Ana Sayfa Blog Sayfa 403

‘JİTEM Davası’nda 11 yılda 41 hakim değişti’

JİTEM Davası’nda 11 yıllık süreçte 41 hakim değiştiğini vurgulayan katledilen Abdülmecit Baskın’ın oğlu Avukat Eren Baskın, ‘Hesap sormaya, katillere katil demeye devam edeceğiz’ dedi

Ankara ve çevre kentlerinde 1993-1996 yılları arasında Altındağ Nüfus Müdürü Abdülmecit Baskın’ın da aralarında olduğu 19 kişinin ölümüyle ilgili açılan “JİTEM” davasının 7’nci duruşmasında tüm sanıklar hakkında beraat kararı verildi.

Katledilen Baskın’ın oğlu Avukat Eren Baskın, karara tepki gösterdi. Sanal medya hesabından açıklama yapan Baskın, “Ankara 1. Ağır C. M görülen ve katledilenler arasında Babam Mecit Baskın’ın da bulunduğu ‘Faili meçhul cinayetler’ davasında tüm delillere rağmen sanık Mehmet Ağar, Korkut Eken, İbrahim Şahin ve özel harekat polisleri hakkında bu gün yine beraat kararı çıktı! Çok üzgünüm” ifadelerini kullandı.

11 yılda 41 hakim değişti

Mahkeme sürecinin 11 yıldır devam ettiğini hatırlatan Baskın, “Mahkemede onlarca delil ve tanıklık olmasına rağmen bir hukuk katliamı işlenerek tüm sanıklar hakkında beraat kararı verildi. 11 yılda tam 41 hakimin değiştiği, 16 savcının görev aldığı mahkeme sürecinde ‘yüz yüzelik, alenilik’ normları hiçe sayıldı. Sanıklarla yüz yüze gelip soru sorma hakkımız elimizden alındı. Savcı çok ilginç bir biçimde tüm sanıkların vareste tutulması için talepte bulundu ve bu kabul gördü. Evet yanlış duymadınız; Bunu sanıklar değil savcı talep etti” bilgilerini paylaştı.

UZİ marka silahlar

Fikri Sağlar, Kutlu Savaş, Tuncay Özkan, Mehmet Eymür, Uğur Dündar ve bir çok ilgilinin vermiş olduğu ifadelerde ; bu cinayetlerin gerçek olduğu ve devlet içinde devlet adına bu cinayetleri işleyenlerin var olduğunu beyan ettilerini de anımsatan Baskın, “İsrail’den alınan UZİ VE GLOCK marka silahlar envantere kaydedilmeden Antalya’da İbrahim Şahin ve Korkut Ekene teslim edildi. Bu silahlardan 10 tanesi kaybedildi. Bu davadaki maktullerin bir çoğunun vücudundan çıkan mermi çekirdekleri incelendiğinde atışların UZİ VE GLOCK marka silahlardan çıktığı belirlendi. Yine kaybolan bir silah Susurluk kazasında ölen Abdullah Çatlı’nın üzerinden çıktı” diyebelirti.

Mehmet Ağar’ın yargılanma süreci

Baskın, devamında şunlara yer verdi: “Türkiye’nin ilk telefon dinleme tapelerinden elde edilen ses kayıtlarında cesedi bulunamayan Tarık Ümit ile Korkut Eken, katledilen insanlarınızın üzerinden çıkan değerli eşyalar için kavga ediyordu. Mehmet Ağar’ın daha önce de suç işlemek için kurulan silahlı örgüt faliyetleri sebebi ile cezası Yargıtayda kesinleşmiş ve cezaevine girmişti. Normal şartlarda denetim ile dışarı çıkan Mehmet Ağar hakkında 2011 yılında yeni bir soruşturma açılınca ve konusu da aynı suç tipi olunca denetimi bozulduğundan tutuklanması gerekirken eski suçu hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına başvuru yapılmış ve ilk suçu hakkında inanılmaz bir biçimde beraat kararı alınmıştı.

