Ana Sayfa Blog Sayfa 405

Rusya İdlib’de birçok noktayı bombaladı

Rus Savaş uçakları Heyet Tahrir El Şam’ın (HTŞ) denetiminde bulunan bölgeleri bombaladı

Rus savaş uçaklarının sabah ssatlerinde İdlib’de Heyet Tahrir El Şam (HTŞ) çetelerinin bulunduğu birçok farklı bölgeyi bombaladığı belirtildi. Savaş uçakları Aralık 2022’den bu yana ilk defa bu bölgeleri bombalıyor.

Merkezi İngiltere’de bulunan Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin (SOHR) verdiği bilgiye göre, Rus savaş uçaklarının İdlib’in güneyine düşen Zaviye Dağı yakınlarındaki Filêfil ve Sifohin’in çevresini 5 kez bombaladığını belirtti.

Öte yandan, Şam hükümet güçleri ise Hama’nın batısındaki Kahire ve Enkavi köyleri ile İdlib’in güneyindeki Fitere köyünü bombaladı.

Dün ise Şam hükümet güçlerinin, Lazkiye’nin kuzeyinde yer alan Kebane’nin etrafını bombalaması sonucu bir HTŞ’linin öldürüldüğü belirtildi.

DIŞ HABERLER

 

#Rusya #İdlibde #birçok #noktayı #bombaladı

Onlarca mülteci çocuk ‘kayıp’: Suç çetelerinin eline düşüyorlar

Avrupa’da mülteci çocukların kaybolmasını araştıran gazeteciler, bir yıl içinde birçok ‘kayıp’ çocuğun uyuşturucu ve fuhuş çetelerinin eline düştüğü belirtti

Türkiye’de yapılan seçim sürecinde pazarlık konusu yapılan mülteciler dünya üzerinde de ırkçı ve ayrımcı politikalara maruz kalıyor.

Hollanda’da yayımlanan AD gazetesinin, mülteci çocukların Avrupa’da kaybolmasını araştıran sınır ötesi bir gazetecilik projesi Lost in Europa ve Argos gazeteci topluluğu ile birlikte yaptığı araştırmaya göre, geçen yıl 4 bin 449 refakatsiz mülteci çocuk Hollanda’ya sığınma başvurusu yaptı. Ve yine geçen yıldan bu yana refakatsiz 360 mülteci çocuğun barınma merkezlerinden kaybolduğu belirlendi.

Çocukların bir kısmı Avrupa’daki yakınlarının yanına giderken, diğerleri ise fuhuş mafyası veya suç örgütlerinin eline düştüğü belirtildi.

İlk başvuru merkezi Ter Apel’de kayboluyorlar

En çok kayıp çocuk vakasının Ter Apel merkezinde yaşandığı ve 237 çocuğun bu merkezden haber vermeden ayrıldığı belirtildi. Hollanda’ya gelen mülteciler önce Ter Apel’a başvuruyor, daha sonra buradan diğer merkezlere gönderiliyor.

Birçoğunun akıbeti belirsiz

Araştırmaya göre, çocukların akıbeti hakkında çok fazla belirsizlik var. Bu çocukların bazıları Avrupa’nın diğer yerlerindeki akrabalarının yanına gitmeyi tercih ediyor. İnsan Ticareti ve İnsan Kaçakçılığı Uzmanlık Merkezi raporlarına göre, çocukların geri kalanı ise, suç örgütleri ya da fuhuş mafyasının eline düşüyor.

Çocuklar yaşlı erkeklere veriliyor

Lost in Europe’un elindeki raporlar ise daha korkunç. Buna göre, mülteci merkezi civarında yaşayan köylüler, geçmişte, “siyah tenli kız ve erkek çocukların düzenli olarak hem Alman hem de Hollandalı yaşlı erkekler tarafından sığınma merkezinin hemen dışında alındığını” bilgisini verdi.

Avrupa genelinde 2 bin çocuk ‘kayıp’

Avrupa’daki mülteci kabul merkezlerinde 2018-2021 arasında, en az 18 bin refakatsiz çocuk kayboldu. Avrupa İstatistik Ofisi’nin (Eurostat) verilerine göre de, geçen yıl Temmuz ayında, Avrupa genelinde 2 bin çocuk ortadan kayboldu.

