Ana Sayfa Blog Sayfa 373

İletişim Başkanlığı dolaşımda olan ‘yeni kabine listelerini’ yalanladı

İletişim Başkanlığı, yeni kabineye dair “listelerin” asılsız olduğu yönünde açıklama yaptı

Cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimlerinin tamamlanmasının ardından gözler yeni kabineye çevrildi. Sanal medya hesaplarından “yeni kabine listeleri” paylaşılırken, listelere dair İletişim Başkanlığı’ndan yalanlama geldi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, bazı görsellerle birlikte yayılan listelerin asılsız olduğu yönünde açıklama yaptı.

ANKARA

#İletişim #Başkanlığı #dolaşımda #olan #yeni #kabine #listelerini #yalanladı

Fas’ta çocuğa tecavüz eden faillere 1’er yıl ceza verildi!

Fas’ta 16 yaşındaki bir çocuğa 6 kişinin tecavüz ettiği davada, faillere 1’er yıl ceza verilmesi tepkilere yol açtı

Fas’ın Tata şehrinde 2021’de 16 yaşındaki bir çocuğun Tata’daki bir kadın futbol takımının yardımcı antrenörü ve diğer 5 kişi tarafından sistematik tecavüze uğraması ile ilgii görülen davada ödül gibi ceza çıktı. Tecavüz faillerine 1’er yıl hapis cezası verildi.

2021’de yaşanan olayda, kız çocuğu tecavüz sonucu hamile kalırken, Agadir’deki Asliye Ceza Dairesi’nde görülen duruşmada 6 tecavüz failine birer yıl hapis cezası verildi.

Daha önce de az ceza verildi

Faillere verilen bu ceza, daha önce Khemisset bölgesindeki Tifletli bir çocuğa yönelik yaşanan toplu tecavüz suçundan yargılanan 3 faile verilen 2 yıllık hapis cezasını hatırlattı.

Kadınlar karar tepkili

Verilen cezaya kadınlar ve insan hakları aktivistleri tepki gösterirken, Dayanışma Kadın Ağı ve Kadın Hakları Federasyonu yaptığı açıklama ile, Fas Ceza Kanunu’na göre tecavüz davalarında faillere verilmesi gereken cezaların 20 ila 30 yıl arasında değiştiğini hatırlatarak, söz konusu kararın kadın ve çocukların hayatını tehlikeye attığına ve faillere cesaret verdiğine dikkat çekti.

‘Yasalar uygulansın’ çağrısı

Kadına yönelik şiddetle mücadele, yasada kadın ve kız çocuklarına yönelik ayrımcı hükümlerin kaldırılması çağrısında bulunan federasyon, devletin kadına yönelik şiddete karşı yasaları uygulamasını istedi.

Kaynak: NuJINHA

#Fasta #çocuğa #tecavüz #eden #faillere #1er #yıl #ceza #verildi

Çevre Mühendisleri Odası: Hatay’da 8 numuneden 4’ü asbest

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası’nın yayınladığı asbest raporuna göre, yıkıntı sahalarından alınan 8 numuneden 4’ü asbest 

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi, 6 Şubat tarihinde meydana gelen Mereş (Maraş) merkezli depremlerin ardından, Hatay Asbest Teknik İnceleme Raporu’nu yayınladı.

Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi’nin hazırladığı rapora göre; asbest numuneleri, Yeşilköy Antakya-Samandağ Yolu, Samandağ’da bulunan Yeşilköy İnşaat ve yıkıntı atıklarının döküldüğü saha, Samandağ’da bulunan Çamlıyayla İnşaat ve yıkıntı atıklarının döküldüğü saha ve Antakya’da bulunan Narlıca İnşaat ve yıkıntı atıklarının döküldüğü sahadan alındı. Rapora göre bu alanlardan alınan her 8 numuneden 4’ünün asbest olduğu açıklandı.

Asbest oranlarının yüksek çıktığı molozların yaşam alanlarına yakın bir alana döküldüğüne de dikkat çekilen raporda; “Konutların, çadırların ve kamu kurumların yaklaşık 100 metre yakınında döküm sahaları tespit edilmiştir. Dere yatakları, orman arazileri, zeytinlikler, seralar, tarım arazileri ve su kaynaklarına çok yakın bölgeler döküm sahası olarak tercih edilmiştir. Bu durum bir yeni bir afetin göstergesidir” denildi.

