Ana Sayfa Blog Sayfa 425

Avrupa’da oy verme işlemleri devam ediyor: Katılım yüksek

Yeşil Sol Parti Yurtdışı Seçim Koordinasyonu’ndan Tuncay Yılmaz, seçmenlerin ilk turun aksine yanına birkaç kişiyi de alıp sandığa giderek oy verdiğini söyledi

İkinci tur seçimlerine sayılı günler kalırken, gözler oy kullanma süresinin 20 Mayıs’ta başladığı yurt dışındaki sandığa katılım oranına çevrildi.

Yurt dışında seçime katılma oranı ilk turda yüzde 49,40 olarak gerçekleşti. İkinci tura kalan Cumhurbaşkanlığı seçimleri için Türkiye’nin 73 ülkedeki 151 temsilciliğinde 167 noktada sandık kuruldu. Oy verme işlemi temsilciliklerde 24 Mayıs tarihine kadar sürecek, gümrüklerde ise 28 Mayıs’ta saat 17.00’a kadar oy verebilecek.

Kemal Kılıçdaroğlu’nu desteklediklerini açıklayan Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’nin (Yeşil Sol Parti) seçim çalışmaları da yurt dışında kesintisiz devam ediyor.

Yurtdışı Seçim Koordinasyonu’ndan siyasetçi Tuncay Yılmaz “Seçmenler bu turda sandığa tek başına değil yanına birkaç kişiyi alarak gidiyor. Seçmenimiz, ‘ben gider oyumu kullanırım gerisi beni ilgilendirmiyor’ düşüncesiyle hareket etmiyor” dedi.

Bir referandum

İktidarın, devletin tüm imkanlarını ilk turda olduğu gibi seferber ettiğini dile getiren Yılmaz, muhalefetin ise Kılıçdaroğlu’na kazandırmak için iradelerini ortaya koyduğunun altını çizdi.

Avrupa’da sandığa katılımın çok yüksek olduğunu dile getiren Yılmaz, “Katılımın çok yüksek olması seçmenin ilk turda yaptığı hatanın farkında olduğunu gösteriyor. Kritik seçimde tavır almayan ya da katılmayan seçmenler bu turda bir özeleştiri vermek için sandığa gelmiş durumda. İkinci tur, ilk tura katılmayan seçmenlerin de seçimidir diyebilirim. Kazanabilme potansiyeli çok yüksek. Bir tarafta diktatörlük diğer tarafta ise demokrasi seçimi var. Bu nedenle seçime katılımın daha fazla olacağını düşünüyorum” dedi.

Seçmenler yanlarına arkadaşlarını alarak geliyor

Kılıçdaroğlu’nun kazanması için Yeşil Sol Parti olarak siyasi parti ve sivil toplum örgütleriyle birlikte seferberlik ilan ettiklerini aktaran Yılmaz, koordineli bir şekilde çalıştıklarını ifade etti. “Seçmenleri sandığa taşımak için ortak bir araç koordinasyonumuz var. Bizler tüm bu çalışmalarımızı, Erdoğan ve destekçileri gibi devlet imkanını alarak değil sivil gücümüzle yapıyoruz” diyen Yılmaz, “Zor koşullarımıza rağmen bunu yapıyoruz. Seçmenler inisiyatif alarak diktatörlüğün önüne geçmek için sandığa geliyor. Seçmenler bu turda sandığa tek başına değil yanına birkaç kişiyi alarak gidiyor. Seçmenimiz, ‘ben gider oyumu kullanırım gerisi beni ilgilendirmiyor’ düşüncesiyle hareket etmiyor.” şeklinde konuştu.

