Ana Sayfa Blog Sayfa 423

Ümit Özdağ kararını erteledi

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, ikinci turla ilgili kararını Kemal Klıçdaroğlu ile görüştükten sonra açıklayacak

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, ikinci turla ilgili kararını daha sonra açıklayacak. Özdağ, Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu ile tekrar bir görüşme yapacaklarını söyledi.

HABER MERKEZİ

#Ümit #Özdağ #kararını #erteledi

Barış Annesi Gülistan Alağaş yaşamını yitirdi

Gulê Ana olarak bilinen Barış Annesi Gülistan Alağaş yaşamını yitirdi

Barış Annesi Gülistan Alağaş, bir süre önce geçirdiği beyin felci nedeniyle yaşamını yitirdi. “Gulê Ana” olarak bilinenen Alağaş, 2 haftadır Dîlok’ta bulunan bir hastanede tedavi görüyordu. Alağaş, dün tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.

Alağaş, 1993 yılında Sêrt’in Berwarî (Pervari) ilçesine bağlı Erkent köyünden devletin baskısından kaynaklı ailesiyle birlikte Adana’ya göç etti. Alağaş, burada da barış mücadelesine devam etti. Alağaş’ın PKK’ye katılan bir oğlu, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın Türkiye’ye getirildiği 1999 yılında yaşamını yitirdi ve cenazesi bulunamadı. Alağaş, Abdullah Öcalan üzerinde uygulanan tecrit, cezaevlerindeki hak ihlallerine ve Kürt sorununa karşı birçok kez açlık grevine girdi.

Canlı kalkan eylemlerine de katılan Alağaş, Cudi ve Newala Qesaba yürüyüşlerine katıldı. Alağaş, en son Ankara Gar Katliamı’nın yaşandığı mitingde bacağından yaralandı.

Kaynak: MA

#Barış #Annesi #Gülistan #Alağaş #yaşamını #yitirdi

‘Bu Kalabalığı Hatırla’ belgesel filmi ‘6284’ yayında

Feminist hareketin dünden bugüne mücadelesini anlatan, Kadının İnsan Hakları-Yeni Çözümler Derneği tarafından hazırlanan ‘Bu Kalabalığı Hatırla’ belgesel serisinin ikinci bölümü ‘6284’ yayında

Yönetmenliğini Vuslat Karan ve Burcu Melekoğlu’nun üstlendiği “Bu Kalabalığı Hatırla” isimli belgesel serisi, feminist hareketin geçmişini ve dünden bugüne gerçekleştirdiği kampanyaları hatırlatan bir sözlü tarih çalışmasından oluşuyor. 2022’nin Nisan ayında yayımlanan serinin ilk filmi, hala gündemden düşmeyen İstanbul Sözleşmesi’ni konu almıştı. Dün ise serinin ikinci bölümü yayımlandı. Bu bölüm, kadınların şiddetten korunmasını güvence altına alan ve seçim sürecinde pazarlık konusu haline getirilen 6284 Sayılı Kanun’a odaklanıyor.

‘6284 sayılı kanun’

Kadının İnsan Hakları-Yeni Çözümler Derneği tarafından hazırlanan filmin tanıtımında, şu ifadelere yer verildi: “Bu filmde, feminist hareketin, Dayağa Karşı Yürüyüş kampanyasından başlayarak 1980’li yıllardan bu yana kadınlara yönelik şiddetle mücadelesini, İstanbul Sözleşmesi’nin imzalanmasıyla paralel yürütülen 6284 sayılı Kanun’un oluşturulması ve yürürlüğe girmesindeki emeklerini bir kez daha görüyor, kazanımlarımızın saldırı altında olduğu bu kritik süreçte verdiğimiz mücadeleyi yeniden hatırlıyoruz. Pınar İlkkaracan, Hülya Gülbahar, Zelal Ayman ve Deniz Bayram’dan kanunun oluşturulmasının ardındaki tarihi, tüm engellemelere rağmen verilen mücadeleyi dinliyoruz.”