Ağar’a özel celse

11 yıllık mahkeme süresince Mehmet Ağar’ı mahkeme salonuna getiremedik. Hiç bir zaman kendisine soru soramadık. Bir pazar günü adliye kendisine özel olarak açıldı. Bir ara karar ile kendisine özel bir celse açıldı ve üç satırlık bir savunma alındı. Pek tabi biz maktul yakınlarına ve avukatlarına haber verilmedi.

Adalet mücadelemiz yeni başlıyor

Bizler uzun zamandır adalet talep ediyoruz. Her ne kadar bugün tüm deliller ve daha sayamadığım yüzlerce hukuksuz uygulamaya rağmen beraat kararı verilsede bizim adalet mücadelemiz daha yeni başlıyor. Sokaklarda failimeçhul cinayete giden sevdiklerimizin hesabını sormaya ve bu katillere katil demeye devam edeceğiz. Umutluyuz ve cesaretliyiz.”

HABER MERKEZİ

#JİTEM #Davasında #yılda #hakim #değişti

Kılıçdaroğlu: Tümüyle karartma altındayım

Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, ‘Tümüyle karartma altındayım’ notuyla paylaştığı videoda, telekomünikasyon şirketlerinin SMS atmasını engellediğini duyurdu

Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, sanal medya hesabından “Tümüyle karartma altındayım” notuyla bir video paylaştı.

Son günlerde kendisine yönelik gündeme getirilen söylemler ve yasaklara değinen Kılıçdaroğlu, “Sürekli itiraflar, yalanlar, komplolar, sandıklarda tuhaflıklar, müşahitleri yasaklama çabaları, Babala TV ile ilgili korkunç bir yalan kampanyası, montaj videolar, ayrıca mobil ekranlarımızı yasaklamalar, şimdi de gazetecilere programımızı duyuracağım mesajı atamıyorum. Telekomünikasyon şirketleri gazetecilere SMS atmamı engelliyor. Tümüyle karartma altındayım” diye konuştu.

Erdoğan’a seslendi: Seçime mi girmeyeyim?

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a seslenen Kılıçdaroğlu, “Soruyorum Erdoğan, seçime mi girmeyeyim? Bu mu istediğin? Türkiye’de seçim yapılamıyor. Korkak bu adam korkak. Bir korkak yüzünden ülke gidiyor seçim yapılamaz duruma geliyor. Ne istiyorsun bu ülkeden korkak adam” ifadelerini kullandı.

HABER MERKEZİ

#Kılıçdaroğlu #Tümüyle #karartma #altındayım

Şirnex’te 7 kişi tutuklandı

Şirnex’te gözaltına alınan 25 kişiden 7’si tutuklandı

Şirnex’in Hezex ilçesi ile Cizîr’de yapılan eş zamanlı baskınlarda Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü bir soruşturma kapsamında çok sayıda kişi gözaltına alınmıştı.

Hezex’te yapılan ev baskınlarında Ümit Geçgel, Yusuf Karagöl, İbrahim Güngör, Civan Karaviş, Rojhat Pişkin, Resul Çin, Muhammed Kaşbaş, İsak Dalmış gözaltına alınırken, Cizîr’de ise 16 kişi gözaltına alınmıştı. Gözaltına alınan 25 kişi emniyetteki ifadeleri ardından bugün savcılığa sevk edildi. Savcılıkta ifadesi alınan 18 kişi adli kontrol şartı ile serbest bırakılırken, 7 kişi ise “Örgüt üyesi” oldukları iddiasıyla tutuklanarak Şırnak Cezaevi’ne gönderildi.

