Ana Sayfa Blog Sayfa 372

Polisler anmada gençlere saldırdıklarını unutmuşlar!

Suruç Katliamı anması nedeniyle yargılanan 17 kişinin davasında tanık olarak dinlenen polisler, anma günü gençlere yaptıkları saldırıyı hatırlamadıklarını iddia etti

Adana’da 18 Temmuz 2021’de Suruç Katliamı’nın yıl dönümü dolayısıyla yapılan anmada polis saldırısına maruz kalan 17 genç hakkında açılan davanın duruşması görülecek.

“Görevi yaptırmamak için direnme” ve “Kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşleri düzenleme” iddialarıyla açılan davanın duruşması Adana 17’nci Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki görülürken, duruşmaya tutuksuz yargılanan gençler katılmazken, avukatları hazır bulundu.

Tanık polisler dinlendi

Duruşmada, olay günü olay yeri tutanağı tutan Adana Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube polisi K.Y., B.A.Ç. ve C.E., tanık olarak dinlenirken, başka bir dosyadan tutuklu bulunan ve yargılanan kişilerden biri olan R.K., Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEBGİS) aracığıyla bağlandı.

Olayı hatırlamadıklarını iddia ettiler

Tanık polislerden ikisi olayı tam olarak hatırlamadıkarını iddia ederek, tanık polislerden C.E., “Olayda ben kamera çekmekle görevliydim. Ben grubun polis aracına binmemek için polis memurlarına ellerindeki flama ile vurduklarını gördüm” diye konuştu. Polisler, gençlere saldırmadıklarını, dağılmaları konusunda uyarıldıklarını, yürümeye ısrar etmeleri üzerine savcılık talimatıyla gözaltına alındıklarını ileri sürdü.

Avukatlardan itiraz

Gençlerin avukatları ise, tanık polislerin beyanlarında birbiriyle çeliştiğini, beyanlara karşı ayrıntılı savunma yapacaklarını söyledi. Avukatlardan İlhan Öngör, bilirkişi raporundaki eksikliklere işaret ederek, “Tanık beyanlarındaki aleyhe hususları kabul etmiyoruz. Bilirkişi raporunu kabul etmiyoruz. Ankara Jandarma Kriminal den rapor aldırılmasını talep ediyoruz. Ayrınca fotoğraflarda kimin ne eylemi yaptığı önemlidir” dedi.

Duruşma 4 Ekim’e ertlendi

Savcı, eksik hususların giderilmesini talep etti. Mahkeme, tanık olarak dinlenmeleri için duruşmaya gelmeyen polisler hakkında yeniden zorla getirme emri düzenlenmesine, Jandarma Kriminal Laboratuvarından rapor alınmasının değerlendirilmesine karar verdi. Duruşma 4 Ekim’e ertelendi.

ADANA

#Polisler #anmada #gençlere #saldırdıklarını #unutmuşlar

İddia: Kılıçdaroğlu, MYK üyelerinin istifasını istedi

CHP’de seçimler sonrası oluşan tablo ile değişim tartışmaları yaşanırken Kemal Kılıçdaroğlu’nun, CHP MYK üyelerinin istifasını istediği iddia edildi

Cumhurbaşkanı ve Meclis seçimlerinin tamamlanmasının ardından Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) tartışmalar sürüyor. CHP bu hafta yapacağı toplantılarda geride kalan seçimleri tartışmanın yanı sıra yeni dönemde görev yapacak kurulları da belirleyecek.

BirGün’den Hüseyin Şimşek’in haberine göre; CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Merkez Yönetim Kurulu’nu (MYK) oluşturan genel başkan yardımcılarının istifasını istedi. İstifaların yarın MYK toplantısında görüşüleceği ve karara varılacağı kaydedildi.

Öte yandan görevden alınacak bazı MYK üyelerinin yeniden oluşturulacak MYK’de yer alacakları da öğrenildi.