Uyuşturucu çetesinin eline düşüyorlar

Yine İngiltere’de son 1,5 yılda Brighton’da reşit olmayan refakatsiz mültecilerin barındırıldığı bir otelden 136 refakatsiz çocuk kayboldu. İngiltere’de yayımlanan The Observer gazetesine konuşan bu merkezin çalışanları gençlerin sokakta kaçırılıp arabalara bindirildiğini anlatırken, İngiliz polisi, çocukların uyuşturucu kuryesi olarak kullanıldığını saptadı.

Eritreli bir çocuk BBC’ye yerel bir uyuşturucu çetesinin kendisine yeni ayakkabılar gibi hediyeler vererek onu nasıl işe aldığını anlatmıştı.

Kaynak: BBC

#Onlarca #mülteci #çocuk #kayıp #Suç #çetelerinin #eline #düşüyorlar

Sanal medya paylaşımı nedeniyle bir genç tutuklandı

Dîlok’ta İbrahim Halil Keser adlı genç, sanal medya paylaşımları nedeniyle tutuklandı

Dîlok’ta dün gençlik şöleninde attıkları sloganlar ile “örgüt propagandası” yaptıkları iddiası yapmaktan gözaltına alınan Mehmet Ali Denizhan, Yusuf Denizhan, Ahmet Yıldız, İbrahim Halil Keser ve ismi öğrenilemeyen bir kişi, adliyeye çıkarıldı.

Savcılıkta “Şölene neden katıldınız?”, “Neden o sloganları attınız?” sorularına maruz kalan gençler, tutuklanma talebi ile Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi. Gençlerden Mehmet Ali Denizhan, Yusuf Denizhan, Ahmet Yıldız ve ismi öğrenilemeyen bir kişi, adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, İbrahim Halil Keser, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın fotoğraflarını sanal medya hesabında paylaşarak “Örgüt propagandası” yaptığı iddiasıyla tutuklandı.

DÎLOK

 

#Sanal #medya #paylaşımı #nedeniyle #bir #genç #tutuklandı

Erxenî Belediye Meclis üyesi Aslan’a hapis istemi

Erxenî Belediye Meclis üyesi Ceylan Aslan hakkında, katıldığı basın açıklamaları nedeniyle 15 yıla kadar hapis cezası istendi

İçişleri Bakanlığı tarafından görevden alınan Erxenî (Ergani) Belediye Meclis üyesi Ceylan Aslan hakkında, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Leyla Güven’in başlattığı açlık grevine dair yapılan basın açıklamaları, toplantılar, eylem ve etkinlikler ile partisinin düzenlediği eylem ve etkinliklere katılmak gerekçeleriyle açılan dava görüldüi

Her açıklama suç sayıldı

Diyarbakır 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya Aslan katılmazken, avukatı Zilan Doğru hazır bulundu. Mütalaa veren iddia makamı, Güven için yapılan eylemlere dair valiliğin yasak kararı bulunduğunu, Aslan’ın bu eylemlere ve düzenlenen başka eylem ve etkinliklere “örgüt çağrısıyla katıldığını” savundu. Söz konusu gerekçelerle Aslan’ın “örgüt ile hiyararşik ilişki içinde olduğu, örgütle organik bağı olduğu, örgütün amacı doğrultusunda bilerek isteyerek hareket ettiği” iddia edildi.

Mahkeme, mütalaaya karşı ek savunma talebini kabul ederek, duruşmayı 27 Eylül’e erteledi.

AMED

#Erxenî #Belediye #Meclis #üyesi #Aslana #hapis #istemi

Amed halkından çağrı: Herkes sandığa gitsin, değişimi sağlayalım

İkinci tura kalan Cumhurbaşkanlığı seçimi için konuşan Amed halkı, ‘Herkes sandığa gitsin ve sandığa sahip çıksın’ çağrısı yaptı

Baskı ve ortaya çıkan usulsüzlerle 14 Mayıs seçimleri geride kalırken, gözler 28 Mayıs’a kalan ikinci tur Cumhurbaşkanlığı seçimlerine çevrildi. 14 Mayıs’ta yapılan Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimlerde özellikle Kurdistan kentlerinde Cumhur İttifakı adayı ve mevcut Cumhurbaşkanı olan AKP’li Tayyip Erdoğan ciddi bir oy kaybı yaşarken, Kürt halkı yeniden sandığa gitmeye hazırlanıyor.