 İlk filmde İstanbul sözleşmesine yer verildi

Serinin ilk filminde Amed’te 1995 yılında evli olduğu Hüseyin Opuz’un sistematik şiddet ve katledilme girişimine maruz kalan Nahide Opuz Davası ele alındı. Yine filmde, İstanbul Sözleşmesi’nin ortaya çıkışı ve imzalanmasında Türkiyeli feministlerin rolü, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çıktığı süreçte verilen mücadeleye yer verildi.

İSTANBUL

#Kalabalığı #Hatırla #belgesel #filmi #yayında

Ahmet Türk: Kılıçdaroğlu’na oy verilmemesi için halka baskı uygulanıyor

Kürt siyasetçi Ahmet Türk, Mêrdîn’de halka Kılıdçaroğlu’na oy vermemeleri için baskı uygulandığını söyleyerek CHP’yi de bu konuda bilgilendirdiklerini ifade etti

Kürt siyasetçi Ahmet Türk, ikinci tur cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili olarak, değerlendirmelerde bulundu.

Artıgerçek’ten Ezgi Yıldız’a konuşan Türk, ‘seçimlerin bir referandum’ olduğunu vurgulayarak yurttaşları sandığa çağırdı.

Ahmet Türk; seçim öncesinde Mêrdîn Şamrex (Mazıdağı)’ta AKP’lilerin beraberindeki vali, kaymakam, karakol komutanlarının, ilçede kanaat önderleri ile muhtarlara Kemal Kılıçdaroğlu’na oy vermemeleri için baskı yaptığını söyledi.

Halk Kılıdçaroğlu’na oy verecektir

Türk “Kürt illerinde büyük bir baskı var biz CHP’yi de bu konuda bilgilendirdik. AKP’li milletvekillerinin beraberindeki vali, kaymakam, karakol komutanlarının, ilçede kanaat önderleri ile muhtarlara Kemal Kılıçdaroğlu’na oy vermemeleri için baskı yapıyor. Akıl alır gibi değil. Bunun önüne geçilmesi gerekiyor” diyerek uyarılarını yinelerken “Ben buradaki halkın tercihini Kılıçdaroğlu’ndan yana kullanacağına inanıyorum ama baskıların ve hilelerin olduğu yerde başarılı olmanın mümkün olmadığını da belirtmek isterim. Demokratik seçimi sağlayabilirlerse kazanabilirler aksi halde mümkün değil” ifadelerini kullandı

HABER MERKEZİ

#Ahmet #Türk #Kılıçdaroğluna #verilmemesi #için #halka #baskı #uygulanıyor

Gabonlu Dina’nın ailesi İstanbul’da: Kızımın ölümünün peşini bırakmayacağım

Türkiye’ye okumak için gelen ve öldürülen Gabonlu Dina’nın ailesi, cenazeyi almak için Yenibosna’daki Adli Tıp Kurumu’na geldi. Anne Panga, ‘Kızımın ölümünün peşini bırakmayacağım’ dedi

Karabük’te Filyos Çayı’nda ölü bulunan Gabon uyruklu üniversite öğrencisi Jeannah Danys Dinabongho Ibouanga’nın ailesi, kızlarının cenazesini almak için Yenibosna’daki Adli Tıp Kurumu’na geldi.

Anne Jessica Sandra Makemba Panga, “Şu an cenazesi Gabon’a geri gidecek. Kızımın ölümünün peşini bırakmayacağım, adalet yerini bulacak. Cuma günü sabah saatinde Dina, Afrika’ya geri dönecek” dedi.

İstanbul Gabon Derneği Başkanı ise, “Hep beraber cenazemizi alacağız. Ondan sonra işlem yapacağız. İşlem yapıldıktan sonra Gabon’a geri götüreceğiz. Annesinin psikolojisi çok kötü. Annesi her gün ağlıyor, babası da ağlıyor. Babası dün gece uyuyamadı” diye konuştu.