CHP MYK’sinde şu isimler yer alıyor:

Ahmet Akın

Ali Öztunç

Bülent Kuşoğlu

Bülent Tezcan

Devrim Barış Çelik

Faik Öztrak

Fethi Açıkel

Gamze Akkuş İlgezdi

Gökçe Gökçen

Gülizar Biçer Karaca

Lale Karabıyık

Muharrem Erkek

Oğuz Kaan Salıcı

Selin Sayek Böke

Seyit Torun

Veli Ağbaba

Yüksel Taşkın

ANKARA

#İddia #Kılıçdaroğlu #MYK #üyelerinin #istifasını #istedi

Akbelen için İkizköy’de buluşalım çağrısı

Akbelen Ormanı’nda iki yıla yakın süredir nöbete devam eden yaşam savunucuları, demokratik kitle örgütlerini ve ekoloji savunucularını 4 Haziran Pazar günü İkizköy direnişine destek olmaya çağırdı

Akbelen Ormanı’nın yok edilmesine neden olacak kömür madenine karşı ormanı savunanların nöbet eylemi iki yıldır sürüyor. Yaşam savunucuları 4 Haziran’da İkizköy’de bir araya gelmeye hazırlanırken, İkizköy Çevre Komitesi bir çağrı yayınladı. Yayınlanan çağrıda, “Mücadelemizde sizlerin desteğine her zamankinden daha çok ihtiyacımız olan bir süreçteyiz. Bugünlere birlikte geldik. Dün neredeysek bugün de orada, ormanın kalbindeyiz” denildi.

Akbelen için sesini yükselt

Muğla‘nın Milas ilçesi İkizköy coğrafyasında bulunan Akbelen Ormanı‘nda iki yıldır nöbet tutan yurttaşlar kömür sahasını genişletmek isteyen YK Enerji’ye karşı ağaçlarını korumak için mücedeleyi büyütmek amacıyla harekete geçildi. Nöbetlerini sürdüren doğa aktivistleri, 5-11 Haziran tarihlerinde kutlanacak Çevre Koruma Haftası öncesi, ekoloji savunucularını İkizköy’deki direnişe çağırdı. İkizköy Çevre Komitesi tarafından yapılan basın açıklamasında, köy sakinlerinin seçimini insanca yaşamak ve yaşatmak için mücadeleden yana yaptığı belirtilerek, demokratik kitle örgütleri, ekoloji örgütleri ve yaşam savunucularını 4 Haziran’da Akbelen Ormanı’nın sesini yükseltmeye çağırdı.

‘Gücümüze güç katın’

Yapılan açıklamada, “Ekolojik Yıkımla Mücadele Haftası nedeniyle gerçekleştireceğimiz buluşmada tüm dostlarımız, demokratik kitle örgütleri, ekoloji örgütleri ve yaşam savunucuları ile birlikte 4 Haziran Pazar günü Akbelen Ormanı Nöbet Alanında bir araya geleceğiz. İki yıla yakın zamandır nöbetli olarak devam eden mücadelemizde sizlerin desteğine her zamankinden daha çok ihtiyacımız olan bir süreçteyiz. Bugünlere birlikte geldik. Dün neredeysek bugün de orada, ormanın kalbindeyiz. Akbelen Ormanı ve kömürsüz bir gelecek için verdiğimiz haklı mücadeleyi ve dayanışmayı birlikte büyütmek adına gerçekleştireceğimiz bu buluşmada sizleri de aramızda görmek; umudumuza umut, gücümüze güç katacaktır” denildi.

Çıkarları her değerin üstünde

Termik santral işletmecilerinden YK Enerji Anonim Şirketi (YK Enerji AŞ), Muğla Milas’taki Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerine ruhsat sahasından yeterli kömür sağlayamadığı gerekçesiyle, Akbelen Ormanı’nın 740 dekarlık alanı yok etme ısrarını sürdürüyor. Şirket sık sık açıklamalarda bulunarak, Akbelen Ormanı ve İkizköy zeytinliklerini istemeye devam ediyor. Kömür tedarik edemediği iddia edilen ve verimli çalışamayan santralin piyasa şartlarında elektrik üretebileceği bir maliyetle, teknolojisine uygun kömür tedariki için devlet tarafından, ruhsat sahasındaki üretim imkanlarının kendisine sağlanmasını beklediği belirtiliyor. Yaptığı tüm açıklamalarda şirket çıkarı karşısında tüm değerleri yok sayan şirket, devlet desteğiyle saldırıya hazırlanıyor.