Oyları koruyalım

Sandıkların korunması için herhangi bir güvenlik sorunu yaşamayacaklarını da sözlerine ekleyen Yılmaz, oyların Türkiye’ye gönderildikten sonraki süreç için “koruyun” çağrısı yaptı. Yılmaz, “Sandıkların sayıldığı Ankara Ticaret Odası’ndan (ATO) tutalım da esas olarak Türkiye’deki oyların korunması meselesi konusunda birinci turdan daha da dikkatli olmamız lazım. Çünkü birinci turdaki şaibeler çok fazla. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Oy ve Ötesi’ni hedef göstermesi boşuna değil” uyarısında bulundu.

İSTANBUL

#Avrupada #verme #işlemleri #devam #ediyor #Katılım #yüksek

Mexmûr Yöneticileri: Irak hükümeti toprağını sömürmek isteyenlere hizmet ediyor

Mexmûr Kampı yöneticileri, kampı abluka altına almak isteyen Irak hükümetine, ‘diyalog’ çağrısı yaparak ‘Irak toprağını sömürmek isteyenlere hizmet ediyor’ dedi

Türkiye’nin sık sık hava saldırılarıyla hedef aldığı Mexmûr Kampı, Irak ordusu tarafından 4 gündür abluka altına alınmış durumda. Ordu, kampın etrafının tel örgülerle kapatılıp, kuleler kurmak istiyor. Buna karşı çıkan Mexmûrlular, 7’den 70’e ablukaya karşı direnişlerini sürdürüyor. Mexmûr halkının direnişi sonrasında müzakereyi kabul etmek durumunda kalan Irak ordusunun bugün kamp hakkında nihai kararını vermesi bekleniyor. Mexmûr Belediyesi Eşbaşkanı Fatma Bilen ve Mexmûr Dış İlişkiler Komisyonu Üyesi Bêwar Önver yaşanan son gelişmeleri değerlendirdi.

Herkes direnişe geçmeli

Irak’ın kampın etrafını tel örgülerle çevreleyerek abluka altına almak istediğini ifade eden Mexmûr Belediyesi Eşbaşkanı Fatma Bilen, halkın bunu asla kabul etmeyeceğini, Mexmûrluların 30 yıldır direndiğini belirtti.

Mexmûr’a gidiş gelişlerin yasaklandığını belirten Bilen, “Eğer böyle devam ederse bölge büyük bir risk altına girer. Erzak, ilaç, su ve gıda gibi temel ihtiyaçlar konusunda ciddi sorunlar yaşarız. Saldırının ilk gününde bir kişi yaralandı ve yaralımız saatlerce burada kaldı. Irak Hükümeti’nin bu girişimini kınıyoruz. Burada ciddi bir sorun var. Herkesin direnişe geçip Mexmûr Kampı’na sahip çıkma çağrısında bulunuyoruz” diye konuştu.

Halk direnişte kararlı

Irak’ın ablukasına halkın direnişle karşılık verildiğini ifade eden Mexmûr Dış İlişkiler Komisyonu üyesi Bêwar Önver ise, halkın Irak ordusunun önüne geçerek ilerlemesini engellediğini, halkın direnişinin devam ettiğini ifade etti. Kamp halkının direnişte kararlı olduğuna dikkat çeken Önver, “Irak hükümetinin bu girişimi çok yanlıştır. Hükümet, Irak toprağını sömürmek isteyenlere hizmet ediyor. Hükümet, Irak’ta demokrasi adına hiçbir şey yapmıyor ama kendini demokratik bir hükmet gibi göstermeye çalışıyor. Bu girişimleri onları çok zor duruma sokacak. Biz her zaman diyalogla bir şeylerin çözüleceği taraftarıyız” diye belirtti.

Kurdistan Maxmur’u desteklemeli

Zorbalıkla Mexmûrluların iradesinin kırılamayacağını altını çizen Önver, “Hükümetle görüşmeler yapıldı ve belirli diyaloglar gerçekleştirildi. Fakat şimdilik herhangi bir sonuç yok. Görüşmeye askeri yetkililer geldi ama onlar da ‘bu bir emirdir’ diyor. Irak hükümeti bu kararından vazgeçmeli ve halkı dinlemelidir. Irak Hükümeti son zamanlarda Türk devletiyle ittifak kurmuş. Kuşatma başladığı gibi Türk yetkililer ve Türk televizyonları bunu açıkça dile getirdi. Konu sadece tel örgüler değil. Dört parça Kurdistan’daki halkımızı Mexmûr’u desteklemeye çağırıyoruz”  diye konuştu.