HABER MERKEZİ

#Şirnexte #kişi #tutuklandı

Tekirdağ’da gözaltına alınan 24 HDK’liden 21’i tutuklandı

Tekirdağ’da gözaltına alınan 24 HDK’liden 21’i tutuklandı. Tutuklamaya tepki gösteren HDK Eş Sözcüsü Cengiz Çiçek, Kürtçe’nin ve HDP üyeliğinin de suçlama konusu yapıldığını paylaşarak, ’28 Mayıs günü bu darbeci akıldan hesap soracağız. An olsun ki bu ceberut yapıyı devireceğiz’ dedi

Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü bir soruşturma kapsamında 23 Mayıs’ta birçok kentte yapılan ev baskınlarında 24 kişi gözaltına alındı. Halkların Demokratik Kongresi (HDK) bünyesinde yer alan siyasi parti ve sivil toplum örgütü üye ve yöneticilerinin yer aldığı 24 kişi Tekirdağ Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

Burada “örgüte üye olmak” iddiasıyla beyanlarına başvurulan isimlere, daha önce HDK hakkında Tekirdağ’da başlayan bir soruşturma kapsamında yapılan baskınlarda el konulan belgelerde isimlerinin yer alması ve siyasi faaliyetleri suçlama konusu yapıldı. Savcılıkta ifadeleri alınmak üzere Tekirdağ Adliyesi’ne ve tutuklama sevk edilen 21 isim tutuklandı, diğer isimler ise serbest bırakıldı.

Tepki gösterdi

Tutuklama kararı ardından HDK Eş Sözcüsüleri ve Yeşil Sol Parti Milletvekili Cengiz Çiçek, Esengül Demir, avukatlar ve aileler basın açıklaması yaptı. Tutuklama kararına işaret eden Çiçek, “Burada bir tiyatroyu gördük. Bu tiyatro ile ilk defa karşılaşmıyoruz. Amaçlarının ne olduğunu biliyoruz. Her şeyden önce hukukun ilkelerine inanan birisi olarak söylüyorum; ‘dosyada gizlilik kararı var’ deniliyor, avukatlara kısıtlanıyor ancak havuz medyası manşet atıyor. Gözaltındaki isimler hedef gösteriliyor. Varlık gerekçemiz hukuk dışına çıkmış, iktidarını ayakta tutmak için hukuku araçsallaştıran bu mantığı tarihin çöp sepetine göndereceğiz. Onlar da bundan korkuyorlar. Gizlilik kararına rağmen medyaya servis ediyorsanız her şeyden önce yasalarınıza karşı saygısızsındır. Kendi yasalarınızın dışına çıkan sizlersiniz” diyerek, tepki gösterdi.

‘Kürtçe biliyor musunuz?’ diye sordular

Suçlamalara değinen Çiçek, gözaltında bulunanlara, “Kürtçe biliyor musunuz?” diye soru sorulduğunu söyledi ve sert tepki gösterdi. Çiçek, “Anket mi yapıyorsunuz? Seçim anketi mi yapıyorsun? Bir dili bilip bilmemek ile bu dosya arasındaki ilet nedir? ‘İngilizce, Türkçe, Almanca biliyor musun? ’ diye soruyor musun?” diyerek, tepki gösterdi. Kürtçenin kriminalize edildiğine dikkat çeken Çiçek, “Türkiye’de; bakın arkamda Adalet Sarayı yazıyor. Adaleti çıkarın, saray kaldı. Her yer sarayın zihniyeti ile üretiliyor. Bir yargılamada Kürtçe diye soru soruyorsanız siz Kürt sorunu var diyorsunuz. Sizin Kürt dili, kültürü ve halkı ile bir sorunuz var. Siz bu halka diz çöktüremiyorsunuz. Öfkeniz buradan geliyor” diye kaydetti.

HDP suçlama konusu

Halkların Demokratik Partisi (HDP) üyeliğinin de suçlama konusu yapıldığını paylaşan Çiçek, “Seçimde kaybetmekten korkanlar Kürt halkından, demokrasi ve özgürlük mücadelesi yürütenlerinden korkuyor. Bu sorular hırsızların, darbecilerin sorusudur. Kenan Evren hukukunda bile bu sorular sorulmazdı. 12 Eylül darbecileri ile hesaplaşacağız diyenlere söylüyorum; 12 Eylül darbecileri bile bu soruları sormadı” diye konuştu.