Zeytinlikleri de istiyorlar

Şirket, yaptığı açıklamalarda, “1938 yılında çıkan zeytinciliği koruma yasasına 1995 yılında ‘zeytin sahalarının 3 km yakınına herhangi bir sanayi tesisi yapılamaz’ diye bir madde eklendi. Zeytinhaneler ya da zeytincilik dışında herhangi bir sanayi tesisi yapılamıyor. Buna karşın devletimiz bu santralleri kurmuş ve işletmiş” diyerek orman katliamını gerekçelendiriyordu. Şirket zeytin yasasının değişmesini ya da son yıllarda çokça kullanılan ‘yerli-milli’ iddialarına sığınarak, ‘yerli’ kömürle üretilen elektrik santralleri için değişikliğe gidilmesini istemeye devam ederken, Akbelen Ormanı yanında zeytinliklerin de katledilmesi hedefleniyor.

EKOLOJİ SERVİSİ

#Akbelen #için #İkizköyde #buluşalım #çağrısı

Ekin Ceren Doğruak mezarı başında anıldı

Federe Kurdistan Bölgesi’nde geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybeden Ekin Ceren Doğruak, Ankara’da mezarı başında anıldı

Fesi’nde geçirdiği trafik kazası sonucu 31 Mayıs 2005’te hayatını kaybeden Ekin Ceren Doğruak (Amara), Ankara Karşıyaka Mezarlığı’nda bulunan kabri başında anıldı.

Doğruak için yapılan anmaya, ailesinin yanı sıra Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Colamêrg (Hakkari) Milletvekili Vezir Parlak ve çok sayıda kişi katıldı.

Barış halayları kurulsun

Anmada konuşan HDP Ankara İl Eşbaşkanı Pakize Sinemillioğlu, “Bu coğrafya kana çok doydu, artık bu coğrafyada barış halaylarının çekildiği zamanlarının olmasını diliyorum” dedi.

Binlerce Amara var artık

Yeşil Sol Partili vekil Parlak ise, “Bugün ailesiyle ve mücadelede arkadaşları ile mezarı başındayız fakat hepimiz de biliyoruz ki bu sadece mezardan ibaret değil. Burada halklarımızın ortak değerleri, ortak mirası yatmaktadır. Umarım biz de bu ortak mücadele mirasını onlara layık şekilde yaşatmaya devam ederiz. Bir değerli Amaramızı kaybettik ama Kürdistan ve Türkiye’ye baktığımız zaman binlerce Amara var” diye kaydetti.

Doğruak’ın babası Nusret Doğruak da kendilerini yalnız bırakmayan mücadele arkadaşlarına teşekkür etti.

ANKARA

#Ekin #Ceren #Doğruak #mezarı #başında #anıldı

Buğdayı hem kuraklık hem de yağış vurdu

Kuraklık nedeniyle tarım üretimlerinin etkilendiği Niğde’de, bu yıl aşırı yağışlardan dolayı buğdaylarda görülen ‘pas hastalığı’ ortaya çıktı ve yayılıyor

Niğde Ziraat Odası Başkanı Mehmet Özkara, “İlimizde yağmur çiftçilerimizin yüzünü güldürdü. Bu sefer de tarlalarda sarı pas hastalığı başladı. Önlem alınıp ilaçlanmazsa mahsuller tehlikeye girecektir” dedi. Kent genelinde aşırı yağışlar nedeniyle nemlenen hava, tahıllarda ‘sarı pas’ hastalığını ortaya çıkardı. Niğde Z. O. Başkanı Mehmet Özkara, sarı pas hastalığının yoğun olarak Çukurova bölgelerinde de görüldüğünü hatırlattı.

Dekarda 250 kg kayıp olabilir

Özkara yaptığı açıklamada, “Niğde’de çok görülmüyordu ama yoğun yağmur yağışı sonrası Niğde’de de sarı pas hastalığı görülmeye başlandı. Çiftçilerimizin tarlalarını gezip incelemeleri gerekiyor. Tarlalarında inceleme yapsınlar ve sarı pas ilacını bir an önce atsınlar tarlalarına. Atılmadığı takdirde ürün kaybı yaşanabilir. Her ne kadar Çukurova gibi nemli olan illerde görülse de Niğde’de de çok yoğun bir şekilde görülmeye başlandı. Bir defalık değil birkaç defa ilaçlamak gerekiyor. Dekarda 200-250 kilogram ürün kaybı yaşanabileceğini de hatırlatmak isterim” diye belirtti.