Filyos Çayı’nın Yeşilköy mevkiinde 26 Mart’ta, sefer yapan tren makinistinin ihbarıyla bölgeye gelen ekipler, çayda Jeannah Danys Dinabongho Ibouanga’nın cansız bedenini bulmuştu.

Gabon uyruklu üniversite öğrencisinin Karabük’teki ölümü, yaklaşık 2 aydır ölümü aydınlatılamadı. Aile, ikinci kez otopsi yapılmasını istemişti. Ancak Gabon Büyükelçiliği, 6 bin dolarlık otopsi masrafını ödemedi.

Anne Panga, “Otopsi ücreti için başka bir yol bulduk. Bir avukat bize geldi, ücretsiz şekilde halledeceğini söyledi. Güçsüz bir şekilde hissediyorum. Kızım Türkiye’ye okumaya geldi ama öldü” dedi.

Dina’nın cesedi soğutma yetersizliği sebebiyle Karabük’ten İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Cenaze 1 ayı aşkın süredir İstanbul Adli Tıp Kurumu’nda bekletildi. Ailesi, bugün cenazeyi almak için Adli Tıp Kurumu’na geldi.

Cenazeyi almak için aileye İstanbul’da yaşayan İstanbul Gabon Derneği Başkanı da eşlik etti. Dina, uluslararası cenaze nakil aracı ile alınarak memleketine götürülecek.

Kaynak: DHA

#Gabonlu #Dinanın #ailesi #İstanbulda #Kızımın #ölümünün #peşini #bırakmayacağım

Sudan’da ateşkese rağmen çatışmalar sürüyor

Sudan ordusu ve paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri arasında pazartesi yapılan ateşkese rağmen çatışmalar başkent Hartum’da devam etti

15 Nisan’dan bu yana general Abdul Fettah El Burhan’a bağlı ordu ile eski ortağı general Muhammed Hamdan Daglo’nun paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında iktidar savaşı yaşanıyor.

Ateşkes ilanı sonrası çatışmalar yaşandı

Normal zamanlarda gece saatlerinde azalan çatışmalar  pazartesi akşamı yerel saatle 21.45’te ateşkesin yürürlüğe girmesinden sonra başkentte çatışmalar yaşandı, hava saldırıları düzenlendi.

Sudan ordusu havayı kontrol etse de başkentin merkezinde çok az adamı var. HDK ise Hartum’da karaya hakim durumda.

Çatışmaların 37’nci gününde 5 milyon kişinin yaşadığı başkentte aşırı sıcaklar altında çatışmaların arasında kalırken, çoğu elektik, su ve iletişim olanaklarından yoksun durumda. Çatışmalardan dolayı bin dolayında kişi hayatını kaybederken, bir milyonu aşkın kişi iç göçe maruz kaldı ya da mülteci durumuna düştü.

Dünyanın en fakir ülkelerinden biri olan Sudan’da taraflar arasında daha önce de bir dizi ateşkes ilan edildi ancak her seferinde ihlal edildi.

DIŞ HABERLER

 

#Sudanda #ateşkese #rağmen #çatışmalar #sürüyor

MARSU halkı sussuzlukla cezalandırıyor

Artuklu’da DEDAŞ’ın altyapı çalışması sırasında kırdığı su borusunun MARSU tarafından onarılmamasına tepki gösteren yurttaşlar ‘susuzlukla cazalandırıldıklarını’ söylediler

Mêrdîn’in  Artuklu ilçesine bağlı Köprübaşı Mahallesi’nde geçtiğimiz hafta Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş. (DEDAŞ) tarafından yapılan alt yapı çalışması sırasında su borusu patladı. Şikayetlere rağmen Mardin Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MARSU) sorunu çözmedi. Mahallede depo suyunun da tükenmesi üzerine yurttaşlar susuz kaldı.