‘Biz buradayız, gidici olan sizlersiniz’

HDK toplantılarına katılmanın da suç olarak sayıldığını söyleyen Çiçek, “HDK’nin derdi ne? HDK bu ülkede huzur istiyor. Özgürlük, doğanın, emeğin hakkını istiyor. Kürt sorunun demokratik çözümünü istiyor. Bu sorunların çözümü işinize gelmiyor. Bu sorunlar çözümsüz kaldıkça siz paranıza para katıyorsunuz. Zenginliğinize zenginlik katıyorsunuz. Sorunlara çözülmedikçe iktidarınızı ayakta tutuyorsunuz. HDK, bu topraklarda demokratik mücadele yürüten bir yapıdır. Bu darbeci akla bir kez daha sesleniyoruz; biz buradayız, hiçbir yere gitmiyoruz. Gidici olan sizlersiniz. Türkiye’nin her yerinde HDK vardır. Barış gelinceye kadar, doğanın hakkı gelinceye kadar, emeğin hakkı verilinceye kadar var olacağız” diye belirtti.

Yeşil Sol Parti olarak Tekirdağ’da oy yükselttiklerini belirten Çiçek, “Bu operasyon; bu mücadeleye yöneliktir. Korku budur. Onlara inat ev ev, sokak sokak, iş yeri iş yeri gezip insanları sandığa getireceğiz. 28 Mayıs günü bu darbeci akıldan hesap soracağız. An olsun ki bu ceberut yapıyı devireceğiz” şeklinde konuştu.

Gözaltına alınanların isimleri şöyle: “Servet Taşkın, Rahmi Diren, Cezmi Yaman, Turgut Haskan, Turgut Gökçe, Çetin Kale, Adnan Kurt, Ceylan Deniz Adıyaman, Senem Özbey, Zübeyde Karaoğlan, Mehmet Akyürek, Ayla Eroğlu, Ömer Faruk Kırnıç, Aytekin Bulut, Ayşe Yolkesen, Hilmi Karaoğlan, Seza Büyükkılıç, Sinan Göksel ve ismi öğrenilemeyen 2 kişi.”

HABER MERKEZİ

#Tekirdağda #gözaltına #alınan #HDKliden #21i #tutuklandı

JİTEM Davası: Tüm sanıklar beraat ettiyse 19 insanı kim öldürdü?

Ankara JİTEM Davası’nda Mehmet Ağır başta olmak üzere 19 sanık hakkında beraat kararı verilmesine karşı İHD’de yapılan açıklamada ‘Tüm sanıklar beraat ettiyse bu 19 insanı kim öldürdü?’ diye sorulurken, adalet mücadelesinin sürdürüleceği vurgulandı

Ankara ve çevre kentlerinde 1993-1996 yılları arasında Altındağ Nüfus Müdürü Abdulmecit Baskın’ın da aralarında olduğu 19 kişinin ölümüyle ilgili açılan JİTEM Davası’nın karar duruşması Ankara 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada, tüm sanıklar hakkında beraat kararı verildi. Söz konusu duruma karşı faili meçhul şekilde yaşamını yitirenlerin aileleri, avukatlar ve insan hakları savunucuları İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şube’de basın açıklaması düzenledi. Açıklamada ilk olarak Avukat Öztürk Türkdoğan söz aldı.

Uzun zamandır Ankara JİTEM Davası olarak bilinen Mehmet Ağır ve arkadaşlarının Ankara’da 19 kişinin yargılandığı davada mahkemenin İstinaf Dairesi’nin esastan bozma kararına rağmen bir kez daha beraat kararı verdiğini anımsatan Türkdoğan, “Bu bizi bizi şaşırtmadı çünkü maalesef Türkiye’de cezasızlık politikası izleniyor ve bu yargıda bir kültür halini almış durumda ancak biz hakikat ve adalet mücadelesini sürdüreceğiz” dedi.