Kaynak/MA

#Mexmûr #Yöneticileri #Irak #hükümeti #toprağını #sömürmek #isteyenlere #hizmet #ediyor

AK üyesi Castel, İmralı’ya gitmek için başvuru yapacak

İmralı Cezaevi’ndeki uygulamaları ‘vahşi’ olarak nitelendiren AK Sol Grup Başkan Yardımcısı ve İzleme Komitesi üyesi Laura Castel, İmralı Adası’nı ziyaret etmek için Avrupa Konseyi’ne başvuracağını söyledi

İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde 24 yıldır ağır tecrit altında tutulan PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik mutlak tecride karşı harekete geçen 3 farklı ülkeden 3 kişilik Uluslararası İmralı Barış Delegasyonu, 11-12 Mayıs tarihlerinde Türkiye’ye ziyarette bulundu. Heyette yer alan Avrupa Konseyi Sol Grup Başkan Yardımcısı, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Temsilcisi ve İzleme Komitesi üyesi Laura Castel, ziyaret amacına ilişkin Mezopotamya Ajansı’na değerlendirme de bulundu.

Vahşi ve inanılmaz bir durum var

Odaklarının İmralı olduğunu ancak adanın Türkiye’deki bütün cezaevlerini ve tutukluları etkilediğini belirten Castel, bu nedenle temaslarını sürdürdüklerini kaydetti. “Kesinlikle vahşi ve inanılmaz bir durum var. Büyük bir insan hakları ihlali yaşanıyor” diyen Castel, “Vahşi” olarak tanımladığı bu koşulların son bulması için bünyesinde yer aldığı Avrupa Konseyi’nin tutumuna değindi. İzleme Komitesi olarak İmralı’ya dair ziyaret başvurusunda bulunup bulunmadıklarına dair soruyu da yanıtlayan Castel, “Bu gündemi tekrardan açmak ve konseyin işlerini takip etmek çok önemli. Kürt sorunu ve Türkiye, her zaman Avrupa Konseyi’nin gündeminde ve unutulan bir şey değil. Ancak Ukrayna’daki savaştan ötürü ajandaları dengelemek zorlaşıyor” dedi.

Öcalan’ın durumunu yakından takip edeceğiz

Abdullah Öcalan’ın “ömür boyu” cezaevinde kalmasının “işkence” olduğunu ve buna dair dair Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) 18 Mart 2014 tarihinde verdiği kararı hatırlatan Castel, “Bu heyetin amacı tam olarak da Öcalan’ın içinde bulunduğu durumu izlemek. Özellikle umut hakkına dair de İzleme Komitesi’ne sorular soracağız ve durumu yakından takip edeceğiz” diye belirtti.

 Haber: MA / Mehmet Aslan

 

#üyesi #Castel #İmralıya #gitmek #için #başvuru #yapacak

Wan milletvekillerinden çağrı: 21 yıllık hikayeyi sonlandıralım

Yeşil Sol Parti Wan milletvekilleri halka sandık çağrısı yaparak ‘28 Mayıs, Türkiye’nin girmiş olduğu bu karanlık dehlizden çıkma günüdür’ dedi

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), 14 Mayıs seçimlerinden sonra ikinci tura kalan Cumhurbaşkanlığı seçimleri için çalışmalarını sürdürüyor.

28 Mayıs seçimlerinin önemine vurgu yapan Yeşil Sol Parti Wan milletvekilleri Gülderen Varlı ve Zülküf Uçar, seçmenlere çağrı yaptı.

