Ana Sayfa Blog Sayfa 414

Yunanistan’da geçici başkan Ioannis Sarmas oldu

Yunanistan Cumhurbaşkanı Katerina Sakelaropulu, Sayıştay Başkanı Ioannis Sarmas’ı geçici hükümetin başbakanı olarak görevlendirdi

Yunanistan, 21 Mayıs’ta yapılan genel seçimin ardından meclise girmeyi başaran üç parti liderinin hükümeti kurma görevini reddetmesi nedeniyle ikinci kez sandık başına gitmeye hazırlanıyor. Yunanistan Cumhurbaşkanı Katerina Sakelaropulu, Yeni Demokrasi (ND) Partisi lideri Başbakan Kyriakos Miçotakis, Radikal Sol Koalisyon-İlerici İttifak (SYRIZA) lideri Aleksis Çipras ve Panhelenik Sosyalist Hareket (PASOK) lideri Nikos Androulakis ile Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede üç lider, mevcut durumda hükümet kurmanın mümkün olmadığını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Sakelaropulu görüşmenin ardından Sayıştay Başkanı Ioannis Sarmas’ı Cumhurbaşkanlığına davet etti. Sakelaropulu, Sarmas’ı geçici hükümetin başbakanı olarak görevlendirdi.

Yunanistan’da 25 Haziran’da ikinci kez sandık başına gidilmesi planlanıyor.

Seçim sonuçları

Ülkede 21 Mayıs’ta düzenlenen genel seçimde Miçotakis’in lideri olduğu Yeni Demokrasi Partisi oyların yüzde 40,79’unu alarak 300 sandalyeli parlamentoda 146 sandalye elde etmişti. Çipras liderliğindeki SYRIZA oyların yüzde 20,7’sini alarak 71 sandalye, PASOK ise yüzde 11,46 oy oranıyla 41 sandalye kazanmıştı.

Hiçbir parti tek başına hükümet kurmak için gerekli olan 151 sandalyeye ulaşamamıştı.

HABER MERKEZİ

#Yunanistanda #geçici #başkan #Ioannis #Sarmas #oldu

HDP ve Yeşil Sol Parti MYK toplantısı sona erdi

Ümit Özdağ ile Kemal Kılıçdaroğlu arasında ortak protok imzalanması ardından toplanan HDP ve Yeşil Sol Parti Merkez Yürütme Kurullarının toplantısı sona erdi

HDP ve Yeşil Sol Parti Merkez Yürütme Kurulları, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ile Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ortak protokol imzalamasının ardından toplandı. Yaklaşık iki saat süren toplantının ardından yazılı açıklama yapıldı.

Kayyum uygulamaları hakkındaki yaklamımız değişmezdir

Ülkede yaşanan sorunların temelinde demokrasi ve hukukun evrensel ilkelerine uymayan uygulamaların olduğuna dikkat çekilen açıklama şöyle: “Özellikle seçim hukuku ve halk iradesini, yerel demokrasiyi yerle bir eden kayyım politikaları bu uygulamaların başında gelmektedir. Halkın iradesini gasp eden kayyım atamaları demokrasi ve hukuk açısından kabul edilemez ve bu konudaki yaklaşımımız değişmezdir.”

‘Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları evrensel demokratik ilkelere aykırıdır’

“Sayın Kılıçdaroğlu’nun bugün açıkladığı protokoldeki bu konuyla ilgili belirlemeler evrensel demokratik ilkelere aykırıdır. Tutumumuz ve eleştirimiz net ve açıktır. Kayyım uygulamaları sadece Diyarbakır’ın değil İstanbul’un ve bir bütün olarak hepimizin sorunudur. Demokrasi ve hukukun evrensel ilkelerine sahip çıkmak ve bu konuda ilkesiz duruşlara taviz vermemek hepimizin görevidir. Bunu bir kez daha hatırlatıyoruz. Bizler demokrasi, hukuk ve adalet mücadelesinin kararlı öznesi olmayı sürdüreceğiz.”