‘Türkiye’de hukuk sistemi adalet vadetmiyor’

Ardından söz konusu cinayetlerde babası Abdülmecit Baskın’ı yitiren Eren Baskın söz aldı. Baskın, şunları kaydetti: “Bu günkü karar çok fazla şaşırdığımı söyleyemem. Bunları biz daha önce de aktardık. Bir önceki mahkemede, daha önceki karar duruşmasında bir umudumuz vardı ama bugün gelinen noktada Türkiye sınırları içerisindeki hukuk sisteminin bizlere adaleti vaat etmediğini ve bunu bize uygulamayacağını gördük. Bu olumsuz havanın karşılığı olarak bizim mücadelemiz aslında bu gün başlıyor. Çünkü biz sevdiklerimizi nasıl ki faili meçhul bir cinayete kurban verdiysek bugün de sokaklarda bu faili meçhul cinayetlerle ilgili kimlerin suçlu olduğunu düşünüyorsak bunların ismini haykırmaya ve akıbetini sormaya devam edeceğiz. Mücadelemiz bugün tekrardan başlıyor. Bunun için de sokaklarda kayıp çocukları olarak sadece sevdiklerimizin akıbeti için değil bizim gibi 17 bin faili meçhul cinayete kurban giden insanlarımızın çocukları için bu mücadeleyi vereceğiz. Bütün insanların yarası için bu mücadeleyi vereceğiz ve başka insanların kendi babalarının, sevdiklerinin akıbetini aramak zorunda kalmayacağı bir ülke yaratmak için bu mücadeleyi verecek, sokaklarda olmaya devam edeceğiz.”

‘Mahkeme ‘Bizim adliyelerimizden herhangi bir adalet beklemeyin’ dedi’

Ardından söz alan ve yine söz konusu olaylarda babası Yusuf Ekinci’yi kaybeden Avukat Sertaç Ekinci şöyle konuştu: “Dosyada maddi ve çok ciddi deliller olmasına rağmen mahkeme bunları araştırmaktan imtina etti. Evrensel hukuk kurallarına aykırı hareket etti. Mahkemenin bugün söylediği ‘Bizim adliyelerimizden herhangi bir adalet beklemeyin’ oldu. Bunu sadece bize söylemiyor bu ülkenin ciddi bir nüfusunu oluşturan Kürt nüfusuna bunu söylüyor. Kürt halkının bu anlamdaki adalet arayışı devam edecek. Adalet bulununcaya kadar sonuçlanmayacak. Biz adaleti hukuk çerçevesinde buluncaya kadar mücadelemizi devam ettireceğiz.”

Daha sonra Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu Eş Sözcüsü Nuray Özdoğan söz aldı. Söz konusu yargılamanın kayıp yakınlarının mücadele ve ısrarı ile başladığına dikkat çeken Özdoğan, “Bu mücadele sadece yargıyla değil siyaseten de yürütülmeli. Bu dosyada yargılanan sanıkların bir kısmı hala devletin önemli mekanizmalarının içinde yer alan kişiler. Dolayısıyla bizim gördüğümüz süreç de yargısal bir süreç değil politik bir süreç. Hala devletin içerisinde bu mekanizmaların yürütüldüğünü gösteren bir gün de oldu mahkemenin tavrı. Biz mahkemenin değil devletin içerisindeki bazı mekanizmaların tavrını ve durumunu gördük. Beraat kararları bunu gösteriyor. Bu mücadele ne siyaseten ne hukuken bitecek bir mücadele değil. Bizler de HDP hukuk komisyonu olarak bu davaların takipçisi olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

‘Tüm sanıklar beraat ettiyse bu 19 insanı kim öldürdü?’

Açıklamada son olarak Hafıza Merkezi’nden Esra Biber söz aldı. Dava açılma süreçlerini anımsatan Biber, daha sonra açılan davaların beraat ve zamanaşımı kararları ile sonuçlandığını hatırlattı. Biber, “12 davayı başından sonuna takip ederek hepsinde ortak sorunlar gözlemledik. Bunların başında davaların birbiri ile irtibatlandırılmaması geliyor. 12 Davadan 9’u kapatılmış oldu. 3 Dava devam ediyor. Bu üç davada hem zaman aşımına çok yakın ve bunlarla ilgili de beraat kararı verileceğini tahmin ediyoruz. Bunlar insan hakları ihlalleri ile yüzleşilmediğini gösteriyor. Cezasızlık cezasızlığı getiriyor. Mehmet Ağır ve diğer sanıkların hepsi beraat ettiyse bu 19 insanı kim öldürdü” diye sordu.