EKOLOJİ SERVİSİ

#Buğdayı #hem #kuraklık #hem #yağış #vurdu

Fatsa siyanürle zehirleniyor

Altın madeni şirketi Fatsa’yı zehirleyip yerle bir ederken, maden alanını keyfi olarak genişletiyor

Ordu’nun Fatsa ilçesinde siyanürle altın işletmeciliği yapan Altıntepe Madencilik’in ÇED taahhütlerine uymadığı, ÇED alanı dışında da çalışma yaptığı gerekçesiyle açılan davanın bilirkişi incelemesi halkın da katılımıyla yapıldı. Siyanürle altın ayrıştırma çalışması için alınan ÇED süresinin dolmasına karşın işletmeye devam edilmesi üzerine açılan dava Ordu İdare Mahkemesi tarafından reddedilmişti. Davacıların Danıştay’a yaptıkları itiraz sonucu Danıştay 6. Dairesi, İdare Mahkemesi’nin kararını bozarak “bilirkişi incelemesi yapılmasına” karar verdi. Bu karar üzerine Fatsa Doğa ve Çevre Derneği ve yöre halkı Ordu İdare Mahkemesi’ne yeniden dilekçe vererek heyet atanmasını istedi. Atanan bilirkişi heyeti 30 Mayıs 2023 salı günü maden sahasında incelemelerde bulundu.

Su ve toprak ağır metal yüklü

İşletmenin ÇED kapsamında çalışma süreci 27 Ocak 2021 tarihinde bittiği için üretim süreci de yasal olarak bitmiş olmasına rağmen Valilik, Bakanlık ve yerel mahkeme bu geçeği yok sayarak yaşamın zehirlenmesine göz yumarak destekliyor. Danıştay’ın verdiği karar doğrultusunda yapılan bilirkişi incelemesine Fatsa Doğa ve Çevre Derneği, Ordu Çevre Derneği, parti temsilcileri ve davacı köylüler de katıldı. Davaya, Ordu Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Aydın’ın maden sahasının çevresinde, derelerde ve topraklarda yaptığı araştırma sonrasında suda ve toprakta ağır metallerin normalin çok üzerinde olduğunu belirten incelemesi dayanak yapıldı.

Halk isyan ediyor

Yukarıtepeli yurttaş Cevat Atar, “Şirket arazime müdahale ediyor. Yol genişletme adıyla bahçeme girip zarar veriyorlar. Siyanürlü su veriyorlar. Beni bıktırmak istiyorlar ama boşuna. Toprağıma sahip çıkacağım” diyor. Şirketin ÇED dışı çalışmaya devam ettiğini söyleyen avukat Nur Nihal Gündüz, ilk dönemden bugüne kadar alanda değişiklik olduğunu belirterek itirazlarının bilirkişi tarafından onaylanması halinde şirketin alanı terk etmesini beklediklerini kaydetti. Ordu Çevre Derneği Başkanı Ertuğrul Gazi Gönül, “Yıllardır madene karşı mücadele ediyoruz. Şirketin çalışma süresinin bittiğini bakanlığa yazdığımız yazıya gelen yanıtta belgeledik. Ancak şirket usulsüz çalışmasını sürdürüyor. Bugünkü inceleme usulsüzlüğü yerinde görecek” diye konuştu.

EKOLOJİ SERVİSİ

#Fatsa #siyanürle #zehirleniyor

Hastalığını Kürtçe anlattığı için tedavi edilmesine izin verilmedi

Tutuklu gazeteci Zeynel Bulut’un götürüldüğü hastanede şikayetini Kürtçe anlattığı için askerler tarafından tedavisine engel olunarak cezaevine geri gönderildi

Amed’de 16 Haziran 2022’de yapılan operasyonla tutuklanan 16 gazeteciden biri olan Xwebûn gazetesi editörü Zeynel Bulut, rahatsızlığı nedeniyle götürüldüğü Gazi Yaşargil Eğitim Araştırma Hastanesi’nde şikayetini Kürt anlattığı için tedavi edilmesine izin verilmedi.