Nihai tutum yarın açıklanacak

“Ülke için bir referanduma dönüşmüş 28 Mayıs seçimleri ve sonrası için oynanan oyunların ve kurulan tuzakların farkındayız. Bugün başlattığımız değerlendirmelerimize partilerimizin bileşenleri ve kurulları ile devam ediyoruz. Değerlendirmelerimiz sonucu nihai kararımızı, seçimlerdeki tutumumuzla ilgili açıklamamızı yarın (25 Mayıs 2023) halklarımızla paylaşacağız.”

HABER MERKEZİ

#HDP #Yeşil #Sol #Parti #MYK #toplantısı #sona #erdi

Buca Emek ve Demokrasi Güçleri’nden sandık çağrısı

Buca Emek ve Demokrasi Güçleri, ikinci tur için sandık güvenliğinin sağlanması ve Kılıçdaroğlu’na oy verilmesi çağrısında bulundu

Buca Emek ve Demokrasi Güçleri, 28 Mayıs’ta yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimleri ikinci turuna ilişkin Şirinyer’de basın açıklaması yaptı. “Sandığa, hayatına, geleceğine sahip çık” pankartı açılan açıklamaya kentte bulunan siyasi parti ve kurum temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.

Emek ve Demokrasi Güçleri adına basın açıklamasını okuyan Eğitim Sen İzmir 5 Nolu Şube Başkanı Özcan Çetin, seçimlerin ilk turunda devletin tüm olanaklarıyla meydanlarda propaganda sürdürmesine rağmen, AKP’nin istediği sonucu alamadığını söyledi. Halkın çoğunluğunun AKP’nin yarattığı bu yağma, talan ve sömürü rejimine dur dediğini vurgulayan Çetin, “Tek adam rejiminin devamı, daha çok baskı, sömürü, iş cinayetleri, yoksulluk, şiddet, savaş, gericilik, yağma ve talan demektir. AKP döneminde işten atmalar ve grev yasakları arttı. Tek adam rejimi bugün bizleri baskılamak, hakkımız olanı gasp etmek için tam karşımızda durmaktadır. Birinci turda gerek AKP hükümetinin söylemleri, gerekse kurmaylarının halkı germek için yaptıkları açıklamalar, bizlerin sandıklara ne kadar sahip çıkmamız gerektiğinin önemini bir kez daha göstermiştir. Seçim sürecinde seçim ve sandık güvenliğinin her aşamada ne kadar önemli olduğu, buna uygun bir örgütlenmenin geliştirilmesinin hayati derecede önem taşıdığı da görülmüştür” dedi.

Sandığa gitme çağrısı

Şimdi AKP rejimini değiştirme iradesi gösteren tüm kesimlere, bu umudu yeniden aşılama zamanı olduğunu belirten Çetin, “Geleceğimizi yaşanabilir kılacak, gençleri yaşatacak bir memleket hedefiyle, kalan zamanda yapılacaklara odaklanmak her birimizin görevidir. Umudu kırılanları, tekrar oy kullanmaya ikna etmek, bir kez daha oyların türlü hilelerle çalınmasına izin vermemek için seçim ve sandık güvenliği ile ilgili her dayanışmayı göstermek sorumluluğumuzdur. Emekçiler, ezilenler, kadınlar, gençler, halklar bu kalan sürede bir seferberlikle bu umudu büyütmek, emekçilerin ve halkın taleplerini dillendirmek ve değiştirebileceğimizi göstermekle yükümlüdür. Tüm bu gerekçelerle bizler emekten, özgürlükten ve demokrasiden yana olan herkesi, Pazar günü sandığa gitmeye ve Kemal Kılıçdaroğlu’na oy vermeye çağırıyoruz” diye konuştu.