Raporda inceleme ve araştırma sonucunda şu değerlendirmelere yer verildi:

Bölgede yaşayan insanlar ve ekolojik yaşam alanlarının korunması için; dere yataklarına, orman arazilerine, tarım arazilerine ve su kaynaklarına yakın bölgelerin döküm sahası olarak planlanmasından vazgeçilmelidir. İnşaat ve yıkıntı atıklarının standartlara uygun lokasyonlarda ve sızdırmaz zeminlere kavuşturulmuş depolama alanlarında depolanması sağlanmalıdır.

-İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının depolanması için Atıkların Düzenli Depolanması Dair Yönetmelik’te tariflenen II. sınıf düzenli depolama sahalarının en kısa sürede yapımına başlanmalıdır.

-Deprem bölgesinde yıkımla ilgili yapılan bütün çalışmalar asbest söküm uzmanları kontrolünde ve eğitimli personel tarafından yürütülmelidir. Binaların Yıkılması Hakkında Yönetmeliği’ne ve Asbestle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmeliği’ne uyulması sağlanmalıdır

-Enkaz kaldırma ve atık yönetimi süreçlerinde çalışanların asbest liflerinden korunması için FFP3 maske, tulum (tyvek kategori 5/6) ve iş eldiveni kullanması sağlanmalı, denetimler yapılmalıdır. -Asbest birinci sınıf kanserojen madde sınıfına giren bir malzemedir. Yapılan çalışmalar sonucunda asbeste maruz kalan insanlarda Asbestoz, Mezotelyoma, Akciğer kanseri (bronşiyal karsinom), Mide bağırsak kanseri gibi hastalıklar uzun süreler sonrasında ortaya çıkıyor. Bölgede yaşayan halkın en az şekilde asbest liflerinden etkilenmesi için herkese enkaz çalışması sonlanana kadar FFP3 tipi toz maskesi verilmeli ve kullanımının sağlanması yapılmalıdır.

-İnşaat ve yıkıntı atıklarının taşınması, geçici depolama sahalarında ayrıştırılması ve atıkların bertarafı işlemlerinde, bilimsel teknik değerlendirmeler ve mevzuatlar dikkate alınmalıdır.

-Afet yönetimi yeni afetlere neden olmamalı, öncelikle halk sağlığı ve ekolojik yaşam alanlarının korunmasına özellikler dikkat edilmelidir.

HABER MERKEZİ

#Çevre #Mühendisleri #Odası #Hatayda #numuneden #4ü #asbest

BM: Suriye’de toplumun yüzde 70’i insani yardıma muhtaç

BM Genel Sekreterinin Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen, Suriye’de toplumun yüzde 70’inin yardıma ihtiyacı olduğunu ifade ederek, özellikle mültecilerin durumuna dikkat çekti

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreterinin Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen, BM Güvenlik Konseyinde (BMGK), Suriye’deki insani durumun ele alındığı oturumda üye ülkelere yaptığı bilgilendirmede, Suriye toplumunun yaklaşık yüzde 70’inin insani yardıma muhtaç olduğunu bildirdi.

Dönüşler gönüllü olmalı

Son görüşmelerinde temel odak noktalarından birinin, Suriyeli mülteciler ve yerinden edinmiş kişilerin geri dönüşünün olduğuna dikkati çeken Pedersen, “Mültecilerin güvenli, onurlu ve gönüllü dönüşlerinin sağlanması ilkesini desteklemeye devam ediyoruz” dedi.

Ülkelerine dönmek istiyorlar

Pedersen, BM Mülteciler Yüksek Komiserliğinin (UNHCR) Ürdün, Lübnan, Irak ve Mısır’daki Suriyeli mültecilerle geçen hafta yaptığı anketin sonucuna da değinerek, “Suriyeli mültecilerin çoğu bir gün ana vatanlarına dönmeyi ümit ediyor” dedi.

Güvenlik ve geçim kaynağı temel sorun

Mültecilerin ülkelerine dönmelerine engel teşkil eden 2 temel hususu, geçim kaynağı eksikliği ve güvenlik sorunu olarak sıraladıklarını aktaran Pedersen, güven ortamının tekrar inşa edilmesinin önem taşıdığını vurguladı.