HABER MERKEZİ

#JİTEM #Davası #Tüm #sanıklar #beraat #ettiyse #insanı #kim #öldürdü

Avrupalı heyetten MKGP ve DFG’ye ziyaret

İsviçre’den aralarında gazetecilerin, siyasetçilerin de olduğu bir heyet, MKGP ve DFG’ye ziyarette bulundu.

İsviçre’den aralarında gazeteci, aktivist ve siyasetçilerin de olduğu heyet, Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu (MKGP) ve Dicle Fırat Gazeteciler Derneği’ni (DFG) ziyaret gerçekleştirdi. DFG’nin Amed’deki binasına yapılan ziyarette heyeti, dernek ve platform yöneticileri karşıladı.

Baskılara dikkat çekildi

Ziyarette heyet üyeleri Kurdistan’da gazeteciliğe dair sorular yöneltti. Heyeti, Kurdistan’daki basına yönelik baskılara dair bilgilendiren gazeteciler, Özgür Basın’ın iktidar çizgisinde yayın yapmadığı için hedef alındığına, gazetecilerin “örgüt üyeliği” ya da “örgüt propagandası” gibi gerekçelerle yargılandıklarını kaydetti.

Dayanışmanın önemi vurgulandı

Heyete bilgi veren DFG Genel Sekreteri Cuma Daş, tutsak edilen gazetecilerin durumuna dikkat çekerken, dayanışmanın önemine vurgu yaptı. Amed’de 16 Haziran 2022’de tutuklanan gazetecilerin sürecine de değinen Cuma, uluslararası kurumların göstereceği dayanışmanın, 11 Temmuz’da görülecek duruşmada önemli olduğunun altını çizdi.

‘Baskı var ama mücadele de var’

Ardından Kürt kadın gazetecilerin çalışma koşullarına dair konuşan MKGP üyesi Gülşen Koçuk, baskılara dair konuştu. Kürt kadın gazetecilerin hedef alınmasına karşı platformun kurulduğunu belirten Gülşen, Kurdistan’da gazetecilerin tüm baskılara rağmen direnmesinin değerli olduğunu dile getirdi. Gülşen, “Burada JINHA ile başlayan süreçte hem meslektaşlarımızın cinsiyetçi yaklaşımlarına hem de iktidarın baskılarına karşı mücadele verdik. Bugün kullanılan Kürt kadın gazeteci kimliği, bu mücadelenin sonucunda oluştu. Hala tutuklu olan arkadaşlarımız var ama bizim mücadelemiz de var” ifadelerini kullandı.

HABER MERKEZİ

#Avrupalı #heyetten #MKGP #DFGye #ziyaret

Kocaeli’de şüpheli kadın ölümü

Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde Yeliz A. adlı kadın, şüpheli şekilde yaşamını yitirmiş halde bulundu

Kocaeli’nin Gölcük ilçesi Piyalepaşa Mahallesi’nde yaşayan Yeliz A. (34) adlı kadın, evde şüpheli şekilde yaşamını yitirmiş halde bulundu. Bölgeye sevk edilen sağlık ekipleri, Yeliz A.’nın hayatını kaybettiğini belirledi. Yeliz A.’nın cenazesi, incelemenin ardından Necati Çelik Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

Yakınları tarafından teslim alınan Yeliz A.’nın cenazesi, Kavaklı Sanayi Camisi’nde kılınan namazın ardından 17 Ağustos Mezarlığı’nda toprağa verildi.