Seçime ilişkin Amed’in Yenişehir ilçesinde Mezopomya Ajansı’na ( MA) konuşan yurttaşlar, birinci turda diktatörü durdurduklarını, ikinci turda göndererek, değişimi sağlayacaklarını söyledi.

Değişim şart

28 Mayıs’ta sandığa gideceğini söyleyen genç seçmenlerden 20 yaşındaki Erkan Kaya, “Belki bir umut olur diye oy vereceğim. Değişim şart, ilk turda da Kılıçdaroğlu’na oy verdim, ikinci turda da oy ona vereceğim” diye belitti.

Aslında farkları yok ama…

Bu seçimin tarihi bir öneme sahip olduğu için Kürt kentlerinde Kılıçdaroğlu’na destek verildiğini belirten Azad Metin, “Diğer parti ve adaylar kendi çıkarları ve menfaatleri için saf değiştirebiliyor, ancak Yeşil Sol Parti yani Kürtler masa altında hiçbir hesap ve çıkar gözetmeksizin sadece bir değişim olsun diye oy kullanacak. Kılıçdaroğlu’nun da bazı noktalarda Erdoğan’dan bir farkının olmadığını düşünüyorum. 22 yıldır yöneten kişinin değişmesi için bir konjonktür gereği ona oy vereceğiz. Kim seçilirse seçilsin, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik krizden çıkmanın yolu masaya oturup sorunların çözümüdür” şeklinde konuştu.

Bu korku nereye kadar?

Seçmenlerden Berat Yanar da, “İlk turda tek adam rejimini durdurduk. İlk turda partimiz hangi adayı desteklediyse bir kez daha o adayı destekleyeceğiz. Kılıçdaroğlu’nu destekleyip tek adam rejimini sonlandırarak, değişimi sağlamalıyız” dedi.

Seçmenlerden Yusuf Çeçen de, “Ekonomik durum ortada. Ben aylık 8 bin 500 TL alıyorum, kendime mi bakayım, anne ve babama mı bakayım, artık yeter. Erdoğan gitsin insanlar konuşmaya korkuyor, konuşamıyorlar artık yeter. Bu korku nereye kadar?” sözleriyle değişim istediklerini belirtti.

Bu insanlar bir yeri mi işgal etti?

Yurttaşlardan Deniz Devrim, Erdoğan’ın kazanması durumunda sadece Kürt halkının değil, tüm Türkiye halklarının baskılanacağını vurgulayarak, “Anadilimizi konuştuğumuz için ya gözaltına alınıyoruz ya da şiddete maruz kalıyoruz. İstanbul’da Kürtçe şarkı söylediği ve halay çektiği için Mehter Marşı eşliğinde gözaltına alınıyor insanlar. Bu insanlar bir yeri mi işgal etti? Nedir bu nefret. Buna karşı yapacağımız tek şey birlik ve beraberliktir” ifadelerini kullandı.

AKP’ye oy verenlere hakkımı helal etmiyorum

AKP iktidarının Kürt diline ve Kürtlere yönelik ikili politikalarını eleştiren Devrim, “Diyarbakır’a geliyor ‘Kürt var’ diyor, Ankara’ya gidiyor ‘yok’ diyor. İktidara gelmek ve toplumu kontrol etmek için her yolu mubah görüyor. AKP’ye oy veren tanıdıklarıma hakkımı helal etmiyorum. Herkes sandığa gitsin ve sandığa sahip çıksın. Sahip çıksın ki bu diktatörü başımızdan kovalım” ifadelerini kullandı.