HABER MERKEZİ

#Buca #Emek #Demokrasi #Güçlerinden #sandık #çağrısı

Türkiye ‘modern köle’ endeksinde dünya beşincisi

2023 Küresel Kölelik Endeksi’ne göre, Türkiye 1,3 milyon modern köle ile dünyada beşinci sırada yer aldı. Dünya genelinde ise 50 milyonu aşkın modern köle olduğu belirtildi

Birleşmiş Milletler’e (BM) bağlı Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Uluslararası Göç Örgütü (IOM) ile Avustralya merkezli insan hakları derneği Özgür Yürü’nün (Walk Free) birlikte hazırladığı 2023 Küresel Kölelik Endeksi’ne göre, 2021’de Türkiye’de her bin kişiden 15,6’sı “modern köle” olarak tanımlandı. Türkiye, bu oranla modern köleliğin en yaygın olduğu ülkeler listesinde beşinci sırada yer aldı. Endeks kapsamında 160 ülkede ölçüm yapıldı.

Türkiye’de 1,3 milyon modern köle var

Rapora göre Türkiye’de 1,3 milyon modern köle var. Kişi başına düşen modern köle açısından dünyada 5. sırada yer alan Türkiye, toplam modern köle sayısında da ilk 10’da yer alıyor. Türkiye aynı zamanda Avrupa ve Orta Asya bölgesinde modern köleliğin en sık görüldüğü ülke oldu.

Kötüleşmenin nedenleri

Walk Free, raporun Türkiye’yle ilgili kısmında, iktidarın modern köleliğe karşı önlem almak için en az adım atan ülkelerden olduğunu belirtti. Türkiye’nin insan ticaretiyle mücadele planının 2009’dan beri güncellenmediğini belirten örgüt, Türkiye’de koşulların kötüleşmesinin öne çıkan nedenlerini şöyle açıkladı: “Siyasi kutuplaşmayla birlikte kadın haklarında ve kadınların korunmasında yaşanan gerileme, insan hakları savunucuları ve muhalifler üzerindeki baskılar, azınlıklara yönelik ayrımcılık, çatışmaların, özellikle de Suriye’deki savaşın etkisi, sığınmacılar ve LGBTİQ+ topluluğunda mağdur olan kişileri tespit etmek için yeterli araçların geliştirilmemesi.”

Köleliğe maruz kalanlar

Rapora göre Türkiye’deki Suriyelilerin yarısı yoksulluk sınırının altında yaşıyor.

Türkiye’deki farklı açılardan modern köleliğe maruz kalanlar, şu başlıklar altında incelendi: “Zorla çalıştırma, zorla cinsel sömürü, çocukların cinsel sömürüsü, zorla evlendirme, organ ticareti.”

Tavsiyeler

Örgüt tavsiyeler kısmında ise Türkiye’ye şu önerilerde bulundu: “

“ * Modern kölelik mağdurlarını tespit etme yöntemlerini geliştirme,

* Modern köleliği uluslararası standartlara uygun bir seviyede suç olarak tanımlama,

* 18 yaş altı evliliğe onay verilmesini sağlayan tüm yasal açıkları kapama,

* Zorla evlendirmeyi uluslararası standartlara uygun bir şekilde suç haline getirme,

* 2009’da hazırlanan insan ticaretiyle mücadele ulusal eylem planını güncelleme,

* Sığınmacıları yasa dışı çalışmaya iten, çalışmayı zorlaştırıcı yasal engelleri kaldırma,

* Göçmenler, sığınmacılar, kadınlar, kızlar ve LGBTQİ+ topluluğuna yönelik ayrımcılıkla mücadele etme öğütlerini verdi.”

İlk dört ülke

Endekse göre, “modern kölelik” oranının en yüksek olduğu ilk dört ülke sırasıyla Kuzey Kore, Eritre, Moritanya ve Suudi Arabistan oldu. Kuzey Kore’de her bin kişiden 104,6’sı, Eritre’de 90,3’ü, Moritanya’da 32’si, Suudi Arabistan’da ise 21,3’ü “modern köle” olarak tanımlandı. İlk 10’da yer alan diğer ülkeler Tacikistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Rusya, Afganistan ve Kuveyt oldu.

En düşük İsviçre

“Modern kölelik” oranının en düşük olduğu ülke ise binde 0,5 ile İsviçre oldu. Bu ülkeyi aynı oranla Norveç izledi. Bu ülkeleri binde 0,6’lık oranla Almanya, Hollanda, İsveç ve Danimarka takip etti.