HABER MERKEZİ

#Kocaelide #şüpheli #kadın #ölümü

Kürt siyasetçi Dorak 17 yıl sonra tahliye

Kürt siyasetçi Sima Dorak, 17 yılın ardından tutulduğu Tarsus Kadın Kapalı Cezaevi’nden tahliye oldu

Demokratik Toplum Partisi’nde (DTP) çalışan Sima Dorak, 2007 yılında “örgüte yardım” iddiasıyla hakkında açılan davada 15 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırılmış ve tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Tarsus Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutulan Dorak, 17 yılın ardından tahliye oldu.

Dorak, cezaevinden çıktıktan sonra gittiği Adana’nın Ceyhan ilçesinde ailesi ve arkadaşları tarafından karşılandı.

HABER MERKEZİ

#Kürt #siyasetçi #Dorak #yıl #sonra #tahliye

Mexmûr ablukasının sonlandırılması için BM ile görüşme

Mexmûr Kampı’na yönelik ablukanın sonlandırılması için BM Mülteciler Yüksek Komiserliği’yle görüşen heyet, BM’den kamp sakinlerinin güvenliği için bölgeye giderek denetleme yapmalarını istedi

Irak ordusunun 20 Mayıs’tan bu yana Mexmûr Kampı’na yönelik ablukasının sonlandırılması talebiyle bir heyet Birleşmiş Milletler (BM) Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR – United Nations High Commisioner for Refugees) ile görüşme gerçekleştirdi.

İsviçre Abdullah Öcalan’a Özgürlük İnisiyatifi başkanı, Uluslararası Kimyasal Silahlarla Mücadele İnisiyatifi başkanı ayrıca Ticino kantonu AL Milletvekili olan Dr. Beppe Savary, İsviçre Demokratik Kürt Konseyi (CDK-S) Dışilişkiler üyesi Ahmet Yaman ile Ramazan Baytar’ın yer aldığı heyet, UNHCR Ortadoğu ve Afrika Temsilcisi Alexander Tyler’la görüştü.

Askeri kampa çevirmek isteniyor

Heyet adına Alexander Tyler ile yapılan görüşmede Mexmûr Kampı’na tel örgüler çekilerek, askeri kulübelerin inşa edildiği, Mexmûr’un sivil mülteci kampından ziyade daha çok askeri bir kampa çevrilmeye çalışıldığına dikkat çekildi. Ablukadan başta Irak hükümetinin sorumlu olduğuna dikkat çekilen görüşmede Mexmûr halkının güvenliğinin tehdit altında olduğuna dikkat çekildi.

‘Irak sorumluluğunu yerine getirmiyor’

Yapılan görüşmeye ilişkin heyet, basın açıklaması düzenledi. Yapılan açıklamada görüşmeye ilişkin Ramazan Baytar şunları dile getirdi: “Sayın Alexander Tyler ile yaptığımız görüşmede Mexmûr halkının güvenliğinden sorumlu Irak hükümetinin bu sorumluluğu yerine getiremediğini söyledik. DAİŞ gibi örgütlenmelerin bulunduğu bir yapılanma bölgede varlığını devam ettirmektedir. Bölgesel düzeyde farklı azınlık ve dinsel gruplar bölgede olup kendi içlerinde çatışma halinde bulunmaktadır. Uluslararası hegomonik güçlerin de çatışma zemini olan bölgede ayrıca kamp sakinlerinin güvenliği Irak Ordu güçleri tarafından sağlanamamaktadır.”

‘BM bölgede denetleme yapabilir’

Irak ordusunun ablukası ve Mexmûr’a yönelik ambargosunu kabul etmediklerini Tyler’a ilettiklerini söyleyen Baytar, “UNHCR’nin BM’ye bağlı Mexmûr halkının yaşadığı kampta halkın güvenliğini sağlamakla yükümlü olduğunu hatırlattık” dedi. Görüşme heyetinde yer alan Dr Savary de bir dönem Irak bölgesinde bulunduğunu, yine bölgede kimyasal silah kullanımının araştırılması için heyette bulunduğunu söyledi. Savary, “Cenevre Konveksiyonlarının öngörmüş olduğu esaslar kapsamında UNHCR kamp sakinlerinin güvenliği konusunda bölgeye giderek denetleme yapabilir. Biz de bu konuda kendi hukuklarını yerine getirmeleri bakımından bölgeye gitmeleri çağrısında bulunduk” diye konuştu.