Süre bir yıl daha uzatılsın

Pedersen, devamında ise, “BM Genel Sekreteri’nin BMGK’nin Suriye’ye yönelik BM sınır ötesi yardım mekanizmasının süresini 12 ay daha uzatma çağrısını sizlere hatırlatmak istiyorum” diyerek bu mekanizmanın yardım ulaştırmak için önem taşıdığını kaydetti.

330 bin kişi yerinden edildi

BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) Orta Doğu ve Kuzey Afrika Operasyonlar Direktörü Ghada Eltahir Mudawi, Suriye toplumunun yaklaşık yüzde 70’inin insani yardıma “muhtaç” olduğunu söyledi.

Mereş ( Maraş) merkezli yaşanan ve Suriye’nin de etkilendiği depremlerin durumu daha da ağırlaştırdığını ifade eden Mudawi, 330 bin kişinin yerinden edildiğini ve binlerce insanın temel hizmetlerden yoksun olduğunu aktardı.

Kaynak: Rojnews

#Suriyede #toplumun #yüzde #70i #insani #yardıma #muhtaç

Nebati: Her zaman uçağa en son bakan biner

Bakan Nebati’nin uçakta yolcularla ‘rötar’ tartışmasından yeni görüntüler ortaya çıktı. Nebati yolculara ‘Uçağa her zaman en son bakan biner’ diye seslendi

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati ile uçakta bekleyen yolcular arasında yaşanan tartışmaya ait yeni görüntüler ortaya çıktı.

Görüntülerde Bakan Nebati’nin gecikme yüzünden kendisine tepki gösteren yolculara “Her zaman uçağa en son bakan biner. Kaybetmişler ondan sonra gelip örgütlüyorlar. Hadi be! Bu da yeni moda. Gidin kaybettiğiniz yerlerde niye kaybettiğinize bakın” ifadeleri kullandı.

Rötar tartışmaları

Türk Hava Yolları’nın (THY) Ankara İstanbul uçuşunda hava şartları nedeniyle rötar yaşandığı duyurulmuştu. Uçakta bekleyen bazı yolcular, rötarın sebebinin Bakan Nebati olduğunu düşünerek tepki göstermişti.

Yolcuların Nebati’ye tepki göstermesinin ardından uçakta gerginlik yaşanmıştı. Bazı yolcular “Hak hukuk adalet” sloganları atarken Bakan Nebati, yolculara dönerek “Seçimi AK Parti kazandı, Cumhurbaşkanı Erdoğan kazandı, hazmedin kardeşim” şeklinde bir cevap vermişti.

Nebati’den açıklama

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati olayın CHP’li bir vekil tarafından kurgulandığını ifade etti.

HABER MERKEZİ

#Nebati #zaman #uçağa #son #bakan #biner

Hedef gösterilen Toker: Erdoğan 25 yıl önce aynı sözleri kullandı

‘Demokrasi yalnızca sandıktan ibaret değildir’ dediği için hedef gösterilen gazeteci Çiğdem Toker, Erdoğan’ın 25 yıl önce söylediği benzer sözleri hatırlattı

Fox TV’de katıldığı programda “Demokrasi sandıktan ibaret değildir” diyerek demokrasinin seçimlerle ölçülmeyeceğini hatırlatan Çiğdem Toker, kendisine dönük eleştiri ve hedef gösterilmesine ilişkin bugünkü yazısında yanıt verdi. Çiğdem Toker’in T24’te kaleme aldığı bugünkü yazısında Recep Tayyip Erdoğan’ın 25 yıl önceki İstanbul belediye seçimlerindeki sözlerini hatırlattı.

Erdoğan: Demokrasi sadece seçimlerden ibaret değil

Erdoğan’ın “Ülkemizde demokrasi, giderek bir seçim metoduna dönüştürülmektedir. Halbuki demokrasi, sadece seçimlerden ibaret değildir. Aynı zamanda seçimin varlığı kadar yargı ve yargıç bağımsızlığı da demektir. Eğer bu iki bağımsızlık çiğnenirse demokratik bir görüntü altında baskıcı bir düzen kurulmuş olur.” Sözleri ile başlayan Toker, seçim gecesi Fox TV’de katıldığı yayında “demokrasinin yalnızca sandıktan ibaret olmadığını” da içeren sözlerinin dolayısıyla, adım üzerinden gazetecilik ve ifade özgürlüğü hedef alındığını söyleyerek aynı sözleri tekrar yineledi.