AMED

 

#Amed #halkından #çağrı #Herkes #sandığa #gitsin #değişimi #sağlayalım

Mikonos açıklarında bir mülteci gemisi battı: En az 12 kişi kayıp

Yunanistan’ın Mikonos Adası açıklarında bir mülteci gemisi battı. Batan gemide en az 12 kişinin kaybolduğu düşünülüyor

Yunanistan’ın Mikonos Adası açıklarında mültecileri taşıyan bir tekne battı. Olayda üç kişinin boğularak hayatını kaybettiği, en az 12 kişinin kayıp olduğu açıklandı

Reuters haber ajansının aktardığına göre, bu sabah saatlerinde bölgede başlayan arama-kurtarma çalışmaları kapsamında iki kadın ve bir erkeğin cesedi sudan çıkarıldı. Yunanistan Sahil Güvenlik ekipleri, Suriyeli ve Filistinli iki erkeği kurtardıklarını açıkladı. Sağ kurtarılan mültecilerin açıklamasına göre, teknede toplam 17 kişi bulunuyordu.

Bugün erken saatlerde başlayan arama-kurtarma çalışmalarına Yunanistan’a ait dört sahil güvenlik gemisi ve üç helikopter katıldı. Toplam 17 kişinin olduğu ifade edilen teknenin batması sonucu en az 12 kişinin kayıp olduğu düşünülüyor.

DIŞ HABERLER

#Mikonos #açıklarında #bir #mülteci #gemisi #battı #kişi #kayıp

Bazîd’de halka su tasarrufu çağrısı

Küresel iklim değişimi tüm dünyada yayılırken, bu durumun neden olmadığı her sorun bu çuvalın içine atılmakta. HDP’den ihraç edilen Doğubeyazıt Belediye Başkanı da ilçede kurulmuş olan çimento fabrikasını gözlerden uzak tutarak halka su tasarrufu çağrısı yapıyor

HDP’den yaptığı yolsuzluklar nedeniyle ihraç edilen Yıldız Acar’ın başkanı olduğu Doğubeyazıt Belediyesi Bâzid tarihinde bir ilke imza atarak halka su tasarrufu yapın çağrısında bulundu. Belediye, yürüttüğü kampanyalarla içme, kullanma ve sulama suyu için kent sakinlerinin aşırı kullanımdan kaçınması gerektiğini belirtiyor. Belediye yaptığı duyuruda yağmanın yarattığı yıkımların neden olduğu sorunların üstünü örtmekte kullanışlı bir araca dönüştürülen küresel iklim krizi Bâzid’de de kullanılıyor.

Çimento fabrikası

Bâzid’in ve Avkevir’in (Taşlıçay) içme suyunun sağlandığı Balıkgöl’ün suyunun giderek azalması ve kuruma tehlikesiyle yüz yüze olması bölgede su sorununu ortaya çıkarırken, iki ilçe arasındaa su sorunları yaşanıyor. Göldeki kurumayı iklim değişiminin etkisine bağlayan ve bugün AKP’nin desteğiyle hareket eden Yıldız Acar bölgede kurulan Arkoz maddenciliğe bağlı Ağrı Çimento Fabrikası’nın Balıkgöl’ün su varlığının büyük çoğunluğunu kullanıyor olması, tartışma dışı tutulması dikkat çekiyor.

İklim aparatı

2 bin 500 ton klinker üretim kapasitesi ve yılda yaklaşık 1 milyon ton çimento üretim kapasitesi olan çimento fabrikasında binlerce m3 su kullanılmakta. Kocaeli’de kurulu olan Nuh Çimentoo bölgeden su temin etmekte sıkıntı yaşamasıyla birlikte, saatte 600m³ deniz suyundan tatlı su üretimi yapmak zorunda kalmıştı. Bâzed’de sermayeye sırtını dayayıp yolsuzlara imza attığı gerekçesiyle HDP’den atılan başkanın halkı su tasarrufuna çağırırken, sorunuda iklim değişimine bağlama gayreti suyun nerelere aktığını gizlemek için kullanışlı bir aparata dönüştürülüyor.

Sistem politikacılarının karakteristiği!