Dünya genelinde 50 miyon modern köle var

Endeks, 2021 yılında dünya genelindeki “modern köle” sayısının ise 50 milyon olduğunu ortaya koydu. Bu kişilerin yaklaşık 28 milyonunu zorla çalıştırılanlar, 22 milyonu ise zorla evlendirilenler oluşturdu.

Bir önceki Küresel Kölelik Endeksi, 2018 yılında yayımlanmıştı. Söz konusu endeks, 2016 yılında dünya genelindeki “modern köle” sayısının 40,3 milyon olduğuna işaret etmişti. 2018 raporunda Türkiye 48’inci sırada yer alıyordu.

Modern köle nedir?

Walk Free derneği, modern köleliğin birçok biçimde karşımıza çıkabileceğini ancak en basit tabirle “bir kişinin tehdit, şiddet, baskı veya hile gibi sebeplerden karşı koyamadığı ya da terk edemediği istismar durumları” olduğunu belirtti.

HABER MERKEZİ

#Türkiye #modern #köle #endeksinde #dünya #beşincisi

Amed’de kadın cinayeti

Amed’in Peyas ilçesinde Mehmet Denizli, eşi Basra Denizli’yi ateşli silahla katletti

Amed’in merkez Peyas (Kayapınar) ilçesi Medya Mahallesi’nde yaşayan Mehmet Denizli (33), sabah saatlerinde eşi Basra Denizli’yi (38) ateşli silahla katletti.

Denizli, daha sonra aynı silahla intihar girişiminde bulundu. Çevredekilerin haber vermesi üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekibinin yaptığı kontrolde Basra Denizli’nin hayatını kaybettiği belirlendi. Mehmet Denizli ise Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Basra Denizli’nin cenazesi otopsi için Adli Tıp Kurumu’na götürüldü.

Mehmet Denizli’nin hayati tehlikesinin sürdüğü bildirilirken, polis, olayla ilgili soruşturma başlattı.

HABER MERKEZİ

#Amedde #kadın #cinayeti

Gazeteci Çelik ve sanatçı Kaniwar adliyeye sevk edildi

Mezopotamya Ajansı İmtiyaz Sahibi Ferhat Çelik ve sanatçı Kaniwar, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi

Mezopotamya Ajansı (MA) İmtiyaz Sahibi Ferhat Çelik, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında dün ifade vermek için Peyas (Kayapınar) ilçesine bağlı Huzurevleri Mahallesi’ndeki karakola gitmiş ve burada gözaltına alınmıştı. Çelik, emniyetteki ifade işlemlerinin ardından Diyarbakır Adliyesi’ne sevk edildi. Emniyet ifadesinde Çelik’e, açık tanık Ümit Akbıyık’ı tanıyıp tanımadığı soruldu. Akbıyık’ın “örgüt talimatlarıyla faaliyet yürütürler” iddiaları Çelik’e soruldu.

Çelik’e ayrıca Kürtçe haftalık yayın yapan Xwebûn gazetesinin sahibinin kim olduğu ve haberlerini kim ya da kimlerle paylaştığı şeklnde sorular sorulması dikkat çekti.

Santçı Kaniwar da adliyeye sevk edildi

Öte yandan Almanya’dan döndüğü sırada gözatına alınan Ma Music Koordinatörü Şêrko Kanîwar’ın da adliyeye sevk edildiği öğrenildi.

Ne olmuştu?

Aynı soruşturma kapsamında 25 Nisan’da 21 kentte yapılan ev baskınlarında 191 kişi gözaltına alınmış, aralarında gazeteci ve avukatların da olduğu 50’yi aşkın kişi tutuklanmıştı.