Seçim demokratik ve eşit koşullarda gerçekleşmedi

Toker, yazının devamında şu sözlere yer verdi: “Zira bir seçim (“sandık) ancak demokratik ve eşit koşullarda gerçekleştiriliyorsa onun bir seçim olduğundan söz edilebilir. Ki, bu dahi, çoğulcu demokrasinin asgari gerek ve yeter şartıdır. Bu nedenle, ne kadar demokratik ve eşit koşullarda yapılırsa yapılsın, demokrasinin sandıktan/seçimden ibaret olduğunu söyleyemeyiz. Özetle, demokrasi sandıktan ibaret değildir. Eşit, adil, özgür bir demokrasiyi ancak yurttaşlara Anayasa ile güvence altına alınmış hakların, kâğıt üzerinde kalmadığı bir iklim sağlar. Eğer demokrasi sandıktan ibaret olsaydı ne anayasalara ne yasama organına ne yargısal denetime ne kuvvetler ayrılığına, ne de Anayasa ile güvence altına alınmış kişi hak ve özgürlüklerine gerek kalırdı.

HABER MERKEZİ

 

#Hedef #gösterilen #Toker #Erdoğan #yıl #önce #aynı #sözleri #kullandı

Mesud Barzani, Erdoğan’ı tebrik etti

Mesud Barzani, cumhurbaşkalığı seçimlerini kazanan AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı telefonla arayarak tebrik etti

Turkiye ve Kurdistan kentlerinde pazar günü yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminde Tayyip Erdoğan’ın kazanmasının ardından tebrik mesajları devam diyor.

Katar ve Taliban’ın ardından bir tebrik mesajı da Federe Kurdistan Bölgesi eski başkanı Mesud Barzani’den geldi.

Barzani’nin ofisinden yapılan açıklamada, Barzani ile Erdoğan’ın telefonda görüştüğü ve Erdoğan’ın tebrik edildiği belirtildi.

HABER MERKEZİ

 

 

#Mesud #Barzani #Erdoğanı #tebrik #etti

F-16 satışı: Biden destek verse de ABD Senatosu’nun şartları var

Muhalif tutumuyla tanınan ABD Senatosu’nun etkili isimlerinden Bob Menendez, Erdoğan’ın izlediği rotayı değiştirmezse F-16 satışında fikrini değiştirmeyeceğini söyledi

Türkiye’nin Amerika Birleşik Devletleri’nden F-16 tipi savaş uçakları ve modernizasyon kitleri satın alma girişimi ile ilgili senatoda muhalif tutumuyla tanınan ABD Kongresi’nin etkili isimlerinden Senatör Bob Menendez, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ‘daha az kavgacı’ bir tavır takınması halinde, söz konusu satışın yapılmamasına yönelik fikrini değiştirebileceğini dile getirdi.

Menendez bunun olmaması halinde bugüne dek sergilediği tavrı devam ettirmesi durumunda ise “sahip olduğu tutumu” savunmaya da devam edeceğini belirtti.

İsveç sorunu

Bazı senatörlerin Türkiye’nin İsveç’in NATO’ya katılım sürecinde çıkarttığı zorlukların tek sorun olarak görüldüğünü hatırlatan Bob Menendez, kendi adına ise bu konunun “denklemin sadece bir parçası” olduğunu vurguladı.

Menendez ayrıca Erdoğan’ın seçim sonrası ABD Başkanı Biden ile yaptığı görüşmeye ilişkin detayları da açıkladı.

Biden ile Erdoğan arasında yapılan söz konusu telefon görüşmesinde Erdoğan, ilgili F-16 ve modernizasyon paketi konusunu gündeme getirmiş, Biden ise Türkiye’nin, İsveç’in NATO üyeliğine karşı tutumunu değiştirmesini istemişti.