Askerlerden Kürtçe konuşmaya müdahale

Yaşananları yazılı olarak görüşçülerine aktaran Bulut’un anlatımlarına göre; Bulut, 14 Mayıs’ta götürüldüğü hastanede şikayetini Kürtçe anlattı. Diyarbakır 2 No’lu Cezaevi’nde görevli askerler, bunun üzerine “Kürtçe konuşma, Türkçe konuş, Türkçe biliyorsun” diye müdahale etti. Askerlerin müdahalesine tepki gösteren Bulut, “Irkçılık yapmayın, ben hangi dilde istersem o dilde konuşurum. Kürtçe benim ana dilim ve kendimi Kürtçe daha iyi ifade ediyorum. O yüzden de siz hangi dilde konuşacağıma karışamazsınız” yanıtı verdi.

Doktor araya girdi

Bunun üzerine araya giren doktor, “Hasta hangi dilde kendini iyi ifade ediyorsa o dilde konuşur” sözleriyle askerleri ikna etmeye çalıştı. Ancak askerler Türkçe konuşma noktasında ısrarcı oldu. Bulut, şikayetini Kürtçe aktarmaya devam ederken askerler bir kez daha müdahale ederek, “Kürtçe konuşmak yasak neden anlamıyorsunuz, Türkçe konuşun” diye kaydetti.

‘Ben haklarımı biliyorum’

Bulut, bunun üzerine, “Bakın ben bir gazeteciyim, birey olarak da insani haklarımı da biliyorum. Hasta olarak hasta haklarımı da bilirim. O yüzden siz benim Kürtçe konuşmamı yasaklayamaz, engelleyemezsiniz” tepkisinde bulundu. Bulut, askerlerin “Biz anlamıyoruz” söylemlerine ise, “Siz anlamıyorsanız o sizin sorununuz, tercüman getirin” şeklinde karşılık verdi.

Doktordan ırkçılık tepkisi

Yeniden araya giren doktor, “Ben Kürtçe biliyorum, hastamın derdini Kürtçe anlatmasından daha doğal ne olabilir ki” diye kaydetti. Doktor, askerlerin “Ama Türkçe biliyor” yanıtına ise, “Peki Arapça veya İngilizce konuşsaydı aynı yaklaşımı sergiler miydiniz?” şeklinde cevap verdi.

Cezaevine geri gönderildi

Askerler, yaşanan tartışmanın ardından Bulut’un muayene olmasına izin vermeden, bileklerini sıkacak şekilde Bulut’un ellerini kelepçeledi. Askerler, Bulut’u saatlerce hastane bahçesinde beklettikten sonra tutuklu bulunduğu cezaevine geri götürdü.

Bulut, avukatı aracılığıyla yaşananlara dair suç duyurusunda bulunacağını aktardı.

AMED

#Hastalığını #Kürtçe #anlattığı #için #tedavi #edilmesine #izin #verilmedi

Şenyaşar ailesi: Mücadelemizle bir dava açıldı

Şenyaşar ailesinin Adalet Nöbeti 800’üncü güne girdi. Aile yaptığı açıklamada ‘5 yıldır sadece adalet istiyoruz’ dedi

Riha’nın Pirsûs (Suruç) ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın 9 Mart 2021’de Urfa Adliyesi önünde başlattığı Adalet Nöbeti 800’üncü gününde devam etti.

Mücadele sürecek

Aynı zamanda Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Riha Milletvekili olan Ferit Şenyaşar, “Büyüklerimiz ‘Bir eşyanızı nerede kaybedersiniz orada arayın’ diyor” dedi. Şenyaşar, bu yüzden adliyede önünde olduklarına işaret ederek, kardeşlerine ve babasına yapılan saldırının kameraların önünde yapıldığını anımsattı. Şenyaşar, hastane kayıtlarının hala savcılığa teslim edilmemesine tepki gösterdi. Adalet gelene kadar mücadelelerini sürdüreceklerini vurgulayan Şenyaşar, “Bu mücadele olmasaydı, olay faili-meçhul olarak kapatılacaktı. Bizim mücadelemizle bir dava açıldı” dedi.

Meclis’e taşıyacağım

Hastane kayıtlarının gizlendiğini, ancak polis kamera görüntülerinin ellerinde olduğunu ve suç duyurusunda bulunacaklarını kaydeden Şenyaşar, “4 buçuk yıldır bir adım atmayan savcı, kardeşimi cezaevine gönderdi. 5 yıldır tek kişilik hücrede tutuluyor. 2 Haziran’da ben bir hak savunucusu olarak meclise gideceğim. Adalet mücadelemizi Ankara’da sürdüreceğim” diye kaydetti.