Mahalle sakinleri, MARSU’nun kendilerini “Bugün çözeceğiz” şeklinde oyaladığını belirterek, “Her gün söylüyorlar ama yapmıyorlar. Adeta bizleri cezalandırıyorlar” tepkisinde bulundu.

MARDÎN

#MARSU #halkı #sussuzlukla #cezalandırıyor

Hamiyet Yalçınkaya’nın cenazesi defnedildi

Besta’ta çıkan çatışmada yaşamını yitiren Hamiyet Yalçınkaya’nın cenazesi defnedildi

Şirnex’in Besta bölgesinde 11 Mart’ta operasyona çıkan askerler ile girdiği çatışmada yaşamını yitiren 6 YJA STAR üyesinden biri olan Hamiyet Yalçınkaya’nın (Leyla Amed) cenazesi, kent merkezinde bulunan kimsesizler mezarlığına defnedilmişti. DNA eşleşmesinin ardından Yalçınkaya’nın cenazesi ailesine teslim edildi.

Kazılan mezar yeri kapatıldı

Aile, Yalçınkaya’nın cenazesini kimsesizler mezarlığından alarak, defnetmek üzere dün akşam Amed’in Bismil ilçesine bağlı Seyrantepe Mahallesi’ndeki mezarlığa getirdi. Yalçınkaya’nın defnedilmesi için daha önce kazılan mezar, polisler tarafından kapatıldı. Polisler, Yalçınkaya’nın Bismil ilçe merkezine bağlı Tepecik Mahallesi’ne kayıtlı olduğu gerekçesiyle defnedilmesine izin vermedi.

GBT kontrolü

Bunun üzerine Yalçınkaya ailesi, çocuklarının cenazesini doğduğu köye götürdü. Yalçınkaya’nın defnedileceği Tepecik Mahallesi ve mezarlık askerler tarafından ablukaya alındı. Mezarlık girişinde askerler kimlik kontrolü yaparak, cenazeye katılanların girişine izin verdi.

Yalçınkaya’nın cenazesi dini vecibelerin ardından asker ablukası altında toprağa verildi.

Cenaze törenine Yalçınkaya’nın yakınlarının yanı sıra, Mezopotamya Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Birlik ve Kültür Derneği (MEBYA-DER), Tutuklu ve Hükümlü Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TUHAY-DER), Yeşiller ve Sol ve Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), Halkların Demokratik Partisi (HDP), Demokratik Bölgeler Partisi (BDP) üyeleri katıldı.

AMED

#Hamiyet #Yalçınkayanın #cenazesi #defnedildi

Engelli ağır hasta tutuklu Ayık’a ilaçları verilmiyor

Hülya Ayık, cezaevinde ilaçları verilmediği için tedavi göremeyen ve yüzde 76 engelli ağır hasta tutuklu olan oğlu Devrim Ayık’ın serbest bırakılmasını istedi 

İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) verilerine göre; cezaevlerinde 651’i ağır bin 517 hasta tutuklu bulunuyor. Hasta tutuklu 32 yaşındaki gazeteci Devrim Ayık, 2015 yılında İzmir’de Özgür Halk Dergisi’ni dağıttığı sırada 13 arkadaşıyla birlikte gözaltına alındı, çıkarıldığı Sulh Ceza Hakimliği’nce tutuklandı.

Antalya L Tipi Cezaevi’nde tutulduğu dönemde sağlık koşullarının ağırlaşması nedeniyle 2018’de tahliye edilen Ayık, Ocak 2021’de tekrar tutuklandı. Edirne F Tipi Cezaevi’ne konuldu.

Crohn hastalığı nedeniyle iki kez ameliyat geçiren ve bağırsaklarının bir bölümü kesilen Ayık, aynı zamanda 2006 yılında geçirdiği bir kaza nedeniyle sağ gözünü tamamen kaybetmiş ve sol gözünde de 30 derece miyop olup, yüzde 76 engeli durumuyla cezaevinde koşullarında hayatını idame etmeye çalışıyor.