İsveç yalanlamıştı

Dün İsveç’te Başbakan Ulf Kristersson ile görüşen ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken da, düzenlenen basın toplantısında, Türkiye’ye, İsveç’in NATO üyeliğine bir an önce onay verme çağrısında bulunmuş, Biden hükümetinin F-16 satışı için bu konuyu şart koştuğu yönündeki haberleri yalanlamıştı.

Beyaz Saray Sözcüsü: Biden satışa destek veriyor

Beyaz Saray Sözcüsü Karine Jean-Pierre de, Salı günü düzenlenen basın toplantısında bir gazetecinin sorusuna verdiği yanıtta, Türkiye’nin İsveç’in NATO üyeliğine vereceği onayı, talep ettiği F-16’lar için bir şart olarak görmediklerini dile getirdi. ABD Başkanı Joe Biden’ın bir süredir F-16 satışına destek verdiğini vurguladığını aktaran Jean-Pierre, böyle bir satışın İttifak içindeki iş birliğini de kolaylaştıracağını belirtti.

Biden, daha önce yaptığı bir açıklamada, gerekli olan onayı almak için aylardan bu yana Kongre ile iletişim halinde olduğunu ifade etmişti.

Neler yaşandı?

Türkiye, 2021 yılının Ekim ayında, ABD’li silah üreticisi Lockheed Martin şirketine, toplam değeri 20 milyar dolar olan F-16 savaş uçakları ile 80 modenizasyon kiti satın almak için başvuruda bulunmuştu.

Ancak söz konusu satış anlaşması, Bob Menendez’in başını çektiği bir grup Kongre üyesinin karşı çıkması sebebiyle bugüne dek imzalanabilmiş değil. Menendez ve diğerleri bu tavırlarına gerekçe olarak Ankara’nın, İsveç’in NATO üyeliğine karşı çıkmasına, ülkede gazatecilerin tutuklanmasına ve Yunan hava sahasına yönelik ihlallerine işaret ediyor.

Kaynak: Euronews

 

#F16 #satışı #Biden #destek #verse #ABD #Senatosunun #şartları #var

Gazeteci Sobati: Rejim ilk kez yıkılma korkusu yaşadı, baskıları arttırdı

İran ve Rojhilat kentlerinde devam eden halk ayaklanmasını değerlendiren gazeteci Ali Sobati, rejimin şeriat ilanından sonra ilk defa yıkılma tehlikesi geçirdiğini ifade ederek, artan baskıların da bu korkudan kaynaklandığını ifade etti

Geçtiğimiz Eylül ayında saçının görüldüğü gerekçesiyle “Ahlak polisi” tarafından katledilen Kürt kadın Jîna Emînî’nin ardından başlayan protestolar İran ve Rojhilat kentlerinde devam ediyor.

Rejime karşı öfke patlamasının yaşandığı İran’da, son 5 ayda en az 200 kişi idam edilirken, birçok aile, başkent Tahran olmak üzere birçok kentte idam uygulamasına karşı cezaevleri ve yargı binaları önünde eylemini sürdürüyor.

İran’da yaşanan gelişmelere dair bilgi veren gazeteci Ali Sobati, rejimin ik defa yıkılma tehlikesi geçirdiğine işaret etti.

Daha çok azınlıklara yöneldiler

İdamların daha çok Kürt, Beluc ve Araplar’a yönelik olduğunu aktaran Sobati, “Protestolar ilk günden bu yana Zahidan’da devam ediyor. Bunun nedeni kentin Sünni bir çoğunluk olmasıdır. Zahidan, her Cuma sabahı toplu duaların hemen ardından rejime karşı öfke dolu tüm ülkedeki en amansız protesto bölgesine çevrildi” dedi.

Amaç sindirmek

Kürtler ve Arapların rejim tarafından ötekileştirildiğini dile getiren Sobati, “Tutuklanan, idam edilen, kaçırılan, tutuklanan ve benzeri görülmemiş yüksek sayıda insandan da anlaşılacağı gibi, İran’ın en huzursuz ve en çabuk protesto edilen bölgeleri arasında yer aldıklarını kanıtladılar. Hatta bu bölgelerde birçok insan acımasız işkence altında öldürüldü. İnfazların, özellikle de uyuşturucu bağlantılı infazların yukarıda belirtilen bölgelerde artmasının, rejimin muhalif vatandaşlarını sindirmek ve susturmak için bu bölgelerde kapsamlı korku kampanyaları başlatmaya yönelik kasıtlı stratejisi, bir hedef olduğuna inanıyorum” şeklinde konuştu.