HABER MERKEZİ

#Gazeteci #Çelik #sanatçı #Kaniwar #adliyeye #sevk #edildi

Tiryaki: Faşizmi geriletme stratejisi ile sandıklara gideceğiz

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin, yetkilerin tek kişide toplanmasını savunanlar ve demokrasiyi savunanlar arasında gerçekleşecek bir ‘referandum’ olarak gördüğünü belirten Tiryaki, faşizmi geriletme stratejisi ile sandıklara gidilmesi çağrısı yaptı

Türkiye, 14 Mayıs’ta gerçekleşen Cumhurbaşkanlığı ve Genel Seçimleri’nin ardından 28 Mayıs’ta Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunda yeniden sandık başına gidiyor. 8 milyon seçmenin sandık başına gitmediği 14 Mayıs’taki seçimlerde sandık güvenliği konusunda yaşanan tartışmaların, ikinci tur seçimleri öncesi seçim sonucunda belirleyici rol oynaması bekleniyor.

‘Erdoğan’ın kazanmasını engeledik’

14 Mayıs’ta tarihi bir seçim yaşadıklarını hatırlatan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Temsilcisi Mehmet Rüştü Tiryaki, tüm olumsuzluklara ve eksikliklere rağmen AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın seçimleri kazanmasını engellediklerini vurguladı.

“Ama işimiz bitmedi, yolun sonuna da gelmedik” diyen Tiryaki, 28 Mayıs seçimlerine dair şu mesajı verdi: Şimdi ikinci tur zamanı. Hala başarabiliriz, hala geleceğe umutla bakabileceğimiz günler için bir kapı aralayabiliriz. Bu sadece ve sadece bizim ellerimizde.”

‘Faşizmi geriletmek için sandığa gideceğiz’

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin, yetkilerin tek kişide toplanmasını savunanlar ve demokrasiyi savunanlar arasında gerçekleşecek bir “referandum” olarak gördüğünü aktaran Tiryaki, “faşizmi geriletme stratejisi ile sandıklara gidilmesi çağrısı yaparken, “Bu bilinçle AKP’ye oy verenler dahil herkese ulaşmalıyız. Bu, önümüzdeki birkaç günde yapmamız gereken hayati bir iş. Bunu yapabilir miyiz? Evet yapabiliriz Ben halklarımıza da partimize de kadrolarımıza da inanıyorum, güveniyorum. Mutlaka ama mutlaka başaracağız” dedi.

HABER MERKEZİ

#Tiryaki #Faşizmi #geriletme #stratejisi #ile #sandıklara #gideceğiz

AKP’den içeri girmedim dedi, Soylu’yla fotoğrafı çıktı

Babala TV’deki Kılıçdaroğlu programında ‘Ben hayatımda AK Parti teşkilatlarından içeri girmemiş biriydim’ diyen Umut Nimet Ataş’ın, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile makamında görüştüğü ortaya çıktı

Millet İttifakı’nın adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Babala TV’deki programına Amed’ten katıldığını söyleyen Umut Nimet Ataş, AKP’yi övdükten sonra, “Ben hayatımda AK Parti teşkilatlarından içeri girmemiştim, bu seçim maratonu başlayana kadar. Diyarbakırlıyım, Kürt genciyim, bununla da şeref duyuyorum. Oradaki huzurun, istikrarın, güven ortamının zedeleneceği korkusundan AK Parti’ye dört elle sarıldım. 14 Mayıs seçimlerinde de Sayın Cumhurbaşkanı’na oy verdim” dedi.

Seçime kadar hayatında AKP teşkilatlarından içeri girmediğini iddia eden Ataş’ın İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile makamında görüştüğüne dair fotoğrafları ve görüntüleri ortaya çıktı.

Sanal medyada paylaşılan görüntülerde Süleyman Soylu’nun, Ataş’ın ricasıyla bir kişiye selamlarını söylediği görülüyor.

HABER MERKEZİ

#AKPden #içeri #girmedim #dedi #Soyluyla #fotoğrafı #çıktı

Amed Baro Başkanı Eren: Soylu suç işliyor

Süleyman Soylu’nun avukatları hedef alarak yaptığı açıklamalara yanıt veren Amed Baro Başkanı Nahit Eren bu ifadelerin suç olduğunu söyledi

Süleyman Soylu, katıldığı bir etkinlikte avukatları hedef alarak, “Ne zaman PKK’nın avukatları içeri tıkılır o zaman Türkiye’de PKK diye göreceksiniz bir şey kalmaz. Hedef onlardır. Bu kadar açık ve net” dedi.