Mezopotamya Ajansı’ndan Dilan Akyol’a konuşan anne Hülya Ayık, oğlunun cezaevi koşullarında kalamayacağını belirterek, söz konusu durumun işkence olduğunu söyledi.

‘Heyet raporu verilmedi’

2007 yılında ekonomik sebeplerden dolayı Amed’ten Antalya’ya göç ettiklerini anlatan Ayık, oğlunun 2015’te Özgür Halk Dergisi’nde çalıştığı için İzmir’de gözaltına alınıp tutuklandığını anımsattı. Cezaevlerinde tüm siyasi tutukluların kaldığı gibi oğlunun da birçok hak ihlaliyle karşı karşıya kaldığını söyleyen anne Ayık, Eskişehir Cezaevi yönetiminin keyfi uygulamaları nedeniyle oğlunun ağır hastalıklarına rağmen bir yıldır hastaneye gidemediğini söyledi. Oğlunun hastaneye götürüldüğü sırada “ağız içi arama” dayatmasıyla karşı karşıya kaldığını belirten Ayık, “Heyet raporları alması gerekiyor ve hastaneye götürüldüğünde ağız içi araması yapıldığı için Devrim bunu kabul etmiyor ve hücre cezaları veriliyor. Geçen hafta konuştuğumuzda son iğnesini vurduğunu, başka iğnesinin kalmamasına rağmen heyet raporu verilmediğini söyledi” diye aktardı.

 ‘Hastalığının tedavisi yok’

Cezaevlerinde tutukluların yaşamlarının son evresinde tahliye edildiklerini, cezaevlerinde ölüme terk edildiklerini dile getiren Ayık, “Bu devlet bize bir vedayı bile çok görüyor. Devrim’le konuştuğumuzda, her an ameliyata alınması durumu olduğunu söyledi. Hastalığının tedavisi yok ve bunun yanında ilerlemesini engelleyen ilaçları da vermiyorlar. Böyle bir hastanın cezaevinde kalmasının hiçbir gerekçesi olamaz. Bir gün ansızın Devrim’in haberinin de gelmesinden korkuyorum” dedi.

‘Mağdur ediliyoruz’

Tutukluların sistemli bir şekilde ailelerinden uzak cezaevlerine götürüldüklerini söyleyen Ayık, “Ailelerden kilometrelerce uzağa götürüyorlar, buda büyük bir mağduriyettir. Biz bir yıldan fazladır dilekçe yazmadığımız yer kalmadı ama hiçbir dönüş alamadık. En azından Antalya Cezaevi’ne getirilse, haftada bir yanına gideriz. Ekonomik, psikolojik, bütün boyutlarıyla mağdur ediliyoruz. Haksız ve hukuksuz biçimde cezaevinde bulunan hasta tutuklular için çağrıda bulunuyorum; ellerini vicdanlarına koysunlar ve onlar için bir şeyler yapsınlar artık. Devlet her zaman ‘ya bendensin yada yoksun’ anlayışıyla yaklaştı. Özellikle son dönemde basın çalışanları üzerinde bu kadar baskının olması, Özgür Basının toplumu aydınlatmasını istemedikleri için. Gerçeklerin su yüzüne çıkmasından korkuyorlar. Yapılan bu zulümden bir an önce vazgeçsinler” çağrısında bulundu.

ANTALYA

 

 

#Engelli #ağır #hasta #tutuklu #Ayıka #ilaçları #verilmiyor

Bayındır: Faşizmin kurumsallaşmasına izin vermeyeceğiz, 28 Mayıs çok önemli

DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, Cumhur İttifakı’nın ‘ülkeyi karanlığa sürükleyeceğini’ belirterek, 28 Mayıs’ta oy kullanma ve sandıklarda görev alma çağrısı yaptı 

Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinin ikinci tura kalmasıyla seçmen 28 Mayıs Pazar günü bir kez daha sandığa gidecek. “Faşizmi geriletme” stratejisini ikinci turda sürdüren Yeşil Sol Parti Êlih Milletvekili seçilen Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, Mezopotamya Ajansı’na değerlendirmede bulundu.