MA’dan Ruken Polat’a konuşan vekiller ‘Gelin hep birlikte el ele tutuşalım, 21 yıllık hikâyeyi sonlandıralım’ dedi.

Göndermeye kararlıyız

Kadınların 2023 seçimlerinde var gücüyle alanda olduklarını söyleyen Yeşil Sol Parti Milletvekili Gülderen Varlı,  “Birinci turda çıkan sonuçlar gereği insanlarda bir moral bozukluğu ve kırılma yaşandı. Hırsızlık sonucu sonuçların öyle yansıdığını hepimiz biliyoruz. Yılmadan, bıkmadan, aynı tempoyla seçim çalışmalarımızın startını tekrar verdik. 21 yıllık iktidar hikâyesine son vermeye ve bitirmeye kararlıyız. Başta kadınlar, gençler, toplumun bütün kesimleri, yaşlılar ve hatta bu işin öncülüğünü yapan çocuklar, hep beraber onları göndermeye kararlıyız” diye konuştu.

Bu hikaye sonlandıralım

Mahalle mahalle, sokak sokak, köy köy çalışmalara başladıklarını, halklar açısından en demokrat olan aday için oy istediklerini sözlerine ekleyen Varlı, şöyle konuştu: “Bizim çalışmalarımız devam ediyor. Biz bitti demedik. Bu iktidar gidinceye kadar da bitti demeyeceğiz. Bütün halkımıza buradan bir kere daha sesleniyoruz: Gelin hep birlikte el ele tutuşalım, 21 yıllık hikâyeyi sonlandıralım.”

28 Mayıs’a çağrı

Yeşil Sol Parti Milletvekili Zülküf Uçar, halkın iradesiyle Wan’da 6 milletvekilinin parlamentoda yer aldığını söyledi. Uçar, “28 Mayıs, Türkiye’nin girmiş olduğu bu karanlık dehlizden çıkma günüdür. Gün; 28 Mayıs’tan sonra, yeniden demokrasiye, adalete, hukuka erişim için yeni temellerin atılması için sandığa gitme günüdür. Wan milletvekilleri olarak seçimden sonra güçlü bir hukuk ve demokratik devleti, herkesin kendisini bulabileceği çok dilli, çok inançlı, Kürt halkı olmak üzere bütün halkların kendisini bulabileceği yeni bir anayasa için bir mücadele içerisinde olmak istiyoruz. Bunun da 28 Mayıs’ta gerçekleşecek olan seçimde büyük bir değişimle mümkün olabileceğini biliyoruz. 28 Mayıs’a giderken, halkımızla birlikte gitmek istiyor ve değişimi hep beraber güçlü bir şekilde gerçekleştirmek istiyoruz. Tüm halkımızı güçlü bir değişim için seçim günü sandığa davet ediyoruz” şeklinde konuştu.

WAN

#Wan #milletvekillerinden #çağrı #yıllık #hikayeyi #sonlandıralım

Erdoğan’ı eleştiren Selma Irmak’a hapis talebi

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı eleştiren HDP eski Milletvekili Selma Irmak hakkında ‘devleti aşağılamak’ ve ‘cumhurbaşkanına hakaret’ iddialarıyla ceza istendi

Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Milletvekili Selma Irmak hakkında Şirnex’ın Cizîr (Cizre) ilçesinde Hacı Lokman Birlik’in cenazesinin panzer arkasında bağlanarak sürüklenmesi, Mûş’un Gimgim ilçesinde Ekin Wan’ın cenazesinin çıplak teşhir edilmesi, Cizîr’de ambulansın taranması sonucu sağlıkçı Abdülaziz Yural, yine Elkê’de ambulans şoförü Şeyhmus Dursun’un öldürülmesi ve Licê, Pîran, Xerzan, Gewer, Amed gibi yerlerde mezarlıkların tahrip edilmesine ilişkin 2015’te bir televizyon programında yaptığı açıklama gerekçe gösterilerek dava açıldı.