MA’dan Cengiz Özbasar’a konuşan Amed Baro Başkanı Nahit Eren, Soylu’nun, avukat ve hukuk meslek örgütlerini hedef haline getirerek, suç işlediğine belirtti.

Öfke var

Süleyman Soylu’nun barolara ve avukatlara dönük tehdit ve hedef gösteren açıklamasının ilk olmadığını ifade eden Eren, 2019 yılında da Soylu’nun barolarını kriminalize edici ve hedef gösterici söylemlerde bulunduğunu anımsattı. Avukatların, “Avukatlık Kanunu” gereği insan haklarını savunma ve korumakla yükümlü olduğunu belirten Eren, “Bu da barolara ve avukatlara, yaşanan hak ihlallerine karşı raporlama, hukuki mücadele verme gibi bir sorumluluk yüklüyor. Biz de bu yükümlülük gereği zaman zaman kamudan gelen insan hakları ihlallerine karşı raporlar hazırlayıp kamuoyu ile paylaşıyor ve suç konusuna dahil edip, hukuki süreçlerini takip ediyoruz. Maalesef bu çalışmalarımız devleti yönetenleri rahatsız etmekte. Bu rahatsızlık da bu çalışmaları yürütenlere karşı bir öfkeye dönüşmekte. Soylu’nun yaptığı açıklamaların özünde de bu yatıyor” diye konuştu.

Kriminalize etti

Türkiye gözaltı operasyonları öncesi kamuoyunda algı oluşturularak operasyonların başlatıldığına dikkat çeken Eren, 25 Nisan’da Amed merkezli bir operasyonda aralarında 25 avukatın da bulunduğu gözaltı operasyonlarına işaret etti. Eren, “Operasyonda yine İçişleri Bakanı, operasyon görüntüleri ile avukatlık mesleğini kriminalize etti. Bu tür yargıyı etkileyen açıklamalardan siyasetçilerin uzak durması ve yargıyı tesir altına almaması gerekir” diye belirtti.

Hukuk çalışması rahatsız ediyor

Türkiye’de hak örgütleri tarafından hazırlanan hukuk çalışmalarının iktidarları her dönem rahatsız ettiğini kaydeden Eren, şunları söyledi: “Bu da ülkede politik iklime, toplumsal sorunların çözümüne yönelik iktidarın çözüm politikasından kaynaklanıyor. Biz bu sorunları hangi dönemlerde yaşıyoruz? Devletin ya da iktidarların Kürt sorununu barışçıl ve demokratik zeminde çözümden uzaklaşıp, sorunu salt bir güvenlik sorunu olarak görüp güvenlikçi politikalara yönelmesiyle yaşıyoruz. Böylelikle yaşanan hak ihlallerini gündeme taşıyanlar, iktidarlar tarafından hedef haline getiriliyor.”

AMED

#Amed #Baro #Başkanı #Eren #Soylu #suç #işliyor

Deprem haberleri yapan gazeteci Batıhan’a soruşturma

MA muhabiri Yüsra Batıhan’ın dijital medya hesabından yaptığı paylaşımlar ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaydığı’ gerekçesiyle hakkında soruşturma açıldı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Yüsra Batıhan hakkında ajansın sitesinde bulunan ve dijital medya hesabında paylaştığı için soruşturma başlatıldı.

Batuhan’ın paylaştığı “Cenazeler gömülüyor, devletin haberi yok”, “HDP’nin depremzedeler için gönderdiği 30 konteynere el konuldu” başlıklı haberlerle “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaydığı” iddia edildi.

‘Haberim yanılgılı bilgi içermiyor’

Bugün avukatıyla birlikte Cebeci Şehit Bürol Öztekin Polis Merkezi Amirliğinde ifade veren Batıhan, paylaştığı haberin kendisine ait olduğunu ve haberlerin herhangi bir yanıltıcı bilgi içerisinde bulunmadığını kaydetti.

ANKARA

#Deprem #haberleri #yapan #gazeteci #Batıhana #soruşturma