Faşizmin kurumsallaşmasına izin vermeyeceğiz

Erdoğan’ın her seçimde dincilik ve milliyetçilik üzerinden seçim çalışmalarını yürüttüğünü ifade eden Bayındır, Türk siyasi tarihinde geleceği tehlikeye giren iktidarların, din istismarına başvurduğunu söyledi.

Irkçılık ve faşizmi artıran bu zihniyetin, dini de istismar ettiğine dikkat çeken Bayındır, “AKP bunu insanlık dışı bir uygulamayla, kutuplaştırmayla yapıyor. Buna karşın toplumsal özgürlük, barış, demokrasi, eşitlik talebi olanların, bir arada yaşanmanın yollarını sunan bir mücadele anlayışı var. Bu faşizmin kurumsallaşmasına izin vermeyeceğiz. 28 Mayıs seçimleri çok önemli. Kürt halkı 14 Mayıs seçimlerinde demokrasiden yana olan tutumunu ortaya koydu. Bu tutum 28 Mayıs’ta kendini güçlü bir şekilde gösterecek” ifadelerini kullandı.

AKP Kürtler için bir tehdit

 AKP’nin iktidarları döneminde yaşanan katliamları hatırlatan Bayındır, Erdoğan’ın Kürt halkının hafızasında yaratığı yıkım, diri bir şekilde durduğunu, ikinci turda Erdoğan faşizminin, Kürtlerin diline, tarihine, coğrafyasına, kültürüne ve varlığına karşı nasıl bir tehdit oluşturduğunu daha iyi anlatacaklarını söyledi. Bayındır, Kürt halkı kendisine yapılan baskı ve zulüm politikasına karşın 14 Mayıs günü cevap verdiğini, 28 Mayıs’ta Erdoğan rejimini göndererek net olan tavrını ortaya koyacağını söyledi.

‘Sandıklara sahip çıkmalı’

14 Mayıs seçimlerinde sandıklarda yaşanan usulsüzlükleri anımsatan Bayındır, “Bizler siyasi partiler, gönüllüler ve avukatlar, 14 Mayıs’ta yaşanan sıkıntıları aşan bir seçim sürecine hazırlanıyoruz. Herkesi seçim güvenliğine dair görev almaya çağırıyoruz. Sorumluluk almak isteyenler partimize başvurabilir. Hırsızlıkta tecrübeli bir iktidarla karşı karşıyayız. Boşluk bulduğu anda oyları çalabilecek yada kendisi bir boşluk yaratma uğraşında olabilecek bir iktidar var” uyarısında bulundu.

Ya beyaz ya da karanlık bir dönem

Cumhur İttifakı’nda yer alan partilerin ülkeyi karanlığa sürükleyeceğini belirten Bayındır, “Bu ittifakın birleşenlerini bir araya getirdiğimizde, ırkçı, milliyetçi, gerici, faşist ve kadın, doğa, toplum, Kürt düşmanı olduğunu görebiliyoruz. Bu seçimin sonuçları halkın geleceği açısından tarihi bir seçim. Halkların özgürlük, demokrasi ve birlikte yaşama talebi ile karanlık ve faşist bir sistem karşı karşıya. Ya beyaz ya da karanlık bir dönemin yaşanacağı seçim olacak. Korkmadan, çekinmeden, bu seçimin başarısına odaklanalım ve özgürlüğü getirelim” diye seslendi.

Haber: MA / Fethi Balaman 

 

 

#Bayındır #Faşizmin #kurumsallaşmasına #izin #vermeyeceğiz #Mayıs #çok #önemli