Şenyaşarlar: Bu devlet zulüm devleti

Adaletin olmadığını haykıran Emine Şenyaşar ise, iktidara, “Ne devlet, ne hukuk var. Oğlumu tekli hücreye koymuşlar. Katiller geziyor. Niye tutuklamıyorsun? Yeter oğlumu bırak. Bu adalet mi? Bize zulüm ettikleri için buraya oturduk. Bu devlet zulüm devleti. Hastane kayıtlarını çıkarsınlar, dünya görsün. Neden kayıtları saklıyorsunuz? Ben bu devleti kabul etmiyorum” şeklinde tepki gösterdi.

RİHA

#Şenyaşar #ailesi #Mücadelemizle #bir #dava #açıldı

Valilik görüntülere rağmen polis şiddetine ‘iddia’ dedi

Wan’da 2022’de haber takibi yapan gazetecilerin polis tarafından darp edilip, ölüme tehdit edilmesine Valilik soruşturma izni vermezken, gerekçesinde ise görüntülere rağmen saldırının iddia olduğunu savundu

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) 1 Eylül 2022’de Wan’da gerçekleştirdiği Dünya Barış Günü mitingi sonrası yapılan yürüyüşe saldıran polis haber takibi yapan gazetecileri de darp ederek, ölümle tehdit etmişti.

Gazeteciye silah çekmişti

Haber takibi yapan gazetecilerden Mesut Bağcı darp edilerek, kamerası kırılırken, kendisini TEM Şube’den olarak tanıtan bir sivil polis ise, Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Berivan Kutlu ile JINNEWS muhabiri Zelal Tunç’u ölümle tehdit etmişti. Polis, gazetecileri “Seni vururum, kimse seni bulamaz” tehdidinde bulunarak, JINNEWS muhabiri Elfazi Toral’a da silah çekmişti.

Soruşturmaya izin verilmedi

Gazeteciler, görüntülere de yansıyan olaya karşı Van Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunurken, Van Valiliği, polis M.K.’nin soruşturmasına izin vermedi.
Valilik izin vermediği gibi gazetecileri ise “örgüt lehine haber yapmak ve emniyet teşkilatını yıpratmakla” suçladı. Valilik tarafından savcılığa gönderilen yazıda, kırmızı tişört giyen polisin kendisini ve zati demirbaş silahını koruma amacıyla elini silahına götürdüğü ileri sürüldü.

Görüntülere iddia denildi

Görüntünün paylaşıldığı Mezopotamya Ajansı’nın (MA) “örgüt lehine paylaşımlar” yaptığını iddia eden valilik, “müştekilere ait fiziki müdahale, sözlü tehdit, silah çekme vb. iddialarını destekleyen bir veri bulunmadığı, şikayetlerin taraflı ve soyut beyanlardan ibaret olduğu, olay sırasında kırmızı tişörtlü, sakallı olarak tarif edilen polis memurunun M.K. olduğu, diğer tarif edilen kişilerin tespit edilemediği, bu nedenle M.K. hakkında 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması hakkında Kanunun 6’ıncı maddesi gereğince soruşturma izni verilmemesine karar verilmiştir” denildi.

Gazeteciler, Van Bölge İdare Mahkemesi’ne başvuracak.

WAN

#Valilik #görüntülere #rağmen #polis #şiddetine #iddia #dedi

Irak Savunma Bakanı Abbasi Kerkük’te

Irak Savunma Bakanı Sabit Muhammed Abbasi, beraberindeki heyetle Kerkük’ü ziyaret etti

Irak Savunma Bakanı Sabit Muhammed Abbasi ve beraberindeki güvenlik heyeti, Kerkük’ü ziyaret etti. Kerkük’ün atanmış Valisi Rakan Cuburi, heyette Ortak Operasyonlar Komutanlığı yardımcısı ile Kara Kuvvetleri Komutanı’nın da yer aldığını belirtti. Ziyaretin amacına dair herhangi bir bilgi paylaşılmadı.

DIŞ HABERLER

#Irak #Savunma #Bakanı #Abbasi #Kerkükte