Kürt kentlerinde kanlı saldırılar yapıldı

Jîna Emînî’nin katledilmesinin ardından idamlarda artış yaşandığına dikkat çeken Sobati, “Rejim, eylemler sırasında Javanrud, Mahabad, Paveh, Saqiz, Sanandaj ve diğer bölgelerdeki Kürt direniş merkezleri gibi şehirler üzerindeki tüm kontrolünü ciddi bir şekilde kaybetmek üzereydi. Bu şehirleri geri alabilmek için fiilen askeri cephaneye başvurdu. Bölge halkına yönelik kanlı saldırılar gerçekleştirdi” diya ifade etti.

İnfazlar yoluyla korku yayılmak istendi

Şeriatın ilanı sonrası ortaya çıkan tabloda rejimin ilk kez yıkılma tehlikesi yaşadığını belirten Sobati, “Rejim bu eylemlerle birlikte bastırma mekanizmasına olan güvenini büyük ölçüde kaybetti. Bu rejimin çaresiz kaldığında başvurduğu telafi edici mekanizmalardan biri, göstermelik mahkemeler, zorla itiraflar ve aceleci infazlar yoluyla korku yaymaktır” diye belirtti.

Mücadele edenler tek başına bırakıldı

İran’da idam uygulamalarına karşı eylemlerin sürdürüldüğünü aktaran Sobati, “Sıradan protestocular da sık sık hapishanelerin önünde toplanarak, planlı infazları protesto ediyor. Jîna hareketi başarısız olursa, daha karanlık, daha kökten dinci, daha mezhepçi, otokratik, gerici ve daha az hoşgörülü bir süreç beklemeliyiz. Uluslararası devletler İran’daki durumun daha da kötüleşmesine katkıda bulundu ve mücadele edenler tek başlarına kaldı” diye konuştu.

Haber: Berivan Kutlu / MA

#Gazeteci #Sobati #Rejim #ilk #kez #yıkılma #korkusu #yaşadı #baskıları #arttırdı

Abdullah Öcalan’a yeni bir aile ve avukat görüş yasağı

Tecrit altında tutulan 27 aydır kendisinden hiçbir şekilde haber alınamayan PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yeni bir aile ve avukat görüş yasağı verildiği öğrenildi

Uluslararası komployla Türkiye’ye getirildiği 15 Şubat 1999 tarihinden bu yana İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutulan PKK Lideri Abdullah Öcalan’dan, kardeşi Mehmet Öcalan ile 25 Mart 2021 tarihinde yaptığı kesintili telefon görüşmesinden bu yana haber alınamıyor.

Asrın Hukuk Bürosu avukatlarının müvekkilleri Öcalan ile görüşmek için yaptığı başvurular ise, ya yanıtsız bırakılıyor ya da “disiplin cezaları” gerekçesiyle engelleniyor.

Yeni yasak ortaya çıktı

27 Ekim 2022’de kesinleşen yasak kararı sona ermesine rağmen ne savcılık ne de cezaevi idaresine yapılan başvurulara yanıt verilmiyordu.

MA’dan Mehmet Aslan’ın haberine göre avukatlar, avukat görüşü için 27 Nisan 2023’te Bursa İnfaz Hakimliği’ne başvuruda bulundu. Ancak hakimlik başvuruya yanıt vermedi. Hakimlik yerine Bursa 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından avukatlara tebliğde bulunuldu. Tebliğde, Bursa 3’üncü Ceza Mahkemesi’nin 26 Nisan’da aldığı karara yer verildi. Tebliğdeki kararda, PKK Liderine dair yeni bir 6 aylık görüşme yasağı kararının getirildiğine dair ifadeler yer aldı.

Avukatların söz konusu yasaklara karşı Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) bireysel başvuruda bulunduğu öğrenildi.

HABER MERKEZİ

#Abdullah #Öcalana #yeni #bir #aile #avukat #görüş #yasağı