Doğubeyazıt Belediyesi dağıttığı broşürlerde, “Küresel iklim değişikliği nedeniyle sonbahar ve kış aylarıyla birlikte artan su tüketimi, içme suyu kaynağımız olan Balıkgöl’ün tehlikeli seviyelere düşmesine sebep olmaktadır. Bu nedenle tasarrufu elden bırakmadan, kaynakları doğru ve bilinçli bir şekilde kullanarak sahip olduğumuz suyu koruyabiliriz. Bunun için evdeki su tasarrufunu bir yaşam tarzı haline getirmemiz lazım. Gündelik hayatımızdaki alışkanlıklarımızdaki basit değişikliklerle binlerce ton suyu kurtarabiliriz” derken, çimento fabrikası gerçeğini ıskalaması üzerinde durulması gereken önemli bir nokta. Elbette küresel iklim sorunu bölgeyi etkiliyor, ancak şimdilik bu boyutta değil. Son yıllarda bunu kullanıp gerçeği gizlemek, sistem politikacılarının genel karakteristiği olarak öne çıkmakta.

EKOLOJİ SERVİSİ

#Bazîdde #halka #tasarrufu #çağrısı

Bêzar Dağı yerle bir ediliyor

29 yıl önce kimyasal silahla bombalanan Bêzar Dağı, bu kez Cengiz Holding’le yağmalanıyor

AKP iktidarının çeperinde öne çıkan ve 5’li çete olarak anılan şirketlerden biri olan Cengiz Holding Bêzar Dağı’nı zeehirleyip yerle bir ediyor. Cengiz’e bağlı Eti Bakır, 2012 yılından bu yana Semsûr’un (Adıyaman) Bêzar Dağı ile Celîkan (Çelikhan) ilçesi arasında bulunan alanda altın arama çalışmaları yürütüyor. Bakır madeni ve altın aramayı da içeren arama çalışmaları kapsamında birçok tesisin kurulduğu dağlık alan, adım adım yıkıma uğratılıyor. Semsûr merkeze bağlı doğası en fazla talan edilen kırsal mahallelerin başında gelen Bûkan ve Qarikan, yaz mevsimi gelmeden yeşile bürünen doğal yaşam kurumuş durumda.

Yaşam zehirleniyor

Maden arama ve işletilmesi için inşa edilen barajlar nedeniyle Cêlikan ilçesine bağlı onlarca kırsal mahallenin yolları köstebek yuvasına döndü. Mereş merkezli deprem nedeniyle kent merkezinin büyük çoğunluğunun enkaza dönüştüğü Semsûr, maden ve baraj çalışmalarıyla tahrip edilmeye sürüdürülmekte. Mezopotamya Ajansı’ndan Mahmut Altıntaş’ın haberine göre maden çalışmaları kapsamında kurulan izabe tesisi ve atık havuzları nedeniyle, Bêzar Dağı çevresinde yaşayan halkın buradan yayılan ağır metallerden zehirlenip hastalıklarla karşı karşıyalar. Toprağa ve suya karışan siyanürü de içeren ağır metaller, çeşitli hastalıklara ve ölümlere neden olmaya devam ediyor.

Doğa dostlarına çağrı

29 yıl önce kimyasal bombalarla bombalanan Bêzar Dağı’nda 6’sı PKK’li 28 kişi yaşamını yitirmişti. 29 yıl önce kimyasal silah ile hedef alınan coğrafya, şimdi de maden çalışmaları nedeniyle talan ile karşı karşıya. Semsûr merkeze bağlı Qarikan köyünde yaşayan Yusuf Çıtrık adlı yurttaş maden çalışmaları sonucunda yaşanan doğa talanını isyan ediyor. Ekolojistlere çağrıda bulunan Çıtrık, “Bêzar Dağı’nın içine doğru 500 metreyi bulan tüneller açılmış, her yanı delik deşik edilmiş durumda. Doğanın kimyası bozuldu. Sadece bir şirketin kazancı için doğa tahrip edilirken, amaç bölgeyi insansızlaştırmak. Gün geçtikçe doğanın maruz kaldığı tahribat daha çok göz önüne çıkacak. Bizim isteğimiz doğanın korunması. Bütün ekolojist ve kendine demokratım diyenlere çağrımdır; buna karşı harekete geçin ve doğa talanının önünü kesin. Biz doğamıza karşı yapılan bu talanı kabul etmiyoruz” dedi.