‘Sorunların farkındayız’

Yapılan görüşme sonrası Alexander Tyler bölgede yaşanan sorunların farkında olduklarını söyledi. Heyetin taleplerinin dikkate alındığını dile getiren Tyler, heyet tarafından Mexmûr halkına yönelik uygulanan ambargoya ilişkin hazırlanan dosyayı teslim aldı.

HABER MERKEZİ

#Mexmûr #ablukasının #sonlandırılması #için #ile #görüşme

Buldan 28 Mayıs için ÖHD ve Amed Barosu’nu ziyaret etti

Seçim çalışmaları için Amed’e bulunan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, ÖHD ve Amed Barosu’nu ziyaret etti. Buldan burada sandıklara gitme çağrısı yaparken Amed Barosu 320 avuktala sahada olacaklarını belirtti

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan’ın, cumhurbaşkanı 2. Tur seçimlerine dair Amed’teki temasları sürüyor. Eş Genel Başkan Buldan, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) milletvekilleri Cengiz Çandar, Georga Aslan, HDP eski milletvekili Çağlar Demirel ve HDP PM üyesi Raci Bilici, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Amed Şubesi ve Amed Barosunu ziyaret etti.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açık tanık Ümit Özdağ isimli şahsın beyanları üzerine gözaltına alınarak tutuklanan ve dün tahliye edilen avukatlara geçmiş olsun dileklerinde bulunan Buldan, savunmanın susturulamayacağını söyledi. ÖHD Şube Eşbaşkanı Rıza Polat ise, hak ve hakikat mücadelesi vermeleri nedeniyle her dönem saldırıya maruz kaldıklarını söyledi. Polat, hiçbir baskı ve engellemenin hak ve hakikat mücadelesini yürütmelerine engel olamayacağının altını çizdi.

Sandık çağrısı

Daha sonra Amed Barosu’na geçen Buldan ve beraberindeki heyeti, Amed Baro Başkan Yardımcısı Mehdi Özdemir karşıladı. Kritik bir seçim sürecinden geçtiklerini söyleyen Buldan, “2 gün sonra yapılacak olan seçimler hepimizin kaderini belirleyecek noktada. Diyarbakır’dan ikinci tur seçimlerine yönelik bir mesaj vermenin büyük önemde olduğunu düşündük. Kente gelerek halk ve kurumları ziyaret ediyoruz. Umarın 2 gün sonra da istediğimiz sonucu alırız. Umuyoruz istediğimiz sonucun çıkması ile yargı bağımsızlığın sağlanır. Her türlü haksız ve hukuksuzluğu uygulayan iktidarın göndermenin hepimizin isteği ve ümit ettiği şey. Bizler artık 2. Turu kazanmak için çaba sarf ediyoruz. Umarım hep birlikte Erdoğan’ın kaybetmesini sağlarız. Bu anlamda da herkesin sandığa giderek oyunu kullanma çağrısını Amed Barosu’ndan da yapmış olalım” diye belirtti.

Amed Barosu 320 avukatla sahada olacak

Baro başkan yardımcısı Özdemir, insan haklarını savunmaya devam edeceklerini ifade etti. 14 Mayıs’ta 250 avukatla seçim çalışmalarına katıldıkları bilgisini paylaşan Özdemir, ikinci turda ise 320 avukatla sahada olacaklarını belirtti.

Bir sonraki ziyareti, tarihi On Gözlü Köprüsü olan Buldan ve beraberindeki heyet, yurttaşlar tarafından çoşku ile karşılandı. Tarihi köprüde bulunan gençler ve Buldan, fotoğraf çekerek, davul zurna eşliğinde halay çekti.

Heyet, akşam depremzede olan iki aileye ev ziyaretinde bulunacak.

HABER MERKEZİ

#Buldan #Mayıs #için #ÖHD #Amed #Barosunu #ziyaret #etti