“Cumhurbaşkanına hakaret” ve iki kez “hükümeti alenen aşağılamak” iddiasıyla Diyarbakır 1’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde devam eden davada iddia makamı, ceza istemiyle mütalaa verdi.

‘Erdoğan’ın talimatları ile yapıldı’

İddia makamı mütalaasında, DAİŞ’in Kobanê’ye yönelik saldırısında bir televizyon programına bağlanarak, “Mezarlıklar bombalanıyor, panzerlerin arkasından cesetler sürükleniyor, cesetler soyularak teşhir ediliyor, anne, çocuk ve yaşlılar öldürülüyor, ambulanslar yaralıları hastaneye götürmesin diye taranıyor, hastaneler bombalanıyor-taranıyor, bunların tamamı AKP’nin gerçekleştirdiği olaylardır. Bunların tamamı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatlarıyla yapılıyor” sözleriyle “hükümeti alenen aşağıladığı” ve “Cumhurbaşkanına hakarette” bulunduğunu ileri sürdü

İddia makamı, mütalaasında söz konusu konuşma için şu değerlendirmeyi yaptı:

“Sanığın yapmış olduğu konuşma içeriği incelendiğinde, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini vahşet yapmak, işgalde bulunmak, DAİŞ terör örgütü ile işbirliği yapmak, insanları ateş altında bırakarak öldürmek amacıyla kurşun sıkmak, mezarlıkları bombalamak, panzerlerin arkasından cesetleri sürüklemek, ambulansları taramak ve hastaneleri bombalamak şeklinde tahkir edici, küçük düşürücü, toplumda farklı algı oluşturacak şekilde beyanlarda bulunmak suretiyle Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini alenen aşağıladığının anlaşıldığı…”

 ‘Cumhurbaşkanını sorumlu tutma’

Aynı konuşmayla Irmak’ın “Cumhurbaşkanına hakaret” suçunu işlediğini ileri süren iddia makamı, şu değerlendirmeyi yaptı: “… beyanatıyla Türkiye Cumhuriyeti Devletinin başı olan ve devletin manevi şahsiyetini temsil eden Cumhurbaşkanına eleştiri sınırlarını aşacak şekilde, özellikle bölgede meydana gelen ölümlerden Cumhurbaşkanını sorumlu tutacak tarzda beyanda bulunmak suretiyle üzerine atılı olan suçu işlediğin anlaşıldığı…”

Mütalaasında, Irmak’ın yine 2015 yılında “gözaltına alınan kadınların taciz edildiğine” dair yaptığı açıklamada, tacizlerden AKP hükümetinin politikalarını sorumlu tutmasıyla ikinci kez “hükümeti alenen aşağılama” suçunun işlendiğini savunan iddia makamı, Irmak’ın “Cumhurbaşkanına hakaretten” 1 ile 4 yıl arası hapis cezasıyla cezalandırılmasını istedi. İddia makamı Irmak’ın “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini alenen aşağılamaktan” 2 defa ayrı ayrı 6 ay ile 2 yıl arası değişen hapis cezasıyla cezalandırılmasını istedi.

İddia makamı, Irmak için toplamda 2 ile 8 yıl arası değişen hapsini istedi.

AMED

#Erdoğanı #eleştiren #Selma #Irmaka #hapis #talebi

Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a montaj tepkisi

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Kandil- Kılıçdaroğlu videosunun montaj olduğunu itiraf etmesi  üzerine Kılıçdaroğlu ‘Montajcı sahtekar’ diyerek Erdoğana tepki gösterdi

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın mitinglerde kitlesine gösterdiği Kandil-Kılıçdaroğlu videosunu katıldığı canlı yayında Abdulkadir Selvi’nin sorusuna cevaben Video’nun montaj olduğunu itiraf etmesi üzerine Millet ittifakı cumhurbaşkanı adayı Kemal  Kılıçdaroğlu tepki gösterdi.

Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın “montaj” yalanını kabul ettiği anlara ilişkin görüntüyü “Montajcı sahtekar” notuyla paylaştı.

HABER MERKEZİ

#Kılıçdaroğlundan #Erdoğana #montaj #tepkisi

Şengal’de SİHA saldırısı

Şengal’e bağlı Xelef köyünde bir eve yönelik SİHA saldırısı gerçekleşti

Türkiye’nin Şengal’e yönelik saldırıları sürüyor. Rojnews’ın geçtiği habere göre, bugün sabah saatlerinde Şengal’in Barê mıntıkasında bulunan Xelef köyünde bir eve yönelik Silahlı İnsansız Hava Aracı (SİHA) saldırısı gerçekleştirildi.

DIŞ HABERLER

#Şengalde #SİHA #saldırısı

Sanatçı Şêrko Kanîwar gözaltına alındı

Ma Music Koordinatörü sanatçı  Şêrko Kanîwar, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturması kapsamında gözaltına alındı

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 25 Nisan’da 21 kentte yapılan ev baskınlarında 191 kişinin gözaltına alınmış ve aralarında gazeteci ve avukatlarında olduğu 50’yi aşkın kişi tutuklanmıştı.

Aynı soruşturma kapsamında  MA Music Koordinatörü Şêrko Kanîwar (Aslan Aydoğan) da gözaltına alındı. Aydoğan, Almanya’dan döndüğü Amed Havaalanı’nda gözaltına alındı. Aydoğan’ın, bugün adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.

AMED

#Sanatçı #Şêrko #Kanîwar #gözaltına #alındı

Çukurova TUAY-DER binası basıldı ve birçok kentte gözaltılar yapıldı

Mersin merkezli birçok kentte yapılan ev baskılarında çok sayıda kişi gözaltına alındı.  Çukurova TUAY-DER binası basıldı

Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Mersin, Ankara, Antalya, Adana ve İzmir’de 28 adrese eş zamanlı baskın düzenledi. Baskınlarda Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Çukurova Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Yardımlaşma Derneği (Çukurova TUAY-DER) yöneticileri ve tutuklu yakınlarının gözaltına alındığı öğrenildi. “Örgüt propagandası yapmak”  ve “cezaevindeki tutuklulara maddi destek” iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında Çukurova TUAY-DER binasına da baskın düzenlendiği ve aramaların halen devam ettiği belirtildi.

Gözaltına alınan bazı isimler şöyle: Çukurova TUAY-DER yöneticisi Selim Ekici, DBP’li Cengiz Dere ve Kadri Ezer.

Mêrdîn’in Nisêbîn (Nusaybin) ve Qoser (Kızıltepe) ilçelerinde sabah saatlerinde birçok eve asker ve polisler tarafından baskın düzenlendi. Nisêbîn’in Menderê kırsal mahallesine yapılan baskında HDP İlçe eski Eşbaşkanı Şiyar Koç ile köy muhtarı Faris Alak ve Fırat Demir gözaltına alındı.

Qoser ilçesinde ise, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) eski İlçe Eşbaşkanı Mahmut Damar ile Metin Yılmaz ve Sami İldem adlı yurttaşlar gözaltına alındı. Gözaltı gerekçesinin “örgüte yardım etmek” iddiası olduğu belirtildi. Gözaltı sayısının artabileceği kaydedildi.

Kaynak : MA

#Çukurova #TUAYDER #binası #basıldı #birçok #kentte #gözaltılar #yapıldı

Gazeteci Akyüz gözaltına alındı

Gazeteci Delal Akyüz, İzmir’de yapılan ev baskınlarında gözaltına alındı

Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Delal Akyüz, İzmir’de yapılan ev baskınlarında gözaltına alındı. Akyüz’ün, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında gözaltına alındığı öğrenildi. Akyüz, Çankaya’da bulunan İzmir İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

İZMİR

#Gazeteci #Akyüz #gözaltına #alındı