SEMSÛR

#Bêzar #Dağı #yerle #bir #ediliyor

İstanbul’da Mêrdînli 4 genç zehirlenerek hayatını kaybetti

İstanbul’da çalıştıkları bir fırında kalan Mêrdînli 4 gencin karbonmonoksit zehirlenmesi sonucu hayatını kaybettiği belirtildi

İstanbul’da çalıştıkları fırında kalan Mêrdînlî 4 gencin dün akşam karbonmonoksitten zehirlenerek hayatlarını kaybettikleri ileri sürüldü. İddiaya göre, Mêrdîn’in Kabala Mahallesi nüfusuna kayıtlı olan Mehmet Erboğa, Beşir Erboğa ve Mehmet Erboğa ile Abdulkadir Erboğa, çalıştıkları fırının üst katında gece yatarken yangın çıktı.

Cenazeleri memleketlerine gönderilecek

Fırına gelenler, akraba olan 4 gencin hareketsiz yattığını görünce durumu polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Yapılan ilk incelemede Mehmet Erboğa, Mehmet Beşir Erboğa ve Mehmet Erboğa’nın dumandan zehirlenerek hayatlarını kaybettikleri belirlendi. Otopsi işlemleri için 3 gencin cenazesi morga kaldırılırken, Abdulkadir Erboğa ise tedavi altına alındı.

Ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen Abdulkadir Erboğa da hayatını kaybetti. 4 gencin cenazesinin memleketlerine götürüleceği belirtildi.

İSTANBUL

#İstanbulda #Mêrdînli #genç #zehirlenerek #hayatını #kaybetti

Bebeğe tecavüz davası: Anne cezaevinde yakıldı, faillerden biri polis aracında öldü

Zonguldak’ta bebeğe cinsel istismar suçundan gözaltına alınan 2 kişiden biri polis aracında öldü, bunun üzerine 2 polis 1 bekçi tutuklandı. Tutuklanan anne ise cezaevinde yakıldı

Zonguldak’ta cinsel istismara uğradıktan sonra yaşamını yitiren 2 yaşındaki Nisanur bebeğin soruşturmasında suçlanan kişilere yönelik saldırılar devam ediyor.

Bebeğin tutuklu annesi Meryem Ö., cezaevinde mahkûmlar tarafından üzerine kolonya dökülerek yakıldı.

Duvar’dan Mustafa Özdemir’in haberine göre, bebeğe istismar edilmesi soruşturmasının ardından tutuklanarak Beycuma M Tipi Cezaevi’ne gönderilen anne Meryem Ö., dün kaldığı koğuştaki mahkumların üzerine kolonya dökülüp ateşe vermesi sonucu yaralandı. Yüzü ve vücudunda yanıklar oluşan kadın cezaevi nakil aracıyla Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

Meryem Ö., buradaki tedavisinin ardından yeniden cezaevine gönderildi.

Polis aracında ölüm

Edinilen bilgiye göre, 2 polis ve 1 bekçi soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte hakkında gözaltı kararı verilen 2 kişiyi almak için İstanbul’a gitti. Polisin iddiasına göre İstanbul’dan dönerken Kocaeli’nin Derince ilçesinde kendini araçtan atan iki 2 şüpheli ağır yaralandı. Yaralılardan Metin Sucu olay yerinde öldü. İsmi öğrenilemeyen diğer şüpheli ise güvenlik güçlerinin işkencesine maruz kaldıklarını ileri sürdü. Şüpheli, tedavisinin ardından tutuklandı.

Ne olmuştu?

Zonguldak Çaycuma’da, Furkan Sevinç’in cinsel istismarına uğrayan 2 yaşındaki N. N. Ö. tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetmişti.

Sevinç, gözaltında verdiği ifadesinde suçlamaları kabul etmiş ve tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Çaycuma Sulh Ceza Hakimliği soruşturma kapsamında yayın yasağı getirmişti. Olayla ilgili ölen çocuğun annesi M.Ö. dahil 5 kişi tutuklanmıştı.

ZONGULDAK

#Bebeğe #tecavüz #davası #Anne #cezaevinde #yakıldı #faillerden #biri #polis #aracında #öldü