilir. Erdoğan, balkon konuşmasında saldırıların özellikle Kürt hareketine ve LGBTİ+ topluluklarına karşı olacağının mesajını çok net bir biçimde verdi. Bu Türkiye için çok korkunç bir şey tabi. Artık gerilimlerin, korkunun iyice artacağı ve rejimin iyice sertleşeceği anlamına geliyor.”

İşçiler örgütlenmeli

Türkiye’de işçi kesiminin çoğunlukta olduğuna dikkat çeken Tuğal, ülkede rejim değişikliğinin de ancak işçilerin örgütlenmesiyle sağlanabileceğini vurguladı. Tuğal, “Bu da ancak işçi hareketlerinin Kürt hareketine eklemlenmesiyle başarıya ulaşır. Bunun içinde Kürt hareketiyle işçi sınıfı arasında bir köprü işlevi görecek olan sosyalistlere de çok büyük görevler düşüyor” önerisinde bulundu.

HABER MERKEZİ

#Sosyolog #Tuğal #İşçi #hareketleri #Kürt #hareketine #eklemlenmeli

Kadın cinayetinde faile ‘tahrik’ indirimi

Riha’da Mülkiye Kazan’ı katleden Mustafa Asan’a mahkeme tarafından verilen müebbet hapis cezası ‘haksız tahrik’ indirimi ile 21 yıla düşürüldü

Riha’nın (Urfa) Wêranşar (Viranşehir) ilçesinde, 16 Kasım 2021’de kaybolduktan sonra 17 Aralık’ta cenazesi toprağa gömülü olarak bulunan 24 yaşındaki Mülkiye Kazan’ın öldürülmesine dair açılan davada karar çıktı. Sanık Mustafa Asan hakkında “kasten öldürme” ve “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlarından açılan davanın karar duruşması 30 Mayıs’ta Mardin 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Ağırlaştırılmış müebbet istediler

Sanık Asan tutuklu olduğu cezaevinde Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinde duruşmaya katılırken, avukatlar, sanık Asan’ın cinayeti önceden tasarlayarak işlediğini ve cinayete dair herhangi bir pişmanlık duymadığını kaydetti. Avukatlar, sanık Asan’ın tüm suçlamalar yönünden ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasını, sanık lehine indirim hükümlerinin uygulanmamasını talep etti.

Mahkemeye saygısı varmış!

Savcı, mütalaasında mevcut deliller ve HTS kayıtlarına işaret ederek, sanığın her iki suçtan cezalandırılmasını talep etti. Sanık Asan ise, önceki duruşmalarda olduğu gibi savunmasında Kazan’ı kendisinin öldürmediğini, kendisinin Kazan’a “yardımcı olduğu” iddia etti. Asan, “Mahkemeye saygım vardır. Suçsuzum” şeklinde kendini savunarak, beraat talep etti.

Mahkeme indirim yaptı

Mahkeme, sanık Asan hakkında “nitelikli kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verirken, daha sonra dosyanın başından bu yana cinayeti işlediğini dahi kabul etmeyen Asan’ın cezasında “haksız tahrik” indirimine gitti.

Ceza 21 yıla düşürüldü

Mahkeme, Asan’ın cezasını 21 yıla düşürerek, indirim gerekçesine dair ise, “Sanığın eylemini nişanlısı olan maktulün sadakat yükümlülüğünü ihlal etmesi nedeniyle haksız tahrik etkisi altında gerçekleştirdiği anlaşılmakla TCK’nın 29/1 maddesi uyarınca lehine haksız tahrik hükümleri uygulanarak tahrikin derecesine göre 21 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına” dedi.

Hakim indirime doymadı

Mahkeme, ayrıca fail Asan’a “hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçundan 2 yıl hapis cezası vererek, söz konusu cezada ise, “Hükmün Açıklanmasının Geriye Bırakılmasına (HAGB)” kararı verdi.

MÊRDÎN

#Kadın #cinayetinde #faile #tahrik #indirimi

Mehmet Barlas öldü

Sabah gazetesi yazarı Mehmet Barlas, hayatını kaybetti

Sabah gazetesi yazarı Mehmet Barlas, hayatını kaybetti. 81 yaşındaki Barlas, rahatsızlığı nedeniyle bir süredir Şişli’de özel bir hastanede tedavi görüyordu.

HABER MERKEZİ

#Mehmet #Barlas #öldü

LeMan’dan seçim kapağı: Toplum tam ortadan ikiye bölündü

Cumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarını kapağına taşıyan LeMan: ‘Toplum tam ortadan ikiye bölündü

Haftalık mizah ve karikatür dergisi LeMan, kapağına Cumhurbaşkanı seçimi sonuçlarını taşıdı.

İki adaylı seçimde oy oranının “Toplumu ikiye böldü” ifadeleriyle yorumlanan kapakta şunlar yer aldı: “Toplum tam ortadan ikiye bölündü.”

HABER MERKEZİ

#LeMandan #seçim #kapağı #Toplum #tam #ortadan #ikiye #bölündü

ABD’den Sudan’da taraflara yaptırım

ABD, Sudan’da ateşkese uymayan taraflara ekonomik yaptırım ve vize kısıtlaması uygulama kararı aldı

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Sudan’da ateşkese uymayan taraflara ekonomik yaptırım ve vize kısıtlaması uygulama kararı aldı. Kararı yaptığı yazılı açıklamayla duyuran ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, Sudan’da ordu ve Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında devam eden çatışmaların sona ermesi gerektiğini belirtti.

Uyarı metni

Sudan’da faaliyet gösteren şirketler için güncellenmiş bir uyarı metni de yayımladıklarını kaydeden Sullivan, “Bu önlemler, Sudan’ın barış, güvenlik ve istikrarını baltalamaktan mesul olanları sorumlu tutmayı amaçlamaktadır. Ortaklarımızla birlikte çalışarak, savaşan tarafları vicdana aykırı şiddet uygulamaları ve halkın iradesini hiçe saymalarından sorumlu tutmaya devam edeceğiz” dedi.

4 şirkete yaptırım

ABD Hazine Bakanlığından yapılan açıklamada da Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisince (OFAC), Sudan’daki çatışmadan gelir elde eden ve bu çatışmaya katkıda bulunan 4 şirketin hedef alındığı bildirildi. Yaptırım eyleminin sonuçlarına da değinilen açıklamada, bu kuruluşların ABD’de veya ABD’li kişilerin mülkiyetinde veya kontrolünde bulunan tüm mülkleri ve mülkiyet haklarının bloke edildiği ve OFAC’a bildirilmesi gerektiğine vurgu yapıldı.

DIŞ HABERLER

#ABDden #Sudanda #taraflara #yaptırım